YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e3b73f5bf91
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 8 6
Bugün : 50241
Dün : 64668
Bu ay : 1029514
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53174572
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

220 OCAK 2022 ERBAKAN HOCAM UYARI 001

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of -

-

Subscribe
Bildir
22 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

At Yarışı Spikerisiniz…Bilginiz yok ki İcraatınız olsun!
İlim ,Bilim ,Siyaset,Hukuk ,Siyonizmin tuzaklarını bozan Profesörlerin de Profesörleri idi Aziz Erbakan Hocamız… O‘nu anlatmak için kitaplar yetmez…

İşte Bu Yüzden O’nun adı Necmettin ERBAKAN’dı…
20 yıl önceden keskin ferasetiyle bugünleri gördüğü ve tedbirler hazırladığı için O’nun adı Necmettin ERBAKAN’dı…

RTE ve AKP başa geldiği ilk günden bu yana IMF politikası olarak hep düşük kur yüksek faiz politikasını benimsemiş, buna paralel Aziz Erbakan Hocamızın kurduğu yerli ve milli fabrikaları ve KİT’leri satma yoluna gitmiştir. Bu durum bir yandan dış borcu döviz cinsinde arttırırken diğer tarafta ülkemizin üretim alt yapısını da dinamitlemiştir. Yüksek faizle artan borç enflasyon, zam ve dolaylı vergileri de beraberinde arttırmıştı ve bugün aşikar olan bir enkaz bırakmıştı…

Şimdi gelinen noktada “Ben iktisatçıyım, ben ekonomistim” diyen RTE, alt yapısı madenler ve fabrika kuran fabrikalar ve üretim alt yapısı olan “ihracat ekonomisi”kararını; tüm bunları dinamitledikten, kasada para bırakmadıktan, boğaza kadar döviz borç batağına saplandıktan sonra alıyorsa bunun adı HAİM NAHUM DOKTRİNİ’dir…

Herşeye rağmen bu sürecin nasıl Milli Hedeflere evrileceğine hep birlikte şahit olacak olsak da, bugün için, içinde bulunduğumuz durum “ERDOĞAN İKTİSADI” diğer bir tabirle “İHANET POLİTİKASI” dır….

YİNE ŞAŞIRDI GALİBA!
Bugün asgari ücret 4.250tl oldu. Kurdaki yükseliş, alım gücünün düştüğü bir ortamda bu zam çokta sevinilecek bir zam görünmüyor. Asgari ücreti açıklarken yüzde elli gibi bir rakamı, “Son elli yılın en yüksek rakamı” gibi göstererek yine bir gerçeği saptırmıştır. Son elli yılın en yüksek memur, işçi ve asgari ücret zamlarını Merhum Erbakan Hocamız vermişti ve bu tarihi zamlar olarak kayıtlara geçmişti. Şimdi hatırlatmak lazımdı. Son elli yılın en yüksek zammını yaptığınızı ifade ederek uyutmaya çalıştığınız bu millet, belki bugün uyumaya devam ettiğinden bu açıklamaların doğruluğunu sorgulamayabilir. Ama iki ay içerisinde herşeye gelen zamlarla birlikte alım gücü bittiğinde, işte o gün uyuyan millet uyanacak ve elli yılın en büyük krizi ile çöküşü görünce işin rengi bir anda değişecek. Siz ne yapsanızda Erbakan Hocamızın maaşlara verdiği zamların kıyısından dahi geçemezsiniz..

SONUMUZ HAYROLA
Ömrüm boyunca Saadet Partisi dışında hiçbir partiye oy vermedim çok şükür. Bugünkü şu karamsar ortam maalesef bizim gibi çaresizleri çok etkilemekte hatta umutsuz hale sokmaktadır. Zenginler dahada zengin olurken, fakir fukara git gide batıyor. Hep böyle devam mı edecek bu kötü gidişat. Yani fakir fukara hiç rahatlık görmeyecek mi? Yıllardır bu zulümler ha bitiyor ha bitti diye ümitvar olurken, tam tersine herşey dahada kötüye gidiyor. Yorulduk artık ve ne yapacağız bilmiyoruz. Parası olanlar ne dediğimi belki anlayamazlar ama çoğunluk beni anlayacaktır inşallah. Yani böyle gelmiş böyle gidecekmi acaba.

