YANMADAN OLMAZ
Her şeyde ve her an, eyler tecelli
Her daim Mevlâ’yı, anmadan olmaz…
Sadıklar Kaderle, bulur teselli
Kendin aciz muhtaç, sanmadan olmaz…
İlimle irfanla, dolgunlaş diye
İmtihan dünyası, olgunlaş diye
Rıza-i Hüda’ya, tam ulaş diye
Pişmeyen çiğ kalır, yanmadan olmaz…
Dünyayı araç say, ahiret amaç
Hayat hep düz olmaz, yokuş ve yamaç
İster sultan olsun, ister sığırtmaç
İman ve cihatla, kanmadan olmaz…
Aşık olan gönül, ister visali1
Dosta özlem duyar, hasret hisali2
Yârinden ayrılmış, bülbül misali
Seher gül dalına, konmadan olmaz…
Arayan sadıklar, ne dağlar aşar
Bazen durgunlaşır, gün olur taşar
Temmuz sıcağında, zemherir3 yaşar
Hesap korkusuyla, donmadan olmaz…
Çalış da temizle, kalbinden kiri
Zikirle fikirle, kıl gönlün diri
Kendin farklı sanma, âlemden biri
Rabbine kulluğun, sunmadan olmaz…
Sızlanma her zorluk, gelir başına
Şeytan nefis durmaz, bakmaz yaşına
Zehir gibi acı, sabır aşına
Kanaat kaşığın, banmadan olmaz…
İki kapılı bir han, dünya bir ev ki
Gelen gider; Nebi, olsun velev ki
Sen Erbakan gibi, lideri sev ki
Her Hak dostun Hızır, sanmadan olmaz…
Ahmed’im konuşmak, ne de kolaymış
Amma sözün tutmak, büyük olaymış
Kur’an meal oku, kalbe kalaymış
Günah katmanların, yontmadan4 olmaz…
1- Visal: Vuslata ulaşmak, Dosta kavuşmak.
2- Hisal: Huy, haslet, karakter.
3- Zemherir: Şiddetli soğuklar, karakış… Cehennemin donduran kısmı.
4- Yontmak: Bir şeyin kaba taraflarını kesip atmak, düzeltip, temizleyip, parlatmak.

Yanmadan olmaz
Rabbimiz herşey de tecelli ediyor ve herşey heran O’nu zikredip anıyor O’nu anmadan geçen tek bir anda zaten o yaratılanın vazifesi bitmiştir. Ama şuurlu olan kul bu zikir halini farkında ve bilinçli bir şekilde yaptığı anda her anımız ibadet hükmüne geçmiş olacak, kendimizin muhtaçlığının farkına varmadan gerçek olgunluğa ermemiz mümkün değildir.
Öncelikle kendimizi tanımak, çevremizi tanımak öğrenmek içinde ilim, irfan sahibi olmak gerekir, Rabbimiz bizi cennetine hazırlayıp olgunlaşmamız için bu imtihan ortamını hazırlayıp pişmemiz amaçtır.
