YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69eb927bb0775
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 1 3
Bugün : 46469
Dün : 64042
Bu ay : 1384940
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53529998
IP'niz : 216.73.216.73

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Sn. Erdoğan’la İlgili Çok İbretli ve

Derinlikli Bir Rüya ve İsabetli Yorumları

 

Fatma BETÜL ERİŞKİN – 08.12.2017 – Konya

Rüyamda:

Hangar gibi, eski, simsiyah yağ ve kir dolu yıkık dökük bir yerde oluyoruz. Kendi aralarında yabancı dil konuşan, takım elbiseli onlarca insan da orada bulunuyormuş. Ben neden oradayım bilmiyorum çünkü hangarın etrafı boşmuş, herhangi bir yerleşim alanı falan yokmuş. Camları yarı kırık pencereye yaklaşıp içeriye bakıyorum ve R. Tayyip Erdoğan’ı da içerde görüyorum. Ellerini arkadan bağlamışlar, iki adet büyük tır lastiğinin içine, ahşap bir sandalye üzerine oturtmuşlar. 10 kadar AKP’li bakan, milletvekili vesaire kişi de kenarda durmuşlar, ellerinde çay, gazete tüm olanları gördükleri halde müdahale etmiyor ve hiçbir şey görmemiş gibi davranıyorlar. İçerde, İngilizce, Almanca, Fransızca konuşan onlarca takım elbiseli insan bulunuyor. Ben yabancı dil bilmediğim halde hepsinin konuştuğunu anlayabiliyorum. Bir kısmı: “Üzerine ve etrafına bolca benzin dökün ve bunu burada yakalım.” diyorlar. Bir kısmı da: “Yakmaya gerek yok çünkü zaten artık bize bir zararı yok.” diyorlar. Ben çantadan telefonumu çıkarıp Genel Kurmay Başkanlığını arıyorum ve: “Cumhurbaşkanın tehlike içinde olduğunu, acilen gerekli tedbirleri almaları lüzumunu” haber veriyorum. Benden derhal konum atmamı istiyorlar, konumu atıyorum. (Haritada Musul-Kerkük vesaire diye bir yerler çıkıyor.) Bana: “Güvenli bir yere çekilip kendilerini beklememi” söylüyorlar. Etrafta, geçip arkasına saklanabileceğim ne bir ağaç ne de bir yapı bulamıyorum. Bir süre bekliyorum ama içerde farklı ülkelere mensup olduklarını anladığım insanlar ne yapmaları gerektiği ile ilgili birbirlerine giriyorlar. İçlerinden bir tanesi elindeki kibriti yakıp R. T. Erdoğan’ın bulunduğu alana atıyor. Birdenbire alev çıkıyor. Ben Genel Kurmay Başkanlığını yeniden arıyorum ve bilgi veriyorum. Ama bu sefer telefonu Aziz Erbakan Hocamız açıyorlar. Bana: “Timin yolda olduğunu, yetişememeleri halinde, Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanının zarar görmesi ihtimali bulunduğunu ve derhal müdahale etmem lüzumunu” talimat buyuruyorlar. Ben: “Aziz Hocam, ben ne yapabilirim ki, elimde ne bir silah ne de o kalabalığa yetecek gücüm var.” diyorum. Erbakan Hocamız: “Şu an içinde bulunduğun korku da tedirginlik de bir Müslümana yakışmaz. Müdahale etmemen halinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının başına gelecek her hangi bir zarar, bütün ümmetin enerjisini düşürmüş olacaktır. R. T. Erdoğan’ın ülkemiz ve İslam dünyasına bilerek ve bilmeyerek verdiği tüm zararlar Rabbimiz tarafından hem bu dünyada hem de ahirette elbette sorulacaktır. Fakat şuan yapılması gereken, kendisinin biran evvel kurtarılıp, görevinin başına geçirilmiş olmasıdır. Bunun için ne bir kalabalığa ne de bir güce ihtiyaç yoktur. Bu kuvvet, istiklal harbinde 14 yaşından 80 küsür yaşına kadar olan, farklı ülkelerdeki her mü’minin damarında dolaşan kanda, yani vicdanında mevcut olduğu gibi sizin damarınızda ve ruhunuzda da mevcuttur. “Bismillah” de ve kalk!” buyuruyorlar. Ne yapacağımı ve nasıl yapacağımı bilmeden kalkıp camları kırık pencereden içeriye giriyorum. Yangın yeri olmuş alana yaklaşıp, simsiyah bir dumanla yanan tekerlerin birini alıp yabancıların üzerine fırlatıyorum. O esnada Erbakan Hocamız yıkık dökük olan duvarda yansıma olarak beliriyorlar. Üzerlerinde Genel Kurmay Başkanı üniforması oluyor. Euzu besmele ile başlayıp: “Ve mekeru ve mekerallah, Vallahü hayrul makirin” ayetini okuyorlar. Sonra bana: “Sen simsiyah yanan diğer tekeri de, şu çay içip gazete basan ve Erdoğan’ın yakınları sanılan yalakaların üzerine at. Allah hem yüreklerine hem de bedenlerine ateş düşürsün; ki bunlar tüm mazlumların yüreğine, toprağına, namusuna, bayrağına ateş düşürmüştür. Kendileri bu zulmü yapanlardan daha zalimdirler.” buyuruyorlar. İkinci tekeri de alıp bu kişilerin üzerine fırlatıyorum. Cumhurbaşkanı yarı baygın, vücudunun bir kısmı yanmış bir şekilde iken, ordu mensupları yetişiyorlar. Askeri bir ambulans helikoptere Cumhurbaşkanını taşıyorlarken, Cumhurbaşkanı gözlerini yarım açıyor ve Erbakan Hocamızla göz göze geliyor: “Kendi isteğimle ve nefsi heveslerimle içine girdiğim ve her an batmaya devam ettiğim bu bataklıktan kurtuluşum imkânsız. İsterdim ki, size ilk ihanet ettiğim güne dönebileyim. Ama maalesef bu mümkün değil. Ülkenin itibarını ve vatan bütünlüğümüzü korumak için çok geç kaldım.” derken ambulansa taşınıyor. Erbakan Hocamız askerlere: “Bu görüntüleri kaydeden tüm mobese, gizli kamera her ne kayıt varsa yok edin. Cumhurbaşkanı’nı yarın görev saatine yetiştirin. Bu mesele duyulmayacak, bilinmeyecek.” talimatını veriyorlar. Sonra ben birden kendi evime dönmüş bulunuyorum, sabah olmuş oluyor, FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın sabah programını izliyorum. Programda, Cumhurbaşkanı sabah canlı yayında bir açılışta oluyor. Her şey normale dönmüş görünüyor. Yalnızca elleri sargılı, yüzünün de bazı yerlerinde ara ara kara lekeler görünüyor. İsmail Küçükkaya’nın programında Erbakan Hocamızın: “Ey milletim, 40 seneden beri size konuşup durmaktayım. Ne olur bir defacık bile olsa beni Siyonizm’den önce siz anlayın. Ama maalesef siz anlayıncaya kadar onlar çoktan tedbirlerini almış olmaktadır. Siz anlamayıp sonunda yüzünüz gözünüz yara bere, kan revan içinde yine bize geliyorsunuz!” sözleri alt yazı olarak geçiyor. O şekilde uyanıyorum.

