YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a60f859c6a7e
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 1 0 6
Bugün : 44609
Dün : 57979
Son 30 gün : 1742399
Toplam : 58602546
IP Adresiniz : 216.73.217.68

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

KARDEŞLİK EMEK İSTER

Hidayet en büyük, nimettir dostlar
Milli Çözüm gerçek, uhuvvet lazım…
Erbakan’dan özel, himmettir dostlar
Sadık kardeşlere, meveddet1 lazım…

Yakışır mı bize, itip kakışmak
Samimiyet ister, dostça bakışmak
Gönülden gönüle, dolup akışmak
Mes’uliyet hissi, merhamet lazım…

Birbirin sevmeyen, kardeş olur mu
Fitneciden beter, kalleş olur mu
Cennet pahalıdır, beleş olur mu
Himmet ve gayret, şefaet lazım…

Kendisinde farklı, fazilet gören
Riyayı yalanı, meziyet gören
Saygıyı katkıyı, bir zillet gören
Gafile Allah’tan, mehafet2 lazım…

Gururu kibiri, haşmet3 sayıyor
Sabr-u tevazuyu, haşyet4 sayıyor
Yaptığı hizmeti, rüşvet sayıyor
Oysa fedakârlık, sehavet5 lazım…

Hoşgör kardeşini, ayıbı olsa
Hem üzül; manevi, kayıbı olsa
Vaktâki hıyanet, sahibi olsa
Bütün zalimlere, adavet6 lazım…

Hakkımız yok usan-maya bıkmaya
Kızıp azgınlaşıp, gönül yıkmaya
Rabbin huzuruna, temiz çıkmaya
Taat biat cihat, şehadet lazım…

Bazen iylik için, sert uyarırız
Amma her konuda, hep kayırırız
Ameliyatla bıçaklamak, ayırırız
Kin garaz tutmayız, muhabbet lazım…

Gayeye gayretsiz, erilmiyormuş
Âşık olmadan can, verilmiyormuş
Sevgisiz cennete, girilmiyormuş
Ülfet şefkat şuur, şerafet7 lazım…

  1. Meveddet: Sevgi ve destek.
  2. Mehafet: Korku.
  3. Haşmet: Heybet, saygınlık.
  4. Haşyet: Korku ve saygı duygusu.
  5. Sehavet: Cömertlik.
  6. Adavet: Düşmanlık.
  7. Şerafet: Şeref, onur.
4.8 16 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Necati AKGÜL

Necati AKGÜL

Abone Ol
Bildir
8 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

Milli Çözüm aynı zamanda bizim kardeşlik karargahımızdır. Kardeşliğin sağlam olmadığı yere zafer gelir mi?
Âl-i İmran 103
(Eğer gerçekten iman ediyorsanız) Allah’ın ipine (Kur’an hükümlerine) hepiniz birden (el birliği içinde) sımsıkı sarılın. (Sakın) Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir vakit sizler birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. (Ümmet ve uhuvvet şuuruyla güç kazandınız.) Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, (Kur’an ve Resulüllah sayesinde) oradan sizi kurtarmıştı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/103

Ensar ve muhacirin arasındaki kardeşlik neyse aynı sorumluluk bugün bizler üzerinde de vardır;
Haşr 9
Kendilerinden önce o yurdu (Medine’yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler (Ensar sahabiler) ise, hicret edenleri (samimiyetle ve dini gayretle) severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu ve kıskançlık duygusu) hissetmezler. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin cimri ve bencil tutkularından sıyrılıp korunmuşsa, işte onlar felaha (kurtuluşa) erişecek kimselerdir.

https://www.mealikerim.com/59/hasr/9

Haşr 10
(Ayrıca) Onlardan (Muhacir ve Ensar’dan) sonra gelen (mü’min)ler de şöyle derler: Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten Sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin. [Not: Müslümanların, din kardeşleri ile aralarındaki ilişkide, karşı tarafı incitecek bir söz söylemek, öfkelenmek, saygıya uygun düşmeyen tavırlar sergilemek gibi, birlik ruhunu zedeleyecek her türlü tavırdan sakınmaları gerekir. Her mü’min bir diğerine karşı olabildiğince fedakâr ve sabırlı hareket etmelidir. Bu; gerçek ve samimi sevginin gereğidir, tüm mü’minlerin benimsemesi gereken üstün bir ahlâk örneğidir.]

https://www.mealikerim.com/59/hasr/10

Kendisinde farklı, fazilet gören
Riyayı yalanı, meziyet gören
Saygıyı katkıyı, bir zillet gören
Gafile Allah’tan, mehafet2 lazım..