2) Servet Ceyhan Bey’e…..
[quote name=”Servet Ceyhan”]Maalesef herkes dolar çıktı altın indi, kripto para aldım para kazandım derdinde. İyide nerede kaldı vatan millet Sakarya ve takvalık edebiyatları. Kimse bu duruma ticaret deyip kendini avutmasın. Millet açlıktan kıvrılırken sanal alemden bu tür iş yapanlar olayın helalliğini bir düşünsünler bakalım.[/quote]

_____________

Bu Milli ve insani ihtiyaçlarımıza ancak; “mutlak doğru”lara uyarak ve “kesin yanlış”lardan uzak durarak, ulaşılabileceğine inanıyoruz.

Peki, bu “doğru ve yanlışları” nasıl tespit edeceğiz?

Şu altı şeyi temel ve genel değer ölçüsü olarak görüyoruz.

1- Müspet ilim (faraziyelere, nazariyelere değil, H2O= Su gibi kesin ve ispat edilmiş ilmi gerçekler).

2- Aklı selim ve beşeri icma diyebileceğimiz, tüm insanlığın ortak kabulü olan evrensel kaideler.

3- Tarihi deneyim ve birikim.

4- Milli kültür terazisi ve vicdani tatmin.

5- Evrensel Hukuk Kaideleri.

6- İlahi din.

İşte bu altı değer ölçüsüne göre ittifakla: “Güzel, gerekli, hayırlı ve yararlı” görülen şeyleri doğru…

Ve yine bu altı değer ölçüsüne göre ittifakla, “Zararlı, haksız, çirkin ve kötü” görülen şeyleri ise, yanlış kabul ediyoruz.

Doğru ve yanlışları, kişilere ve keyiflere göre değil, kişileri ve görüşleri, bu doğru ve yanlışlara göre değerlendirmek gereğine inanıyoruz.

Sn Servet Ceyhan’a Cevaben
[quote name=”Servet Ceyhan”]Yazılarınızı nadiren takib ediyorum. Şunu öğrenmek istiyorum. Diyelimki Milli Çözüm olarak siz iktidara geldiniz. Acaba şu buhrandan ülkeyi çıkarmak için siz ne yapardınız?[/quote]

Sayın Ceyhan,

19. yılına giren dergimizin; her sayısında, dört günde bir yayınlanan makalelerimizin pek çoğunda sorduğunuz sorunuza cevaplar verilmiştir. Ayrıca Aziz Erbakan Hocamızın yapmış oldukları şu tarihi uyarısında bile sorunuza çok veciz cevaplar mevcut. Detaya girmeden, özetle ifade edecek olursak, Milli Çözüm iktidarında hedef; ülkenin peşkeş çekilen kaynaklarını ihya ve ıslah edip yeniden halkın hizmetine sunarak, faizci-AB’ci-ABD’ci-siyonist işbirlikçisi kafalardan kurtularak, toplumu çürüten ahlaksızlık yasalarını lağvederek, sahte kahramanlık ve dindarlık pozlarına bürünmeden; aklı, vicdanı, bilimi, tarihi tecrübeyi, evrensel hukuk kurallarını ve Kuran-ı Kerim ve Efendimizin sünnetinin esaslarını temel alarak bir yönetim anlayışı sergilemek ve Adil bir Düzen’i kurmak olacaktır. Bizim derdimiz ağacın kökünü çürümekten kurtarmaktır. Dalındaki tozuyla uğraşıp, sebepleri ortadan kaldırmadan sonuçlarla kavga ederek, pansuman fetvalar ve çıkarımlarla da insanların kafasını karıştırmayacak; doğrudan siyonist zulüm ve sömürü düzenini ortadan kaldıracak tedbirleri alacağız inşallah.

Vatan millet Sakarya ve takvalık edebiyatı yapanların piyasaları fırsata çevirme adına yaptıkları mücadele…
Maalesef herkes dolar çıktı altın indi, kripto para aldım para kazandım derdinde. İyide nerede kaldı vatan millet Sakarya ve takvalık edebiyatları. Kimse bu duruma ticaret deyip kendini avutmasın. Millet açlıktan kıvrılırken sanal alemden bu tür iş yapanlar olayın helalliğini bir düşünsünler bakalım.

PEKİ SİZ OLSANIZ NASIL BİR YOL İZLERDİNİZ
Yazılarınızı nadiren takib ediyorum. Şunu öğrenmek istiyorum. Diyelimki Milli Çözüm olarak siz iktidara geldiniz. Acaba şu buhrandan ülkeyi çıkarmak için siz ne yapardınız?

Ve 19 yılın sonunda Şuan yaşadıklarımız.Başka nasıl uyarılalım
AKP, iktidara gelir gelmez ilk önce Erbakan’ın açtığı ‘fabrika kuran fabrikaları’ elden çıkarmıştı. 2003 yılında iki kamu şirketi, Ortadoğu ve Balkanlar’ın en büyük tezgâh üreticisi TAKSAN ile sanayi tesisi imalatı yapan GERKONSAN satılmıştı. Aynı yıl Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne ait limanlar, SEKA’nın kâğıt fabrikaları ve kamu arazileri de satılarak toplam 187 milyon dolar gelir kazanılmıştı. Takvim yaprakları 2004 yılını gösterdiğinde özelleştirmelerde vites yükselten AKP iktidarı, 1 milyar 282 milyon dolarlık satış yapmıştı. 2003 yılında fabrika yapan fabrikaları elden çıkaran AKP iktidarı bu defa parçalaya parçalaya sanayi kuruluşlarını satmaya başlamıştı. TEKEL’in alkollü içecekler bölümü 292 milyon dolara satılırken, gübre üreten şirketler ve onların fabrikaları özelleştirildi. Eti Bakır 21.8 milyon, Eti Krom 58 milyon, Eti Gümüş 41.2 milyon ve Eti Elektrometalurji 15.3 milyon dolara satılmıştı. Çayeli Bakır İşletmeleri 49.2 milyon dolara, Karadeniz Bakır işletmeleri Samsun İşletmesi 11.1 milyon dolara, BET Kütahya Şeker Fabrikası 23.8 milyon dolara, Amasya Şeker 1 milyon 250 bin dolara özelleştirilip elden çıkarılmıştı. Doğalgaz dağıtım şirketleri ESGAZ 43 milyon dolara, BURSAGAZ 120 milyon dolara satıldı. Sümer Holding bünyesinde yer alan fabrika arazileri de tek tek satılmıştı. 44 milyon dolara satılan Sümerbank Bakırköy İşletmesi’nden sonra 27 milyon dolara satılan TÜMOSAN elden çıkarılmıştı. Blok satıştan toplam 402 milyon dolar gelir elde edilirken, 2004 yılında 689 milyon dolar değerinde tesis, varlık ve arazi satışı gerçekleştirildi. Türk Hava Yolları’nın (THY) hisselerinin yüzde 20’si ise 177 milyon dolara borsada satılmıştı.

Erbakan Hocamızın Asıl Gündemi bu Konular dı, Bugün MİLLİ ÇÖZÜM’den Başka Gündem de Tutmaya çalışan Var mı?
İşte Aziz Erbakan Hocamızın video konuşmaları ortada;
Erbakan Hocamızın söylemlerini-Adil Düzen”i, projelerini gündeme getiren, emperyalizme-batıla karşı aynı onurlu duruşu sergileyen ve AKP’ye karşı net duruşunu bugün gösterebilen Üstad Ahmet Akgül Hocamızdan başka tek bir kişi var mı?

Bakmak yetmez, görmek lazım!
“korkarım ki beni anladığınız vakit, dövecek diziniz de kalmayacak” demişti hocamız. Maalesef, ilk ayeti oku olan kitabımızı bile ömründe bir defa mealini okuyup, anlayıp, yaşamaya çalışan, kaç insan var? Ahmet hocamızın söylediği 4k formülü akıllara geliyor. Bu iktidarla köle gibi yaşayan insanlar, okumaya değil artık uyumaya bile vakti yok, çünkü aç, borçlu! İnsanlığın umutsuz olduğu bu dönemde hakk davaya bilen insanların içleri ferah, çünkü Allah nurunu tamamlayacak!

DEVLETİ NE ŞEKİLDE OLURSA OLSUN DEVLETİ ZARARA UĞRATANLAR HESAP VERECEKLERDİR
“Balık baştan kokar” sözü günümüzü nasılda özetliyor değil mi?!. En baştan en aşağıya silsile yoluyla devam eden hata ve yanlışlıklar; toplumun başta ahlaki ve manevi yapısını, sosyal ve kültürel dengesini, siyasal ve ekonomik sistemini ve aile yapısını bozmak için yeterli olmuştur. Düşününki, en duyarlı ve hassas diye zannedilen insanlar dahi, merdiven altı ticaret sahalarıyla devletten yıllarca vergi kaçırmaktan kaçınmamışlar, hatta bundan vicdani rahatsızlık dahi duymamışlardır. Tabi bunun yanısıra dürüst ve devletine bağlı insanlarımızın en zor şartlarda dahi vergisini kuruşu kuruşuna ödediği gerçeğinide unutmamak gerekir. Bir toplum devletinden vergi kaçırmaya yöneliyorsa, o devletin sisteminde ve denetim mekânizmasında büyük sıkıntılar ve boşluklar var demektir. Yani hırsızlığın ve haksızlığın, yolsuzluğun ve sömürücülüğün her türlüsünün ve ihanet perdesinin kirliliğinin bu ülkeyi nasıl sarmaladığını görmemek mümkün mü? “Devletin malı deniz, yemeyen keriz” diyenlerin ve düşüncesiyle hareket edenlere, “Yiyin yiyin, yiyebildiğiniz(Çatlayabildiğiniz) kadar yiyiniz. Çünkü çok yakında hesap vereceksiniz, bunuda böyle biliniz” diyerek, son uyarılarımızıda yapmış olalım..

AKP’ye aldananlar daha çook dizlerini dövecekler!
Erbakan Hocamızın tarihi uyarılarını dinlemeyip AKP’ye aldananlar, daha çook dizlerini dövecekler, tabi hala dövecek dizleri kalmışsa!

Halka değil Hakka bakan Lider ve Rehber Şahsiyeti aramak bulmak , tâbi ve taraf olmakla kazanılan manevi konfor…!
Taşlanmayı ve dışlanmayı göze alarak doğruları haykıran, büyük bir sabır ve metanetle kafalardaki buzları eritmek , insanlığı aklen kalben fikren hazır hale gelmesini sağlamak için ömrünü insanlığa adayan Aziz Erbakan Hocamıza , önceleri DELİ diye horlayan kalabalıklar , bugün meğerse ERBAKAN VELİ imiş, her söyledikleri her hatırlattıkları her ikazı her uyarısı birbir çıktı çıkmaya da devam ediyor deniliyor…
Aziz Erbakan Hocamızın en sadık talebesi ve takipçisi Muhterem Ahmet Akgül Hocamız içinde DELİ ifadesi bugün denmiyor mu?!!! Evet Ahmet hocamıza da VELİ İMİŞ MEĞERSE denileceği günlerin arefesindeyiz… Gerçi ağır ağır bu ifadeler şimdiden seslendirilmeye fısıltı şeklinde kendi aralarında demeye başladılar bile…

İşte her dönemin rehber şahsiyetlerine tâbi ve taraf olmanın onları arayıp bulmanın önemi bir kez daha ortaya çıkmış vaziyette… Dünyaya gönderiliş amacımızın parçası en önemli parçası olan yaşadığımız zamanın hak elçisini bulmak taraf olmak , dünya imtihanınızın kazanılmasındaki en mühim ve kestirme yol olduğunu bir kez daha anlıyor ve kavrıyoruz… Eğer bu hakikat üzere olursak ne kandırılır aldatılır ne yanılırız… Ne de EYVAH deriz….!!! Rabbimize sonsuz şükürler ederken bu tür nimetlerin kıymetini bilenlerden olmayı ve gereğinin çabasını gösterenlerden olabilen has kullar safında olmamızı lütfeylesin… Amin.

Ne güzel buyurmuş Muhterem Ahmet Akgül Hocamız:

[b]Hakikat aşkına, düştüm yollara
Haysiyetten üstün, ziynetim olmaz!
Savaş açtım bütün, bâtıl kollara
Mevlâ’dan gayrıya, minnetim olmaz![/b]

ANMKAMAZ Kİ TERS BAKAN!..
“…Böylece helak olacak kişi apaçık bir delilden (sonra“bilmedim, ikaz edilmedim” gibi bir mazerete sığınma imkânı kalmadan hak ettiği) belaya ve cezaya uğrasındı; (manevi olarak ve karakter bakımından) diri kalacak (dünyada izzete, ahirette saadete ulaşacak) kişi de, yine apaçık bir delil ve bilgiyle hayatta kalıp (huzura ulaşsındı). Şüphesiz Allah, gerçekten İşitendir, Bilendir.”Enfal Suresi 42

“Andolsun, Biz kendilerine (peygamber) gönderilenlere (niçin elçilere düşman olduklarını) soracağız ve onlara gönderilenlere (peygamberlere-) de elbette (nasıl karşılandıklarını) soracağız.” Araf Suresi 6

Hiç kimse haberim yok,işitmedim diyemez
Bunca netlik-hikmetle,açıkladı Erbakan
Başka çözüm görmedim ,deyip te gizlenemez
Milli Çözüm çaredir, anlamaz ki ters bakan!..

Akp Akıbeti: Anap
Muhterem Erbakan Hocamızın 15 yıl önce söyledikleri bu gerçekleri bugün daha yakınen anlıyoruz, hatta yarım asır öncesinde ifade buyurdukları gerçekleri de bugün yaşıyoruz.. At yarışı spikerinden ancak imf otomatçısı olur… 20 yıllık iktidarlarının sonucunda ekonomik çöküşü ve dış güçlere bağlayan Akp başkanı 20 yıldır dış güçlerin piyonluğunun üstlenildiğini de ayrıca itiraf etmiyor muydu? Artık mızrak çuvala sığmıyordu… Sonun da sonuna gelinmişti… Ve anap’ın akıbeti akp’yi beklemekteydi…

YA ADİL DÜZEN YA ZULÜM VE ADİLİKLER
Aynı konuşmada Erbakan Hocamız Fatiha Suresinde geçen ayetleri hatırlatarak “sen namazda Fatiha Suresinde Allaha ne söz veriyorsun. Selam verdikten sonra ne yapıyorsun” diyerek AKP’nin dış güçlere yaptığı hizmetkarlığını aktarmıştır. Faiz düzeninin ülkeyi iflasa sürekleyeceğini bildirerek durumun daha da kötüye gitmemesi için tarihi uyarılarda bulunmuştu. Bugün marketlerde fahiş fiyatlar nedeni ile insanlar ihtiyaçlarını alamadan geri dönmekte, %70 asgari ücretle geçinen yoksulluk içindeki Halkın alın teri dış güçlerin para baronlarına teslim edilmektedir. Yani AKP Haim Nahum doktrinine hizmet etmektedir. Faizin azıda haramdır. Samimi iseler Tüm faizler kaldırılmıştır deseler ya…Uyanın ey Millet satacak bir şey kalmadı şehit kanları ile alınan bu mübarek topraklar elimizden kayıyor. Borca karşı topraklarımız ipotek altına alınmaktadır.Ülke maddi ve manevi iflas etmiştir. Adil Düzene bir an önce geçmekten başka çare yoktur. Ama onuda siz yapamassınız çünki Aziz Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi AKP yi kasdederek “sizde maya yok maya maya…!”

(Daha önce) Kendilerine nimet verdiğin (hidayet ve hakikate erdirdiğin) kimselerin (Nebilerin, Sıddıkların, Şehitlerin ve Salihlerin) doğrultusuna (bizi yönlendirip yollandır; ama ne olur Ya Rabbi, Yahudilerin Siyonist kesimleri, işbirlikçileri, tüm şirk ve şekavet ehli olan ve Hakk dini yozlaştıran azgınlar gibi bütün) gazabına (ve kahrına) uğrayanların ve (Hristiyanların zalim emperyalist kesimleri, müşrik takipçileri ve Batı ahlâksızlığının taklitçileri gibi her türlü Hakk’tan ve hayırdan uzaklaşıp) sapıtanların yoluna (kaymamıza fırsat tanıma! Bizleri bütün bâtıl ve barbar yollardan) gayrı (ve ayrı olan İslam’da sabit kıl). Amin!Fatiha 7

YA ADİL DÜZEN YA ZULÜM VE ADİLİKLER

Bâtıl ve bozuk sistemler, küfr kötülük doğurur

Zulüm zillet önlenemez, Adil Düzen yok ise…

Şeytan günah ahlâksızlık, haram kapta yoğurur

Siyonizm’in kafasını, vurup ezen yok ise

Zulüm zillet önlenemez, Adil Düzen yok ise…

İslam kaporta değildir; aslolan motor, hani

Şeriat uygulanmazsa, bâtıl kuşatır yani

Sen hesaba hazır mısın, fırsat geçer ey fâni

Dindar kahraman kılıklı, fıskı1 sezen yok ise

Adilikler önlenemez, Adil Düzen yok ise…

Çirkefle karışık suda, abdestle yüz yıkanmaz

Şirk şekavet2 lağımları, nasihatla tıkanmaz

Devlet ve yaptırım lazım, lafla tağut3 yıkılmaz

Şehvet aşılar kanallar, ağzın büzen yok ise

Haksızlık ahlâksızlık var, Adil Düzen yok ise…

Şifacı kılıfa girmiş, bak zehirli engerek

Çıkarcı âlim dervişin, derdi arpalı merek4

Hakkı tam konuşmak için, tam mü’min cesur gerek

Kaynar katran denizinde, yiğit yüzen yok ise

Adilikler önlenemez, Adil Düzen yok ise…

Allah Peygamber istismar, gaye sevdası dünya

İlk fırsatta dava satıp, Haç’a kayar; gördün ya

Tek hedefi AB imiş, stratejiymiş güya

Herkes övgüler diziyor, hain üzen yok ise

Bu zulüm ve zillet bitmez, Adil Düzen yok ise…

Bâtıl belaya yol açar, çamurdan çörek yapılmaz

Zerre iman iz’an varsa, Hak’tan bâtıla sapılmaz

Mü’min elbet hata yapar, amma haine kapılmaz

Helal lokma yemek üzre, dikkat özen yok ise

Adilikler önlenemez, Adil Düzen yok ise…

Mücahit mütahit oldu, derdi ihale cüzdan

Haram haksız vurgunlarla, her yıl dönüyor Haccdan

Faiz fuhuş kumar azdı, nerde İslam ve vicdan

Herkes gidişattan memnun, şerden bezen yok ise

Kötülük sömürü bitmez, Adil Düzen yok ise…

“Başkası yapsa haramdır, bizimkine mübahtır…”

Bu bir mantık marazıdır, fısk herkese günahtır

“Bize kötülük yazılmaz…”, bu şeytani tuzahtır

İslam’ın Hakk eleğinde, insan süzen yok ise

Gaflet cehalet biter mi, Adil Düzen yok ise…

Adil Düzen: Kur’an ilim, ve akıl reçetesi

Çağdaş sorunlara uygun, Hakk sistem projesi

Hakk gelmeden bâtıl gitmez, var mı başka çaresi

Rahmani sistem aşkıyla, mahzun gezen yok ise

İzzet hürriyet olur mu, Adil Düzen yok ise…

Otuz yıl önce uyardık, siz FETÖ’yü seçtiniz

“O mübarek zattır…” diye, hep hücuma geçtiniz

Şimdi de Erdoğan için, bize tuzak eştiniz

Kur’an’ı ölçü tutarak, övgü dizen yok ise

Allah intikamın alır, Adil Düzen yok ise…

Lafzen Kur’an okursun ya, hep Şeytanla muvafık5

Haçlı AB-ABD’yle, şer işinde mutabık6

Biz Hakkı söyleriz diye, buğzedersin münafık

Milli Çözüm’ün dışında, yazan çizen yok ise

Adilikler bitmez dostum, Adil Düzen yok ise…

1- Fısk: Günah, kötülük, haksızlık ve ahlâksızlık.
2- Şekavet: Hakka isyan, zulme ve küfre bulaşma.
3- Tağut: İslam dışı sistemler, hain ve zalim şahsiyetler.
4- Merek: Saman ve hayvan yemi saklanan yerler.
5- Muvafık: Uyuşup anlaşmalı.
6- Mutabık: İş ve gönül birliği yapmak.

Gerçeğin Aşikar Oluşu
Yine ve yeniden anladık ki Aziz Erbakan Hocamız hayret verici şekilde yine sanki bugün konuşuyor gibi haklı çıktı. Ve bir şey daha var ki; Onun kutlu yolunun en sadık ve samimi takipçisi de Milli Çözüm’dür ki bu gerçekleri zihnimize kazıyacak şekilde bizlere sunmaktadır.

Geleceğimiz Kapı
Hocamızın uyarı, tespit, çözüm önerisi olmayan bir konuşması yok. Ne diyordu; “siz bu kapıya geleceksiniz gelmeye de, ben istiyorum ki kafanızı gözünüzü yarmadan gelin”. Maalesef böyle olacak gibi.

EKONOMİK CEHENNEMDE YANARSINIZ DÖVECEK DİZ BULAMAZSINIZ – UYARILARI BUGÜN AYNEN ÇIKIYOR!.
Merhum Erbakan Hocamızın tarihi uyarıları bugüne kadar birer birer çıktı. Milli Çözüm yıllardır bu gerçekleri dile getirirken, bazı çevreler kibirlerinden ve nefsi bakış açılarından bu uyarıları dikkate almadılar ama bu onlara ve topluma pahalıya mal oldu. Ekonomik cehennemde yanmaya başlayan ve dövecek diz bulamayan bir toplum yapısı oluşmaya başladı. Herkes artık şunu kafasına kazımalı ve anlamalı ki, “Ya Adil Düzenle asil ve temiz bir yaşam, yada adi sistemlerle rezil ve zelil bir hayat.”

ELÇİ GÖREVİNİ YAPMIŞTIR
NİSA SURESİ
105
“(Ey Resulüm!) Biz Sana Kitabı (Kur’an’ı) Hakk olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın Sana gösterdiği şekilde adaletle hüküm veresin (İslami ve insani hukuk kurallarına göre hükümet edesin). Sakın (İslami amaç ve çabalara balta vuran ve Hakk davadan ayrılan) hainlerin koruyucusu ve savunucusu olma!..” (Ve onların tarafını tutma! diye Hz. Peygamber Efendimizin şahsında bütün mü’minler uyarılmıştır.)

138
(Dindar geçinmelerine ve dini istismar etmelerine rağmen, Kur’an nizamı karşıtı ve Hakk Dava kaçkını) Münafıkları ise öylesine acıklı (ve alçaltıcı) bir azapla müjdele (ve uyarıp haber ver) ki, onlar için (gerçekten sancılı bir süreç ve akıbet vardır).

165
(Bütün) Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi), öyle ki (bu) elçilerden sonra (inkârcı ve isyancı) insanların Allah’a karşı (savunacak) delilleri olmasın (özür olarak ileri sürecekleri bir bahaneleri kalmasın). Allah, Üstün ve Güçlü olandır, Hikmet ve Hüküm sahibidir.

Bu Ayetler den haberi olmayanlar, Aziz Erbakan Hocamızın uyarılarını anlayamaz…

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
22
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...