Konya Büyükşehir Belediyesi organizesiyle, 3 yıldır yapılan kitap fuarına; sağcı-solcu bilineni, Dincisi-Dinsizi, IŞİD’cisi-İşbirlikçisi, her görüşten kitabevine müsaade edildiği halde, Milli Çözüm Dergisi’ne ve Adil Dünya Yayınevi’ne izin verilmemişti. Görevli bir memur: “Emir yukarıdan, elimizden bir şey gelmez!” demişti.
BÂTIL TOPTAN GELSİN; BİZ TEK BAŞINA!
Dincisi dinsizi, sağcı solcusu
Bâtıl toptan vurur, biz tek başına!..
Ne kadar da azmış, Hakk’ın yolcusu
Bâtıl toptan gelir, biz tek başına!..
İktidar muhalif, hep bize karşı
İş birlik yaparlar, Siyonist çarşı
Amma Hakk’ın sesi, titretir arşı
Bâtıl toptan vurur, biz tek başına!..
Radikal ılımlı, cümle münafık
Milli Çözm’e düşman-lıkta mutabık
Masonik merkezle, hepsi muvafık
Bâtıl toptan gelir, biz tek başına!..
Allah’a sığınan, kârlı çıkacak
Tek başa Şeytanın, yurdun yıkacak
Hainler hep bize, kurşun sıkacak
Bâtıl toptan vurur, biz tek başına!..
Bir kul ki has iman, ile dolunca
Hak dava aşkıyla, saçın yolunca
Kur’an mihenk; Rasül, rehber olunca
Bâtıl toptan gelsin, biz tek başına!..
Zalim İsrail’i, vurayım diye
Şehid olup Dost’a, varayım diye
Adil bir Düzeni, kurayım diye
Kalsak da dönmeyiz, biz tek başına!..
Allah kimi tutsa, o kazanacak
Ve zafer burcuna, o uzanacak
Zulmün temelleri, hep kazınacak
Bâtıl toptan gelsin, biz tek başına!..
Şükür haram yoktur, kalpte kanımda
Sade dava aşkı, tüter canımda
Bir avuç sadıklar, kaldı yanımda
Bâtıl toptan gelir, biz tek başına!..
Bizi yarı yolda, koyan utansın
Arkadan bağrımı, oyan utansın
Bu kutlu kervandan, cayan utansın
Bâtıl hepsi düşman, biz tek başına!..
Acizim asiyim, medet Allah’ın
Biz sefere çıktık, nusret Allah’ın
Ben hiçim; kuvvet, kudret Allah’ın
Bâtıl hepsi gelsin, biz tek başına!..
Ölümü öldüren, ecele güler
Sonsuzluğa doğmak, kutlu övgüler
Sulayan Hak ise, solmaz Akgüller
Bâtıl güllesine, biz tek başına!..

Galiba tarihte hep böyle olmuş; Hakk uğruna mücadele edenler yalnız kalmışlar. Ne kadar kafir, münafık, işbirlikçi, riyakar varsa üzerlerine gelmişler ve Hakk yolun yolcuları bunlarla toptan mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Fakat sabır, sebat, sadakat ve itaat gibi Allah’ın (c.c.) rızasına ulaşmaya vesile olacak yüksek karakter özelliklerine de onlar sahip olmuşlar.
Rabbimiz Bakara suresinin 249. ayeti kerimesinin son kısmında şöyle buyuruyor: “Allah’(ın va’adine, nusretine ve rahmetine) kavuşacaklarına kesinlikle iman ve itimatları (ve Rablerine hüsnüzanları tam ve sağlam) olanlar ise dediler ki: “Allah’ın izniyle, nice az (ama itaatkâr ve sebatkâr) topluluk, çok daha kalabalık (ve güçlü sanılan) topluluklara galip gelmiştir. (Çünkü) Allah sabreden (mü’minlerle) beraberdir.” Burada sadakat ve itaat kavramları öne çıkmaktadır. Bu açıdan baktığımızda sadakat ve sabır ehli müminler tarif edilmektedir;
Aslında şiirde geçen mısralar dikkatle incelendiğinde bazı ayeti kerimelerin yaşanır hali gibi.
Örneğin; Ali İmran suresi 200. ayeti kerimede Rabbimiz ” Ey iman edenler! (Din ve dava uğrundaki zorluklara, hayatın ve cihadın sıkıntılarına) Sabredin ve (belalara düşmanlara karşı) sabır üzerinde yarışın, (Allah’la, peygamberlerle, cihad emirinizle, Hakk yoldaki cemaatinizle) irtibatınızı koparmayın, kararlı ve sebatlı davranın (ve nöbet ve hizmet yerlerinizi terk edip ayrılmayın. Bu emirlere karşı gelmek hususunda) Allah’tan korkun. (Bu sayede) Umulur ki kurtuluşa ve başarıya (felaha) ulaşırsınız!..
Azhab suresi 23. ayette Rabimiz; Mü’minlerden öyle (mert ve metin) er kişiler vardır ki, Allah üzerine (O’nun rızası ve davası istikametinde) yaptıkları ahde (iman, itaat ve cihad sözlerine) sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirip (Hakk uğrunda canını vermiştir), kimi de (gönülden cenneti ve şehadeti umup) beklemektedirler. Onlar hiçbir vazgeçme ve yan çizme (bedel ve bahanesi) ile (Allah adına verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir” buyurmaktadır.
