YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6ac07f98720c9
0
0
171,117,28,27,170,6401,6356,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 3 5 4
Bugün : 10069
Dün : 54080
Son 30 gün : 1682095
Toplam : 62757502
IP Adresiniz : 216.73.217.13

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

2 M’LİK KALASI YUTANLAR
VE
SİYONİZM’İN APO MAŞASINA TUTUNANLAR VARDI!

  1. Bak: rudaw.net – 29 Ağustos 2026
  2. T24 – 25 Ağustos 2026
  3. Press TV Türkçe
  4. TRHaber Savunma
  5. @editorerdemir
  6. Rudaw – 18.08.2026
  7. Bak: Medreseden Üniversiteye Prof. Ali Özek’in Hatıraları. Prof. Dr. Ramazan Yıldırım
4.8 20 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Abone Ol
Bildir
8 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

“AKP yetkililerine göre; “Bölgemizdeki sorunların asıl sebebi İsrail Hükümetinin politikalarıymış… Netanyahu giderse barış sağlanacakmış!..” Halbuki bize göre; “Ortadoğu’daki bütün sorunların asıl kaynağı, bizzat İsrail’in varlığıydı!..” Ülkemizin bu gerçeği haykıracak ve gereğini yapacak bir Milli Mutabakat İktidarına acilen ihtiyacı vardı. Şimdi AKP iktidarının ve Cumhur İttifakı’nın, bunca talan ve tahribatlarına kefaret olacak bir duyarlılıkla, böyle bir iktidar değişimine öncülük etmeleri lazımdı ve kendi çıkarları icabıydı.”
Evet ya Milli Mutabakat iktidarı, yada israile vilayet olacaktık. Hem ekonomik hem sosyal hemde hukuki açıdan çürütülüp yozlaştırılan son Kale Türkiyemiz her yönden kuşatılmış, teröristler kahraman ilan edilmiş durumdaydı. Ancak tarih tekerrürden ibaret değildi. Aynı hataları yapanlar aynı vartalara yuvarlanacaktı. Ülkeye ihanet edenlerden elbet birgün hesap sorulacaktı

SABAH NAMAZINI KAÇIRMAMAK İÇİN, ARAMIZDA 1 KİŞİNİN UYANIK OLMASI YETERLİDİR!..

Amerikalı ajanın söyleyip yazılan sözleri olan: “Biz Türk halkına 2 m’lik kalas yedirip oyalayacağız. Seni yeni bir MANDELA yapacağız, İmralı’ya “terörist başı” diye sokup, yıllar sonra “Atakürt” olarak ve barış kahramanı sıfatıyla tekrar gündeme taşıyacağız!..”

İfadelerinden yola çıkarak bu sözlerin gereği olan o 2M’lik kalası yemeyen sadece MİLLİ ÇÖZÜM olmuştur. Diğer herkes malesef bu kalası yedi…Nerden anlıyoruz yediklerini; hatırlayınız 1996-1997 de REFAH-YOL Hükümetinde kaynak paketleriyle , Kamu Tek Hesabı dediğimiz Havuz Sistemi vb. ekonomik icraatlarla Denk Bütçe kurarak (Cumhuriyet tarihinde ve hatta dünya tarihinde tektir bu icraat bunu gerçekleştiren başka bir lider başka bir topluluk hükümet yoktur) maddi olarak başta olmak üzere bir çok hususlarda devrim niteliğinde hizmetlere imza atıldığı halde Siyonistler ve İşbirlikçileri eliyle MÜSLÜM GÜNDÜZ ACZMENDİLER ile Fadime Şahinleri kiralayarak olsun, Cumhuriyet mitingleri adı altında bir dk aydınlık eylemleri ile yer yerinden oynatılmıştı. Hatırlayın ogün bugün ülkede aczmendileri gören oldumu sokaklarda ellerinde uzun sopalarıyla?! Peki şimdi APO SAPKININI TERÖRSÜZ TÜRKİYE – ÇERÇEVE YASA adı altında teröristlere serbestiyet , yetmez artık resmen siyasi mücadele yolunu onlara meşrulaştırıp ülkemizin bölünmesine taşeronluk yaptırılan bu hamleyle YER YERİNDEN OYNAMASI gerekmez miydi?

Ama Milli Çözüm, bu plan ve projeleri taaa 2011 yılında BDP’NİN ÖZERKLİK EZANI VE T.C.’NİN CENAZE NAMAZI isimli eseriyle duyurmuştu bugünleri…

Milli Çözüm, duyurdu yazdı konuştu da ne oldu diyenler olabilir, onlara da sözümüz şudur:
“Düşmanın stratejisini, Siyonizm’in hilesini ve hedefini savaştan önce öğrenen bilge ve cesur bir Lider için zafer, bulutlarla kararan gökyüzünden beklenen yağmur kadar yakındır.”

Vesselam…

Toplumların veya bireylerin büyük kararlara, radikal değişimlere ya da ağır şartlara fark ettirilmeden, aşama aşama ve zamana yayarak nasıl alıştırıldığını anlatan en meşhur siyasi ve sosyolojik hikayelerden biri “Kaynayan Kurbağa” (Boiling Frog) sendromudur.Siyasi literatürde kitlelerin manipülasyonunu ve hak kayıplarını anlatmak için sıkça kullanılan bu hikaye şöyledir:
Kaynayan Kurbağa Hikayesi (Siyasi Alıştırma)
Bir kurbağayı içinde kaynar su olan bir kazana atarsanız, kurbağa suyun sıcaklığını anında fark eder ve can havliyle dışarı zıplayıp kendini kurtarır.
Ancak kurbağayı oda sıcaklığında, normal bir suyun içine koyar ve kazanın altındaki ateşi çok kısık bir şekilde açarsanız süreç değişir. Su yavaş yavaş, derece derece ısınır. Kurbağa değişimi fark etmez, vücut ısısını suya uydurmaya çalışır. Su iyice ısındığında kurbağa halsizleşir ve zıplayacak gücü kalmaz. Sonunda su kaynama noktasına ulaştığında kurbağa hiç direnç gösteremeden içinde ölür.
 Tıpkı “kalas tozunun yemeklere azar azar katılması” gibi; yönetimler veya küresel güçler toplumlara büyük ve sert yasakları, ekonomik yükleri ya da özgürlük kısıtlamalarını birden dayatmazlar. Eğer birden yaparlarsa toplum isyan eder (kaynar suya atılan kurbağa gibi). Bunun yerine süreç zamana yayılır, dozaj yavaş yavaş artırılır ve toplum farkına vardığında artık tepki gösterecek gücü kalmamış olur.
Sonuç ortadadır Kimsenin dile getirmeye cesaret edemediği Apo ya özgürlük altında siyasi şuursuz luk ve toplumun tepkisizliği gerisini varın siz düşünün ülkeyi önümüzdeki günlerde daha ne büyük tehlikeler beklemektedir.Biran önce Milli Çözümün fikri alt yapısını oluşturduğu Milli Mutabakat hükümeti acil kurulmalıdır. Yoksa iş işten geçecektir!

Planlar tıkır tıkır işlemiş, istedikleri amaca adım adım gelmişler. 2m lik kalası yedirmişler. Yavaş yavaş yiyince bi sıkıntı olmuyor tabi. 98 de ip atanlar bu gün kurucu önder diyor gelsin mecliste konuşsun diyor tıs yok. 2m lik kalası yediğimizin en açık göstergesi. Bu böyle gitmez. Kuvvet kudret sahibi Cenabı Allah tır. Onların bir planı varsa Allah’ında bir planı vardır. Bu yaşananlar boşuna mıydı? Elbette hayır. Birincisi Biz bunu hakkettik ki Allah bunu bizlere yaşattı. İkincisi Herkesin gerçek yüzü ortaya çıktı. Kimileri gözlerini, kulaklarını kapatsalar da görmezlikten gelseler de maskeler düştü gerçek yüzler göründü. E Allah intikam alıcıların en hayırlısıdır. Yeryüzünde zulüm gören herkesin intikamı bu dünyada da ahirette de mutlaka alınacaktır. Zalimlerden ve işbirlikçilerinden mutlaka hesap sorulacaktır. Mazlum Müslümanların kurtuluşu ve bütün insanlığın saadeti için kim çalışıyormuş, buda ortaya çıkacaktır. Aziz Erbakan Hocamız Büyük Kürdistan kılıflı Büyük İsrail’in kurulma planlarını yıllarca anlattı. Bugünlerin geleceğini Toprak kayıyor toprak diyerek hepimizi uyardı. Elbette hazırlıklarda yaptı. Aziz Erbakan Hocamızın yıllar evvelinden TRT ekranlarından söyledikleri sözün gerçekleşmesi ile inşallah ülkemiz ve insanlığın aleyhine olan tüm planlar devre dışı bırakılacak, Türkiye ve bütün insanlığın saadetinin tek çaresi Adil Düzen’e dayalı Yeni Bir Dünya kurulacaktır inşallah.
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki:
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU;
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması,
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
Ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”

Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN
TRT Yazarlar Soruyor, Nisan 1980 

Suçu bir şahsa indirgemek milletimizi narkozlamanın bir yöntemi. Netanyahu giderse barış gelecek demek milletimizi siyonizm gerçeğinden uzaklaştırmak demektir. Hatta milletin bu kadar tepkisine rağmen devam eden ilişkilerin bir yerde meşruiyetini sağlamaya yöneliktir. Güya Çin ile ABD arasında kavga var, ama konu Siyonizmin büyük hedefi olunca farklı yollardan hepsi birden nasıl destek oluyorlar. Makalede de geçtiği gibi; kütçe enstitüsü olayı da bu desteklerden bir tanesi. Yoksa kürtleri çok sevdikleri için değil.
Dün terörist olan ve şehitlerimizin kanında eli olan mazlum abdi gibi alçakları nasıl karşılayacak bizim yetkililer? Buna kan izin verir mi? Adamlar oyunlarını öyle güzel oynuyor ki senin kanlı bıçaklı düşmanını ağırlatıyor. Sonra sen de Suriye’de zafer kazandık naraları atıyorsun. Makalede çok önemli ve güzel bir uyarı var, eğer anlarlarsa:
Halbuki bize göre; “Ortadoğu’daki bütün sorunların asıl kaynağı, bizzat İsrail’in varlığıydı!..” Ülkemizin bu gerçeği haykıracak ve gereğini yapacak bir Milli Mutabakat İktidarına acilen ihtiyacı vardı. Şimdi AKP iktidarının ve Cumhur İttifakı’nın, bunca talan ve tahribatlarına kefaret olacak bir duyarlılıkla, böyle bir iktidar değişimine öncülük etmeleri lazımdı ve kendi çıkarları icabıydı.

Birileri bir masanın arkasında gizlice oturup, bütün kötü oyunları yöneten bir düzen kurdular. Bu oyunları piyasaya sürüp sürüp Ortadoğu’yu mikser gibi karıştırdılar. Bu kötü oyunun piyonlarından birini de şimdi “barış meleği” gibi gösterip insanları kandırmaya çalışıyorlar. Yavaş yavaş, sinsi sinsi, adım adım halkı uyutup, değerlerimizi yozlaştırıyorlar. Yoksa kim derdi ki biz teröristbaşını çıkarıp siyaset yaptıracağız, hem de en milliyetçi bilinenler eliyle buna imkân sağlayacağız… Kim inanırdı buna 27 yıl önce!?.. Tabiri caizse kalası, talaşa dönüştürüp çamurdan bir pastanın üstünü süsleyip millete tatlı tatlı yediriyorlar. Hikmet nazarıyla bakan bir avuç insan da “Ne yediğinizin farkına varın!” diye bas bas bağırıyor. Görenedir görene, nasipsize ne çare? Köre nedir, köre ne, bakar görmez biçare!..

Çerçeve yasa kapsamında konuşulan; silah bırakan PKK mensuplarına özel bir hukuki statü oluşturulması, infaz ve ceza hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, TCK ve Terörle Mücadele Kanunu’ndaki örgüt üyeliği ve propaganda gibi suçların gözden geçirilmesi ve PKK’nın fesih-silah bırakma sürecinin özel bir hukuki zemine bağlanması, memleketimiz açısından ciddi riskler barındırmaktadır.

Bu perspektiften bakıldığında düzenlemeler, terör suçlarına yönelik yaptırımların gevşetilmesi ve örtülü af ihtimalinin yanı sıra, devletin silahlı bir örgütün attığı adımlar karşılığında mevzuatını değiştirmesi nedeniyle örgüte fiilî siyasi devlet gibi muhatap almak anlamına gelmektedir. Ek olarak Anadolu’muzun bütünlüğünü bozmak için yapılan bu girişimler sevri tekrar uygulamanın diğer adıdır.

Suriye de yaşanan entegrasyon ise SDG nin devlete değil devletin SDG ye entegrasyonudur. (Hatta teslimidir.)Sadece Suriye devletinin askerleri ile SDG li teröristlerin nüfuslarını karşılaştırmak bile bu gerçeği kavramak için yeterlidir.

Yapılan bunca ihanete Erbakan Hocamızı karıştırma çabaları ise her zaman olduğu gibi milletimize verilmeye çalışan ayrı bir narkoz denemesi ve hocamıza kinlerinden kaynaklıdır. Hamdolsun üstadımız bunların cevaplarını defalarca vermiştir. Artık anlamayanın kendini sorgulaması gerekmektedir.

“AKP yetkililerine göre; “Bölgemizdeki sorunların asıl sebebi İsrail Hükümetinin politikalarıymış… Netanyahu giderse barış sağlanacakmış!..” Halbuki bize göre; “Ortadoğu’daki bütün sorunların asıl kaynağı, bizzat İsrail’in varlığıydı!..” Ülkemizin bu gerçeği haykıracak ve gereğini yapacak bir Milli Mutabakat İktidarına acilen ihtiyacı vardı. Şimdi AKP iktidarının ve Cumhur İttifakı’nın, bunca talan ve tahribatlarına kefaret olacak bir duyarlılıkla, böyle bir iktidar değişimine öncülük etmeleri lazımdı ve kendi çıkarları icabıydı.”

Evet, başka çare kalmadı; çürüme hat safhada. Ülkenin neresinden tutsak elimizde kalıyor. Eğitim, sağlık, tarım, sanayi, vakıflar ve tarikatlar… Maalesef hepsinde büyük sorunlar var. Coğrafyamızdaki savaş artık kapımıza dayandı. Ahlaki değerler ise hiçbir yerde hesaba katılmıyor. Toplum paramparça olmuş durumda; ne yazık ki bilgisiz bırakılmaya ve kandırılmaya devam ediyor.
Artık başka yol yok. Siyasal kaygılardan uzak, tüm toplumu kucaklayan ama sorunlara somut çözümler üretecek bir yapıya ihtiyacımız var. Yaklaşan savaş tehdidinin üstesinden gelecek ve zalimleri alt edecek bir Milli Mutabakat Hükümeti olmazsa olmaz.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
8
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazın.x
Paylaş...