ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün369
mod_vvisit_counterDün1835
mod_vvisit_counterBu Hafta2204
mod_vvisit_counterGeçen hafta16507
mod_vvisit_counterBu Ay14111
mod_vvisit_counterGeçen Ay85276
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar18589372

IP'niz: 18.212.120.195
Bugün: 07 Ara 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12866840

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

mesajmetod150x
istsoz 150x
AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X

ADIL DUZEN 150x

erbakan devrimi 15b 160
bizim ataturk 17b 160
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam

ERDOĞAN’IN ASİLTÜRK ZİYARETİNİN PERDE ARKASI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 111
ZayıfMükemmel 

 

ERDOĞAN’IN ASİLTÜRK ZİYARETİNİN PERDE ARKASI

      

Milli Görüş’e son darbe ve Erbakan’ı tarihe gömme çabaları!

8 Ocak 2021 tarihli Milli Gazete baş köşesinde “Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Oğuzhan Asiltürk’e nezaket ziyareti” başlıklı bir haber yayınlanmıştı.

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ü ziyaret etti. Asiltürk’ün Ankara Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan evinde gerçekleşen ziyaret, yaklaşık bir saat sürdü. Ziyaretin ardından Asiltürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı makam aracına kadar uğurladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Asiltürk’e Kur’an-ı Kerim hediye ettiği ziyarette, ülke ve dünya gündemine ilişkin görüş alışverişinde bulunulduğu öğrenildi.” bilgileri aktarılmıştı.

Tam 25 yıldır yazıp hatırlatıyoruz. Fazilet Partisi'nden itibaren Milli Görüş partisindeki “Yenilikçi Kanat” diye reklamı yapılan Tayyip Erdoğan ve takımını, perde arkasında hazırlayıp öne çıkaran, ama görünüşte, onları horlayıp hırpalayarak davadan kopmalarına gerekçe oluşturan Oğuzhan Asiltürk ve ekibi olmaktadır. Sn. Erdoğan’ın son Asiltürk ziyareti de ortaya koymuştur ki, elde kalan bir avuç Milli Görüş oylarının bir kısmı Tayyip Erdoğan’a, yani Cumhur ittifakına aktarılacak, güya Oğuzhan’la farklı ve aykırı düşünen Temel Karamollaoğlu’nu dinleyecek diğer bir kısmı da CHP ve HDP’nin kuyruğuna takılacak; böylece Milli Görüş fikren ve fiilen tarihe gömülmüş ve Erbakan’ın üzerine “beton dökülmüş…” olacaktı. Oğuzhan Asiltürk’le, resmiyette SP Genel Başkanı olan Temel Karamollaoğlu’nun fikir ayrılığı yaşadıkları iddiaları da tam bir palavraydı. İkisi de aynı takımdaydı. Daha önceki Elazığ ve İstanbul kongrelerinde teşkilat mensuplarına farklı talimatlar verip birbirlerine düşüren bu iki ismin sonunda ortak karar aldıkları kesinlik kazanmıştı.

Erdoğan'dan Saadet Partisi’ne ziyaretinin perde arkası

MHP lideri Bahçeli’yi üç gün önce evinde ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan 7 Ocak 2021’de sürpriz bir ev ziyareti daha yapmıştı. Erdoğan, Milli Görüş’ün ak saçlılarından sayılan Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Asiltürk’le evinde yaklaşık bir saatlik görüşme yapmışlardı. Siyasi kulislerde Asiltürk’ün, Millet İttifakı ile yakınlaşma nedeniyle SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’yla bir süredir anlaşmazlık yaşadığı konuşulmaktaydı. Erdoğan, her nedense siyasi ve sürpriz temaslarını son günlerde hızlandırmıştı. Üç gün önce sürpriz biçimde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi evinde ziyaret eden Erdoğan’ın ardından SP Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Asiltürk’ü evinde ziyaret etmesi yoksa bir erken seçim telaşı mıydı?

