SORUMLULUK VARSA, YAN YATILIR MI?
Zafere götüren, sabır metanet
Her yorulan yerde, han yapılır mı?
Gaye gayret lazım, yetmez fetanet1
Gece yarısında, tan açılır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
Eksen ekmek olur, emek gerektir
Gıda kuvvet için, yemek gerektir
Cesaretle doğru, demek gerektir
Sorumluluk varsa, yan yatılır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
İnancı gevşekse, ahlâkı bozuk
Masuma laf atar, dostuna kazık
Yalama kişiyle, uğraşma yazık
Vicdanı çürükse, can katılır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
Demokrasi laftır, cumhuryet yoksa
Ülkede Hak düzen, hürriyet yoksa
Kumar fuhuş yaygın, zürriyet2 yoksa
Ezan okunmazken, çan çalınır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
Yorulup usanır, gün yarısına
Eve sahip çıkmaz, hem karısına
Namusun pazarlar, para hırsına
Karın doyurmaya, kan satılır mı
Yorulduğun yerde, han yapılır mı?..
Uyuz merkep ata, kusur bulamaz
“Usr”a3 katlanmayan, yüsur4 bulamaz
Hazırlık görmeyen, huzur bulamaz
Bir kamyon kum taşla, Van yapılır mı
Yorulduğun yerde, han yapılır mı?..
Kur’an’ın hükmüne, razı olmayan
Kader hikmetine, nazır5 olmayan
Mahşerde hesaba, hazır olmayan
Çamur çömlek olur, nan6 yapılır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
Milli Görüş; iman, vatan kaygusu
Hakka hürmet, halka; şefkat duygusu
Varsa iz’an irfan, insaf bulgusu
İslam en yücedir, şan katılır mı
Yorulduğun yerde, han yapılır mı?..
Haklıyı haksızdan, ayırmak için
Davayı kutsalı, kayırmak için
Milli Çözüm Hakkı, haykırmak için
Belge bilgi yoksa, zan yapılır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
1- Fetanet: Şeytani zekavet, fitnecilik.
2- Zürriyet: Düzgün nesil.
3- Usr: Zorluk.
4- Yüsr: Kolaylık.
5- Nazır: Bakıp görmek.
6- Nan: Ekmek.

Hakka hurmet halka sefkat.
A’raf 2
(Bu Kur’an öyle) Bir Kitap’tır ki Onunla (insanları) uyarman için ve mü’minlere bir öğüt (ve ölçü) olmak üzere Sana indirildi. Öyleyse (Sen görevini yap, cihadını sürdür, zalimlerin ve kâfirlerin hıncına ve hücumuna aldırma) bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. (Sen tebliğle memursun.)
Kur’an’ın hükmüne, razı olmayan
Kader hikmetine, nazır5 olmayan
Mahşerde hesaba, hazır olmayan
Çamur çömlek olur, nan6 yapılır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
NİSA 115 MEALİ
Her kim kendisine ’dosdoğru yol’ apaçık belli olduktan (hidayet ve hakikati bilip tanıdıktan, Hakk ile Bâtıl’ın farkına ve şuuruna vardıktan) sonra, (dünyalık makam ve menfaat hırsıyla) Elçiye (Peygambere ve Hakk dava rehberine) muhalefet edip (haklı ve hayırlı hareketten ayrılırsa) ve mü’minlerin yolundan başka bir yola (Siyonist ve Haçlı İttifakına ve şeytani kurallarına) uyarsa, onu dönüp gittiği yanda (şerli ortam ve ortaklıkta) bırakırız (bu hıyanet ve hakaretinden dolayı tekrar Hakka ve hidayet yoluna dönmesine fırsat tanımayız ve hidayetini karartırız) ve (ahirette de) cehenneme sokarız. O ne kötü ve sürekli bir (zindan) karargâhıdır!*
Ders dolu bir şiir…
Sabrın, gayretin, cesaretin, yorulmanın ve yoğrulmanın manevi tekamül ve izzetli bir duruş için kaçınılmaz olduğunu ve tüm bunları hakkı haykırmak niyetiyle noksansız yapan tek oluşumun Milli Çözüm olduğunu anlatan ders dolu bir şiir. Allah razı olsun.
ÇAĞ KAPATIP ÇAĞ AÇACAĞIZ
BEDAVADAN MAKAM ELBET OLAMAZ:
ÇALIŞIR ÇABALARSAN ELİN BOŞ KALMAZ ;
İLİM _ AMEL DENGESİ GÖZETMEZ İSEN…
ADALET OLUR MU ? SÖZ TUTULUR MU?
HER YORULAN YERDE ,HAN YAPILIR MI?
‘VE GERÇEK ŞU Kİ ,İNSAN İÇİN ÇALIŞMASINDAN BAŞKASI BİRŞEY YOKTUR(NECM SÜRESİ 39 )” AYETİNİN TECELLİSİ HEM DÜNYA HEM AHİRET İÇİN GEÇERLİDİR…ADALET TERAZİSİ HER ASIRDA YERYÜZÜNDE KENDİSİNİ GÖSTERMİŞTİR….MÜSLÜMAN A DÜŞENSE TENBELLİKTEN SIYRILIP MÜ’MİN OLABİLMEK VE GEREKLERİNİ YAPMASIDIR.ASKİ HALDE ZARARINI YİNE KENDİSİ GÖRECEKTİR…
El Aman Ya Rabbi…
Ey gönül gafleti,zilleti bırak
Tembellikle kokuşan,ruh arınır mı
Bahane döndürür,özünü çorak
Azimet içtenlik,bırakılır mı
Nefs kölesi olup, yan yatılır mı?..
Verilen nefesler,bir bir tükenir
Ne zaman yanlıştan,dönüp gelinir
İhlasla doğrulsan,Hak Muin’indir
Şerde inat edersen,himmet kalır mı
Milli Çözüm nimeti, yok sayılır mı?!..
Yolunda yoğur ve yordur Allah’ım….
Hidayeti bulmuş olanlara gelince; (Allah onların) hidayetlerini arttırmış ve takvalarını verip (kendilerini imani huzur ve olgunluğa ulaştırmıştır).
47:18
Artık onlar (inkârcılar ve münafıklar, va’ad edilen hezimet) saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun (Mehdiyet ve kıyametin bazı alâmet ve) işaretleri (gerçekten) gelmeye (bile) başlamıştır. Fakat (bu acı ve alçaltıcı an) kendilerine geldikten sonra öğüt alıp düşünmeleri onlara neyi sağlayacaktır?
47:19
Şu halde (şüphesiz iman edip) bil ki; kesinlikle Allah’tan başka ilah yoktur. (Öyle ise) Hem kendi günahın, hem mü’min erkekler ve mü’min kadınlar için mağfiret dile (ve Rabbine sığın). Allah (her an) sizin dönüp dolaşacağınız yeri de bilir, konaklama yerinizi de. (Öyleyse daima huzurda kalın ve mü’mince davranın!)
Gör bak nasıl olacak!..
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
Bir yerde, bir düzende herkesin uymak zorunda olduğu genel kurallar vardır. Bunlar kişinin dileği doğrultusunda değiştirilemez.
Her iş bir kural ve düzen içinde yapılır.Bir işi yapmakla yükümlü olan kimseye, bu işi dilediği zaman yapması, dilediği gibi yapması, istemediği zaman yapmaması hakkı tanınmaz.
Bir iş yapılırken mola verilecek yer ve zaman, kişinin (tembel/çalışkan) keyfine göre değil, işin durumuna göre ayarlanır.Hele ki;yapılan çalışma bütün insanlığın maddi/manevi kurtuluşu için yapılıyorsa!!.Okuduğumuz duyduğumuz her Ayeti Kerimeyi her Hadisi Şerifi her makale ve her şiiri,kendimize ödev/görev bildiğimiz zaman,yorulduğumuz yere han yapılmasını istemeyi bırakın,Allah’ın izniyle yorulmak,bezmek,vaz geçmek dahi aklımızın ucundan geçmeyecektir.Eğer bu çalışmalarımız,Fethi Mübin öncesi son gayretlerimiz ise herbirimiz ceplerimizi doldurabildiğimiz kadar ibadet ve taatle doldurmalı,bizlere verilen tüm görevlere kilitlenmeli ve bu noktada birbirimize samimiyet ve devamlılık için dualar etmeliyiz.
Aziz Erbakan Hocamızın rüyalarda buyurdukları gibi;(biz samimiyetle gayrete devam ettiğimiz sürece) “Gör bak neler olacak?Nasıl olacak deme!.Gör bak nasıl olacak!…”Heyecan ve hasretle bekliyoruz,yorulmadan yıkılmadan…
Sadıkların Yolu
Hakkı haykıran ses, ne güzel seda,
Ne güzel tavırlar, ne güzel eda,
Rabbimin yoluna bir ömür feda,
Milli Çözüm ile vermek ne güzel
Sadıklar Hak dava yolunda gider
Öğrenmesi, ameli, sevgisi, kızması, alması, bırakması, konuşması, susması, işi ve sözü Allah için olana müjdeler olsun! Çünkü bunlar kurtulacaktır. ( Hz. Ali. K.V.)