Ne güzel anlatmış Üstadımız hayatın amacını…
Yâr’ın ayrılmış gönül, arar O’nu seherlerde, gerçek aşıklar ister Mevlana gibi vuslatı
Hesap korkusuyla ne yapacağının derdine düşüp buz kesmeyen, heyecanından dolup taşmayan olmaz…
Hakikat mesajı veren bir şiir… Allah razı olsun
[b]Rabbimize olan kulluk borcumuzu nasıl ifa edebileceğimize dair çok önemli nasihatler içeren, benlikten vazgeçip birliğe ulaşarak, kendimizi ilim, irfanla doldurup iman ve cihatla hemhal olarak, dünya hayatının gelip geçici asıl ahiret aleminin baki olduğunun şuurunda olup gönlümüzün pasını zikirle Meali Kerim ile doldurarak ve Aziz Erbakan Hocamızın hakikatini bilip Allahça yaşamaya çalışarak hakiki mücahid mücahide olma yolunda ilerleyebileceğimizi mesaj veren çok güzel bir şiir.. Allah razı olsun. Rabbim bu yolda gayret edenlerden eylesin inşallah. Amin [/b]
Her şeyde ve her an, eyler tecelli
Ahmed’im konuşmak, ne de kolaymış
Amma sözün tutmak, büyük olaymış
Kur’an meal oku, kalbe kalaymış
Günah katmanların, yontmadan olmaz…
“İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir. (Ey Nebim!) De ki: “Ben buna (İslam’a çağrıma) karşılık, yakın akrabalıktaki sevgi ve destek (Ehl-i Beyt’ime ve manevi varislerime muhabbet ve meveddet) dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Kim (çalışıp çabalayarak) bir iyilik kazanırsa, Biz ondaki iyiliği arttırırız. Gerçekten Allah Bağışlayandır, şükredene karşılığını fazlasıyla verendir.” Şura 23
Hakikatler
Fatiha 7
(Daha önce) Kendilerine nimet verdiğin (hidayet ve hakikate erdirdiğin) kimselerin (Nebilerin, Sıddıkların, Şehitlerin ve Salihlerin) doğrultusuna (bizi yönlendirip yollandır; ama ne olur Ya Rabbi, Yahudilerin Siyonist kesimleri, işbirlikçileri, tüm şirk ve şekavet ehli olan ve Hakk dini yozlaştıran azgınlar gibi bütün) gazabına (ve kahrına) uğrayanların ve (Hristiyanların zalim emperyalist kesimleri, müşrik takipçileri ve Batı ahlâksızlığının taklitçileri gibi her türlü Hakk’tan ve hayırdan uzaklaşıp) sapıtanların yoluna (kaymamıza fırsat tanıma! Bizleri bütün bâtıl ve barbar yollardan) gayrı (ve ayrı olan İslam’da sabit kıl). Amin!
Bu ulu hakikatleri duyuran Yüce Rabbimize sonsuz hamdolsun!
İman ve cihatla, kanmadan olmaz…
[b]Bakara 218
Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, Allah’ın rahmetini umabilirler. (Hakk hâkim olsun diye cihad etmeden cennet özleyenler ise boş bir aldanış içindedirler.) Allah Bağışlayandır, Esirgeyendir.
[/b]
[b]Nisa 69
Her kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse (ve sonuna kadar İslam’da ve cihadda sebat gösterirse), işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar (Hakkı doğrulayan sadıklar), şehitler ve salihlerle beraberdirler. Bunlar arkadaş olarak; ne iyi ve ne güzel (kimseler)dir.[/b]
[b]Âl-i İmran 17
(Onlar, Hakk uğrunda ve cihad yolunda) Sabredenler, (sözlerinde ve işlerinde) dosdoğru hareket edenler, (Allah’a, Kur’an’a ve Resulüllah’a) gönülden boyun eğenler, (helal kazançlarından) infak edenler ve ‘seher vakitlerinde’ bağışlanma dileyenlerdir.
[/b]
Âl-i İmran 147
O (Rabbani âlimler) sadece şunu söylüyorlardı: “Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki (cihad görevimizdeki ihmalkârlık ve) taşkınlıklarımızı bağışla. Ayaklarımızı (Hakk’ta ve cihad yolunda) sağlam tut (kaydırma). Kâfir (ve zalim) topluluk (ve teşkilat)lara karşı bize yardım et!”
Aşık olan gönül, ister visali1
Aşık olan gönül, ister visali
Dosta özlem duyar, hasret hisali
Yârinden ayrılmış, bülbül misali
Seher gül dalına, konmadan olmaz…
Yanmadan sevmek
Hocamızı sevmek için, AB değil İslam Birliği demek lazım.
Hocamızı sevmek için, tam bağımsız Türkiye aşkıyla yanmak lazım.
Hocamızı sevmek için, yerli, milli ve süratli kalkınma hedefine yürümek lazım!
Erbakan Hocamızı sevmek için, bu milletin çocukları için gözyaşı dökmek, refahı herkese yaymak, kaynakları rantiyecilere değil aziz milletimize aktarmak lazım!
Hocamızı sevmek için, Önce Ahlak ve Maneviyat demek lazım! Ayaklarını bu topraklara basmak lazım.
Bana ne Amerika’dan diye haykırmak lazım!