     

Te’vili: Çok hikmetli hakikatleri ve gizemli gelişmeleri içinde barındırmakla beraber; şimdilik sadece şunları hatırlatmalıyım:

Elbette dış güçler ve içerideki masonik-sabataist çevreler, ikbal ve imkân hırsıyla ayartıp Erbakan’dan kopardıkları; medya manipülasyonları ve din istismarıyla iktidara taşıdıkları Sn. R. Tayyip Erdoğan’a, maalesef çok derin tahribatlar ve çok tehlikeli icraatlar yaptırmışlardı. Şimdi aynı odakların ve içerideki uzantılarının, şantaj amaçlı belgeledikleri bütün bu yanlışlık ve haksızlıklarını bahane ederek Sn. Cumhurbaşkanının şahsında, Devletimizi yıkmaya ve Türkiye’mizi dağıtmaya yeltendikleri anlaşılmaktadır. Küresel Siyonizm’in baronları ve Erdoğan’ın etrafını sarmış bazı Bakanları, Danışmanları ve yandaş yazarları eliyle, Cumhurbaşkanı üzerinden ülkemizin bağımsızlığına ve Devletimizin bekasına açıkça kast etmeye başlamışlardır. Bu ahval ve şerait (bu durum ve şartlar) altında, “Pire için yorgan yakılmasına göz yummak ahmaklıktır” gerçeği icabınca, Sn. Cumhurbaşkanına sahip çıkmak ve bu kuşatılmışlık badiresini atlatmasına yardımcı olmak, iz’an ve vicdan ehli her vatandaşımızın tarihi görevi sayılmalıdır.

Evet, Türkiye AKP kafasından, bilerek-bilmeyerek yaptığı tahribatlardan, ülkemizi ve bölgemizi sürüklediği yanlış mecra ve maceralardan mutlaka kurtulmalıdır. Ancak bu değişim; meşru zeminler, hukuki kaideler, demokratik yöntemler ve kesinlikle Milli hedefler doğrultusunda yapılmalıdır. Sn. Erdoğan’ın, günübirlik plansız ve programsız adımları, stratejik derinlikten uzak açılımları, Milli prensip ve projelere dayanmayan ittifak ve irtibatları… Ve hele faizci-rantiyeci ve borca endeksli ekonomi uygulamaları ve teslimiyetçi AB ve ABD politikaları, temelinden ve tümüyle yanlıştır, çünkü bunlarla ülkemizin altı oyulmakta ve geleceğimiz karartılmaktadır. Ancak bunların hiç birisi, Sn. Erdoğan’ın şahsında ülke bütünlüğümüze, Milli birlik ve dirliğimize yönelik saldırı hesaplarını hoş karşılamamıza, gaflet ve dalalete düşüp bunları alkışlamamıza gerekçe oluşturmamalıdır. Ne bazı eski solcuların “Erdoğan Rusya ve İran’a yaklaşıp bizim çizgimize kaymıştır. Bu nedenle sahip çıkılmalıdır” gibi marazlı mantığıyla, ne bazı sağcıların, şahsi ve siyasi gelecek garantisi arayışıyla, ne de AKP iktidarının ve Sn. Erdoğan’ın tahripçi icraatlarına ve tehlikeli irtibatlarına ideolojik kılıflar sarma amacıyla değil; tamamen Milli bir gayretle ve vicdani bir mesuliyetle bu satırlar yazılmıştır. 50 yıllık çileli ve istikametli hayatımız ve 70 kitabımız bu yaklaşımlarımızdaki samimiyetimizin kanıtıdır.

Yakın geleceğimizle ilgili, çok sırlı işaretler ve çok derin ve gizemli alametler içeren bu rüyanın çok daha ibretli yorumları vardır ama, şimdilik gizli tutulması lazımdır. En doğrusunu Cenabı Allah bilip durmaktadır.

 

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ufuk EFE

Ufuk EFE

Subscribe
Bildir
28 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İŞTE RÜYANIN YORUMUNU SİYONİSTLER İFADE ETMEYE BAŞLADI BİLE!
Washington’da Policy Exchange adlı düşünce kuruluşun düzenlediği bir toplantıda ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymon McMaster: [i][b]”Radikal İslamcı ideoloji açık bir şekilde tüm medeni insanlara yönelik büyük bir tehdit” [/b][/i]olduğunu, [i][b]“Suudi Arabistan’ın yıllar önce bazı terör örgütlerini desteklediğini, günümüzdeyse Suudi Arabistan’ın yerini Türkiye ve Katar’ın aldığını”[/b][/i] iddia etmeye başladı!
Daha ne desin? Anlayan!!!

YORUM
Kıymetli kardeşlerim,Dünya siyonizmi yeni bir plan ve uygulama içerisindedir.Bir önceki kendi yorumuma göre devem etmek gerekirse siyonistler bizleri kazanmak için farklı uygulamalara girmişlerdir.Bizim hassas olduğumuz noktalardan yakalayarak uygulama yapmaktadır.Canlarım ,kardeşlerim şöyle bir örnek vermek gerekirse Ekim 2008 de numan ın başkanlığıyla beraber Milli Görüş ivme kazanmış gene bugün olduğu gibi filistin olayları alevlendirilmiş ve bizler filistin dayanışma mitingi 04 Ocak 2009 da çağlayanda yapmışız ve ardından davosta van munit 29 ocak 2009 olayı gerçekleşmiş ve dünyada krizin gerçekleştiği bir dönemde akparti 29 Mart seçimlerinden bu kadar oyun ve algı ile %38 oy almıştır.Şimdi soruyorum bu yazdığım olaylar olmasa idi akparti bu oyu alabilirmiydi.Kıymetli kardeşlerim batıl siyonizm yeni bir oyun içindedir ve hepimizi bu çukura çekmek istiyor.Sizleri seviyorum bunlar şahsıma ait düşüncelerdir .Samimi olarak yazdım .Yanlış çıkarsa benim yanlışlığımdır .Hakkınızı helel edin.

Kardeşim bir Rüya gördü
Kardeşimiz bir rüya gördü,bizler ise sonsuz kere Hamd ve şükrettik Rabbimize.Aklınıza neden diye gelebilir, Nedeni gittiğimiz yolun, Cennet Mekan liderimizin ERbakan Hocamın, Talebesi olduğumuz Ahmet Akgül Hocamın. İnandığı ve bizlerinde inancına vesile olduğu davanın ne kadar kutlu, ne kadar doğru bir dava olduğunun ispatıdır Elhamdülillah.
Evet Siyonizim bir denklem, bir formül oluşturmıuş,çarpanlar,bölenler, toplayanlar, çıkaranlar ve sonuna eşittir demiş eklemiş Orta doğunun ve Türkiyenin Parçalanması. Asıl olan ise bu denklemi bizim ülkemizden, bizim içimizden birileri ile kurmuş neticelendirmeye çalışıyorlar.
Kurduğu Denklemde 3. şey vermiş 3. şeyinde garantisini almış.
VERDİKLERİ
1:Size parti kurup iktidara taşıyalım. Yaptılar
2: Size muhalefet edecekleri susturalım yandaş yapalım basın ve medyada dahil. Yaptılar
3: Size hayal bile edemeyeceğiniz imkan ve para sağlayalım. Yaptılar.
İSTEDİKLERİ
1: BOP Projesine eş başkan ol sonuna kadar destek olun bütün orta doğu ve Türkiyeyi parçalayalım. Parçalama devam ediyor
2: Kıbrıs ve adaları Rumlar ve Yunanlılar lehine neticelendirin. Yaptılar, yapmaya devam ediyorlar.
3: Ermenista’
la kardeş olun. Oldularda
Aynen Rüyadaki gibi, ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, ve saymadığım bütün batı. Sadece inandığına hizmet edecek millet vekilleri, bakanlar, danışmanlar, bürokratlarla,istediğini almak adına ne gerekiyorsa yaptı Siyonizim.
Önce bir proje partisi kurdurdu, başına sayın Erdoğan’ı getirdiler, sonra neyidüğü belli olmayan millet vekillerini dünyanın her yerinden toplayıp 2002 seçimlerine girildi. Şimdi soruyorum Hiç bir Akademik kariyeri olmaya, hiç bir devlet terbiyesi olamayan. Partide gençlik komisyonu başkanlığından başka, Profesyonel( Maaşlı ) il baikanlığının dışında, bir kaç yıllık Belediye başkanlığı ile, Dünyanın her yerinden bu kadar Millet vekili adayını nereden buldu.? Ve listelerin en başına yerleştirmişlerdi. Bir kaç tanesini örneklersek: Egemen BAĞIŞ , Amerika da Gay barda garsonluk yapan bir adam(AB) bakanı. Mehmet ŞİMŞEK Ekonomiden sorumlu bakan. Karısı ingiliz yıllarca ingilterede yaşamış. Ali BABACAN Kırım yahudisi Maliye bakanı. Ahmet DAVUTOĞLU.Eski dış işleri bakanı, Başbakan Kırım yahudisi. Zafer ÇAĞLAYAN Sanayii Bakanı ha bu gün ha yarın tutuklandı tutuklanacak neden rüşvet ve yolsuzluk. Burhan KUZU Anayasa profösörü. Ahmet İYİMAYA Hukukçu, Cemil ÇİÇEK Her devrin adamı Kırım Yahudisi. Mevlüt ÇAVUŞOĞLU Antalyanın İbadiyelisi, ve daha niceleri. Soruyorum şimdi,
bu kadar çeşit profesyonel haini Recep Tayip ERDOĞAN mı bir araya getirdi. Ancak gülünür buna. Sayamadığım bir çok millet vekili ve bakan şaibeli bu ülkenin bu hale gelmesinde, Rüyadaki gibi Erdoğan’ın ellerinin kollarını bağlanmasına sebeb olanlar şimdi ise seyrediyorlar. Bir hırs, bir nefis ve şeytan teşviği ile başlamış, pişmanlık kim bilir sonsuz ama yapılacak bir şey yok. Rüyada çay içip gazete basanlar ise bu ülkenin yandaş ve yala yazarları, iktidarın önünü açmış olabilecek bütün yanlışları yaptırmış, bir doğru gibi savunmuş şimdi ise seyrediyorlar. Bu rüyayı sosyal medyada okuyanları duyar gibiyim. Biz söylemiştik Erdoğan’ı ERBAKAN hoca destekliyor demiştik diyorlar. Bakın Milli Çözümcülerde destekliyorlar Erdoğan ın kurtuluşuna yardımcı olacaklar diyorlardır. ERBAKAN Hocamın ifadesi ile hadi oradan sizi gidi batı taklidcisi siyonist uşakları sizi. On beş yıllık AKP iktidarında başta Üstadım Ahmet AKGÜL hocam olmak üzere bütün Milli çözüm ekibi bu iktidarın yanlışları ve ihanetlerini bütün platformlarda yazmış anlatmış ve ifade etmiştir. Bu yüzdende yüzlerce kere mahkeme edilmiş, haksız yere cezalara cezalar verilmiştir. On beş yıllık iktidarları öncesi ve sonrası yazdığı kitaplarda bunlar fazlası mevcuttur. Yazılan o kitapları bırakın okumayı, zira yüreğiniz yetmez isimlerini okuyup kapak resimlerine baksanız aklınız varsa anlarsınız. Yüzünüz varsa utanırsınız. Aynen rüyada ifade edildiği gibi günah ve ihanetleri çok büyük. Allah Kuran-ı keriminde Mealen, İhanet ve günahlarınız karşılığında Mallarınızı ,Çocuklarınızı, Makan ve mevkilerinizi,aşiretinizi versenizde günahlarınızın affı için kar etmiyecek diyor. Şimdi kim yegane kuvvet ve kudret sahibi Allahın karşısında onların günahına ortak olur. Sonuçta bütün yanlış ve yolsuzluklarını kayıt altına alan yabancı servis ve güçler, iktidar edenleri, Man adası hesapları, Rıza Zerrap ve bakan, Millet vekilleri, bürokrat yolsuzlukları ve rüşvetlerini tehdit şantaj olarak kullanıp. Bu Cennet vatanı, bütün İslam alemini bölmek parçalamak gayretindeler. Bunun içindirki yanlış yapanların yanlışı iktidar edenlerin yanlışı. Amma bu Vatan bizim. Yanlışların ve Siyonizmin karşısında 1500 yıllık ulu bir Çınar gibi iman ve inancımızla durur bu Vatanı böldürtmeyiz Elhamdüllilah. Cennet Mekan ERBAKAN Hocam sağlığında beni bunların günahına ortak etmeyin demişken, bu ülkenin kurtuluşu için çalışanları bunların günahına ortak etmeye çalışanların akıllarıda yazıkki az bir ücret karşılığı kiralanmış belliki. Günahları onların olsun bu VATAN bizim.