Gururu kibiri, haşmet3 sayıyor
Sabr-u tevazuyu, haşyet4 sayıyor
Yaptığı hizmeti, rüşvet sayıyor
Oysa fedakârlık, sehavet5 lazım…

Bu dörtlüklerde bahsedilen dava kardeşine sevemeyen insanların özelliklerine bakıldığında günümüz rol modellerinin hepsinde Bu hastalıkların bulunduğunu ve bu sıkıntılı Duygu durumlarının sanki özenilesi bir şey olması gerektiği gibi pazarlandığını görmekteyiz. Toplum nazarında göz önünde bulunan şahısların hepsinde bu tarz manevi hastalıkların olduğu Fakat bunların bir karizma vesilesi gibi lanse edildiği bu dönemlerde insanın kendi özüne dönerek Peygamber Efendimizin ahlakını ve davranış biçimlerini kuşanması gerekmektedir.

Hamdolsun milli çözüm hem kitaplarla hem dergi ve makalelerle hem konferanslarla Bizleri bu orijinal yazılımımıza döndermeye çalışmaktadır. Allah hocamızdan ve Milli Çözüm sardıklarından razı olsun..

Sevgiyi ve kardeşliği tesis etmek.. Emek ister, samimiyet ister.. Kardeş selamını dahi almaya tenezzül etmeyenlerin kardeşlik belağatı bâtıldır.
Üstada bağlılığın, davadaki samimiyet ve ihlasın ve Allahın rızasına ulaşmanın en temel şartı kardeşin gözünün içine sevgi ve samimiyetle bakmaktır. Kardeşliği, birlikteliği, kalbi muhabbeti sağlayamanların, Allah sevgisi, dava bağlılığı, üsdat sadakati samimiyetten uzak, slogana dayalı, ruhsuz bir ezberciliktir..

KARDEŞLERİMİZİN NEFSİNİ, KENDİ NEFSİMİZDEN ÜSTÜN TUTMAK!..

Her durumda fedakar davranmak ve bundan haz almakla bu emeği harcayabiliriz kardeşlerimize… Böylelikle muhabbetin üstü olan mevedded sahibi olmayıda kazanmış oluruz. Muhabbet ile Meveddedin en önemli özelliklerini, Üstadımızın şu anlatımlarını hatırlatmayı yararlı görüyorum:

” Bizler muhabbetten öte meveddet ehli olmalıyız. 

MUHABBET: Sevgi beslemek, hoşlanıp ilgi göstermek anlamına gelmektedir. İnsan fıtratının ruhani ve nurani duyguların yakınlık ve yatkınlık duyduğu şeylere ve kimselere meyletmesi bu muhabbetin mayasıdır. 

Ama MEVEDDED İse: Bir şeyin veya bir kimsenin gayretini çekerek ve mesuliyetini yüklenerek yani onu sahiplenerek sevmek anlamındadır. Ve mevedded, muhabbetten daha üstün bir kavramdır. 

Bir kişinin şekli ve geçici güzelliği ve özelliğinden dolayı herhangi bir kızı kadını sevmesi ve ilgi göstermesi muhabbettir. 

Ama kendi helal hanımını her türlü koruyup gayretini çekmek ve sorumluluğunu yüklenerek sevmesi ve sahiplenmesi ise mevedded sayılır. 

Hatta Kur’an’da Yusuf suresinde Züleyha’nın Hz Yusufa olan tutkunluğu şeytani ve şehevi sevgi ise şerafe olarak adlandırılmıştır. 

Mevedded, vüd kökünden , Allah’ın da bir ismi vedud’tur. Gayretini çekerek ve sorumluluğunu yüklenerek sevmek anlamında . Kur’an’da olgun mü’minlerin sıfatı olarak yer alan bir kavramdır mevedded.  Destekleyerek anlamında ; kafirlere ve zalimlere yönelik mevedded ise Kur’an’da şiddetle kınanmıştır.”
( Üstad Ahmet AKGÜL)

Kibir, kıskançlık, çekememezlik, kötü söz söyleme, çekişme, kin tutma vb. gibi haller mü’minlerin değil İNKARCILARIN özelliğidir malum. Bir mü’min buna benzer bir tavır davranış sergilediğinde hemen 3günü beklemeden hele bu kimseler Asrımızın ve Kur’an’ın Tercümanlığını yapan Milli Çözüm’e gönül vermişler ise o kişiler değil 3gün, en fazla 3 dk içinde kendilerini toparlayıp Allah’a sığınmalı ve gerçek mü’min tavrını göstererek hatasını telafi etmelidir. Aksi takdirde Allah, o kişinin yerine daha hayırlısını getireceğini ayetlerde bildirmekte. Şu ayetin hükmüne girmekten korkmalı ve şiddetle kaçınmalıdır iman eden her mü’min…!

MAİDE SURESİ 54. AYET
Ey iman edenler! İçinizden kim (ve hangi kesim) dininden (haklı ve hayırlı çizgisinden) geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerlerine) Kendisinin onları sevdiği, onların da Kendisini sevdiği; mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı ise ‘güçlü ve onurlu’ olan, Allah yolunda cihad edip (çaba harcayan) ve (gerçekleri savunmak hususunda hiçbir) kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk (ve ekip) getirir. İşte bu Allah’ın bir (ikramı ve) fazlıdır ki, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle Vâsi) geniş ve kuşatıcıdır, Alîm’dir. (Her şeyi ayrıntılarıyla Bilendir.)
( BAK: http://www.mealikerim.com )

HAK DAVANIN SADIKLARINA YAKIŞAN BİRBİRLERİNE KARŞI UHUVVET VE MEVEDDET BESLEMELERİ VE BUNA UYGUN DAVRANMALARIDIR. MİLLİ ÇÖZÜM EKİBİYLE ŞEYTAN İYİ UĞRAŞIR. ŞEYTANA PRİM VERMEMEK LAZIMDIR. ŞEYTANIN OYUNLARINI HİLELERİNİ BOŞA ÇIKARMAK GEREKİR. RABBİM BİZLERİ GEREĞİ GİBİ DAVRANANLARDAN EYLESİN. AYAKALRIMIZI VE KALBİMİZİ SABİT KILSIN. AYAKLARIMIZIN KAYMASINA SEBEBİYET VERECEK YANLIŞLARDAN BİZLERİ MUHAFAZA BUYURSUN AMİN.

“…Yaptığı hizmeti, rüşvet sayıyor
Oysa fedakârlık, sehavet lazım…”

dizelerinde anlatıldığı gibi Cihat ibadetimizi kendi başımıza kakmamak duasıyla, amin.

Kendiyle yarışmayan kimse, kendiyle barışamaz ve öz ruhuna ulaşamaz… Çünkü başkalarıyla yarışan kimse, kendini ve nefsini aşamaz… Yani aşkınlık sırrına ulaşamayanlar, kendi kurduğu nefs hapishanesinden çıkamaz. Ruh bağımsızlığa ve öze ulaşamadıysa, insan hâlâ ne diye başkalarını suçlar ki, dönüp aynaya bakması gerekmez mi!? Ama Allah adildir, kimseye hak etmediğini yaşatmaz…

“Erbakan himmetli” çok özel kardeşliğe hıyanet; hoşgörü sınırının bittiği yerdir…

Velhasıl; dönüp aynaya bakmayan ve kendi nefsiyle savaşmayan insanın ne bu dünyada hakiki bir kardeşi olur ne de ahirette sığınacak bir gölgesi…



Artık aklı olan aklını kullansın ya da tüm uçurumlar önündedir, kaldırsın kendini atsın.

Kendi bilir.

Hidayet en büyük, nimettir dostlar
Milli Çözüm gerçek, uhuvvet lazım…
Erbakan’dan özel, himmettir dostlar
Sadık kardeşlere, meveddet lazım…

Kalleşlik ve kahpelik yapanlar hakiki mü’min değildirler.

“(Unutmayınız ki!) Ancak (ve muhakkak) mü’minler kardeştirler. (Kalleşlik ve kahpelik yapanlar hakiki mü’min değildirler.) Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin (ve bu amaçla, yeryüzünde etkin ve yetkin bir barış ve bereket düzenini yerleştirin) ve Allah’tan korkup (haksızlık ve ahlâksızlıktan) sakınıverin; umulur ki esirgenirsiniz.” (Hucurât 10)
https://www.mealikerim.com/49/hucurat/10

“(Eğer gerçekten iman ediyorsanız) Allah’ın ipine (Kur’an hükümlerine) hepiniz birden (el birliği içinde) sımsıkı sarılın. (Sakın) Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir vakit sizler birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. (Ümmet ve uhuvvet şuuruyla güç kazandınız.) Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, (Kur’an ve Resulüllah sayesinde) oradan sizi kurtarmıştı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.” (Âl-i İmran 103)
https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/103

“(Sakın ha) Kendilerine açık deliller (ve kesin Kur’ani hükümler) geldikten sonra ayrılığa düşüp ihtilaf edenler (ve Hakk’tan kayıp gidenler) gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.” (Âl-i İmran 105)
https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/105

“Her kim (şuurlu İslam sayesinde) kendisine ‘dosdoğru yol’ apaçık belli olduktan (hidayet ve hakikati bilip tanıdıktan, Hakk ile Bâtıl’ın farkına ve şuuruna vardıktan) sonra, (dünyalık makam ve menfaat hırsıyla) Elçiye (Peygambere ve Hakk dava rehberine) muhalefet edip (haklı ve hayırlı hareketten ayrılırsa) ve mü’minlerin yolundan başka bir yola (Siyonist ve Haçlı İttifakına ve şeytani kurallarına) uyarsa, onu dönüp gittiği yanda (şerli ortam ve ortaklıkta) bırakırız (bu hıyanet ve hakaretinden dolayı tekrar Hakka ve hidayet yoluna dönmesine fırsat tanımayız ve hidayetini karartırız) ve (ahirette de) cehenneme sokarız. O ne kötü (ve sürekli) bir (zindan) karargâhıdır! [Not: Bu ayet, dünyevi hesaplarla Hakk davadan cayanları uyarmaktadır ve İmam-ı Şafii: “Bu ayet, ‘icma’ya ve Hakk hâkim olsun diye ortaya çıkan oluşuma bağlı kalmayı gerekli sayan en önemli ayetlerin başındadır” buyurmaktadır. Bak: Razi. Cilt: 11 Sh: 43]” (Nisâ 115)
https://www.mealikerim.com/4/nisa/115

“Şüphesiz, kendilerine hidayet (ve İslami mesuliyet) açıkça belli olduktan sonra, (milli ve manevi istikametten ve insani düşünceden ayrılıp) gerisin geri (küfre ve nankörlüğe) dönenleri, şeytan kışkırtmış ve onları uzun emellere (dünyalık gaye ve gailelere) kaptırmıştır.” (Muhammed 25)
https://www.mealikerim.com/47/muhammed/25

Rabbimiz;
İmanımız olgunlaşıp kemale ermeden canımızı alma,
Mü’min Kardeşliğimizi tesis etmeden canımızı alma,
Fethi mübin gerçekleşmeden, bu uğurda cihat edip Senin rızana ulaşanlardan eylemeden canımızı alma,
Amin.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
8
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazınız.x
Paylaş...