YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6980c31c7a951
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 9 5
Bugün : 30731
Dün : 57744
Bu ay : 88475
Geçen ay : 1625042
Toplam : 48791788
IP'niz : 216.73.216.146

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Adnan Menderes’in ve Turgut Özal’ın akıbeti RTE ve AKP’lileri bekliyor!

Korkut Özal, RTE’nin bir suikasta uğrayabileceğini ileri sürmüş ve Milli Derin Devleti ima ederek “Özal’ı öldürenler, RTE’yi de öldürebilir” demişti. Bu ifadeler milletimize ve ülke menfaatimize hıyanet pahasına İsrail’e hizmet veren ve Türkiye’ye davet edip, asla hakları ve hadleri bulunmadığı halde Büyük Millet Meclisimizde, milletvekillerine talimatlarını dinleten Menderes’in ve varislerinin acı akıbetini sezmiş olmanın endişesiydi.

Önce, Türkiye’yi yönetme iddiasında bulunan herkesin bilmesi gereken ABD, AB ve İsrail’le ilgili siyasi, stratejik bazı gerçekleri hatırlamamız gerekir.

1- ABD, İsrail, AB ve bazı komşu ülkelerimiz Türkiye’nin bağımsız ya da önemli ölçüde bağımsız bir ülke olmasından kesinlikle rahatsızlık içindedir.

2- Türkiye bölünmelidir. Hem etnik, hem dini, hem coğrafi anlamda Türkiye bölünmeden yukarıda saydığımız ülkeler rahat etmeyeceklerdir.

3- Türkiye’nin Ortadoğu, Kafkasya, Karadeniz, Balkanlar ve Avrupa’ya yönelik milli ve dinamik yaklaşımları Batı için bir tehdittir!

4- Batı, Türkiye’yi Doğu’ya ulaşmasının önünde önemli bir engel olarak görmektedir.

5- Türkiye’nin Ege ve Balkan politikası, Batı’yı sürekli rahatsız edecektir.

6- Batı (başta ABD, İngiltere, İsrail, Almanya ve Fransa) Türkiye’nin yönetimine ve kararlarına daima ortak olmak istemiştir.

7- Yukarıda adı geçen ülkeler, Türkiye’de Batı’nın her dediğine “evet” diyen, (aralardaki “Batı, kim oluyormuş” çıkışlarına kanmayın.) zayıf askeri ve siyasi yapıyı ülkemizde kurma gayretindedir.

8- Batı, Türkiye’den tarihin rövanşını almak    niyetindedir.

9- Avrupalılar Müslüman Türkleri hiçbir şekilde istememektedir.

10- AB, ABD ve İsrail; Türk gücünü ve nüfuzunu engellemeye yemin etmiştir.

11-Avrupa’ya şu anda doğudan tek tehdit vardır: (SSCB’nin ortadan kalkmasından sonra) O da Türkiye’dir..

12- AB Türkiye’yi bir yük ve ABD ajanı olarak görmektedir.

13- ABD’de Türkiye’ye siyasal ye askeri bir uşak muamelesi yürütmektedir.

14- AB, ABD ve İsrail, PKK’yı. Türkiye’yi bölmek için desteklemektedir. Daha sonra Kürtleri daha küçük parçalara ayırıp yok edeceklerdir.

Ermenilerin, Balkan ve Doğu Avrupa’daki Hıristiyan kesimlerin Osmanlı’daki imtiyazlı ve huzurlu varlığı ve Türklere bağlılığı Batı’yı hep rahatsız etmiştir. Ermeniler, bu oyuna kanmış ve perişan edilmiştir.

Bütün bu nedenlerden dolayı diyoruz ki; Menderes’in akıbeti  varislerini de beklemektedir. Çünkü İsrail’e hizmetle, İslam’a ve insanlığa hıyanet, aynı şeydir ve bunun faturası çok acı ve ağır ödenmektedir.

