Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün4661
mod_vvisit_counterDün7382
mod_vvisit_counterBu Hafta12043
mod_vvisit_counterGeçen hafta62467
mod_vvisit_counterBu Ay179316
mod_vvisit_counterGeçen Ay288180
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16362485

IP'niz: 3.237.94.109
Bugün: 22 Eyl 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12016647

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

 ADIL DUZEN 150x
 INSANIN YOZLASMASI 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINLARI

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0532 335 08 50

 

Reklam
Reklam

BARIŞ VE BEREKET MEDENİYETİNDE DEVLET VE DEMOKRASİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 39
ZayıfMükemmel 

 

BARIŞ VE BEREKET MEDENİYETİNDE

DEVLET VE DEMOKRASİ

        

“Hatırla ki, Rabbin meleklere: Ben, yeryüzünde bir Halife yaratacağım.”[1] ayetinde ifade edildiği gibi insanlar, yeryüzünde Allah’ın halifesi, yani O’nun adalet ve saadet kurallarını uygulamakla yetkili ve yükümlü olan birer vekili, kefili ve temsilcisi makamında ve sorumluluğunda yaratılmışlardır.

Bu “Hilafet” sorumluluğunu ise insanlar; fert fert tek başına değil, ancak hepsinin ortak iradesiyle teşekkül edecek, organizeli ve otoriteli bir “merkezi mümessil” yani “Devlet” tarafından yerine getirebilirler. Bu nedenle Allah’ın halifesi fert değil, Devlet olmaktadır. Öyle ise Devlet, fertlerin şahs-ı manevisi ve temsilcisi konumundadır. Kur’an’daki birçok ayetlerden ve Peygamberimizin bazı hadislerinden; “Bizden olmak, yani kendi değerlerimize ve doğrularımıza inanmak ve uygulamak ve evrensel hukuk kurallarına bağlı kalmak” şartıyla Devlet ve hükümetlerin, halkın iradesine yani onların her tercihi ve seçimi ile “Emaneti teslim ettiği ehil temsilcilere (Milletvekillerine)” dayanması gerektiği anlaşılmaktadır. Ve zaten bu tür bir yönetim şeklinin Yunancası Demokrasi, Arapçası ise Cumhuriyet olmaktadır.

Haydarabad Üniversitesi eski Profesörlerinden Harun Han Şirvani de; “Allah’ın hilafetini ancak toplum adına oluşturulan bir demokratik devletin temsil edebileceği” gerçeği üzerinde durmaktadır.

“İslam akidesine göre, hiçbir kimse otokrat (müstebid, mutlak hükümdar) olamaz. Siyasi iktidarın asıl dayanağı, vekâlet ve velâyettir ve bu anlamda hükümetin şüphesiz halka karşı sorumlu olması gerekir. Bunun dışında hiçbir şahıs ve zümre için mutlak mülkiyet ve hâkimiyet hakkı yoktur. Zira her şeyin gerçek sahibi Allah’tır. Dünyaya dönük anlamıyla da Allah’ın halifesi olan insanların toplamı ve onların tabii temsilcisi devlet ve bunu emanet olarak yüklenen hükümet olmaktadır.”[2]

Ve yine Mevdudi: “Her kim O’nun (Allah’ın) halifeliğini ve naibliğini üzerine alırsa o kimse, Kur’an’ın ruhuna uygun (evrensel hukuk kurallarına ve temel insan haklarına göre) ülkeyi yönetip, işleri buna göre idare edecektir.”[3] diyerek, Hilafetin devlet ve hükümete ait bir görev olduğunu savunmaktadır.

Bazı İslam âlimleri de; “Allah’a ve Resulüne itaat ediniz” mealindeki ayetlerden “Adil devlete ve hükümete itaat ediniz” anlamını çıkarmakta, ekonomik ve siyasi dünya düzenine ve adalet disiplinine dönük olarak, “Allah’a itaat” yerine Devleti, “Resule itaat” yerine de hükümeti koymaktadır.[4]

Bu tespit ve tefsir “Benim tayin ettiğim kimselere itaat Bana itaattir. Bana itaat ise Allah’a itaattir.” Mealindeki Hadis-i Şeriflere ve “Ey iman edenler! Allah’a itaat ediniz... Resule ve sizden olan emir sahiplerine de itaat ediniz...”[5] şeklindeki Ayet-i Kerimelere de uygun bulunmaktadır. Yoksa, “aman bunlar devleti ilahlaştırıyor, hükümeti peygamber yerine koyuyor!” gibi bir itiraz yanlıştır ve iftiradır. Çünkü biz zaten, kutsal devlet değil sosyal devlet, patron devlet değil hizmet eden devlet anlayışını savunmaktayız.

Ancak, Kur’an’ın ruhuna ve aklın nuruna göre mümkün ve münasip olan bir yorumla, hâşâ Rububiyyet ve Nübüvvet makamında değil, ama hilafet ve temsiliyet maksadıyla “Allah’a ve Resule itaat ediniz” ayetlerindeki “Allah” kelimesi yerine Devlet, “Resul” kelimesi yerine de hükümet koyulursa, o takdirde günümüzdeki ekonomik ve siyasi tıkanış ve tükenişlere karşı yeni ve yeterli çözümler üretme imkânı bulunacaktır. Hem İslami hem de insani olacak bu türlü ilmi yorumlara “Dinimizi yozlaştırıyorlar, itikadımızı bozuyorlar” gibi safsatalarla saldırmak aslında yanlıştır ve yobazlıktır.

Bakınız:

“De ki, ganimetler Allah ve Resule aittir.”[6] Ayet-i Kerimesine “Ganimet gelirleri devlete ve hükümete aittir.” manası vermek uygun bulunmaktadır. Zira aslında hem Allah’ın ganimetlere ihtiyacı yoktur, hem de Peygamberin vefatından sonra bu pay kimin olacaktır?

Ayetin devamında; “O halde siz inanmış kimselerseniz, Allah’tan sakının ve aranızı düzeltin.” hükmü içerisinde “Adil Devlet düzeniyle uyum içinde yaşayın ve haklarınıza hukuk yoluyla sahip çıkın ve isyana kalkışmayın” manası da vardır.

Bunun gibi; “Zekâtı eda edin. Allah’a güzellikle (gönül hoşluğu içerisinde) borç verin”[7] ayeti de Allah rızasına ve ahiret hesabına yapılan hayırlı harcamaların cennet nimetleri olarak karşımıza çıkacağını anlatmakla beraber, "Vergilerin eksiksiz ve zamanında devlete ödenmesine ve faizsiz banka düzeninde ihtiyaç fazlası birikimlerin, başka vatandaşlar tarafından faizsiz kredi olarak kullanılmak üzere devlete borç verenlerin, yatırdıkları paranın miktarı ve zamanı kadar ek kredi kullanabilmesine” işaret sayılmaktadır.

“Allah’ın sadakaları alacağını bilmezler mi?”[8] ayeti de, bu anlamda yorumlanmalıdır. Zira ayette geçen “ehaze” almak, beraber götürmek, zapt etmek, alışveriş etmek, kabul etmek manalarına gelmektedir. “Allah’ın sadaka alması, yapılan hayırları kabul etmesi manasına münasip düşse de” vergilerin devlet tarafından toplanması ve yine vakıf misali “hayırlı yatırımların rastgele şahıs ve oluşumlara değil, güvenilir resmi kurumlara yapılması” gerektiğine de işaret olunmaktadır.

“Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olsalardı... (daha iyi olurdu.)”[9] ayeti de Adil Devletin ve hükümetin vereceği imkânlara ve kararlara razı olmak, kanun ve kurallara uymak ve sadece meşru zeminde hak aramak” gerektiği şeklinde anlaşılması uygun bulunmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de “itaat”la ilgili ayetler incelendiğinde, şu dört şekilde emredildiği görülecektir:

1- “Allah’a ve Resulüne itaat edin.”[10]

2- “Allah’a ve Resule itaat edin.”[11]

3- “Allah’a itaat edin, Resule itaat edin.”[12]

4- “Bana (Resule) itaat edin.”[13]

Ayrıca dikkat çeken bir husus da şudur:

Kur’an’da sadece “Allah’a itaat edin” şeklinde hiçbir ayet yoktur.

İtaati, yukarıdaki şekillerde emreden ayetlerden, İslam’ın 4 çeşit Cumhuri yönetime izin verdiği sonucu çıkarılabilir.

1- “Allah’a ve (Onun) Resulüne itaat edin.” mealindeki ayetler, “CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ” statüsündeki Demokratik Cumhuriyete izin sayılabilir. Çünkü burada yetkileri arttırılmış bir hükümet ve Başbakan hatıra gelmektedir. Zira yukarıdaki ayetlerde olduğu gibi “Resul” Allah’a bağlanmayıp, ayrı olarak zikredilmiştir.

2- “Allah’a ve Resule itaat edin.” ayetleri, “BAŞKANLIK SİSTEMİNE” izin ve işaret şeklinde anlaşılabilir. Çünkü “Devlet Başkanına ve O’nun hükümetine itaat edin.” şeklinde yorumlanabilir. Burada hükümet, Devlet Başkanına tabidir.

3- “Allah’a itaat edin, Resule itaat edin.” ayetleri “YARI BAŞKANLIK SİSTEMİNE” işaret etmektedir. Çünkü merkezi devlete itaat ile, hükümetlere itaat ayrı ayrı zikredilmiştir. Bu ayetler İslam Birleşmiş Milletleri statüsüne uygun yorumlanabilir.

4- “Bana (Resule) itaat edin.” şeklindeki ayetler ise, Cumhurbaşkanın sembolik olduğu, yetkilerinin sınırlı bulunduğu “PARLAMENTER BAŞBAKANLIK SİSTEMİNE” işarettir.

“Kim Resule itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur.”[14]

“Peygambere itaat edin ki rahmet bulasınız (ve gözetilip korunasınız)”[15] gibi ayetlerde “Bu tür hükümetlere itaatin, devlete itaat sayılacağına ve meşru hükümetlere itaat edenlerin korunup kollanacağına” işaret edilmektedir.

Ve zaten peygamberlerin çoğu aynı zamanda devlet ve hükümet başkanlığını da yürütmüşlerdir.

“Cenab-ı Hak Hz. İbrahim’e buyurdu: Ben seni bütün insanlara imam yapacağım.”[16] ayetinin tefsirinde Elmalılı Hamdi Yazır şunları söylemektedir:

“İmam; kendisine uyulan öncü” demektir. Dolayısıyla büyük imamlık; din ve dünya işlerinde insanlara reis olmak anlamına gelir. Bunun en mükemmel biçimi de Peygamberlik mertebesidir[17]

Eski Diyanet Reislerinden A. Hamdi Akseki de Riyazüs-Salihin Tercümesi Mukkaddimesi’nde Peygamberlerin; 1-Tebliğ, 2-Fetva, 3-Kaza, 4-İmamet (siyaset ve riyaset) olmak üzere 4 sıfatı ve sorumluluğu olduğunu söylemektedir.

Yukarıdaki ayetlerden de anlaşılacağı üzere Hakka ve hukuka dayanmak ve halkın hür iradesiyle oluşmak şartıyla, Cumhuri yönetimlerin 4 farklı biçimi de şartlara göre mümkün ve münasip düşmektedir.

Gerek BAŞKANLIK, gerek YARI BAŞKANLIK, gerek BAŞBAKANLIK ve gerekse Eyalet ve Birleşik Cumhuriyet biçiminde olsun, temel insan haklarına ve evrensel hukuk kurallarına uygun hareket eden bir yönetime karşı çıkmak, kanunlara ve yargı kararlarına uymamak, şahsi heves ve hesaplarla isyana kalkışmak ise, birlik ve dirliği bozacağı için yasaklanmış ve böylesi davranışlar şiddetle yerilmiş ve ikaz edilmiştir.

“Allah ve Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişip didişmeyin. Sonra korkuya kapılırsınız, havanız (hâkimiyetiniz ve devletiniz) gider”[18] ayeti “Adil Devlete ve meşru hükümete bağlı kalınız. Vatandaş olarak devletle, devlet olarak vatandaşla uğraşmayınız. Böyle yaparsanız elbette huzur, hürriyet ve hakimiyetinizi elden kaçırırsınız” uyarısını içermektedir.

“Allah ve Resulüne harp açan (Hakka ve hukuka dayalı, halkına da saygılı bir devlet ve hükümete isyana kalkışanlar)ların (ve böylece ülkede) yeryüzünde fesatçılığa koşanların cezası... (en ağır şekilde verilmelidir)”[19] ayeti de, Devlet ve şevketimizin devamı için birlik ve dirliğin önemine ve itaat disiplininin gereğine dikkatimizi çekmektedir. Yanlışlıklara ve haksızlıklara ise, meşru zeminlerde kalarak, demokratik ve hukuki yollar kullanılarak karşı çıkılacaktır.

Bu nedenle Hadis-i Şeriflerde “Zalim yöneticilere karşı hakkı söylemek, onları ikaz ve irşat etmek ve gerekirse bu yüzden ölüm dahil birçok eziyetlere göğüs germek cihadın en faziletlisi" sayılmış, ama “Hak”kını alamamış veya haksızlığa uğramış bile olsa, meşru yönetime karşı isyana kalkışmak, iç savaş ve terör çıkartmak özellikle yasaklanmıştır.

 


[1] Bakara: 30

[2] İslam’da Siyasi Düşünce ve İdare - Prof. Harun Şirvani, Mütercim Kemal Kuşcu, İrfan Yayınevi 1965, Sh. 179

[3] Mevdudi - İslam’da Hükümet, Sh. 65

[4] Osman Eskicioğlu - Kur’an’a Göre İslam Ekonomisinin Esasları - Teksir İzmir 1977 c. 1, Sh. 4, C. 2, sh. 306-307

[5] Nisa: 59

[6] Enfal: 1

[7] Müzzemmil: 20

[8] Tevbe: 104

[9] Tevbe: 59

[10] Enfal: 20

[11] Al-i İmran: 32

[12] Nur: 54

[13] Şuara: 108

[14] Nisa: 80

[15] Nur: 56

[16] Bakara: 124

[17] Hak Dini Kur’an Dili - Şura Çelik Yayını sh. 394

[18] Enfal: 46

[19] Maide: 33

Ahmet AKGÜL -

AHMET AKGÜL KİMDİR?

Araştırmacı-Yazar, Düşünür ve Siyaset Bilimci olarak tanınan Ahmet Akgül, Milli Görüş çizgisinde önemli bir fikir adamıdır. Olaylara insan eksenli ve İslam endeksli yaklaşmaktadır.

2004 Ocağında, arkadaşlarıyla birlikte İstanbul’da aylık olarak yayınlanan “Milli Çözüm” Dergisini çıkarmaya başlamıştır.

Uzun süreli, ciddi ve çileli bir mücadele dönemi yaşamış ve bu duyarlı, tutarlı ve kararlı tavrını hiç bırakmamıştır. Bu yüzden pek çok sıkıntı ve saldırılara uğramış, defalarca mahkeme açılıp tutuklanmış ve hapis yatmıştır.

İnancımız ve ihtiyacımız olan evrensel hukuk kurallarının; bütün insanlığın ortak değeri ve hayat düzeni haline getirilmesi, “Demokrasi, Laiklik ve özgürlükler” gibi çağdaş kurum ve kavramların; ilmi ve insani temellere göre yeniden şekillenmesi… Ve Türkiye’nin yeni bir barış ve bereket medeniyetine öncülük etmesi konularında yoğunlaşmıştır.

Üstadımızın, başta “İnsanın Yozlaşması”, ardından “Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya” ve yine “Barış ve Bereket Nizamı “İslam Davası” ve Yozlaştırılan “Cihat Kavramı” gibi birçok kitapları İngilizceye çevrilip merkezi Londra’daki Cagaloglu Yayıncılık organizesiyle; Amazon ve Bornes&Noble (bn.com) gibi dünya genelinde dağıtım yapan yüzlerce online sitesinde ve dijital (e-kitap) sayesinde 120 kadar ülkede yayınlanıp okunmaktadır. Ayrıca Üstadımızın “Yüce Kur’an’ın Manası ve Mesajı” başlıklı Meali Kerim yorumları İngilizce ve Rusça tercümeleri ile “Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya” kitaplarının Rusça, Arapça, Çince, Japonca ve İspanyolca tercümeleri tamamlanıp basılmış olup; Almanca, Fransızca, Kırgızca ve Farsça tercümelerinde de sona yaklaşılmıştır.

Milli siyaset ve sorumluluk düşüncesini farklı bir boyutta ele alan ve yorumlayan Hocamız; yaklaşık 40 yıldır Türkiye’mizin her yerinde, Avrupa’da ve İslam ülkelerinde, önemli seminer ve konferanslara katılmaktadır.

Mili Görüş’e çöreklenmiş bazı şaibeli kişilerin gizli niyet ve tertiplerini haber vermesi, uzun vadeli hedefler ve stratejik tavizler sonucu Partiye girdiklerini sezmesi ve söylemesi nedeniyle, Ahmet Akgül’ün teşkilatlarda ve Milli Görüşçü kuruluşlarda hizmet vermesi engellenmeye çalışılmış; Erbakan Hoca ise, kendisinin daha bağımsız davranabilmesi ve nifak çarkı içinde körletilip kirletilmemesi için bu girişimlere karşı çıkmamış, ama kendisini uzaktan destekleyip yönlendirmekten de geri durmamıştır. Erbakan’ın “Adil Düzen” projeleri, AKP’nin siyasi hileleri ve karanlık ilişkileri, Fetullahçı Cemaatin gizli mahiyeti konularında sayılı uzmanlardandır.

1949 Elazığ doğumlu olan, çeşitli konularda yayınlanmış ve hazırlanmış 70 (yetmiş) eseri bulunan yazarımız, evli ve beş çocuk babasıdır.

Hocamız’ın Başlıca Kitapları:

● Yüce Kur’an’ın Manası ve Mesajı (Türkçe Meali Kerim. Abdullah Akgül Yayına Hazırladı) (İngilizce ve Rusçaya çevrildi.)

Milli Sorunlarımız ve Sorumluluklarımız (2 Cilt)

Dünyanın Değişimi ve Erbakan Devrimi

Refah-Yol’la Rantiye Savaşı

Cemaatin Cılkı, Erdoğan’ın Çarkı, Erbakan’ın Farkı

Türkiye Kuşatılırken, Kuklaların Kapışması

Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya (İngilizce, Rusça, Çince, Japonca, Arapça ve İspanyolca’ya çevrildi.)

Bizim Atatürk

Küresel Fesatçılık ve Fetullahçılık

Dış Politikamız (Cilt-1) Bop’un Temelleri (1988-1998)

Dış Politikamız (Cilt-2) Tarihin En Talihli Dönüşüm Süreci

Siyaset ve Strateji Bilgeliği

Osmanlı Sistemi ve Abdülhamit Siyaseti

İslam Davası ve Cihat Kavramı (İngilizceye çevrildi.)

● “İnsan”ın Yozlaşması (İngilizce ve Rusçaya çevrildi.)

Ah-u Figan’ım (Şiir)

Başörtüsü İnkârı ve İstismarı

AKP Tahribatının Fotoğrafı: İslamcı Münafıklar

Yeni İstiklal Savaşında Milli Şuur ve Ordu

Bir Dış Proje Olarak AKP Gerçeği ve Akıbeti

Bilge(!) Erdoğan’dan, İlkeli(!) Numan’a AKP Tezgâhı

Cezaevinde Yazdıklarım

Siyonizm-Deccalizm Ortaklığı

Devrim Simsarları ve Din İstismarcıları

Dilin Düğümü Çözüldü (Şiir)

Din Dengedir İslam İlericiliktir

Din – Devlet ve Demokrasi

Ergenekon Senaryosu “At Değiştirme” Operasyonu muydu?

Gönül Seması ve Tasavvuf Kapısı

Medeniyet Mücadelesi ve Mehdiyet Müjdesi

Teşkilatçılık Mesaj ve Metod (İletişim ve İşbirliği Sanatı)

Milli Siyasette Kirli Hesaplar-1 Milli Görüş’ün Marazlıları

Milli Siyasette Kirli Hesaplar-2 Sonradan Yamuklaşanlar

ABD’li Siyonistlerin, AKP’li Piyonistleri Bir Devrin Bitişi ve Bir Devrimin Gelişi

İdlib-Amik Ovası ve Yaklaşan Armageddon Savaşı

BDP’nin Özerklik Ezanı, TC’nin Cenaze Namazı Olacaktı

Bir Devrim Yaşanıyordu!

Dünya Dönüşüme Hazırlanıyor

Hidayet Kıvılcımı ve Hikmet Kılıcı (Şiir)

Katı Ulusalcıların ve Ilımlı İslamcıların Din Tahribatı

Osmanlı’dan Cumhuriyete Kripto Yahudiler ve Pakraduniler

Yetmiş Kur'ani Kavram ve Yorumları (2 Cilt)

Bizden Söylemesi-1 AKP İntihara Gidiyor(du…) (Yayına Hazırlayan: Ufuk Efe)

Bizden Söylemesi-2 Türkiye Uçuruma Sürükleniyor(du…) (Yayına Hazırlayan: Ufuk Efe)

Terör-Masonluk ve Mafia Medeniyeti

Cumhuriyet Türkiye’sinde Nifak Hareketleri

Ruhlar-Sırlar ve Uzaydaki Yaratıklar

Sabah Yakın Değil miydi?

Tarikatların Hizmet Sahası ve Islahı

Tuz Kokarsa…

Türkiye Büyüyor muydu, Bölünüyor muydu?

Türkiye Dağılacak mıydı, Doğrulacak mıydı? (Ahmaklar Okumasındı!)

Türkiye Tarihi Dönemeçte, Ya Yıkılacak Ya Şahlanacaktı!

Yakın Tarihimizde Yüceler ve Cüceler (2 Cilt)

Zafer Müjdeleri ve Fetih Hazırlıkları

Erbakan’dan İntikam Alanlar

Suriye’de Yaklaşan Hilal-Haç Kapışması

Başkanlık Muamması ve Çarkların Tıkanması

15 Temmuz Hıyanetinin Gizemi: Bir Darbe Analizi ve Sistem Krizi

Pazarlık Partisi ve Palavra İktidarı

Kemalizm-Tayyibizm Kavramları ve Çelişkili Kurguları

Asker Darbesi Değil Devlet Müdahalesi Lazımdı

İslam’dan Uzaklaştıkça, İnsanlıktan Çıkılması

Dert Söyletir Aşk İnletir (Şiir)

● Hainleri Haşlama, Zalimleri Taşlama (Şiir-Yeni Hazırlanıyor)

Hocamızın Önsözünü Yazdığı Milli Çözüm Yayınları:

● Üstad Ahmet Akgül’ün Özgeçmişi ve Öğretileri (Yakup Gözübüyük)

● Haykırış (Şiir - Ali Çağıl)

AKP Yönetimi ve Tahribat Yöntemi Sistem Tahlili ve Siyaset Tenkidi (Nevzat Gündüz)

● Sözün Çözüme Dönüşmesi (Siyasi Fıkralar) (Osman Eraydın)

● Ayar Aynası ve Nokta Atışı (Sosyal ve Siyasi Fıkralar) (Erdoğan Bişkin)

Milli Çözüm Ekibinden: İlginç Rüyalar ve Manevi Uyarılar (2 Cilt - Hazırlayanlar: Fatma Betül Erişkin – Nail Kızılkan – Neslihan Bayraktar)

Devami
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Web Sitesi

Makale Paylaşım Sayısı: 343

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR