SUMUT’LA SONUÇ ALINMAZ!
Kapatır mı vicdan-ların kaybını
Dostlar SUMUT oyun, hayali umut!..
İktidarın yüz karası aybını
Silemez külleri, meşe palamut
Artık SUMUT mumut, farazi umut!..
Halkı oyalamak, gündem saptırmak
Kuduz İsrail’e, fırsat kaptırmak
İşe yaramadı, boykot yaptırmak
Böyle zulmü hizaya, sokmayı unut
Maalesef bu SUMUT, suni bir umut!..
Kim ki İsrail’e, göğsünü germez
Kutsal cihad yoksa, hedefe ermez
Niyetler halis ya, netice vermez
Devlet savaş açsın, sen oku Kunut
Yoksa bil bu SUMUT, sonuçsuz umut!..
Gazzey hatırlatma, katkısı azdır
İslam Birliği’ni, kurması farzdır
İşbirlikçi tipler, tek tavrı nazdır
Sonra BM NATO, veriyor komut
Anlayın bu SUMUT, geçici umut!..
Garantör olanlar, Gazze’yi sattı
Hep barış dediler, katliam arttı
Sahte kurtarcılar, sağıra yattı
“İsrayl güçten anlar!”, kesin ve somut
Uyanın bu SUMUT, sahte bir umut!..
Devreye girmezse, Yıldırımhan Kaan
Dinmez gözyaşları, akacak bu kan
Laf değil icraat, zamanı ey can
Bunlar Ebrehe’dir, tankları mamut
İnanın bu SUMUT, yararsız umut!..
Dirilin ey Türk Kürt, Arap ve Çerkez
Çün kof hayallerle, avunur herkes
Sanki emir vermiş, Siyonist merkez
“Böyle eylemlerle, toplumu uyut!..”
Kanmayın bu SUMUT, suni bir umut!..
Halkları oyalar, ucuz kahraman
Atlan taşa koşar, uyuz kahraman
Yahu hiç olur mu, domuz kahraman
Sen bu filimlerle, gerçeği yamult
İnanın bu SUMUT, fasit bir umut!..
Yuvalar dağılmış, yurtları viran
Gaddar kahbe İsrayl, tam çağdaş Tiran
Hedefe konuldu, şimdi de İran
Gazze’de kalmadı, tek sağlam konut
Maalesef bu SUMUT, suni bir umut!..
Genç kızlar mahcuptur, gelinler yasta
Anneler mahzundur, bebeler hasta
Normalleşen mel’undur, Mısır’da Fas’ta
Gaziye ilaç yok, şehide tabut
Kanmayın bu SUMUT, sahte bir umut!..

NE SUMUT, NE MUMUT, HEPSİ FARAZİ UMUTTAN ÖTE GEÇEMEZ!..
Bu savaş Sahada mı bitecekti, yoksa Masada mı bitecekti? Bize göre: Kur’an’ın haber verdiği, Resulüllah’ın müjdelediği ve Aziz Erbakan Hocamızın bildirdiği gibi bu savaş, ne sahada, ne masada; Hz. İSA’da bitecekti. Çünkü Netanyahu: “Ben bu savaşla görevlendirilmiş insanım.” Yani DECCAL konumundayım, itirafında bulunmuşlardı. Öyle ise, Deccal’in Hz. İSA tarafından gebertileceği de zaten belirtilmiş ve kesinleşmiş durumdaydı.
BU SAVAŞ, SAHADA VE MASADA DEĞİL; HZ. İSA’DA BİTECEKTİR!
“SUMUT” gibi filistin davasına ve Hamas mücadelesine hiçbir yararı olmayan eylemler, toplumu uyutmak ve Siyonist işbirlikçisi iktidarların Filistin davasına ve Gazze mücadelesine hıyanetlerini halktan gizlemek için tezgâhlanmaktadır.
SUMUT gibi sahte ve suni umutların peşinde koşanların iyi niyetleri, kendilerini kof hayallerle avuttukları gerçeğini değiştirmemektedir!
Gerçekten Filistin davasını ve Hamas mücadelesini desteklemek isteyenler; öncelikli olarak Filistin davasına ve Gazze mücadelesine hıyanet eden işbirlikçi iktidarları tanıması ve onlarla mücadele etmesi gerekmektedir.
Aziz Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi; “Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki; TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkan ı’nın o makama oturması, Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür! ” (Erbakan Hocamızın TRT Basın Toplantısı Yazarlar Soruyor-Nisan 1980)
Filistin davasına ve Hamas mücadelesine hıyanet eden Siyonist işbirlikçisi iktidarları destekleyerek yapılan SUMUT eylemlerini yapanlar; Aziz Erbakan Hocamızın: “Siyonizm öyle bir ustadır ki ‘Kim? Ben mi? Ben hiç Siyonizm’e hizmet eder miyim!’ şarkısını söylettirerek, kendi ordusunda iş birlikçilere askeri talim yaptırır.” sözlerinin muhatabı olmaktadırlar!
Başta faydalı bir sivil girişim olarak hareket geçen filonun artık ünlülerin muhafazakar dünyaya boy gösterdiği bir sahne, işbirlikçi iktidarların ardına sığındığı bir gündem aracı, siyonizmin ise gündem değiştirmek için kullandığı bir maşa haline gelmesi ne acı bir durumdur. Bu hususu yine en kesif ifadeleri içeren bu müthiş şiirle Milli Çözüm açığa kavuşturmuştur. Toplumumuza verilen en güçlü narkozlardan birini etkisiz bırakmak için yazılan bu şiir mertlik ve cesaret örneğidir. Kamuoyu Faydalı bir girişimken fasit bir umut haline gelmiş sumut filosunu konuşurken hiçbir şey yapmayan garantörlere söz etmemekte Gazze yine yalnız bırakılmaktadır.
Halkları oyalar, ucuz kahraman
Atlan taşa koşar, uyuz kahraman
Yahu hiç olur mu, domuz kahraman
Sen bu filimlerle, gerçeği yamult
İnanın bu SUMUT, fasit bir umut!..
israil güçten anlar kesin ve somut.
Dikkatlerden kaçan bir durum var. Oda Sumut filosuna katılımlar oluyor ama iktidar kanatından olumlu olumsuz hiç açıklama yok. İsrail’in ipsiz itleri rehine aldıkları vatandaşlarımıza ve diğer insanlara insan dışı muamele yaparken, iktidar ve muhalefet yine sessiz. O nedenle Sumut elbetteki kanayan vicdanlara belki bir nebze olsun melhem olma umudu taşıyor görünsede, gerçekte bu durum sonuç olarak olumsuz bir hava oluşturmuştur.
SÖNDÜ UMUT!…
Bizi yönetenler her fırsatta Abd-israil dostumuz dedikleri için zaten bir ümidimiz kalmamıştı fakat artık avam kesimde gördü ve umutları söndü… Herkes hiçbir şey olmuyor gibi hayatlarına devam ediyorlar çünkü ne bir beklenti ne bir oluşum hayali kaldı…
Üretilen üstün silahlarımız fuarlarda israil firmalarına satıldı , ingiltere de saraylarda seminerler verildi kim bilir nelerin pazarlığı yapıldı yani üstün teknolojilerimiz yabancılara hizmet için üretilir oldu masum bebelere , kadınlara, beylere mezar oldu…
Bu utançtan daha büyük bir utanç zaten olmazdı… Daha ne olabilirdi ki!
Rabbimiz bu utançla daha fazla bizleri yaşatma! Başımızdakilerin oyunlarını başlarına çevir!! Sonsuz Amiin!
Niyetler halis, ama yemliyor habis
Vicdanlı gönülleri, oyalıyor uyuz
Sumut ile vicdan, ferahlatır ucuz
Tek gerçek; güçten anlıyor domuz
Ne yazık ki hep bir milletin gazını almaya yönelik hareketler. Ya bir takım eylemlerle, ya boykot boykot diyerek, ya Sumut’la bir şeyler yapılıyormuş görüntüsü veriliyor. Ama ne yazık ki tek bir adım dahi atılmıyor. 7 ekim 2023 ten sonra İsrail’le ticaret bile kesilememişti. İsrail’in tüm ihtiyaçları ülkemizden karşılanmaktaydı. Önce yalan dendi, Milli Çözüm TÜİK verileri ile ispat edince ticaret kısıtlamasına gidildi dendi. Sonra Filistin’e gidiyor bu ürünler dendi. Neler dendi neler. İsrail bir yandan vururken bir yandan Filistinlilerin mallarını teslim ettiğine inanmamız istendi. Asıl beklediğimiz ne ?Azerbaycan’a Ukrayna’ya giden İHA’lar, SİHA’lar, neden Gazze’ye gitmezdi. İsrail laftan anlamaz, güçten anlar sözünün gereği neden yapılmazdı. Laf değil icraat zamanıydı. 96-97 Aziz Erbakan Hocamızın başbakan olduğu dönemde tek bir Filistinlinin burnu dahi kanamamıştı. İsrail tek bir mermi sıkamamıştı. 20 şubat 1997 tarihinde yani 28 şubattan 1 hafta önce Filistin El Halil bölgesine Türk askeri gönderilmişti. Şimdi neden gönderilemiyor. Bizler 1974 te Erbakan Hocamızın Kıbrıs’ta yaptığı gibi İsrail Urunu oradan temizleyecek bir harekâta ihtiyaç var. Yıldırımhan’lar la Kağan’lar la İsrail’i yerle bir edip haritadan silmek gerek. Elbette onu yapabilmek için Erbakan olmak yada O’nun yolunda ve izinde olmak lazım. Gazze de acıların en büyüğü yaşanırken, İsrail vahşetin alasını sergilerken tüm her dinden her görüşten insan sessiz kalamamış yürüyüşler düzenlemişti. Bazı ülkeler İsrail’e yaptırımlar uygularken bizim ülkemiz ne yazık ki ticareti bile kesememişti. Ya Rabbi yüreğimiz yanıyor, gönder İsa’yı gebertsin Deccal Netanyahu’yu, yerle bir etsin İsrail’i. Tüm Mazlum Müslüman kardeşlerimizin kurtuluşa ereceği ve bütün insanlığın saadet bulacağı Adil Düzen’e dayalı Yeni Bir Dünya’yı kursun inşallah.
“ Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki; TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkan ı’nın o makama oturması, Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür! ” (Erbakan Hocamızın TRT Basın Toplantısı Yazarlar Soruyor-Nisan 1980)