YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e7e14b80dab
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 1
Bugün : 56473
Dün : 58085
Bu ay : 1215318
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53360376
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

İLAHİ İNAYET

        

Arz-ı cemal etti bana,

Gönlümü mesrur eyledi!

Bir tecelli yetti bana

Dost diye meşhur eyledi!

      

Hakk’tan gayrı görmez gözüm

Kıblegâhtan dönmez yüzüm

Hasretinden gülmez özüm

Hayrete mecbur eyledi!

      

Aşk oduyla daim yana

Buna nasıl can dayana?

Aldı gönlüm dosttan yana

Kulluğa mansur eyledi!

      

Hakikatten gafil iken

Şekavette sefil iken

Dalâlette cahil iken

Lütfedip mebrur eyledi!

      

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

Subscribe
Bildir
10 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Sorunların değil çözümün parçası olmak, ama Batılın değil Hakka tercüman olanın ( Milli Çözüm’ün) safında kalmak dünya ve ahirette İlahi İnayetin lütfedileceği gerçeği..!
Kainat ve bütün yaratılmışlar rabbimizin c.c. celal ve cemal sıfatlarının tezahür ve tecellisi olan gölge diyebileceğimiz veya görüntü diyebileceğimiz varlıklardır. Ve bu dünya Rahmani güçlerle şeytani güçlerin mücadele ortamıdır. Ve imtihanın sırrı da buradadır.. İnsandaki nefis şeytani dürtülerin, vicdan ise rahmani rüzgarların yellerin etki alanıdır.
[b]Arz-ı cemal etti bana,
Gönlümü mesrur eyledi!
Bir tecelli yetti bana
Dost diye meşhur eyledi![/b]
Rahmani duygularla şeytani duyguların çarpışmasıyla rahmani duygulara teslim olabilmek için, alemleri O’nun yüzüsuyu hürmetine yarattım dediği yeryüzündeki en büyük en yüce tecelliye sadakatle bende olmuş asrımızın hakka tercümanlığını yerine getiren Rehber şahsiyete tâbi ve taraf olmak İLAHİ İNAYETE mazhar kılınmada en büyük anahtar roldür… Günümüzde, Muhterem Ahmet Hocamızın da ifadeleriyle; hiç kimsenin ve hiçbir kesimin kınamasına ve saldırısına aldırmadan, gerçek İslam şuurunu ve örnek insanlık onurunu ve sorumluluğunu aşılamaya çalışan Milli Çözüm; Kur’ani kavramlarla çağdaş kurumları, İslami esaslarla insani ihtiyaçları kaynaştırma çabasındadır… Milli Görüş’le müspet milliyetçiliği, İslam’ın sosyal adaletiyle, cumhuriyetçi ve devrimci düşünceyi; akli, imani ve ahlâki prensipler etrafında kucaklaştırma amacıyla ilmi proje ve programlar hazırlamaktadır.Hakka ve Hayra; ancak Kur’an’ın ve Resulüllah’ın emrettiği ve Erbakan Hocamızın öğrettiği yol ve yöntemle ulaşılır!

[u][b]NİSA SURESİ 125. AYET[/b][/u]
İyilik yaparak vechini (yüzünü ve özünü) Allah’a teslim etmiş bulunan ve hanif (tertemiz Tevhid inancına sahip) olan İbrahim’in milletine uyandan daha güzel dinli (ve gerçek istikametli) kim vardır? Allah, İbrahim’i dost edinip (rızasına ve yakınlığına ulaştırmıştır).
KAYNAK: [url]www.mealikerim.com[/url]

[u][b]MÜCADELE SURESİ 21. AYET[/b][/u]
(Unutmayınız ki) Allah, “muhakkak Ben ve Elçilerim galip geleceğiz” diye yazmış (ve kararlaştırmış)tır. (Allah’ın partisi ve Kur’an’ın takipçisi olanlar mutlaka kazanacak ve başarıya ulaşacaklardır.) Gerçekten Allah, en büyük Kuvvet sahibidir, Güçlü ve Üstün olandır.

KAYNAK: [url]www.mealikerim.com/58/mucadele/21[/url]

Ya Rabbi ellerimizi tut, Ayaklarımızı ve kalbimizi dinin ve davan yolunda sabit tut Amin
Nûr 21
Ey iman edenler, (hiçbir konuda) şeytanın (sizi çirkefe ve felakete sürükleyecek) adımlarına tâbi olup (münafıkları takip etmeyin). Kim şeytanın adımlarına uyarsa, (bilsin ki) gerçekten o (şeytan edep ve erdeme aykırı) fuhşiyatı (cinsi sapkınlıkları ve çirkin utanmazlıkları) ve münkeratı (kötülük kaynaklı haksızlık ve ahlâksızlıkları dürtükleyip) emretmektedir. [b]Eğer Allah’ın üzerinizde fazlu inayeti ve rahmeti olmasaydı, sizden hiçbirinizin (ve özellikle iftiralara gereken tepkiyi göstermeyenlerin) ebedi olarak temize çıkması mümkün değildi. Ancak Allah, dilediğini (iyi niyetini ve meşru mazeretini bilip merhamet ettiklerini) temize çıkarır. Allah, İşitendir, Bilendir.[/b]

