YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e9a3fd26c81
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 6
Bugün : 9001
Dün : 58766
Bu ay : 1283430
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53428488
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Subscribe
Bildir
9 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

kelime ve kavramlarla gelen Adil Düzen
Büyük liderler kendi değişim ve devrimlerini yaparken aynı zaman kelimeler ve kavramlar üzerinde de devrim yaparlar. Çünki devrimlerin kalıcığı ve devamı bu kelime kavramlara sahip çıkılmasıyla olacaktır. Adil düzen devrimi de toplumlara gerçek huzur ve hürriyetlerini verirken kelime ve kavramlarıda siyonizmin esaretinden kurtaracaktır.
Gerçek laikliği ve tam manasıyla insan haklarını yeryüzünde sadece müslümanlar uygulamıştır. Anlıyorum ki bunuda zirvesine Türk milleti çıkarmış ve Adil düzen medeniyeti ile dahada ileriye taşıyacak çünki bağlı bulunduğu itikadı bunu gerektiriyor. Mustafa kemalde zaman la bu milletin inanç genleri ile oynanıp bir mutasyondan geçirildiği fark ediyor ve yeni kurulan Türkiye cumhuriyetininde yeni bir medeniyete öncülük edeceğini bildiği içindir ki yeni kurulan devlette maturudiliği devlet ve sistem içerisinde kabul görmesi için yapılması gerekenleri yapmıştır.
Bu millet inancından almış olduğu kuvvet ile yeryüzünde yeniden adil düzen medeniyetini Erbakan hocamızın önderliğinde kuracaktır inşallah

Dert edinmek, insanlığın saadetine engel olan herşeyi gündeme getirmek ve çözüm üretmek , bunları hiçbir karşılık beklemeden insanlığın hizmetine sunmak hep MİLLİ GÖRÜŞ-MİLLİ ÇÖZÜM’e nasip olan hizmetler olmuş tarih boyunca!…
Dert edinmek, insanlığın saadetine engel olan herşeyi gündeme getirmek ve çözüm üretmek , bunları hiçbir karşılık beklemeden insanlığın hizmetine sunmak hep MİLLİ GÖRÜŞ-MİLLİ ÇÖZÜM’e nasip olan hizmetler olmuş tarih boyunca!…

Aziz Erbakan hocamız müslümanın tariflerinden birininde : Şuurlu olmak , dert sahibi olmak ve cihat etmek eylemlerini gündem ederlerdi.
Hakikaten sıradan bir insan müslüman olan sadece kendi ihtiyacına odaklanır ama Erbakan terbiyesinden , Milli Çözüm -Ahmet AKGÜL terbiyesinden geçen kimseler ise önce insanlığın kurtuluşuna saadetine huzuruna rahatına konforuna odaklanırlar. Çünkü insanlık huzur ve saadet içere olmadıktan sonra bize rahat yok düşüncesiyle yaşamlarını sürdürürler…
Laiklik hususunda gerekenler ne eksik ne de fazla değil tam tamına söylenmesi gerektiği kadar yazılmış düşünülmüş ve insanlığın hizmetine deklare edilmiş tabiri caizse…Siyonist mihrakların böl parçala yut taktiği ve hedefine panzehir olacak şekilde insanlığın manen ve maddeten sömürülerek yok edilmesi hedeflerini altüst edecek tesirsiz bırakacak şekilde kalemini hareket ettiren Milli Çözüm ve Üstad Ahmet AKGÜL Hocamıza sonsuz teşekkürlerimizi arzederiz.. Rabbim sizi başımızdan eksik etmesin. Bir an evvel işbirlikçi yönetimlerin iflas ettiği YENİ BİR DÜNYAYI kurma yolunda insanlığın hizmetinde olmanızı diliyor saygılıyor sunuyorum…

Kuranın emrettiği mücadele yöntemi…
Kelime ve kavramların yozlaştırılması hususundaki tespitler muazzam… gerçekten de günümüz müslümanları bu pencereden bakabilse, ümmete lider diye nitelendirdikleri şahıslardan şiddetle kaçardı muhakkak. Ancak İslamı anlamak için önce İslamı bir medeniyet olarak kanbul etmek ve bunun gereği olarak geldiği zaman ve coğrafyanın kullanageldiği kelimeleri, uygulayageldiği adetleri vb. nasıl hayra tebdil ettiğini öğrenmek ve idrak etmek gereklidir. Bu açıdan bu makale vicdanla ilim arayanlara büyük adım attıracaktır.

