HAMAS’I SUÇLAYAN SOYSUZLARA!
Hiç sizin
On altı yaşında kızınız
Yirmi gün, geri dönmeksizin
Sorgulanmak üzere
İşgal karakollarına götürüldü mü?
Hiç sizin kocanız
Çoluk çocuğunuzun gözü önünde
Çırılçıplak soyulup
Ve koltuklarınızın altına kızgın demir koyulup
Ölesiye dövüldü mü?
Hiç sizin
Henüz on beşindeki Raşid’iniz
Sabah namazında
Ve Mescid-i Aksa’da
Beyni dipçikle deşildi
Ve kanlı elbisesiyle gömüldü mü?..
Hiç siz
Cuma namazı kılarken
Ve dua için elleriniz
Semaya kalkarken
Üzerinize ölüm kusan füzeler yağdırılıp
Ciğerleriniz söküldü mü?
Dozerlerle eviniz yıkıldı mı?
Babalarınız, analarınız
İşkence zindanlarına tıkıldı mı?
Ve tanklar
Tanıdıklarınızın üstünden geçip
Başınıza kurşunlar sıkıldı mı?
Ve hiç siz,
Sabah erken
Ürkek ve korumasız
Ekmek almaya giderken
Makinalı namluları, yüzünüze döndü mü?
Ve okul arkadaşınız
Yerlerde çırpınırken
Kalleşler, sizin acılı şaşkınlığınıza
Kahkahalarla güldü mü?
Hiç sizin
Gazze’deki gibi
Yakınlarınız füzelerle parçalanıp
Fosfor bombalarıyla ciğerleri patlayan
Ölülerinizle birlikte yatıp
Geceler boyu, uykusuz
Aç ve susuz, üzerinize kâbuslar çöktü mü?
Siz hiç, günlerce
Ve çocuğunuzu öldüren canilerce
Tecavüze uğrayıp
Teniniz tekmelerle çürütüldü mü?
Hiç sizin bir uzvunuz
Beynine silah dayatılan
Öz yavrunuz tarafından kestirilip
Üzerine tuz döküldü mü?
Ve bu kahreden mahcubiyetten
Bu mahveden mağduriyetten
Boynunuz belinize kadar, büküldü mü?
Öyle ise, nereden bileceksiniz
Çaresizlik nedir,
Kimsesizlik nedir?
Utanç nedir, acı nedir?
Kıvrandırdı mı sizi de
Hâlâ çıkarılmayan kurşun sancınız…
Ve hiç düşündünüz mü?
Ne çekiyor İsrail zindanlarında mahkûmlar
Ve nasıl dayanıyor
Filistinli mazlumlar, bunca senedir!..
Ve hiç sizin
Nişanlı bacınız
Arından intihar edip
Toprağa gömüldü mü?
Ne diyelim,
Bu soysuzluğa sessiz kalana, lanet!
Zalimleri haklı bulana lanet!
İnsan hakları denen yalana lanet!
İşgalcilerle işbirlikçi yılana lanet!
Ve hâlâ
Hamas’ı suçlayan yalama
Ve yalaka çıyana lanet!..
Daha önce Irak’ta da
“Sizi, diktatörlerden kurtaracağız” diye
Bizi aldatıp korkutan
Çağdaş gladyatörlere kurban edildik…
Ve Saddam’a rahmet okutan
Batılı barbarların eline verildik
Hani neredesiniz
Ey Bir-leş-miş Milletler;
Ve neredesiniz ey, hâlâ birleşmemiş mü’minler!?..
Çok bekledik
Gelmediniz…
Bilmem ki, böyle vahşet
Tarihte görüldü mü
Böyle tuzak, böyle dehşet
Müslüman’dan başkasına örüldü mü?
Ve acaba,
İslamlık unutuldu
Ve insanlık öldü mü?
Biz Filistin’e çok mu ıraktayız?..
Oysa hemen yanı başınızda,
Gavsi Geylanilerin otağında
İmam-ı Azamların toprağında
Ehl-i Beyt’in şahadet diyarında
Yani Irak’tayız!..
Ama gelin görün ki, feryadü figanda
Her an firaktayız!
Her günümüz ıstırap
Her saatimiz beladır…
Ya Rab!..
Yetiş imdadımıza,
Bütün Filistin, Suriye, Irak ve Afganistan
İslam coğrafyasının tamamı Kerbelâ’dır!

Hamas’ı suçlayan yalama
Ve yalaka çıyana lanet!..
Yüce Allah, bunlara (yalaka, korkak, hain işbirlikçilere ve şakşakçılarına) Gazze için dertlenme, Hamas’ı destekleme sahip çıkma, bir kez olsun hak tarafta ve mazlumun yanında yer alma payelerini nasip etmiyor.
“Zafere; imkân, iktidar ve konvensiyonel kuvvetle değil; iman, cesaret ve özel teknolojik yeniliklerle ulaşılırdı!
Eğer gökleri gezip, dünyanın üzerinde duran kudret orduları meleklerin ışıklı çadırlarını fark etseydiniz,
Kaderin göklerin Hâkimi’ne bağlı olduğunu bilir, süper zalimleri güç sahibi, atomu ise kıyamet sebebi görmezdiniz.”[1]
Samimiyetle gerçeği arayan hiç şüphesiz Hak olan sözleri anlayabilir, yeryüzündeki şaşmaz feraseti ve hakikatin tercümanını tanıyabilirdi. Hakikati duyunca zerre kıvırma karakterine/bozuk niyete sahip olanlar bir vesile ile gerçekten yan çizmesi kaçınılmazdı. 7 Ekim’de ki şanlı mücadelenin haklılığını savunup, yan-marazlı-düşmanca bakanların hakkını avucuna bırakan kutlu mücadeleyi göremez taraf olup sorumluluklarını kuşanamazdı.
[1]www.millicozum.com
Ne diyelim,
Bu soysuzluğa sessiz kalana, lanet!
Zalimleri haklı bulana lanet!
İnsan hakları denen yalana lanet!
İşgalcilerle işbirlikçi yılana lanet!
Ve hâlâ
Hamas’ı suçlayan yalama
Ve yalaka çıyana lanet!..
“Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!”
Buruç süresi:4
Kahrolsun Ashab-ı Uhdud (ki bunlar mü’minleri kazdıkları ateş hendeklerinde yakan Yemen Yahudileri olmaktaydı).
Buruç suresi:5
Tutuşturulmuş yakıt (malzemeleriyle) dolu o ateş (sahipleri ki; ateş çukurlarını masum mü’minlere işkence için hazırlamışlardı).
Buruç suresi:6
Hani kendileri de (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı. [Not: 4, 5 ve 6. ayetler, Siyonist ve emperyalist güçlerin dünyayı ateşe verebilecek nükleer yığınaklarına ve bunların engellenmesi lüzumuna da işaret buyurmakta, ilgilileri ve ilim ehlini uyarmaktadır.]
Buruç suresi:7
Ve onlar mü’minlere yaptıklarını (şeytani duygularla şahitlik edip) seyrediyorlardı.
Buruç suresi:8
Onlardan (Müslümanlardan), sırf Azîz ve Hamîd olan Allah’a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlardı.
Bakara suresi:214
…sonunda peygamber ve onunla birlikte iman eden kimseler; “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek (kadar çaresiz kalmışlar ama buna rağmen davalarından asla caymamışlardı. Sadakat ve samimiyetlerini böylece ispat ettikten sonra) İyi bilin ve bekleyin ki, artık Allah’ın yardımı yakında erişecektir.
Yusuf suresi:110
Hatta ki (sonunda görevli) resuller (halktan) umutlarını kestikleri, (şeksiz ve şeriksiz iman edenlerin bile cihaddan ve davadan yan çizdikleri,) artık kesinlikle tekzip edilip benimsenmedikleri (kavimlerinin asla imana gelmeyecekleri ve Hakk davaya destek vermeyecekleri zan ve) kanaatinin (iyice yerleştiği) bir sırada, yardımımız onlara gelmiş (zafer kapıları açılıvermiştir. Böylece) Bizim dilediğimiz (ve desteklediğimiz) kimseler kurtuluvermişti. Azgın mücrimler takımından ise zorlu azabımız (ve intikamımız) asla geri çevrilmeyecektir. (Yani; bir avuç mücahit ve müstakim mü’minin, sayıca ve imkân bakımından en zaif ve en çaresiz göründükleri bir süreçte, onlar zafere eriştirilecektir.)
“BÜTÜN LANET EDİCİLERİN LANETİ, ÜZERİNİZE OLSUN!”
Tarihin en karanlık döneminin dibine geldik!
Ya Rab, tarihin en büyük zaferine eriştir bizleri!
“Şüphesiz senin nurunu üfleyerek söndürmek istiyorlar. Bizleri aydınlığa çıkar! Nur’unu tamamla..”
Mazlumların intikamını ellerimizle almayı nasip eyle! Amin…
YETİŞ İMDADA EY, KADİR-İ MUTLAK
İsa Mesih gönder, Deccal’i vursun
Hamas’lı erlerin, başında dursun
Herkes için Adil, bir Düzen kursun
Utancı yaşasın, arsız asalak
Tez yetiş imdada, Kadir-i Mutlak!..
Metanet ver HAMAS, göğsünü gersin
Siyonist Evangelist, almalı dersin
Erbakan Devrimi, tamama ersin
İşbirlikçi hain, hep laf-u laklak
Tez yetiş imdada, Kadir-i Mutlak!..
Va’din haktır Senin, sonsuz rahmetin
Zaferlere dönsün, hikmet zahmetin
Kur’an müjdesini, bekler Ahmet’in
Ol deyince oldu, bilcümle eflak
Yetiş imdada ey, Kadir-i Mutlak!..
(Ali Çağıl MÇ)
Milli Çözüm Ekibi ve Şahsi Manevisi Üstad Ahmet Akgül Hocamız niye bu gerçekleri savunuyor ve haykırıyordu:
1) Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytan olmayalım diye,
2) Kulluk imtihanımızı kaybetmiş ve siyonizmin tezgahına dolaylı destek çıkmış olmayalım diye ,
3) Ülkemizde bölgemizde ve yeryüzünde her din ve düşünceden farklı kültür ve kökenden bütün insanların huzur ve refah içinde yaşayacakları ADİL DÜZENİ kurma sevdamızdan vazgeçmediğimizi , bunun bir imani mesele olduğunu göstermek için biz bu gerçekleri savunuyoruz…
Artık bu vahşet bu kadarda olmaz dediğimiz hiç bir şey yok ki Filistinde yaşanmış olmasın. Yıkılan bina kolonunun demirlerinden şehit olan Filistinli kardeşimizin görüntüleri bizler buradan izlemeye bile dayanamıyorken oradaki kardeşlerimiz için bu katliamlar sıradan bir günmüş gibi normalleşmiş. Sosyal medyada gördüğümüz Filistinli acılı bacımızdan İslam alemime sesleniyorum. Siz bizim gıyabi cenaze namazımızı değil kendi cenaze namazını kılın derken hakikati haykırmaktaydı. Bu çağın firavun ve zalimleri sonunuz yaklaştı geliyor gelmekte olan Erbakan teknolojileri sayesinde İranda batacaksınız. Allah vaadi gerçekleşecek Fikri temellerini Milli Çözümün yapacağı bir devrim yaşanacak İnşaAllah
Tevbe 14
(Cenab-ı Hakk şunun için zahmet ve hizmet günlerini uzatıyor ve zaferi geciktiriyor;) Onlarla (inkârcılarla ve muzır münafıklarla) mücadele edin ve çarpışın ki, Allah sizin ellerinizle onların cezasını versin, onları rezil ve perişan etsin ve yardımıyla sizi onlara karşı üstün ve galip getirsin de (böylece iman ve cihad ehli olan) mü’min bir kesimin göğüslerine-gönüllerine (huzur ve) şifa eriştirsin.
Tevbe 15
Ve (bu mücahit mü’minlerin) kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul edendir. Allah Alîm’dir (her şeyi hakkıyla Bilendir), Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Tevbe 16
Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri; Allah’tan, Resulünden ve mü’minlerden başkasını asla sırdaş ve sığınak edinmeyenleri (sadakat ehlini) bilmeden, (kahramanlarla korkakları, sadıklarla sahtekârları birbirinden ayırıp seçmeden) kendi halinize terk edilip bırakılacağınızı (ve imtihandan kurtulacağınızı) mı sandınız? Allah (bütün niyet ve kasıtlarınızdan ve) yaptıklarınızdan Haberdardır.
Tevbe 17
(Kur’an’ın pek çok hükmünü ve İslami yükümlülüğünü kabul etmeyerek) Şirk koşanların (ama hâlâ Müslümanlık taslayan münafıkların), kendi inkârlarına bizzat kendileri şahitler iken, Allah’ın mescitlerini onarmaları (veya dini hizmet kurumları açmaları) olacak iş değildir. (Mutlaka şeytani bir hesapları vardır.) İşte bunlar, yaptıkları boşa gitmiş olanlardır. Ve bunlar ateşte süresiz kalacak olanlardır.
Tevbe 18
Allah’ın mescitlerini (dini ve manevi hizmet merkezlerini), yalnızca Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru yerine getiren, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkup çekinmeyenler (halis niyetle başlayıp) onarabilirler. İşte, hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.
Tevbe 19
(Ey gafiller!.. Göstermelik hayır dağıtmaktan ve reklâm amaçlı cami yaptırmaktan da öte, hatta) Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram’ı (Beytullah’ı) onarmayı (bile), Allah’a ve ahiret gününe iman edip (sevabını sadece O’ndan umarak) Allah yolunda cihad edenin (yaptıkları) gibi mi saydınız? (Cihadla diğer hayırları bir tutmakla aldanmaktasınız. Bunlar) Allah katında asla bir olmazlar. Allah (Hakk hâkim olsun ve insanlar huzura kavuşsun diye yapılması farz olan cihadı terk ederek kendisine ve milletine) zulmeden bir topluluğu hidayete ulaştırmayacaktır.
Tevbe 20
İman edenlerin, hicret edenlerin ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerin, Allah katında çok büyük dereceleri vardır. İşte (asıl) ‘kurtuluşa ve mutluluğa’ erenler bunlardır.
Tevbe 21
(Hak ve adalet hâkim olsun ve insanlar huzur bulsun diye samimi ve disiplinli şekilde cehdü gayret sahipleri var ya;) Rableri onlara Kendi katından bir rahmeti, bir hoşnutluk (rıdvan) şerefini ve onlar için, kendisinde sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeleyip (hazırlamıştır).
Tevbe 22
Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır. Elbette en büyük mükâfat, şüphesiz Allah katındadır.
Tevbe 23
Ey iman edenler! Eğer imana (ve İslam davasına) karşı inkârı (ve din düşmanlarını) sevip tercih ediyorlarsa; babalarınız ve kardeşleriniz bile olsa, onları dostlar (veli-idareci-yönetici) edinip (başınızda) tutmayın! Sizden kim onları (hâlâ) dostlar edinirse, işte asıl zalim onlardır.
Tevbe 24
(Ey Habibim) De ki: “Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz ve arkadaşlarınız, hanımlarınız, kavmü kabileniz-hısım akrabanız, kazanıp yığdığınız mallarınız, bozulmasından ve azalmasından korktuğunuz ticaret ve tezgâhınız (memuriyet ve meslek sahanız), pek hoşlandığınız evleriniz (ve konaklarınız)… Şayet (bu saydıklarımız) size Allah’tan ve Resulünden ve O’nun yolunda cihad etmekten daha sevgili ve kıymetli ise (bütün bunları kaybetmeyeyim korkusuyla cihadı ve Hakk davayı terk ediyorsanız veya nemelâzımcılık ve duyarsızlıkla milli savunmaya katkı sunmuyorsanız;) o halde Allah (zillet ve esaret) emrini getirinceye kadar bekleyip gözleyin bakalım… Çünkü Allah (cihadı ve milli savunma hazırlığını ihmal eden) fasıklar topluluğunu asla hidayete (ve selamete) ulaştırmayacaktır.”
http://www.mealikerim.com
Ya Rabbi; biz fert olarak, millet olarak, devlet olarak hatta bütün İslam ümmeti olarak, Filistin’deki mazlum kardeşlerimize hakkıyla yeterince sahip çıkamadık. Bu sahip çıkamamamızın karşılığında ne olursun Ya Rab bize kahretme. Ya Rabbi evlat acısı neymiş, yurdun yuvanın başına yıkılması neymiş, vatanın işgale uğraması neymiş görün deme Ya Rab. Yarabbi bir avuç da olsa, oradaki kardeşlerine destek veren onlar için çırpınan samimi gönüller hürmetine, ülkemizi milletimizi dış düşmanların Avrupa’nın Amerika’nın İsrail’in böyle şeytani hedefleri olmaktan ülkemizi koru Yarabbi . Amiinn
https://youtube.com/shorts/0dIRHrM6c5s?si=9EBj2tBeSg5K6u9n
İşbirlikcilik ruhlarına işleyenler, kendilerine verilen görevleri (özellikle yapılan bunca vahşeti temize çıkarma, gözleri bu vahşetin ortağı işbirlikçi iktidarlardan uzağa cevirme, boş temennilerle halkı avutma ve en önemlisi bir milleti işbirlikçi ruhla dusundurme ve hareket ettirme) hiç vicdanları sızlamadan yerine getirirler. Bunların başka din mensubu nice vicdan ehli kadar ne akılları ne vicdanları var.
ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!
BU KADAR ZULÜMLER İŞLENİRKEN VE AKP HÜKÜMETİ DE ZULÜMLERE ARKA ÇIKARKEN NASIL OLUYOR DA HÂLÂ İNSANLAR BU KADAR DUYARSIZ OLABİLİYOR HAFIZAMIZ ALMIYOR ,ALAMAZ DA!ÇÜNKÜ HAKSIZLIĞA SUSMADIK ,SUSMUYCAZ! HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR BUNU ÇOK İYİ BİLİYORUZ VE ONUN İÇİNDE ONLARLA AYNI SAFTA ASLA OLMAYACAĞIZ!
YA RABBİ ! NEOLUR VAADİNİ LUTFEYLE!ZALİMLERİN VE İŞBİRLİKÇİLERİNİN OYUNLARINI BAŞLARINA ÇEVİR …AMİİİN
Ey D-8 üyesi ülkelerin yöneticileri!
(Ey Müslümanlar!) Size ne oluyor (ve nasıl bir vicdani sorumsuzluğa kayıyorsunuz) ki; “Ya Rabbi, ehli (ve idarecileri) zalim olan şu ülkeden (ve şu düzenden) bizi kurtar, bize Kendi katından bir sahip gönder ve bize Kendi rahmetinden bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran; erkek, kadın ve çocuklardan oluşan aciz ve çaresiz (nice mazlum müstaz’af) kimseleri kurtarmak için Allah yolunda (çalışıp) çarpışmıyorsunuz? (Bu duyarsızlık ve nemelâzımcılık imani ve vicdani bir tavır değildir.) [Not: Bugün Filistin topraklarında soykırıma uğrayan mazlumların; Afrika’da, Asya’da ve Güney Amerika’daki milyonlarca aç, biilaç, çıplak ve muhtaç Müslümanların ve farklı din ve kavimden nice mazlum ve mağdur insanların ezilmesine ve sömürülmesine yol açan bu zalim ve Siyonist sistemi yıkacak ve yeryüzünde Adil bir Düzen’i kuracak niyet ve gayreti taşımayanları Cenab-ı Hakk bu ayetle ve şiddetle ikaz etmektedir.] (Nisa: 75)
Necmeddin Erbakan D-8’i hangi amaç için oluşturdu?
1- Savaş değil, Barış!
2- Çatışma değil, Diyalog!
3- Sömürü değil, Adil Paylaşım!
4- Üstünlük değil, Eşitlik!
5- Çifte standart değil, Adalet!
6- Baskı ve Tahakküm değil; İnsan Hakları, Hürriyet ve Demokrasi!
Sizleri de bu oluşumun içine kattı ki, Siyonizm’in farkında olasınız ve yeryüzünde Adil Düzen’in kurulmasında sizlerin de bir payı olsun, sevabınız ve şerefiniz artsın diye.
Yoksa zaten vakti saati geldiğinde Allah vaadini tamamlayacak ve adil Düzen kurulacaktı.
“(Hakk hâkim olsun, ülkemizde ve yeryüzünde Adalet Nizamı kurulsun diye) Kim cihad ederse, o ancak kendi nefsinin faydası için çaba göstermiştir. (Cihadın, adil devlet, izzet ve emniyet gibi dünyevi menfaatleri de; ebedi saadet ve cennet gibi uhrevi mükâfatları da kişinin kendi çıkarı gereğidir.) Allah âlemlerden Müstağnidir (hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir).” (Ankebut: 6)
“Böylece, Allah’ın izniyle onları (çok az sayıdaki sadıklar, kalabalık ve donanımlı düşmanları) yenilgiye uğrattılar. (Daha peygamber olmamış bulunan ve genç bir subay olarak orduya katılan Hz. Davud, düşman tarafın henüz bilmedikleri ve şaşkınlıkla izleyip panikledikleri, yeni bir teknolojik silah hükmündeki attığı sapan taşıyla, zırhlar içinde ve fil üzerinde gururla meydan okuyan kâfir komutanı Calut’un gözlerini kör edip, beynini akıtarak devirince; başsız kalan düşman birlikleri dağıldılar ve bozulup kaçtılar; böylece) Davud Calut’u öldürdü. Allah da ona mülk ve hikmet (hükümdarlık ve bilgelik) verdi; ona dilediği şeylerden (yöneticilik, adalet, sanat ve teknoloji bilgilerinden) öğretti. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmı ile bir kısmını defedip (engellemesi) olmasaydı, yeryüzü mutlaka fesada uğrardı. Ancak Allah, âlemlere karşı büyük fazıl (ve ihsan) sahibidir.” (Bakara: 251)
D-8 toplantılarında; kuruluş ilkelerini hayata geçirmek için gerekli olan:
– İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı
– İslam Ortak Pazarı
– Ortak İslam Dinarı
– İslam Savunma Paktı
– İslam Bilim ve Kültür Vakfı gibi teşkilatların kurulması ve işletilmesi gerekiyordu.
Bütün bunları uygulamaya çalışmak yerine siz ne yapıyordunuz?!
Bayramlık entarilerinizi giyerek kameralar karşısına geçip poz verip fotoğraf çektiriyordunuz!
Kendi kendinizi tatmin ediyordunuz yani!
Yani Siyonizm’in ateşine odun atıyordunuz.
Yazıklar olsun size!
Hiç mi içinizde din Âlimi, ilim adamı, bilim adamı, akademisyen filan yok. Veya var da bunların hepsinin Kur’an’dan haberi mi yok?! Yoksa hepiniz dilsiz şeytan mısınız yahu?!
Bu gafletten, dalaletten, aymazlıktan kurtulun ve silkelenin, artık kendinize gelin. Bir an evvel D-8 ilkelerini hayata geçirecek acil önlemler ve müdahaleler tertip edin.
Nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, bari; Erbakan Hoca’nın programlarının tek savunucusu ve hayata geçecek şekilde hazırlayıcısı olan Milli çözüm Ekibini takip edin millicozum.com).
Yüce dinimizin kutsal kitabı olan Allah’ın kelamını Meal-i Kerim’den takip edin (mealikerim.com).
Bütün bunları hazırlayan, en mükemmel halini ortaya koymaya çalışan ve hayata geçirmek için mücadele eden Araştırmacı-Yazar-Düşünür Ahmet Akgül’ü arayın, bulun, konuşun, konuşturun da şu Siyonist sistemin saltanatı nasıl yıkılırmış öğrenin.
O leaders of D-8 member countries!
“(O, Muslims!) What is happening to you (and how conscientious irresponsibility you are slipping into) that you are not (efforting and) fighting on the way of Allah to save those weak and helpless (oppressed and disadvantaged*) consisting of men, women and children who are constantly begging: “Our Lord, save us from this city (and this order) whose inhabitants (and managers) are wrongdoers, send us a protector from You and give us a helper from Your mercy”? (This insensitivity and unconcern is not an attitude of belief or conscience.) [Note: With this verse the Almighty Haqq severely warns those who do not have the intention or effort to set a Just Order in the World which will end the current wrongdoing and Zionist system that causes millions of Syrian refugees in Anatolia today; millions of unclothed, needy starving Muslims deprived of food and care in Africa, Asia and South America; and many innocent and oppressed people from different religions and communities, being pressurized and exploited .]” (Kur’an:4/75)
For what purpose did Necmeddin Erbakan create D-8?
1- Peace, not War!
2- Dialogue, not Conflict!
3- Fair Sharing, not Exploitation!
4- Equality, not Superiority!
5- Not Double Standards, Justice!
6- Not Oppression and Domination; Human Rights, Freedom and Democracy!
He included you in this formation so that you would be aware of Zionism and have a share in the establishment of the Just Order on earth, so that your reward and honor would increase.
Otherwise, when the time comes, God would fulfill His promise and a just order would be established.
“Whoever does jihad (so that Haqq becomes dominant, the Just Order is established in our country and in the world), does it entirely for the good of himself. (Worldly benefits such as Jihad, a Just State, honour and security; heavenly rewards such as infinite well-being and the garden are both the necessity of the person’s own benefit.) Allah is al-Mustaghni (rich beyond all needs of anyone and anything).” (Kur’an:29/6)
“And so, by Allah’s authority they (the very few loyals) defeated them (the crowded and equipped enemies). (Yet not had been sent down Prophethood, David, who joined the army as a young officer, with a kind of new technology weapon which the enemy did not know and panicked in frustration, he shot the slingstone to the disbelieving commander Goliath, who was arrogantly challenging him to battle in his armour on the back of an elephant, hit him in his eyes blinded and poured out his brain. Seeing that he was dead the enemy troops were left uncommanded and they broke apart fleeing with destruction, thus) Dawud (David) had killed Goliath. And Allah gave him property and wisdom (sovereignty and knowledge). He taught him whatever He willed (leadership, justice, art and technology). If it were not for Allah’s driving (preventing) some people back by means of others, the earth would have certainly been corruption. But Allah shows grace (and beneficence) to all the worlds.” (Kur’an:2/251)
In D-8 meetings; What is necessary to implement the founding principles:
– United Nations Organization of Islam
– Islamic Common Market
– Common Islamic Dinar
– Islamic Defense Pact
– Organizations such as the Islamic Science and Culture Foundation had to be established and operated.
