ÇATLARIM ARTIK!
“Yaban asker gelsin…”, çıktı tezkere
Bu nasıl tuzaktır, çatlarım artık…
Freni patlamış, gider rast gele
Zerre aklım varsa, atlarım artık…
Öyle bir başkan ki, ufku enginmiş
İç-dış politika, dahi denginmiş
“Kapıcı araba, almış” zenginmiş
Hâlâ oy vereni, kutlarım (!) artık…
Vatandaşı enflas-yona ezdirir
İşsizlik fakirlik, candan bezdirir
Özel uçaklarla, yandaş gezdirir
Yine alkışlanır, patlarım artık…
Dostlar zengin olmuş, Sabancı Koç’tan
Dosyalar kabarmış, yüz çeşit suçtan
Vatandaş sızlanır, bunalmış borçtan
“Kırk yıl ödeyemem, kartlarım artık…”
Allah Adil; kul hak-kından geçer mi
Ettiğin bulmayan, burdan göçer mi
İnsan baş belasın, başkan seçer mi
İnşallah bu sefer, şutlarım artık…
Yetimin hakkını, savup saçsanız
Ahlar sizi tutar, nerye kaçsanız
Her ay on mahkeme, bile açsanız
Sanmayın ağzımı, bantlarım artık…
Aile çözüldü, ahlâk yozlaştı
Vicdanlar çürüdü, beyin buzlaştı
Et sebze hormondur, şeker tuzlaştı
Bozuldu damağım, tatlarım artık…
İktidar şımardı, bu halk uydukca
Korkağı kahraman, yere koydukca
Ülkemde bölgemde, zulüm duydukca
Her geçen gün kahrım, katlarım artık…
Hakkı haykırmaya, ben yemin içtim
Bir ömür hep kahır, kabında piştim
Bunca rezillik var, vallahi şiştim
Dökülsün içimden, kurtlarım artık…
Dış güçler taşıdı, bunları başa
İslam’a sataşır, soysuzlar, -hâşâ-
Adil Düzen yazsam, dağlara taşa
Gayrı Kur’an koyar, şartlarım artık…

PATLARIZ ARTIK
Altın yüro dolar hergün artıyor!
Koltuk elden gidecek diye korkuyor!
Bankaları faiz vermeye zorluyor,
Sanmayın ağzımı bantları artık!
Fakiri fakir ettin bilerek aciz!..
Zengin baronları çok sevdin keriz!
Tüm hastalıkları yayan ey cahil!
Yine alkışlanıyor patlarım artık…
Milli Çözüm-Hidayet Rehberi
Etimizle kemiğimizle bu firavun düzeni uygulayıcılarından ve onun ruhsuz, renksiz yanaşma karakterli tebasından beriyiz. Yapılanlara, söylenenlere imanı olan herkesin çatlaması lazım. Ama heyhattt.
En büyük zafer hidayet üzeri Hak davada olmaktır. Demek ki mücahit hergün zafer makamındadır. Rabbim ayaklarımızı kaydırma… Bu yanaşmalara karşı bizlere sabır ve dirayet nasip eyle…
Elhamdulillah ki ümmetin ve devletin Milli Çözüm gibi bir hidayet rehberi var. Rabbim layık eylesin.
Gayrı Kur’an koyar, şartlarım artık…
Firavunun, Karunun, Hamanın, Belamın, Sihirbazın tarih boyunca tüm versiyonları bugüne ışınlansa “biz çok ilkelmişiz, nasipsizmişiz, yaşamamışız..” diyecekleri bir zamanda ve ülkedeyiz malesef. Gerçekten de hala daha keramet uyduranlar, fetva verenler, destekleyenler, ve tüm bunları yaparken tüm kutsallarını peşkeş çekenler… İnsan insanlığından utanıyor, midesi bulanıyor, çatlıyası geliyor….
Muhterem Ahmet Akgül Hocamızın deyimiyle; YIKILSIN BU DÜZEN BE!…
Adil Düzen yazsam, dağlara taşa
Gayrı Kur’an koyar, şartlarım artık…
İbretlik Hadiseler
Aziz Erbakan Hocamız Türkiye siyasetindeki batı uşaklarını tarif ederken; “bunlar cambaza bak oyunu oynuyorlar. Cambaza baktırıp milleti soyuyorlar” buyururlardı. Son dönemde bu sözün türlü ispatını görmüş olmanın verdiği hayretle, tam kendimizi toparlayacak oluyoruz ki yeni bir üç kağıt ve buna keramet uyduran yeni bir grup oluşuyor… Bu alavere-dalavere düzeninde hakikaten insanın çatlayası geliyor. Biz gerçeği haykırdıkça, büyülenmiş gibi boş boş bakanların alık tavırları tüm insanlığa ibret olacak kadar vahim…
KALPLERİN KATILAŞMASI!
Milli Çözüm’ün uyarılarını iyice algılayıp bunların yararına ve doğruluğuna kanaat getirdikten sonra bile güçlü kesimlere yaranmak ve dünya menfaati elde etmek için;
Dış güçlerin taşıyıp başa getirdiği ve milletin başına bela olacak işbirlikçi hainlere hala destek verenlerin…
İşbirlikçi hainleri bahane edip İslam’a sataşan soysuzlarla danışıklı dövüş yapıp kendilerini haklı çıkarmaya çalışan istismarcı İslamcıların…
Kalpler katılaştı!
(Ey Beni İsrail ve tüm nankör ve hain kimseler!) Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı (kesildi). Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan (kendiliğinden akan) ırmaklar kaynamaktadır, öyleleri vardır ki (kırılıp) yarılır da, ondan sular çıkıp fışkırır, öyleleri de vardır ki Allah korkusuyla (aşağıya) yuvarlanır. Allah (ne tabiattaki olaylardan ne de sizin) yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir. (Bakara: 74)
YOL GÖRÜNÜYOR….