SİYONİZMİ ANLAMAK YETMİYORMUŞ SİYONİZM’DEN ÖNCE ANLAMAK GEREKİR!
[b]Önce Siyonizm için Sn. Erdoğan ne ifade ediyor?
Hatırlayacaksınız. Cüneyt Zapsu Washington’da Musevi Lobilerine “Delikten aşağı süpürmeyin… Kullanın!” yani “Kullanma süresi bittince, nasıl olsa delikten aşağı süpürürsünüz!” anlamlarına gelebilecek laflar ederek, Siyonizm açısından Sn. Erdoğan’ın ne ifade ettiğini ortaya koymuşlardı!
Öyle anlaşılıyor ki, süreç içerisinde sadece Sn. Erdoğan’ın şahsı değil, Cumhurbaşkanının şahsında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkma ve ülkemizi dağıtma hesapları da yapılmış! YANİ ASIL HEDEF TÜRKİYE!
Şimdi birileri “Sizler de mi?” diye başlayan cümleler kurup, bizleri kınayacaklar diye, Siyonizm’in Türkiye’mizi dağıtma hesaplarına göz mü yumacağız!
Siyonizm’i anlamak yetmiyor muş, SİYOMİZMDEN ÖNCE ANLAMAK gerekiyormuş!
Değilse; “kim ben mi? Ben hiç Siyonizm’e hizmet edebilir miyim?” marşını söyleye söyleye Siyonizm’e askerlik yaparsınız.” haberiniz olsun!
[/b]

Haim nahum planı
Erbakan Hocamız Habertürk programında gazetecinin Erdoğan hakkında sorduğu soruya ;
Hain nahum planını anlatmış ve Türkiyeyi aç bırakacakacağız,fakir bırakacağız, işsiz bırakacağız borca esir edeceğiz, dinini değiştireceğiz böleceğiz, bir biri ile çarpıştıracağız böylece yumuşak lokma yapıp yutacağız şeklindeki haim nahum planını anlatmıştı ve planların tamamı AKP hükümeti zamanında gerçekleşmiştir demişti.Ve artık siyonist israilliler Arz-ı mev’ud planlarının son aşamasına gelmişlerdir.Son darbelerini vurmak istemektedirler.Aziz Erbakan hocamız bu Millete bu planları en ince noktasına kadar anlatmış fakat Milli çözüm ve şahsi manevisi muhterem Ahmet Akgül ne demek istediğini
tam manasıyla bize aktarmış ve yazdığı yazılar ile bizi aydınlatmıştır. Erbakan hükümeti zamanında planlarını tehir etmek zorunda kalan siyonistler bugün Cumhur başkanının şahsında asıl devletimizi parçalamak istemektedirler. Bugün yandaş denen medyada Tayyip Erdoğanı yandaşlık görünümü altında uçuruma sürüklemektedir. “Ve mekeru ve mekerallah, Vallahü hayrul makirin” ayetininde Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır. Al-i İmran/54) ayetinin gereği tecelli edecektir.Milli çözüm sayesinde şeytan şebekesi inşaAllah tamamen yok edilerek bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde ortadan kaldırılacaktır.Bu ülke birilerinin hava ve dünyalık heveslerine feda edilemeyecek kadar değerlidir. Bu rüya vesilesi ile bize düşen bu sorumluluğu kuşanmak ve gereğini yapmaktır.

Allah hayırlara getirsin.
Allah hayırlara vesile kılsın inşallah gerçekten ibret alınacak tesbitler var. Biz millet olarak çok badireler atlattık birlik ve beraberliğimiz sayesinde ülkemizin bekası ve milletimizin huzuru bozulmaz inşallah. Akp nin yaptığı yanlışları göz ardı asla edilemez fakat devlet geleneğine görede şahısların yaptıkları yanlışlar devlete maal edilemez bu devlet bizim elbetteki sahip çıkmalıyız Erbakan hocamın da dediği gibi bismillah deyip kalkmalıyız şuurlanmalıyız. Allaha emanet olun

GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ!
Bir topluluğun veya ferdin Hak yolda niyeti halis olursa o topluluk ve fert mutlaka samimiyetinden dolayı gerçeği görecek ve o yönde hayırlı sonuca ulaşacaktır. Ama içi başka dışı başka, bugünü ile yarını arasında belirgin farklar olan bir insan, kendisinin bu manevi hastalıklarına ve ihanet sarmalındaki yanlışlıklarına kılıf uydurmak için, haklı ve hayırlı yolda mücadele eden gerçek Allah dostlarına ve mücahitlere iftira atma, kafalarda onlara karşı yanlış algı oluşturma ve olmayanı olmuş gibi aksettirerek, kendi melanetlerine haklılık ve gerekçe oluşturmaya ve kılıf uydurmaya yönelik sinsi ve şeytani yollara tevessül edecektir. Allah aşkına aklı başında olan bir insan, yukarıdaki yazıda aktarılanlara hangi vicdan, hangi insani tavır, hangi iman ve hangi ilmi gerekçeyle bahane üretmeye, farklı taraflara çekmeye, olmayanı olmuş gibi göstermeye ve çamur atmaya yeltenebilir. Hakikat bu kadar açık ve net ortadayken, ne nasıl ve ne şekilde olması gerekir ve o yönde hangi tavırla hareket edilmesi konusunda açıklayıcı ve tamamlayıcı ifadeler kullanılmışken, hala daha birilerinin sivrisinek misali mide bulandırmaya yönelik tavırları, hem herkes mutlaka içindekini kusacak ve ayarını ortaya koyacak sözünün bir yansıması, hem de kendi niyet ve ulaşmak istedikleri dünyevi beklentilerini açıkça dışa vurmaları olayıdır. Türkiye gerek bizim, gerekse ümmetin ve insanlığın son kurtuluş kalesidir. Bağımsızlığımız ve devletimizin bekası,Türkiye merkezli Yeni Bir Dünyanın kurulup Adil Bir Düzenle tüm insanlığa umut ve ışık olacak projelerin gerçekleşmesi için çok dikkatli ve emin adımlarla ilerlemeli, iç ve dış ihanet şebekelerine ve ülkemize verecekleri zararlara karşı temkinli olup, dik durup, gerekli önlemleri zamanında almalı ve ülkemizin uçuruma sürüklenmesine yönelik sinsi ve şeytani planlara karşı uyanık hareket edip, bu belaları ve karabulutları dağıtıp bertaraf etme yolunda kararlılıkla hareket edilmelidir. Ve unutulmamalıdır ki, bu güne kadar Devletimize, ülkemize, ümmete ve insanlığa içeriden dışarıdan kim zarar vermeye, ihanet etmeye ve tüm yanlışlıklara kapı açıp kan, gözyaşı, açlık, birlik ve beraberliğimizi yıkmaya yönelik ortamlarda bulunup her türlü haince girişimlere tevessül eden herkesten elbetteki hesap sorulacak ve kimsenin yanına yaptığı kar kalmayacaktır. Bu bakış açısıyla Milli Çözüm, Milli Görüş gayreti ile Hak ve hayırlı yolda taviz vermeden çalışan tüm dava insanlarına, mücahitlere ve kardeşlerimize teşekkür ediyor, kolaylıklar ve başarılar diliyor, Allah’a emanet ediyorum

İyiki Varsın Milli Çözüm
Milli Çözüm 15 yıldır bu rüyanın hakikatine uygun davramıştır.
Gerek yazı konferans, gerek Tv programlarında AKP nin ihanetleri, FETÖ gerçeği dile getirilmiş ve bedelide onlarca mahkeme,ceza ,tehditlerle bu günlere gelinmiştir. Bu konferans, yazılar ve Tv Proyamlarında AKP perdesi adı alında Ulusalcı Kemalist devrim yobazlarına şu gerçekler haykırılmıştır. AKP yi bahane ederek bu Milletin Dinine, Değerlerine hakaret edemezsiniz.
Ve AKP ye de, Dindar görünümüzle yapılan ihanetler tarihin hiç bir döneminde yaşanmamıştır. Ülkemiz bölgemiz ve islam alemi bunun acı sonuçlarıyla bu gün karşı karşıyadır. Hatta bu vb durumlarda Saadet Partisinin yöneticilerinin Gereken eleştirel siyasi duruşuda yetersiz görülmüştür.
Şimdi Rüyada T. Erdoğanın çok geç olan bu pişmanlık yakarışlarıyla kendi ihanetlererine kendisi de şahitken, onu kullanarak bu kadar yanlışa sevkeden Siyonist ve Emperyalistler , Son Kalemiz Türkiyemizi ateşe vermek istemekteler. Adım, adım bu günlere mecbur edip son darbeyi vurmak isteyenlere diyoruz ki Ey Siyonistler sizin her hamlenizi takip edip sizi, sizin projelerinizde boğacak Bir Milli Türkiye var.
Bu akıbet yazarken bozarlarada son uyarılardır.