Evet öncelikle saygıdeğer yazarımıza çok teşekkür ediyoruz. Silkelenmemizi , dirilmemizi , gayret ve çabamızı artırıcı , canlı yürüyen cenaze olmaktan uzaklaştırıcı, farkındalığımızı canlandırıcı artırıcı bir hassasiyetle kaleme alınan bu şiirden istifade etmemizi cümlemize lütfeylesin rabbimiz…!
Bu muhteşem şiiri okuduğumuzda aklımıza hemen günümüzde sorumluluğunu bilen ve sorumluluğunu kuşanan tabiri caizse SIFIR İSRAF diyebileceğimiz ölçüde zamanını en dolu bir şekilde iyinin doğrunun faydalının güzelin ve adil olanın hakim olması uğrunda , hiçbir kimseden çekinmeden korkmadan geri adım atmadan , sadece ve sadece Allah c.c. ne olan ümidi ve korkusu ile, maksadı Allah olan ve sadece O’nun rızasını kazanmak amaçlı bir ömür sürdüğüne şahit olduğumuz Milli Çözüm ve Şahsi Manevisi Bilge ve Yiğit Şahsiyet Ahmet AKGÜL Hocamız geldi kendilerini hatırladık.
[b]Uyuz merkep ata, kusur bulamaz
“Usr”a katlanmayan, yüsur bulamaz
Hazırlık görmeyen, huzur bulamaz
Bir kamyon kum taşla, Van yapılır mı
Yorulduğun yerde, han yapılır mı?..[/b]
Şiirin bu dörtlüğünden [u][b]İNŞİRAH SURESİ 5. VE 6. AYETLER[/b][/u]İNİ HATIRLADIK:
Demek ki, gerçekten her zorlukla beraber (ona dayanacak ve aşacak bir) kolaylık da vardır.
(Unutma) Kesinlikle her zorlukla beraber, elbette bir kolaylık (ve rahatlık) da olacaktır. (Sabret, her usr; iki yusr doğuracaktır. Çünkü gerçekten her zorlukla beraber (iki kere) kolaylık bulunacaktır.)
İnsanlık hakka dayalı Adil bir Düzen ve Yeni Bir Dünya kurulsun diye, mağdur ve mazlumlar manen ve maddeten saadete ersin , diye yaklaşık 50 yıldır ömrünü bu gayeye adamış ve hazırlık yapmakla hedef koymakla yorulmadan bıkmadan hiçbir saldırıya zorluğa çileye karakoldur mahkemedir yıldırma operasyonlarına kanmadan , Aziz Erbakan Hocamızın öğretilerine ve müjdelerine en sadık talebe ve takipçi olmuş Ahmet Hocamıza minnettarız. Rabbim zamanımızın böylesi sağlam REHBER ŞAHSİYETİNE ve HAK DAVAYA bizleri nankör eylemesin hain etmesin..! Gereğini yerine getirme hususunda gayret ve çabasını eksiltmeyen , bu nimetlerin farkında olmamızı unutturmaması duasıyla..!
Belge ve bilgi ile konuşmakta, yazmakta. Zanla hareket etmemekte.
Milli Çözüm;
Haklıyı haksızdan, ayırmak için
Davayı kutsalı, kayırmak için
Hakkı, haykırmak için
Belge ve bilgi ile konuşmakta, yazmakta. Zanla hareket etmemekte.
Milli Çözüm, Yüce Davayı hakkıyla sırtlandığından ve parmakla gösterilecek bir gayret ile hareket ettiğinden; Zalimin ve münafığın… karşısından her daim haklı çıkmakta, dava erine umut, insanlığa kurtuluş adresi olmakta inşallah.
Yeryüzünde Hak Hakim Olsun Diye Çalışan, Sorumluluklarını Kuşanıp Görevini en İyi Şekilde Yapan Kazançlı Çıkacak İnşallah
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
Allah yolunda (adil bir düzen kurulsun, hazırlıklı ve caydırıcı bir savunma gücünüz bulunsun diye) infak (harcama ve fedakârlık) yapın; ve sakın kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. (Cihad yolunda sorumluluktan kaçmak ve maddi fedakârlıktan kaytarmak suretiyle bütün servet, hürriyet ve haysiyetinizi düşmanlara kaptırmayın.) İhsanlı davranın (Hakkı hâkim kılma ve milli savunma konusunda oldukça dikkatli ve gayretli çalışın, görev ve sorumluluklarınızı en iyi şekilde yerine getirmeye bakın). Şüphesiz Allah, ihsan ve iyilik ehlini sever (ve mükâfatlandırıp başarıya eriştirir).
(Bakara suresi 195)
ÜRKEKLİKLE ERKEKLİK OLMAZ
[b]ÜRKEKLİKLE ERKEKLİK OLMAZ [/b]
Hak-Bâtıl ilmini, bellemek için
Vicdanı eğrilmez, zeyrek1 gerektir…
Dönek ve münafık, elemek için
Sağlam demir-çelik, kürek gerektir…
Pancardan yağ çıkmaz, zeytin lazımdır
Bilgi yakin2 ise, kalbi hazımdır3
Kur’an’la itminan, gönül sazımdır
Çamur olmaz; hamur, çörek gerektir…
Fasık gevşek olur, mü’min mert metin
Haine tavizsiz, zulme sert çetin
Gayrete dönmezse, güzel niyyetin
Şeytana av için, gevrek gerektir…
Durduyan Oğuzhan, role bürünse
Anlayanlar hâlâ, saygı sürünse
Sırıtır korkaklar, cesur görünse
İddiayla ispat, ahenk gerektir…
Bu çete bağrıma, saplanan oktur
Münafık sızmayan, Hak dava yoktur
Biat istismara, karnımız toktur
Hakkı konuşanlar, seyrek gerektir…
Yıllarca peşinden, izini sürdün
Keramet uydurdun, çöpün süpürdün
Madem ki sonunda, haini gördün
Ona cephe açmak, yürek gerektir…
Doğruyu anlayıp, sahip çıkmazsan
“Eş dost çevre ne der?”, şirkin yıkmazsan
Münafık tanıyıp, yolun tıkmazsan
Hayra varamazsın, sürek gerektir…
Kur’an hem beynime, hem kalbe hazdır4
Korkak kaypak işi, mazeret nazdır
Dolaylı lafları, anlayan azdır
Gerçeği haykırmak, direkt gerektir…
Herkesin imtihan, sahası vardır
Elbet hidayetin, pahası vardır
Allah rızasının, dahası vardır
Muttaki Mevla’ya, ürkek gerektir…
AKP’ye destek, akrepe eşlik
HDP’ye güven, şerre kardeşlik
Adil Düzen dışı, hepsi kalleşlik
Feraset cesaret, yüksek gerektir…
Kolaya hızlısın, zorluğa yavaş
Hiç arpa unundan, olur mu lavaş
Kolay mı kırk yıldır, İblisle savaş
Milli Çözüm gibi, mihenk gerektir…
1- Zeyrek: Çabuk kavrayışlı, pratik akıllı.
2- Yakin: Kesin ve şüphesiz inanç.
3- Hazım: Sindirmek.
4- Haz: Manevi lezzet, huzur.
Emirdir; Yorul!
(Şu halde Ey Habibim!) Boş kaldığın zaman, (tebliğ ve toplumu terbiye, cihad ve tehlikeleri defetme, sosyal ve siyasi görevler gibi mecburi işlerinden sıyrıldığın an, durma hemen ibadete ve hayırlı hizmete) koyul ve uğraşıp yorul ki (manevi terfi ve terakki ancak sürekli ve sistemli bir çaba ile mümkün olacaktır).
İnşirah Suresi 7. ayet
SÖYLEYİN CANLAR
Biz Nasıl Milli Çözümcüyüz
Bu kadar emek taş-ı adam ederdi
Hep söylendin amma nefsin engeldi
Biraz silkelensen şeytan çengeldi
Söyleyin canlar biz nasıl Milli Çözümcüyüz…!
Hatayı kusuru hep karşıda bulduk
Kardeşin kusuru hemen yüzüne vurduk
Binlerce hatası olan bir kulduk
Söyleyin canlar biz nasıl Milli Çözümcüyüz…!
Yürümen önce koşmak istersin
Emeksiz zahmetsiz şeref beklersin
İki satır yorumu zahmet bilensin
Söyleyin canlar biz nasıl Milli Çözümcüyüz…!
Meal okumak zor gelir, meydan okusan nefsen
Asıl gayen: Haskul olup Mevlaya göçsen
Cihad ibadet şuurun varsa bulursun izzet
Söyleyin canlar biz nasıl Milli Çözümcüyüz…!
