YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69ce02958f83f
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 1 7
Bugün : 10236
Dün : 56643
Bu ay : 66879
Geçen ay : 1803365
Toplam : 52211937
IP'niz : 216.73.216.113

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

GÖNÜL YAP, ÖLÜM YAKLAŞTI

Tüm kardeşler birbirini, sevip saysınlar gönülden
Bu dünyadan ahirete, göçmemize pek az kaldı…
Pişmanlığın faydası yok, çünkü sonrası ölümden
Yâr evlat makam ve maldan, geçmemize pek az kaldı
Hakiki kardeş olalım, göçmemize pek az kaldı…

Özür dile gönlünü al, kalp kırmışsan hem tamir et
Kine küslüğe değmiyor, bağışlamakmış marifet
Dünya fani ömür kısa, bâki olansa ahiret
Azrail’den ecel şerbet, içmemize pek az kaldı
Samimi kardeş olalım, göçmemize pek az kaldı…

Muhabbet merhamet lazım, haset hakareti bırak
Halka şefkat Hakka varır, kalma hiç Mevlâ’dan ırak
Kaderine tevekkül et, hesap mizan eyle merak
Ev yerine dar kabiri, seçmemize pek az kaldı
Sadık kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…

Dost ahbap kabre taşırlar, üç beş gün yasın tutulur
Hizmet iyilik dışında, sonra hepsi unutulur
Kardeşine kem söz etme, sanma yenilir yutulur
İyi kötü neler yaptık, ölçmemize pek az kaldı
Sahici kardeş olalım, göçmemize pek az kaldı…

Helal edin hakkınızı, kucaklaşıp da sarılın
Hem hoş görün hatanızı, ne kızın ne de darılın
Uyarmak da Allah için, amma gülerek ayrılın
Dört metrelik bez kefeni, biçmemize pek az kaldı
Dürüst kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…

Sizi üzüp kırdım ise, bağışlayıp rahatlatın
Dua edin dava için, kırık kalbim ferahlatın
Huzurla uçayım Dosta, bu ruhumu kanatlatın
Tutmaz olur ayağımız, sürçmemize pek az kaldı
Hep örnek dostlar olalım, göçmemize pek az kaldı…

Elbette zafer bekleriz, kutlu günler va’dedildi
Unutma hepsi hayaldir, nice bırakıp gidildi
Kardeşlerin kırma sakın, gönül yapan tatlı dildi
Milli Çözüm Sırat gibi, geçmemize pek az kaldı
Haydi kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…

5 2 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
28 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Engin Bakan’a Ayar!

Nefsi ve dünyevi dürtülere kızıp köpürmek cahiliye ahlâkıdır. Ama bir mü’minin Hak’tan kayıp cehenneme kayıp yuvarlandığını gören vicdan ehlinin feryadı ise “Şefkat Çığlığıdır! ” Ama bunu cahil soytarıların anlaması imkânsızdır.

Ufuk Efe

“Milli Mücahid’e” Erdemli Ol! Uyarısı…

Aziz Erbakan Hocamızı ve Muhterem Ahmet Hocamızı size, doğru yansıttığını sandığınız Ağabeyiniz, en sadık ve sağlam dava kardeşlerinin ve nice masum kişinin milyonlarca liralık arsasını, tarlasını, fabrikasını, hem de Erbakan ve Ahmet Hoca istismarıyla üzerine geçiren ve hâlâ bir pişmanlık bile göstermeyen şahıstır.

Önce bu ağır günahlarından tevbe edip açıkça özür dilesin ve on milyonlarca liralık gasbettiği kul hakkını nasıl ödeyeceğini söylesin…

Sonra ismi Ahmet Hoca’yla yan yana zikredilsin…

Edebinizi takının, balla çirkefi karıştırmayın…

Metin Çelik

Mücahit Halil, Akyüzüne Kara Etme!

Münafık, Dava Rehberini ve hizmet önderini istismar edip, kendisine samimiyetle bağlananların on milyonlarca liralık malına ve parasına konmak, bu hırsızlık ve haksızlığı deşifre edilince, samimiyetle tevbe istiğfar getirip özür dileyeceğine, sizin gibi çömezleri kışkırtıp haddini aştırmaktır.

Artık edebini takınmayanların, inanmadıkları bir hareket ve hizmet içinde durmaları da, asıl münafıklıklarının en açık kanıtıdır.

