YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69ceea61712be
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 2 0
Bugün : 2503
Dün : 58264
Bu ay : 117410
Geçen ay : 1803365
Toplam : 52262468
IP'niz : 216.73.216.113

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

  • "Akıl, bir işin sonunu düşünmektir". Yani kârını, zararını çok iyi hesap ederek bir işe girişmektir. Çünkü son pişmanlık para etmeyecektir. Ve "ah keşke" sözleri, akılsızlığın neticesidir.

 

  • "Akıl; "şunlar, şunlar doğru ise, şunlar da doğrudur" şeklinde bir mukayese ve muhakeme (karşılaştırma ve karar verme) kabiliyetidir. İslamsız akıl, tek başına ilk ve mutlak doğruları bilemez, hayır ve şerri tayin edemez. İslamsız bütün nimetler ve saadetler ek­siktir ve yetersizdir. Bu nedenle "Bugün dininizi ikmal ettim ve nimetlerimi ta­mamladım" ayeti en son indirilmiştir.
  • Akıl, bir temyiz (iyiyi kötüden seçip ayırma) yeteneğidir.
  • "Akıl; imanın ve İslam'ın emrinde en büyük nimet, nefsin ve şeytanın elinde ise, sebeb-i felâkettir."
  • "Düşmanlar ve canavarlarla dolu ıssız ve karanlık bir ormandan kurtul­mak için, nasıl ki;

1- Tehlike bölgelerini ve güvenlik yollarını gösteren bir haritaya,

2- Doğru yön tayinine yarayan bir pusulaya,

3- Ve de çevremizi aydınlatacak bir ışığa ihtiyaç vardır.

İşte, haksızlık ve şeytanlıklarla kaplı bir dünyada, selamet yolunu bulmak için de, Kur'an bir harita, akıl bir pusula, iman ise önümüzü aydınlatan bir fener hükmün­dedir. Bunlar biri birinin tamamlayıcısıdır. Biri olmadan diğeri işe yaramaz ve kurtuluşa ulaştıramaz."

  • " İslam'ın dışında, hiçbir Hak ve hakikat kaynağı yoktur. Fen ve hikmet, sanat ve sanayi dahi, İslam'ın içindedir ve onun bir şubesidir. İlhamını Kur'an­'dan almayan hiçbir ilim ve teknik asla hayr-ı mahz olamaz, şerden ve zarardan arınmış sayılamaz. Mutlaka yeterli ve yararlı olduğu savunulamaz.

Felsefelerin ve filozofların birbirini inkârı, ideolojilerin devamlı çatışması, beşeri kanun ve nazariyelerin eskimesi ve değişmesi, hatta yapılan ilaçların bile, bir müddet sonra yan tesirlerinin anlaşılması, hep bu yüzdendir."

  • "İslam beş temel üzerine bina edilmiş bir hakikat sarayıdır ve hayat programıdır. Yoksa, sadece bu beş şeyden ibaret zannedilmesi hatadır.

        Zira, sadece bir kısmına inanmak ve yaşamak İslam değildir."

  • "Dünyadan Ay'a gönderilen bir füze nasıl ki hedef açısından bir milim­lik bir sapma bile gösterirse, bu açı giderek büyüyecek ve neticede o füze Ay'a değil başka bir gezegene çarpıp parçalanacaktır.

Aynen bunun gibi, imani ve itikadi konularda başlayacak çok az bir şüphe ve sapma bile, insanı giderek İslam'dan uzaklaştıracak ve bu sapıklık, sonunda sahibini cennete değil, cehenneme taşıyacaktır."

  • "İslam'ı, "ırkçılık" gibi batıl ve bozuk şeylerle karıştırmak esasına daya­nan sentezcilik düşüncesi de, itikadi bir sapıklıktır."
  • "Mezheplerin birleştirilmesi fikri de, ırkçılık gibi, bir siyonist şeytan şırıngası­dır ve insanlarımızı ibadet disiplininden ve takva dairesinden koparmayı amaçlamaktadır"
  • "Yanlışın en tehlikelisi, doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü, doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşımaktadır."
  • Bu konuda görülen diğer bir gaflet ve cehalet örneği de, sadece Kur'an'la hüküm ve amel etmeyi yeterli zannedip, sünnete (hadislere ve diğer şer'i delil­lere) itibar etmemektir.

Halbuki Allah'ın belirlediği Kur'anî hükümleri, Resulü Ekrem (sav) bizzat yaparak ve yaşayarak bizlere göstermişlerdir. Efendimiz (sav) öğretmeseydi ve örnek teşkil etmeseydi, nasıl abdest alınacağını ve ne şekilde namaz kılınacağını dahi bilemezdik.

  • Bütün Batı hukuku, toplam on bin meseleden ibarettir. Ama sadece İmamı Azam Hz.lerinin çözümlediği ve hüküm verdiği mesele yüz binin üzerindedir.
  • "İslâm bize ve zamana uymaya mecbur değildir. Ama herkes ve her za­man, İslâm'a uymak mecburiyetindedir."
  • "Şu dünyaya gönderiliş gayemiz olan kulluk imtihanını başarabilmek için, üç tane temel ve birbirini tamamlayan esas vardır:

1- Her şeyden önce İslâm'ı öğrenmek, İslâm'ın her konudaki emrini bilmek,

2- Öğrendiğimiz İslâmi esaslara göre yaşamak, Kur'an'ın hükmünü hayatı­mıza tatbik etmek,

3- Her yerde, her halde ve her meselede, mutlaka İslâm'a göre, yani İslâmca düşünmek."

Yani, itikat ve ilmihal konularını öğrendiği ve bildiği bir kısım ibadet­leri yerine getirdiği halde, ticaret, siyaset ve devlet hayatında müşrikler gibi düşünen, olayları batılı ve cahili ölçülerle değerlendiren bir kimse, hakikat nazarında Mü'min sayılamaz.

Örneğin, beş vakit namazı imamın arkasında ve tadili erkanıyla kılan bir insan, içinden "Camiden çıktıktan sonra, sattığım tarlanın parasını acaba hangi bankaya yatırsam?" diye geçiriyor ve rahatlıkla faiz yiyorsa, bu kişi İslamca düşünmüyor demektir.

5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Milli Çözüm Dergisi

Milli Çözüm Dergisi

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...