Oysa Cumhurbaşkanı’nın bu yönde resmi bir programı açıklanmamıştı. Ziyaret aniden; “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bugün Oğuzhan Asiltürk’ü evinde ziyaret edecektir” açıklamasıyla paylaşılmıştı. Asiltürk’ün Ankara Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan evinde gerçekleşen ziyaret, yaklaşık bir saat sürmüş, ziyaretin ardından 86 yaşındaki Asiltürk, Erdoğan’ı makam aracına kadar uğurlamıştı. Kulislere yansıyan bilgilere göre, güya Asiltürk ile Karamollaoğlu arasında siyaseten uzun bir süredir fikir ayrılıkları bulunmaktaydı. Asiltürk’ün Cumhur İttifakı’nın görüşlerini benimsediği, bu yüzden Karamollaoğlu yönetimi ile ters düştüğü iddiaları dolaşmaktaydı. Erdoğan’ın Asiltürk ziyaretinin SP içindeki yansımaları merakla beklenmeye başlanmıştı.

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde 1935’te doğan sonradan “Durmuş Durduyan” ismini değiştirip Oğuzhan Asiltürk ismini aldığı konuşulan Asiltürk, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden mezun olmuşlardı. Siyasete Milli Selamet Partisi ile giren her nedense Gümüş Motor, Odalar Birliği ve Milli Nizam mücadelesinde Erbakan’ın yanında görünmeyen Asiltürk, Ankara ve Malatya milletvekillikleri yapmıştı. Sanayi-Teknoloji ve İçişleri Bakanlığı görevlerinde de bulunan Asiltürk, 12 Eylül askeri darbesinin ardından 10 yıl siyaset yasağı almıştı. 1987’de yapılan halk oylaması sonucunda bu yasak kaldırılırken, 1988’de Refah Partisi’nin genel sekreterliğine atanmıştı. Partinin Anayasa Mahkemesi’nce kapatılması üzerine Fazilet Partisi’ne katılmıştı. Necmettin Erbakan Hocamızın vefatı sonrasında Saadet Partisi YİK Başkanlığı gibi uyduruk bir makama oturmuşlardı.

Erdoğan’dan Milli Görüş’e dikkat çeken sinsi adım!?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ü evinde ziyaret etmesi kulisleri telaşlandırmıştı. Ziyaretin Erdoğan’ın programında olmadığı, sürpriz bir şekilde gerçekleştiği ortaya çıkmıştı. “86 yaşındaki Oğuzhan Asiltürk’ün, Saadet içinde Cumhur İttifakı’na meyil eden isimlerden biri olduğu ve bu konuda partinin lideri Temel Karamollaoğlu’yla anlaşmazlık yaşadığı” palavraları bir anda ortalığa yayılmıştı.

Asiltürk’ün 2017’de Partili Cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılan referandumda da ‘evet’ten yana olduğu hatırlatılmıştı. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Saadet Partisi'nden Antalya Belediye Başkan Adayı olan Ali Aktaş, 7 Kasım 2020’de sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, Asiltürk’ün partiyi “Cumhur ittifakına yamama” hedefiyle hareket ettiğini belirterek parti içinde 3 kliğin olduğu iddialarını tekrarlamıştı.

İşte Ali Aktaş’ın 7 Kasım 2020 twitlerinde şunlar yazılıydı;

“Dediğim oldu; Oğuzhan Asiltürk ne yapar eder Abdullah Sevim'in desteğini alır ve sonra Temel Karamollaoğlu'nu değiştirmek ister demiştim. Bunu başarırlarsa sonraki aşama Saadet'i Cumhur İttifakına yamamak olacaktır. YİK diye bir şey yok. Bir adamın kafasına göre takılması vardır. Saadet Partililer çok iyi bilmeli YİK diye bir şey yoktur. YİK toplanıp istişare falan etmiyor. Oğuzhan beyden başka Oğuzhan bey gibi düşünüp onun kararlarını onaylayan bir ağabey de yoktur. Tek bir adam var. O da diktatör gibi karar alıp batıni düşüncelerle partiyi cemaate çeviriyor. Saadet Partililer bilmeli ki; partiyi tarikata çevirmek isteyenler cenaze merasimcileri olarak görev yapıyorlar. Milli Görüş'ün defnine hazırlanıyorlar. Kıyametin 60 yıl sonra kopacağına inanan bir adamın akıl sağlığı yoktur. Temyiz kudretini de kaybetmiştir. Ona itaat zulümdür.”