Ya adam olun, ya da nifakınızda boğulun!

Ali Çağıl

Rabbim Muhterem Hocamıza hayırlı huzurlu bereketli ömürler ver.Onu başımızdan eksik etme tüm kardeşlerimizle uhuvetimizi ve mevedettemizi artır.Milli Çözüm üzere ayaklarımızı sabit kıl.Gayretimizi arttır.Bizleri rızai ilahine ulaştıracak ameller nasip et.Amin Amin Amin

Bir insan kendi kusur ve kabahatlerini düşündüğünde, utancından başkasının yüzüne bakmaya mecali kalmayacaktır. Kendi hatalarını düzeltmekle uğraşmaktan, artık başkalarıyla vakit bulamayan insan, bahtiyar insandır.”

Milli Çözümün Ruhuyla

Milli Çözüm canımız, ruhumuzdur beslenir,
İyiyle kötüyü ayırır, Hakkı bize seslenir.
Erbakan’ı sevdirir, Siyonizme vurdurur,
Eğer ben bensem, sebebi Milli Çözüm’dür.

Kucaklaştırır bizi, cihadı öğretir,
Kardeşliği pekiştirir, birliktir, ürettirir.
Adil Düzen’i anlatır, hepimize rehberdir,
Eğer ben bensem, sebebi Milli Çözüm’dür.

Mazlumun hakkını savunur, zalime karşı durur,
İslami dayanışma, gönülleri hep bulur.
Filistin davasında, safları sıklaştırır,
Eğer ben bensem, sebebi Milli Çözüm’dür.

Hak ve adalet için, yol gösterir önümüz,
D-8’le güçlenir, büyür gücümüz.
Erbakan’ın izinden, yürürüz hep birlikte,
Eğer ben bensem, sebebi Milli Çözüm’dür.

Bizler milli çözüm içerisinde imtihan ediliyoruz bilginiz olsun

Tövbe ve af ne güzel birşey

TELEF OLAN ÇOKTUR, SADIK MÜMİN AZ KALDI

Hata günah kayarız, müstağni değiliz
Niyet ve tıynetimiz, kendimiz biliriz
Bazen tökezlesek, kalkmayı bilmeliyiz 
Nasuh bir tövbe ile, şeytan seren az kaldı
Telef olan çoktur, sadık mümin az kaldı…

Kardeş malı devşirip, zulm ekip biçersin
Hırsızlık ve hazımsızlık, iman nasıl yeşersin
Maddi manevi rızkı, nefsinden mi bilirsin
Haram beş peşindesin, helal bir’ci az kaldı
Telef olan çoktur, sadık mümin az kaldı…

Köprü olsa kardeşin, basıpta geçme
Gözden düşsende, gönülden düşme
Mal makam uğruna, Salebe gitme
Kömür olmak kolay, elmas olan az kaldı
Telef olan çoktur, sadık mümin az kaldı…

Yapma be kardeş, nefsin haddini aştı
Vicdan terazine bak, gör nasıl şaştı
Üzülürüz haline, uykumuz kaçtı
Nuh’a iman edip, gemiye binen az kaldı
Telef olan çoktur, sadık mümin az kaldı…

Yazıp söylenenler, yaptıklarına aynadır
Biliriz sözlerimiz, mümin kalbe dokanır
Maksat yermek değil, seni hayra katmaktır
Bir avuç sadığız, Hakk’a çağıran az kaldı
Telef olan çoktur, sadık mümin az kaldı…

İnnemel mû’minûne ihvetun, sırrına erelim
Kendi nefsini değil, kardeşimizi seçelim
Rızkın sahibi Muğni,’dir, haddimizi bilelim
Dünyanın müşterisi çok, Ukba seçen az kaldı
Telef olan çoktur, sadık mümin az kaldı…

Gelene sevinir, gidene üzülürüz
Hak rızası için, aynı safta yürürüz
Fahr-i Kâinât’ın, Akgül açan gülüyüz
Hısım akraba gitti, Milli Çözüm yar kaldı
Telef olan çoktur, sadık dostlar az kaldı…

1- Müstağni : Gözü gönlü tok, elindekiyle yetinmesini bilen (kimse).