Diğer taraftan, bazı kabul edilmiş ve insanlığın gerçek manasını hedef edindiği kelime ve kavramların manasını değiştirerek uygulama hem doğru tebliğ hem hak medeniyet göstergesidir. Bu konudaki bağnazlıklar gereksiz ve zararlıdır. Rabbimiz düşmanınızın silahlarıyla silahlanın diye emir buyuruyorsa ve siyonist zalimler sistemlerini, insanlığın özlemle arayışta bulundukları kelime ve kavramlar üretip veya var olanı alıp manalarını kendi şeytani menfaatleri doğrultusunda değiştiriyorsa bu durumda Müslümanlar ne yapmalı? Aziz Erbakan Hocamızın “gelin bu laiklik tanımını birlikte yeniden yapalım” diye buyurduğu ve Milli Çözüm Dergisinin yıllardır haykırdığı ve gündeme getirdiği aynı hususlar düşmanın silahıyla silahlanmanın bir tezahürüdür.

Bu kapsamda, Bakara: 256 : “La iktahe fi’ddiin” Kafirun: 6 ayetlerinden gerçek manada laiklik manasını ve Şura: 38-39 ayetlerinden insanlığın özlemle aradığı gerçek demokrasi kavramının mesajını çıkarmak gerçek manada ilim ister, cesaret ister. Ve zaten şeytanilerin çalışma planı Rahmanileri batıl şekilde taklit şeklinde olduğu için, çağın şartları ve insanlığın ihtiyaçlarına göre gerekli olan ne varsa onu Müslümanlardan önce batıl yolla üreterek kullanışsız hale getirmeyi metod edinmiştir. Müslümanların uyanık olup bu kavramları kendi inancı ve insanlığın lehine olacak şekilde değiştirmek yani sıfırdan bir sistem kurmaya çalışmak yerine bozuk çarkı değiştirmek Kuranın emrettiği mücadele yöntemidir.

Baki selamlar…

Yeni bir dünya için
Bütün mazlumlar dünyası ve özellikle Ortadoğu ve ülkemiz için İSLAM; Sadece manevi ve ahlaki disiplin sağlayan bir din değil, aynı zamanda bir diriliş ve direniş dinamiğidir. Ve hele ülkemizin her yönden kıskaca alındığı, kolunun ve kanadının kırılmaya çalışıldığı böylesi kritik bir süreçte, İslamiyet’in milletimiz ve geleceğimiz açısından, hayati derecede gerekli ve stratejik bir önem taşıdığını fark edemeyenler insanlık aleminin bu zulme mecbur bırakılmasının vebalinden kurtulamayacaklardır.
Artık solcu-sağcı, dinci-devrimci gibi farklılıkları bırakıp… Ülkücü, Milli görüşcü, Atatürk’cü… Gibi ayrılıkları aşıp ve barışıp, yeni ve Adil bir Medeniyet merkezi olacak Türkiye’yi bu badireden kurtarmamız lazımdır. Yoksa batacak gemi ile birlikte hepimizin boğulması kaçınılmazdır.

Ladinlik değil Laiklik ve Demonkrasi değil Demokrasi
Din ve Devlet insana hizmet içindir anlayışından ilham alan Realist Laiklik ve toplumun gerçekten temsil edildiği, ortak kararlarla ülkenin yönetildiği gerçek bir Demokrasi insanlığın idealidir. İnsanlık din-devlet barışmasını, farklı dinlerin bir arada yaşamasını ve gerçek bir temsiliyetle yönetişimi arzulamaktadır. Bugüne kadar hakları sömürmek için yozlaştırılmış ve anlamı değiştirilerek halkı yönetime alet etmede kullanılmış bu evrensel kelimelerin ve kavramların ilmi ve insani olan asıl manalarını verip, aslen İslâm’da bulunduğunu anlamak ve anlatmak ilim adamlarımızın ve tüm Müslümanların vazifesidir. Ezcümle, uluslararası kavramları ıslah edip tekrardan insanlığın hizmetine sunmak, medeniyet inşasında kullanmak gereklidir. Ve bu kavramlarının gerçek manalarının İslamın özünde zaten var olduğunun insanlığa tebliği hizmettir.

Bununla birlikte mafyatik masonik düzen temsilcilerininbu kelimelerin manalarıyla oynayıp çiftestandartla halka zulüm etmesinin önüne geçilmesi için bu kelimelerin gerçek manalarıyla Türkçesinin mutlaka Anayasamıza yazılması gereklidir.

Ve herbir satırından muhteşem ilim ve tespit fışkıran makaledeki şu müthiş tespiti tekrar etmekte fayda görüyorum:

“İslâm ise, sadece imani ve ahlâki konuları içeren bir “din” değil, aynı zamanda idari, iktisadi, ilmi ve hukuki velhâsıl hayatın her safhasına ait, adil ve kâmil kurallar öngören bir “barış ve denge” düzenidir. Sosyalizmin vaat edip de bir türlü vermediği “sosyal adaleti”, Kapitalizmin amaçlayıp da asla ulaşamadığı hür teşebbüs ve yaygın saadeti; güdümlü demokrasilerde ve hile rejimlerinde asırlardır aranıp da bulunamayan “en geniş hürriyeti ve Milli hâkimiyeti” gerçekleştirecek, can, mal ve namus emniyetini ve tam anlamıyla, din ve düşünce hürriyetini kuracak ve koruyacak olan yegâne Hak din ve hayat disiplini İSLÂMİYETTİR.”

LAİKLİK İSTİSMARINA MİLLİ ÇÖZÜM!
Siyonizm’in güdümündeki işbirlikçi hain çevreler; kendilerini laiklik taraftarı ya da laiklik karşıtı şeklinde göstermekte, laiklik kelimesini istismar ederek sürekli bir baskı unsuru olarak kullanmaktadırlar.
Laiklik; laiklik karşıtlığı yapanların da laiklik taraftarlığı yapanların da dillerinden düşürmedikleri, ama özenle anlamını gizledikleri, Siyonistlerle işbirliği yaptıklarını kamufle etmek için kullandıkları sihirli bir kelimedir.
Milli Çözüm, laiklik kavramının doğru tanımı yaparak, laikliği bir istismar ve baskı aracı olarak kullanmaya çalışan, Siyonist işbirlikçisi istismarcıların oyunlarını bozmaktadır!
Bütün dünya, özellikle de Batı dünyası laiklik kavramının doğru tanımını ve uygun kurumlaşmasını Milli Çözüm’den öğrenecektir!

Üstad Ahmet Akgül Hocamız En Elzem Konuyu Gündeme Getirmekte ve Milli Çözümünü Sunmaktadır!
Erbakan Hocamızın, Milli Çözüm’ün; “istismara ve kötüye kullanmaya sebebiyet vermeyecek şekilde anayasamıza, laikliğin tanımının yazılması” uyarıları, tarihi uyarılar niteliğindedir.
Israrla, ülkemizin menfaatine olacak bu hamleden kaçınılması ise;
Erbakan Hocamızın “Biz her taşın altında Yahudi var demiyoruz, ama Yahudi hiçbir taşın altını boş bırakmaz” sözünü hatırlatıyor.
Mevcut durum; laikliği din karşıtı olarak kullanmak isteyenlere fırsat, hem de dindar görünen fakat yularları bir şekilde İsrail’in elinden olan cemaat-sözde kanat önderlerine “laik devlet; din dışı-din düşmanıdır” propagandasını yapma fırsat vermiş olmayacak mı?
Vatanımıza düşman olanların ve uşaklarının ellerinden “Halkla, devletin” arasını açmaya fırsat veren bu tehlikeli silahın alınması için Milli Çözüm tarihi bir sorumluluğu yerine getirerek; • Evrensel hukuk kurallarına, • Temel ve genel insan haklarına, • Toplumumuzun tabii yapısına ve tarihi mirasına, • Halkımızın inanç ve ahlâk esaslarına uygun olacak şekilde laikliğin tanımını yapmış, ilgili ve ilmi otoritelerin işlerini kolaylaştırmıştır.
Hala tarihi hatada ısrar etmek herhalde bilgisizlik olmayacak, kasıtlı-planlı bir tahribat olacaktır.

ARAÇLAR AMAÇLARA GÖRE ŞEKİLLENİYOR!
Araçlar amaçlara göre şekilleniyor! Amacımız nedir?

Tarih boyunca devlet sistemleri gücü elinde tutan kişi ya da toplulukların niyetlerine göre şekillenmiştir!. Firavun yanlış mantalitesi dolayısı ile zulmetmiştir. (Tabi kendince yaptığı zulümleri meşru görmüştür hakkı saymıştır! Tıpkı Abd’nin taa okyanus ötesinden gelip ortadoğu petrollerini gasp etmesi vb gibi)

Ülkemizde de bir takım din düşmanı masonik yapı milletimizi sindirmek için laiklik vb kavramlarla inançlı insanlara olmadık baskılar yapmışlardır!. (Bu baskılar sonucu oluşan tepkisellik islamı dar kalıplarla anlamlandırmış kesimlerin de propagandaları ile önemli bir kitle demokrasi-laiklik gibi -aslında iyi niyetle ve suistimalsiz uygulansa din ve vicdan özgürlüğüne hizmet potansiyelli- kavramlara düşman hale getirilerek toplumun birlik ve bütünlüğü tahrip edilmiştir!

Ülkemizin, milletimizin hayrı için keyfi uygulamaları ortadan kaldırmak için laikliğin açık ve net tanımının yapılması herkese adalet sağlayıcı yeni bir anayasanın yapılması gibi samimi adımların atılmasına ihtiyaç vardır!

Aslında tüm yer yüzünde insanlığı hayrını iyiliğini isteyenlerle istemeyenlerin büyük bir mücadelesi yaşanmaktadır!. Özellikle son 300 yıldır dünya resmen fesada uğratılmıştır. Yanlış ve sapkın ideolojiler halkları canlarından malların ailelerinden yurtlarından etmiştir. Emperyalist ve Siyonist güçler zalimane planlarını yürütmek için her cinsten -sağcı solcu milliyetçi ya da dindar farketmez- işbirlikçisini kullanarak Arz-ı Mev’ud (Büyük İsrail vb- hedeflerini gerçekleştirmek için çalışmaktadırlar! Bu oyunların farkında olmayan toplulukların kitlelerin çoğu maalesef bilmeden ifsadın birer parçası olmaktadır! Oynanan oyunları bilmek çok önemlidir!

Aziz Milletimizin onurlu fertlerine düşen Atatürk gibi Erbakan gibi ANTİ EMPERYALİST ANTİ SİYONİST olmak! ve yine Atatürk’ün “Yurtta Sulh -barış silm- Cihanda Sulh -barış silm” ideali ile Erbakan Hoca’nın “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Barış ve Adalete Dayalı Yeni Bir Dünya” hedeflerinin tarafında yer almaktır!.. Tarihimizi de kimliğimize de yakışan budur!

Türkiye için en uygun ve doğru olanı; REALİST LAİKLİK
Erbakan Hocamızın Tesbiti ve Anlatımıyla;

“Bu sebepten dolayıdır ki Bizim elli senelik geçmişimizde, Anayasanın Laiklik maddesiyle değil, bu maddeye aykırı hareket edilmesiyle mücadele ettiğimiz ortadadır.”

1- REALİST LAİKLİK modeline Sol kesimdeki kitle, bu laik tanımına uymalı çünkü, yıllardır İnönü döneminden bu yana 2000’lere kadar hep baskı ve ön yargılı ve tek taraflı bir laiklik anlayışını uyguladılar ve göre ona göre yaşadılar ve Milli Görüş ve Milli Çözüm-Adil Düzen projelerini engellemeye çalıştılar, ve sonunda kendi gibi düşünen AB ve ABD’ye uyumlu bir ılımlı muhafazakâr siyasi (Akp) partiye zemin hazırladılar.

2- Sağ kesim muhafazakâr İslamcı(!) kanat da bu REALİST LAİKLİK modelini kabullenmeli, eğer itiraz edeceklerse; “Efendim, laiklik demokrasi bunlar boş yönetim şekli, biz İslamcıyız” diyorlarsa, sakin kendilerini kandırmasınlar! Eskiden beri en radikal şeriatçı, tarikatçı geçinenler 15 Temmuz ‘dan sonra tam 1 ay meydanlarda (Cumhuriyet Milli İrade) DEMOKRASİ ve Laiklik nöbeti tuttular. Ve her kesimden her düşünceye ait sağcı, solcu, Milli Görüşçü, STK’lar, laik demokrat İslamcısı tarikat erbabı olanlar binlerce insan Yenikapı Mitinginde buluştular.

“REALİST LAİKLİK: İlmi gerçeklere ve insani değerlere uygun şekilde:

a- Din işleriyle devlet hizmetlerinin birbirine karıştırılmadığı,
b- Din ile devletin birbirine düşman olup çatışmadığı ve zıtlaşmadığı,
c- Din ve devletin barıştığı ve her birinin kendi sahasında vatandaşa hizmet yarışı yaptığı en doğru ve dürüst yaklaşımdır. Türkiye’de biz Milli Görüşçülerin ve Adil Düzencilerin savunduğu işte bu ilmi ve insani anlayıştır. Yani amaç insandır. Din de, devlet de insana hizmet için birer araçtır.”

Devletimiz için hep beraber, REALİST LAİKLİK tarifinin yasalaşması ve uygulanması, Erbakan Hocamızın tarifi ve çalışmalarını özümseyen, benimseyen, Milli Çözüm öncülüğünde ve kaleme aldığı şekilde olur. Saygılarımla…

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
9
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...