Ayetlerin İşareti ve Hadislerin Beşareti ile 2020 Senesi:
MELHEME-İ KÜBRA (BÜYÜK KAPIŞMA) HADİSESİ
VE KORONA VİRÜS TEHLİKESİ!
“…İşte Biz (galibiyet ve hâkimiyet) günlerini (ve dönemlerini) insanlar (Hakkı tutan veya Bâtıla uyan toplumlar) arasında (imtihan gereği ve gayretlerine göre sıra ile) çevirip-devredip dururuz…” (Âl-i İmrân: 140) ayeti; Hakka dayalı veya bâtıla bağlı medeniyetlerin, gayretlerine ve teknolojik marifetlerine göre, yeryüzünde nöbetleşe hâkimiyet kuracaklarını haber vermektedir. Son 300 yıldır üstünlüğü ele geçiren Siyonist-Emperyalist Batı medeniyeti artık çökmek üzeredir ve bu tarihi değişim büyük bir hesaplaşma (Melheme-i Kübra) sonucu gerçekleşecek ve beklenen Adil Düzen Medeniyeti zuhur edecektir.
İsra Suresinin şu ayetleri de, bu tarihi dönüşüme dikkat çekmektedir.
“Biz Kitapta (Levh-i Mahfuz’da -kader programında-, olacakları önceden bildiğimizden) İsrailoğullarına şu hükmü verdik (ve belirttik): ‘Muhakkak siz yer(yüzün)de iki defa (çok yaygın ve azgın bir fesatlıkla) bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle böbürlenip şımaracaksınız. (Ekonomik, askeri ve siyasi gücü ele geçirecek ve bölgeye hükümran olacaksınız. Ne var ki bununla şımaracak; haksızlığa ve ahlâksızlığa başlayacaksınız.)’
Nitekim (bunlardan) ilk vaid (birinci azgınlığınızı cezalandırma vakti) geldiği zaman güç ve şiddet sahibi kullarımızı (İslam kaynaklarında Buhtunnasr, Batılılarca Nabukadnezar denen komutanı ve ordularını) üzerinize gönderdik de sizi evlerin aralarına kadar girip araştırıp (buldular, yurtlarınızı ve zulüm saltanatlarınızı yıktılar). Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü (ve tarihte aynen gerçekleşmiş bulunmaktaydı.)
Sonra onlara karşı size tekrar ‘güç ve kuvvet sağladık-sağlayacağız’, size mallar ve çocuklarla destek çıktık-çıkacağız, (karşılıksız dolar ve masonik organizasyonlarla Siyonist sömürü saltanatını kuracaksınız) ve topluluk olarak sizi sayıca çok kıldık-kılacağız. (Örneğin, BM ve NATO gibi kuruluşları güdümünüze alıp söz sahibi olacak ve kötü amaçlarınız için kullanmaya kalkışacaksınız!..)
İşte (böyle bir durumda) şayet iyilik (ve adalet) ederseniz, kendi nefsinize (ve menfaatinize olacaktır). Yok, eğer kötülük (ve zulüm) ederseniz, o da kendi aleyhinize (sonuçlar doğuracaktır. Ama siz maalesef yine zulüm ve kötülük yoluna sapacak, elinizdeki ve emrinizdeki imkân ve iktidarları Siyonist hayallerinizi ve şeytani niyetinizi gerçekleştirmek için korkunç bir haksızlık ve ahlâksızlık yolunda kullanacaksınız. Dünya’yı savaş ve soygun alanına çevirecek ve insanları birbirine kırdıracaksınız.) Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, size öyle (Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki), yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezlerini) mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)” (İsra: 4-7)
Karanlık dalgalar gibi fitnelerin yaygınlaşması
Hz. Ebû Hureyre’den (RA) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamberimiz şöyle beyan etmişlerdir: “Size Benden sonra dört fitne gelecektir. Dördüncüsü geldiğinde kulağa bir şey gitmez, göz görmez ve her tarafı fitne sarar. Ümmet, bir belâya müptela olur, yılanın çöreklenmesi gibi. Öyle ki, onda ma’ruf inkâr edilir, münker ise ma’ruf sayılır. Ve bu fitnede insanların bedeni öldüğü gibi kalpleri de ölür.” (Ramuz-el Ehadis Milli Gazete yy. sh: 247 No: 3)
Hz. İbni Ömer’den (RA) rivayet edildiğine göre, Resulüllah şöyle haber vermiştir: “İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, camilerde onlardan binden fazla adam namaz kılacak da içlerinde hâzâ mü’min bulunmayacak.” (Ramuz-el Ehadis sh: 301 No: 5 Milli Gazete yy.)
Hz. Enes’den (RA) rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz şöyle bildirmiştir: “İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, bir mü’min o zaman diğer mü’minlere dua edecek de Allah (CC) şöyle buyuracak: “Kendi nefsine dua et sana icabet edeyim; umuma gelince, Ben onlara gazablıyım!” (Ramuz-el Ehadis sh: 503 No: 2 / Milli Gazete yy.)
Hz. Selâme binti Hür (RA) rivayet etmiştir: “İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, bir saat düşünürler de kendilerine namaz kıldıracak (ilim ve istikamette bir) imam bulamazlar.” (Ramuz-el Ehadis sh: 503 No: 6 / Milli Gazete yy.)
Şeytanların Kur’an okutup, Hadis rivayeti yapmaları
Hz. Ebû Hüreyre (RA) rivayetine göre Peygamber Efendimiz şöyle demiştir: “Kıyamet kopmaz, hatta denizden (ve deniz aşırı ülkelerden) şeytanlar (ve şeytanlaşmış insanlar) çıkıp da insanlara Kur’an öğretmedikçe ve onlara ‘Kur’an’ı oku, manasını bırak!’ demedikçe.” (Ramuz-el Ehadis sh: 480 No: 4 Milli Gazete yy.)
Salih rüyaların önem kazanması
Hz. Ebû Hüreyre’nin (RA) naklettiğine göre, Efendimiz (SAV) şunları söylemiştir: “Zaman (kıyamet) yaklaştığında Müslüman kimsenin rüyası hemen hemen yalan çıkmayacaktır (ve aynısı olacaktır). Rüyası en sadık olan da sözü en doğru olandır.” (Ramuz-el Ehadis sh: 33 No: 410 Arapça orijinal metin)
Konstantiniyye ve Deylem’in feth olunacağı
İbni Mace ve Ebu Naim, Ebu Hüreyre’den tahric ettiklerine göre, Hz. Peygamber (SAV) şöyle buyurmuşlardır: “Eğer dünyadan bir gün bile kalsa, Allah o günü uzatır, ta ki Ehl-i Beytim’den birisini çıkarır ve dünyaya malik ve hâkim kılar. O ise Konstantiniyye(yi yeniden) ve Deylem dağlarını feth eder.” (Deylem Dağları Hazar Denizi’nin güneybatısındadır.)
Rumiyye (Roma)’nın ve Kat’i beldesinin Müslümanlarca alınacağı!
Huzeyfe b. Yamani Mehdi kıssası ve Rumiyye’nin feth olunacağı hakkında Resullüllah (SAV)’den şunları rivayet etmiştir: “Mehdi’nin askerleri dört tekbir getirdiği zaman, Rumiyye’nin duvarları yerle bir olacaktır. Burada altı yüz bin kişi öldürülür. Ve hazineleri de Beyt-ül Makdis’e götürülmek için alınır. Ayrıca içinde sekine ve Beni İsrail’in sofrası, gerçek Tevrat levhaları, Hz. Musa’nın asası ve Hz. Süleyman’ın minberi ile, Allah’ın Beni İsrail’e gönderdiği süt gibi beyaz renkli men (kudret helvası)’den iki ölçek bulunan tabutu da Beyt-ül Makdis’e getirirler. Sonra onlar Tahine ismindeki bir şehri de feth eder ve nihayet Kat’i beldesine gelirler.”
