ADİL DÜZEN’E ÇAĞRI
Nasıl teslimiyettir, Yaratan’ın Dini’ne
Eğer beğenmiyorsan, sen Allah’ın hükmünü!
Git ve artık başka bir, ilah ara kendine
Haydi mert ol ve terk et, O Mevlâ’nın mülkünü!
“Faiz dünya gerçeği”, diyende iman durmaz
Tam bir münafık olur, küfrün açığa vurmaz
Artık AB uşağı, İslam Birliği kurmaz
“Din araç, dünya amaç”, uydur şarkı türkünü!
İsrail’le gizlice, uzlaşıp kıvırtıyor
Zahirde atıp tutar, nifakı sırıtıyor
Dindarlık maskesiyle, sahnede kırıtıyor
Kaybedince sen Milli, Görüş’ünü ülkünü!
Nefsi Firavunlaşmış, Millet ona köleymiş
Saltanatı uğruna, gerek herkes öleymiş
Siyona yaranacak, Türkiye’yi böleymiş
Kışkırtmaktan sakınmaz, Kürdü’nü ve Türkü’nü!
Bölgemiz kan ağlıyor, BOP’la saldın vahşete
Libya’yı cehenneme, Suriye’yi dehşete
Dağlar bile dayanmaz, ken İlahi haşyete1
Sen nasıl bir insansın, düşünürsün kürkünü!
Kahpelik ve kaypaklık, bozuk fikri fıtratı
Devlet malı yağmadır, hiç kaçırmaz fırsatı
Faiz fuhuş partisi, Bel’am2 verir ruhsatı
Şeddat Nemrut çekemez, senin günah yükünü!
AB’yi ABD’yi, kurtuluş sanan ahmak
Gâvura güven olmaz, iner başına tokmak
Değer mi dünya için, bütün ukbanı3 yakmak
Milli dönüşümü tut, göster iman şükrünü!
Belki de son çıkıştır, tevbe et Hakka yönel
Sakın ha olma artık, Adil Düzen’e engel
Mevlâna’ya kulak ver, “ne olursan yine gel”
Candan Kur’an’a dönen, bağışlatır dünkünü!
Kur’an düzenine yanaşmayanlar ise:
Yahudi’ye dayanır; araştır gör, genleri
İsrail tohumudur, meşesi gürgenleri
Altıgen4 sevdalısı, bebesi ergenleri
Allah bela verecek, kurutacak kökünü!
- Bak. Haşr: 21. Ayet.
- Bel’am: Münafık ve güç odaklarına kiralık din âlimi.
- Ukba: Sonsuz ahiret hayatı.
- Altıgen: İsrail bayrağı ve Siyon yıldızı.

Kurtuluş adil düzen
Nisâ 58
Kesinlikle Allah (CC) size; emanetleri (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili görevleri), mutlaka ehil ve emin kimselere vermenizi ve insanlar arasında (karar verirken ve tercih yaparken) hükmettiğiniz zaman ise adalet ve hakkaniyetle hükmetmenizi emretmektedir. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, (her şeyi tüm ayrıntılarıyla) İşitendir, Görendir.
Dünya ve Ahiret Saadeti Ancak Adil Düzen İle Mümkündür!
“Faiz dünya gerçeği”, diyende iman durmaz
Tam bir münafık olur, küfrün açığa vurmaz
Artık AB uşağı, İslam Birliği kurmaz
“Din araç, dünya amaç”, uydur şarkı türkünü!
AB’yi ABD’yi, kurtuluş sanan ahmak
Gâvura güven olmaz, iner başına tokmak
Değer mi dünya için, bütün ukbanı3 yakmak
Milli dönüşümü tut, göster iman şükrünü!
Dünya ve ahiret saadeti ancak Adil Düzenle mümkündür.
Her Daim Haktan Taraf Olan Sadakat Ehli Kurtuluşa Erecektir!
“Faiz dünya gerçeği”, diyende iman durmaz
Tam bir münafık olur, küfrün açığa vurmaz
Artık AB uşağı, İslam Birliği kurmaz
“Din araç, dünya amaç”, uydur şarkı türkünü!
Allah bela verecek, kurutacak kökünü!
Kahpelik ve kaypaklık, bozuk fikri fıtratı
Devlet malı yağmadır, hiç kaçırmaz fırsatı
Faiz fuhuş partisi, Bel’am2 verir ruhsatı
Şeddat Nemrut çekemez, senin günah yükünü!
Tebliğ Edildi
Daha nasıl söylensin, gerçek tebliğ edildi
Kimse bilmem demesin, tam açıktan söylendi
Tevbe kapısı açık, girmeyen mühürlendi
Şahittir cümle alem, Milli Çözüm çağırdı
Adil Düzen bizlere; açılan bir çığırdı…
Nasıl teslimiyettir, Yaratan’ın Dini’ne
Kur’an düzenine yanaşmayanlar ise:
Yahudi’ye dayanır; araştır gör, genleri
İsrail tohumudur, meşesi gürgenleri
Altıgen4 sevdalısı, bebesi ergenleri
Allah bela verecek, kurutacak kökünü!
Milli görüş bizim milletimizin inancı
Milli görüş bizim milletimizin
İnancı, tarihi kimligi ruh
Kökünün kendisidir.
Her şart altında hakkı
Üstün tutan görüştür.
Milli görüş bir kimlik ve
Medeniyet projesidir.
Bu ciz giden cıktımı yollunuz
Batıla cıkar.
Artık AB uşağı, İslâm Birliği kurmaz
Bırak devranı sürsün, dünya onların sansın.
Oyalansın oynasın, mülkü onların sansın.
Elbet plan üstünde, bir plan kuranda var.
Söyler o zaman diller, senin Zafer türkünü.
İnsanlığın hazırlanmış olan tek evrensel projesi Adil Düzen’dir
[b]Kur’an düzenine yanaşmayanlar ise:
Yahudi’ye dayanır; araştır gör, genleri
İsrail tohumudur, meşesi gürgenleri
Altıgen sevdalısı, bebesi ergenleri
Allah bela verecek, kurutacak kökünü![/b]
Günümüzde şedid düzen olan Batılın temsilcisi Siyonizm’in bozuk ve batıl sistemleri olan Kominizm Kapitalizm gibi haksızlıkların ve ahlaksızlıkları hakim kılan sistemin karşıtı olarak SADECE VE SADECE ADİL DÜZEN projeleri vardır… İşte çağrının zirvesi olan ADİL DÜZEN’E ÇAĞRI bu yüzdendir. Hiçbir camia topluluk akademisyenler vs bozuk sistemlere alternatif bir hakça sistem hazırlayanın çıkmadığını görüyoruz. Bari insanlık şu çağrıya kulak vermeli ve gereğini yapmalıdır… Milli Çözüm , Adil Düzen’i en ayrıntısıyla bilen detaylandıran ve uygulama bilgi ve bilgeliği bulunan da tek zihniyettir…
Kışkırtmaktan sakınmaz, Kürdünü ve Türkünü!
“Türk ile Kürt’ü ayırırsanız, ne Türk kalır ne de Kürt. Eğer Çanakkale misali birleştirirseniz, ne İngiliz kalır ne de Fransız.”
Prof.Dr.Necmettin ERBAKAN
Allah’ım! Adil Düzen kurulmadan, Siyoniz yıkılmadan canımızı alma…
[b]
Nitekim (bunlardan) ilk vaid (birinci azgınlığınızı cezalandırma vakti) geldiği zaman güç ve şiddet sahibi kullarımızı (İslam kaynaklarında Buhtunnasr, Batılılarca Nabukadnezar denen komutanı ve ordularını) üzerinize gönderdik de sizi evlerin aralarına kadar girip araştırıp (buldular, yurtlarınızı ve zulüm saltanatlarınızı yıktılar). Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü (ve tarihte aynen gerçekleşmiş bulunmaktaydı.)
Sonra size tekrar “güç ve kuvvet sağlayıp onların (insanların) üzerine geri döndürmüş olacağız”, size mallar ve çocuklarla destek çıkacağız, (karşılıksız dolarla ve masonik organizasyonlarla Siyonist sömürü saltanatını kuracaksınız) ve sizin cemaat ve teşkilatınızı da (etkinleştirip) çoğaltacağız. (Örneğin, BM ve NATO gibi kuruluşları güdümünüze alıp söz sahibi olacak ve kötü amaçlarınız için kullanmaya kalkışacaksınız!..)
İşte (böyle bir durumda) şayet iyilik (ve adalet) ederseniz, kendi nefsinize (ve menfaatinize) iyilik olacaktır. Yok, eğer kötülük (ve zulüm) ederseniz, o da kendi aleyhinize (sonuçlar doğuracaktır. Ama siz maalesef yine zulüm ve kötülük yoluna sapacak, elinizdeki ve emrinizdeki imkân ve iktidarları Siyonist hayallerinizi ve şeytani niyetinizi gerçekleştirmek için korkunç bir haksızlık ve ahlâksızlık yolunda kullanacaksınız. Dünya’yı savaş ve soygun alanına çevirecek ve insanları birbirine kırdıracaksınız.) Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, size öyle (Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki), yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezlerini) mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)
(Ey Siyonist Yahudiler!) Umulur ki (Hakk ve adalete yönelir, küfür ve zulmü terk edersiniz diye) Rabbiniz size merhamet edip (uyarmaktadır). Fakat eğer siz yine (bozgunculuğa) dönerseniz Biz de (sizi cezalandırmaya) döneriz. Biz cehennemi kâfirler için bir kuşatma yeri (zindan) kılmışızdır.
Biz Kitapta (Levh-i Mahfuz’da -kader programında-, olacakları önceden bildiğimizden) İsrailoğullarına şu hükmü verip (kararlaştırdık): “Muhakkak siz yer(yüzün)de iki defa (çok yaygın ve azgın bir fesatlıkla) bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle böbürlenip şımaracaksınız. (Ekonomik, askeri ve siyasi gücü ele geçirecek ve bölgeye hükümran olacaksınız. Ne var ki bununla şımaracak; haksızlığa ve ahlâksızlığa başlayacaksınız.)”
İsrâ Suresi 4.-8. Ayetler
[/b]
BÜYÜK İZZET BATILDA DEĞİL ALLAHIN DAVASINDADIR
Nasıl teslimiyettir, Yaratan’ın Dini’ne
Eğer beğenmiyorsan, sen Allah’ın hükmünü!
Git ve artık başka bir, ilah ara kendine
Haydi mert ol ve terk et, O Mevlâ’nın mülkünü!
Nisâ 137
Gerçek şu ki; iman edip sonra inkâra sapanlar, ardından yine iman edip tekrar inkâra sapanlar, sonra da inkârlarını arttıranları (var ya), Allah onları bağışlayan olmayacak, onları (hidayete) doğru yola da ulaştırmayacaktır.
Nisâ 138
(Dindar geçinmelerine ve dini istismar etmelerine rağmen, Kur’an nizamı karşıtı ve Hakk Dava kaçkını) Münafıkları ise öylesine acıklı (ve alçaltıcı) bir azapla müjdele (ve uyarıp haber ver) ki, onlar için (gerçekten sancılı bir süreç ve akıbet vardır).
Nisâ 139
(Münafıklar) Ki onlar mü’minleri (İslam kardeşliği cephesini) bırakıp, kâfirlerin (ve zalimlerin) velayetini-himayesini (haksızlık ve ahlâksızlık temelli Haçlı birlikteliğini) hedef ittihaz ediniyorlar. (Bu münafıklar) İzzeti (şeref, huzur ve hürriyeti) onların (bâtıl ve barbar odakların) yanında mı arıyorlar? Oysa bütün izzet (kuvvet ve haysiyet) kesinlikle Allah’ındır (ve İslam’dadır).
https://www.mealikerim.com/4/nisa/139
Belki de son uyarı!
Belki de son çıkıştır, tövbe et Hakka yönel
Sakın ha olma artık, Adil Düzen’e engel
Mevlâna’ya kulak ver, “ne olursan yine gel”
Candan Kur’an’a dönen, bağışlatır dünkünü!
Günah işleyenlerin en hayırlısı tevbe edenlerdir.
Adil Düzen tut, yolunu bereket eyle
Kıvırma sağa sola, Hak yolunu belle
Hatalarına tevbe, hükmü belki olur zelle
Dünyaya taparlık sürse, gider bir gün kelle
Akp ve acı akıbeti
(Hakk’tan kopanlara ve dünyaya tapanlara) Onlara de ki: “(Dilediğinizi ve elinizden geleni) Yapın (bakalım… Nefsinizin ve şeytani güçlerin emrinde debelenin!) Yakında Allah, Resulü ve (Hakk davada sebat eden sadık) mü’minler; sizin (her türlü kötü) amelinizi (hıyanet ve hakaretlerinizin sizi hangi akıbet ve rezaletlere sürükleyeceğini, henüz dünyada iken) görecekler (ve herkese gösterecekler)dir. Daha sonra da (zaten) gaybı da hazır olanı da bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O da size yapmış olduklarınızı (tümüyle) haber verecek (ve hesaba çekecek)tir.” Tevbe:105
Değer mi dünya için, bütün ukbanı3 yakmak Milli dönüşümü tut, göster iman şükrünü!
Belki de son çıkıştır, tövbe et Hakka yönel
Sakın ha olma artık, Adil Düzen’e engel
Mevlâna’ya kulak ver, “ne olursan yine gel”
Candan Kur’an’a dönen, bağışlatır dünkünü!
Ancak (samimiyetle) iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine Hakkı (doğru ve hayırlı olanı) tavsiye (yani Kur’an nizamının kurulmasını temenni, teşvik ve tebliğ) edenler ve (bu yolda uğradıkları sıkıntı ve saldırılara kendileri katlandığı gibi) çevresine de sabrı (Allah için dayanmayı) telkin ve tavsiye edenler bunun dışındadır. (Bu dört vasfı üzerinde taşıyan mü’min, müstakim ve mücahit kimseler, dünya ve ahirette kurtulacak ve sonsuz mutluluğa ulaşacaklardır.) Sadakallahülazim, Allah doğru buyurmaktadır.