İncirlik üssü ile Guantanamo arasında 24 sefer yapılıyor

ABD’nin Merkezi Haber alma Teşkilatı CIA tarafından yasa dışı yollardan tutsak alınan veya kaçırılan kişilerin Guantanamo’da bulunan ABD’nin üssüne taşındığı iddialarını araştıran İspanya’daki Ulusal Mahkeme’ye sunulan İspanyol havacılık merkezinin kayıtlarına göre, 2002-2007 yılları arasında İncirlik Üssü ile Guantanamo arasında toplam 24 sefer yapıldığı belirtildi.  İspanya Bayındırlık Bakanlığına bağlı İspanyol Havaalanları ve Havacılık Merkezi’nin (AENA) Ulusal Mahkeme’ye sunduğu ve El Pais gazetesinde yayımlanan raporda, 2002-2007 arasında İspanyol hava sahası kullanılarak İncirlik-Guantanamo arasında toplam 24 uçuş yapıldığı bildirildi.

AENA’nın kayıtlarına göre, İncirlik-Guantanamo arasında ilk sefer 2 Mayıs 2002’de, son sefer ise 18 Kasım 2006 tarihinde Guantanamo’dan kalkıp Sigonella (İtalya) aktarmalı olarak İncirlik’e gelen uçakla yapıldı. 2002’den bu yana İncirlik’ten Guantanamo’ya 8, Guantanamo’dan İncirlik’e 16 uçak seferi yapıldığı öne sürülüyor.

İspanya’daki Ulusal Mahkeme, CIA’nin Guantanamo’ya yaptığı uçuşlarda Mallorca havaalanını da kullandığının ortaya çıkmasından sonra Mallorcalı bir grup vatandaşın suç duyurusu üzerine başlattığı soruşturmayı 3 yıldır sürdürüyor.

El Pais gazetesi, AENA’nın kayıtlarında CIA’nin Guantanamo’ya yasa dışı tutsak taşırken Aznar hükümeti zamanında 22, Zapatero hükümeti zamanında da 25 kez İspanyol askeri havaalanlarını kullandığını yazdı.

İspanyol Meclisi’nde 2005 Kasım ayında yapılan CIA’nin yasa dışı uçuşlarıyla ilgili oturumu hatırlatan gazete, Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos’un CIA’nin İspanyol havaalanlarını kullandığı iddialarını yalanlarken, AENA’nın kayıtlarından haberdar olmadığını ileri sürdü.

Peres ve Abbas, Annapolis’in temellerini Türkiye’de atıyor

Annapolis Konferansı’na katılım konusunda Türkiye’nin diğer İslam ülkelerinin önünü açması isteniyor. İlk kez bir Siyonist Cumhurbaşkanını, halkı Müslüman bir ülkenin parlamentosuna çıkardılar. Önce Şimon Peres, ardından Mahmud Abbas, TBMM’ye hitap ettiler. Peres, böylece bir Müslüman ülke parlamentosunda konuşan ilk İsrail Cumhurbaşkanı, Filistin lideri Abbas da Türkiye parlamentosunda konuşan ilk Filistin Devlet Başkanı oldular.

İsrail’in eli kanlı Başbakanı Ehud Olmert ise Peres’in Türkiye ziyaretini “tarihi” olarak nitelendirip Peres’in Türkiye parlamentosunda konuşmak için davet edilmesini de “olağanüstü bir olay” olarak duyurdular.

Siyonistler İran’a karşı Türkiye’ye sarılıyor

Peres de Türkiye’nin “barış” sürecinde birinci sırada rol oynayabileceğini kaydederek, “Türkiye’nin ılımlı ve demokratik yapısının, İran ile özdeşleşen aşırı dinci İslam’a karşı bir denge gücü olabileceğini” ifadesini kullanmış ve “Eğer Türkiye’nin tarzı kazanırsa hepimiz kazanırız: Müslümanlar, Araplar ve İsrailliler” demişti. Peres, Türkiye’nin tüm İslam dünyası içinde örnek bir ülke olduğunu defalarca vurgulamıştı.

Terör devleti, 2 Filistinli milletvekilini daha kaçırıyor

İsrail işgal güçleri, Filistin parlamentosu üyesi Meryem Salih ve Şeyh Halit Tafeş’in evlerine baskın düzenleyerek onları bilinmeyen bir yere götürdü.

55 yaşındaki Meryem Salih’in ailesi, evlerine baskın düzenleyen işgal güçlerinin aileyi iki saat süreyle bir odaya tıktıklarını ve her yanını aradıkları evin altını üstüne getirdiklerini bildirdi.

Filistin Enformasyon Merkezi’nin sitesinde yer alan habere göre, işgal güçlerinin Dr. Meryem Salih’in 33 yaşındaki engelli oğluna saldırı girişiminde bulunduklarını belirten ailesi, askerlerin Salih’in kocasının İsrail polis merkezine gelmesini belirten bir tebliğ bıraktıklarını ifade etti. İşgal güçleri, geçtiğimiz Eylül ayının 26’sında Meryem Salih’in evine baskın düzenleyerek gazeteci olan oğlu Abdurrahman Musallih’i kaçırmıştı.

Öte yandan Batı Yaka milletvekillerinden Halit Tafeş’in evine de baskın düzenleyen işgal güçlerinin, Tafeş’i yakalayarak meçhul bir yere götürdükleri bildirildi. Tafeş daha önce işgal güçleri tarafından tutuklanarak Ofir Cezaevi’ne konmuş ve senelerce hapis yatmıştı. Tafeş, hapishanede tutsak olduğu sırada Filistin meclisine milletvekili olarak seçilmiş ve cezasının dolması üzerine hapishaneden çıkmıştı.

İsrail işgal güçleri, Filistin’de geçtiğimiz sene yapılan parlamento seçimlerinin ardından başta Parlamento Başkanı Aziz Duveyk olmak üzere Hamas üyesi 44 Filistinli vekili kaçırarak çeşitli gerekçelerle mahkûm etmişti. Bu son tutuklamalarla birlikte Filistin’de tutsak vekil sayısı 46’ya çıktı.

Saadet Partisi’nden Şimon Peres’e tepki yükseliyor

İsrail terörist bir devlettir

Saadet Partisi, İsrail Cumhurbaşkanı Peres’in Türkiye’ye davet edilmesi ve TBMM’de konuşma yaptırılmasını tarihi bir hata olarak nitelendirdi.

“İsrail terörist bir devlettir” diyen SP yetkilileri: ellerinden Müslüman kanı akan Siyonistlerin Türkiye’ye davet edilmesinin ve Meclis’te konuşturulmasının büyük bir gaflet olduğunu vurguladı.

Yapılan yazılı açıklamada “İsrail terörist bir devlettir. Filistin halkına yıllardan beri en ağır ve haksız muameleleri yapmakta, zulmüne ve baskısına devam etmektedir. İnsan hakları çiğnenmekte, suçsuz, günahsız sivil halk yaşlı, çocuk demeden pervasızca katledilmektedir. İsrail’in yaptığı soykırımdır. TBMM dualarla açılmış, milletimizin inancının, bağımsızlığının simgesi olmuş mukaddes bir ocaktır, burada İsrail Cumhurbaşkanı’nın yeri olmamalıdır. İsrail’i tanıyan ilk Müslüman ülke maalesef Türkiye olmuştur. Şimdi de ikinci bir tarihi hata yapılarak ilk defa Müslüman ülke parlamentosunda İsrail Cumhurbaşkanı konuşma yapmaktadır. Bununla Türkiye hiçbir şey kazanmayacaktır. Bütün bu uygulamalar İsrail’in çıkarlarına hizmet edecektir. Peres’in ziyareti büyük İsrail projesi yolunda atılmış önemli bir adım olarak anılacaktır” denildi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın, Şimon Peres’le birlikte davet edilmesini de Türkiye’nin uyguladığı idareyi maslahatçı politikanın yeni bir örneği olarak değerlendiren SP, “Bu politikalarla Ortadoğu’ya barışın gelmediğini 50 yıllık tecrübe göstermektedir. Yapılacak iş İsrail’i zulmünden, haksızlığından ve işgalden vazgeçirmek için gereken baskıyı uygulamaktır” görüşünü dile getirdi.

İsrail ile sarmaş dolaş olmak, kendi idam fermanını imzalamak anlamına geliyor

Milletimizin ABD’den daha fazla nefret ettiği, eli kanlı bir teokratik devletle samimi bir dost olmak…

Hem de Şimon Perez’e “TBMM’mizde, en fazla müsaadeye mazhar devletlerin başkanına gösterilecek yakınlığı göstermek, ona Meclisimizde konuşma hakkı tanımak.