MAİDEYİ GÖRDÜKTEN SONRA…SAPANLARDAN ETME YA RABBİ…
5:110
Allah ise şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu’l-Kudüs (Hz. Cebrail) ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla (hikmetle ve düzgünce) konuşabildin. Sana Kitabı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğrettim. Hani o vakit Benim iznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş olup (uçuverirdi). Doğuştan kör olanı ve (deri hastalığı olan) alacalıyı iznimle iyileştirdin, (yine o süreçte) Benim iznimle (mucize olarak) ölüleri (geçici olarak diriltip, tekrar hayata) çıkarıverdin. Sen onlara (İsrailoğullarına) apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkâra sapanlar, “Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir” demişlerdi (de) İsrailoğullarını senden geri püskürtmüş, zararlarını defetmiştim.”

5:111
Hani o zaman (Hz. İsa’ya tâbi olan) Havarilere: “Bana ve Elçime iman edin” diye vahy (ilham) etmiştim de; onlar da: “İman ettik, gerçekten Müslümanlar olduğumuza Sen de şahit ol” demişlerdi.

5:112
Bir vakit Havariler: “Ey Meryem oğlu İsa, (kalbimiz mutmain olsun diye) Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi. O da: “Eğer (samimiyetle) inanmış (insan)larsanız (böyle mucizeler istemekten dolayı) Allah’tan korkup (haddinizi aşmaktan) sakının” demişti.

5:113
Bu sefer (Havariler): “Ondan yemek istiyoruz ki, kalplerimiz tatmin olsun, senin de gerçekten bize doğru söylediğini bilip (vesveseden kurtulalım) ve buna şahitlerden olalım” demişlerdi.

5:114
Meryem oğlu İsa: “Ey Rabbimiz (olan) Allah’ım! Bize gökten bir sofra (maide-faide) indir ki; öncemiz ve sonramız için bir bayram (şöleni) ve Senden de bir (mucize) belgesi olsun. Bizi (her türlü nimet ve faziletinle) rızıklandır, Sen rızık vericilerin en hayırlısısın” demişti. [Not: Maide; “Tepsi şeklindeki arz dairesi (ekvator) üzerinde, (yani yeryüzünde) Hakk davetimizin hâkimiyetiyle bizleri sevindirip şereflendir.” şeklinde bir teşbih ve temenni de olabilir.]

5:115
Allah (CC) şöyle buyurup: “Şüphesiz Ben bunu size indireceğim. (Ancak) Artık (bundan) sonra sizden kim inkâr (ve nankörlük) ederse, Ben onu, gerçekten âlemlerden hiç kimseyi azaplandırmayacağım bir azapla, azaplandırıp (cezalarını vereceğim)” diye (uyarıvermişti.)

5:116
Vakti (gelince) Allah: “Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, Allah’ı bırakarak beni ve annemi iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?” dediğinde (ise O şöyle yanıt verecektir:) “Seni tenzih ederim, hakkım (ve haddim) olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse zaten Sen onu mutlaka bilirdin. Sen bende (nefsimde ve içimde) olanı bilirsin, ama ben Sende olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri (gaybleri) çok iyi bilen Sensin Sen (Ey Rabbim).”

5:117
(Ya Rabbi!) “Ben onlara Senin bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) ‘Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ (dedim). Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahit idim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğinde (katına yükselttiğinde ise), üzerlerindeki ragib-devamlı gözetleyici Sendin. Sen her şeyin üzerine şahit (her an hazır ve nâzır) olansın.”

5:118
(Ya Rabbi!) “Eğer onları azaplandırırsan, şüphesiz onlar Senin kullarındır (her türlü takdir ve tasarruf Senin hakkındır); eğer onları (cehalet ve gafletleri dolayısıyla) bağışlarsan, şüphesiz Azîz olan, Hakîm olan Sensin Sen (Allah’ım).”

5:119
Allah dedi ki: “İşte bu, doğrulara, doğru söylemelerinin (sadakat ve samimiyet göstermelerinin) yarar sağladığı gündür!.. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetler vardır. Artık Allah onlardan razıdır, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte (asıl) büyük ‘kurtuluş ve mutluluk’ bu (olacaktır.)”

Maide Suresi

RABBİM’E ŞÜKÜR
Batılın karanlığından, hakk’ın aydınlığına
Şuursuz kölelikten, onurlu Müslümanlığa
Mutsuz bir ömürden, huzurlu yolculuğa
Hidayet rehberini tanıtan, Rabbime şükür

Hepsi ve ötesi Rabbimizin lütfu, Milli Çözüm’ün Vesilesi
Milli Çözüm’le:
Milli Görüş davasında kaldık. (AKP’ye takılmakla, Adil Düzenden Yeni Bir Dünyadan bi haber olmakla Milli Görüşcü olunmaz.)

