Üç dört gün içinde kofluğu anlaşılıp düzenbazların ellerinde patlayan "Milli Çözüm Operasyonu balonu" bahanesiyle, yazarlarımızdan Osman Eraydın ve Nail Kızılkan, SABANCI grubuna bağlı KORDSA'daki işlerinden, hiçbir hukuki ve ahlaki gerekçe olmaksızın atılmışlardı…
Bu arkadaşlarımız işçi statüsünde çalıştıklarından siyasi partilere, derneklere ve dergilere katılmalarında, konuşup yazmalarında hiçbir sakınca ve kısıtlama bulunmamaktaydı. Yazılarındaki hukuki durumlar ise sadece mahkemelerce değerlendirmeye alınmaktaydı ve zaten böyle bir suçlarına da rastlanmamıştı.
Ama yine de KORD-SA'daki işlerinden atılmışlardı. Bunların insan hakları, aile ve çocukları, ekonomik ve psikolojik sarsıntıları, sosyal huzur ve onurları, O fabrikaya teknisyen olarak verdikleri yaklaşık yirmi yıllık emektarlıkları ve fedakarlıkları, ekmek teknelerine ve amirlerine karşı samimi saygınlıkları hiç mi hiç hesaba katılmamıştı?
Bu arkadaşlarımızın ve Kord-sa İplik bölümündeki yaklaşık 250 kişilik çalışanların hiç birisi SABANCI ların sayesinde sendikalı da yapılmamışlardı.
TÜSİAD toplantılarında, Televizyon ekranlarında "AB"ye katılım sürecini, iş ve işçi güvencesini, Kopenhag kriterlerini, demokratik prensipleri ve sendikal gereklilikleri" gerine gerine gündeme getiren, bu konularda seminer ve paneller bile düzenleyen bay ve bayan SABANCI'ların, kendi iş yerlerindeki işçilerinden bu hakları kıskanmaları ve sendikaları SABANCI Holdingten mümkün oldukça uzak tutmaları tam bir çifte standart ve sahte bir tavırdı.
Yoksa sendikalar, sadece devlete ait KİT'lere sokulmalı, işçiler sendika ağalarınca kışkırtılıp KİT'ler zarara uğratılmalı ve iflasa zorlanmalı ve böylece özel sömürü sermayesine meydan açılmalı ve fırsat mı sağlanmalıydı?
Acaba Sabancıların fabrikalarında çalışan işçilerin yüzde kaçı sendikalıydı?
Sabancı gibi Holdingler küresel-tekel sömürü sermayesinin "sapan"ları zavallı işçiler de, istedikleri zaman kollarından tutup atacakları "sapan taşları" mıydı?
Bunların hesabı elbette sorulmalı ve sömürü baronlarının foyaları ortaya konulmalıydı…
SABANCI'lar bu sefer mayına basmışlardı… Bu yaptıkları yanlarına kar kalmayacaktı!.. Tüm Hukuki ve demokratik yollara başvurularak, işçilerimizin alın teri ve emeğinin kutsallığı kanıtlanacaktı. Bu dosyalar Sabancı gibilerin çıbanlarını deşip, ortalığı kokuşturacaktı.
Haydi, sendikalar, demokratik oluşumlar, sivil toplum kuruluşları, medya yazarları ve yorumcuları, iş başına!…

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
AKGÜLÜMÜZ!.. (ŞİİR)
Rahmetli Erbakan Hocam sürekli olarak bizlere şunu hatırlatırdı: “… İsrail’i bir müddet sonra ve dolaylı…
Erbakan Hocamızın yıllar önce yaptığı uyarıların, Milli Çözümün ve Ahmet hocamızın 40 yıldır yazılarında kitaplarında…
GARİP ZAMAN!.. İnsanoğlunun ağzından düşmeyen şu ahir zaman söylemi varya! Aslında o söylem bugüne ne…
Rabbimizin vaadi gerçekleşip zafer günleri geldiğinde münafık ve kafirlerin yüzleri nasıl kararacaksa özellikle işbirlikçi hainlerin…
Şu anda İran, Suudi Arabistan'daki Amerikan üslerinden dolayı buralara saldırı başlatsa, Suudi Arabistan'da Mekke Anlaşmasından…
Kağıt Üstünde Barış, Sahada İlhak: Şarm el-Şeyh Garantörlük Anlaşması ve Gazze’nin Değişmeyen Gerçekliği Umudun ve…
Yazıda bahsedilen "sinsi 10. Madde" bu: Görev ve sorumluluk MADDE 10- (1) Bu Kanun kapsamında…
"NATO, Siyonizm'in askeri sopasıdır ve İsrail'i koruyan bir kalkandır. NATO demek İslam düşmanlığı demektir." Prof.…
İşte işbirlikçinin huyu ve suyu: "...Suudi Arabistan fiilen İran’a saldırılar başlatmıştı… İran ise; nükleer anlaşmalardan…
AYIN DUASI: "...Şu işbirlikçiyi, işbilir sanır Göster izzetini, bilsin gafiller…" El-amin!