Milli Çözüm yazıları ile bu ibretli rüyalar paralel gidiyor
Milli Çözüm dergisinin yazıları ile bu ibretli rüyalar paralel gitmektedir.

29 Ocak 2015 yılında çıkan Dilipak’la Ali Bulaç’ın İtirafları ve BATILI MERKEZLERLE İRTİBATLARI başlıklı yazıda Abdurrahman Dilipak şunları itiraf ediyordu: “AKP bir proje partisidir. 90’lı yılların ortalarına doğru Batı’da hazırlanıp Türkiye’de hayata geçirilmiş bir partidir” itirafından ABD, İsrail ve İngiltereden gelen temsilcilerin Sn. Erdoğan’a gelip karşılıklı yükümlülüklerini şöyle sıralamışlardı:

1- Biz sizi iktidara taşıyalım.
2- Size gereken finansı (topluma tanıtma ve taraftar toplama masraflarını, imkânlarını) sağlayalım.
3- İktidarınızda size sıkıntı çıkaracak unsurların etkinliklerini ortadan kaldıralım.

Sizden istediğimiz şeyler de şunlardır:
1- İsrail’in güvenliğini artıracaksınız. Önündeki engelleri kaldıracaksınız.
2- Sınırların yeniden düzenlenmesi anlamına gelen Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçirip uygulayacaksınız.
3- İslam’ın yeniden yorumlanmasında (ılımlı İslam algısında) bize yardımcı olacaksınız.”

S. Recep Tayyip Erdoğan bu şartları kabul ettiği için iktidara taşınmışlardı ve bu 3 şeye sahip olmuşlardı. Rüyada geçen “çay içip gazete basan ve Erdoğan’ın yakınları sanılan yalakalar” medyadır. Demek ki medyanın amacı, bugüne kadar Akp’nin yanındaymış gibi görünerek makam ve iktidar hırsıyla çok derin tahribatlar ve tehlikeli icraatlar yaptırdıkları bu kişilerin şantaj amaçlı belgeledikleri bu yanlışlık ve haksızlıklarını, Türkiye’nin Milli Birlik ve Bütünlüğünü dağıtmak için kullanmakmış. Bugüne kadar yazmayarak biriktirdiği Akp’nin günahlarını bugün ortaya koyarak Cumhurbaşkanı şahsında Ülkemize zarar vermek istiyorlar. Buna asla müsaade edemeyiz.

Sn. Erdoğan’ın BOP eşbaşkanlığı, faizci politikaları, ahlakı yozlaştıran uygulamaları elbette yanlıştır ve hesabı da [b]Millî Hedefler Doğrultusunda[/b] sorulmalıdır. Ancak Sn. Cumhurbaşkanının şahsında, Devletimizi yıkmaya ve Türkiye’mizi dağıtmaya yeltenenlere asla müsaade edemeyiz.

Yılmaz bey’e
[quote name=”YILMAZ”]Kıymetli kardeşlm gördüğünüz rüya hayırlar getirsin insaAllah .Tevil noktasında yapılan açıklamalara istinaden şunu belirtmek isterim.Cennet mekan Erbakan hocamın şu sözünü çok önemsiyorum.Ak parti siyonizm tarafından kurulmuş bir partidir.Erbakan hocam yaklaşık elli yıllık Milli Görüş tarihinde söylenmeyen ifadeleri ve yorumları yapmıştır.Elle tutulan ve gözle görülen şekliylede olaylara baktığımızda bu oynanan oyunun bizlere çok ağır geldiği gözükmektedir.Yani batılın temsilcisi siyonizm şeytanla olan işbirliği ile öyle oyunlara imza atıyor ki bizleri birer ikişer kendi safına çekiyor.Yani kısaca hakkın temsilcisinin yapamadığı bir şeyi batılın temsilcisinden bekliyoruz.Şeytan boş durmuyor ve batılla organizasyonu çok etkili.Ben yaşadığımız bu dönemi tüm islam diyarlarında oynanan munafıkane sistem olarak görüyorum.Bu oyun siyonizmin son oyunu ve Rabbimin izniyle bu oyunu biz Milli Görüşcüler bozacağız inşaAllah.[/quote]

Sn. Yılmaz bey,
Belirttiğiniz üzere bir siyonizm projesi olan akp ile ilgili olarak alacak olduğumuz aksiyon ve tedbirler ile ilgili olarak;
A. Tutum ve düşüncelerimizde
B. Tavır ve davranışlarımızda
Onlar Hak çizgiye gelmedikçe bir değişim olması bizlerin zaafa uğradığını gösterir. Bizlere düşen bir ikinci husus ise yine oyun içinde oyun olduğunda burada da tavrımızı net ortaya koyup, bugüne kadar uşakları ve işbirlikçileri ile ülkemize hucüm eden siyonizmin bu kez işbirlikçilere saldırıyorum edası ile devlete saldırması durumunda uyanık olup; Irak’ın, Libya’nın, Suriye’nin akıbetine uğramaktan beri durmamız, durumun resmini çekerek şaytandan yani siyonizmden zerre dahi olan hayır gelmeyeceğini bilmemiz gerekmektedir. Yani akp ve herhangi bir diğer partiye olan tavrımız, bizi her ne olursa olsun siyonist odaklar ile yan yana gelmeye itmemelidir.

OLAYLARI VE GELİŞMELERİ İYİ OKUYABİLMEK
Dünya sancılı bir dönemden geçerken olayları ve yaşananları iyi okuyamazsak ve gelişmelere karşı tutarlı ve çözümleyici yöntemler oluşturamazsak, tüm çabamız ve gayretimiz denizde bilmediğimiz istikamete doğru çaba sarf ederek boşa kürek çekmeye ve enerjimizi yanlış ve sonucu belli olmayan ortamlarda tüketmeye benzer. Şimdi Milli Çözümün haklı ve hayırlı mücadelesinde mihenk taşı gibi her kesin ayarını ortaya koyan bu yazı ve yorumları çok iyi okuyup analiz edilmesi gerekiyor. Yani şu yazıyı okuyupta hala daha efendim Elaziz gibi düşünülüyormuş, yok Tayyip Erdoğan’a sahip çıkmak lazım gibi boş, kof ve hiçbir gerçekliliği ve doğruluğu olmayan bu söylemler, birilerinin hatalarına kılıf oluşturmaya ve kendilerini haklı çıkarmaya yönelik yanlışlığın ve bilinçsizliğin bir göstergesidir. Her şey açık ve net ortada. Fazla söze gerek yok. Zaten bu gerçekleri haykıran bir Milli Çözüm kaldı. Kimse bu kervanı asla durduramayacak ve hedefinden saptıramayacak inşallah.

İyi okursan anlarsın
Bahane arayanlar : Önce Milli Çözümün ilk çıkan sayısı ile son sayısı arasında hiçbir farklılık olmadığı gibi , ondört yıl öncesi yazılarımızı birisi alıp okusa yeni yazılmış gibi bir farklılık göremeyecektir . Üstadımız Ahmet Akgül Hocamızın yetmişten fazla eserlerinin tamamı ortada ,alın bütün eserleri inceleyin bakalım siyasi duruşundan , davasına sadakatından ,vatanına bağlılığından ve hiçbir makam sahibinden beklentisi ve korkusu olmadan mert ve net bir duruşunu göreceksiniz .Ve bunu bildiğinizden ve yıllarca çizgisinden ,davasından ve duruşundan taviz vermediğinden marazlıların ve işbirlikci hainlerin hedefinde olmuştur .Şimdi bu ibretli ve müjdeli rüyada herşey o kadar açık ve net olmasına rağmen , bazı marazlılar sosyal medyadaki yorumlarıyla kendi aymazlıklarına ve ihanetlerine ortak aramaktalar .Korkuları akıllarını karıştırmış olmalıki ..!Endişe ile saldırmaktalar .Buda Milli Çözümün ne kadar haklı olduğunu göstemektedir .Korkunun ecele faydası yok . GÖRMEK istemeyene ,fayda sağlamaz mercek .

Bütün çıplaklığıyla ,ortada durur gerçek

Hakkaniyet fıtratın ,vazgeçilmez olgusu
Akıl insanlık için karşılığı olan çek ..

Gayemiz devletimizin istiklal ve istikbalidir
Milli Çözüm dergisi olarak yayına başladığımız ilk günden bugüne kadar tek dayanak ve Hak ölçümüz rehberimiz olan Kuranı Kerim ve Erbakan Hocamızın öğretileri ve Üstadımız Ahmet Hocamızın 50 yıllık bilgi -birikimleridir..
Bu nedenledir ki dikkatli bir şekilde incelendiğinde ilk sayımızda neyi savunmuş ve anlatmış isek veya bir parti-meşrep ve kişi hakkında nasıl bir tavır sergilemişsek görülecektir ki son sayımızda da aynı istikamet üzere değerlendirmemizi yapmışızdır..
Bunun en güzel örneklerinden biri Üstadımız Ahmet Hocamıza AKP’li bir yetkilinin cami çıkışında “Hocam Hakkınızı helal edin siz 10-15 sene önceden şu Feto’nun gerçek yüzünü , mahiyetini bizlere anlatıp uyarmıştınız ama o zaman biz size inanıp bu gerçekleri görmezden gelmiştik” dediğinde Hocamızın “hele durun bakalım o gün Feto hakkında söylediklerim nasıl çıktıysa siz AKP’liler için de söylediklerim bir gün elbette çıkacaktır” söyleminde görmekteyiz…
Evet Feto olayında Üstadımız ve Milli Çözüm nasıl haklı çıktıysa bugün de Milli Görüş’e ve Erbakan’a hıyaneti karşılığında iktidara taşınıp hassaten ülkemizi, umumen tüm ümmeti ( Bop Eşbaşkanlığı-Açılım Süreci-AB uyum yasaları süreci-Libya ve Suriye işgallerindeki) ferasetsiz ve basiretsiz bir yönetimle uçurumun eşiğine getiren AKP ‘nin akıbeti hususunda da haklı çıkacaktır…
Yani dün Sn. Erdoğan ve AKP hakkında ne kanaatimiz varsa bugün de aynı kanaat üzerindeyiz…
Yalnız bunların hiçbirisi S. Erdoğan’ın şahsında ülke bütünlüğümüze , Milli birlik ve dirliğimize yönelik saldırıları da hoş görelim boş verelime gerekçe olmamalıdır…
Erbakan Hocamızın konferanslarda ” Bak biz bunlara hükümete geldiklerinde bazı tavsiyelerde bulunduk.. Eğer bunlara uymazsanız ülkeyi krizi sokar ve dış güçlerin oyuncağı olursunuz ” dedik.. Dedik de üzerine oh olsun başaramadılar diyemeyiz bu ülke bizim ! buyurdukları gibi bizim için de ülkemizin ve devletimizin bekası AKP’den ve yöneticilerinden elbette daha değerli ve kıymetlidir…

Sadece düşüncem
Kıymetli kardeşlm gördüğünüz rüya hayırlar getirsin insaAllah .Tevil noktasında yapılan açıklamalara istinaden şunu belirtmek isterim.Cennet mekan Erbakan hocamın şu sözünü çok önemsiyorum.Ak parti siyonizm tarafından kurulmuş bir partidir.Erbakan hocam yaklaşık elli yıllık Milli Görüş tarihinde söylenmeyen ifadeleri ve yorumları yapmıştır.Elle tutulan ve gözle görülen şekliylede olaylara baktığımızda bu oynanan oyunun bizlere çok ağır geldiği gözükmektedir.Yani batılın temsilcisi siyonizm şeytanla olan işbirliği ile öyle oyunlara imza atıyor ki bizleri birer ikişer kendi safına çekiyor.Yani kısaca hakkın temsilcisinin yapamadığı bir şeyi batılın temsilcisinden bekliyoruz.Şeytan boş durmuyor ve batılla organizasyonu çok etkili.Ben yaşadığımız bu dönemi tüm islam diyarlarında oynanan munafıkane sistem olarak görüyorum.Bu oyun siyonizmin son oyunu ve Rabbimin izniyle bu oyunu biz Milli Görüşcüler bozacağız inşaAllah.

Asıl Olan Devletin bekası
Sayın Cumhurbaşkanına ve AKP ye olan kırgınlığınız ve kızgınlığınız; Devletin bekası ve devamı için almanız gereken vicdani ve Milli tavrınıza engel olmasın.

Devlet terbiyesi ve vatan sevgisi bunu gerektirir…
Elhamdulillah. Aziz Erbakan Hocamızın deyimiyle kafalarını vura vura gelip anahtarı Milli Çözüm’e teslim edecekleri bir sonun ön aşamalarını işaret eden sadık bir rüya.

Milli Çözüm Dergisinin ve Ekibinin çizgisi yıllardır çok net ortada ve itidal üzere olmasına haset eden, Akp’ye kaçmak için bahane ve mazeret arayan gizli Akp’liler, rüyanın çok açık yazılan yorumuna rağmen sosyal medyada Milli Çözümü Akp’ye yanaşmakla itham ederek karalamaya ve kendilerine mazeret aramaktadır. Ama iyi bilmelidirler ki Milli Çözüm zulme ve zalimlere en sert ve mert tepkiyi veren, devleti ve hükümeti birbirinden ayırırken devletin bekası için yine devletin makamlarına sahip çıkan ekiptir. Kimse boşa sevinmesin Milli Çözüm çeliktir eğilmeye gelmez…

Aziz Erbakan Hocamızın deyimiyle Milli Çözüm bazı şahısları adam yerine koyduğundan değil, işgal ettikleri makama olan saygısından makama ve makamın temsil ettiği devlete sahip çıkmaktadır. Buna devlet terbiyesi denir ve bu terbiyeden mahsun kalanlar bunu anlayamaz.

Bu rüya Allah’ın ülkemize ve milletimize rahmeti gereği ilahi bir mesajdır ve birileri bu mesajdan hissesini almalıdır.

Eğilmez çelik yüreklere ve bileklere; Milli Çözüm ekibine selam olsun!!

HERKES ANLADIĞI GİBİ GÖRÜR
Bu rüyanın mesajını iyi okumak ve analizini net yapmak gerekiyor. Şu anda kudurmuş siyonist çıban başı İsrail Kudüsü başkenti ilan ederek açıkça dünyaya meydan okumakta ve 3. Dünya savaşının fitilini ateşlemektedir. Şeytan İsrail bunu yaparkende ümmetin toparlanmasında ve birlikteliği sağlamasında en aktif rolü oynayan ülkenin Türkiye olduğunun bilincinde olması hasebiyle, şeytani planını uygulamaya geçirmek için önce ümmetin gözbebeği Türkiyeyi zayıflatıp etkisiz hale getirme gayreti içerisinde her türlü kozunu oynamaktadır. Şimdi şu gerçeği kimse inkar edemez. Milli Çözüm 50 yıldır Hak bildiği çizgide her türlü sıkıntı ve zorluğu göze alarak ve taviz vermeden bu döneme kadar yüzünün akıyla gelmiştir. Olaylara Kur-an ve Resulullah ölçüsü, milli ve ilmi eksende yaklaşan bir bakış açısıyla hareket eden ve bunu kanıtlamış olan bir ekiptir. Akp ve Tayyip Erdoğan’ında bugüne kadar ülkemize, ümmete ve insanlığa verdikleri zarar ve tahribatları en ciddi, cesur ve gerekli şekilde belgeleriyle ortaya koyan yine Milli Çözümdür. Bunlar gerçekleşirken mahkemelerle uğraşan, dışlanan, horlanan, ama her işin ve olayın sonunda haklı çıkan yine Milli Çözüm oldu. Şimdi bu rüya ve rüyaya yönelik tesbit ve açıklamalarla aslında meselenin ülkemizin bağımsızlığı ve bekası için şu aşamada şeytani planları bozmaya ve başta ülkemiz, ümmet ve insanlığın kurtuluş kapısı olan Türkiye merkezli milli bir oluşumun gerçekleşmesi için gerekli ve önemli bir adım olarak algılanmalıdır. Yoksa ihanet şebekesinin ihanetleri tescillidir ve zamanı geldiğinde hem bu dünyada hem de ahiratte hesabı sorulacaktır. Yani keskin bir virajdan geçiliyor ve o virajdan Türkiyenin seldelemeden ve uçuruma sürüklenmeden yolun sonuna ulaşması gerekiyor. Böylesine kritik ve zorlu bir süreçte her kesin ve her kesimin elini taşın altına koyması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Ama bu Akp ve Erdoğan’ın bugüne kadar yaptıkları tahribatlar ve ihanetlerin üzerini kapatmak ve bunları temize çıkarmak için değil, ülkemizin, ümmetin ve insanlığın kurtuluşu ve Siyon şeytanın başının ezilmesi içindir. Ve yine unutulmasın ki, soysuzlardan ki bunlar her kim olursa olsun hepisinden elbetteki hesap sorulacak ve o günlerde yakındır inşallah. Buna binaen bu rüyadan ve yapılan tespitlerden kim ne anlarsa anlasın ama hakikat bu.

Milli Çözüm !
Türkiye Cunhuriyeti Devleti diye bir devlet olmasa,Tayip Erdoğan ve akp denilen bir siyonizm kurgusunun, ne önemi olurdu Abd ve dünya nezdinde.!?
Türkiye yıkılsın ve parçalansın diye AKP işbaşına getirilmedimi?
Siyonizme karşı İslam dünyasından en etkili en vurucu gücün Milli Görüş ve Erbakan Hoca olduğunu şer güçler gayet iyi biliyor ve Etkisi ve iradesi kırılmış,yumuşak lokma ile siyonizmin sofrasında parçalanıp, yutulmaya hazır bir kuzuya çevirme planlarıyla Türkiyeyi yutmaya çalışmaktalar…
Okuma,anlama ve muhakeme duyarlılığını bir türlü kazanamayan kişilerin, meselenin önünü ve sonunu anlamadan iki kelimeyi kırparak önyargı damarı ile yargılamaya girişmeleri son derece haksızlıktır…
Bu Amerikan operasyonundan sadece Tayip Erdogan ve yakınları zarar görecekse canları cehenneme!!!…Hiç umrumuzda bile olmaz…
Yok eğer son derece stratejik bir siyasi kumpasla, İşbirlikçi Akp ve Tayip üzerinden Türkiyeyi bir felakete çekme hamlesi atılıyorsa,elbette buna engel olmak için gerekirse Tayibi de bu tuzaktan kurtararak vatanın saadet ve selameti için bir asil duruş sergileriz…
Ve kendi kurbanımızı kendimiz keseriz..
Gevurun bıçağı ile kesilen kurbandan kurban olmaz…
Nasıl ki Mekkenin fethinde Hz Resulü Zişan; On yıllarca düşmanlıkla kendisine entrika kuranlara bile genel af ilan etmiş bir merhamet ve bağışlama hukukunu gözetmişse,aynı şekilde Hak ve Adaletle elbette yargılamamızı da cezamızı da biz veririz..
Bağışlanacak durumları varsa da Kuranı terazi kabul ederek af yolunu seçer Allaha havale ederiz…
On beş yıllık bir hıyanet odaklı iktidarın yalakalığına ve yardakçılığına ve uşaklığına girecek kadar bayağı olmadık şükürler olsun..
Hele hele Milli Görüşün İman nefesi olan Milli Çözümü de böyle maksatlı bir iddai ile töhmet altında tutmak kimsenin haddi olamaz..
Milli Çözüm;Vatanın ve Milletin Birliğinin yegane garantisidir..
Tüm İsrailci,Amerikancı,Ab ci işbirlikçilikten ve işbirlikçilerden de beridir..

Dere Geçerken…
Dün işyerimde, arkadaşlarla Türkiye ve Dünya gündemini konuşurken konu Zarrab olayına geldi ve Milli Çözüm takipçisi olan CHP’li bir arkadaşım:

[i]“Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Bakanları, ABD eliyle yargılanmak isteniyor ve apaçık belli ki, bu sebeple Cumhurbaşkanının şahsında, Türkiye Cumhuriyeti uluslararası arenada zor durumda bırakılmak isteniyor. Eğer ortada bir yolsuzluk hukuksuzluk varsa ki ‘var görünüyor’; onların yargılanması ABD’de değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin mahkemelerinde olmalıdır. Aklım, şu an ‘Erdoğan’ın şahsı ve AKP üzerinden’ Devletimize olan kast dolayısıyla, Erdoğan’ın yanında olmak gerektiğini söylüyor ama biz AKP’liler ile aynı yerde değiliz. Onlardan çok farklı düşünüyoruz. Fakat söz konusu olan Devletimizdir… Bunun da farkındayız. Ve Devletin bekası da her şeyin üstünde olduğundan, kafamız oldukça karışık ve açıkçası şaşkın durumdayız.”[/i] dedi ve sordu:
[b] “Şimdi biz nerede duracağız?”[/b]

Aziz Hocamız bu rüya ile “kırk yıl anlattım anlamadılar, ne halleri varsa görsünler” demeyip, Kerametiyle, himmetiyle ve şefkatiyle; böyle düşünen ve kafası karışık olan çok sayıda insanımıza da yol göstermiş oldu. Elhamdulillah…

Hasan beye hatırlatma..
Duyarlılığınıza teşekkür ediyor ve kutluyorum.
Aşağıdaki Kazım Erkan uyarısı, ricanızın yanıtı makamında oluyor. Yani[i][b] Erdoğanın yanlış ve yıkıcı icraatlarına ve AKP iktidarına sahip çıkmak değil, bu bahane ile devletimizi dağıtmaya girişien hıyanet odaklarına karşı çıkılacaktır.[/b][/i]
Selam ve dualar.

Lütfen detaylı bir açıklama yapılsın
Derginizin genel çizgisini beğenerek takip ediyorum.Bu rüya ile ilgili de yaklaşımınızın doğru olduğunu düşünüyorum.Ancak konunun biraz daha açıklanmasında yarar var.Sanki bu vakitten sonra AKP hükümeti ve Sn Erdoğan’ı koşulsuz destekleyecekmişsiniz gibi bir hava oluşturulmaya çalışılıyor.Özellikle sosyal medyada çok ciddi eleştiri ve hakaretler yapılıyor.Elaziz gazetesinden bir farkın kalmadığı hatta onların çizgisine yenice gelinebildiği gibi eleştiriler var.Artık AKP li olupta Milli Görüşçü geçinenler kervanına katılmaktan dem vuruluyor.Lütfen bu konunun daha açık bir şekilde izahını sağlayınız.Konuyu lutfen Ahmet Akgül Hocaya iletiniz.

Kazım Erkan yorumuna uyarı
Ahmaklık yapmayalım!..
Bu rüyanın ve yorumlarının[i][b] “Bundan sonra Sn. Erdoğan’a ve AKP iktidarına sahip çıkacağız!” [/b][/i]şeklinde anlaşılması yanlıştır. Sadece Erdoğan’ın icraatları bahanesiyle, dış odakların devletimizi dağıtma girişimlerine karşı durulması gereği uyarılmıştır. Yoksa Milli Çözümün AKP’ye yaklaşımları açıktır ve haklıdır…

Selam ve saygılar….

CEZAEN VİFAKA : Cezaen vifaka;” -işledikleri kötülük ve nankörlüklere- uygun ve denk –muvafık- bir ceza-karşılık
Elhamdülillah Elhamdülillah Elhamdülillah…….

[b]CEZAEN VİFAKA:[/b] ” İşledikleri kötülük ve nankörlüklere- uygun ve denk –muvafık- bir ceza-karşılık”

(Dünyada yaptıklarına) Uygun karşılık olarak (böyle hareket edilecektir. Herkesin ve her kesimin amellerine karşılık, işledikleri suçun cinsinden) muvafık (uygun ve denk) bir ceza verilecektir. (“Cezaen vifaka;” -işledikleri kötülük ve nankörlüklere- uygun ve denk –muvafık- bir ceza-karşılık demektir.)

NEBE SURESİ 26. AYET MEALİ
http://www.mealikerim.com/78/nebe/26

Ya Rab hatırına, ismi Kahhar’ın
Gücünü zalime, göster Allah’ım!..
Anlasınlar va’di, neymiş Cebbar’ın
Vur Deccal boynuna, neşter Allah’ım!..

RABBİMİZ NE YARATIRSA HER ŞEYİN EN GÜZELİNİ YARATIR…

hayır olur inşallah
Çok hayırlı bir rüya burüya sayesinde Erdoğan beyin şimdilik desteklenip inşallah memlekete kast edenler tarafından elimine edilmesine karşılık yardımcı olunmasını işaret buyuruyor çok güzel bir rüya inşallah Akıbet inananlarındır güzel günler çok yakındır sabah çok yakın değil mi zafer İnşallah yakındır Rabbim bize de nasip etsin Rüyayı gören kardeşimize de Rabbim hayırlı uzun ömürler ihsan etsin Böyle güzel rüyalar bize de görmeyi nasip etsin

ÖTELERDEN HABER ETMİŞ
Deccalizme kafa tutmuş,
Müminlere umut olmuş,
Hainlerle hep boğuşmuş,
Daim Muzaffer olasın…

Kur’anı ölçü eyleyen,
Resul’ü mihenk belleyen,
Rehber yolunu izleyen,
Hak maksadına eresin…

Söz söyledin rıza için,
Yazıp durdun deva için,
Adandın hem Dava için,
Hak Dosta vuslat bulasın…

Şah-ı Sultan himmet etmiş,
Ötelerden haber vermiş,
Askerine emreylemiş,
Adil Düzeni kurasın!..

Hakk’adır ümidimiz
Aslı nesli Tevhid sancağını yüksekte tutmak için canından, malından, gelecek beklentilerinden vazgeçmiş, kendisini Hakk’a adamış binlerce ferdi olan bir milletin, devletine ait kurum ve kuruluşları da temsil ettikleri mana nedeniyle elbette mübarek ve değerlidir. Bizlere düşen şahısların haince ve bencilce tutumları nedeniyle başka tuzaklara açık olmaktan ve de siyonistin ve şeytan denen melunun hedef alanına tekrar girmekten imtina etmektir. İşte rüyayı gören muhtereme ve üstad Ahmet Akgül vesilesi ile Cenab-ı Hak bunları bizlere hatırlatıyor ve tekrar tekrar öğretiyor. İşte bu yüzdendir ki her daim ve her an ümidimiz Hak Teala’yadır. Ondan başka sığınacak kapımız da yoktur ve bizlerin de herhangi kapıya sığınma talebimiz yoktur elhamdulillah.

Hayırlara vesile olsun
Rabbim Yarınımızı bugünümüzden hayırlı eylesin rüyamız mübarek olsun .. Ümmetin liderliğini yapması beklenen güçlü ülkemize birlik ve beraberlik nasipeylesin..

Mubarek Olsun
Rüya da yorumda mubarek olsun.
Erbakan Hocamızın her türlü emir uyarı ve müjdeleri elbette en güzel ve en uygundur.
Akıl da vicdan da, aynı şeyi söylemektedir.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
28
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...