Yahudilerden büyük bir cemaatin Müslüman (Hakka mecburen teslim) olacakları!
Naim, Selman b. İsa’dan tahric etti, o dedi ki: Duyduğuma göre, “Mehdi’nin elinde (zamanında) sekine bulunan tabut Taberiye Gölü’nden çıkarılır ve Beyt-ül Makdis’de O’nun önüne getirilir. Yahudiler bunu görünce, pek azı hariç, çoğu Müslüman (teslim) olurlar.”
Hz. Mehdi (AS)’ın ne kadar kalacağı
Keza (N.b. Hammad) Muhammad b. Cubeyr’den o da babasından tahric etti, babası şöyle dedi: “Mehdi, yedi sene iki ay birkaç gün hüküm sürecektir.”
Ümmete garanti müjdesi sağlanması
Hz. İbni Abbas (RA) Resulüllah (SAV)den şöyle rivayet etmiştir: “Nasıl helak olur bir ümmet ki, evvelinde Ben, sonunda Meryem oğlu İsa (AS) ve ortasında da Ehl-i Beytimden Mehdi (AS) vardır.” (Ramuz-el Ehadis sh: 344 No: 7 / Milli Gazete yy.)
2019 ve sonrasına işaret eden sırlar!
İstanbul’un el değiştirmesinden yedi ay sonra neler yaşanacaktı?
Hz. Abdullah İbni Büsr (RA) Resulüllah’tan şöyle nakletmiştir: “Melheme-i Kübra, Konstantiniyye’nin (İstanbul’un el değiştirmesi) fethi ve Deccal’in karşısına Hz. İsa’nın çıkıvermesi 7 ay içinde gerçekleşir.” Eğer bu Hadis, 23 Haziran 2019’daki İstanbul Belediyesi’nin el değiştirmesine işaret kabul edilirse, bundan yedi ay sonrası, yani Şubat 2020 sıralarında çok önemli değişim ve dönüşümlere beşaret olabilir. Ayrıca Korona Virüsünün çıkışına da denk düşmektedir.) (Ramuz-el Ehadis sh: 236 No: 18 / Milli Gazete yy.)
Rumların gadri (hıyanet ve düşmanlığı) veya Amik Ovası Savaşı
Hatip, El-Müttefik ve’l-Müfterik isimli eserinde Ebu Hureyre’den tahric ettiklerine göre, Resulüllah (SAV) şöyle buyurmuşlardı: “Rumlar, Benim soyumdan ve ismi ismime uygun bir Vali (Mehdi)’ye gadr (hıyanet) ettikten sonra Amak (Amik) denilen yerde sizinle savaşacaklardır. Burada Müslümanların üçte bir kadarı öldürülür, sonra diğer bir gün yine o kadar insan öldürülür. 3. gün (seferde) ise savaş Rumlar aleyhine döner. Müslümanlar böylece savaşa devam eder ve Konstantiniyye (Roma)’yı feth eder ve oradaki malları taksim ederler. Tam bu sırada ise ‘Deccal sizin evinize girmiş ve çocuklarınızı esir almıştır.’ şeklinde bir ses duyacaklardır.”
Not: Görüldüğü gibi Rumlar (NATO) bir düşmana (muhtemelen Ruslara) karşı bize yardım maksadı ile, müttefik olarak Amik Ovası’na 960 bin kişilik 80 tümenlik bir kuvvet getirdikten sonra, Müslümanların (Hz. Mehdi’nin, muhtemelen Harran Ovası’nda) o düşmana galip gelmesinden sonra bir bahane ile anlaşmayı bozup, “gadirlik” yapacakları ve Müslümanlar üzerine hücum edecekleri bildiriliyor. Bu harbe Melheme-i Kübra deniyor ve Antakya’da Amik Ovası ve civarında cereyan edeceği anlaşılıyor. Bu harbde Müslümanların başında kumandan olarak da Hz. Mehdi adına sadık talebesi ve takipçisi iş başında bulunuyor. Ve Allah’ın inayetiyle Müslümanların bu harbi de kazanacakları anlaşılıyor.
Burada General Madanoğlu’nun 09.11.1982 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin 8. sayfasında neşredilmiş anılarının şu kısmından bahsetmemiz yararlı olacaktı:
Dört kuvvet hareket dairesi Başkanı ki, onlardan biri olan o zamanki Kurmay Albay C. Madanoğlu ile Kurmay 2. Başkanı F. Gürler Paşa’nın da bulunduğu gizli bir toplantıda, söz alan o zamanın Dışişleri Bakanı F. Rüştü Zorlu şöyle konuşmuşlardı:
“-NATO savunma evresinde Türkiye’ye, karadan, denizden, havadan hiçbir yardım yapamayacaktır. Lojistik destek olanaklara bağlıdır. NATO Orduları karşı saldırı gücüne erişinceye kadar, Türk Ordusu kendi başına kalacak, kendisini düşmana kaptırmayacak, oyalama savaşları verecek, doğuda batıda İskenderun Körfezi’ne doğru çekilecektir. Bu körfezi çevreleyen dağlarda savunmaya geçerek NATO güçlerinin körfezden yapacakları çıkarmayı güvenceye alacaktır.” Apışıp kalmıştık… Diyor Madanoğlu. Toroslara kadar çekildikten sonra peki o halde NATO’ya neden girdik? (Evet, bu plan yukarıdaki R.E 298.1 Hadisine ne kadar uygun düşüyordu!)
Kuzeyden gelecek bir düşmanla savaş yapılması
Naim, Kaab’dan tahric edilen bir rivayette şöyle denilmekteydi: “Mehdi, düzenlediği bir orduyu Türk’e (Türk tarafından gelen bir düşmana) gönderir, onları hezimete uğratır, esirleri ve mallarını alarak Şam’a getirir. Daha sonra köleleri azat ederek sahiplerine bedellerini öder.” (Bu savaş R.E. 298.1 Hadisinde geçen birinci gaza olmalıdır ve muhtemelen Ruslarla yapılacaktır.
Hz. Mehdi’nin bayrağında ve yayın organında “Biat Allah içindir. Hak geldi Bâtıl zail oldu!” şeklinde yazılı olacağı.
Keza (N.b. Hammad) İbni Sirin’den tahric etti, o şöyle dedi: “Mehdi’nin bayrağında ‘Biat Allah içindir’ yazılıdır.”
Mehdi’nin Bayraktarının vasıfları ve Kudüs’e ulaşacağı
Keza (N.b. Hammad) Kaab b. Alkame’den tahric etti, O şöyle dedi: “Yaşı küçük, sakalı hafif ve seyrek, rengi boza yakın ve sarışın bir genç çıkar, Mehdi’nin bayrağını taşır ve karşısına dağlar bile çıksa onları ezerek İlya’ya (Kudüs’e) kadar ulaşır.”
Hz. Mehdi’nin Sünnet üzere çarpışacağı
Keza (N.b. Hammad) Hz. Ali ve Hz. Ayşe’den tahric etti. Peygamber (SAV) buyurdu: “Mehdi Benim neslimden ve cihat ehli bir kişidir. Benim vahiy üzerine savaştığım gibi, O da Benim sünnetim üzere çarpışır.”
