YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e7e1a2d701e
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 1
Bugün : 56473
Dün : 58085
Bu ay : 1215318
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53360376
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

MİLLİ ÇÖZÜM EKİBİ

      

Kahrıma katlandı, nazımı çekti

Bu ne kutlu mutlu, amaçtır Ya Rab…

Hepsi has bahçede, açan çiçekti

Karla kara yelle, savaştır Ya Rab…

      

Haksızlığa isyan, bayrağın çekip

Düşse de kalktılar, ayaklar sekip

Zulme küfre karşı, direnen ekip

Adil Düzen fethe, yol açtır Ya Rab…

      

Dayandılar nice, zahmet mihnete

Fedakârlık eder, düşmez minnete

Dünyada devlete, ahir cennete

Sohbete rü’yete, ulaştır Ya Rab…

    

Kur’an’ı Sünneti, esas alarak

Erbakan yoluna, sadık kalarak

Milli Çözüm dava-sına dalarak

Bu devran deryada, kulaçtır Ya Rab…

    

Bu ekip sadece, Hakka boyn eğer

Her biri ayrı bir, elmasmış meğer

Sizlerle yoldaşlık, cennete değer

Bizi hep uğrunda, dolaştır Ya Rab…

    

Hanımı erkeği, ayrı münevver

Gençleri seçmedir, hepsi mücevher

Hak’ta sebat etmek, ne büyük hüner

Aşkınla doymaya, alıştır Ya Rab…

    

Yoluz açık olsun, sefer sizindir

İnşallah sonunda, zafer sizindir

İsmi Azam Cevşen, miğfer sizindir

Bizi rızan için, çalıştır Ya Rab…

    

Aldırma nasipsiz, kınamış dostlar

Anla ki Rabbimiz, sınamış dostlar

Çalınan karalar, kınaymış dostlar

Zorluğa dayandır, dağ aştır Ya Rab…

    

Ayrıldılar ağır, yükten kaçanlar

Kırıldı hep yakut, sanlan fincanlar

Hakkınızı helal, edin be canlar

Ruhlar vuslat bala, bulaştır Ya Rab…

      

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

Subscribe
Bildir
13 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Bizi rıza için, çalıştır Ya Rab…
Yoluz açık olsun, sefer sizindir

İnşallah sonunda, zafer sizindir

İsmi Azam Cevşen, miğfer sizindir

Bizi rızan için, çalıştır Ya Rab…

Bizi hep uğrunda, dolaştır Ya Rab…
Bu ekip sadece, Hakka boyn eğer

Her biri ayrı bir, elmasmış meğer

Sizlerle yoldaşlık, cennete değer

Bizi hep uğrunda, dolaştır Ya Rab…

Aziz Erbakan Hocamız bir manevi uyarılarında :
Fatma BETÜL ERİŞKİN / KONYA 02.03.2016

Rüyamda: Muhterem Ahmet Hocamızı misafir ediyoruz. Ev içinde temizlikte ama özellikle mutfakta yoğunluğum var. Bir şeyler yetiştirmeye çalışıyorum sürekli. Misafirler çıkıyor, sakinleşiyor ev. Muhterem Ahmet Hocamız salonda istirahat ediyor. Eşim kullanılmış çay bardaklarını mutfağa taşıyor. Çocuklar odalarında ders yapıyor. Ortalığı toparlayıp en son mutfağı düzenlemeye giriyorum. Aziz Erbakan Hocamız mutfak masasında meyve doğuruyorlar. Şaşkın bir vaziyette portakal suyuyla ıslanmış ellerine sarılıp öpüyorum. [b]”Aziz Hocam hoş gelmişsiniz müsaade edin meyveleri ben keseyim, servis yapayım size[/b]” diyorum. Ellerindeki meyveyi bırakıp, arkalarına yaslanıyorlar. Elleri masanın üzerinde. Portakalları küçük parçalara ayırıyorum, önlerindeki tabağa koyuyorum, mübarek elleriyle yiyorlar. [b]”Hizmette zorlanıyor musun?”[/b] diye soruyorlar. [b]”Hayır Aziz Hocam; zevkle keyifle yapıyorum o kadar kolay o kadar hafif oluyor ki normalde zorlandığım işler, birden halloluyor”[/b] diyorum. Başlarını hafif kaldırıp; [b]”nasıl geçiyor günün, istifade edebildin mi misafirinden”[/b] diye soruyorlar. Hocam o kadar güzel o kadar bereketli geçiyor ki günlerimiz derken, Aziz Hocamız devam ediyor. [b]“Boşa geçirme Ahmet’in burada oluşundan istifade et, vakti güzel değerlendir”[/b] buyuruyor. Muhterem Hocam, beyler yapıyor programları organizeleri, biz çok dâhil olamıyoruz ki diyorum. [b]”Yapılan ses kayıtlarını, Canlı yayından verilen konuşmaları, “Radyo çekimlerini defalarca dinle. Ahmet bizim dediklerimizi ve bizden anladıklarını yazıyor. Sen de Ahmet’ten dinleyip anlattıklarını yaz. Sonra bizim sana söylediklerimizle karşılaştır”[/b] buyurdu. “Ama Hocam benim aklım yetmez ki sizin söylediklerinizi anlamaya ve Ahmet Hocamızın her söylediğini anlayıp yazmaya” diyecek oluyorum, Aziz Hocamız; [b]“bak Amentüde çift dikiş vardır hep anlatırız, Ahmet’te bizim çift dikişimizdir. Bizim imanımız birdir. Bizim kalbimiz birdir. Bizim dilimiz birdir. Bizi anlamak isteyen ona, Onu anlamak isteyen Bize baksın” buyurdu. Sonra; “doğru insanın yanında yanlışını daha güzel görüp fark eder insan. Hele bir de doğru insanı samimiyetle sevip hizmet ederse, Allah doğru insanın doğrusunu doğrusu, yanlışını yanlışı yapar. Sevdiğini sevdirir, buğzettiğine buğzettirir, kafa tuttuğuna kafa tutturur, öyle bir hal alır ki insan, Siyonizm’i iğrenip ezilecek basitlikte bir böcek gibi görür, zulmedilen/ezilen 3 yaşındaki inanmış bir çocuğun bakışındaki vakarda ezilmeyi öğrenir. Çok kısa vakit muhterem hocam, hemen geldi hemen gidiyor dedim “Sizin onu gördüğünüz kadar o bizi görmedi ama iman etti, önemsedi, dikkate aldı buyurdu. Bizi ananızdan babanızdan çoluk çocuğunuzdan hatta kendi nefsinizden daha çok önemsediğiniz gün demek istediğimi anlayacaksınız” [/b]buyurdu. Mutfakla salonun arasındaki duvar kalktı, Ahmet hocamız ikindi namazı kılmış, zikrediyor halde göründü. Aziz Hocamız; şu portakallardan biraz daha doğrasan da Ahmet’le yesek buyurdu. Hemen portakal doğradım, tabağı alıp salona geçti, kucaklaşıp hem sohbet etmeye hem meyve yemeye durdular. Aziz Erbakan hocamız; kâğıt kalemini al gel, vakti iyi değerlendir demedim mi ben sana buyurdu gülümseyerek. Bir ajanda bir kalem alıp yanlarına girdim, uyandım.

___________________________

Rabbimiz bu uyarıların gereğini yerine getirme hususunda cümlemize gayret ve çaba gösterebilmemizi lütfeylesin…