Ayrıca sabır ve sadakat ile ilgili olarak Ahmet Akgül hocamızın 100 Kur’ani Kavram ve Yorumları kitabının 637. sayfasındaki “Sabır ve Metanet” ile 641. sayfadaki “Sadakat ve İtaat” bölümleri mutlaka okunmalıdır.
Günümüzde sağcı-solcu bilineni, Dincisi-Dinsizi, İşbirlikçisi farketmeksizin hepsi bu siyonist düzen devam etsin diye çabalamaktadır. Siyonizm ve işbirlikçileri ile menfaatlerini bir şekilde ortaklaştırmış bu kurumlar yahut zatlar toplumumuzu durmadan uyuşturmakta işbirlikçi yönetimler başta kalsın diye üst düzey bir çaba sarf etmektedirler.
İşte sadece Milli Çözüm milletimize gerçekleri söylemekte, işbirlikçilerin ipliğini pazara çıkarmakta, Kuran’ı Kerim’i ve Yüce Peygamberimizi milletimize doğru anlatmakta, hayat sistemi olarak Adil Düzen’i savunmakta, inanmakta ve bu konuda üretimler yapmakta, aslında Siyonizmin istemediği herşeyi yapmaktadır. : )
Tüm bu gerçekler değerlendirildiğinde Siyonizm cephesinin karşısında sadece Milli Çözüm kalmıştır. Yüce Allah bu kutlu cepheden bizleri ayırmasın inşallah..
Allah kimi tutsa, o kazanacak
Ve zafer burcuna, o uzanacak
Zulmün temelleri, hep kazınacak
Bâtıl toptan gelsin, biz tek başına!..
Milli Çözüm;Hakkın sesi haikikatin sesi
Asla susturamaz zalimin topu tüfeği
Çün Allahın va’adi var yıkılacak zulm düzeni
Herkes görcek Adil düzen Fethi Mübini(1)
Nasr 1
Allah’ın yardımı (ile zafer) ve fetih geldiği zaman (ki Allah’ın va’adi Hakk’tır.)
Nasr 2
Ve (o güne kadar İslam’dan ve Kur’ani esaslardan kaçan) insanların dalga dalga Allah’ın dinine (ve adalet düzenine) girdiklerini gördüğün an (ne kutlu ve mutlu bir zamandır.)
Kevser 3
(Ey Resulüm! Sana ve davana hakaret ve hıyanet edenlere aldırma) Ki asıl “Ebter” (soyu ve nesebi kesik, şeref ve haysiyeti bitik) olan(lar), şüphesiz Sana (ve İslam’a buğzedip) kin tutanlardır.
https://www.mealikerim.com/108/kevser/3
“Allah’ın izni ve iradesi dışında, ABD’nin gizli servisleri, CIA destekli Cemaatin kalemşor tetikçileri, AKP’nin kiralık hizmetçileri ile bir sivrisineğin; bize vereceği zarar ve yarar eşittir.
Rabbim dilerse, bir sivrisinek ısırmasıyla virüs kaptırıp öldürebilir ve yine dilerse, nükleer füzelerden ve suikast girişimlerinden kurtarabilir.
İmanın en tabii neticesi (en üst derecesi değil) olan bu tavrımızı; idrak edemeyen iz’an ve iman fakirleri, bu basiret ve cesaretimizin altındaki güç kaynağını merak etmekte ve nice tutarsız tahminler yürütmektedir.
İmani ve insani değerlerimiz ve milli ideallerimiz uğrunda, ne ağır cezalara çarptırıldığımızı, defalarca tutuklanıp hapis yattığımızı, nice sürgünlere ve görevine son verilmelere uğradığımızı ve hâlâ her ay başka bir mahkeme kapısında dolaştırıldığımızı, yani rahatlık ve ferahlık döşeğinde, kuru kahramanlık edebiyatı yapmadığımızı da hatırlatmamız gerekirdi…”
ÜSTAD AHMET AKGÜL
Herkese kapılar açık ama Milli Çözüme kapalı. Neden? Çünkü Hakkı, Hakikati eğmeden bükmeden, cesaretle ve şuurla ortaya koyan savunan, şeytanın ve şeytanilerin ayarılarını bir bir meydana çıkaran, Adil Düzen ve Milli Görüş gerçeğini en iyi anlayan, anlatan ve uygulayacak olan Milli Çözüm olduğu için tüm güçleriyle engellemeye çalışıyorlar. Anlayanlara!..
Bütün kafirler zalimler birleşsede karşında, hiç kimse bir şey yapamaz çünkü Erbakan mührü var elinde, Hakkın ve haklılığın gücü arkadan ta yazıl en başında “Hak geldi Batıl zail oldu” sonunda sonu belli nasıl olsa Allah’a tevekkül ettik bekleriz büyük bir sabırla. Hz. Yusuf misali bütün şer güçler duruyor karşında amma dimdik ayaktasın ve siyonist şeytanın o tek gözünü oymaktasın, kimse kalmasada yanında Allah’ın vaadi var en sonunda… Normalde bir araya gelmez denilenler birleşmişler şeytanın merkezinde Allah’ın vadi var tükenecekler sonunda ve bütün dünyaya vurulacak Erbakan mührü Senin elinle…
“Gafiller nereden bilsinler?
Kahramanlar tek başına, devleşirler!”
Allah kimi tutsa, o kazanacak
Ve zafer burcuna, o uzanacak
Zulmün temelleri, hep kazınacak
Bâtıl toptan gelsin, biz tek başına!..