İnsanlığa huzur, barış, bereket getirecek Adil Düzen’e taraf olup yoluna koyulduk.

Yeni Bir Dünya kurma gayretiyle tüm insanlığın hayrına koşmaya çalıştık.

Kur’an’ın, mana ve mesajını anlamanın önemini ve günümüze mesajını hiç bu kadar idrak etmedik.

Her kesim ve herkes; çaresiz, çıkmazlarda iken; Ümitle,bilgiyle, çözümle dolduk, heyecan heyecan yüklendik, batılın gücü, düzeni gözümüzde Allah’ın yanında sivri sinek kadar olmadı.

Aziz Erbakan Hocamızı tanıdık (meğer tanımakta yüzeyselmişiz) Aziz Erbakan Hocamızı manen yanımızda hissettik. Rüya yoluyla yanımızda hissettik, nice hikmetli dersler aldık, sayısız yanlışımızdan vaz geçip Hakkın razı olacağı işlerle yoruduk.

Hepsi ve ötesi Rabbimiz in lütfu, Milli Çözüm’ün Vesilesi!

Sonsuz Şükür
Bu aşka kimler yanmadı!
Gönül zikrine doymadı!
Sonsuz selam ,şükür etsek..
Lutfedip mebrur eyledi!

Hakk Aşıkları…
Gönül hayran oluptur aşk elinden
Ciğer büryan oluptur aşk elinden
Niceler tac-ü taht-ı mal-ü mülkü
Koyup üryan oluptur aşk elinden…

Hakikat namına aşka tutulanların gönüllerinde aldıkları lezzetin yerini dünya namına hiçbir nimet alamaz. Bu yüzdendir hak aşıklarının naz ve nağmeleri…

Lütfuna Şükür
Rabbimizin inayeti, hidayeti ve keremiyle; O’nun yoluna ve davasına yönelmiş olma şerefine ermiş olmaya şükür… Yine bizzat O’nun fazlı ile sadıkların, mücahitlerin sohbetine dahil olma şerefine ermiş olmaya şükür… Mevlam bu nimetin kıymetini bilmeyi nasip eylesin, yine bu nimetin kıymetini bilir bir halde yanına alıversin inşallah…

İlahi İnayet…
Tam gerektiği zamanda, gerektiği kadar, gereken şekilde fiili, kavli her çeşit duaya Hakk’ın icabet etmesi…

Karıncanın dahi rızkının belirlenmesi…

Bâtıldan usanmış, hidayete susamış saf kalplere, çeşitli sebeplerle, vesilelerle hidayet verilmesi…

Özü unutulmuş İslam’ı, yeni ve gerekli içtihat ve projelerle yeniden hatırlatacak Zâtların gönderilmesi…

Ve zulmün arşa dayandığı şu ahir zamanda, tüm mazlumlara inşaallah Adil bir Düzen’in kurulması…

Her şekilde ve her zamanda, herkesin hayatında; İlahi İnayetin izleri…

İnayetinden ayırma ve bu inayetleri görüp hakkıyla şükredenlerden eyle Allah’ım…

Aşk oduyla daim yana Buna nasıl can dayana?
Gönlüme bir ateş düştü, Ya Rab aşkın zerresinden

Alevlendi bütün alem; şimdi dünyalar yanıyor!

Masivayı mahveden nur, damlar iman zirvesinden

Tutuşturur mahlukatı; dağlar, deryalar yanıyor!

Sanki bil cümle kainat, kağıda çizilmiş resim

Bak, cayır cayır yanıyor; yatak, yastık ve nevresim

Bir bir yanıp kayboluyor; yer, gök, ay, güneş, dört mevsim

“Külli şey’in halik, illa; vecheh” rüyalar yanıyor!.

Layık mı tevhit ehline; ki, müşrik gibi, “ben” desin

Sadece bir gölgesin, hem sahibine “bende”sin

İkilikten kurtulunca; ben sendeyim, sen bendesin…

Bu hakikat hatırına; hayat hülyalar yanıyor!…

Yangın biter, kıyamettir; her şey döner toz dumana

“Limenil mülkül yevm” der; yanıt veren yok Sultana

Erimeden erişilmez, yanmayan varmaz Yezdan’a

Bu aşk ateşinde nice, Mecnun, Leylalar yanıyor!

Bülbül de yanar, benlik de; alev bağın güllerinden

Teslisten tevhide çıkar, hep kurtulur kirlerinden

Hasret biter, vuslat doğar; bu ateşin küllerinden

Bir sevda uğruna, ey Can; bahca meyvalar yanıyor!

İlim hakikat kaynağı, Allah Resulü, Kur’andır.

Bütün nefsani tutkular, insan boynunda urgandır

Ahmet Ahed’e müştaksa, abdi Rabbine kurbandır

Didar arayan gözlerde, yaşlar damlalar yanıyor!

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
10
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...