Milli Çözüm
Ahmet Akgül Hocamızdan öğrendiğimiz, doğru ile yanlışı, faydalı ile zararlıyı, hayırlı ile hayırsızı ayırma kıstaslarını Milli Çözüm ekibine de uygulamak, eğer bir tane muhalif esas var ise terk etmek, yok ittifakla onay varsa bu sefer de sadık ve samimi bir şekilde destek vermek boynumuzun borcudur. Üstadımızın sık sık hatırlattığı üzere; akıl, ilim, vicdan, tarihi tecrübe ve Kuran-ı Kerim süzgecinden geçirdiğimizde:
1- Akıl: Aziz Erbakan Hocamızın ifadesiyle “akıl bir işin sonunu düşünmek” olduğundan, bu dünya ömrünü onur ve şerefli yaşamanın ve o şekilde de neticeye erdirmenin yolu; hayırda sebat etmek, Hak davada devam etmek, sadece zalimlere düşmanlık etmek, insanca yaşamı sağlayacak gayretleri çekmekten geçmektedir. Bu esasa göre ele aldığımızda, Milli Çözüm’ün tüm gayretinin “iyilik düzenini kurma, kötülük düzenini ortadan kaldırma” olduğu gerçeği önümüze çıkmaktadır. Bu gerçeği delil olarak alan için akıl Milli Çözüm’e muhalefet etmemekte hatta Milli Çözüm çalışmalarına katılmayı bir görev olarak öğütlemektedir.
2- İlim: Üstadımızın dediği gibi farazi, nazari değil bizzat ispatlı şekli ile ele aldığımızda insanlığın faydası için bilgi üreten, doğru bilgiyi herhangi bir karşılık beklemeden sunan, ilmi çalışmalarda kibir ve gösteriş yerine tekâmül ve tevazu yolunu tercih eden, her türlü eleştiriye açık bir şekilde çalışmalarını sunan bir yapı, ilim kıstasının süzgecinden rahatça geçebilir. Bu şekilde baktığımızda Milli Çözüm’ün, ilmin maksatlarını muhafaza için gayret ettiğini, bu gayreti karşılığında bir ücret talep etmediğini, sadece kaynak göstererek tüm üretilen bilgilerin paylaşılabildiğini görürüz. Dolayısıyla ilim de bize Milli Çözüm çalışmalarına katılmayı öğütler.
3- Vicdan: Terim olarak, insanın içinde bulunan ahlaki otorite anlamına gelen vicdan, ilmi çalışmalar kapsamında ele alındığında; tavır olarak hep haklıdan yana olmayı, evrensel etik ve ahlak kurallarını öncelemeyi, mazlum ve mağdurların hakkını savunmak için gerekirse tüm zalimlere karşı durmayı, kişinin hoşuna gitmese ve kendi aleyhine de olsa yine bahsedilen fiili işlemenin erdemli olduğunu kabul etmeyi gerektirir. Bu esas üzerinden ele alındığında da Milli Çözüm’ün 20 yıla yaklaşan yayın hayatının tam bir Vicdan hareketi olduğuna dost düşman herkes şahittir. Haklı ve hayırlı olduğunda kendisini sevmeyenlerin bile hakkını savunan, tarafını tutan Milli Çözüm’e bozulmamış vicdanlar elbette canı gönülden destek verecektir.
4- Tarihi tecrübe: Yaratılan canlılar arasında, geçmişi değerlendiren, ders alıp ileriye gitmeye çalışan ve bu işlemleri bir disiplin çerçevesinde hayata geçiren insandan başka canlı yoktur. İşte o geçmişe bakıldığında; her zaman niteliğin önde olduğu, sayısal oranların bir anlam ifade etmediği, Haktan ve hayırdan yana olanların her zaman galip geldiği ve nihayet dünya ve ahiret namına nice güzelliklere erişildiği görülür. İşte bu tarihi tecrübe ışığında, Hz İbrahim gibi tek kalınsa da Nemrut’lara meydan okumak gerektiği, Hz. Musa gibi Firavun denen melun ve ekibinin sistemini çökertmek üzere hamleler yapılması gerektiği, Hz İsa gibi tüm tuzak kuranlara karşı Cenabı Hakkın himayesine yönelmeyi, Efendimiz (sav) gibi karanlıkları aydınlığa çeviren sistemler getirmeyi kendimize hedef olarak görürüz. Pek çoğumuzun hatırladığı üzere Aziz Erbakan Hocamız, bizim çok kısa özetle anlattığımız bu esaslar üzerinden Adil Düzen projelerini geliştirmiş ve tüm insanlığın hizmetine sunulmak üzere temellerini atmıştı. Bugün de bu projeleri yakından takip eden, eksik kalan yönlerini takviye eden ve insanlığın hizmetine sunmak üzere gayret çeken Milli Çözüm olduğuna göre, tarihi tecrübe de bizim Milli Çözüm ile ortak hareket etmek durumunda olduğumuzu ifade eder.