What were you doing instead of trying to implement all this?!
You were posing in front of the cameras, wearing your holiday dresses, and taking photos!
So you were satisfying yourself!
So you were throwing wood into the fire of Zionism.
Shame on you!
Aren’t there any religious scholars, scholars, scientists or academicians among you? Or are there all of them unaware of the Quran?! Or are you all mute devils?!
Get rid of this heedlessness, misguidance and carelessness, shake yourself up and come to your senses. Organize urgent measures and interventions to implement D-8 principles as soon as possible.
If you don’t know how to do it, at least; Follow the National Solution Team (millicozum.com),
which is the only advocate and preparer of Erbakan Hodja’s programs. Follow the word of Allah, the holy book of our great religion, from Meal-i Kerim (mealikerim.com).
Search for, find, talk to, Researcher-Writer-Thinker Ahmet Akgül, who prepared all of these, tried to present them in their most perfect form and struggled to bring them to life, and learn how the reign of this Zionist system will be overthrown.
يا حكام الدول الأعضاء في (د-8)!
(أيها المسلمون!) ما الذي يحدث لكم (وأي نوع من اللامسؤولية الضميرية التي تنزلقون إليها) ذلك؛ أولئك الذين يستمرون في التضرع: “يا رب أنقذنا من هذا البلد (وهذا النظام) الذي شعبه (وحكامه) قاسيون، وأرسل لنا حاكمًا من لدنك، وامنحنا معينًا من رحمتك”؛ ألا تقاتلون في سبيل الله لإنقاذ المستضعفين والعاجزين (كثير من المظلومين والعاجزين) من الرجال والنساء والأطفال؟ (هذه اللاحساسية والمحسوبية ليست موقفا من الإيمان والضمير). [ملاحظة: اليوم المظلومون الذين تعرضوا للإبادة الجماعية في الأراضي الفلسطينية؛ وسوف يدمر هذا النظام القاسي والصهيوني، الذي يسبب اضطهاد واستغلال الملايين من المسلمين الجياع والفقراء والعراة والمحتاجين في أفريقيا وآسيا وأمريكا الجنوبية، والعديد من المضطهدين والضحايا من مختلف الأديان والقبائل، وسوف ينشئ دولة النظام في الأرض يحذر الله تعالى من لا يملك النية والجهد بشدة بهذه الآية.] (النساء: 75).
لأي غرض أنشأ نجم الدين أربكان D-8؟
1- السلام وليس الحرب!
2- الحوار وليس الصراع!
3- التقاسم العادل وليس الاستغلال!
4- المساواة وليس التفوق!
5- لا ازدواجية المعايير يا عدالة!
6- عدم القهر والتسلط. حقوق الإنسان والحرية والديمقراطية!
لقد أدخلك في هذا التكوين لتكون على دراية بالصهيونية ويكون لك نصيب في إقامة النظام العادل في الأرض، فيكثر أجرك وشرفك.
وإلا فعندما يحين الوقت، سيفي الله بوعده ويقام النظام العادل.
«من جاهد (لينتصر الحق ويقام نظام العدل في بلادنا وفي الأرض) فما اجتهد إلا لنفسه. (إن فوائد الجهاد الدنيوية، مثل الدولة العادلة والكرامة والأمن، والمكافآت الدنيوية مثل السعادة الأبدية والجنة، هي لمنفعة الفرد.) الله غني عن العالمين (لا يحتاج إلى أحد ولا إلى شيء) ).” (العنكبوت: 6)
«وهكذا بسلطان الله هزموهم (الأعداء المكتظون والمجهزون). (ولم تكن النبوة قد نزلت، فداود الذي التحق بالجيش وهو ضابط شاب، ومعه نوع من الأسلحة التكنولوجية الجديدة التي لم يعرفها العدو، ففزع من الإحباط، أطلق حجر المقلاع على القائد الكافر جالوت، الذي كان وتحداه في غطرسة للقتال وهو يرتدي درعه على ظهر فيل، فضربه في عينيه وأعمى وسقط دماغه، فلما رأى أنه قد مات تركت قوات العدو دون قيادة وتحطمت هاربة، هكذا) داود (. داود) قتل جالوت. وآتاه الله الملك والحكمة. علمه ما يشاء (القيادة والعدل والفن والتكنولوجيا). لولا رد الله الناس ببعض لفسدت الأرض. ولكن الله يظهر فضله (وإحسانه) للعالمين كافة. (البقرة: 251)
اجتماعات (مد-8)؛ ما هو ضروري لتنفيذ المبادئ التأسيسية:
– منظمة الأمم المتحدة الإسلامية
– السوق الإسلامية المشتركة
– الدينار الإسلامي المشترك
– ميثاق الدفاع الإسلامي
– كان لا بد من إنشاء وتشغيل منظمات مثل مؤسسة العلوم والثقافة الإسلامية.
كنت بتعمل ايه بدل ما تحاول تنفذ كل ده؟!
لقد كنت تقفين أمام الكاميرات وترتدي فساتين الأعياد وتلتقطين الصور!
فكنت ترضي نفسك!
فكنتم ترمون الحطب في نار الصهيونية.
عار عليك!
أليس فيكم من علماء دين وعلماء وعلماء وأكاديميين وغيرهم؟
أم أن كلهم يجهلون القرآن؟! أم أنتم جميعاً (خرساء) شياطين؟!
تخلص من هذه الغفلة والضلال والاستهتار، وانتفض وعُد إلى رشدك. تنظيم التدابير والتدخلات العاجلة لتنفيذ مبادئ (د-8) في أسرع وقت ممكن.
إذا كنت لا تعرف كيفية القيام بذلك، على الأقل؛ تابعوا فريق الحل الوطني (millicozum.com)، وهو المناصر والمعد الوحيد لبرامج أربكان هودجا.
اتبع كلام الله، كتاب ديننا العظيم، من موقع Meal-i Kerim (mealikerim.com).
ابحث عن، ابحث، تحدث مع، الباحث والكاتب والمفكر أحمد أكغول، الذي أعد كل هذه الأشياء، وحاول تقديمها في أفضل حالاتها وناضل من أجل إحياءها، وتعرف كيف سيكون عهد هذا النظام الصهيوني أطيح به.
Çözüm=
Müslümanların Şuurlu Olması!..
*** Yaşanan zulümlerin ana sebebi şuurlu Müslümanların üzerine düşen gayreti tam yapmamaları;
Erbakan Hocamız (bir arkadaştan dinlemiştim) salonda kendilerini bekleyen Milli Görüşçü bir topluluğa (o esada salonda tv açık ve ABD ‘de polisler siyahi bir kişiyi öldürüyorlar onun haberi var ekranda Hocamız ekrana dikkat kesildikten sonra) “bunun sorumlusu kim biliyor musunuz?.. Sizsiniz!. Sizin (gözü açık şuurlu Müslümanların) Hak yolundaki gayretlerinizin yeterli olmaması dolayısıyla bu zulümler yaşanıyor” (buna benzer bir ifade) şeklinde analizli bir hitapta bulunmuşlar.
Haliyle ençok sorumlu ençok gözü gönlü vicdanı aklı imanı olanlar. Elbette ki hakkıyla cehd edenlerin mükafatı da o denli fazla.
Bu noktada yine Erbakan Hocamızın şuuru açık kişilerin dünyaya nefse yönelmeden zulümleri önlemenin üstün gayretinde olmalarının hayatiyetini; ” sizden birşey istiyorum: HEYECAN!.. HEYECAN!.. HEYECAN!..” sözleriyle vurguluyorlardı.
*** İŞBİRLİKÇİ İDARELER probleminin aşılması gerekiyordu.
Tarih boyunca mümin topluluklar içerdeki maddi manevi alandaki ihanet şebekesi olmadan -Allah’ın dilemesi dışında- kafirlere zalimlere kolay kolay yenilmemişlerdir. Zalimleri zahiri gücünün en önemli noktalarından birisi vatanını milletini ümmeti davasını şahsi (veya topluluk ) çıkarlarına satan kişileri veya grupları kullanıyor olmasıdır. Bu vesile 3-5 kuş birden vurulmaktadır. Müslümanların liderler hocalar stklar vb ile kandırılmaları birlik içinde olamaları vb bu yolla sağlanmaktadır. Özellikle İslam Birliği Yeni Adil Bir Dünya yerine faizci kapitalist sömürü düzeninin devam ettirilmesi Ab Abd İsrail peşinde koşulması (bu işbirlikçilik ne denli büyük ise Netanyahu sizin koltuklarınız benim elimde kütahkığını bile sergileyebiliyor) zalimlerin büyük israil hedefine stratejik gizli -olayların perde arkasını bilenlere açık- yardımlar sağlayan liderlerden partilerden sıyrılmak ve özümüze dönmek gerekiyordu. Zalimin zulmünü engellemek (örneğin İsrail’in Gazze katliamını) bir tarafa zalimlere güç sağlayıcı fiiller işleniyor. (Kürecik İncirlik Uçak yakıtı vd. Başka İslam ülkeleri de hava üstlerini kullandırmak vb zalimlerin ekmeğine yağ sürücü işler yapıyordu) Haliyle bu tarihi vebalden kurtulup zalimlerin zulmünü engelleyecek gönül huzuruyla yaşayabileceğimiz adımları atmak gerekiyordu.
Zalimlerle işbirliği yapanlara destek olmanın vebalini
görmezden gelmek hafife almak hem ahiretimizi yakmak hem de ülkemizin ümmetin Beka problemi yaşamasına sebep olmaktaydı.
Irak’taki katliamları İncirlik Hava üssünden kalkan bombardıman uçakları gerçekleştiriyordu.
Erbakan Hocanın hassas terazili hatırlatmalarıyla bu vebal şu şekilde idi:
“Irak’ta ölen tek bir çocuğun vebalini yedi sülaleniz alnını secdeden kaldırmasa ödeyemez”
SONUÇ OLARAK;
Ya özümüze dönüp Adil Düzen İslam Birliği (örneğin D-8 harekete geçirilmeli) Yeni Adil Bir Dünya kurma gayretine en ivedi bir şekilde gireceğiz veya hem ahiretimizi hem dünyamızı mahvedeceğiz.
Korkaklar 1000 kez cesurlar bir kez ölürdü (ki iman cesareti ile ölüm şehadeti -bu yol- dünyada izzeti ukbada ebedi saadeti getirirdi.
Allah mutlaka nurunu tamamlayacaktır
Ne diyelim,
Bu soysuzluğa sessiz kalana, lanet!
Zalimleri haklı bulana lanet!
İnsan hakları denen yalana lanet!
İşgalcilerle işbirlikçi yılana lanet!
Ve hâlâ
Hamas’ı suçlayan yalama
Ve yalaka çıyana lanet!..
(Ey Müslümanlar!) Size ne oluyor (ve nasıl bir vicdani sorumsuzluğa kayıyorsunuz) ki; “Ya Rabbi, ehli (ve idarecileri) zalim olan şu ülkeden (ve şu düzenden) bizi kurtar, bize Kendi katından bir sahip gönder ve bize Kendi rahmetinden bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran; erkek, kadın ve çocuklardan oluşan aciz ve çaresiz (nice mazlum müstaz’af) kimseleri kurtarmak için Allah yolunda (çalışıp) çarpışmıyorsunuz? (Bu duyarsızlık ve nemelâzımcılık imani ve vicdani bir tavır değildir.) [Not: Bugün Filistin topraklarında soykırıma uğrayan mazlumların; Afrika’da, Asya’da ve Güney Amerika’daki milyonlarca aç, biilaç, çıplak ve muhtaç Müslümanların ve farklı din ve kavimden nice mazlum ve mağdur insanların ezilmesine ve sömürülmesine yol açan bu zalim ve Siyonist sistemi yıkacak ve yeryüzünde Adil bir Düzen’i kuracak niyet ve gayreti taşımayanları Cenab-ı Hakk bu ayetle ve şiddetle ikaz etmektedir.] Nisa 75
bütün dünya milli görüşün ta kendisi olan MİLLİ ÇÖZÜM iktidarına muhtaç
Düşmanın stratejisini, şeytanın hilesini ve hedefini savaştan önce öğrenen bilge ve cesur bir komutan için zafer, bulutlarla kararan gökyüzünden beklenen yağmur kadar yakındır.
Ne kadar acı gerçekler
Bunları okurken insan
İnsanlığın dan utanıyor
Yürek ler yanıyor
Bazen de dostlar arasında
Kaybolup yok olmak
İstiyorsun Allah’ın huzurundan
Yetiş imdadımıza ya rab islam aleminde uyanış yok
Heryer izdırabta
Bazen de dostlar yüreğinde
Bazende dostlarının kalemin de.
Mahcubuz Ya Rabbi, affet
Ne elimizde ne dilimizde ne kalbimizde yok kuvvet
Zalimden hesap sorana bizi dahil et
Bitsin artık, bitsin artık bu yaşanan zillet…
“Ne diyelim,
Bu soysuzluğa sessiz kalana, lanet!
Zalimleri haklı bulana lanet!
İnsan hakları denen yalana lanet!
İşgalcilerle işbirlikçi yılana lanet!
Ve hâlâ
Hamas’ı suçlayan yalama
Ve yalaka çıyana lanet!..”
YAŞASIN ZALİMLER VE İŞBİRLİKÇİ HAİNLER İÇİN CEHENNEM
Ne diyelim,
Bu soysuzluğa sessiz kalana, lanet!
Zalimleri haklı bulana lanet!
İnsan hakları denen yalana lanet!
İşgalcilerle işbirlikçi yılana lanet!
Ve hâlâ
Hamas’ı suçlayan yalama
Ve yalaka çıyana lanet!..
Ya Rab!..
Yetiş imdadımıza,
Bütün Filistin, Suriye, Irak ve Afganistan
İslam coğrafyasının tamamı Kerbelâ’dır!
İSRA 7
…Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, size öyle (Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki), yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezlerini) mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)
https://www.mealikerim.com/17/isra/7
Ama çok şükür ki, Sâffât Suresi 171-177 ayetleri, zalimlerin hezimetinin; mücahit mü’minlerin ise zafer ve galibiyetinin pek yakın olduğunu müjdeliyordu:
“Andolsun, (peygamber ve Hakka rehber olarak) gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir (tarafımızdan şu garantiyi vermişizdir):
Elbette onlar; mutlaka kendilerine yardım edilecek (nusret verilecek ve zafere eriştirilecekler)dir.
Ve hiç şüphesiz; Bizim askerlerimiz (ve desteklediklerimiz) elbette galip gelecek (zalimlerin ve kâfirlerin düzenlerini devirecek)lerdir.
Öyleyse Sen, (ey Nebim!) bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Ve onları seyret ki; (zalimlerin hezimetini ve acı akıbetini, mücahit mü’minlerin ise galibiyet ve hâkimiyetini) yakında göreceklerdir.
Şimdi onlar, Bizim azabımızı (ve intikamımızı) acele mi istemektedirler?
Oysa (azap) onların sahasına (iktidar ve saltanatlarına ansızın) indiği zaman, uyarılıp-korkutulanların (ama çağrımıza uymayanların) sabahı ne kötü (ve ne fecidir).”
(Sâffât Suresi: 171-177)