2- Tıynet : yaradılış, huy

3- Salebe : Zenginlik uğruna, Peygamberimizin (s.a.v.) “Salebe’ye, yazık oldu!” hitabına sahip olan kişi.
4- İnnemel mû’minûne ihvetun : “Muhakkak ki Müslümanlar ancak kardeştir” (Hucurat 10)

5- Muğni : Dilediği kulu her türlü ihtiyaçtan kurtaran (Allah cc)

Dost ahbap kabre taşırlar, üç beş gün yasın tutulur
Hizmet iyilik dışında, sonra hepsi unutulur
Kardeşine kem söz etme, sanma yenilir yutulur
İyi kötü neler yaptık, ölçmemize pek az kaldı
Sahici kardeş olalım, göçmemize pek az kaldı…

Ahirette insanın eline sadece bu harman yeri olan dünya da yapıp etti ise o kalır. Ne ekersen onu biçersin çünkü Allah’ın kanunu budur. İyilik edersen ihlas ve ihsan içinde Allah sana verir cennet cemal O ki sonsuz adalet sahibidir ne ekersen onu biçersin…

Elbette zafer bekleriz, kutlu günler va’dedildi
Unutma hepsi hayaldir, nice bırakıp gidildi
Kardeşlerin kırma sakın, gönül yapan tatlı dildi
Milli Çözüm Sırat gibi, geçmemize pek az kaldı
Haydi kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…

Aşkımız; Zamanın ve Kur’an’ın Tercümanınadır. Rabbimiz gereğini yerine getirmek için gayret ve çaba sarfedenlerden olmamızı lütfeylesin. Ve bunun gereğinin bir tanesi de Kur’an’ın Tercümanı olan Zata sadık olanlara sevgi kardeşlik besleyebilmektir.

Aşkı, Zamanın Tercümanını aramak olmayan,
Aradı buldu ise, ciddiyetle tâbi ve taraf olmayan,
Tâbi ve taraf oldu, samimiyetle bağlı olmayan,
Bağlılığını icraatıyla da tescil olmayan,
Yaptığı ettiği düşündüğü, O’na faydası olmayan
O Diyorsa Doğrudur, diye sadakatı olmayan,
Bir hesap-kitap uğruna gösterilen itaat sadakat hürmet ve fedakarlıklar, sahtedir.
Gözü kulağı eli dili kalbi beyni her bir azası ile sadakat göstermek, söyleneni yapmak , O’nu memnun etmek – O’nu anlamaya kavramaya ve yaşamaya çalışma gayreti ve çabası gütmek, dünya ve ahiret saadetimizin ilacıdır.

Zamanımıza ve Kur’an’a Tercüman olan ; tertemiz ve nurlu yüzüyle , hikmetli, yüksek ve benzersiz bir akla sahip olması, üstün ahlakına , isabetli konuşmaları, her hareketi hikmetli, aldığı her karar Allah’ın ilhamı ile isabetli olan, ERBAKAN’IN VE MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN KENDİSİ OLAN MİLLİ ÇÖZÜM’E – ÜSTAD AHMET AKGÜL’E şükranlarımı ve bağlılıklarımı arzederim.

KEHF SURESİ 110. AYET
De ki: “Şüphesiz Ben, sadece sizin benzeriniz olan bir beşerim; ancak Bana sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyedilmektedir. (Ben size Allah’ın emirlerini tebliğ etmekteyim.) Kim Rabbine (O’nun rahmetine, cennetine ve rü’yetine) kavuşmayı umuyor (ve arzuluyor)sa, artık (İslami, insani ve milli görevlerini, meslek ve memuriyetini tam ve sağlam yaparak) salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiç kimseyi O’na ortak etmesin (insanlara gösteriş ve riyakârlık yapıp amellerini boşa vermesin).”

  • Akıl; imanın ve İslam’ın emrinde en büyük nimet, ama nefsin ve şeytanın elinde ise felaket sebebidir.”
  • Şu dünyaya gönderiliş gayemiz olan kulluk imtihanını başarabilmek için üç tane temel ve birbirini tamamlayan esas vardır:

1- Her şeyden önce İslâmı temel kaynaklarından, doğru ve doyurucu biçimde öğrenmek, İslâmın her konudaki emrini bilmek,
Biz bunları Ahmet akgül hocamızdan ögrendik.

2- Öğrendiğimiz İslâmi esaslara göre yaşamak, Kur’an’ın hükmünü hayatımıza tatbik etmek,

3- Her yerde, her halde ve her meselede mutlaka İslâm’a göre yani İslâmca düşünmek.”
Yani, itikat ve ilmihal konularını öğrendiği ve bildiği bir kısım ibadetleri yerine getirdiği halde; ticaret, siyaset ve devlet hayatında müşrikler gibi düşünen, olayları batılı ve cahili ölçülerle değerlendiren bir kimse, hakikat nazarında mü’min sayılamaz.

Saadet Partisi Milli Görüşün adresi, MİLLİ ÇÖZÜM ise KENDİSİDİR. Şu halde ahir zamanın en büyük olayı cereyan ederken yüksek bir İmanla şeytanın şaheserine kafa tutarak oyunları bozan bir ELÇİ’ye taraf olma nimetinin şükrünü nasıl yapacağız? En azından bunu yapamasak bile NANKÖR olmaktan korkmalı, böylesine Kutlu birinin biz aciz kulları muhattap almasının kıymetini nasıl bir kenara koyabiliriz. Engin şefkat ve merhametiyle halen hastalıklarımızı tedavi için çırpınmasının hakkını nasıl ödeyeceğiz. Muhterem Ahmet Akgül Hocam biz şahidiz siz halen tüm insanlığın dertleriyle beraber bizler için çabaladınız. Sizi üzdük hakkınızı helal ediniz.
Gel dostum kibirden, “Ben”den uzak dur
Dinsiz felsefeden, fenden uzak dur
Nefsi siyasetten, sen de uzak dur
Sözleri tok özü, koftan usandım!..

KENDİNİ AKILLI SANAN SİNSİ KAFALARA:

 

 

“Kim Resul’e itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiştir. (Hz. Peygamber; hem tebliğ hem de teşri -hüküm belirleme- ile görevli ve yetkilidir.) Kim de (Resul’den ve Sünnet’inden) yüz çevirirse (o hüsrana düşecektir), Biz Seni onların üzerine zorlayıcı bir bekçi göndermedik ya!..

(Sana karşı) “Tamam-kabul!” (itaat edeceğiz) derler. Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup geceleyin karanlıklarda (gizli odalarda ve kendi aralarında) toplanarak Senin söylediğinin tam tersini kurgular (ve konuşurlar). Oysa Allah, karanlıklarda (gizli ortamlarda ve sinsi kafalarla) neler kurduklarını (biliyor ve) yazıyor. Sen onlardan (bu tutarsız ve münafık tavırlarından) yüz çevir ve aldırma! Allah’a tevekkül et, Vekîl olarak Allah kâfidir.” Nisa: (80-81)

 

“(İslam davasını ve iktidar imkânlarını istismar ve suistimal ederek, aslında) Kendi nefislerine hıyanet edenleri de savunma. Çünkü Allah (CC) daima (ve her fırsatta) hainlik yapan ve günahlara dalan kimseleri asla sevmez.

Onlar (hıyanet ve kötülüklerini) insanlardan (sakınıp) gizlerler de Allah’tan (utanıp) gizlemezler. (Ve O’nun kahrına uğrayacaklarını düşünmezler.) Oysa, (Rabbinizin) asla hoşnut olmayacağı sözden (sinsi ve siyasi projelerden ibaret hıyanet girişimlerini) ‘geceleri (ve gizlice) düzenleyip kurarlarken’, O (Allah) onlarla beraberdir. Allah (kullarının) bütün yaptıklarını (ilmiyle ve kudretiyle) kuşatıvermiştir.” (Nisa: 107-108)

 

“SEN HERKESİ KÖR; ÂLEMİ SERSEM Mİ SANIRSIN?”

 

Dehri arasan binde bir âdem bulamazsın,

Âdem görünen harları âdem mi sanırsın?

 

(Dünyayı arasan binde bir insan bulamazsın,

İnsan görünümündeki eşekleri insan mı sanıyorsun?)

 

Bil illeti, kıl sonra müdâvâta tasaddî,

Her merhemi her yâreye merhem mi sanırsın?

 

(Önce hastalığın ne olduğunu bil, sonra tedaviye başla,

Her merhemi her yaraya merhem olur mu sanıyorsun?)

 

Hâlî ne zaman kaldı cihân ehl-i tama’dan,

Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın?

 

(Bu dünya ne zaman açgözlülerden yoksun kaldı,

Sen kendini bu dünyaya çok gerekli mi sanıyorsun?)

 

En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun,

Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?

 

(En ummadığın senin içyüzünü keşfeder,

Sen herkesi kör, halkı sersem mi sanıyorsun?)

Rabbimiz, kardeşliğimizi ve uhuvvetimizi daim kılsın. Kardeşliğimize halel getirecek söz ve davranışlardan bizleri muhafaza eylesin.

Şefkat, merhamet, saygı ve nezaketle hareket edenlerden etsin. Tüm hatalarımızı bağışlasın.

Milli Çözüme ve Üstad Ahmet AKGÜL Hocamıza sadıklardan ve samimiyetle gayret edenlerden eylesin.

Rabbim sahtelikten ve samimiyetsizlikten korusun…

Tövbeye mani 4 şart
– Günahına SEVİNMEK
– Günahıyla ÖVÜNMEK
– Günahını KÜÇÜMSEMEK
– Günahında ISRAR ETMEK….

SAMİMİYET VE ŞUUR!

Artık her yer kerbela ve
Umutlar yayılır günlere
İki yüzlü münafık tiplere
Sözüm duyarsız herkese

İkilik çıkarır hayırsız
Kalınırmı buna kayıtsız
Ulaşılırmı sonuca sabırsız
Başarı olur mu, mayasız

Ölümü düşünen kim
Haydi kalk ayağa yiğidim
Fitne kol geziyor, bilirim
Tam yıkıldı derken, dirilirim

Samimiyet yok, şuur yok
Boşa kürek çeken, pek çok
Mazlum aç iken, yatılırmı tok
İman nuruyla bakandan, kork…

Milli Çözüm hürmetine, medet Ya Rabb…
Meali Kerim hürmetine, medet Ya Rabb…
Dost kardeşler hürmetine, medet Ya Rabb…
Akgül Hocam hürmetine, medet Ya Rabb…
Aziz Hocam hürmetine, medet Ya Rabb…
Affet Ya Rabb, tevbe Ya Rabb…
LütfetYa Rabb…
Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun. Ve selamun alel mürselin Velhamdülillahi Rabbil alemin…
Amin Amin Amin…

Siyonist şeytana ve onun uşaklarına en okkalı tokatı vuran Milli Çözüm’e meşguliyet çıkarmak isteyen ancak bu sesi susturmak isteyene yardım eder. İşte bu nedenle en çok ihtiyaç duyulan zamanda şiirimizde geçen hakikatlerin muhatabı olduğumuzu bilmeliyiz.

Bak siyonist şeytan, kardeşimi boğazlıyor
Bizden para silah değil, kardeşim dua istiyor
Bana ne olmuş ki böyle nefsim azıtmış gidiyor
Daha kaç kere söylensin, nefsim dikkate alsana
Ya yüzünü dön davaya ya da yoluna baksana!

ELHAMDÜLİLLAH!
FİTNECİLERİN, KÖTÜ NİYETLİLERİN, HASETLERİN, ÇEKEMEYENLERİN OYUNU BOZULDU. KARDEŞLİK ORTAMI TEKRAR SAĞLAND!!!!

Gerçek şu ki; münafıklar Allah’ı aldatmaya (çalışmaktadırlar). Oysa asıl O (Allah) onları aldatıp (oyalamaktadır). Onlar ki namaza kalktıklarında, tembel ve isteksizce davranmaktadırlar, (her konuda) insanlara (yaranmaya çalışmakta ve) riyakârlık yapmaktadırlar ve Allah’ı çok az hatırlamakta (Kur’an’ı okuyup anlamaya ve zikirle uğraşmaya yanaşmamakta)dırlar. Nisa 142

Rabbimiz bizleri şuurlu, samimi ve elçi ye tam itaatle bağlı olanlar dan eylesin..

Elbette zafer bekleriz, kutlu günler va’dedildi
Unutma hepsi hayaldir, nice bırakıp gidildi
Kardeşlerin kırma sakın, gönül yapan tatlı dildi
Milli Çözüm Sırat gibi, geçmemize pek az kaldı
Haydi kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…

Ya Rabbi! VAADİNİ NE OLUR GERÇEKLEŞTİR…ŞEYTAN VE NEFİS TUZAGINA KARŞI BİZLERE YARDIM EYLE! AMİN

Picture of Cihat GÖKBEL

Cihat GÖKBEL

YORUMLAR

Son Yorumlar
28
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...