SORUMLU UYANIK OLAN MIŞ
MİLLİ ÇÖZÜM, MARİFETTİR
Çalışmadan, yoğrulmaz
Yormaz isen, ger1 canı…
Ahlâk vicdan, doğrulmaz
Hak yoluna, ser canı…
Tenbel gafil, nolasın
Ara uğraş, bulasın
İlmü irfan, dolasın
Rahatlatır, ter canı…
Daim nefse, teyakkuz2
Zalimlere, taarruz3
Kışa veda, her nevruz4
Mevlâ sever, er canı…
Serkeş nefsi, ezenler
Vahdet sırrın, sezenler
Bu huzurla, gezenler
Netsin inci, mercanı…
Her çirkefe, bulaşan
İblisliğe, ulaşan
Nefsi için, yol aşan
O taşıyor, ker5 canı…
Hayat fırsat, bitecek
Kuvvet kudret, yitecek
Dostlar kabre, itecek
Kara toprak, yer canı…
Boş şiirler, döşenme
Hayra engel, keşenme6
Kardeşim gel, üşenme
Sırtla Harput, Tercan’ı …
Şer safını, yarmaya
Zafer burcun, sarmaya
Şehadete, varmaya
Lazım Ebu, Zer canı…
Gaflet nifak, azdırır
Gayret; tarih yazdırır
İman; dağlar kazdırır
Canlandırır, fer7 canı…
Sıbğatullah, has renktir
Bil Erbakan, mihenktir
Milli Çözüm, âhenktir
Kabul etmez, her canı…
Şubat 2020 Osman Nuri Çelik
MİLLİ ÇÖZÜM
1- Ger: Eğer, şayet.
2- Teyakkuz: Uyanıklık, göz açıklığı.
3- Taarruz: Hücum, saldırı.
4- Nevruz: Baharın ilk günü, İran’ın yılbaşı.
5- Ker: Kürtçe eşek (Farsçadan gelme).
6- Keşen: Zincir yular, ayak bağı (Bukağı).
7- Fer: Işık, kuvvet, fazilet.
İman Huzuru, Cihatta Metanet ve Dirayet İster!
Zafere götüren, sabır metanet
Her yorulan yerde, han yapılır mı?
Gaye gayret lazım, yetmez fetanet
Gece yarısında, tan açılır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
Kur’an’ın hükmüne, razı olmayan
Kader hikmetine, nazır olmayan
Mahşerde hesaba, hazır olmayan
Çamur çömlek olur, nan yapılır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?..
Hakkı Hakim Kılmak İçin, Dikkatli Ve Gayretli Çalışarak Sorumluluklarımızı En İyi Şekilde Yerine Getirenlerden Olalım İnşAllah…
Bakara Suresi:
2:195
Allah yolunda (adil bir düzen kurulsun, hazırlıklı ve caydırıcı bir savunma gücünüz bulunsun diye) infak (harcama ve fedakârlık) yapın; ve sakın kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. (Cihad yolunda sorumluluktan kaçmak ve maddi fedakârlıktan kaytarmak suretiyle bütün servet, hürriyet ve haysiyetinizi düşmanlara kaptırmayın.) İhsanlı davranın (Hakkı hâkim kılma ve milli savunma konusunda oldukça dikkatli ve gayretli çalışın, görev ve sorumluluklarınızı en iyi şekilde yerine getirmeye bakın). Şüphesiz Allah, ihsan ve iyilik ehlini sever (ve mükâfatlandırıp başarıya eriştirir).
Hiç kimsenin ve hiçbir kesimin kınamasına ve saldırısına aldırmadan, gerçek İslam şuurunu ve örnek insanlık onurunu ve sorumluluğunu aşılamaya çalışan, Allah’ın Rızasını esas almış Milli Çözüm Hakkı haykıran Hakikat kapısıdır, sığınılacak Limandır Elhamdülillah. Zafere giden yolda sabırla, metanetle yürüyenlerden olalım inşallah.
“İslâm en yücedir, şan katılır mı?”
İstikâmet üzere, çelikleşmeden
Vahdet’ten tevhit sır-rına ermeden
Ney misali dövülüp, pişirilmeden
Hak davaya tercüman-lık yapılır mı
Her yorulan yerde, han yapılır mı?
Türlü zorluklara, göğüs germeden
Benlikten geçip hiç-liğe ermeden
Sevmek iddiasını, ispat etmeden
Âşıklar listesine, ad yazılır mı?
Yorulduğun yerde, han yapılır mı?
Açılana kadar, kapıyı çalmadan
Vuslat hayaliyle, gözün dolmadan
Tam bir ihlas ile, hizmet sunmadan
Niyet bozuk amel, makbul sayılır mı?
Her yorulan yerde, han yapılır mı?