“Sakın sanma ki; Allah zalimlerin yaptıklarından gafil (habersiz ve ilgisiz)dir. Sadece onları, gözlerin dehşetle döneceği (korku ve şaşkınlıktan bakışlarına baygınlık geleceği) bir güne kadar ertelemektedir.”
İBRAHİM SURESİ 42
……………
Her türlü kötülük,işlenir oldu
İktidar şerleri,sundu korudu
Ahlak namus diyen, garip bulundu
Sonsuzluğa karşı, çıkmaz karışık!..
Ülkemi gavura,pazar ettiler
Tezkereyle coni,davet ettiler
İstismarla dine,düşman ettiler
Maske örtmez,kancık yüzleri artık!..
Akıl vicdanla baksan,net görünüyor
Zalime haine,yol görünüyor
Mehdiyet deccal def-terin dürüyor
Milli Çözümle devran dönüyor artık!..
Allah Adil; kul hak-kından geçer mi Ettiğin bulmayan, burdan göçer mi İnsan baş belasın, başkan seçer mi İnşallah bu sefer, şutlarım artık…
Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla (kuru laf kalabalığıyla) söndürmek istemektedirler. Oysa Allah, Kendi nurunu tamama (başarıya) eriştirecektir; kâfirler hoş görmese bile (Kur’an’ın Adil Düzenini yerleştirecektir).
(Saf Suresi 8 )
Adil Düzeni Ancak Sadıklar Kurar.
Vicdani ayarları uyandıran, yeniden silkelendiren bir şiir Yüreğinize, emeğinize sağlık.
Dünya’da kötülüğün, sömürünün,zulmün,haksızlık ve eşitsizliğin en yoğun olduğu bir dönemdeyiz. Erbakan Hocamızın güzel deyişleriyle;
“Zulüm ebedi olamaz. Kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır. ” Prof. Dr. Necmeddin Erbakan
Allahın izniyle, Erbakan Hocamızın himmetleriyle , bu çirkin kötülüğün her türlüsü Milli Çözümün İman gücüyle , ferasetiyle, basiretiyle, cesaretiyle son bulacak hüsrana uğrayacaktır. Adil düzen, Yeni bir dünya Sadıkların eliyle kurulacaktır.
Ey iman edenler! (Her konuda) Allah’tan korkun (Kur’an’ın ve Resulüllah’ın yoluna uyun) ve (Hakk davasında sağlam duran) doğru (sadık)larla birlikte olun (ki iman Hakka tarafgirlik ve davaya sadakattir).(Tevbe Suresi 119)
İhaneti kadar makam verilenlere…
Hocaya ihanetin kadar, yükseldi makamın
Saraylarda geçti, ömrü hayatın
Bir yüzükle geldin, dünyada cenneti yaşadın
Yıkılmazsa tahtın, kahrolurum artık…
Tek ve gerçek reçete, Adil düzendir..
Akıl fukara aldığı ve anlayış kısırlığı, maalesef her çağın ortak ve yaygın hastalığıdır. bu durum Kur’an’da kalp körlüğü, şuursuzluk, Akılsızlık, Gaflet, şeklinde anlatılmaktadır. günümüzde genellikle akıl ile zeka biribirine karıştırılmakta, zeki, bilgili ve becerikli olan her insanın aynı zamanda akıllı olduğu sanılmaktadır. hâlbuki, akıl ile zeka çok farklı şeylerdir .çünkü, her insan doğuştan belli bir zekaya sahiptir. ancak akıl, belirli şartlara göre oluşan ve olgunlaşan özel bir yetenektir. yani, her akıllı insan, aynı zamanda zekidir. ama her zeki olan akıllı değildir. Kur’an bu durumu”. onların çoğu akıl erdiremez kimselerdir”. şeklinde ifade etmektedir. evet, gerçek akıl, sadece Allah’a iman ve itaatle oluşabilmektedir. ve Kur’an insanlığa bu Üstün akıl ve anlayışı kazandırmak için gelmiştir. şüphesiz bu bir öğüttür. artık dileyen rabbine bir yol bulabilir..
Öyle bir başkan ki, ufku enginmiş
İç-dış politika, dahi denginmiş
“Kapıcı araba, almış” zenginmiş
Hâlâ oy vereni, kutlarım (!) artık…
Adil düzen diye haykırana azıcık aklın
varsa uyarsın .yoksa kuyunu kazdikca kazarsin , millli çözüm de, yazdıkça yazacak uyanın diye hakkı haykırmaya devam edecek.
Biz adil bir düzeni savunurken ve insanlığın yegane huzur ve kurtuluş projesi olarak sunarken, alnımız ak, aklımız baktır. Sarraf sözünü, cellat yüzünü süsleme gereği duymaz!. diye bir söz vardır. çünkü kuyumcunun sattığı altındır ve herkes altının yüksek kıymetinin farkındadır. yani kuyumcunun altına pazarlaması için özel bir reklama ihtiyacı kalmamıştır. Cellat ise, ipini çekip öldüreceği adama hoş görünmek ve yaranmak derdi taşımayacaktır çünkü bir daha karşılaşmayacaklardir…
Hâlâ oy vereni, kutlarım (!) artık…
İktidar şımardı, bu halk uydukca
Korkağı kahraman, yere koydukca
Ülkemde bölgemde, zulüm duydukca
Her geçen gün kahrım, katlarım artık…
Dış güçler taşıdı, bunları başa
İslam’a sataşır, soysuzlar, -hâşâ-
Adil Düzen yazsam, dağlara taşa
Gayrı Kur’an koyar, şartlarım artık…