Yani halkımızın deyimiyle herkese “yaşa ki neler gele başa” ya da “Daha neler? Buda mı başımıza gelecekti? dedirtecek tarihi bir hatadır.

Belli ki AKP’nin, ileriye dönük, asırların ötesine uzanan bir dış politika planlaması bulunmamaktadır.

“Laisse Fer, Laisse Pase” yani, “bırakınız ne yaparlarsa yapsınlar” kuralını uygulamaktadır.

Şimdi cevapsız kalacak sorulara geçelim:

1- İsrail, Türkiye’yi de içine alan, Arz-ı Mev’ud bölgesini (yani Fırat ve Nil vadilerini içine alan sahayı ele geçirmekten (istilâ etmekten) vazgeçti mi? Hayır.

2- Sabra-Şatilla’da bir kaç bin Müslüman’ı, gözünü kırpmadan katleden ve dünya kamuoyunun inadına özür bile dilemeyen bu İsrail değil mi? Evet.

3- Hâlâ sebepsiz yere, Filistin’de, Gazze’de su gibi Müslüman kanı akıtmaya devam eden ve bundan sadist bir zevk duyan İsrail liderleri değil mi? Evet.

4- Kuzey Kore ve İran belki nükleer silâh yapar iddiasını, ABD ile birlikte öne sürerek, ABD ile birlikte İran’a saldırmaya hazırlanan İsrail-ABD ikilisi değil mi? Evet.

5- Böyle davrandığı halde, ABD’den sonra, gizlice kuralları çiğneyerek, nükleer bomba stoku yapan ülke İsrail değil mi? Evet. “Hem de kimseye hesap vermeden…”

6- Ülkemizi bölmek için ABD ile işbirliği halinde, Kuzey Irak’ta Barzani’ye korsan bir devlet kurduran ve bu devletin peşmergelerini bize karşı eğiten İsrail değil mi? Evet, evet, evet…

Bu kadar sabıkalı, bu kadar acımasız, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı’nın verdiği kararları hiçe sayan başka bir ülke var mı? Hayır yok.

Bütün bunlara başka sabıkalar da eklenebilir.

Peki öyleyse, niçin milletimizin büyük çoğunluğunun, istenmeyen devlet saydığı İsrail ile AKP el sıkışıyor, TBMM’nin çatısı altında milletin inadına inadına, İsrail’in Cumhurbaşkanını baş tacı yapıyor ve konuşma hakkı veriyor?

Bu davranış her şeyden önce, yaratılışımızda mevcut, hak, adalet, insaf, vicdan hasletleriyle bağdaşmıyor, bu kavramlara ters düşüyor.

Bu ve buna benzer zigzaglar bırakınız İslâm ülkelerini; olayları tarafsız açıdan izleyen devletlerin bütün siyasileri ve devlet adamları indinde, devletimize karşı olan itimadı ortadan kaldırıyor, prestijimizi itibarımızı büyük ölçüde zedeliyor.

Üstelik, şu önümüzdeki haftalarda İran’ı vurmaya hazırlanan ABD-İsrail ikilisine Türkiye’nin de üçüncü mütecaviz ülke olarak katılacağı izlenimini uyandırıyor.

“Eli kanlı katil, barış elçisi ilan ediliyor”

“Ve ne gariptir ki, tüm bu zulümlerin, insanlık dışı suçların uygulayıcısı İsrail isimli çetenin reisi Türkiye’de ‘barışçı devlet adamı’ sıfatıyla ağırlanıyor! Medyada Siyonist propaganda amaçlı haberlere, söyleşilere konuk oluyor. Bir üniversitede kendisine fahri doktora unvanı veriliyor. Ve devamında Türkiye Meclisi’nde milletvekillerine hitap etmesi planlanıyor. Bu tablo adaletin ve insanlığın güç olgusu ve emperyalist-Siyonist tahakküm karşısında ne kadar boş ve değersiz hale düşürüldüğünün ispatıdır.”

“TBMM halkımızın alnına yeni bir leke sürmektedir”

“Bu Siyonist katili Türkiye’ye davet eden AKP hükümeti ve Genel Kurul’da ağırlamaya hazırlanan TBMM halkımızın alnına yeni bir leke sürmektedir. Peres’in TBMM’de konuşacak olması TBMM’nin geçen dönemine damgasını vuran Türkiye-İsrail Dostluk Grubu rezaletinin yeniden tazelenmesi demek olacaktır. Buradan Meclis’teki tüm partilere ve vekillere Siyonist çete reisinin Meclis’e davet edilmesini protesto etmeye ve bu çirkinliği boykota çağırıyoruz. Gün sahte barış mesajlarıyla, işgale ve katliama kılıf bulma gayretleriyle oyalanma günü değildir. Gün ABD destekli saldırganlık ve Mahmud Abbas önderliğinde palazlandırılmaya çalışılan işbirlikçilik suçuna katkı sağlamak onursuzluğunu değil, direnen Filistinli kardeşlerimizle dayanışmamızı ve Kudüs sorumluluğunu üstlenme günüdür”

İsrail heyeti geliyor’ diye Suriye programı yayından kaldırılıyor

İsrail heyeti için TRT’de sansür uygulanıyor

12 Kasım pazartesi günü TRT 1’de yayına konulması gereken Sınırlar Arasında Programı Suriye bölümü, TRT haber dairesince “Türkiye’yi ziyaret eden İsrail heyetini incitebileceği gerekçesiyle” yayından alındı.

Sınırlar Arasında programı yapımcısı ve sunucusu Banu Avar, ‘Artık programımın uyduruk gerekçelerle sansürlenmesinden bıktım. Birileri Ortadoğu üzerinde oyunlar oynuyor bizim de bunlara seyirci kalmamız bekleniyor’ şeklinde hayıflandı.

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in TOBB Üniversitesi’nde düzenlenecek olan bir program dolayısıyla sır şekilde Türkiye’yi ziyareti, TRT ekranlarında da “skandal bir sansüre” neden oldu. Yaptığı gezi belgesel programlarla TRT’nin en çok izlenen programları arasında yer alan Banu Avar’ın Sınırlar Arasında programı, Türkiye’yi ziyaret eden “İsrail heyetini incitebileceği gerekçesiyle” TRT Haber Dairesince yayından kaldırıldı.

Programın yayından kaldırıldığı bilgisi, Haber Program Müdürü Meryem Uysal tarafından ekibe bildirildi. Uysal,  programın, ‘Türkiye’yi ziyaret eden İsrail heyetini incitebileceği gerekçesiyle’ yayından kaldırılmasının uygun görüldüğünü bildirdi. Daha sonra bu söylem değiştirilerek, Sınırlar Arasında ekibine gerekçesiz olarak programın yayınlanamayacağı ve bu konuda bir gerekçe bildirilemeyeceği hatırlatıldı.

Sınırlar Arasında programı geçtiğimiz yıllarda da sık sık benzer sansürlemelerle karşı karşıya kalmıştı.

2005 Mart’ında yayınlanan Suriye programının büyük bir bölümü ‘İsrail’i üzer!’ gerekçesiyle sansürlenmiş; 2006 Mart’ında Filistin’le ilgili program yine sansüre uğramış, yayınlanan kısmı da İsrail büyükelçiliği tarafından şikayete uğramış ve tekrar yayını engellenmişti. 2006 Aralık ayında İsveç’in Nobeli adlı program da ‘İsveç’i üzer!’ gerekçesiyle tekrar yayından kaldırılmıştı. 2007 Eylül’de Hangi Avrupa adlı özel bölüm ‘Avrupalı dostlarımızı üzer!’ gerekçesiyle yayına konulmamıştı. Banu Avar, TRT tarafından bundan önce 5 kez yayın sansürüne uğramış ve bugüne kadar yayınlanan 75 programın çoğu, 3-10 dakika arası kesilerek yayınlanmıştı. Mayıs 2007’de habersizce yayından kaldırılan ve tekrar bölümleri de yasaklanan program, TRT yönetim kurulunun gayreti, baskı ve teşvikiyle tekrar yayına koydurulmuştu. Programının sansüre uğramasından çok üzgün olduğunu belirten Sınırlar Arasında programı sunucusu ve yapımcısı Banu Avar, “Artık programımızın uyduruk gerekçelerle sansürlenmesinden bıktım. Birileri Ortadoğu üzerine oyunlar oynuyor, bizim de bunlara seyirci kalmamız isteniyor. Böyle şey olmaz, olmamalı. Deniliyor ki, “Programını biraz daha yumuşat”. Neyi yumuşatalım? Biz gerçekleri ortaya koyuyoruz. Kaldı ki, Suriye dosyamızda, Ortadoğu üzerindeki İsrail etkisinden daha çok Amerika’nın etkisini ortaya koymaya çalıştık. Demek ki, bizim gördüklerimizi, birileri Türkiye kamuoyuyla paylaşmak istemiyorlar. Her şeyi içimize atarak, “Hık, mık” ederek, daha ne kadar dik bir duruş sergilediğimizi iddia edeceğiz?” dedi. “İsrail heyetini üzer” gerekçesiyle bir programın yayından kaldırılmasının, Türkiye’nin dış politikasındaki aczi ortaya koyup koymadığının sorgulanması gerektiğini kaydeden Banu Avar, “TRT bir kamu kurumudur ve kamuoyunu bilgilendirmesi gereken en önemli yayın organıdır. Bu yayın organının yayın politikasının bu şekilde belirlenmesi gerçekten üzücüdür” diye konuştu.

Meclis kürsüsünde bir Siyonist ne arıyor?

Kurulduğu günden bu yana Ortadoğu’daki kan ve gözyaşına neden olan İsrail Devleti’nin Cumhurbaşkanı Şimon Peres Türkiye’ye geldi. Bu ziyaret esnasında daha önce hiç gerçekleşmemiş bir olayda meydana geldi. İsrail Cumhurbaşkanı Peres, TBMM’de de bir konuşma yaptı. İsrailli bir Cumhurbaşkanı ilk kez Müslüman bir ülkenin millet meclisinde konuşma yaptı. Bu konuşma bu anlamda dikkat çekiyor.

ABD desteği ile, sahte barış tiyatrosu oynanıyor

Filistin’deki Müslüman halkın katledilmesinden sorumlu bir devletin Cumhurbaşkanı Şimon Peres Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün davetlisi olarak Ankara’da . ABD’nin desteklediği Annapolis Konferansı çalışmaları ve Ankara Forumu nedeniyle Ankara’ya gelen Peres, Türkiye’nin ev sahipliğinde  güya Filistin barışı için arayışta bulunacağı açıkladı. Cumhurbaşkanı Peres’in Türkiye’deki ziyaretinin ayrıntıları ise şöyle:

Bilkent’ten İsrailli’ye ödül yağıyor

Cumhurbaşkanı Peres, Ankara Esenboğa Havaalanı’na gelerek. Türkiye ziyaretinde ilk olarak Anıtkabir’i ziyaret eden ve saygı duruşunda bulunan. Peres Anıtkabir şeref defterine de duygu ve düşüncelerini aktararak imzaladı. Türkiye’nin en önemli üniversitelerinin başında gelen ve YÖK Eski Başkanı İhsan Doğramacı’nın kurduğu Bilkent Üniversitesi’nde de bir konferans veren Peres’e Bilkent Üniversitesi’nce de fahri doktora unvanı takdim edilmesi dikkat çeken ayrıntılar arasında yer alıyor.

Gül’ün tavrı, ayarını ortaya koyuyor

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in Türkiye ziyareti öncesi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den ilginç bir çıkış geldi. İsrail uçaklarının 6 Eylül’de Suriye üzerinden Türk hava sahasını ihlâlini değerlendiren Gül, bu konunun kapanmış bir mesele olduğunu söylemesi dikkat çekti. Peres’in ziyareti öncesi İsrailli bir gazeteye açıklamalarda bulunan Gül, “Dost bir ülkenin savaş uçaklarının gece yarısı hava sahanıza girdiğini görmek kolay bir şey değil. Geç de gelse, özür dilemeniz olumluydu” demesi ilginçti. Gül: “Gördüğümüz kadarıyla mesele kapandı ve bunun gelecekte tekrarlanmayacağını ümit ediyoruz” demişti.

Peres’in Türkiye ziyaretine değerlendiren İsrail Başbakanı Ehud Olmert ise ziyareti ‘tarihi’ olarak nitelendirmiş, Peres’in TBMM’de konuşmasını da ‘olağanüstü bir olay’ olarak değerlendirmişti.

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Mehmet DENİZ

Mehmet DENİZ

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...