Yararlı ve başarılı her türlü hizmet ve muvaffakiyet; sadece Allah’ın dilemesi ve desteklemesi iledir. Sebeplerini de, sonuçlarını da Allah’ın takdir ettiği böylesi başarılardan dolayı: şımarıp, şaşırıp ve haddimizi aşıp gurura kapılarak küfre (nankörlüğe) mi yöneleceğiz?.. Yoksa şükredip kulluk şerefine mi erişeceğiz? Diye imtihan edilmekteyiz.
Zahiri sebepler planında işlerin nasıl yürüdüğüne gelince…
Milli çözüm dergisi; İslâm davasına, insanlık sevdasına ve Milli Görüş mesajına gönül vermiş özel bir muhabbet ekibinin eseridir.
- Bir kısmımız yazılarını hazırlıyor…
- Bazılarımız bunları bilgisayarda yazıyor…
- Birkaçımız kaynak ve doküman sağlıyor…
- Bazı arkadaşlarımız dizgi ve baskı işlerini hazırlıyor…
- Diğer dostlarımız dağıtımını yapıyor…
- Bazı kardeşlerimiz de, parasal eksiklikleri tamamlıyor ve ihtiyaçları karşılıyor!..
Yazarlarından dağıtımcılarına, hiç kimsenin “Allah rızası ve okurların duası” dışında, hiçbir şekilde maddi çıkar sağlaması veya maaş alması söz konusu değildir. Çünkü bütün bu gayretler: Milli ve manevi bir sorumluluk duygusu… Ruhi ve vicdani bir doyumluluk arzusu adına gösterilmektedir.
Dünyevi bir rütbe ve ganimet taksimi söz konusu olmadığından, herkesin sevabını da: niyetine ve gayretine göre Allah’ın vereceğine ve O’nun haşa-haksızlık etmeyeceğine inanıldığından, bu ekip arasında; kıskanma, kayırma, kaytarma gibi şeyler de, öyle fazla gündeme gelmemektedir.
Bediüzzaman’ın tabiriyle bu “bir şirketi maneviye” olduğundan hizmet ve şeref toplamından… Sevap ve sevinç payından her birimizin alacağımız hissemiz bize yetmektedir.
“Bu hizmetin asıl yükünü ben taşıyorum… Ben bırakırsam, yerimin doldurulacağına inanmıyorum… Ben istismar edilip kullanılıyorum… Şu marifetimden ve şu variyetimden dolayı ayrıcalıklı bir konumda bulunuyorum” gibi nefsi ve şeytani vesveselere kapılanlar. Veya bu ekibi ve dergiyi istismar etmeye kalkışanlar, önce ve gereğince uyarılır, ama uyanmazsa kendi haline terk edilir ve inşallah düzelmesi beklenir.
- 1- Gaye (inanç, ideal ve kutsal amaç).
- 2- Girişim (cesaret ve ciddiyetle işe koyulma).
- 3- Gayret (disiplinli ve düzenli çalışma).
- 4- Gereç (lazım olan imkân, eleman araç ve kaynaklara ulaşma)
- 5- Gereksinim (ihtiyaç duyulan para ve pazarlama) formülünde görüldüğü gibi, para: başarı için gerekli olan beş önemli şeyden sadece beşincisidir. Ama “önce para lazım” diye düşünen kimseler, aslında bilinçsiz, beleşçi ve bereketsiz kimselerdir. Maddeci ve materyalisttir.
Böylesi gönüllü girişimlere katılmanın şartı; samimiyet ve teslimiyet… Bu ekipte kalmanın; kıdemli ve kıymetli kadrodan olma şerefine kavuşmanın şartı ise, hizmet ve mesuliyettir.
Bu gibi Haklı ve hayırlı hareketlere “Dünyalık ne kazanacağım?” diye değil, “Ben ne katacağım?” diye girilir.
Davasına ve dostlarına iyilik edenler ve fedakârlık gösterenler; başa kakmak, minnet etmek… Veya bunları bir külfet ve rüşvet gibi görmek gafletine asla düşmemelidir.
Milli Çözüm Dergisi, genel hizmet kervanı içinde özel bir konuma sahiptir. Her babayiğidin taşıyamayacağı zorlu, ama onurlu bir misyon yüklenmiştir. “Kemiyet”e (kof kalabalığa, sayı üstünlüğüne) değil; “Keyfiyet”e (öze ve niteliğe) değer vermektedir. Çünkü kalabalık değil, “Özgül ağırlık” önemlidir. Binlerce ton keresteyi taşıyan denizde, küçücük bir çivinin batması nedendir?
İnanç kardeşliği, insan eşitliği ve vatan sevgisi vazgeçilmez prensiplerimizdir. Temel insan hakları ve evrensel hukuk kuralları değer ölçülerimizdir. Akli ve nakli delillere dayanan ilim, rehberimizdir. Atatürk’ün de dediği gibi: “Hayatta en hakiki mürşit; İlimdir.”
Biz doğru bildiğimizi yazıyoruz. Ama “Tek doğru, en doğru budur” saplantısından Allah’a sığınıyoruz… Hatamızı hatırlatanlara, bunları delilleriyle aklımıza ve vicdanımıza yatıranlara saygı duyuyor ve sahip çıkıyoruz… Ama sadece haset ve fesat damarıyla karşı çıkanları ve kuru sıkı füze fırlatanları ise, hesaba bile katmıyoruz…
Hem ülkemizdeki hem bütün yeryüzündeki, mevcut haksızlık ve ahlaksız düzenlerine ve şeytanın dini olan Siyonizm’e karşı başlatılan kutlu direniş ve diriliş hareketinde; bizim de bir nöbet yerimizin ve siperimizin olmasından şeref duyuyoruz ve kendimizi şanslı sayıyoruz…
Allah’tan başka hiç kimseyi umursamıyoruz ve menfaat ummuyoruz…
Çünkü O’nun izni ve iradesi dışında hiç kimsenin bize kâr veya zarar ulaştırabileceğine inanmıyoruz!
Hz. Musa, doğup büyüdüğü ve dünyalık yardım gördüğü Firavun’a cephe açtığı için cahillerce “nankörlük”le suçlanmıştı.[1]
Hz. Peygamber Aleyhisselâm “Dinden dönmekle ve siyasi üstünlük hedeflemekle” horlanmış ve dışlanmıştı.
Ama biz davamıza tam inanmış kimseler olarak “Böylesi kınamalara ve dedikodulara aldırmıyor ve basit karakterli kimselerin levminden korkmuyoruz.”[2]
Bu gönüllü hizmet ekibindeki dostların: hiçbir dünyalık karşılık beklemeden ve nefsanî bir amaç gütmeden, sadece Allah rızası gözetilerek, samimi, seviyeli ve sürekli olarak; kendi aralarında yaptıkları her türlü danışma ve dayanışmayı ise; çıkarı yoksa başkasına selam bile vermeyen ruhsuz ve huysuz tiplerin anlamasını zaten beklemiyoruz!..
Böylesi şaşkın ve hırçın birisi için yapılan tefaül sonucu karşımıza çıkan Yasin süresinin son sayfasındaki şu ayetlerle konuyu bağlıyoruz:
“Tutup, Allah’tan ve (Hak davadan) başka bir takım ilahlar (ve güç odakları) edindiler. Güya onlar tarafından desteklenip, yardım olunacaklar!..
Hâlbuki (o etkili ve yetkili zannettiklerinin) onlara yardım etmeye güçleri yetmez… Tam aksine, kendileri (o şeytani kimselerce kullanılan) hazır birer askerdir.
Öyle ise; onların (kasıtlı ve kışkırtıcı) sözleri Seni mahzun etmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da…
Görmez (ve düşünmez) mi o (edepsiz) insan ki; biz Onu bir (damla meni) nutfeden yarattık (ve biraz dünyalık imkân ve fırsatlarla donattık) da, şimdi çenesi düşük bir çekişmeci ve açık bir rakip kesilmiştir…”[3]
[1] Şuara: 18-19
[2] Maide:54
[3] Yasin: 74-77… Bu mealler de Dücane Cindioğlu’nun sadeleştirdiği Elmalı Hamdi Yazır mealinden yararlanılmıştır.

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
5375 Yıllık Siyonist Sömürü Düzeni, Kafirler ve Münafık Mücrimler istemese de yıkılacak , Tüm insanlığın…
Öncelikle belirtelim ki; Yahudiyi tanımadan dünyada olup bitenleri anlamak mümkün değildir. Makale bu anlamda çok…
Galiba tarihte hep böyle olmuş; Hakk uğruna mücadele edenler yalnız kalmışlar. Ne kadar kafir, münafık,…
Günümüzde sağcı-solcu bilineni, Dincisi-Dinsizi, İşbirlikçisi farketmeksizin hepsi bu siyonist düzen devam etsin diye çabalamaktadır. Siyonizm…
Yeryüzünün her zerresine sızan bu kuşatma, aslında bize "bâtılın ibadet aşkıyla çalışırken, hak ehlinin nasıl…
Bakara Suresi 251. ayet ; Böylece, Allah'ın izniyle onları (çok az sayıdaki sadıklar, kalabalık ve donanımlı…
Evet makaleyi okuyunca Milli Çözüm'ün şu farkını özelliğini hatırlattı. Artık ülkemizde ve dünyada bu gizli…
Burada bir hizmetin hakkını verme adına, Rahmetli Erbakan Hocamızın, geçmiş yıllarda Türkiye’ye gelmesi konuşulan o…
Aslında makalenin sonunda özetlenen maddeler, tüm makalenin özetidir; Büyük Orta Doğu Projesi’nin bir ütopya olmadığının,…
Makalede vurgulanan bağımsızlığımızı tehdit eden çok önemli hadiseler yaşanırken; iktidarın ve yandaşların Yeni Osmanlıcılık safsatası…