YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6990db1fe006b
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 3 6 6
Bugün : 57490
Dün : 56515
Bu ay : 786449
Geçen ay : 1625042
Toplam : 49489762
IP'niz : 216.73.216.172

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

KABALA, MASONLUK VE SİYONİZM İLİŞKİSİ

5 3 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
11 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Gerçekte ise Siyonizm, masonluk ve benzeri “güç odakları”ndan söz ederken; bu güç odaklarının gücünün, Allah’ın tayin ettiği kader ile belirlenmiş bir güçten ibaret olduğunun bilinmesi gerekir. Allah’ın Kur’an’da bize bildirdiği gibi, “hayır ve şerrin hepsi Allah’ın emri ile” gerçekleşmektedir.

Eğer siyasette yalnız “görünen”le yetinirsek, İran-Irak Savaşı’nın Şattü’l Arap meselesinden çıktığına ya da dünyanın pek çok köşesinde yaşanan çatışmaların “demokrasi aşkı” uğruna yaşandığına inanmamız ahmaklıktır. Oysa dünya siyaseti sistemsiz gelişmez, bu başlı başına bir bilim dalıdır. Pek çok strateji kuruluşu dünyayı yönlendirmek için vardır. Bunların belirlediği stratejilerin olaylardaki rolünü göz ardı etmek, objektiflik veya bilimsellik değil, neredeyse bir tür “saflık” olacaktır.

En’am 123..
Allah bu konuda ayetlerde şu şekilde buyurmaktadır:

“Böylece her kentin ve ülkenin ekâbirini (zenginlerini ve idarecilerini) oranın mücrimleri (kötüleri) kıldık (ve bir müddet fırsat tanıdık) ki, orada (halka) hile yapsınlar (ve şeytani düzenler kursunlar!..) Halbuki onlar aslında kendilerinden başkasına hile yapmıyorlar, (kendi sonlarını hazırlıyorlar) ama farkında değillerdir.” (En’am Suresi: 123)

Milli Çözüm’ün Farkı ; temel konularda öncü olma rolünü ihmal etmemesi.
Şuan ülkemizde ve tüm dünyada insanlığı : Terörle – Fikir Kirlenmesi ile ( sinema vb ile) – Kurduğu Ekonomik ve Siyasi Düzenle – İşbirlikçi Hükümetler İşbirlikçi İşadamları ve İşbirlikçi Medyayla 4 koldan ifsat eden bu dünya siyonizmini anlamadan bu teşhisi yapmadan tedavi ortaya koyamayız gerçeğinden hareketle bu KABALA, MASONLUK VE SİYONİZM İLİŞKİSİ konusunu anlamadan kavramadan her yaptığımız icraatlar EVCİLİK OYNAMAKTAN öte gitmeyeceği için Milli Çözüm DEF-İ MEFASİD CELBİ MENAFİDEN EVLADIR mecelle de geçen Kaide gereği önce Kötülüğün Merkezini bizlere tanıtmadan İYİLİĞİN HAKİM OLMASI mümkün olmayacağını bir kere dsha bu makaleyle hatırlattığı için Milli Çözüm’e ve emeği geçen yazarımıza minnettarız…

ŞEYTAN’IN KİTABI KABALA, ELÇİSİ DECCAL-SÜFYAN, DİNİ SİYONİZM, TARİKATI MASONLUKTUR.
Şeytanlar, gerçeği tersine çevirerek pervasızca yalan ve iftira düzmekten çekinmeyen, günaha ve riyakârlığa yönelenlere saptırıcı şeyleri ilham ederler, onları hayali kuruntulara sevk ederler.
Kabala Şeytanların saptırıcı ilhamlarından meydana gelmiştir.
Şeytan taraftarı; Hakkın sözlerini konuldukları yerlerden İlahi hedef ve hikmetlerinden saptırıp kaydırarak Hakk Dinde tahrifata girişmişler, Kutsal Kitabın kelimelerine farklı ve aykırı manalar yüklemişler, Tevrat ve İncil’i kendi elleriyle bozup uydurma şeyler yazmışlar, Kur’an’ın ayetlerini de yanlış yorumlayıp çarpıtmaya çalışmaktadırlar.
Kötü maksatlı ve palavracılar Şeytanlara kulak verir ve bilerek yalan söylerler.
Siyonistler ve işbirlikçi hainler, her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş inatçı Şeytana kulluk yapmakta ona yalvarıp durmaktadırlar.
Şeytanlar ve şeytanlaşmış insanlar İslamiyet ve istikamet yolu üzerine oturup tuzak kurmaktadırlar. Her dönemdeki en haklı ve hayırlı davanın ortasında pusu kurup dururlar.
Şeytan, kendi taraftarlarına yalan söyleyip aldatmakta ve boşuna umutlandırmaktadır.
Siyonistler ve işbirlikçi hainler Şeytanın taraftarlarıdır.
Siyonistler ve işbirlikçi hainler Şeytanın adımlarını izlemektedirler
Şeytan onları derin ve dönüşü olmayan bir sapkınlığa sürüklemiştir.
Şeytan onları saptırarak boş kuruntulara ve hayallere kaptırıp günahlara sokmaktadır.
Şeytanların anlattıklarına uyup sihir ilmiyle küfre ve kötülüğe yönelmişlerdir.
Allah’a ve ahiret gününe inanmamaktadırlar.
Batıl inançlara ve davranışlara sapmışlardır.
Allah’ın yaratışını değiştirip bozmaya çalışmaktadırlar.
İnsan tabiatına ve fıtrat dini olan İslam’a uymayan düşünce ve düzenlere kapılmışlardır.
Haramları helâl, helâlleri haram saymaktadırlar.
Cehalet ve şehvetle sapıtmış ve azıtmışlar şeytanlaşmış kimselerin peşine takılıp giderler.
Batıl işlerde, boş eğlencelerde ve vehimler peşinde gafil ve şaşkın gezinirler.
Yapmadıkları ve yapamayacakları şeyleri söyler, uydurma hayal ve heveslerle kendilerini ve çevrelerini aldatır ve övünürler.
Hayırdan hoşlanmazlar ama mallarını, insanlara gösteriş olsun diye harcarlar.
İmkân ve fırsatlarını haram ve haksız yolda ve boşa harcarlar.
[i][b]“(Halbuki, gerçekten) İman edenler; Allah yolunda (Hakk ve adalet hâkim ve Müslümanlar galip olsun diye) çarpışıp çırpınırlar. İnkâr edenler (ve münafık kimseler) ise, tağut yolunda (şerli ve şeytani odakların zulüm ve sömürü düzenleri sürsün diye) çırpınıp çarpışırlar. O halde siz (mü’minler iseniz); şeytanın dostları olan (inkârcılar ve münafık)larla çarpışın. Ve kesinlikle (bilin ki) şeytanın hile ve tuzağı pek zayıf (ve temelsizdir.)”[/b][/i] (Nisâ Suresi76. Ayet)

Milli Çözüm işin aslını özünü gerektiği zamanda itiraz edilemez nitelikte sunmaktadır.
“KABALA, MASONLUK VE SİYONİZM İLİŞKİSİ” makalesinde gecen öz bilgiye “binlerce sayfa okumadan” ulaşmak mümkün değil. Öz bilgiyi çıkarmanın yanında şuan gerekli olan bilgileri deryalar içinde bulup çıkarmak için hikmet ve çok ciddi bir gayret de gerektiği görülmektedir.

Sayısız eşsiz çalışmayı insanlığın kurtuluşuna vesile olması adına sunduğunuzdan dolayı başta Üstad Ahmet Akgül Hocamıza ve tüm emeği geçenlere yürekten teşekkür ediyoruz.

Ve Son Cümleye bağlantı olarak!
Salt bilgi ile asla, Cennete girilemeyecektir.

Ya Rabbi Senin Vadin Haktır ,Mutlaka Gerçekleşecektir,Bizlerin Eliyle Gerçekleşmesini Nasip Et İnşallah
İsrâ 4
Biz Kitapta (Levh-i Mahfuz’da -kader programında-, olacakları önceden bildiğimizden) İsrailoğullarına şu hükmü verip (kararlaştırdık): “Muhakkak siz yer(yüzün)de iki defa (çok yaygın ve azgın bir fesatlıkla) bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle böbürlenip şımaracaksınız. (Ekonomik, askeri ve siyasi gücü ele geçirecek ve bölgeye hükümran olacaksınız. Ne var ki bununla şımaracak; haksızlığa ve ahlâksızlığa başlayacaksınız.)”(isra 4)

İsrâ 5
Nitekim (bunlardan) ilk vaid (birinci azgınlığınızı cezalandırma vakti) geldiği zaman güç ve şiddet sahibi kullarımızı (İslam kaynaklarında Buhtunnasr, Batılılarca Nabukadnezar denen komutanı ve ordularını) üzerinize gönderdik de sizi evlerin aralarına kadar girip araştırıp (buldular, yurtlarınızı ve zulüm saltanatlarınızı yıktılar). Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü (ve tarihte aynen gerçekleşmiş bulunmaktaydı.)

İsrâ 6
Sonra size tekrar “güç ve kuvvet sağlayıp (insanların) üzerine geri döndürmüş olacağız”, size mallar ve çocuklarla destek çıkacağız, (karşılıksız dolarla ve masonik organizasyonlarla Siyonist sömürü saltanatını kuracaksınız) ve sizin cemaat ve teşkilatınızı da (etkinleştirip) çoğaltacağız. (Örneğin, BM ve NATO gibi kuruluşları güdümünüze alıp söz sahibi olacak ve kötü amaçlarınız için kullanmaya kalkışacaksınız!..)

İsrâ 7
İşte (böyle bir durumda) şayet iyilik (ve adalet) ederseniz, kendi nefsinize (ve menfaatinize) iyilik olacaktır. Yok, eğer kötülük (ve zulüm) ederseniz, o da kendi aleyhinize (sonuçlar doğuracaktır. Ama siz maalesef yine zulüm ve kötülük yoluna sapacak, elinizdeki ve emrinizdeki imkân ve iktidarları Siyonist hayallerinizi ve şeytani niyetinizi gerçekleştirmek için korkunç bir haksızlık ve ahlâksızlık yolunda kullanacaksınız. Dünya’yı savaş ve soygun alanına çevirecek ve insanları birbirine kırdıracaksınız.) Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, size öyle (Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki), yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezlerini) mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)

Siyonizm.
Her fırsatta yok dış güçler, yok siyonizm diyenlere: her “Her taşın altında siyonizmi aramıyoruz, siyonizm hiçbir taşın altını boş bırakmıyor” Prf. Dr. NECMETTİN ERBAKAN

Kim bu Yahudiler?
Yahudilik İbrahim’i geleneğe bağlı monoteist(tektanrıcı) din grubu içinde yer alır. Bu grubun ise en eski üyelerindendir. Yahudilik, yayılımı, ibadet tarzı ve birçok esasları gibi bir dünya dini özelliğine sahip olsa da, inanç sistemi açısından bir din olmadan ziyade bir hayat tarzını ve dini-millet kimliğini gösterir. Yahudilik pek çok teolojik, etik ve pratik kural noktasında İslam ve Hristiyanlık dini ile benzerlik göstermektedir. Mesela bunlar ortak ve tek kitap, tek tanrı inancı, vahiy inancıdır. Yahudiliğin en önemli özelliklerinden biride temelinde etnik ve dini unsurları bulundurmasıdır. Zira Yahudilerin başlangıcını oluşturan İsrail kavmi, belli bir nesebin (Yakupoğulları/İsrail oğulları) tanrının seçimi ile seçilmiş kutsal bir topluluk olduğu ifade edilir. İbrani topluluğu içinde ‘Yahudilik Tanrı’nın Yahudiler için takdir ettiği dindir’ şeklindeki sözde görülür. Yahudiliğin diğer önemli bir özelliklerin den biride İnançtan çok pratiğe vurgu yapmasıdır. Belli bir Amentü ve inanç merkezinden ziyade eylem ve gelenek dini olmasıdır. Yahudilik kitabi bir din olmasına rağmen Yahudi din âlimlerinin, Rabbani gelenek kanalı ile yorumlanmış ve yorumlanmaya devam etmektedir. Yahudiliği farklı kılan başka bir özellik ise Tanrı-İsrail ilişkisidir. Tanrı’nın İsrail’i kendi kavmi olarak seçmesi şeklinde ortaya konulan öğreti ile buna bağlı ahid-kutsal toprak-kurtuluş öğretileri ortaya koyulmuştur. Bu unsurlar Yahudiliğin merkezinde bulunan unsurlardır. Yahudilik bireyden çok toplum fikrini esas alır. Kısacası Yahudilik kutsal vahyi olan Tevrat’ı, kutsal kavmi olan İsrail’e vermesi ya da Tevrat’ı Tanrıdan alıp kabul etmesiyle(Sina ahdi-vahyi)başlayan ve merkezde bu hadiselerin barındığı bir inanç oluşumudur. Tamamen amentü merkezli inanç anlayışının olmayışından dolayı Yahudilik kendi içinde birçok farklı gruba ayrılmıştır.(Ortodoks, Hümanist, Liberal vb.)

Tarihin en eski toplumlarından kabul edilen Yahudilerin geçmişinin MÖ 2000’li yıllara uzandığı var sayılır. Kendi inançlarına göre Yahudiler, Kenan diyarı olarak bilinen topraklar da yaşayan bir kabileden gelmektedirler. Kenan Diyarı, İsrail, Ürdün ve Suriye’yi de kapsayan ve bu gün ki Orta Doğu’nun oldukça büyük bir bölümüne verilen bir isimdir.

Yahudiliğin kökenleri ilk İbrani atası kabul edilen Hz. İbrahim’e ve ondan sonra gelen iki İbrani atası olan, Hz. İshak ile Hz.Yakub’a dayandırılmaktadır. Çeşitli tarih kaynakları ve tefsir kitaplarına göre, Kenan diyarında putperest bir toplumun yaşadığı ve Hz İbrahim’in onlara hakkı tebliğ etmiştir. Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail Mekke’de, ikinci oğlu Hz. İshak Kenan’da kalmıştır.

Allah Kuran’da Hz. İbrahim’in oğullarından bir kısmının Beyt-i Haram’ın yakınlarına yerleştiğini bildirmektedir ve tefsir kitaplarında bu mekânın Mekke Vadisi olduğu belirtilir:

(İbrahim;) “Rabbimiz gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını (Hz. İsmail’i ve annesi Hacer’i) Beyt-i Haram (Kutsal Ev’in-Kâbe’nin) yanında, ekini olmayan (ıssız ve çorak) bir vadiye yerleştirdim; Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar (ve devamlı ihtiyaç duyup Sana yalvarsınlar) diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalplerini onlara ilgi duyar kıl ve onları (dünyanın her tarafında yetişen çeşitli) ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler.” (İbrahim 37)

Kenan diyarında kalan Hz. İshak’ın oğlu Hz. Yakup ise, oğulları ile birlikte Mısır’a göç etmiştir. Hz. Yakup’un bir diğer adı ‘İsrail’dir’ bu nedenle soyundan gelenler İsrailoğulları olarak anılır. İsrailoğulları Yahudi toplumunun bir diğer adıdır. Yahudiler Hz. Yakup’tan Hz. Yusuf’a kadar huzur ve güvenlik içinde yaşamışlardır. Ancak Hz. Yusuf’tan sonra çok sıkıntılı ve çetin bir süreç başlamıştır. Putperest Firavun dönemine gelindiğinde ise kölelik durumuna kadar düşmüşler, Firavun en ağır işlerde çalıştırmış, çeşitli işkencelere maruz bırakmıştır. İşte bu karanlık ve sıkıntılı dönemde Allah, İsrailoğulları’na bir nimet ve kurtuluş nimeti olan Hz. Musa’yı elçi olarak göndermiştir. Hz. Musa ile bu kavime, Firavunun zulmünden kurtulacağını müjdelemiştir. Firavunun istemese de, Cenabı Hakkın izni ve yardımı ile MÖ 1250 li yıllarda Mısır’dan göç etmişlerdir. Hz. Musa ile birlikte Mısır’dan çıkan Yahudiler, 40 yıl kadar bir süre Sina Yarımadası’nda kaldıktan sonra Kenan Diyarının doğusuna yerleştiler. Tarihçilerin görüşlerine göre MÖ 1000’lerde Hz. Davut, İsrail soyunun yönetimine geçti ve güçlü bir krallık kurdu. Onun oğlu olan Hz. Süleyman döneminde ise İsrailoğulları, teşbihte hata olmasın Altın Çağ’larını yaşadılar. İsrail’in sınırları Güney’de Nil Nehri’nden, Kuzeyde Fırat Nehrine kadar uzanıyordu. Bu dönemde Hz. Süleyman’ın emriyle, Kudüs’ün Eski Şehir ’deki Tapınak Dağı’nda görkemli bir saray aynı zaman da mabet inşa edildi. Süleyman Mabedi ismini, yapımı için emrini veren Hz. Süleyman’dan almıştır. Hz. Süleyman’ın vefatının ardından Allah İsrailoğullarına daha pek çok peygamber gönderdi, İsrailoğulları kibirli karakterlerinden dolayı kendilerine gönderilen peygamberleri dinlemediler ve isyankâr davrandılar. Geçmiş tarihlerde olduğu gibi, aynı şekilde İsrailoğulları için tekrardan zulüm dönemi başladı. İsrail Krallığı bölündü ve putperest krallıklar tarafından işgal edildi. Filistin’e hâkim olan en büyük krallık Roma oldu. Allah, İsrailoğulları’nın bunca azgınlık, kibir ve hasetlerine rağmen, bir kez daha batıl inançlarından vaz geçmeleri için Hz. İsa’yı görevlendirdi. Roma egemenliğinde ki Filistin’de, İsrailoğullarını bir kez daha hakka çağırdı. Çok az Yahudi ona inandı ve geri kalanlar ise azgınlığa devam etti…

İsrailoğullarından inkâr edenlere (ve sürekli kötülüğü planlayıp yürütenlere) Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bu, (hidayetlerinin kararması ve lanete uğramaları, İlahi hükümlere) isyan etmeleri ve haddi aşıp (İslami ölçüleri değiştirmeleri) sebebiyledir. Maide 78

Tarihin eski topluluklarından kabul edilen Yahudiler, tarihi olarak incelendiği zaman önümüze sayfalar dolusu belge çıkar. Bundan dolayı tarihçiler Yahudi tarihini incelerken kolay ve anlaşılır olması için, beş dönem şeklinde ele almışlar, bu dönemler;

A-) Kutsal Kitap Dönemi

B-) İkinci Mabed Dönemi

C-) Talmud Dönemi

D-) Ortaçağ Dönemi

E-) Modern Dönem

İbrahim 47 Sakın ha, Allah’ı; elçilerine (ve Hakk davetçilerine) verdiği sözden (ve zafer va’adinden) dönecek sanma(yın). Gerçekten Allah Azîz’dir, İntikam sahibidir. (Ey zalimler ve hainler, sizin de zulüm ve hıyanetlerinizin hesabını soracak, saltanatın
İsrâ 4
Biz Kitapta (Levh-i Mahfuz’da -kader programında-, olacakları önceden bildiğimizden) İsrailoğullarına şu hükmü verip (kararlaştırdık): “Muhakkak siz yer(yüzün)de iki defa (çok yaygın ve azgın bir fesatlıkla) bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle böbürlenip şımaracaksınız. (Ekonomik, askeri ve siyasi gücü ele geçirecek ve bölgeye hükümran olacaksınız. Ne var ki bununla şımaracak; haksızlığa ve ahlâksızlığa başlayacaksınız.)”

İsrâ 5
Nitekim (bunlardan) ilk vaid (birinci azgınlığınızı cezalandırma vakti) geldiği zaman güç ve şiddet sahibi kullarımızı (İslam kaynaklarında Buhtunnasr, Batılılarca Nabukadnezar denen komutanı ve ordularını) üzerinize gönderdik de sizi evlerin aralarına kadar girip araştırıp (buldular, yurtlarınızı ve zulüm saltanatlarınızı yıktılar). Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü (ve tarihte aynen gerçekleşmiş bulunmaktaydı.)

İsrâ 6
Sonra size tekrar “güç ve kuvvet sağlayıp (insanların) üzerine geri döndürmüş olacağız”, size mallar ve çocuklarla destek çıkacağız, (karşılıksız dolarla ve masonik organizasyonlarla Siyonist sömürü saltanatını kuracaksınız) ve sizin cemaat ve teşkilatınızı da (etkinleştirip) çoğaltacağız. (Örneğin, BM ve NATO gibi kuruluşları güdümünüze alıp söz sahibi olacak ve kötü amaçlarınız için kullanmaya kalkışacaksınız!..)

İsrâ 7
İşte (böyle bir durumda) şayet iyilik (ve adalet) ederseniz, kendi nefsinize (ve menfaatinize) iyilik olacaktır. Yok, eğer kötülük (ve zulüm) ederseniz, o da kendi aleyhinize (sonuçlar doğuracaktır. Ama siz maalesef yine zulüm ve kötülük yoluna sapacak, elinizdeki ve emrinizdeki imkân ve iktidarları Siyonist hayallerinizi ve şeytani niyetinizi gerçekleştirmek için korkunç bir haksızlık ve ahlâksızlık yolunda kullanacaksınız. Dünya’yı savaş ve soygun alanına çevirecek ve insanları birbirine kırdıracaksınız.) Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, size öyle (Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki), yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezlerini) mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)

İsrâ 8
(Ey Siyonist Yahudiler!) Umulur ki (Hakk ve adalete yönelir, küfür ve zulmü terk edersiniz diye) Rabbiniz size merhamet edip (uyarmaktadır). Fakat eğer siz yine (bozgunculuğa) dönerseniz Biz de (sizi cezalandırmaya) döneriz. Biz cehennemi kâfirler için bir kuşatma yeri (zindan) kılmışızdır.

https://www.mealikerim.com/17/isra/8

Picture of Yakup GÖZÜBÜYÜK

Yakup GÖZÜBÜYÜK

YORUMLAR

Son Yorumlar
11
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...