5- Kuran’ı Kerim: Yüce kitabımızı en son saymanın hikmetini, Üstadımız şöyle ifade etmişlerdi: “Bu 4 gerçek Kurana aykırı olamaz. Ondan dolayı Kuranı Kerimi en son ifade ediyor ve bu esasların sağlamasını alıyoruz.” İşte biz de bu 4 esas bizi Milli Çözüm ile yol yürümeye yönlendiriyor ama yüce kitabımız ne diyor ona bakmak için kaynağımıza başvuralım. Rabbimiz Ali İmran suresi 110. ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor: “Siz (sadece Müslümanlar için değil, bütün) insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz. (Çünkü siz, ülkenizde ve yeryüzünde) Ma’rufu (Hakkı ve hayrı) emredip yürütecek, münkeri (zulmü ve kötülükleri) nehyedip önleyecek (bir Adil Düzen kurmaya) çalışırsınız. Ve Allah’a (tam) iman edip (bağlanırsınız). Şayet Kitap Ehli de (böyle) inanmış olsaydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onların içinden de (bazı) iman edenler vardır, fakat çoğunluğu fıska sapanlardır.” Demek ki iyiliği emredip, kötülüğü neyhedecek kişilerin hayırlı olduğu gerçeği yüce kitabımız tarafından da öğütlenen bir gerçek olarak karşımızda olduğuna göre ve taraflı tarafsız herkes de Milli Çözüm’ün bizzat bu çalışmalar içinde olduğunu tasdik ettiğine göre; yüce kitabımız da bu çalışmalar içinde olmamızı öğütlemektedir. İşte bu ve benzeri çalışmalara katılacak olanlara Mevlamızın da bir çok müjdesi bulunmaktadır. Milli Çözüm yazarı sn Osman Eraydın beyin bir konuşmasında dikkatimizi çektiği Mürselat suresi ilk 7 ayeti, Hak ve hayırda olanlara nur olacak olacak müjdeler sunmaktadır.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
“Birbiri ardınca ve iyilik amacıyla (örfen; zamanın şartlarına ve ihtiyaçlarına uygun olarak) gönderilenlere (uyarıcılara, Hakka çağırıcılara) yemin olsun ki;
Derken (sert ve çetin rüzgârlar gibi, her hayırlı hizmete koşturup, şeytani odakları ve münafıkları) kökünden koparıp savuranlara…
Ardından (hakikat prensiplerini ve huzur projelerini, neşriyat yoluyla) korkmadan ve yılmadan yaydıkça yayanlara,
Sonra, (rahatının ve menfaatinin kölesi ve nefsani arzularının esiri olanlardan uzaklaşıp, Hakkı bâtıldan, sadıkı sahtekârdan, mü’mini münafıktan çok kesin ve keskin biçimde) ayırdıkça ayıranlara… (Mutlak doğruları ve mutlu oluşumları topluma tanıtanlara,)
(Ve gelecek nesillere de) Bir zikir ve öğüt (olacak eserler) bırakanlara!
Böylece (hiç kimsenin “bilmiyordum, başka türlü sanıyordum” gibi) bir bahanesi ve mazereti (kalmasın), veya (herkes apaçık şekilde) uyarılsın! (diye gerçekleri, hem de gerekçeleriyle birlikte ortaya koyanlara yemin olsun ki,)
Şüphesiz size va’ad edilen (zalimlerin hezimeti, mü’min ve müstaz’afların zafer ve hâkimiyeti) mutlaka vuku bulacaktır.” (Mürselat Suresi 1-7)
Ne mutlu bu müjdelere nail olanlara. Ne mutlu Müslüman olarak ölüp, salihlere katılanlara…