Dünyayı araç say, ahiret amaç
İlimle irfanla, dolgunlaş diye
İmtihan dünyası, olgunlaş diye
Rıza-i Hüda’ya, tam ulaş diye
Pişmeyen çiğ kalır, yanmadan olmaz.
Sıkıntı olarak adlandırdığımız ve bizi zaman zaman psikojik olarak çökerten bazı olayların, aslında birer imtihan olduğu bilincini hiç aklimizdan çıkarmasak hem imtihan da kazanacağız hem de büyük bir olgunluk, sabır ve metanetle atlatıp hayatımızı kolaylaştıracagız.
Bu dünya ya sadece rahatlık için gelmediğimizi, ahiret yurdu için kazanmamız gereken imtihan yeri olduğu gerçeğini unutmasak daha huzurlu bir yaşam sürdüreceğiz aslında. Şiirde ne güzel özetlenmiş insan hayatı, ilimle irfanla dolgunlaşarak, imtihan ile olgunlaşarak, kulluk şuuruyla, gayret ve azim ile yanarak Allah’ın rızasına tam ulaşacağız. Kazanmak için geldimiz bu imtihan dünyasında kaybeden değil, gayret ve şuur ehli olarak kazanan kullardan olalım inşAllah. Selam ve dua ile.
OLMAZ
Rabbin rızasını gönül, nerde ararsın..
Şeytan fısıldasa hemen kanarsın..
Milli Çözüm çün ne vakit harcarsın..
Vuslat koruyla yanmadan olmaz !
İnandığınız gibi yaşayamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız”
İnsanın bir ayağı; pergelin sivri ucu gibi, asla değişmez, çelişmez ve taviz verilmez sabit bir hakikat noktasına bağlı kalmalı, ama diğer ayağıyla farklı fikir iklimlerinde dünyayı dolaşmalıdır. Sabitkadem olmak; Haklı ve hayırlı yoldan asla ayrılmamak, ayaklarını (kalbini ve istikametini) İslam’a ayarlayıp duyarlı ve tutarlı yaşamaktırİnsanın bir ayağı; pergelin sivri ucu gibi, asla değişmez, çelişmez ve taviz verilmez sabit bir hakikat noktasına bağlı kalmalı, ama diğer ayağıyla farklı fikir iklimlerinde dünyayı dolaşmalıdır. Sabitkadem olmak; Haklı ve hayırlı yoldan asla ayrılmamak, ayaklarını (kalbini ve istikametini) İslam’a ayarlayıp duyarlı ve tutarlı yaşamaktırİnsanın bir ayağı; pergelin sivri ucu gibi, asla değişmez, çelişmez ve taviz verilmez sabit bir hakikat noktasına bağlı kalmalı, ama diğer ayağıyla farklı fikir iklimlerinde dünyayı dolaşmalıdır. Sabitkadem olmak; Haklı ve hayırlı yoldan asla ayrılmamak, ayaklarını (kalbini ve istikametini) İslam’a ayarlayıp duyarlı ve tutarlı yaşamaktır..
Çalış da temizle, kalbinden kiri
Zikirle fikirle, kıl gönlün diri
Kendin farklı sanma, âlemden biri
Rabbine kulluğun, sunmadan olmaz
Kur’an meal oku, kalbe kalaymış Günah katmanların, yontmadan olmaz…
Çalış da temizle, kalbinden kiri
Zikirle fikirle, kıl gönlün diri
Kendin farklı sanma, âlemden biri
Rabbine kulluğun, sunmadan olmaz…
Vuslat yakın…
Allah’a halifelik, kolay mı sandın
Söz verdin, kahramanlık yaptın
Mücadele et, gayretsiz olma sakın
Yükün ağır amma, vuslat yakın
Bir Umut
Az umut çok korku, sınar sinemi,
Geçmiyor şu nefsin, günah dönemi,
Ders alırdı taş olsa, yutmazdı yemi,
Umudum sadıklara dost olmak benim,
“Ve la tuhzini yevme yub’asun.” duamdır benim…
*Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
“Ve beni (insanların) diriltilecekleri gün (hatalarımı açığa vurup) küçük düşürme (Allah’ım).” (Şu’ara Suresi, 87)