Hz. Mehdi’nin önünde Cebrail (AS), arkasında ise Mikail (AS) ile birlikte Şam’a doğru yola çıkacağı
Huzeyfe b. Yamani’den, Mehdi kıssası hakkında Resulüllah (SAV)’den buyurur ki: “O’nun çıkışı ve O’na biatlaşma, Rükun ve Makam arasında olur ve Mehdi, önünde Cebrail ve arkasında Mikail olduğu halde Şam’a (Ürdün-Fırat arası coğrafyaya) doğru yola çıkar, sema ve arz ehli, kuşlar ve vahşi hayvanlar, hatta denizdeki balıklar bile O’nun hilafetiyle sevineceklerdir.” (İmam Ebu Ömer ve Osman da, Said el-Mukarri’nin Sünen isimli kitabında bu hadisi aynen rivayet etmişlerdir.)
Süfyan’ın helâk olması
Naim, Hakim b. Nafi’den tahric etti. Dedi ki: “(Deccal’in güdümündeki) Süfyani Türklerle savaştıktan sonra, onun yok edilmesi görevi, Mehdi’nin elinden olacaktır. Mehdi ise ilk kurduğu orduyu da Türk (tarafından düşmanlara) gönderip (büyük zaferi Türklerle kazanacaktır).”
Hz. Mehdi’nin, beşinci olarak, yeryüzüne hâkim olacağı
İbni Cevzi, Tarih isimli eserinde İbni Abbas’dan tahriç etti, o dedi, Peygamber (SAV) buyurdu: “Yeryüzüne dört kişi malik olmuştur. İkisi mü’min, ikisi kâfirdir. Mü’minler, Zülkarneyn ve Süleyman (AS), kâfirler ise Nemrud ve Buhtunnasr’dır. Beşinci olarak Ehl-i Beytim’den birisi gelecek ve O da dünyaya malik olacaktır.”
Kar üstünde sürünerek de olsa Mehdi’ye katılma talimatı!
Ebi Şeybe ve Naim b. Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mes’ud’dan tahric ettiler. O dedi ki: “…Fakat o Hak, Ehl-i Beytim’den birisine verilmedikçe kabul etmezler. O (Mehdi) arza sahip olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. Sizden O’na kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, O’na katılsın. Zira O Mehdi’dir.” Demek ki Hz. Mehdi kar yağan bir ülkede zuhur edip hizmet ve hazırlık yapacaktır.
Kılıçla çatışmaya dönüşen fitneler yaşanacaktır!
İbni Ebi Şeybe, Ebi Celd’den tahric etti, o dedi ki: “Bir fitne görülür, bunu diğer fitneler takip eder, ve birinciler sonuncuların kılıçla çatışmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helâl sayılacağı bir fitne (dönemi ve düzeni) gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi’ye (ve O’nun takipçisi İsa Mesih’e) evinde otururken gelecektir.”
Deccal’in ve Siyonizm’in güdümünde olan ve İslam kahramanı sanılan Süfyani’nin vasıfları:
Emirü’l Mü’minin Hz. Ali b. Ebi Talib (RA)’dan, buyurdu ki: “Süfyani, Halibi b. Yezib b. Ebu Süfyan’ın evladındandır. Kafası biraz büyük olacaktır. Yüzünde sanki kaşıntılı bir hastalıktan (çiçek bozuğu) eser vardır. Gözünde de beyaz bir nokta bulunacaktır. Bu nedenle şaşı gibi bakacaktır. Şam bölgesinden (Ürdün-Fırat arası yöreden) çıkacaktır. Ona tabi olanların çoğu Kelb kabilesinden olacaktır. Kadınların karınlarını deşip çocuklarını öldürecektir, kendisine karşı toplanan Kays kabilesini de iyice yok edecek kadar zalim davranacaktır. (İşte o zaman) Ehl-i Beytim’den Harem’de bir recul çıkar. Onun haberi Süfyani’ye ulaşınca, Süfyani O’na karşı ordusundan bir ordu gönderir. Ancak Mehdi, bu orduyu hezimete uğratır ve bunun üzerine Süfyani yanındakilerden bir orduyu, O’na karşı tekrar gönderir. Ancak bu ordu arzdan Beyda’ya vardıklarında yere batırılır ve kendilerinden haber getirecekler dışında kimse sağ kalmaz.” (Ahir zaman Alametleri)
Süfyani’nin Kûfe ve Bağdat’tan sonra ordularını etrafa yollaması!
Ebu Cafer rivayet etti. Dedi ki: “Süfyani, Kûfe ve Bağdat’a girdikten sonra ordularını etrafa gönderir, Horasan toprağındaki Maveraünnehir’den başında Emevi soyundan birisinin bulunduğu bir fırka Süfyani’nin ordusuna katılır. Onlar için Tunus’ta, bir vak’a da Şırnak’ta görüldükten sonra, sağ avucunda bir ben bulunan Haşimi bir gencin komuta ettiği, siyah bayraklı bir ordu çıkar. Ve Allah bu ordunun işlerini ve yolunu kolaylaştırır. Sonra Horasan sınırında onların lehine bir vak’a olur. Bu Haşimi karayolu ile ilerler ve Şuayb b. Salih Temimi’nin komutasındaki bir başka ordu ile birleşerek, Estahir kapısındaki savaştan sonra Mehdi ile buluşurlar…”
Dünya Tarihinde fitne bakımından Deccal’den büyük hadise olmadığı.
Hz. Hişam İbni Amir (RA): “Adem (AS)’ın yaradılışı ile kıyametin kopması arasındaki zamanda, ‘Deccal’den büyük hadise yoktur.” (Ramuz-el Ehadis sh: 373 No: 8 / Milli Gazete yy.)
Deccal’in çıkışının ve Melheme-i Kübra’nın yaşanmasının 7 sene içinde olacağı!
Hz. Muaz (RA): “Melhamet-ül Kübra, Kostantiniyye’nin fethi ve Deccal’in çıkması 7 sene içinde olur.” (Ramuz-el Ehadis sh: 236 No: 18 / Milli Gazete yy.)
Deccal’in çıkacağı topraklar ve kendisine tabi olacak insanlar:
Hz. Ebû Bekir (RA): “Deccal şarktan, Horasan’dan (Türklerin Orta Asya’dan gelip yerleştiği İran topraklarından) çıkar. Ve ona “kalkan yüzlüler” tabi olur. (Yahudiler ve Moğollar vs.)” (Ramuz-el Ehadis sh: 97 No: 7 / Milli Gazete yy.)
Deccal’in vasıfları ve yapacağı bazı tahribatlar
Hz. Enes (RA): “Deccal’in sol gözü kör ve alnında ‘Kâfir’ diye yazılıdır. Gözlerinin üzerinde de kalın bir perde vardır.” (Ramuz-el Ehadis sh: 97 No: 6 / Milli Gazete yy.)
Ümmet içinde çıkacak yalancılar
Hz. Ebu Hureyre (RA): “Ümmetimde yirmi yedi tane yalancı ve Deccal olacak ki, onlardan dördü kadındır. Ben Peygamberlerin sonuyum. Benden sonra hiçbir Peygamber yoktur.” (Ramuz-el Ehadis sh: 324 No: 6 / Milli Gazete yy.)
Deccal’in avanesi olacak sözde Müslümanlar
Hz. İbni Mes’ud (RA): “İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onların hepsi Kur’an okurlar, ibadete çalışırlar, ama ehli bid’atle de irtibat kurup meşgul olurlar. Lâkin bilmedikleri cihetten müşrik olurlar ve Kur’an okumalarına ve ilimlerine bedel rızık alırlar ve dünya karşılığında dinlerini satarlar. İşte bunlar, kör Deccal’in avanesi olacaklardır.” (Ramuz-el Ehadis sh: 504 No: 3 / Milli Gazete yy.)
Vukua gelecek şiddetli bir belâdan kurtulacak iki sınıf
Hz. Ömer (RA): “Ahir zamanda ümmetim üzerine şiddetli bir belâ zuhur eder. Bundan ancak iki sınıf kurtulur: Biri Allah’ın dinini öğrenirler ve onun için dilleri ve kalpleri ile mücadele ederler. İkinci sınıf ise dinini anlamış, dinlemiş ve tasdik etmişlerdir. (Ama bâtıla taraf olanlar helâktedir.)” (Ramuz-el Ehadis sh: 141 No: 1 / Milli Gazete yy.)
İnsanların Hak’tan uzaklaşması:
Hz. Ebû Ümâme (RA): “Hiç şüphe yok ki, İslam’ın esasları-usulleri (tutanakları) birer birer bozulacak. Birisi bozulduğunda halk ötekine hücum edecek. İlk evvela ‘şeriat hükümlerini’ kaldıracaklar, en sonra da ‘namazı’ bozacaklar.” (Ramuz-el Ehadis sh: 346 No: 7 / Milli Gazete yy.)
Gerçek mü’minlerin gizlenmek zorunda kalacağı
Hz. Cabir (RA): “İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, şimdi sizin aranızda münafığın gizlendiği gibi, gerçek mü’minler gizlenecek.” (Ramuz-el Ehadis sh: 503 No: 10 / Milli Gazete yy.)
Kötü Umera’nın (Devlet Erkânı’nın) bazı vasıfları
Hz. Ebû Sülale (RA): “Yakında başınıza bazı emirler gelecek, rızıklarınıza el atacak, sizi yalanlarla avutacaklar. İş yapacaklar lâkin yaptıkları fena olacak. En fena tarafları da kötülüklerini siz güzel görmedikçe ve yalanlarını tasdik etmedikçe sizden razı olmayacaklar. O zaman (yalnız) emirlik haklarını tanıyın. Sizi de tecavüzle kendilerine uydurmaya çalıştıklarında onlarla mukatele edin. Kim bu yolda öldürülürse o şehiddir.” (Ramuz-el Ehadis sh: 300 No: 2 / Milli Gazete yy.)
Kur’an’ın anlamının ve ahkâmının kaldırılıp sadece resminin (yazısının) kalması
Hz. İbni Abbas (RA) Resulüllah’tan şöyle rivayet etmiştir: “Benden sonra ümmetimden bir kavim gelir. Kur’an’ı okur, dini ilimlerden de malumatları olur. Ancak şeytan onlara gelir: ‘Dünyalığınızı düzeltmek için (şu münafık ve din tahribatçısı) hükümete sokulsanız ya. Siz yine dininizde onlara uymazsınız.’ der. Oysa nasıl yabani çalıdan, dikenden başka bir şey alınmazsa, onlara sokulmaktan günahtan başka bir şey elde edilmez.” (Ramuz-el Ehadis sh: 303 No: 3 / Milli Gazete yy.)
İnsanları Şam bölgesinde toplayacak bir savaş…
Hz. İbni Ömer (RA): Yakında Hadramut’tan veya Hadramut Denizi’nden bir ateş çıkacak ve kıyametten evvel insanları toplayacak. Dediler ki: “Ya Resulüllah, bize ne emredersin?” Buyurdu ki: “Siz Şam’a (Ürdün-Fırat arasına) gitmeye bakın.” (Ramuz-el Ehadis sh: 297 No: 7 / Milli Gazete yy.)
İnsanlar Şam bölgesindeki (Ürdün Fırat arası) Duhan dağına kaçarlar. Onları büyük bir sıkıntı içine sokar.
İmam Ahmed, İbni Huzeyme rivayet etti: “…Sonra Hz. İsa (AS) iner. Seher vaktinde bağırır ve der ki: Ey Nas bu habis ve kezzab adama (hain ve zalim iktidara) niçin karşı çıkmıyorsunuz? İnsanlar: Bu adam (sanki) cinnilerden bir adam (şeytanilerle iş birliği yapıp bizi kandırıyor) derler. Konuştuklarında bir de görürler ki kendilerini uyaran o kişi İsa’ymış. Namaz için kamet alınır. Kendisine: Ey Allah’ın ruhu öne geç denilir. Fakat İsa (AS): Sizin imamınız öne geçsin ve size namaz kıldırsın der. Sabah namazı kılındıktan sonra Deccal’e karşı çıkılır. Kezzab Onu (Hz. İsa’yı) görünce tuzun suda dağıldığı gibi dağılır. Hz. İsa (AS) onu öldürür. Öyle ki (o savaşta) bütün ağaç ve taş “Ya Ruhullah bu Yahudi’dir” diye seslenir. Deccal’e tabi olanların hiçbirini bırakmaksızın öldürür. (İşte bu savaşa Hristiyanlar Armageddon savaşı diyorlar.)”
Ebu Umame (RA) Resulüllah (SAV)’ın şöyle dediğini rivayet ediyor: “Ey Nas! Allah’ın Adem’in zürriyetini yarattığı günden beri yeryüzünde Deccal’den daha büyük bir fitne olmamıştır. Allah’ın gönderdiği bütün nebiler ümmetlerini Deccal ile korkutmuşlardır. Ben Peygamberlerin sonuncusuyum. Siz de ümmetlerin sonuncusu. Şüphesiz o, sizin aranızdan çıkacaktır. Ben sizin aranızda iken çıkarsa bütün Müslümanlar için Ben ona karşı gelirim. Eğer Benden sonra çıkarsa artık herkes kendi nefsini ona karşı korusun. Zaten Allah bütün Müslümanları koruyacaktır. Muhakkak o (Deccal ve rakibi Hz. İsa AS) Şam ile Irak arasından çıkacak, sağı ve solu ifsat edip bozacaktır.”
Hz. İsa’nın tekrar dünyaya yollanacağı
Hz. İbni Abbas (RA)’dan rivayet edilen bir Hadis-i Şerif’te: “Nasıl helak olur bir ümmet ki, evvelinde Ben, sonunda Meryem oğlu İsa (AS) ve ortasında da Ehl-i Beytimden Mehdi (AS) vardır.” buyrulmaktadır. (Ramuz-el Ehadis sh: 344 No: 7 / Milli Gazete yy.) Bu Hadis-i Şerif’ten anlaşılıyor ki: a- Mehdiyet ve Mesihiyet devrimleri ile gerçekleşecek olan büyük İslam Hâkimiyeti ve Adil Düzen Medeniyeti Hak’tır ve mutlaka yaşanacaktır. b- Yine bu Hadise göre Hz. Mehdi alt yapı hazırlayacak, Hz. İsa ise büyük inkılabı tamamlayacaktır.
Hz. Enes (RA) göre Peygamberimiz şöyle haber vermiştir: “İş (fitne ve fesat girişimleri) günden güne şiddetini artırır ve dünyada da ancak kötülükler çoğalır. İnsanların da ancak hasisliği (menfaatçiliği ve aceleciliği) artacaktır. Kıyamet de ancak şerliler üzerine kopacaktır. Benden sonra Meryem oğlu İsa (AS)’dan başka nübüvvet mertebesinde kimse gelmeyecektir.” (Ramuz-el Ehadis sh: 487 No: 12 / Milli Gazete yy.)
Hz. İsa (AS) vasıfları ve devrindeki olaylar.
Hz. Ebû Huzeyfe (RA): “Peygamberler, baba bir ana ayrı kardeşlerdir. Dinleri de birdir. Meryem oğlu İsa (AS) da Benim kardeşimdir. Ve aramızda başka Peygamber yoktur. O, tekrar yeryüzüne gelecektir. Onu gördüğünüzde tanırsınız. Orta boylu (Mevlâna’ya göre; 1.65 boyunda), kırmızı-beyaz renkli bir zattır. Üzerinde Mısır kumaşından iki parçalı elbise vardır. Su isabet etmediği halde başında damlalar görülür. (Geldiğinde) Putu kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır ve milletleri İslam’a davet eder. İslam’dan başka din kalmaz. Arslanlar develerle, kaplanlar sığırlarla, kurtlar koyunlarla beraber dolaşıp otlarlar. Ve çocuklar yılanlarla oynar ve hiçbiri de diğerine zarar vermezler. O kırk sene yaşayacak ve ölecektir. Cenazesini Müslümanlar kaldıracaktır.” (Ramuz-el Ehadis sh: 191 No: 5 / Milli Gazete yy.)
Hz. Ebû Hureyre (RA): “Ne mutlu İsa (AS) indikten sonraki hayata. Göğe rahmet için, arza da yeşertmek için müsaade edilir. Taş üzerine tohum ekilse biter, insanlar arasında kin ve çekememezlik olmaz. Hatta bir adam bir aslana rastlasa aslan ona dokunmaz. Yılana bassa yılan onu sokmaz.” (Ramuz-el Ehadis sh: 314 No: 2 / Milli Gazete yy.)
İbni Mace, İbni Huzeyme ve Hakîm: “İsa (AS), ümmetim arasında hükmü adil ve imanı mıksid (Dosdoğru ve dengeli hareket eden, Hakkaniyeti gözeten) olacak, salibi kıracak (Haç’a tapmayı kaldıracak); hınzırı öldürecek (domuz etini yasaklayacak), cizyeyi kaldıracak ve zekâtı almayacak, hatta koyun ve deve üzerinden bile zekât almayacak (çünkü Adil Düzen’le Devlet ve Millet çok zengin olacak). Düşmanlık ve buğzu kaldıracak ve her zehirli hayvan zehirini atacak. Öyle ki bir çocuk elini yılanın ağzına sokacak fakat yılan onu ısırmayacak. Kurt, koyunlar üzerinde sanki sürünün köpeği gibi olacak. Yeryüzü bardağın su ile dolduğu gibi selametle dolacak. Ve konuşulan tek kelime olacak o da “Allah’tan başkasına ibadet edilmez.”
Hz. İsa Tûr-i Sina’yı ziyarette bulunacaktır
Hz. Huzeyfetil Yemani (RA): “…O sırada İsa (AS) ve (dostları olan bazı) Müslümanlar Tur-i Sina dağında bulunurlar. Allah, İsa (AS)’a şöyle vahyeder: ‘Kullarımı Tur dağı ve Eyle etrafında (iman ve Kur’an şuuruyla) muhafaza et.’ Sonra İsa (AS) Tur-i Sina’da ellerini semaya kaldırıp dua eder. Yanındaki mü’minler de ‘amin’ derler. Bunun üzerine (sonraki süreçte Allah Hz. İsa’ya zafer yollarını açıp Deccalizmi-Siyonizmi devirir) Allah Ye’cüc ve Me’cüc’ün üzerlerine ‘hagef’ denen ve insanların burnundan giren kurtçukları gönderir. (Bu kurtçuklar özellikle Çin’de çıkıp yayılan, solunum yoluyla bulaşıp akciğerleri kurutan Korona Virüsüne çok benzemektedir.) Bu kurtçuklar onları Şam’dan Şark’a kadar sarar ve böylece Ye’cüc ile Mec’üc’ün (yani zalim Siyonizm’in ve Deccalizm’in askerlerinin ve emperyalist ülkelerin hainlerinin) hepsi ölürler. Öyle ki, onların cifelerinden yeryüzü kokuşuverir. O zaman Allah, göğe emreder. Ve gökten kırbadan boşanırcasına yağmur yağar, onların cife ve kokularından arzı yıkayıp temizler. İşte ondan sonra güneşin garpten doğma vakti gelir.” (Ramuz-el Ehadis sh: 160 No: 9 / Milli Gazete yy.)
Hz. İsa’nın gelişini Yahudi ve Hristiyanlar Yanlış Yorumlamışlardır!
ABD’de 105 bin kilisenin (Evangelist) başkanı olan J. Falwell (ki R. Reagan’ın yakınlarından idi) tarafından yazılmış “Armageddon ve Rusya ile gelecek harp” isimli risalede Rusya ile Hz. İsa arasında Ortadoğu’da bir savaş olacağını ve bu savaşta Rus askerinin çoğunun öldürüleceğinden bahsediliyordu. Ve ondan sonra da Armageddon savaşı gelecek diyordu. (Bu sözler R.E. 298.1 Melheme-i Kübra hadisindeki 1. gazayı hatırlatıyordu!)
Amerika ve İngiltere’de basılan “The Plain Truth” (Açık hakikat) isminde aylık bir mecmua bulunuyordu. Bu mecmua 8 milyon adet basılıp ücretsiz dağıtılıyordu. Gayesini; “Hz. İsa (AS)’ın gelişinin yakınlaştığını, geldiğinde Dünya devleti kuracağını ve bunun bin sene süreceğini insanlara bildirmek” olarak açıklıyordu. Bu mecmuanın 1985 yılı Haziran sayısındaki başyazısında şöyle deniliyordu: “Yaşamakta olan Hz. İsa kralların kralı olarak bütün milletleri Tanrının hükümeti ile idare etmek için çok yakında dönecektir.”
21-23 Nisan 1982 tarihli İnternational Herald Tribune gazetesinde verilen tam sayfa bir ilanda; Hz. İsa (AS)’ın halen dünyada olduğu ve yakında meydana çıkacağı bildirilmekte, Hristiyanlarca kendisinin “Mesih İsa” olarak ikinci gelişinin beklendiği duyuruluyordu. Bunun gibi, Yahudiler Mesih’i, Müslümanlar İmam Mehdi’yi, Hindular da Krishna’yı beklemektedir deniliyordu. Yani Hristiyanlar Hz. Mehdi ile Hz. İsa’yı aynı kimse zannediyordu.
30.10.1983 tarihli Günaydın gazetesi’nin baş sayfasında 3 sütun olarak yer alan haberde ABD Başkanı Ronald Reagan’ın, “Kıyamet Gününü Göreceğiz” açıklamasının başlık yapıldığı sütunlarda Reagan’ın “Deccal ile Hz. İsa ve Hz. Mehdi kuvvetleri arasında Kudüs’te vukuu bulacak Armageddon savaşını bizim neslin görme ihtimali var” dediği yazılıyordu.
Bu haberle ilgili daha detaylı bir bilgi 6 Mayıs 1984 tarihli The Guardian gazetesinde Yahudi gazeteci Ronni’e Dugger’in Başkan R. Reagan’la yaptığı röportajla birlikte verilmekte ve R. Reagan’ın bu sözü 1980-83 seneleri arasında yakınlarına en az on kere bahsetmiş olduğu vurgulanıyordu.
Amerikalı yazar Jeffrey Archer’in “The Future” 1982-1995 isimli romanı: 1982’de neşredilen bu romanda 1991’de Rusya ile ilgili bir hadise anlatılırken Mihail Gorbaçov’un başkanlığından ismen söz ediliyordu. Oysa Gorbaçov 1985’te SSCB Başkanı oluyordu. Başkan olmasından 3 sene evvel neşredilmiş bir romanda bundan nasıl bahsediliyordu? Bu şu demektir: Egemen güçlerce, SSCB Başkanı 3 sene evvelinden tespit edilebiliyordu!?
İşte bu güçler (Siyonistler), Hz. Mehdi’nin gelip bir dünya İslâm devleti kurmasının yakın olduğunu fark ediyordu. Ve bunu önlemek için de kendi hazır kuvvetlerini (ABD’yi) Ortadoğu İslâm devletlerine karşı harekete geçiriyordu. (Afganistan, Irak, Suriye ve Libya’nın işgali bu maksatla yapılıyor, özellikle Türkiye Akdeniz ve Suriye’den kuşatılıyordu!)
En büyük bahaneleri de Müslümanların yaptığını iddia ettikleri 11 Eylül 2001 New York’taki İkiz Kulelerin ve Pentagon’un bir kısmının uçak çarpması ile yıkılması oluyordu. Halbuki çelik konstrüksiyondan inşa edilmiş 110 katlı bu binaların bir uçak çarpması ile yıkılması maddeten imkânsız olup, özel patlayıcılarla yıkılmış olabileceği yine kendi adamlarınca söyleniyordu.
Ama artık devran Allah’ın va’ad ettiği kutlu günlere doğru dönüyordu. İnsanlık tarihi boyunca şeytani zihniyetin; isyan, inkâr, haksızlık ve ahlâksızlık sisteminin en şerlisi olan Siyonizm=Deccalizm düzeni temelinden sarsılıyordu. Hz. Peygamberimizin Melheme-i Kübra (Büyük yaralanma, tarihi hesaplaşma); Batılıların ise Armageddon dedikleri kapışma, Suriye ve Akdeniz üzerinden kuşatılmaya çalışılan ŞAM diyarı (Ürdün-Fırat arası) ve Amik Ovası merkezli yaşanacak; İslam eksenli, insan endeksli ve Türkiye Merkezli bir Adil Düzen Medeniyeti mutlaka kurulacaktı.
Bu bakımdan 2020 yılı kutlu sırlar taşımaktaydı!
Bu makaleyi sesli olarak dinleyebilirsiniz:
{mp3}ayetlerinisretibesaretiile2020{/mp3}

Adil düzen
Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır. Bunun ne zaman olacağı ise bizlerin gayretine bağlıdır.
Ashabı kiram dilinden Ahir zaman, Yeni bir Dünya ve Adil Düzen sisteminin Ayak sesleri
İnşirâh süresi Ayeti kerime;5
Demek ki, gerçekten her zorlukla beraber (ona dayanacak ve aşacak bir) kolaylık vardır.
http://www.mealikerim.com/94/insirah/5
Salgın ve hastalıklar Tarihleri, ve sonuçları;
Büyük veba salgını, tarihte yaşanılmış birçok savaştan daha fazla can kaybına sebep olmuş bir felakettir. Etkisi o kadar büyüktü ki birkaç yılda 100 milyona yakın kişinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Veba salgını 1347-1351 yılları arasında Avrupa’da meydana gelmiştir. O zamanlar Avrupa’da yoğun nüfus artışı yaşanmış, bunun sonunda da kıtlık dönemine girilmiştir.
Veba, Çin ve Orta Asya’da başlamış buradan tüm dünyaya yayılmıştır. Veba’nın Avrupa’ya ulaşması Asya’lı tacirenlerin Çin’den satın aldıkları vebalı kürkleri Avrupa’ya satması yoluyla bulaşmıştır. Gemide yaşayan pire ve farelerin de bu hastalığın yayılmasında etkili oldukları söylenmektedir. O sıralar Kırım Ttarları’nın reisi Canıbek, Ceneviz limanını kuşatmış ve kendi vebalı adamlarını mancınıkla şehrin içine fırlatıp hastalığı İtalyan’lara bulaştırmıştır. İtalyanlara bulaşan vebayla ilk karşılan şehirler Cenova, Messina ve Venedik olmuştur. Sonrasında Veba Salgını, 1348 yılında Paris’e kadar gelmiş 1349’da ise Londra’yı etkisi altına almış İskoçya ve İskandinavya’dan sonra da başlangıcı olan tatarların yurduna tekrar ulaşmıştır. Floransa’da 90.000’den 45.000’i, Fransa’da 125.000, İngiltere de 1.000.000 kişi ve Venedik’de ise nüfusun %75 ‘i veba salgınından ölmüştür”.
Sonrasi
Bizans İç Savaşı (1352-1357)Bizans devleti harap kaldı.
-Osmanlı imparatorluğu , padişah Orhan Gazi komutasında Avrupa topraklarını Edirne izmit Anadolu daki Bizans şehirlerini bir bir feth eder.
O dönemde tarihçilere göre,bu veba salgın da Moğol askerleride ölduler.
“- Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Tifüs salgını
1914 – 1918 yılları arasında Tifüs bakterisini taşıyan bitlerin neden olduğu salgın savaşın beraberinde getirdiği bir olguydu. Avrupa ve Asya’da 25 milyon kişi hastalandı ve özellikle Sovyetler Birliği ülkelerinde 3 milyona yakın insan hayatını kaybetti. Doğu ülkeleri ise daha geç önlem aldı ve bu nedenle dünyanın bu kısmında çok daha fazla sayıda insan hayatını kaybetti.”
Birinci Dünya savaşında , Çanakkale’den işgal edip batı illerimizden
Osmanlı Devletini , Haçlı sürüleri işgali edip parcalayacakken , Allah’ın yardımı inayetiyle kahraman dedelerimiz ve komutanların ve halkın büyük fedakarlık karıyla işgal den kurtulduk,Allah C.C bir musibet ve salgın verip ülkemizi, şehidler ve dostları hatrina korudu.
“-1918 İspanyol Gribi salgını
Birinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda 500 milyon insana bulaşan H1N1 influenza virüsü neden olduğu yüksek ateş ile dünya genelinde 50 ila 100 milyon arasında sağlıklı insanın ölümüne neden oldu. Bu sayı birinci ve ikinci dünya savaşlarında ölen insan sayısının toplamından kat kat daha fazladır.
Bu virüsü diğerlerinden ayıran şey saldırdığı bünyenin bağışıklık sistemi ne kadar güçlüyse ateşin de o kadar yüksek meydana gelmesiydi. İspanyol Gribi tarihteki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti.
100 yıl önce 100 milyon kişiyi öldüren İspanyol Gribi’nin üzerindeki sır perdesi aralanamıyor.”
1919-1922 kurtuluş savaşı yılları ,Anadolu işgal Altında,
Tabiki kahraman Askerlerimiz ve komutanlarımız halk mücadele veriyor,Ama yine bu dönemde başlayan İspanyol giribi,Hem Avrupa ülkelerinde baş gösteriyor,hem Sarıkamış harekatında işgal ci Rusya yayında vuruyordu.!
Ve
Özellikle,Dünya ve coğrafyamizda, Müsluman ve Mazlum kanı dökülürken, Siyonistlerler ve işbirlikcileri bukadar azmisken ,istedikleri yerde at koştururken,!
Çoluk çocuk demedenkatledip , namuslar tarumar edilirken yanınıza kâr mi kalacak saniyordunuz.!
Son 20 yıldır Turkiyemizi dört koldan işgal etmek isteyen Haçlılar ve içimizdeki işbirlikçi yöneticileri,
Tıkanan bu kapitalist ve sosyalist zulüm sistemin çöküşünü.
Yakın zamanda inşAallah , Erbakan hocamızın Hazırladığı Yeni bir Dünya Adil Düzen inkılabinda
Görüşeceğiz! inşaAllah.
Hak geldi
Hak geldi batıl zail oldu.
Başımıza gelen her şey Haktan’dır
Fakat bu gelenler hak dava dan uzaklaşmaktandır.
Ya Vedud
Rabbim bizleri kendi safından ayırmasın. İmanımızı kurtarmadan, Birbirimiz arasında kardeşlik bağlarını tesis etmeden canımızı almasın. Fethi mübin için gayret gösterenlerden eylesin.
Hem Kur’an ı Kerim hem de hadisi şerifler bizlere müjdeler veriyor. Siyonizmin kurduğu bu köle düzeni Allah’ın (c.c.) izniyle yıkılacak. önemli olan, bizler Rabbimizin safında kalalım.
Allah intikamını mutlaka alacaktır.
Bugün İslam’ın en temel kuralı olan temizliği hayatlarına geçirmeye çalışan Batılılar 15. yüzyıldan itibaren, geçmiş asırlara göre daha pis ve pasaklı olmuşlar, bu hal onlarda 19. yüzyılın başlarına kadar devam etmiştir. Yaklaşık 400 yıl süren Avrupa’nın bu pislik dönemi meşhurdur.
Halk temizlik anlayışından öylesine uzaklaşmış ki, evler bir yana saraylarda bile tuvalet yoktu.
Daha bir çok pisliklerini yazmaya gerek duymadan; İçimizdeki kokuşmuş Avrupa’ya hayran olanların durumlarını düşünemiyorum.
Bugün ülkemizde ekranlarda uzmanların tavsiye ettiği en önemli ayrıntı:” günde ellerinizi, kollarınızı dirseklerinize kadar yıkayın!”
Peygamber (S.A.V) Efendimiz abdest için buyurduğu şekilde; Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa o kimse her gün o nehirde beş defa yıkansa , kirinden birşey kalırmı?”
Başka söze hacet varmı?
Bediüzzaman Hz. belirtiği gibi Hz. İsa ve Hz. Mehdi (a.s) Altın Çağ’a vesile olacak ortak fikri mücadeleleri ile Deccal’ı ortadan kaldıracak, din ahlakını tüm dünyaya yayacak ve tüm inananların huzuruna ve refahına vesile olacaklardır.
( Zavallılar) Allah’ın nurunu, ağızlarıyla söndürmek istiyorlar ( ahmaklar, üfürmekle Güneş’i karartmaya çalışıyorlar); halbuki kafirler hoşlanmasa da Allah mutlaka nurunu tamamlayıvercektir. ( Dinini ve düzenini hakim kılmayı murat etmiştir ve taktiri kesinleşmiştir. Bundan asla vazgeçmeyecek, İslam’ın aleyhine, kafirlere ve zalimlere fırsat vermeyecektir.) ( Tevbe Suresi 32)
En’am Süresinin Düşündurdükleri
En’am 41
Hayır, (her dara düştüğünüzde) yalnızca O’nu (Allah’ı) çağırırsınız, dilerse (yalvarışınızı kabul edip) kendisini çağırdığınız şeyi (uğradığınız musibeti) açar (giderir) ve siz de şirk koşmakta olduklarınızı unutup bırakırsınız. (Allah’ın dışında herkesin ve her şeyin aciz ve çaresiz olduğunu anlarsınız.)
En’am 42
Andolsun ki Senden önceki ümmetlere de (onları ikaz ve irşad etmek üzere elçiler) gönderdik. (Bu davetlere icabet ve itaat etmeyince, arkasından) Olur ki yalvarıp niyaz etmeleri (boyun eğmeleri ve pişmanlıkla Bize yönelmeleri için) onları “Be’sa” (çeşitli sıkıntı ve sarsıntılar, stres ve bunalımlar) ile ve “Darra” (zararlar ve zorluklar) ile yakalayıp sıkıştırdık, (maddi ve manevi darlıklara ve çeşitli hastalıklara uğrattık). Pişman olup tevazu ve tazarru-niyaz ile Bize dönüp yalvarırlar diye (böyle yaptık.)
En’am 43
Onlara, zorlu azabımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi? (Ne olurdu hiç olmazsa bu tür ikaz ve belalarımız geldiği zaman bari hatalarını bilip, tevbe ederek boyun eğseler ve Bize dönselerdi!..) Ama onların kalpleri katılaştı ve şeytan onlara yapmakta olduklarını çekici (süslü) gösterip (azdırdı).
En’am 44
Derken, kendilerine öğretilip hatırlatılan (İlahi gerçekleri ve uhrevi mesuliyetleri) unutup (Hakk’tan ve hayırdan sapıtarak bâtıla ve barbarlığa yanaştıklarında, Biz de tutup), onların üzerine (dünyalık zenginlik ve etkinlik gibi) her şeyin kapısını açtık. (Ve onları nefsi hevâları ve şeytanlarıyla baş başa bıraktık). Öyle ki, kendilerine verilen (bu fani ve fena lezzetlerle) ferahlanıp şımardıkları (zahiren mü’min ve müttaki rolü oynadıkları halde, hakikatte iman huzurunu, kulluk sorumluluğunu ve cihad şuurunu unutup gaflet içinde oyalandıkları) bir sırada, ansızın onları (ölümle) yakaladık. Artık bütün ümitleri tükenmiş (müblis ve müflis) kimseler olarak onları (mahrum ve mahcup şekilde Ahirete yolladık).
http://www.mealikerim.com/6/enam/41:42:43:44
Mehdiyet inkılabı yakın sevinin canlar ..
“”Biz hakkı batılı. tepesine çarptırırız…
Oda onun beynini darmadağın eder. bir de bakarsın ki (batıl) mahvolup gitmiştir”” ayeti de işaret ediyor ki; zülüm ve küfür düzenlerinin yıkılışını Allah şu şekilde gerçekleştirmektedir.
A- hakkı temsil eden bu hakka teslim olan bir zatı seçip görevlendirmektedir.
B- o zatın, önce haksızlık ve ahlaksızlık zihniyetini,ilmi ve İslami gerçekler ışığında çürütmektedir. Deccalizmin iç yüzünü ortaya döküp herkese göstermektedir.
C- O zat zülüm düzeninin Bey’in merkezine ve gizli yönetim mekanizmasına yönelip onları parçalayarak birbirine düşürmek tedir. muhtemel saldırı ve silahlara karşı da hepsini etkisiz ve işlevsiz bırakacak teknolojik harikalar geliştirmektedir.
D- beyni parçalanan Ve fikriyatı boşa çıkarılan batıl ve barbar sistemin geri kalan görkemli gövdesinin çökmesi ve çözülmesi artık kolay ve kaçınılmaz hale gelmektedir.
İşte siyonizmin bu korkunç gücünü ve gayesini boşa çıkaracak tek hareket milli görüş ve onun Aziz lideri Erbakan hocamız bu adil ve asil projeler yine aziz hocamızın sadıkları ve baglılarınca uygulanıp uygulanacağı günlerde uzak değildi… mazlumların sevinçten göz yaşı fökeceği zalimlerin korkudan titreyecegi adil düzen inş çok yakındır ..
Her kripteksin bir muhatabı vardır ve ahir zaman hadisleri zaman ötesine gönderilmiş mesajlardır…
Siyonist şeytanlar tanrıyı kıyamete zorlamak şeklindeki sapık inançları gereği, İslam kaynaklarında ve ahir zaman hadislerinde geçen kıyamet alametlerini doğuma suni sancı verilmesi misali suni ve şeytani icraatlarla onlar için Armageddon bizim için ise Melhemei Kübra’ya bir an evvel ulaşmak istemektedir.
Özellikle yakın zamanda makalede de belirtildiği üzere koronavirüs dahil en az 5-6 alamet gerçekleşti ve detaylı bakıldığında bunların neredeyse tamamı bu şeytani çalışmaların sonucu şekilendi.
Ancak ne kadar büyük plan kurarlarsa kursunlar plan kurucuların en büyüğü ve hayırlısı Hz. Allah’tır. Siyonistler mağlup olmaya başladıklarında, o zamana kadar yapmış oldukları tüm çalışmaların aslında Allah’ın planının bir parçası olduğunu ve kendilerinin ise bu senaryoda figuran olduklarını görüp hissedecekler inşallah. Onlar için dünyada en büyük azaplardan biri de bu olacak Allahualem…
Tüm işaretler bu kutlu şahısların ve hareketin Türkiye’den çıkacağına işaret etmektedir. Ve buna inancımız kesindir elhamdulillah. 2020’de artık hasret sona erecek biiznillah.
Bu arada ahir zaman hadisleri mütevatir ve müteşabih olduğu için, yani çok sağlam senet ve zincirli ama te’vile muhtaç olduğu için şifreyi esasen asıl muhatapları bilip anlamaktadır. Sadece okuyarak münferit anlamaya çalışılmamalıdır. Özellikle çıktığı günden bu yana takip ettiğime göre Milli Çözüm Dergisi bu hususlar üzerinde derin araştırma ve çalışmalar yapmaktadır. Defalarca konuda önceden işaret ettiği olaylarda, ki bunların içerisinde geçmiş senelerde yaşanan ahir zaman hadis yorumları da bulunmaktadır, haklı çıkmıştır. Hasılı özellikle ahir zaman hadiseleri ve asıl hiçbir yerde duyamadığımız geçiş dönemleri ve çözüm önerileri noktalarında Milli Çözüm güvenilir kaynak olarak takip edilmesi güveneni pişman etmeyecektir. Makalelerin satır aralarını dikkatli takip etmelidir. Mesaj okumanın ve şifre çözmenin en önemli kısmı bu olsa gerek…
Her kripteksin bir şifre çözücüsü muhatabı olduğunu aklınızdan çıkarmayarak Milli Çözüm’ü yakından takip etmenizi acizane tavziye ederim…
Baki selamlar…
KARAR VERİLEN GELİYOR!..SEN NERDESİN?..
Zaman yaklaştı!..
Gemekte geleceği
Kararlaştırılan
Kutlu Gün…
Zalimler,hainler
Haksızlar,hayasızlar
Siyonlar,piyonlar…
Vel hasıl
Tüm şeytaniler ve zulumleri için!
İçler acısı
Yakıcı,yıkıcı
Kaçınılmaz son!..
Devran dönüyor
Vakıa, vuku buluyor
Şartlar olgunlaştı!..
Şeytanın şaheseri
Siyonist canavar
Ve örgütlü kötülüğü;
BM’si,NATO’su
IMF’si,UNESCO’su
IATA’sı,LYOD’u
Dolar’ı,Mason’u…
Rothschild
Rockefeller
İllümünati…
300,33,13’ler
3RT’si!..
Lizüferin gözü,
YENİLECEKSİNİZ!..
Dağılacaksınız
Dağılıyorsunuz!
Mutlak sona,
Yokoluşa
Yuvarlanıyorsunuz!..
Kendinize manivela ettiğiniz,
Zavallı halklarını
Bir paçavra gibi
Çürütüp
Sömürdüğünüz!..
Başlardaki onursuz piyonları
Makamla,imkanla
Şantaj ve sabotajla….
Kullandığınız,
ABD,AB’niz
Çin ve Rusyanız…da
Koruyamayacak artık sizi!..
Ey şeytanın karargahı
Aksa Duvarına pisleyen
Devlet görünümlü şebeke
Kuduz ve kahpe israil!
Sonun geldi,tosladın duvara!..
Sanki Korana
Bağladı ellerini,eniklerini…
Nereye kaçacaksın
Balyoz kafana!..
Kainatın Sultanı
Alemin iftiharı,
Resuller Sertacının
Müjde verdiği;
İnsanlığın zirvesi
Kutlu MEHDİ’nin,
Birinci talebesi
Sadakat,feraset
Cesaret,
Bilgelik abidesi,
En asil takipçisi
Ey,Mesihiyet müjdesi!..
Umutla,muştuyla geldin
Şeref verdin dünyamıza…
Huzur,barış
Hürriyet,adalet
Refah ve izzet
Kazansın,
Adil Düzen’e kavuşsun,
Saadete ulaşsın insanlık!..
Zalimlerin korkusu
Mazlumların ümidi
Mutlak hasıl olacak!
Zulumle dolu dünya
Adalet,asaletle dolacak!..
Ey sadıklar;
Safları sıklaştırın
Sadr’ları saflaştırın…
Safiyet ve samimiyetle
Ama azim bir gayretle
Tuttuğunuz Kutlu El’e
Sımsıkıca sarılın
Özünüzden adanın…
Rahmanın
Rahmetiyle,inşallah,
İmtihanı kazanın!..
Kurtluş kervanının
Uyuz aksak kıtmiri
Ey nefsim,
Topla kendini!..
Huzur ve imanla inşallah
Kurulur Adil Düzen, bir imza, mühür ile,
Hazırlayan namına, hareket zuhur ile
Sırlar aşikar olur, aşıklar sürur ile
Muratlar makbul olur, can gider huzur ile…
Büyük Bekleyiş
Medineli çocukların Peygamberimizi bekleyişi gibi coşkulu heyecanlı duygulu Allah’ın izni ile,Rabbim bizleri o kutlu güne erişmeden;
Kardeşliğimizi pekiştirsin
Ve fethi mübine hizmet eden fethi mübini gören kullarından eylesin
İman ederek ruhumuzu teslim alsın
Amin
Büyük Oyunlar Başlarına Çevrilecek…
Büyük hesaplaşma yıllardır bekleniyordu ve bütün insanlık artık Refah huzur nerede diyor…İnsanlık hasretle bir huzur adil düzen istiyor…İnşaAllah kolaylıkla Rabbim nasıp eylesin… Rabbi yesir vela tüassir…Rabbi temmim bil hayr..
Amin
KURTULUŞ
Tüm insanlığın hatta hayvanat ve nebatatın bile büyük sıkıntılar içinde kıvrandığı dayanılmaz zulümlerin, ahlaksızlıkların arttığı büyük buhranın yaşandığı günümüzde, artık her zamankinden çok büyük devrim, değişim, huzur, barış ve berekete ihtiyaç vardı.. Kötülüğü örgütleyen güçler siyonizm, tarih boyunca hiç bu kadar ekonomik, askeri, siyasi, sosyal ve teknolojik imkanlara sahip olmamışlardı.. Ancak biliyoruz ki, devrinin asla yenilmez sanılan süper güçleri, nemrutu topal sinek, firavunun piramitlerini karıncalar yerle bir ediyordu.. belkide koronovirus un görevi de bu minvalde gerçekleşecek, süper şeytan siyonizmi güçsüz ve aciz bırakacak ve inşaAllah Erbakan teknolojileri ve kahraman Türk Ordusu eliyle, siyonizmin destekçisi tüm ülkeler abd, rusya, ab yenilecek israil yok edilecek, Hocanın en sadık Talebesi, ve sadıkları eliyle, siyonist şeytanların beyni darmadağın edilecek, işbirlikçi hain dönekler rezil edilecek Erbakan Hocamızın hazırladığı Adil Düzen projeleri ile; yeryüzünde tüm insanlığın ve canlı cansız tüm varlıkların huzur mutluluk ve bereket içinde yaşayacakları Adil Düzen kurulacaktır inşaAllah..
Dua
Allah, İsa (AS)’a şöyle vahyeder: ‘Kullarımı Tur dağı ve Eyle etrafında (iman ve Kur’an şuuruyla) muhafaza et.’ Sonra İsa (AS) Tur-i Sina’da ellerini semaya kaldırıp dua eder. Yanındaki mü’minler de ‘amin’ derler. Bunun üzerine (sonraki süreçte Allah Hz. İsa’ya zafer yollarını açıp Deccalizmi-Siyonizmi devirir)
Allah cc bizleri bu hitaba mazhar olan mü’minlerden eylesin amin.