Aktaş ayrıca şu çağrıda bulunmuşlardı: "Saadet Partisi bir tüzük kurultayı toplamalı ve 'Genel Başkan aynı zamanda YİK Başkanıdır' biçimindeki tüzük değişikliği ile Oğuzhan Asiltürk'ün seçilmediği halde başkanı olduğunu iddia ettiği YİK Başkanlığı gibi bir vazifesinin olmadığını ilan etmelidir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saadet Partili Oğuzhan Asiltürk'ü evinde ziyaretinin hemen ardından SP'li Ali Aktaş sosyal medyadan bu açıklamaları yapmıştı. Aktaş, "Olmaz ya olur da bir şekilde Saadet Partisi, Erdoğan ile ittifak halinde seçime gitmeye ikna edilirse; buna kesinlikle karşı çıkarım ve asla Erdoğan yararına olacak şekilde bir oy kullanmam. Bunu şimdiden söyleyeyim de bilinsin" diye karşı çıkmıştı. 

Ali Aktaş, "18 yıllık iktidar tecrübesiyle Türkiye Dindarlığının bütün enerjisini ve birikimini sömürerek kötü yollarda berhava eden bir kadro veya lider yararına olarak Milli Görüş'ün geleceği yok edilemez. SAADET'in 2017 Referandum Sürecinden beri aldığı inisiyatif tarihi önemdedir. 2018 Seçimlerine giderken şunu demiştim; Aziz İslam'ın bu topraklardaki "imajı" bakımından SAADET'in üstlendiği misyonu dindar ve muhafazakârlar ancak 5 yıl sonra anlamaya başlarlar…

SAADET, tarihi bir kavşaktadır. Kirletilmesine ve lekelenmesine asla izin verilmemelidir. Bugünkü temas bana hiç sürpriz değil; bu iç çatallaşma 2017 Referandumu ile başladı. Onlar kazanırsa Milli Görüş'ün defin merasimini gerçekleştirecekler. Biz kazanırsak Milli Görüş "asrın idrakine" söyleterek yoluna devam edecek. Çizgi bu kadar net ve ip bu denli gergindir. Erdoğan'ın İslam'ı araçsallaştırarak sürdürdüğü ayrıştırmacı siyaset bu ülkede en fazla İslam'a zarar veriyor. Hiç kimse bizi 'Kutuplaşma Siyasetinin' son halkası ve payandası yapamaz. Kimlik siyasetinin oyuncağı olmayacağız. Herkes hesabını ona göre yapmalıdır. Problemin sorumluları çözümün bilgeleri olamazlar" diyerek doğru saptamalar yapmıştı ama olayın esasını saptırarak çözümü yanlış mecralarda aramaktaydı. Üstelik daha önceleri “Artık Erbakan’ın videolarını izlemeyi, O’nun programlarını dillendirmeyi bırakalım; yeni ve orijinal slogan ve projeler bulalım” diyen de kendileri olduğu unutulmamalıydı.

Çağdaş münafıklığın en marazlı temsilcilerinden AKİT gazetesi (07.01.2021):

“Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyareti, CHP'li Ekrem İmamoğlu'nun 31 Mart seçimlerindeki kampanyasına "Yıkılma sakın Ekrem İmamoğlu" diyerek bağış yapan Saadet Partisi'nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ali Aktaş'a battı. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda haddini aşan ifadeler kullanan Aktaş, Asiltürk’ün Saadet Partisi'ni “Cumhur İttifakı'na yamama” hedefiyle hareket ettiğini açıkladı” diyerek hıncını kusmuşlardı.

Erdoğan'ın sürpriz ziyaretinin perde arkasında Saadet'i Cumhur İttifakı'na çekmek vardı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ü evinde ziyaret etmesini yorumlayan Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, "Saadet'i 'Cumhur İttifakı'nın içine çekmenin yolu Oğuzhan Asiltürk'ten geçer" ifadelerini kullanmıştı.

Bahçeli ile 1 haftada üç kez görüşen Erdoğan, dün de sürpriz bir şekilde Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ü evinde ziyaret etmesi herhalde bir hatır-gönül meselesi olamazdı. Erdoğan'ın aynı zamanda Milli Görüş Vakfı'nın da genel başkanlığını yapan Asiltürk'ü ziyaret etmesi Ankara kulislerini de heyecanlandırmıştı.

Konuyla ilgili Ahmet Hakan da şunları yazmıştı;

“Oğuzhan Asiltürk kimdir? Saadet Partisi'nin arkasındaki beyindir. Erbakan'dan sonra partiyi idare eden asıl isimdir. Genel başkanların da üzerinde bir konumu vardır. Partide alınan kararlar, onun onayından geçer. Partiye politika çizen ana isim odur. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Oğuzhan Asiltürk'ü ziyaret etmesi, bu açıdan çok önemli. Çünkü Saadet'i 'Cumhur İttifakı'nın içine çekmenin yolu Oğuzhan Asiltürk'ten geçer. Erdoğan'ın amacına gelince... Erdoğan istiyor ki... Karşısındaki blokta sadece CHP ve HDP kalsın. Saadet Partisi'nin ittifaktan kopması, bu açıdan önemli... Asiltürk ziyareti, bu açıdan önemli... İYİ Parti'ye "Eve dön" çağrıları, bu açıdan önemli...” Evet anlayana bu kadarı yeterli sayılırdı…

Abdülkadir Selvi de, Erdoğan'ın Asiltürk ziyaretinin perde arkasını yorumlamıştı:

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ü ziyaretinin perde arkasını yazmıştı. Selvi, "Erdoğan, Asiltürk'ü ziyaret ederek Milli Görüş tabanının teveccühünü kazandı, hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu" ifadesini kullanmıştı. Erdoğan'ın ziyareti kulislerde, 'Cumhur İttifakını genişletme arayışı' şeklinde yorumlanmıştı. Hürriyet yazarı Selvi köşe yazısının ilgili bölümünde, Erdoğan'ın Asiltürk'ü ziyaretinin perde arkasını anlatmıştı:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ü ziyareti, Milli Görüş ve AK Parti tabanında bir heyecan dalgasına yol açtı. Bunu görüşme sonrasında Asiltürk’ün Erdoğan’ı aracına kadar uğurlaması ve o sırada Poyraz Apartmanı’nda yaşayanların camlara çıkarak gösterdikleri ilgiden de anlamak mümkün. Bunun nostaljik bir ziyaret mi, yoksa Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik bir hamle mi olduğu yönünde bir tartışma yaşandı.

Oğuzhan Asiltürk, Milli Görüş hareketinde Erbakan’dan sonraki en önemli isim. Merhum Erbakan’a karşı itiraz edebilen, onun da üzerinde etkili olan biri olarak bilinir. Yani Milli Görüş’ün ağır toplarından denildi mi, Erbakan Hocadan sonra tartışmasız ikinci sıraya Oğuzhan Asiltürk ismi yazılır. Zaten Erbakan Hocanın vefatından sonra Milli Görüş’ün manevi liderliğini üstlendi. Dikkat edin, doğal lider demiyorum, manevi önder. Oğuzhan Asiltürk’le Temel Karamollaoğlu arasında muhalefet tarzından dolayı görüş farklılığı yaşanıyormuş. Asiltürk, Temel Karamollaoğlu’nun üslubunu fazla sert buluyormuş. Bir de CHP’ye fazla angaje görebilir.

Erdoğan, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana Oğuzhan Asiltürk’ü ilk kez ziyaret ediyor. Meclis Başkanı Mustafa Şentop, 7 Haziran 2015 ve 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde Saadet Partisi’yle seçim işbirliği için çaba göstermişti. Ama Karamollaoğlu ittifaka sıcak bakmadı. Yerel seçimler sırasında da Binali Yıldırım, Oğuzhan Asiltürk’ü ziyaret etmiş. Ama Erdoğan’ın ziyareti çok önemli. Oğuzhan Bey’in yaşlılıktan kaynaklanan ufak tefek problemler dışında bir sorunu yok.

Erdoğan’ın ziyareti bir gün önceden netleşmiş. Görüşme hakkında Temel Karamollaoğlu’na da bilgi verilmiş. Bir saat süren ziyaret, samimi bir sohbet ortamında gerçekleşmiş. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asiltürk’e Kur'an-ı Kerim hediye etmiş. Asiltürk bundan memnun kalmış. Milli Selamet Partisi’nden başlayıp Refah Partisi’nde devam eden bir geçmişe sahip oldukları için daha çok geçmişin hatıraları yâd edilmiş. Ama tamamen nostaljik bir görüşme olmamış. Tam aksine, ülke sorunları ve dünyadaki gelişmeler de değerlendirilmiş. Peki AK Parti ile Saadet Partisi’nin seçimlerde ittifak yapması konuşulmuş mu? O düzeyde bir görüşme olmamış. Ama zaten bu görüşme dahi başlı başına bir mesaj değil mi? Erdoğan, Asiltürk’ü ziyaret ederek zaten Milli Görüş tabanının teveccühünü kazandı. Bunun bir siyasi sonucu olur mu, orasını ben de merak ediyorum ama hani ünlü bir söz vardı ya: 'Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu.'" Erdoğan'ın SP'li Asiltürk'e ziyareti sonrası AKP'de herkes bunu konuşmaktaydı.

Erdoğan'ın özel kalemine çok özel talimatı; “Oğuzhan Asiltürk’ü tavlama” tuzağı mıydı, yoksa gizli ortaklık icabı mıydı?

Daha önce Cumhur İttifakının ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile ‘Devlet Bey Konağı’nda bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asiltürk’le görüşmeye sivil plakalı makam aracıyla ve üç araçlık konvoyla gitmiş, Erdoğan görüşme sırasında Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’ı da yanına almıştı.

Böylece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Oğuzhan Asiltürk’e yaptığı ziyaretin perde arkası ortaya çıkmıştı. Erdoğan’ın, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi ile bir ittifak kurmasını istemediği SP’nin Cumhur İttifakı’na dâhil olması için Asiltürk’ten destek istediği anlaşılmıştı. Asiltürk’ün de Cumhur İttifakı’na sıcak baktığı kulislere yansımıştı.

Tayyip Erdoğan Milli Görüş’ün sembol isimlerinden Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Oğuzhan Asiltürk’e dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirmesi boşuna olamazdı. AKP çevreleri, Erdoğan’ın öncesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi evinde ziyaret etmesini reform süreci öncesi Cumhur İttifakı’na ‘balans ayarı’ olarak yorumlarken, SP’li Asiltürk’e yapılan ziyaretin ise ittifakı genişletmek amacı taşıdığını konuşmaktaydı.

“Saadet Partisi’nin gelecek seçimlerde Millet İttifakı’nda ya da Gelecek Partisi ve DEVA Partisi ile kurulacak bir ittifakta yer almamasını” isteyen Erdoğan’ın Temel Karamollaoğlu ile anlaşmazlık yaşadığı belirtilen Asiltürk’ten destek istediği ortaya çıkmıştı. Görüşmede Erdoğan’ın Asiltürk’e SP’nin yerinin Cumhur İttifakı olması gerektiğini vurguladığı aktarılmıştı.

Diğer yandan Saadet Partili kaynaklar ise, Asiltürk’ün de Cumhur İttifakı’ndan yana bir eğilimi olduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’a "Oğuzhan Bey sizi ararsa ben aramışım gibi özel davranacaksın!" dediğini aktarmışlardı.[1]

SP Eski Gn. Başkanı Mustafa Kamalak’ın: Erdoğan’ın yeniden aday olmasının formülünü açıklaması!

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez aday olabilmesi için gerekenin ne olduğunu açıklamıştı. Sanki Erdoğan’a çıkış yolları bulmak bunlara kalmıştı.

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi ve Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Kamalak, TV5’te Mustafa Yılmaz’ın hazırlayıp sunduğu Kulis Ankara programına konuk olmuşlardı. Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın Anayasa hukuk bilgisine vurgu yapmak için “hükümet deviren isim” olarak her fırsatta dile getirdiği Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrar Cumhurbaşkanı adayı olup olmama durumuyla ilgili çarpıcı açıklamalar yapmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3’üncü kez Cumhurbaşkanı adayı olma durumunu değerlendiren Kamalak, “Anayasa’ya göre, tek şartla aday olabilir. Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi erken seçim kararı verirse, tek bu şartla 3’üncü kez aday olabilir. Bunun dışında aday olamaz. Cumhurbaşkanı, Meclisi feshederse yine aday olamaz. Tek şart TBMM’nin erken seçim kararı almasıdır. Seçimlerin yenilenmesi için 360 milletvekillinin destek vermesi gerekiyor. Buna iktidar kanadının gücü yetmiyor. Anayasa madde 116 fıkra 3’e göre, Cumhurbaşkanın ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilmesine karar vermesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir. Cumhurbaşkanı ikinci dönemini yaşıyor. Aday olabilmesi için Meclis’in karar vermesi gerekiyor” ifadelerini kullanmıştı.

“Yeni sisteme geçilmesinin ardından Cumhurbaşkanın 1’inci dönemi sayılmaz” tezinin Anayasa açısından doğru olmadığını söyleyen Kamalak, “Cumhurbaşkanı Anayasa’yı danışmanlarına değil, bana sorsun. Doğru cevabı benden alır. İnsan hoşuna giden şeyleri duymak ister ama gerçek değişmiyor. Biz gerçekleri değiştiremeyiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan bundan sonra hodri meydan deyip erken seçim demek zorundadır… Erken seçim 2023’ün başında olabilir. Hükümet icraat süresinin salgın sebebiyle uzatacaktır. Seçimlerin sona doğru yaklaştırılması Cumhurbaşkanın toplam Cumhurbaşkanlığı süresini uzatmak için de önemlidir” diyerek kimlere yaranmaya çalışmaktaydı?

Saadet Partisi eski Gn. Başkanı Sn. Mustafa Kamalak umarız Milli Çözüm’ün uyarılarını dikkate alarak Erdoğan’ın Asiltürk’ü ziyareti sonrası başlayan ittifak tartışmalarıyla ilgili şu açıklamayı yapmıştı.

“Saadet Partisi AK Parti ile işbirliği yaparak AK Parti'yi aklamamalıdır. AK Parti'nin günahlarına ortak olmamalıdır. Saadet Partisi, AK Parti'yle ittifaka katiyen yanaşmamalıdır. Doğru olanlar, doğru bildikleri yolda tek kişi kalsa da giden insanlardır. Erdoğan'ın ziyareti, Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik bir adımdır. Yüzde 50+1'i bulamıyorlar. Belediye seçimlerinde olduğu gibi en çok oyu alanın Cumhurbaşkanı seçilmesine yönelik bir tavırdır. Bunun için ise Anayasa değişikliği lazımdır. Cumhur İttifakı'nın ise bunu yapacak gücü bulunmamaktadır. Geriye 50+1'i tutturmak için, MHP-BBP dışındaki partileri de etrafında birleştirmek kalmıştır. Saadet Partisi, özgül ağırlığı fiziki ağırlığından büyük bir parti konumundadır. Saadet'e (Oğuzhan Asiltürk’e) bu amaçla gitmiş olduğu anlaşılmaktadır.''

Ve Sn. Mustafa Kamalak, oğlu Muhammet Furkan Kamalak’ın İYİ Parti’ye katılmasından da herhalde gurur duymamış olmalıydı. Üstelik oğul Kamalak 27. Dönem Genel Seçimlerinde SP’den 2. Bölge 4. sıra Milletvekili adayıydı!?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Saadet Partisi ziyaretinin nedenini açıklamıştı: İttifak arayışı!..

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı gibi uyduruk bir makama çöreklenen Oğuzhan Asiltürk’e evinde bir ziyaret yapmıştı. Cuma namazı çıkışında ziyaretin nedenini basın mensuplarına açıklamıştı.

Erdoğan, Oğuzhan Asiltürk ziyaretinin gayesini şöyle aktarmıştı:

"Sayın Asiltürk geçmişte beraber olduğum bir büyüğümdür. Bu ziyaretim hem bir nezaket ziyareti kapsamındadır, hem de bir ittifak arayışıdır. Artık seçim ittifakı mı olur, bu ileride netlik kazanacaktır. Geleceğe yönelik terörle mücadelede her türlü desteğin bizim yanımızda olması lazımdır. Bizim bir yalnızlığı hissetmememiz lazımdır. Buna benzer görüşmeleri bundan sonra da yapacağım. Sayın Bahçeli ile yaptığımız görüşme bildiğiniz gibi mutat. Ağırlıklı olarak ülkemizin dünyadaki ikili ilişkileri, terör mücadelelerini Sayın Bahçeli ile etraflıca görüşüyoruz. Kendisi de yapılan çalışmalara başarı temennilerini hep söylüyor. Analizler de yapıyoruz. Bundan sonra da neler yapabiliriz, aramızdaki Cumhur İttifakı'nın yarınlara devamı için birlik-beraberliğimizi teyit ediyoruz.”

(Not: Sn. Erdoğan, başkaları tarafından hazırlanıp cama yansıtılmayan açıklamalar yaparken; düzgün cümle kuramadığından ve meramını anlatamayan sözler sıraladığından, konuşmasını düzelterek böyle aktardık.)

Sonuç olarak:

Artık herkes, bu gerçekler ışığında safını ve ayarını ortaya koyacak, hiç kimse mazeretlere sığınamayacaktır.

“Hani siz (mü’minler) vadinin yakın kenarında, onlar (münkirler ise) uzak yamacındaydılar; (Şam’dan gelen müşriklere ait ticari) kervan ise sizden daha aşağıdaydı. Eğer (önceden düşmanlarınızla) sözleşseydiniz bile, kesinlikle (sizin için en uygun) buluşma yeri ve vakti hakkında anlaşmazlığa düşerdiniz (böylesine münasip bir mevzi seçemezdiniz); ancak Allah, olacağı takdir buyrulan işi gerçekleştirmek için (böyle yaptı). Böylece helak olacak kişi apaçık bir delilden (sonra ‘bilmedim, ikaz edilmedim’ gibi bir mazerete sığınma imkânı kalmadan hak ettiği) belaya ve cezaya uğrasındı; (manevi olarak ve karakter bakımından) diri kalacak (dünyada izzete, ahirette saadete ulaşacak) kişi de, yine apaçık bir delil ve bilgiyle hayatta kalıp (huzura ulaşsındı). Şüphesiz Allah, gerçekten İşitendir, Bilendir.” (Enfal: 42)

Zaten “Hayat; iman ve cihattır!” imtihanının amacı, davasında sadıklarla sahtekârları ortaya çıkarmaktır.

“Elif, Lam, Mim.

(Yoksa) İnsanlar; sadece ‘iman ettik’ demekle, (öyle) imtihana tâbi tutulmadan (ve sonunda yeterli ve geçerli puan almadan) bırakılacaklarını (ve kurtulacaklarını) mı (zann ve) hesap etmektedirler?

Yemin olsun (Biz) onlardan önceki (kavimleri) de (çeşitli) imtihan (kasıtlı fitne ve musibetlerden) geçirdik. (Böylece) Allah, kesinlikle (dininde ve davasında) sadıkları da bilecektir (bilmektedir) ve gerçekten yalancı sahtekârları da bilip (belirleyecektir.)

Yoksa (her türlü) kötülüğü yapıp (gizleyenler ve olduklarından başka türlü görünenler), Bizi (Allah’ı) atlatıp geçeceklerini (ve insanları sürekli aldatabileceklerini) mi sanıvermektedirler? Onlar ne kötü (ve yanlış bir) hüküm (ve kanaat) yürütmektedirler.

Her kim Allah’a kavuşmayı (O’nun va’adine ulaşmayı) umarsa, (acele etmesin) Allah’ın (tayin ve takdir ettiği) süresi gelmektedir. O (her şeyi) İşiten ve Bilendir.

(Hakk hâkim olsun, ülkemizde ve yeryüzünde Adalet Nizamı kurulsun diye) Kim cihad ederse, o ancak kendi nefsinin faydası için çaba göstermiştir. (Cihadın, adil devlet, izzet ve emniyet gibi dünyevi menfaatleri de; ebedi saadet ve cennet gibi uhrevi mükâfatları da kişinin kendi çıkarı gereğidir.) Allah âlemlerden Müstağnidir (hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir).” (Ankebut: 1-6)

 


[1] 08.01.2021 (https://www.yenicaggazetesi.com.tr/)

Makale Paylaşım Sayısı: 1753

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR