Milli Çözüm’e iftira eden birilerine:
KURTUL BE KARDEŞ!
Ey bize buğz eden, gafil kardeşim
Artık suçun bilip, hasrete düşsen1…
Ey bilgiç geçinen, cahil kardeşim
Arınıp huzur-u, Hazrete düşsen…
Gizli gurur kibir, benlik yaparsın
Hayr ehli görünüp, Hak’tan saparsın
Din dava istismar, nefse taparsın
Muhabbetten kopup, nefrete düşsen…
Takdire hazır ol, taksime razı
Tevhid teslim siler, kalpten marazı
Allah dostlarına, artar garazı
Riyaya hülyaya, külfete düşsen…
Nasibin olmayan, sana bulaşmaz
Hiçbir makam çıkar, asla ulaşmaz
Sadık mü’min hile, kurup dolaşmaz
Birliğe dirliğe, vahdete düşsen…
Ne yarar kurnazlık, yok ise ihlas
Niyet halis değil, ameller iflas
Nasıl bulacaksın, İblis’ten halas
Vahdet şuurundan, kesrete2 düşsen…
Hizmetin hesaplı, hürmetin sahte
Olursa kayarsın, bil her saatte
Ne vakit kavuşur, kalbin sıhhate
İnançla hikmetle, sohbete düşsen…
Yazık olur sana, bunca emeğe
Tilkiye yüklersin, bütün sermaye
Şuurla huzurla, “Allah…” demeye
Başlarsın; İlahi, nusrete düşsen…
Dost ilacı söyler, amma acıdır
Vesvese ve kuşku, ruhta sancıdır
Muti3 muttaki kul, başlar tacıdır
Rabbinin lütfuyla, rahmete düşsen…
Hep duam temennim, ıslah olmamız
Kirden şirkten kaçıp, iflah olmamız
Mümkün mü Dost; “fena, fillah”4 olmamız
Dünyalık hırsıyla, şehvete düşsen…
Herkes imtihanda, bizler de kuluz
Olgunluk ocağı, Çözüm okuluz
Biraz tez canlıyız, cesur kulkuluz5
Nolur Hak yolunda, mihnete düşsen…
Bunca ikaz ihtar, tenbih ve itap6
Oduna işlerdi, edilen hitap
Arsıza kâr etmez, makale kitap
Boşuna gayrete, zahmete düşsen…
1- Hasrete düşmek: Ciddi ve gerçekçi pişmanlık.
2- Kesret: Vahdetin karşıtı, çokluk kalabalık, cümle varlık.
3- Muti: İtaat ve sadakat ehli.
4- Fena fillah: Allah’ta fani olmak, her şeyi Allah’tan ummak ve takdirine razı olmak.
5- Kulkul: Çabuk harekete geçen, heyecanlı.
6- İtap: Azarlama, darılma, paylama.

Duruşumuz Vakfe gibi oldun inş.
Kurban Bayramı’ndan, önceki Arefe günü (zeval) öğlen vakti girişinden bayram sabahı (fecir) şafak sökünceye kadar olan zaman içinde, Arafat denen bölgede, bir müddet dua için durmak, Allah’a yönelip yakarmak, töğbe istiğfarda bulunmaktır.
Vakfe, duruş anlamındadır. Allah’ın rahmet mağfiret kapısında sabırla ve huşuyla duruş!.. kulluğun kusurunun farkına varış.acizliğini ve çaresizliğini kavrayış.
haksızlığa ve ahlaksızlığa karşı onurlu duruş!..
zulme ve deccalizme karşı, vakarlı duruş ..
döneklikten, dengesizlikten ve ödleklikten uzak tutarlı duruş!..
Vakfe durmak demek mertçe mümince .
Hazreti adem gibi ne sadık duruş !.
Özü sağlam sözü sağlam değilse
Davasından caymak en fasık duruş!
Hakka karşı boynu eğik gerektir
haksızlığa karşı Çevik gerekir
aç kurtlara aciz, geyik gerekir
Ne çirkin riyakar münafık duruş
Zülme meydan verme,dik dur diri dur
Haram, haksız kazanç pistir geri dur
Kaytarıpta kaçma, münkeri durdur
Budur insanlığa muvafık duruş!!
Milli Çözüm bir ekol, basit bir grup değil
Milli Çözüm bir ekol, basit bir grup değil
Has mihenk taşıdır, dil uzatan gerçek kopil
Ya gaflet ya cehalet, her iki durum da rezil
Hüsnüzan ile yaklaşmayıp, adavete düşsen..
vicdanına sor
Milli Çözüm bir ayna. Aynaya bakan kendini görüyor. Rabbim cümlemizi kendi yaptığı yanlışları içten bilmesine rağmen kibirinden hak yolcularına rakip olanlardan eylemesin. Dostça uyarılara gönlünü açanlardan eylesin
Kurtuldum zannı
Rabbimizin bizlerin emrine verdiği onlarca nimete ve ikrama rağmen ufak bir bedel ödediğimizde birden kendimizi arınmış, günahları affedilmiş ve üstün bir kişilik olarak görüyoruz. Oysa gerçekte değil iman ve hidayet nimeti, saçımızın bir telinin bile karşılığı olamayacak ameller üzerinden şeytan bizi galeyana getirip kandırıyor. İşte bu hissiyatın tehlikesini ve kurtuldum zannetmenin kendimize yaptığımız en büyük kötülüklerden olduğunu görmüş olduk. Allah son nefesimize kadar bir an bile bizleri gaflette bırakmasın.
Bab-ı Hak’ta Kıtmir Olmak, Şereflerin En Yücesi!
“Ver dünyayı, al ukbayı, ver rahatın al rızasın”
Başkasında suç arama, kendi nefsine kızasın…
“Dindar kahraman” sanırlar, şeytan ile bir hizasın
Öz yalama sözü yalan, yüzü olmuş kir keçesi
Bab-ı Hak’ta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!
Ya dünyanın hizmetçisi, ya davanın divanesi
Ya Mehdinin has askeri, ya Deccalin avanesi
Ya nar alevi olursun, ya da nurun pervanesi
Haklı yoldan sapıtanlar, hayırsızdır gör nicesi
Bab-ı Hak’ta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!
SADIK BİR ER KIL BİZİ…
Lutfunla hakikatı, duyduk,anladık
Ya Rabbi hidayetten, ayırma bizi
Gafil tembel cahil ne, hallere daldık
Batıl zalim haine,kılıç kıl bizi
Elçine gerçek sadık,bir er kıl bizi…
KURTUL BE KARDEŞ!
Dindarlıktan vazgeçtik, insanlığın bulunsa
Vicdan sesi duyacak kulakların sağırsa
Edep-haya, ar-namus azıcık sende yoksa
Milli Çözüm ne yapsın, için dışın bozuksa
Ahmaklar Alim olmuş, sıkar durur palavra
Din bitti tükendi, Cami, Kilise, Havrada
İnsanlık bozuldu, benzer çoğu yamyam’a
Milli Çözüm Hak kapısı, itlik yapıp hırlama
Sahipliği Hakk verir, sen lâyıklığı bil
Kul takdir etsin diye, yaparsan amel
On sevaptan dokuzu, kül olur gider
Gaye-i maksad yalnız, Hakk tutsan eğer
İhlastır terfiye sebep, keşke bir bilsen
Varsın kul unutsun bizi, Rab unutmasın *
O’ndan gayrı kalplere kim açıp baksın
Tenkitle bakan gözler dosta kapansın
Ya hiç kelam etmesen, ya hayr söylesen
“Hocam” der hâyâ ederim, lâyık mı dilim
Âlem-i mânâda öptüm, pamuk ellerin
Sonuna yetiştim tuttum, oldum neferin
Dava gelir yerleşir, kalbin yöneltsen
* Rab unutmaktan münezzehtir. Rabbin unutmasından kasıt Rahmetini, muhabbetini, yardımını kuldan kesmesidir.
Milli Çözüm okulu
Marifetullah a varmak ise muradımız Rabbim en güzel şekilde bu davada kalıp hizmet etmeyi nasip eylesin.. Bazı nasipsizlerin önümüze taş koyması bizi yıldıramaz…Bizler ne imtihan ve zorluklar gördük…Fakat bu zorluklar bizi yıldırmadı,yıldırmaz da..
Milli çözüm okulunda çalışkan bir talebe olabilmek duasıyla…..Amin