Bizi rızan için çalıştır Ya Rab…
Aldırma nasipsiz, kınamış dostlar

Anla ki Rabbimiz, sınamış dostlar

Çalınan karalar, kınaymış dostlar

Zorluğa dayandır, dağ aştır Ya Rab…

Sebat Ettik!
Yıllarca Haklı Davada bir zerreydin!
İnsanlara hep Haklıyı söyledin!
Herşeye ragmen dosdoğru yolda ilerledin!
Zorluğa dayandır dağ aştır Ya Rab!

Adil Düzen fethe, yol açtır Ya Rab…
Kur’an’ı Sünneti, esas alarak

Erbakan yoluna, sadık kalarak

Milli Çözüm dava-sına dalarak

Bu devran deryada, kulaçtır Ya Rab…

“Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki (cihad görevimizdeki ihmalkârlık ve) taşkınlıklarımızı bağışla. Ayaklarımızı (Hakk’ta ve cihad yolunda) sağlam tut (kaydırma). Kâfir (ve zalim) topluluk (ve teşkilat)lara karşı bize yardım et!” (3:147)

Aminn
Bu ekip sadece, Hakka boyn eğer

Her biri ayrı bir, elmasmış meğer

Sizlerle yoldaşlık, cennete değer

Bizi hep uğrunda, dolaştır Ya Rab…

Halis mü’minlerin, merdi Üstadım…
AKGÜL ÜSTADIM

Hakikat âşığı, tam mücahitti

Sermayesi emek, terdi Üstadım…

Gündüz mücadele, gece zahitti1

Halis mü’minlerin, merdi Üstadım…

Takva tevekküldü, Onun silahı

Tebliğ etti, kurtuluşu felahı

Hedefiydi, insanlığın salahı

Ümmetin haliydi, derdi Üstadım…

İlm-ü ledün ile, hikmeti buldu

Lütfu İlahidir, irfanla doldu

Onun övündüğü, sade bir kuldu

Çağımızda Eba, Zer’di Üstadım…

Allah rızasına, rahattan geçti

O dünyayı değil, ukbayı2 seçti

İstismarcı kesim, hücuma geçti

Tek başına göğüs, gerdi Üstadım…

Münafık marazlı, boş tam takırdı

Altın suya batmış, paslı bakırdı

Allah’a sığındı, Kur’an haykırdı

Şeytanları yere, serdi Üstadım…

Canı kurban idi, Dosta adaklı

Elde Kur’an kılıç, omuz sadaklı3

Siyonizmi devir-meye odaklı

Mesih müjdesini, verdi Üstadım…

Dava çin dünya-sını yıkardı

Ne yorulup kaçar, ne de bıkardı

Daim mazlumlara, sahip çıkardı

Zalimi haini, yerdi4 Üstadım…

Onu anlamadı, dinsiz duygusuz

Allah’tan korkardı, gayrı korkusuz

Cihat yollarında, yorgun uykusuz

Kırklar ve kutuplar, ferdi Üstadım…

Halka şefkat; küfre, şiddet vururdu

Hak yolunda zahmet, Ona sürurdu5

Vuslat hasretiyle, yanıp dururdu

İnşallah murada, erdi Üstadım…

1- Zahit: İbadet, istikamet ve kanaat ehli.

2- Ukba: Ebedi olan ahiret yurdu.

3- Sadak: Yay ile cihat edenlerin ok çantası.

4- Yermek: İkaz etmek, uyarıvermek.

5- Sürur: Sevinç ve huzur hali.

Ey Yarı Hak Olan Didar
Hasretle beklenen en şerefli yar
Şu garip sadıklar size minnettar
Mehdiyet ordusu emrine hizmetkar
Bizim Sizden başka kimimiz var

Adil Düzen fethe, yol açtır Ya Rab…
Haksızlığa isyan, bayrağın çekip

Düşse de kalktılar, ayaklar sekip

Zulme küfre karşı, direnen ekip

Adil Düzen fethe, yol açtır Ya Rab…

Amin amin. Rabbim bu uğurda canla başla çalışarak Adil Düzen devrimini göstersin. Bu kutlu davada ayaklarımızı sabit kılsın inşAllah.

Adil Düzen fethe, yol açtır Ya Rab…
Kur’an’ı Sünneti, esas alarak

Erbakan yoluna, sadık kalarak

Milli Çözüm dava-sına dalarak

Bu devran deryada, kulaçtır Ya Rab…

Yoluz açık olsun, sefer sizindir İnşallah sonunda, zafer sizindir İsmi Azam Cevşen, miğfer sizindir Bizi rızan için, çalıştır Ya Rab…
Dayandılar nice, zahmet mihnete

Fedakârlık eder, düşmez minnete

Dünyada devlete, ahir cennete

Sohbete rü’yete, ulaştır Ya Rab…
Milli Çözüm Enbiya Suresi 18. ayetinin gereğini ve görevini yapmaktadır:

“Hayır, doğrusu Biz Hakkı Bâtılın üstüne fırlatırız, O da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o (bâtıl ve barbar rejimler) yok olup gitmiştir. (Allah’a karşı) Nitelendiregeldiğiniz yakışıksız sıfatlardan dolayı eyvahlar size! [Not: Beyni parçalanan ve fikriyatı boşa çıkarılan bâtıl ve barbar sistemin, geri kalan görkemli gövdesinin çökmesi ve çözülmesi artık kolay ve kaçınılmaz olacaktır.]” (Enbiya: 18)İşte Milli Çözüm, bu çok zor ama lüzumlu ihtiyaçların ve kutlu amaçların sağlam ve sarsılmaz köprüsü ve denge unsuru olmak niyeti ve gayretiyle yola çıkmıştır. Başlamak bizden, başarı Rabbimizdendir.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
13
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...