YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69ce33a9bed60
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 1 7
Bugün : 12821
Dün : 56643
Bu ay : 69464
Geçen ay : 1803365
Toplam : 52214522
IP'niz : 216.73.216.113

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Baba Bush zamanlarında; uyuşturucu ticareti gibi yasadışı yollarla beslenen ve dolayısı ile Kongrelerin denetiminden uzak "kara deliklerden" finanse edilen "Komunizme Karşı Savaş" operasyonunun merkezinde; aralarında İngiliz, İsrail, Danimarkalı ve TÜRK üst düzey istihbarat temsilcilerinin de bulunduğu; üst düzey bir uluslararası istihbarat örgütünün varlığına dair bir ipucuna ulaştık.

CIA'in merkezinde olduğu uyuşturucu ticaretinin ABD'deki ayağının aslında uyuşturucu piyasasında değil; "mortgage piyasasında" son bulduğu idi.

 

 

İçinde Nixon'lardan, Baba Bush'lara, o zamanlar Arkansas Valisi olan Clinton'dan, Noriega'ya (Güney Amerika'dan gelen uyuşturucunun ana giriş noktasının Arkansas olması nedeniyle; Arkansas ABD içindeki "muz cumhuriyeti" olarak adlandırılmaktadır); Pentagon'dan, güya "uyuşturucu savaşı veren" Narkotik Birimlerine kadar her yeri kaplayan ve kirli işlerini askeri özel birliklerle, CIA'in "kovboy" olarak adlandırılan "paramiliter" ekiplerine yaptıran bir şebekenin yürüttüğü bir operasyon.

Kısaca özetlemek gerekirse; Güney Amerika'dan ABD'ye özel uçaklarla koli koli getirilen uyuşturucu mafya kartelleri üzerinden sokaklara salınıyor ve bu uyuşturucu geliri ile Güney Amerika'daki kirli savaş finanse ediliyordu.

ABD'de elde edilen gelir ise; bankalar ve "mortgage pazarlayan inşaat şirketleri" üzerinden aklanıyordu.

CIA tarafından kurulan paravan inşaat şirketlerine bankalar tarafından verilen krediler; bu kredileri vatandaşa mortgage olarak pazarlayan inşaat şirketleri… Dikkat edersiniz buradaki zincirde…

1- Bankalara

2- İnşaat şirketlerine ve tabi ev alıyorum diye sevinen kitlelere ihtiyacınız var.

Bakın size bir başka hikaye anlatıyım…

1996 yıllarında ABD'de; CIA'in ana uyuşturucu dağıtım alanı olarak kullandığı Los Angeles'ta yapılan bir araştırma çok ilginç bir sonuç ortaya çıkarıyor:

Bu dönemlerde; çoğunlukla orta sınıf siyahların yaşadığı bölgelerde "mortgage" sistemi üzerinden ev alanların evlerini bırakmak zorunda kaldıkları gözleniyor.

Neden mi? Çünkü bu tür mahallerde birden çete çatışmaları, uyuşturucu satışı, ölümler, soygunlar, kapkaçlar artıyor ve insanlar almak için 100.000$ borç aldıkları evlerinden taşınmak zorunda kaldıklarında; kötüleşen şartlar nedeniyle evlerinin değerinin 40.000$'lara düştüğünü görüyorlar.

Yapılan çalışma; Mortgage'la ev alan orta sınıf ailelerin bulunduğu alanlarla; uyuşturucu trafiğinin patladığı alanlar arasındaki net bağlantıyı açıkça ortaya koyuyor. (Ayrıntıları merak edenler; University of Michigan'dan John Metzger'in çalışmalarına bakabilirler)

Araştırma aynı zamanda; söz konusu uyuşturucu furyası sonrasında birilerinin gelip evleri kelepir fiyatına kapattığını gösteriyor.

Bu açı; son zamanlarda yurda salınan ve uluslararası bankalar üzerinden finanse edilen "mortgage" furyasını çok farklı bir şekilde ele almamızı şart koşuyor.

Bu furyanın ne kadarının gerçekten "konut edindirme", ne kadarının "para aklama", "para aklarken toplumları dönüştürme", "para aklarken kirli savaş finanse etme" operasyonu olduğunun ortaya konulması lazım. Çünkü biliyoruz ki; bu operasyonun daha önce bir örneği mevcut.

Hem de ABD topraklarında. Hem de Baba Bush'un yine görevde olduğu bir dönemde.

Türkiye ile ilginç bir paralellik arzeden bir başka hikaye ile yazımızı renklendirelim: Operasyonun Adı : "Superbanknotlar" 1960'ların başında CIA; İran şahına, gerçeğinden ayırtedilemeyecek kadar iyi 100$ basabilen özel cihazlar ve malzemeler(mürekkep, kağıt, v.s.) veriyor. Bunların arasında ABD banknotlarının basımında kullanılan bir intaglio baskı makinası da bulunuyor. Bu makinanın özelliği; paranın üzerindeki kabartı baskıyı istenilen kalitede gerçekleştirebilmesi.

Şahın İran'dan kaçması üzerine ülkede kalan bu makinaların İran'ın bugün Kuzey Kore ile birlikte dünyada en kaliteli sahte ABD doları basan ülke olmasındaki payı ortada.

"Süperbanknotlar" operasyonu ise Humeyni, Baba Bush ve Noriega arasında ilginç bir işbirliğine dayanıyor.

Colombia'lı kokain kralı Pablo Escobar'ın "Banco Nacional de Panama"'ya yatırılan 8 milyar dolarının yarısı uçaklarla İran'a taşınıp; bu 4 milyar dolar; her 1 gerçek banknota karşılık 2 sahte banknotla değiş tokuş edilip, sahte "Süperbanknotlardan" oluşan 8 milyar dolar olarak tekrar Panama'ya geri getiriliyor.

İran'a giden gerçek 4 milyar dolar; CIA'in İran'a gizlice sattığı silah ve silah malzemeleri üzerinden ABD'ye geri kazandırılıyor.

Escobar'ın 8 milyar dolarlık; yarısı İran'a giden gerçek dolarlardan oluşan parasının diğer yarısı ise; Guyana'nın ilk "demokratik" liderinin torunu olan Nana De Busia üzerinden, aralarında Vatikan bankasının da bulunduğu çeşitli bankalar üzerinden aklanıyor.

Bütün bu operasyonlar; o sıralar başkan yardımcısı olan George Bush ile CIA William Casey'in bilgisi ve onayı ile gerçekleşiyor.

Bu operasyonda yeralan;

1-Pablo Escobar; 1989 yılında kendisinin merkezine oturtulduğu "Uyuşturucuya Karşı Savaş" seferberliği sonucu kaçak yaşamaya başlıyor ve 1993 yılında polis tarafından vurularak öldürülüyor. Sahte paralarla değiştirilen 8 milyar dolarına hiç bir zaman ulaşma şansı olmuyor. Escobar'ın öldürülmesi ile Kolombiya kaynaklı uyuşturucu trafiğinde ciddi bir artış yaşanıyor.

2-Nana De Busia; 32 banka yolsuzluğu ile suçlanarak, sessizleştirildi.

3-Noriega; 1989 yılında ABD'nin Panama'ya işgali sırasında yakalanarak, bir daha asla çıkamayacağı bir hapse sokuldu.

4-William Casey; Kontra skandalı ile ilgili soruları cevaplandıracağı Senato oturumundan günler önce beyin tümörü yüzünden hayatını kaybetti.

ABD'deki "mortgage" operasyonunu hikayesinin, mevcut "mortgage" furyası ile olası/teorik bağlantısını kurmak çok zor değil.

Peki yukarıdaki "Superbanknotlar" hikayesini nereye bağlayacak diye düşünüyorsunuz…

Aslında bu aşamada bağlamak için çok erken ama yine de düşünsel bir "post-it" olarak bir köşeye iliştirmenizde fayda var: Geçenlerde Ankara polisi İstanbul'da gerçekleştirdiği; bu ana kadar alanında yapılan en büyük operasyonla, "Türkiye'nin en büyük sahte para basım şebekesini" ortaya çıkardı.

Sahte paraların mor ışıkta dahi gerçeğinden ayırt edilemediği kadar iyi basım gerçekleştiren bu şebekenin piyasaya günde 50 bin YTL ve 100 bin ABD Doları sürdüğü tespit edildi.

Bu operasyon 9 Aralık'ta gerçekleşti.

Tam beş gün sonra önce FBI, sonra CIA başkanı, ayrı ayrı; hayli ani olduğu izlenimi edindiğimiz iki ziyaret gerçekleştirdi.

CIA Başkanı'nın ziyareti sırasında; MİT'in CIA Başkanı'nın güzergâhı ve takvimini Emniyet'ten bile saklaması; Türkiye'nin kurumlar arası rekabet senaryoları açısından bile hayli manidar bir tabloydu.

MİT; Bir gün önce FBI Başkanı'nın ziyaret ettiği Ankara Emniyet'inden; CIA Başkanı'nı niye böyle köşe bucak kaçırdı?

Bu soruları paranoyak bulabilirsiniz.

Sizi suçlayamam.

Siz de bizi; medyaya çarşaf çarşaf serilen "FBI-CIA ve El-Kaide, PKK, İran operasyonu için geldi" cümlesinin ötesinde bir alternatif bakış açısı getirdik diye bizi suçlamayın.

Sadece sorgulayın; Tarihi; yasadışı ve karanlık yollardan, kirli savaşlar finanse etmekle geçen ABD'nin merkezinde bulunduğu küresel çete; Yeni Savaş'ının kirli yöntemlerini finanse etmek için "kara bütçelerini" sizce nasıl oluşturuyor ve Türkiye gibi bir ülke bu operasyonlar için nasıl bir zemin teşkil ediyor? Kongresine hesap vermeden kirli savaş yürütmek zorunda olan CIA'in finansman ihtiyaçları ile; IMF'ye hesap vermeden ekonomiye para sokma, çarkları döndürme ihtiyacı olanların; çıkarları nerede birleşiyor?

Bu arada unuttum sanmayın…

Aralarında üst düzey istihbari yetkililerin de bulunduğu; uluslararası operatif/istihbari konseyi sonraki yazılarda daha ayrıntılı ele alacağım.

Yalnız kendi araştırmanızı yapasınız diye size bir kilit kelime vereyim:

Pegasus…

Hayır hayır…

Sabiha Gökçen'den faaliyet gösteren özel havayolu Pegasus değil…

Sabiha Gökçen'e sürekli uçak indirip kaldıran CIA'in seçtiği kod adı Pegasus…[1]


[1] http://www.acıkistihbarat.com/ / Behiç Gürcihan

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Selman YÜCEL

Selman YÜCEL

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...