ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün622
mod_vvisit_counterDün1835
mod_vvisit_counterBu Hafta2457
mod_vvisit_counterGeçen hafta16507
mod_vvisit_counterBu Ay14364
mod_vvisit_counterGeçen Ay85276
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar18589625

IP'niz: 18.212.120.195
Bugün: 07 Ara 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12866951

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

mesajmetod150x
istsoz 150x
AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X

ADIL DUZEN 150x

erbakan devrimi 15b 160
bizim ataturk 17b 160
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam
Reklam

PROF. AZİZ SANCAR’IN İFTİRALARI VE İTİRAFLARI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 64
ZayıfMükemmel 

 

PROF. AZİZ SANCAR’IN İFTİRALARI

VE İTİRAFLARI

        

Türkiye’mizin ve İslam ülkelerinin:

a- Bilimde İÇTİHAD’tan uzaklaştıkları; yani değişen ve gelişen şartlara, değişmeyen Kur’ani ölçülere uygun yeni çözümler ve orijinal projeler üretmekte geri kaldıkları…

b- CİHAT (Askeri ve Milli Savunma) konusunda da, teknolojik ve psikolojik üstünlüğü Batı’ya kaptırdıkları için, maalesef ekonomik ve kültürel yönden işgale uğradıklarını ve sömürülmeye başladıklarını defalarca yazdık.

Ancak bunun suçunu -hâşâ- İslam’a ve inanca yüklemek, ya şeytanlık mantığıdır veya koyu bir aşağılık kompleksine kapılmaktır.

TEKNOFEST'in açılışı için İstanbul’a gelen Nobel Ödüllü Türk Bilim İnsanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Türkiye’nin bilimdeki gelişimiyle ilgili yorumlar yapmıştı.

Aziz Sancar: “Bilime politika ve din karıştırmayacaksınız. Bu, Türkiye'de çok ciddi bir sorundur. Bunu izah etmeye gerek yoktur. Bunu herkes biliyor. Bu sorun oldukça, biz doğru düzgün bilim yapamayız. Bunun öbür tarafı da var. Bilim adamları da din ve politikaya karışmayacak. Ben Müslümanım dediğimde, ‘Bilim adamı nasıl Müslüman olur?' diye bakılıyor. Türkler artık kafalarını kullansın. Birçok bilimsel kuruluşlar var ki oralara, ‘Ben Allah’a inanıyorum' diyeni eşikten sokmazlar. ‘Gâvurmuş, dine inanıyormuş, inanmıyormuş.' Bırakın bu işleri kardeşim. Eğer doğru dürüst bilim yapıyorsa, bırak bilimini yapsın.”[1] şeklinde safsatalar sıralamış, doğrularla yanlışları harmanlayıp, İslam Dinini küçümseyen ve bilime tersmiş gibi gösteren talihsiz tavırlar takınmıştı.

Halen ABD’de Chapel Hill’deki Kuzey Karolina Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan Prof. Aziz Sancar’a sormak lazımdı: “Madem, son 500 yılda Müslümanlar hiçbir bilim adamı yetiştirmemişlerse, kendi kendisini gâvurlardan mı saymaktaydı?”

Aziz Sancar, ABD baskısıyla İsmet İnönü döneminde imzalanan ve ancak sömürge ülkelerinde rastlanan… Güya dindar Erdoğan iktidarınca da hiç dokunulmayan Fulbright Eğitim Programları anlaşmasının… Ki aslında Milli Eğitimin Amerikanlaştırılması… Neslimizin Milli ve manevi değerlerden uzaklaştırılıp yozlaştırılması ve gönüllü ABD yandaşı, reklamcısı ve emperyalizmin ajanları kadrolar oluşturulması planlarının bir parçası olduğunu açığa vurmuşlardır. Aziz Sancar’ın; “Ben Allah’a inanıyorum diyenleri, birçok bilimsel kuruluşların kapısından içeri sokmuyorlar!..” sözleri Siyonist Dünya Düzeninin, emperyalist merkezlerin ve Fulbright Eğitim sisteminin, gençleri nasıl dinsizleştirdiklerinin acı ve açık bir itirafıdır. Bu sözler, bizim gençliğimize de “Yurt dışında eğitim görmek ve ilerlemek istiyorsanız, önce İslam’dan ve imandan uzaklaşmanız gerekir!” mesajıdır.

Başka bir yerde ise, Prof. Dr. Aziz Sancar: 500 yıldır İslam dünyasında bilime neden doğru dürüst katkı sunulmadığını ise kendince şöyle açıklamıştı:

“Nedenini bilmiyorum, ama bu bir gerçektir. Bu gerçeği söylememiz ve sebebini arayıp bir çözüm bulmamız lazım. Niye Müslüman bir nesilde bilim olmuyor, 500 yıldır bilim adamı yetişmiyor? Onu bilmiyorum. Biz ülke olarak, 500 yıllık Osmanlı ve Türk tarihinde bilime önemli katkılar yapmış değiliz. Peki neden yapmadık? Çoğu insan buna “Zeki olmadığınız için” der. Ancak bilim yapmak genetik veya zekâ meselesi değil, gelenek meselesidir... Sadece Türkiye değil, tüm İslam dünyasında son 500 yılda doğru dürüst bilime katkı yok. Bilim yapmak, bilim kültürünü geliştirmek bir gelenek olmalı. Bunu Türkiye’de geliştirmek lazım. Yahudi kardeşlerimiz dünya nüfusunun yüzde 2’sini teşkil ediyor ve yüzde 20 bilim Nobellerini almışlardır. Onlar diğer insanlardan daha üstün zekâlı mı? Değiller. Onların kültüründe bilime, eğitime önem veriliyor.” diyen Aziz Sancar, hem yalan beyanlarla İslam’ı karalamakta, hem de tarihi olguları çarpıtmaktaydı. Prof. Aziz Sancar’ın “Yahudi Kardeşlerini!” öne çıkarıp övgüler yağdırması da, yoksa ortak genlerinin icabı mıydı?

Oysa hem tarih boyunca hem de son 500 yılda, Türk ve İslam dünyasında tıkanan bilimin önünü açan ve devrim çapında buluşlar yapan Bilim adamları çıkmıştı. Acaba Bay Aziz Sancar bunları hiç bilmiyorlar mıydı, yoksa aşağılık kompleksiyle gizlemeye mi çalışıyorlardı?

İşte son asırda yetişen Müslüman ve Türk Büyük İlim Adamları:

1- Prof. Dr. Necmettin Erbakan (1926-2011): Bugün gururla sahip çıktığımız İHA, SİHA ve TİHA’ların bütün projelerini hazırlayıp Özdemir Bayraktar’a ve Ordunun ilgili kurumlarına aktaran büyük bilim ve devlet adamıdır. Ayrıca Siyonist ve emperyalist zalim dünya düzenine alternatif tek ilmi ve insani projeler olan Adil Düzen programlarının yanında;

1- İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı.

2- İslam Ortak Pazarı.

3- Ortak İslam Dinarı.

4- İslam Savunma Paktı.

5- İslam Bilim ve Teknoloji Vakfı ve Ortak Eğitim Kurumları gibi orijinal oluşumların mimarıdır.

2- Prof. Dr. Fuat Sezgin (1924-2018): İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi uzmanı.

İşte Aziz Sancar’ı yalanlayan Tarihi Bilgiler ve son asırlarda yetişen büyük Türk-İslam Bilginlerinin bazıları:

16. Yüzyıl (1501 ile 1600 arası)

İbn-i Kemal (1468-1536) Tarih-Tıp.

Takiyüddin (1521-1585) Astronomi.

Mirim Çelebi (1450-1525) Astronomi-Matematik.

17. Yüzyıl (1601 ile 1700 arası)

Lagari Hasan Çelebi (?-1633) Havacılık-Fizik.

Hezarfen Ahmed Çelebi (1609-1640) Havacılık-Fizik.

18. Yüzyıl (1701 ile 1800 arası)

İbrahim Hamdi Efendi (1680-1762) Coğrafya.

Abdülaziz Efendi (1735-1778) Tıp.

Ali Münşi (?-1750) Tıp.

Gelenbevi İsmail Efendi (1730-1790) Matematik.

19. Yüzyıl (1801 ile 1900 arası)

Mahmut Raif Efendi (?-1807) Coğrafya.

Şanizade Ataullah Efendi (1771-1826) Tarih-Tıp.

Mustafa Behçet Efendi (1774-1834) Tıp.

Abdullah Bey (1800-1874) Jeoloji-Tıp.

Hekim İsmail Paşa (1807-1880) Tıp.

Hekimbaşı Salih Efendi (1816-1895) Tıp.

20. Yüzyıl (1900 ile 2000 arası)

Hüseyin Tevfik Paşa (1832-1901) Matematik.

Bahattin Şakir (1874-1922) Tıp.

Doktor Nâzım Bey (1870-1926) Tıp.

Mustafa Hayrullah Diker (1875-1950) Tıp.

Son 500 yılda Müslüman Alimlerin Buluşları

Yüzyıllar önce Semerkant, Bağdat ve İstanbul'dan Latinceye veya Fransızcaya çevrilen birçok kitaplar, ilk bulan alimler göz ardı edilerek Avrupalı bilim adamları tarafından sahip çıkıldı. Günümüzde Batılı bilim adamları bunları yer yer itiraf etmek zorunda kalmaktadır. Mesela Newton’dan yer çekimini ilk bulan kişi diye bahsederiz. Oysa yer çekimini ilk keşfeden bilim adamının, pek tanımadığımız bir Müslüman olan Razi olduğu gerçeği saklanmaktadır. Şimdi gelin, Batı kaynaklı ön yargıları bir kenara bırakalım ve bilimsel birçok buluşu ilk yapan İslam bilginlerini tanıyalım.

Müslüman Bilim Adamları ve Bazı Buluşları:

Abdüsselam: (1926 –) Pakistanlı Fizik Bilgini İlk Nobel ödülü alan Müslüman bilim adamıdır.

Akşemseddin: (1389 – 1459) Pasteur’den önce Mikrobu bulan ilk bilim adamıdır. İstanbul’un Fethi’nin manevi babasıdır. Fatih Sultan Mehmet’in Hocasıdır.

İbni Macit: (15. yüzyıl) Ünlü bir denizci ve coğrafyacı. Vasco da Gama onun bilgilerinden ve rehberliğinden istifade ederek Hindistan’a ulaşmıştır.

İbrahim Efendi: (18. yüzyıl) Osmanlılarda ilk denizaltıyı gerçekleştiren mühendis olarak tanınmaktadır.

İbrahim Hakkı: (1703 – 1780) Büyük bir sosyolog, psikolog, astronom ve fen adamıdır. En ünlü eseri Marifetnâme, Burçlardan, insan fizyoloji ve anatomisinden bahseden muhteşem bir yapıttır.

İsmail Gelenbevi: (1730 – 1791) 18. yüzyılda Osmanlıların en güçlü matematikçilerinden sayılır.

Kambur Vesim: (? – 1761) Verem mikrobunu Robert Koch’dan 150 sene önce keşfeden ünlü doktorlarımızdandır.

Kâtip Çelebi: (1609 – 1657) Osmanlılarda Rönesans’ın müjdecisi coğrafyacı ve fikir adamıdır.

Kurşunoğlu Behram: (1922 – 2003) Genelleştirilmiş izafiyet teorisini ortaya atan beyin güçlerimizden. Prof. Behram Kurşunoğlu Amerika'da Florida Üniversitesinde teorik fizik merkezinde başkanlık yapmıştır.

Lagarî Hasan Çelebi: (17. yüzyıl) Füzeciliğin atası, Osmanlılarda ilk defa füze ile uçan bilgin konumundadır.

Mağribi: (16. yüzyıl) Çağının en büyük matematikçilerinden. Mağribinin eseri olan “Tuhfetü’l Ada” isimli kitabında üçgen, dörtgen, daire ve diğer geometrik şekillerinin yüz ölçümlerini bulmak için metodlar sıralanmıştır.

Mimar Sinan: (1489 – 1588) Seviyesine bugün dahi ulaşılamayan dâhi mimar. Mimar Sinan tam manası ile bir sanat dâhisi sayılmaktadır.

Mürsiyeli İbrahim: (15. yüzyıl) Piri Reis'ten 52 sene önce bugünküne uygun Akdeniz haritasını çizen haritacı. Günümüzden 500 sene kadar önce yaşamıştır.

Piri Reis: (1465 – 1554) Osmanlı’nın denizcilik komutanlarından bu Müslüman bilgin 400 sene önce bugünküne çok yakın dünya haritasını çizen büyük coğrafyacıdır. Amerika kıtasının varlığını Kristof Kolomb’dan yıllar önce bilen bu ünlü denizcimiz, maalesef yok sayılmaktadır. Piri Reis dünyanın yuvarlak olduğunun da farkındadır.

Seydi Ali Reis: (? – 1562) Ünlü bir Osmanlı denizcisi olan bu zat, matematik ve astronomi âlimi olarak tanınır.

Takiyyüddin Er Rasit: (1521 – 1585) İstanbul Rasathane'sini ilk kuran ve çağından çok ileride asrın önde gelen astronomi âlimleri arasındadır.

Bilgisayarın ilk mucidi ve Matematikçi Cezeri’nin (1136-1206): Kitâb-ûl Hiyel eseri 1974 yılında Dortrecht ve Bos­ton’da “Al-Jazari’s Book of Knowledge of Inge­nious Mechanical Devices” adıyla Donald R. Hill tarafından İngilizceye tercümesi yapılmıştır. Ki­tabın bir nüshası 1978 yılında Londra’da Hagop Kevorkyan vakfı tarafından 16.000 sterline satıl­mıştır.

Ebû’l İz’in tariflediği makinalardan birkaç tanesi Alman Prof. Wiedemann tarafından yapılmış ve başarı ile çalıştırılmıştır. Makinalar ha­len Almanya’da Erlangen Üniversitesi’nde bulunmaktadır. Ahmed El-Hasan eseri Arapça olarak ay­nen yayınlamıştır. Maalesef kendi ilim adamı­mızın bu kıymetli eseri henüz Türkçeye çevirisi yapılmamıştır. Eserin orijinali günümüzde mevcut değildir. Fakat 5 tanesi Türkiye’de olmak üzere dünyada bilinen 15 kopyası vardır. Eserin nüshalarından birisi Topkapı Müzesi 3. Ahmed Kütüphanesi’nde 3472 numarada kayıtlıdır. Türkiye’dekilerin 4’ü Topkapı, biri de Süleymaniye Kütüphanesi’nde saklıdır.

Sn. Aziz Sancar’ın itiraf ve ifşaatıyla: “Batı’da öyle bilimsel kuruluşlar vardır ki; ‘Ben Allah’a inanıyorum’ diyeni eşikten bile sokmazlardı!”

Burada Prof. Aziz Sancar’a sormak lazımdı:

Sizi o kuruluşlara soktuklarına, üstelik Nobel Ödülü sunduklarına göre:

A- Zatı aliniz, İslam’dan ve imandan çıkıp Allah’ı inkâr edenlere mi katılmıştınız?

B- Yoksa imanınızı ve Müslümanlığınızı gizleyip, o emperyalist ve Siyonist kuruluşları aldatmayı mı başarmıştınız?

C- Ya da, zaten o Haçlı ve Yahudi kesimlerle gizli bir yakınlığınız ve sinsi bir irtibatınız mı vardı?

Evet bilim adamlığının en önemli vasıflarından birisi de dürüst olmalarıdır. Lütfen bu soruları dosdoğru yanıtlayınız ki, hem sizi hem “Allah’a inananları eşikten sokmayan” merkezleri daha iyi tanıyalım.

 


[1] 30 Eylül 2021 / Sözcü

Ufuk EFE -
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararının...
Devami
  AKP'yi %50'lere taşıyan yanlışlıklardan birisi de, onların şahsında halkımızın...
Devami
Sn. Süleyman Karagülle, www.akevler.org sitesinde MİLLİ ÇÖZÜM Dergimizle ilgili bir...
Devami
Irak’tan sızan 250 kadar teröristin, Yüksekova Çukurca bölgesindeki 8 ayrı...
Devami
  Danimarka'da başlayan, ardından pek çok AB ülkesinde tekrarlanan ve...
Devami
  SİYONİZM; “ŞEYTANIN ŞER DÜZENİ VE TARİHİ DERİNLİĞİ”          Siyonizm; Şeytanın dini ve...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 585

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR