Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün2497
mod_vvisit_counterDün6132
mod_vvisit_counterBu Hafta20370
mod_vvisit_counterGeçen hafta41908
mod_vvisit_counterBu Ay8629
mod_vvisit_counterGeçen Ay257768
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar15649260

IP'niz: 35.173.215.75
Bugün: 02 Tem 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 11746946

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

 ADIL DUZEN 150x
 INSANIN YOZLASMASI 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINLARI

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0532 335 08 50

 

Reklam
Reklam

Yurt Gazetesi Başyazarı İsmet Orhan’ın İSLAM GICIKLIĞI VE KIŞKIRTICILIĞI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 41
ZayıfMükemmel 

 

Yurt Gazetesi Başyazarı İsmet Orhan’ın

İSLAM GICIKLIĞI VE KIŞKIRTICILIĞI

      

Yurt Gazetesi başyazarı İsmet Orhan “Atatürk ve Hitler” yazısında:

“Alman televizyonu halt etmiş ama, Söyleyene değil, Söyletene bakın derler...

Almanya’da, Dachau, Buchenwald ve Auschwitz fırınlarını, gaz odalarını gezmiş bir gazeteci olarak, buradan bir iddiada bulunuyorum!

Almanları (Atatürk aleyhine) söyletenler; Türk çocukları için gönderdiğimiz öğretmenler ile Mescitlere gönderdiğimiz imamlardır...

Modern Atatürk cumhuriyetine, Dün, Türk İslam senteziyle karşı çıkanlar, Bugün, İslami Türk sentezi diyenlerle aynı çizgide buluştular...

İşte bu yüzden iddia ediyorum, Almanya’dan önce, gönderdiğimiz İmamlara ve öğretmenlere, sonra da dönüp içerideki onları yetiştirip gönderen ve yönetenlere bakalım...” sözleriyle; Alman Devlet Televizyonu ARD’nin: “Atatürk, Hitler döneminde Almanya’dan zehirli gaz alıp, Dersim İsyanı'nda Alevilere karşı kullandı!..”[1] iddiaları yüzünden, İslam’a ve Müslümanlara sataşacak, Almanya’ya gönderilen öğretmen ve imamları suçlayacak ve saldıracak kadar zıvanadan çıkıyordu.

Alman devlet televizyonu ARD’de yayınlanan bir belgeselde, ‘Atatürk, Hitler döneminde Almanya’dan zehirli gaz aldı’ iddiaları hem Almanya’daki Türk toplumundan hem de Türkiye’deki siyasilerden, tarihçilerden ve yazarlardan haklı tepkiler alıyordu.

Alman Birinci Kanalı (ARD) televizyonu, yayınladığı bir belgeselde, ‘Atatürk’ün Almanya’dan satın alınan zehirli gazı Dersim’de Alevilere karşı kullandığı’ iddiası aslında Türkiye’de Alevi-Sünni ayırımını kızıştırmayı ve ülkemizi karıştırmayı amaçlıyordu. ARD’de Thorsten Mack ve Karaman Yavuz’un hazırladığı, ‘Unutulan Katliam - Atatürk Alevileri Nasıl Öldürdü?’ isimli belgeselde altı dakika süren ve Tunceli’de çekilen arşiv fotoğraflara yer veriliyor ve bazı röportajlar da yer alıyordu. Mustafa Kemal Atatürk’e hakaretlerle dolu olan yayında, “Türk arşivlerinde 1937 yılından kalma önemli bir belge bulundu. Dersim’den sorumlu generalin zehirli gaz talebinden sonra, Nazi Almanya’sına 20 ton zehirli gazın ısmarlandığını gösteren bir belge. Atatürk’ün imzasını taşıyor. Kemal Atatürk, Türkiye’yi modern ulus devlet haline getirmek istedi. Hitler rejimiyle çalıştı” gibi saçma sapan itham ve iftiralar sıralanıyordu.

Programa Almanya’da yaşayan Türk toplumundan gelen sert tepkiler ve tek taraflı yayın eleştirileri üzerine TV sorumluları yazılı bir açıklama yaparak “Mustafa Kemal Atatürk’ü Hitler ile kıyaslamadık ve eşitlemedik” gibi ifadelerle, bu rezalet geçiştirilmeye çalışılıyordu. Alman devlet televizyonunda Atatürk’ü, Nazi diktatörü Hitler ile kıyaslayarak yapılan densizliğe siyasiler de büyük tepki veriyordu.

AKP Grup Başkanı Naci Bostancı: “Almanya’da belli bir kesimin insanlık suçuna başka ülkeleri de ortak etme, böylelikle yapılanları normalmiş gibi göstermeye çalıştığı gözleniyor. Bu çerçevede utanmazca Türkiye’nin kuruluş yıllarını ve Atatürk’ü hedef aldıklarını görüyoruz. Atatürk’e dil uzatmak bütün Türk halkına dil uzatmaktır. Yayını şiddetle kınıyorum.” diyordu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek Cumhuriyet’i ilan eden, her seferinde seçilerek Cumhurbaşkanlığı makamına oturan Atatürk ile parlamentoyu feshederek, führerliğini ilan eden Adolf Hitler’in isimlerinin aynı cümlede kullanılması dahi büyük bir saygısızlıktır.” ifadelerini kullanıyordu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay: “Yeryüzündeki bütün totaliter rejimleri deneyen, insanlık düşmanı vahşi liderler çıkaran Almanya, bunun verdiği aşağılık kompleksiyle utançtan kurtulmak için Atatürk’e, dolayısıyla Türkiye’ye ve Türk milletine saldırıyor, iftira ediyor. Atatürk, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en büyük liderlerinden birisidir.” sözleriyle karşı çıkıyordu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan: “Bu dünya Atatürk’ü de tanıyor Hitler’i de tanıyor. Hitler sadece bir şahsiyet değil bir düşüncenin tezahürüdür. Bu düşünce içinden çıktığı toplumun genetik kodlarında mevcuttur.” çıkışını yapıyordu.

HDP ise yine sessiz kalıyordu!?

Alman televizyonun söz konusu alçak iftirasına, HDP'nin sessiz kalması şaşırtmıyordu. Çünkü HDP zaten bugüne kadar ülkenin çıkarını, onurunu ve huzurunu ilgilendiren konularda hep gâvurca ve düşmanca bir tavır takınıyordu.

Uzman Tarihçiler de, Almanları ve yandaşlarını yalanlıyordu!

Tarihçi İlber Ortaylı: “İddialar asla doğru değildir. Gaz odası Alman kimya endüstrisinin icadı ve mühendisliğidir. O süreçte Türklerin yapacağı ve uygulayacağı bir şey değildir. O da ikinci (dünya) harpte yapılmış ve yaşanmış bir hadisedir. Birinci harpte kimsenin yapacağı bir şey değildir.” diyordu.

Tarihçi Sinan Meydan: “Belgeselde gösterilen belgeler Cumhurbaşkanlığı arşivlerinde açık duruyor, gizli de değil. Ben bunları 2013 yılında El Cevap adlı kitabımda yayınladım. Türkiye 2. Dünya Savaşı’na giderken düşmanın silahları ile silahlanmak istiyor. Sadece Almanya’dan değil 1938 yılında İngiltere’den de gaz istiyor. Ama bunların geldiğine yönelik bir belge bulunmuyor. Almanlar, algı yönetiyorlar “istendiyse alınmıştır, alındıysa kullanılmıştır” mantığıyla gerçekleri çarpıtıyorlar. Bu gazların Doğu’da Kürtlere karşı ve Dersim olaylarında Alevilere karşı kullanıldığına dair hiçbir rapor, belge, fotoğraf yoktur.” diyerek kestirip atıyordu.

Ama Yurt Gazetesi başyazarı İsmet Orhan Şeytanları bile şaşırtan bir şarlatanlık sergiliyor; Alman Televizyonunun bu küstahlığının suçunu, İslam’a, Müslümanlara ve Almanya’ya gönderilen öğretmen ve imamlara yıkmaya çalışıyordu!

İsmet Orhan bu densiz ve dengesiz tavrıyla, Alman ARD Televizyonunun gâvurluk damarıyla giriştiği; Türkiye’de Alevi-Sünni kutuplaşmasını kışkırtıcı amaçlarına hizmet ediyor ve onlardan daha aşağı ve bayağı bir duruma düşüyordu; ve anlaşılan Allah’tan belasını arıyordu!..

Oysa bu temelsiz, talihsiz ve terbiyesiz tavır, halkı İslam ve Müslümanlar aleyhine kin ve nefretle tahriktir ve fiilen provokatörlüktür. Bu tavır; vatandaşı olduğu devlete, Millete ve ülkeye kasıtlı ve hesaplı bir düşmanlık ve nankörlüktür. Bu her bahane ile İslam düşmanlığını açığa vurma; aslında Atatürk ve Atatürkçülüğe de en büyük kötülüktür; çünkü bu yanlış ve ahlâksız yaklaşım, inanan kesimleri küstürür ve ürkütür. Bir insanın Yahudi, Hristiyan, Budist ve Darwinist olması, onun aklı, vicdanı ve ayarıyla alâkalıdır. Ve bu tercihine saygı duyulur. Ve yine bir insan kendi düşünce yapısı ve bazı saplantıları nedeniyle İslam’a karşı ve gıcık tavırlı da olabilir, bu da kendisinin özel durumudur. Veya din istismarcılarına karşı duyarlı bir insan olabilir, doğrudur. Ama hiç kimsenin ikide bir İslam düşmanlığını açığa vurma, inananlara hakaret yağdırıp onları aşağılama ve her suçun sorumluluğunu onların sırtına yıkma hakkı yoktur… Bu açıkça ve alçakça; toplumda fitne, fesat çıkarmaktır, halk kesimlerini din ve mezhep farklılığı temelinde kin ve düşmanlığa tahrik suçudur!..

Ecevit dönemi DSP Ankara Merkez İlçe Başkanı… Rahşan Hanımın Danışmanı… CHP’de Kültür Sanat ve Turizm alanında Sn. Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı… Ve de Yurt Gazetesi başyazarı olan İsmet Orhan’ın bu şımarık saldırganlığı; aynı zamanda mensubu olduğu parti, dernek ve gazetelerin de yanlış anlaşılmasına ve nefret toplamasına yol açtığını anlamamak, akla mantığa uygun düşmüyordu… Ya mensup olduğu gazete ve partiler de aynı görüşü paylaşıyordu. Ki biz buna inanmak istemiyoruz… Veya İsmet Orhan bu gazete ve kesimlere sızmış bir ajan rolü oynuyordu.

Hemen her yazısında; İslam’a, Müslümanlara ve İslami kurumlara çatmak ve çamur atmak için fırsat kollayan bu adamın haksızlık ve yanlışlıklarını hatırlatacak hiç kimse neden çıkmıyordu? Alman gâvurunun derdinin ve hedefinin; Milli birlik ve dirliğimizi bozmak, bu asılsız iddialarla Alevi-Sünni kamplaşmasını kızıştırmak ve ülke huzurumuza dinamit koymak olduğu zaten sırıtıyordu. Ve işte İsmet Orhan gibileri de bu provokatif fırsatçılıklarıyla aynı fesatlığa gönüllü ajanlık yapıyor ve katkı sunuyordu. Zerre kadar iz’an ve vicdanı olan söylesin; Alman ARD Televizyonunun Atatürk’e iftirası üzerine hiçbir alâkası olmadığı halde, Almanya’daki gurbetçi çocuklarımıza Milli kimliğini ve manevi-ahlâki-imani değerlerini öğretmek üzere devletin seçerek gönderdiği fedakâr öğretmenlerimize ve cefakâr din görevlilerimize saldırmak ve suçu onların sırtına yıkmak nasıl bir mantık marazını ve şeytanlık garazını yansıtıyordu? Yoksa bu İsmet Orhan gibileri bizzat AKP iktidarının kiraladığı gizli provokatör ajanlar mı oluyordu? Çünkü bu talihsiz yazıları okuyan, bu temelsiz yaklaşımlara şahit olan ve az buçuk dini ve milli duyarlılık taşıyan insanların CHP ve türevi partilerden kaçıp AKP gibi din istismarcılarının tuzağına kapılması kaçınılmaz oluyordu!

İsmet Orhan gibileri, AKP’ye bu dolaylı desteği; belki de parasız, karşılıksız ve ideolojik saplantıların hatırına yapmaktalardı!

Çünkü yandaş oldukları ve danışmanlık yaptıkları CHP zihniyeti, tek başına iktidar olsaydı bile:

• AKP iktidarının ve Erdoğan’ın yaptığı(!), “zinayı suç olmaktan ve ceza almaktan çıkarmayı” başaramazlardı

• Kendileri; aile yuvamızı ve ahlâki yapımızı temelinden sarsacak 6284 sayılı “kadına şiddeti önleme” kılıflı, eşcinselliğin ve cinsi serbestliğin her türlüsünü meşrulaştıran İstanbul sözleşmesini tek başlarına imzalayamazlardı. Ama dindar AKP ve kahraman Erdoğan sayesinde AKP+CHP+MHP+İP ve HDP hep birlikte ve tartışmasız bir gece oturumuyla bu mel’anet ve rezalet belgesini Meclis'ten geçirip kanunlaştırmışlardı.

CHP tek başına iktidar olsaydı; Avrupa Konseyinin talimatla dayattığı, Anayasamıza, genel ahlâkımıza ve milli çıkarlarımıza aykırı Haçlı tuzağı ve ahlâk yozlaştırıcı bütün kanunları, AKP gibi pervasızca çıkaramaz ve Meclis'i bir “AB noteri” konumuna sokamazlardı. Acaba, Erdoğan iktidarına dolaylı minnet borcunuzu ödemek ve dindar halkımızı AKP’ye yönlendirmek için mi böyle davranılmakta; şuursuz ve sorumsuz bir tavırla her fırsatta Müslümanlara saldırılmaktaydı? Bütün bunlar şuursuzca yapılıyorsa ahmaklık, yok bilerek yapılıyorsa alçaklıktı!..

• Kendileri, yani CHP zihniyeti iktidar olsaydı; NATO’ya sadakat hatırına, Haçlı gâvurlarla birlikte Libya’ya saldıramazlardı ve son Londra zirvesinde PYD’yi terör şebekesi değil “dost birlikleri” sayan NATO aşkına, Baltık ülkelerin de Rusya’ya karşı ortak savunma kapsamına alınmasını sağlayamazlardı!..

Sonuç olarak; Aziz Milletimize, bizi Millet yapan değerlerimize, Milli birlik ve dirliğimize zarar verecek, hesaplı ve kasıtlı girişimler, önce sahiplerinin başını yakacaktır!..

Celal Şengör bunağının Azerbaycan’daki “En cahil Türkler, Müslüman Türklerdir. Türkleri geri koyan İslam Dinidir…” zırvaları da aynı sapkın kafaların bir küstahlığıdır. Acaba Prof. yaftalı cahil ve hain takımı, bu cesareti nereden almaktadır? Aslında bunlara “siz haddinizi aşıp bu tür zırvalarla uğraşacağınıza, kendi itirafınızla, uzmanı olduğunuz ‘insan dışkısı yeme!’ üzerinde yoğunlaşmalısınız!..” demenin tam da zamanıdır…

 


Bu makaleyi sesli olarak dinleyebilirsiniz:

 

 


[1] 07 Aralık 2019


Bu yazarin diger makaleleri

Ey AKP Yetkilileri ve Fetvacı Kesimleri; SİZİ NASIL BİR AKIBET VE AHİRET BEKLEMEKTEDİR?
  “Ey İman Edenler, (görünüşte değil gerçekten) iman edin; ALLAH’a; (her...
Devami
SP'ye Biçtikleri Misyon: AKP'YE ANTRENÖR VE YEDEK LASTİK
Vakit ve Yeni Şafakçı Numan Bey Şakşakçılarının, SP'ye Biçtikleri Misyon:...
Devami
AKP'Yİ KAPATMA DAVASI VE MASONİK CEPHENİN TELAŞI
Aynı anayasayla, aynı kanunlarla, aynı hukuk nizamıyla ve aynı iddialarla...
Devami
ERBAKAN'IN AÇILIMI: HİDAYET, FERASET VE DİRAYET
  Tercüman'dan Behiç Kılıç, Erbakan Hoca'yla yaptığı bir röportajdan şu...
Devami
Emine Şenlikoğlu’nun Tutarsızlığı ve AKP’NİN KİRLİ BAĞLANTILARI!
25 Mart 2017 tarihinde Konya’daki “3. Dünya savaşı Hazırlıkları ve...
Devami
ASİLTÜRK’ÜN ERDOĞAN’LA MGV PAZARLIĞI VE HOCA’NIN BOSNA YARDIMI BASIN TOPLANTISI
Basına yansıyan bilgilere göre Saadet Partisindeki ‘ak saçlılar’ yani eski...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 479

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR