YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a82439f4c8e4
0
0
171,117,28,27,170,6401,6356,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 2 0 6
Bugün : 3631
Dün : 58676
Son 30 gün : 1789579
Toplam : 60104620
IP Adresiniz : 216.73.216.214

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Levent Gültekin Kendini Kimlere Kanıtlama Gayretindeydi?
Ya da; Hoca’yı AKP’li Yozlaşmışlara Katma Çabası Ne İçindi?

 Levent Gültekin gibi zavallıların, değil edepsiz edebiyatını ve icraatını, adını dahil dilimize almaktan utandığımızı belirterek ve şimdiden aklı selim sahiplerinin affına binaen ve mecburen konuya gireceğiz.

Milli Çözüm Dergisi olarak 2023 yılında “Levent Gültekin’in hâlâ Erbakan Kıcıklığı ve İftira Kancıklığı!” başlıklı yazımızda kendine; iftiralarını, ayarını ve ahlakını hatırlatmıştık. Fakat “Utanmazsan istediğini söyle!” sözü de hadsize para etmemiş, ya da daha da kudurtmuştu. Güya Atatürk adını kendine kalkan edinen bir tavırla ve iddiasıyla adeta AKP’yi aklamaya çalışır bir üslupla, bir şeyler zırvalamıştı, hatta Erdoğan’a yalakalığını açığa vurarak Siyonistlerin 6. Sınıf uşaklığına soyunmuştu.

Herkesin; ahlak ve adaletine hayran kaldığı, devlet-millet-cumhuriyet kavramlarının aslını ondan öğrenmeye çalıştığı, evrensel huzurun nasıl sağlanacağını, hatta Atatürk’ün gerçek konumunu Onunla anlamaya başladığı ve videolarını defaatle izleyerek kendine çeki düzen vermeğe uğraştığı Erbakan Hoca’mıza yine iftiraya kalkışmıştı. Gerçek İslam’ı savunuyorum perdesiyle; yozlaştırılan gelenekçi İslam anlayışına sığınan… Hakiki İslam’ı savunan ve faiz mikrobunun teşhis ve tedavisini projeleriyle ortaya koyan Erbakan gibi mümtaz bir zata FAİZ YAFTASIYLA kuduz salyalarını akıtma fırsatı kollamıştı.

“Atatürk’e mağlubiyetin ilanıdır” iddiasıyla rüşveti kelam sözlerle kendisine haklılık kazandırıp dikkat çekerek, zehrini ve kinini dökmeye çalışan Levent Gültekin;

“Bülent Arınç’ın bugünkü konuşması var ya Atatürk’e yenildiğinin ilanıdır o. Atatürk bunu gördüğü için Cumhuriyet’e döndü, bunu gördüğü için laikliği getirdi.  İlk defa sizin döneminizde mi oluyor, Osmanlı bu yüzden yıkıldı, sizin Türkiye’yi bugün yıkımın eşiğine getirdiğiniz gibi o günün yöneticileri de aynen bugünkü gibi Türkiye’yi yıkımın eşiğine getirdikleri için bir Atatürk çıktı. O yüzden dedi Cumhuriyet değerleriyle yeni bir ülke kurmamız lazım. Kıymetini bilmediniz anlamadınız. Avukatsın, hukukçusun gelmişsin 70 yaşına vardığın nokta abi mahvettik İslam’ı. Bari çık de ki halt ettik vaktinde görmedik. Bülent Bey kusura bakmasın saygısızlıkta etmek istemem. Karnından konuşarak bütün sorumluluğu Tayyip Erdoğan’a yüklüyor. Erbakan ne yaptı, farklı mı yapıyordu Erbakan?  Erbakan’ın yaptığı, yav kendisi Faiz haram diye ortalıkta dolaşıyordu. Bankalardan offshore da para batırdığı ortaya çıktı. İşte İslamcılık buydu, iki yüzlülüktür İslamcılık. Mustafa Bey de dikkat ediyorum Yeneroğlu da benzer şeyler yapıyor. Aman dikkat, işte dindarlık böyle zarar gördü, biz böyle miydik? Böylesiniz İslamcılık böyle bir şey bunu anlatamıyoruz o insanlara. Sen evinde bir kadeh içki içip kendi inancını yaşayan adam Müslüman gözüyle bakmıyordun. Onun Müslümanlığını beğenmiyordun. O adamın zaferidir. O insanın tertemiz inancı ne diyordu? Benim Zararım kendime, ben İçki içiyorum Allah’tan affımı dilerim. Zaten Allah siz af talep edin affedeyim diyor. Ama benim inancımı sana göstermeye ihtiyacım yok, kamusal alana çekmeye ihtiyacım yok diyen adama yenildiniz. Başı açık ama evinde namazını kılan, şükrünü eda eden, Ramazan sofrasında oturup da ailesiyle çoluğuyla çocuğuyla tertemiz bir duygu paylaşan ama dışarıda Cumhuriyet felsefesiyle hayatın daha iyi olacağını düşünen o kadınlara yenildiniz. Bülent Arınç hepiniz yenildiniz. Şimdi çık efendi gibi bunu anlat anlat. Ben çıktım dedim ben 2010 da çıktım dedim yenildik arkadaş, yenildik!.. Ben 2010 da yenildiğimizi gördüm o yüzden 2013 de kitabını yazdım. Hasta ruhlu bir ideolojiye takılmıştık inanç zannediyorduk inanç değildi o. O inancı da zehirleyen başka bir şeydi. O (siyasal İslamcılık) gömleğini giydiniz ülkeyi de kendinizle beraber batırdınız. Sadece Müslümanlığı değil ülkeyi de batırdınız” (https://www.facebook.com/share/v/19F6ncEoU9/)

Halbuki para batırma iddiaları Necmettin Erbakan’ın doğrudan kendisine bile değil, kardeşi Kemalettin Erbakan’la ilgili iddialardı. Olayın geçmişi ve detayları şunlardı:

Söz konusu olay, Almanya’da yaşayan Kemalettin Erbakan’ın 2004 yılında Türkiye’deki Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile davalık olmasıyla gündeme gelmişti. Kemalettin Erbakan’ın Almanya’dan Türkiye’deki Hürriyet gazetesinin haberlerine yansıyan, daha sonra off-shore hesaplara aktarıldığı iddia edilen 3 milyon dolarlık bir yurtdışı varlığı içeriyordu. Dönemin kaynaklarına göre bu para, batık durumdaki off-shore bankalarından birinin (Atlas Offshore) sistemine dahil olmuş ve hukuki süreçlere konu olmuştu ve de sonuçsuz kalmış, bu iddialar fos çıkmıştı. 

Erbakan Hocanın kendisi ise, faiz hassasiyeti ile tanınır ve hatta geçmişte kapatılan Refah Partisi davasında (Kayıp Trilyon Davası) kalan paralardaki ufak miktarlı faizleri “haram” olduğu gerekçesiyle almadığı kamuoyuna yansımıştı. Yoksa faizsiz sistem ve Adil Ekonomik Düzen kurduğu ve D-8’lerle İslam Birliğinin temelini attığı için kuşkuya kapılan ve hırçınlaşan Siyonist odakların tercümanlığını yapmak Levent Gültekin’e mi kalmıştı?

İşte Levent Gültekin’e soruyoruz;

Hangi herzeyi yedin de altından çıkaramayıp ağzınızdan kusuyorsunuz?

AKP iktidarını, din istismarcılığını ve AKP’nin ahlaki ve ailevi tahribatını eleştirmeniz, olumlu ve onurluydu. Ama bu kadar pisliğe batmış adamları aklamaya çalışılmanın size getirisi ne oluyordu, yani hangi “ciğere” ulaşmaya çalışıyordunuz?!

2010 yılında istismar niyetiyle giydiği gömleği içine sinmeyip çıkarması onu diğer Millî Görüş kaçkınlarından çok da akıllı yapmıyordu; çünkü daha önce o gömleği ve şerefli kimliği çıkarıp atanlar ondan daha atik çıkarak iplerini kırmış; malum ve mel’un odaklara yaranmışlardı…

Müfteri Gültekin’e ve aklı selim sahiplerine hatırlatalım; Millî Görüş gömlek değil nurdur, ruhtur, milli onurdur… Yani beden yok olsa da o cevher ukbaya taşınır, onun için de çıkartılıp atılmaz. Yani dünyalık hesaplarla bir müddet istismar için nasipsizlerin üzerinde taşıdıkları sadece aksesuardır. Önünde sonunda o kutlu yük taşınamayarak çıkartılacaktır.

Tabi asıl sorular ise şunlardır?!

Bu müfteriye cevabı vermesi gerekenler neredeler?! Hani Erbakan Hocanın siyasi varisi Saadet Partililer?!

Levent Gültekin vb.lerini ve Erbakan hainlerini davetle sahneye çıkaran ve plaketler veren Milli Görüş’ün kanserli Pakradun takımı, hangi “arka masadan” bu iftiraları takip etmekteler?…

Nerede Erbakan’ın ve davasının hak ve hukukunu koruyup projelerini anlatmak için Erbakan Vakfını kuran yöneticiler ve Yeniden Refah Partililer?!

Hani Milli Çözüm’ü beğenmeyen hafif meşrep nankörler ne haldeler?

Ya güya Hoca sevdalısı(!) AKP’liler, vicdan ehli(!) solcu kesimler hangi delikteler?

Evet Levent Gültekin bilesin ki!; değil sen, senin yaranmaya çalıştığın 5. Sınıf işbirlikçilerden de öte; SİYONİST ŞEYTAN İstiklal savaşında önce ATATÜRK’e, sonra ERBAKAN ve tarihi projelerine, şimdi de Kur’an-Sünnet ve Erbakan öğretilerinin sadık ve samimi bağlıları olan ekibe, yani MİLLİ ÇÖZÜM zihniyetine yenildiniz ve yenileceksiniz! 10 yıl boyunca kutsayıp alkışladığınız AKP’lilerle aynı akıbete sürükleneceksiniz!..

Çünkü;

Milli Çözüm olarak şu Kur’ani hakikatlere dayandık; “Hakkı batılın beynine fırlat(tık)ırız, o da onu darmadağın eder!”, “Allah bize yardım ederse kimse bize galip gelemez, ancak Biz galip geliriz!”, “Allah nurunu tamamlayacaktır!”, “Akibet muttakilerin olacaktır!”, “Allah gerçeği bildiren kelimelerle Hakkı hâkim kılacaktır!”, “Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!”

4.8 16 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Subscribe
Bildir
9 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler

Eski Zamancı, F. Gülenci Levent Gültekinci..

Levent Gültekin’in iftirası;

Kurtuluş savaşı döneminde Bilecik söğüt te,1922 de,Yunan askeri geri kaçarken, hıncından ve kininden dolayı, Ertuğrul Gazi Türbesine de, kin ve nefretin den dolayı,Alçakça düşman ,düşmanlığı yaparak Mübarek Türbeyi kurşunlamış,.geri çekilmiş..

Levent Gültekin de, Erbakan hocamıza karşı, Kin ve Nefreti demekki halen devam etmektedir..
Ne diyelim kinin ve NEFRETİN DE BOĞUL “GÜLEN,” GÜLTEKİN..

MİLLİ ÇÖZÜM, DIŞI CİLALI MORUKLARI – İÇİ PASLI TENCERELERİ HEM DEŞİFRE EDİYOR, HEM UYARIYOR HEM DE HADLERİNİ BİLDİRİYOR!.. ELHAMDÜLİLLAH.

Milli Çözüm Şiirlerinden biri de BİLGİ; GÜÇ VE İZZETTİR!.. başlığıyla okuyucularına katkı sunan uyandıran, çünkü insanoğlu bildiğini tanır, tanıdıkça sever, anladıkça huzurla Yüce rabbini över, öğrenerek okuyarak bilgi sahibi olarak ruhunu doyurur, ama tersi olursa yani okumaz bilgi sahibi olmaz kulaktan bilgiyle gününü gün ederse insan taklidi iman sahibi olur gördüğü duyduğuyla iman eder yaşar, zanla hareket eder ve malesef böylelerinin de Batıla kayması sürpriz olmaz… Okumayı bilgi sahibi olmayı öğrenmeyi bırakan insan işte o gün bıraktığı gün yaşasa bile manen aslında ölmüştür kendine en büyük kötülüğü yapmıştır. Okumaların en başında da rabbimizin bizi dünyaya gönderirken dünya ve ahiret saadetimizi kazandıracak KUR’AN-I KERİM’İ gönderdi saadet bulalım diye… Kur’an’da rabbimiz buyurur ki; oku öğren der, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu der…

Peki denilecek ki; okuyan öğrenen bilgi sahibi olanlarda bir çok zaman malesef aynı bu makalede zikredilen şahıs Levent Gültekin gibi Hakk dostlarına müfterilik yapıyor oldukları görülmekte. Olmadık iftiralarla saldırıyorlar Hakk Dostlarına, bunun sebeplerinden birisi de AHMET-ABDULLAH AKGÜL MEAL-İ KERİM’İ ÜZERİNE İLGİNÇ TESPİTLER adlı yazıda geçen ifadelerle söylemek gerekirse; “… Kur’an bu tipler için sadece “günahkâr” demiyor; onları “hayatı ve imanı ziyan edenler” olarak tanımlıyor. Elinde “Radar Deşifresi” (Akgül Meali) varken karanlıkta el yordamıyla yürümek, Kur’an lügatinde “Kendi eliyle kendini tehlikeye atmak” ve “Allah’ın ayetlerini az bir pahaya (dünyalık makam ve konfora) satmak”tır.

Hoca’nın tabiriyle; bu tipler “Siyonizm’in mutfağında patates soyanlar” grubundadır. Kur’an ise bu “mutfak işçilerine” şöyle seslenir: “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (O’nun davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.” (Muhammed Suresi: 7)

Eğer yardım etmiyorsan, radara bakmıyorsan ve vurdumduymazsan; ayakların kayar ve kendini o küresel timsahın midesinde bulursun.

…”

Durum bundan ibaret olsa gerek… İnsan kendisini müstağni görmeye, karanlıkta el yordamıyla yürürüm ben deyip, zamanımızın asrımızın Kur’an’ını Sünneti’ni ve bu 2 nimete (Kur’an’a ve Sünnet’e) Tercümanlık yapan Rehber Şahsiyetlere tâbi ve taraf olmaz el yordamıyla kendi akılını bilgisini önceleyerek üstün görerek hareket ederse bu tiplerin sonu böyle oluyor.

Hamdolsun böylelerine haddini bildiren Milli Çözüm var da yükseklere tükürenlerin, yüzlerine düşürmekte…

Böylelerine, makaledeki şu ifadeleri hatırlatmayı yararlı görüyorum:

Evet Levent Gültekin bilesin ki!; değil sen, senin yaranmaya çalıştığın 5. Sınıf işbirlikçilerden de öte; SİYONİST ŞEYTAN İstiklal savaşında önce ATATÜRK’e, sonra ERBAKAN ve tarihi projelerine, şimdi de Kur’an-Sünnet ve Erbakan öğretilerinin sadık ve samimi bağlıları olan ekibe, yani MİLLİ ÇÖZÜM zihniyetine yenildiniz ve yenileceksiniz! 10 yıl boyunca kutsayıp alkışladığınız AKP’lilerle aynı akıbete sürükleneceksiniz!..

Ve şu önemli hatırlatmayı da yapmadan geçemeyeceğim. Çünkü işin PÜF NOKTASI şu hakikatlerdir:

“Müfteri Gültekin’e ve aklı selim sahiplerine hatırlatalım; Millî Görüş gömlek değil nurdur, ruhtur, milli onurdur… Yani beden yok olsa da o cevher ukbaya taşınır, onun için de çıkartılıp atılmaz. Yani dünyalık hesaplarla bir müddet istismar için nasipsizlerin üzerinde taşıdıkları sadece aksesuardır. Önünde sonunda o kutlu yük taşınamayarak çıkartılacaktır.”

Last edited 23 gün önce by Osman Nuri ÇELİK

Bu tür müfterilerin asıl dertleri “tüh! biz de zamanında şu gömlek çıkaranlarla birlikte olamadık, bir çok menfaatten uzak kaldık, bari şimdi faydalanalım” düşüncesidir. Kendilerini siyonizme ispat etmeleri gerekiyor. Tabii, siyonizm akıllı. Bu tür adamları denemeden kabul eder mi?!! Siyonizme yaranmanın, uşağı olmanın en önemli kapısı Erbakan Hocamıza iftira atmak, hakaret etmek vb. Kabulün ana şartı bu. Bu tür müfteriler de yalan yanlış ne buldularsa hemen ortalığa döküyorlar. Tabii bu arada siyonizm bunların kapasitelerini de ölçmüş oluyor. Uydurdukları yalan ve iftiraların kalitesine göre kapasiteleri değerlendiriliyor. Siyonizm çok iyi biliyor da, siyonizme uşak olmak isteyenler belki bilmiyor olabilir; Bir Milli Çözüm var. Sizlerin yalan ve iftiraları Milli Çözüm’ün hakikat kaynaklı duruşu karşısında çer çöp bile olamaz.

Her an Allah’la beraber olmak, her halde imtihan şuuru ile yaşamak şuurun ve huzurun kaynağıdır. Aziz Erbakan Hocamızın manevi mirasını ve haklı davasını takip ve temsil eden Milli Çözüm Dostları ve Yayınlarıdır. Bunun farkına varamayanlar ve şükrünü yapamayanlar, gaflette ve hüsrandadır.

Rabbim bizleri; Milli Çözüm’ü ve Meal-i Kerim’i sadece diliyle okuyanlardan değil, Erbakan Hoca’nın o tavizsiz ruhuyla hayatına kodlayan, vurdumduymazlığın uykusundan uyanmış ve kıyam etmiş “diri”lerden eylesin. Zira bu son %10’luk dilimde sistemin artık “izleyiciye” değil, her hücresiyle hakikate ram olmuş “işlemcilere” ihtiyacı vardır. Bu şuurla yastığa başını koymak bile bir cihad nöbetidir…

“Ey insan!) Sakın sanma ki; Allah zalimlerin yaptıklarından gafil (habersiz ve ilgisiz)dir. Sadece onları, gözlerin dehşetle döneceği (korku ve şaşkınlıktan bakışlarına baygınlık geleceği) bir güne kadar ertelemektedir.” (İbrahim Suresi: 42)

Evet Levent Gültekin bilesin ki!; değil sen, senin yaranmaya çalıştığın 5. Sınıf işbirlikçilerden de öte; SİYONİST ŞEYTAN İstiklal savaşında önce ATATÜRK ’e, sonra ERBAKAN ve tarihi projelerine, şimdi de Kur’an-Sünnet ve Erbakan öğretilerinin sadık ve samimi bağlıları olan ekibe, yani MİLLİ ÇÖZÜM zihniyetine yenildiniz ve yenileceksiniz! 10 yıl boyunca kutsayıp alkışladığınız AKP’lilerle aynı akıbete sürükleneceksiniz!..

HAY ALLAH RAZI OLSUN MİLLİ ÇÖZÜM’DEN. MİLLİ ÇÖZÜM OLMASA BÖYLE HADSİZLER MEYDANI BOŞ BULACAK. ŞÜKÜR Kİ MİLLİ ÇÖZÜM HADLERİNİ BİLDİRİYOR. NEREDESİN EY SP Lİ YÖNETİCİLER, NEREDESİNİZ EY AGD’Lİ YÖNETİCİLER, NEREDESİNİZ YRP’LİLER. NE ERBAKAN HOCAMIZA NE O’NUN PLAN PROGRAM VE PROJELERİNE SAHİP ÇIKIYORSUNUZ. HOCAMIZA DA O’NUN PLAN PROGRAM VE PROJELERİNE DE SAHİP ÇIKAN VE YERYÜZÜNDE ADİL DÜZEN HAKİM OLSUN DİYE ÇALIŞAN TEK EN DİRAYETLİ ÇALIŞAN EKİP MİLLİ ÇÖZÜM ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZDIR. VE İNŞALLAH MİLLİ ÇÖZÜM ÖNCÜLÜĞÜNDE DE AZİZ HOCAMIZIN BAŞLATTIĞI ADİL DÜZEN MEDENİYETİ KURULACAKTIR İNŞALLAH. AZİZ HOCAMIZ 1980 YILINDA TRT EKRANLARINDA AŞAĞIDAKİ BUGÜNLERİ GÖREREK SÖYLEDİ.

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”

Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

Bu levent, AKP seçmeninin nefretini toplayarak “reis kalmazsa bunun gibiler gelecek” sözünü söyletecek cümleleri kurup siyonizme ve düzenine hizmetkarlık yapmak peşindedir. Bu çirkin işlere girişirken de mübarek Erbakan hocamızın adını ağzını almaya çekinmemiştir. Amma zaten bu hainlerin ortak özelliği hocamıza kinlerini öyle ya da böyle açığa vurmalarıdır. Allah Adil Düzen’in nuru ile hepsinin iftiralarını yerin dibine batıracaktır İnşallah.

İşte Levent Gültekin’e soruyoruz;

AKP iktidarını, din istismarcılığını ve AKP’nin ahlaki ve ailevi tahribatını eleştirmeniz, olumlu ve onurluydu. Ama bu kadar pisliğe batmış adamları aklamaya çalışılmanın size getirisi ne oluyordu, yani hangi “ciğere” ulaşmaya çalışıyordunuz?!

2010 yılında istismar niyetiyle giydiği gömleği içine sinmeyip çıkarması onu diğer Millî Görüş kaçkınlarından çok da akıllı yapmıyordu; çünkü daha önce o gömleği ve şerefli kimliği çıkarıp atanlar ondan daha atik çıkarak iplerini kırmış; malum ve mel’un odaklara yaranmışlardı…

Müfteri Gültekin’e ve aklı selim sahiplerine hatırlatalım; Millî Görüş gömlek değil nurdur, ruhtur, milli onurdur… Yani beden yok olsa da o cevher ukbaya taşınır, onun için de çıkartılıp atılmaz. Yani dünyalık hesaplarla bir müddet istismar için nasipsizlerin üzerinde taşıdıkları sadece aksesuardır. Önünde sonunda o kutlu yük taşınamayarak çıkartılacaktır.

”HERKES KİMLİĞİ İLE YAŞARDI” PEKİ YA KİMLİKSİZLER… ÖRNEKLERİNİ GÖRÜYOR VE YAŞIYORUZ!

Last edited 24 gün önce by Elif Çağıl

Şok şükür ki, Milli Çözüm vardı!
Milli Çözüm, her zaman olduğu gibi yine Aziz Erbakan Hocamıza atılan her iftira karşısında hiç korkmadan hakkıyla/bilgece cevap vermekte ve müfterilerin haklarını avuçlarına bırakmaktaydı!

Hani Milli Çözüm’ü beğenmeyen hafif meşrep nankörler!
Aziz Erbakan Hocamıza atılan alçakça iftiralar karşısında neredeydiniz?

Şimdi yine Milli Çözüm, Siyonist işbirlikçisi hainlere yaranmak için Erbakan Hocamıza açıkça iftira eden müfterilere hak ettiği cevabı vermekteydi.

Erbakan Hocamıza iftira atanların vicdanları kiralık, kalemleri de satılıktı.
Aziz Erbakan Hocamız, Siyonist Şeytanların ve iş birlikçilerinin başlarına vurmuştu, şimdilerde ses kıçlarından çıkmaktaydı.

Ey müfteri, “utanmazsan istediğini söyle!”
Levent Gültekin aynaya bakmış.
Kendi çirkin ve kirli yüzünü görüp konuşmuş.
Yükseklere tükürmüş, tükürüğü dönüp kendi yüzüne düşmüş!
Levent Gültekin müfterisi, Erbakan Hoca’mıza yine iftiraya kalkışmış…
FAİZ YAFTASIYLA kuduz salyalarını akıtmaya çalışmış…
Edepsiz edebiyat yapmış…
“Hadi Oradan!”
Hangi herzeyi yedin de altından çıkaramayıp ağzınızdan kustun?

Milli Çözüm’ü anlamamakta ısrar eden ayarsızlar, ya Milli Çözüm olmayaydı!

Erbakan Hoca’mıza böylesine edepsiz ve erdemsiz saldırılar yapılırken, haksızlıklar karşısında sus pus olanlara sormak lazımdı:
Bu müfteriye cevabı vermesi gerekenler nerdeydiler?!
Hani Erbakan Hocanın siyasi varisi Saadet Partililer?!
Levent Gültekin vb.lerini ve Erbakan hainlerini davetle sahneye çıkaran ve plaketler veren Milli Görüş’ün kanserli Pakradun takımı, hangi “arka masadan” bu iftiraları takip etmekteydiler?…
Neredeydi Erbakan’ın ve davasının hak ve hukukunu koruyup projelerini anlatmak için Erbakan Vakfını kuran yöneticiler ve Yeniden Refah Partililer?!
Hani Milli Çözüm’ü beğenmeyen hafif meşrep nankörler ne haldeydiler?
Ya güya Hoca sevdalısı(!) AKP’liler, vicdan ehli(!) solcu kesimler hangi delikteydiler?

Evet, Levent Gültekin bilesin ki!
Değil sen, senin yaranmaya çalıştığın 5. Sınıf işbirlikçilerden de öte; SİYONİST ŞEYTAN İstiklal savaşında önce ATATÜRK’e, sonra ERBAKAN ve tarihi projelerine, şimdi de Kur’an-Sünnet ve Erbakan öğretilerinin sadık ve samimi bağlıları olan ekibe, yani MİLLİ ÇÖZÜM zihniyetine yenildiniz ve yenileceksiniz! 10 yıl boyunca kutsayıp alkışladığınız AKP’lilerle aynı akıbete sürükleneceksiniz!..

Last edited 24 gün önce by Necati Akgül

Erbakan sevgisi karakter, savunması yürek ister. Hak’kı batıldan ayırır. Kişinin kan rengini, ciğerini ortaya koyar. Düşük karakterliler Erbakan’ı sevemez, korkaklar savunamaz.

İyi ki varsın MİLLİ ÇÖZÜM

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
9
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazın.x
Paylaş...