Esad gibi;
İSLAM ÜLKELERİNDEKİ HAİNLERE
VE
HAK DAVA DÖNEKLERİNE
Hak davadan dönmek, hıyanet huyun
Zemzem sanılırsın, asitsin asit!
Akıl vicdan güdük, ey hırsı uzun
Kahraman tanınır, basitsin basit!
Gizli patronların, AB ABD
Fitne ateş yaktın, çıktı arbede
Başı hain, İslam; nasıl harb ede
Yanar Libya Suriye, fasitsin fasit!
Günübirlik kovboy, fıtrat fırsatçı
Haçlı kapısında, ahlâk fesatçı
Hazır harman kaptın, ucuz hasatçı
Vicdan zehirledin, toksitsin toksit!
Din devlet tahribin, makam aşkına
Hak’tan cayan böyle, döner şaşkına
Elbette uğrarsın, manen baskına
Sen rejisör değil, artistsin artist!
Mü’min mal can verir, cennet kazanır
Fasık dava satar, rütbe kazanır
Allah fırsat tanır, mühlet uzanır
Hidayet paslandı, oksitsin oksit!
Sanma hıyanetim, daim kâr olur
Yakında figanın, ahu zar olur
Kanma Siyonistler, bana yâr olur
Birkaç kullanımlık, taksitsin taksit!
Gel tevbe et; Hakk’ın, kahrına yanma
Tek Allah’a sığın, gâvra dayanma
Cesur bir mücahit, sanırlar amma
Ancak kireç taşı, kalsitsin kalsit!
Çevrende akılsız, ayarsız kalsın
Yağcı yalakalar, etrafın sarsın
Ki üste çıkayım, diye sanırsın
Herkesi kıskanır, hasitsin hasit!
Şu feryat beddua, mazlum halkındır
İbretli akıbet, senin hakkındır
İlahi intikam, günü yakındır
Nice canlar yaktın, faşistsin faşist!

Gel tevbe et; Hakk’ın, kahrına yanma
Tek Allah’a sığın, gâvra dayanma
Cesur bir mücahit, sanırlar amma
Ancak kireç taşı, kalsitsin kalsit!
Gücü, makamı ve çıkarı uğruna hak davadan sapan, dış güçlerle iş tutan, dini ve ahlâkı araçsallaştıran kişilerin hem ahlaki olarak çürüktür, hem de ilahi ve tarihsel bir hesaplaşmadan kaçamayacaktır. Siyonist kesimlere yaranmak için Hak davadan vazgeçenler bilmeliler ki, bir gün kullanıp çöpe atacaklarda aynı merkezler olacaktır. Rabbimiz imhal eder ihmal etmez. Yani acele etmez, mühlet verir. İşbirlikçilerin içini dışına dökerek gerçek amacını ve ayarı ortaya koyar. Azizün Züntikam sabibi Cenab-ı Allah tüm mazlumların ve mağdurların İlahi intikamını alacaktır. Kendi dini ve davasını yürütecek Halis kullarına güç ve iktidar lütfedecektir.
İbrahim 47
Sakın ha, Allah’ı; elçilerine (ve Hakk davetçilerine) verdiği sözden (ve zafer va’adinden) dönecek sanma(yın). Gerçekten Allah Azîz’dir, İntikam sahibidir. (Ey zalimler ve hainler, sizin de zulüm ve hıyanetlerinizin hesabını soracak, saltanatınızı yıkacaktır.)
İbrahim 48
(Kıyamet saati gelip de) Yerin başka bir yere (Dünya’nın farklı bir görünüme), göklerin de (başka âlemlere) dönüştürüldüğü gün; onlar tek olan, Kahhâr olan Allah’ın huzuruna çıka(rıla)caklardır. (Her şeyin hesabı sorulacak, hak ettikleri karşılığı bulacaklardır.)
https://www.mealikerim.com/14/ibrahim/47-48
Rabbim bizleri içi dışı bir samimi müminlerden olmayı nasip etsin…
Kim zerre miktarı bir hayr işlese karşılığını alır, kimde zerre miktarı kötülük işlerse yine karşılığını alır, kimde hayırlı bir işin olmasına sebep olursa yapan kişinin hayır hasenatında bir eksiklik olmadan bir mislide sebep olanının hanesine yazıldığına göre Rabbimiz kötülüklerden ve kötü işlere vesile olmaktan muhafaza etsin. İyi ve güzel şeyleri yaptırsın veya yapılmasına sebep olanlardan eylesin.
Her kim (şuurlu İslam sayesinde) kendisine ‘dosdoğru yol’ apaçık belli olduktan (hidayet ve hakikati bilip tanıdıktan, Hakk ile Bâtıl’ın farkına ve şuuruna vardıktan) sonra, (dünyalık makam ve menfaat hırsıyla) Elçiye (Peygambere ve Hakk dava rehberine)muhalefet edip (haklı ve hayırlı hareketten ayrılırsa) ve mü’minlerin yolundan başka bir yola (Siyonist ve Haçlı İttifakına ve şeytani kurallarına) uyarsa, onu dönüp gittiği yanda (şerli ortam ve ortaklıkta) bırakırız (bu hıyanet ve hakaretinden dolayı tekrar Hakka ve hidayet yoluna dönmesine fırsat tanımayız ve hidayetini karartırız) ve (ahirette de) cehenneme sokarız. O ne kötü ve sürekli bir (zindan)karargâhıdır! [Not: Bu ayet, dünyevi hesaplarla Hakk davadan cayanları uyarmaktadır ve İmam-ı Şafii: “Bu ayet, ‘icma’ya ve Hakk hâkim olsun diye ortaya çıkan oluşuma bağlı kalmayı gerekli sayan en önemli ayetlerin başındadır” buyurmaktadır. Bak: Razi. Cilt: 11 Sh: 43] Nisa 115. Ayet
Bu ayetin muhatabı olmaktan sonsuz şevkat ve merhamet sahibi olan Rabbimize sığınırız. Bu ayeti okuduktan sonra devamlı aklıma bakara suresinin 250. ayeti gelir” Onlar(dan iman erleri) Calut ve askerlerine karşı çıkarken de şunları söylemişlerdi: “Rabbimiz, (cihaddan kaçmamak, ordudan ve itaatten ayrılmamak için) üzerimize sabır ve metanet yağdır; ayaklarımızı (hizmet ve istikamet üzerinde sabit ve) sağlam tut ve (Senin Hakk Dinini ve adalet düzenini) inkâr eden topluluklara karşı bize yardım et…” (diye dua etmişlerdi.)”
Bugün yeryüzünde Müslüman kardeşlerimiz en büyük acıları çekiyor, zalimler zalimlikte sınır tanımıyorsa bunun en birinci sebebi İslam ülkeleri başında işbirlikçi yöneticilerin olmasından dolayıdır. Ülkemizde 96-97 Efsane Erbakan Hükümeti döneminde İsrail Filistin’e tek bir mermi dahi sıkamamış, tek bir kişinin burnu kanamamıştır. Yine Erbakan Hocamızın iktidarının son günlerinde imzaladıkları D8’ler aktif bir şekilde çalıştırılsaydı, yine zalimler çekinirlerdi ki, zaten bundan dolayı o anlaşmaya imza koyanları tek tek iktidardan bir şekilde indirdiler. Oradan anlamak lazımdı D8’lerin önemini ve anlamını. Erbakan gibi yalnızca Allah’a dayanan ve yalnız O’ndan korkan yalnız O’nun rızasını gözeten yöneticiler lazım ülkemizin ve İslam ülkelerinin başına. Gör bak neler oluyor o zaman. Aksi halde ki şimdi öyle zaten İsrail istediğini yapıyor kimse de ses yok, Trump istediğini yapıyor kimsede ses yok. Aziz Erbakan Hocamız bu günleri görerek gerekli hazırlıklarını yaptı, teknoloji harikası silahlar ile süper güç zannedilen ülkeleri dize getirecek çalışmaları yaptı. Ve inşallah Aziz Erbakan Hocamızın 1980 yılında TRT de ifade buyurdukları gibi Türkiye ve İnsanlığın kurtuluşu Aziz Erbakan Hocamız gibi bir liderin işbaşına geçmesi ile gerçekleşecektir.
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki:
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU;
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması,
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)
Mü’min mal can verir, cennet kazanır
Fasık dava satar, rütbe kazanır
Allah fırsat tanır, mühlet uzanır
Hidayet paslandı, oksitsin oksit!
Sadıklarla sahtekarları ayıran temel prensiplerden biri de: ” Sadıklara göre hayat; iman ve cihattır. Sahtekarlara göre hayat; imkan ve fırsattır.“(Üstad Ahmet AKGÜL)
Kehf Suresi’nde, bağ sahiplerinden serveti ve çevresiyle böbürlenen kişinin, mü’min arkadaşının uyarılarına karşı “(Böylece) O, kendi nefsinin zalimi olarak (kibir ve gafletle) bağına girdi (ve): ‘Bunun (mülküm olan şu bağların, bahçelerin) sonsuza kadar kuruyup-yok olacağını sanmıyorum’ deyip (gaflete yöneldi). ‘Kıyametin kopacağını (ve herkesin hesap vermek üzere mahşere toplanacağını da) pek sanmıyorum. (Ama) Buna rağmen (zayıf bir ihtimal olarak öldükten sonra diriltilip) Rabbime döndürülecek olsam bile, şüphesiz şu (andaki durumum)dan daha hayırlı bir sonuç bulacağım’ (düşüncesindeydi.)” (BAK: Kehf Suresi 35-36 / http://www.mealikerim.com ) şeklindeki sözleri, ahireti sadece bir ihtimal olarak görenlerin ruh halini haber vermektedir. Oysa, hiçbir surette, ihtimal, iman değildir. İman bir şeyin varlığını ve olacağını kesinlikle bilmek, gönülden kabullenmek ve ona göre hareket etmektir. Dini bir aksesuar ve kültür zenginliği olarak gören ve ahireti bir ihtimal olarak değerlendiren kimselerin iyilik ve ibadet zannıyla işledikleri amellerin boşa çıkacağını ve kendilerine hiçbir fayda sağlamayacağını şu ayetler açıkça bildirmektedir.
(YÜZ KUR’ANİ KAVRAM VE YORUMLARI Adlı Üstad Ahmet AKGÜL’ün eserinden alıntıdır.)
İmanımızın her an güçlü kuvvetli olması için imanımızı olgunlaştırmak için cihaddan geri kalmamakla ve sağlam bir teslimiyetle inançla iyinin doğrunun güzelin faydalın ve adil olanın hakim olması için bulunduğumuz her ortamda gayret göstermekle, rabbimizin dünya ve ahiret saadetimizi kazanmamız için gönderdiği Kur’an’ı Kerim’in mealini günlük okumalı, Kur’an’a Tercüman olan Milli çözüm yayınlarıyla kalbimizi doyurmaya çalışmalı böylelikle hidayetimizin paslanmaması – sadakatımızın paslanmaması – ferasetimizin kurumaması için çaba sarfetmiş olur oksitlenmekten kurtuluruz yani inandığımız hakikatlerin takipçisi ve bendesi olduğumuz Hakk Davamızın ve Üstadımızın Rehberimizin değerini kıymetini bilir ve net mert mü’min olarak kalabilmiş oluruz inşaallah…
Günübirlik kovboy, fıtrat fırsatçı
Haçlı kapısında, ahlâk fesatçı
Hazır harman kaptın, ucuz hasatçı
Vicdan zehirledin, toksitsin toksit!
bu işbirlikçi yöneticilerin kendi vicdanlarını karartmakla birlikte halkın da vicdanını zehirlediği, Mısır, Libya, Suriye, Ürdün halklarına bakıldığında bu hususun özellikle fark edileceği, (ne yazık ki yanı başlarında yaşanan zulmü gülerek espri ile anlatmaktadırlar.)
Çevrende akılsız, ayarsız kalsın
Yağcı yalakalar, etrafın sarsın
Ki üste çıkayım, diye sanırsın
Herkesi kıskanır, hasitsin hasit!
Bu işbirlikçi tiplerin çevresinin yalakalardan oluştuğu, fakat bu durumun da kendi hasitliği ve kıskançlığından kaynaklandığı,
hususlarını naçizane anladığım bu güzel dörtlükler ve müthiş şiir için Allah üstadımızdan razı olsun.
HALİMİZ NE OLA!
Dünya süslü yalan, aldanır
Fısıldar şeytan, hep aldatır
Sende fanide dolan, ömür azdır
Halimiz ne ola o günde, mahşer yakındır
Neyi paylaşamaz ki, insanlar
Az çok şükür yok, doymuyorlar
Dahası benim olsun, diyorlar
O gün geldiğinde, nasıl verilecek hesaplar
Makamın kölesi, paranın esiri olmuş
Haramla karınlar, dolmuşta dolmuş
İhanet edenlerin yolu, siyon yoluymuş
Ölüm gelip çatınca, kaçış yokmuş..
İBRETLİ AKIBET, SENİN HAKKINDIR!
Mazlumun ahı, değince arşa
İlahi intikam için, basılır marşa
Dindar, kahraman sanılır amma
Kul hakkı yiyen şovmendir anca