GÖSTER ALLAH’IM!..
Kâfi’sin Vâfi’sin1, rahmet dermanın
İlahi va’d ettin, vefanı göster!..
“La tuhlifül miad”2, Kur’an fermanın
Ya Rabbi tükendim, şifanı göster!..
Kâinat tabiat, âlem Senindir
Evren devran Arş Kürs, Kalem Senindir
Takdir tayin tanzim, önlem Senindir
Zalime haine, cefanı göster!..
Filistin kan kusar, bitti Arakan
Sudan Sincan ağlar, basmış hafakan3
Gelsin projesiyle, Yâr-i Erbakan
Kahret İsrail’i, tufanı göster!..
Siyonizm bağlamış, çelik hamutla4
Elli yıl dayandım, şevkle umutla
“Ol dersen olacak!”5, tek bir komutla
Sadık kullarına, sefanı göster!..
“Hayat; iman cihad!”, sonu felahtır
Adil Düzen gelir, sulhü salahtır
Kur’an Meal ilaç, Kitabullahtır
İki yüz seksen bir6, sayfanı göster!..
Bin-Davud Babacan, “Yeni Yol” olmuş
Bilderbergci Mason, nifakla dolmuş
Erbakan’ın resmi, bodrumda solmuş
Gafil cahillere, irfanı göster!..
Kaptalizm Komünizm, şeytani tanzim
Faiz fuhuş kumar, Erdoğanizim
AB’dir kıblesi, vallahiazim
Adil Düzen huzur, sofranı göster!..
Aciz çaresizim, yıllar ağladım
Zahmet hezimetle, gönül dağladım
Caymadım; va’dine, umut bağladım
Fetih ver yeni bir, sayfanı göster!..
Mesih ile Deccal, savaşacaktır
Mü’min inancına, kavuşacaktır
İmanı yetmeyen, savuşacaktır
Sadık Milli Çözüm, tayfanı7 göster!..
Üstadım Ahmet’tir, şanı Akgül’dür
Dünyadan usandık, ukbada güldür
İslam’ca yaşatıp, imanla öldür
Cennetlerde zevku, sefanı göster!..
- Kâfi: Herkese ve her şeye yeterli (Allah CC). Vâfi: Kullarına vefalı (Allah CC).
- Ayet: Âl-i İmrân: 194
- Hafakan: Çok sıkılıp bunalmak.
- Hamut: Araba atlarının koşu bağı.
- Ayet: Bakara: 117
- İsrâ Suresi: sh: 281 – 4-7 ayetleri.
- Tayfa: Bir hizmette görevli ekip.

Bize Hidayet Ettikten Sonra Kalplerimizi Kaydırma Allah’ım..
“Zahiren en gafil ve faydasız görünsen dahi, menzile varacak olan aracın vidası olmayı en büyük şeref bil!”
Mesih ile Deccal, savaşacaktır
Mü’min inancına, kavuşacaktır
İmanı yetmeyen, savuşacaktır
Sadık Milli Çözüm, tayfanı7 göster!..
Üstadım Ahmet’tir, şanı Akgül’dür
Dünyadan usandık, ukbada güldür
İslam’ca yaşatıp, imanla öldür
Cennetlerde zevku, sefanı göster!..
İsrâ 4
Biz Kitapta (Levh-i Mahfuz’da -kader programında-, olacakları önceden bildiğimizden) İsrailoğullarına şu hükmü verip (kararlaştırdık): “Muhakkak siz yer(yüzün)de iki defa (çok yaygın ve azgın bir fesatlıkla) bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle böbürlenip şımaracaksınız. (Ekonomik, askeri ve siyasi gücü ele geçirecek ve bölgeye hükümran olacaksınız. Ne var ki bununla şımaracak; haksızlığa ve ahlâksızlığa başlayacaksınız.)”
İsrâ 5
Nitekim (bunlardan) ilk vaid (birinci azgınlığınızı cezalandırma vakti) geldiği zaman güç ve şiddet sahibi kullarımızı (İslam kaynaklarında Buhtunnasr, Batılılarca Nabukadnezar denen komutanı ve ordularını) üzerinize gönderdik de sizi evlerin aralarına kadar girip araştırıp (buldular, yurtlarınızı ve zulüm saltanatlarınızı yıktılar). Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü (ve tarihte aynen gerçekleşmiş bulunmaktaydı.)
İsrâ 6
Sonra size tekrar “güç ve kuvvet sağlayıp onların (insanların) üzerine geri döndürmüş olacağız”, size mallar ve çocuklarla destek çıkacağız, (karşılıksız dolarla ve masonik organizasyonlarla Siyonist sömürü saltanatını kuracaksınız) ve sizin cemaat ve teşkilatınızı da (etkinleştirip) çoğaltacağız. (Örneğin, BM ve NATO gibi kuruluşları güdümünüze alıp söz sahibi olacak ve kötü amaçlarınız için kullanmaya kalkışacaksınız!..)
İsrâ 7
İşte (böyle bir durumda) şayet iyilik (ve adalet) ederseniz, kendi nefsinize (ve menfaatinize) iyilik olacaktır. Yok, eğer kötülük (ve zulüm) ederseniz, o da kendi aleyhinize (sonuçlar doğuracaktır. Ama siz maalesef yine zulüm ve kötülük yoluna sapacak, elinizdeki ve emrinizdeki imkân ve iktidarları Siyonist hayallerinizi ve şeytani niyetinizi gerçekleştirmek için korkunç bir haksızlık ve ahlâksızlık yolunda kullanacaksınız. Dünya’yı savaş ve soygun alanına çevirecek ve insanları birbirine kırdıracaksınız.) Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, (size öyle Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki) yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezleri)ni mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)
“Hayat; iman cihad!”, sonu felahtır
Adil Düzen gelir, sulhü salahtır
Kur’an Meal ilaç, Kitabullahtır
İki yüz seksen bir6, sayfanı göster
İsrâ 4
Biz Kitapta (Levh-i Mahfuz’da -kader programında-, olacakları önceden bildiğimizden) İsrailoğullarına şu hükmü verip (kararlaştırdık): “Muhakkak siz yer(yüzün)de iki defa (çok yaygın ve azgın bir fesatlıkla) bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle böbürlenip şımaracaksınız. (Ekonomik, askeri ve siyasi gücü ele geçirecek ve bölgeye hükümran olacaksınız. Ne var ki bununla şımaracak; haksızlığa ve ahlâksızlığa başlayacaksınız.)”
https://www.mealikerim.com/17/isra/4
İsrâ 7
İşte (böyle bir durumda) şayet iyilik (ve adalet) ederseniz, kendi nefsinize (ve menfaatinize) iyilik olacaktır. Yok, eğer kötülük (ve zulüm) ederseniz, o da kendi aleyhinize (sonuçlar doğuracaktır. Ama siz maalesef yine zulüm ve kötülük yoluna sapacak, elinizdeki ve emrinizdeki imkân ve iktidarları Siyonist hayallerinizi ve şeytani niyetinizi gerçekleştirmek için korkunç bir haksızlık ve ahlâksızlık yolunda kullanacaksınız. Dünya’yı savaş ve soygun alanına çevirecek ve insanları birbirine kırdıracaksınız.) Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, (size öyle Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki) yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezleri)ni mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)
https://www.mealikerim.com/17/isra/7
İNANDIK İMAN ETTİK!
AHMET AKGÜL HOCAM VE SADIK MİLLİ ÇÖZÜM EKİBİNİN HÜRMETİNE, VA’ADİNİ GECİKTİRME ALLAHIM!
AMİNNNN YA ZEL CELALİ VEL İKRAM AMİNNNN!
“Hayat; iman cihad!”, sonu felahtır
Adil Düzen gelir, sulhü salahtır
Kur’an Meal ilaç, Kitabullahtır
İki yüz seksen bir6, sayfanı göster!..
Kuduz İsrail ve avenesi laftan sözden anlamazdı müeyyideden alnına tabancayı dayayacan ondan anlardı. Alnına tabanca dayamaktan kasıt üstün savaş teknoloji harikaları ile hakkın emrindeki güç ve kuvvet ile ERBAKAN’IN; TEKNOLOJİ HARİKALARI olan ve şartlar olgunlaştığında kullanılmak üzere teslim ettiğini söylediği birimlerce kullanılarak imanın ve cihadın gereği Kur’an’ın 281. sayfasında rabbimizin va’ad ettiği İsrail’in etkisiz kılınacağı günleri ve devamında Adil Düzen’in ilanı ile başta ülkemiz ve tüm insanlığın huzur ve saadete erişeceği günleri biran evvel göster artık Allah’ım.
İSRA SURESİ 7. AYETİN SONU
“… Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, (size öyle Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki) yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezleri)ni mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)” (BAK: http://www.mealikerim.com/17/isra/7 )
Bin-Davud Babacan, “Yeni Yol” olmuş
Bilderbergci Mason, nifakla dolmuş
Erbakan’ın resmi, bodrumda solmuş
Gafil cahillere, irfanı göster!..
AKP iktidarının ve yandaş takımının, Cumhur İttifakı ortaklarının ve yazarlarının; “Barış ve Çözüm Süreci” dedikleri, Siyonizm’in Türkiye’yi çözme projelerine meşruiyet kazandırmak üzere “Erbakan Hoca da, bu maksatla APO ile görüşmeler yapmıştı!” yalanlarını; şimdi SP yönetim kadrolarının ve bazı eski-yeni İl Başkanlarının da dillendirmesi ve diğerlerinin bu alçaklığa sessiz kalmaları yanlışı haykıramamaları ve Saadet Partisi’ni YENİYOL GRUBU adı altında Bilderbergci Ali Babacanların, CFR’ci Karanlık Merkezler masonlar ile irtibatı olan davultozlarının güdümüne sokmaları, Aziz Erbakan Hocamızın projelerini öğretilerini öğütlerini arka plana atmak hatta buna beton dökme gayreti çabası içinde olduklarının kanıtıydı… Bu yanlışları bildikleri halde sessiz kalanlar da ONLARDANDI … Samimiyetle Saadet’te yer almış olanlara samimiyetleri gereği doğruyu haykırmalarını göster Allah’ım.
Mesih ile Deccal, savaşacaktır
Mü’min inancına, kavuşacaktır
İmanı yetmeyen, savuşacaktır
Sadık Milli Çözüm, tayfanı göster!..
Bu savaş Sahada mı bitecekti, yoksa Masada mı bitecekti? Bize göre: Kur’an’ın haber verdiği, Resulüllah’ın müjdelediği ve Aziz Erbakan Hocamızın bildirdiği gibi bu savaş, ne sahada, ne masada; Hz. İSA’da bitecekti. Çünkü Netanyahu: “Ben bu savaşla görevlendirilmiş insanım.” Yani DECCAL konumundayım, itirafında bulunmuşlardı. Öyle ise, Deccal’in Hz. İSA tarafından gebertileceği de zaten belirtilmiş ve kesinleşmiş durumdaydı.
Sadıklarla sahtekarları ayıran temel prensiplerden biri olan SADIKLARA GÖRE: Hayat, iman ve cihattır, SAHTEKARLARA GÖRE İSE : Hayat, imkan ve Fırsattır… Allah’ım, mes’ul olduklarımızla meşgul olmayı, hayırlı hizmetlere doğrudan ya da dolaylı engel olmak isteyenlerden değil hayırlı hizmetlerde her türlü imkan ve fırsatıyla gayret çaba gösteren bahtiyarlardan olabilmeyi ve son nefesimize kadar Hakka Kur’an’a Tercüman olan Milli Çözüm’e sadıklar olarak kalmayı bizlere lütfeyle. Amin.
“Hayat; iman cihad!”, sonu felahtır
Adil Düzen gelir, sulhü salahtır
Kur’an Meal ilaç, Kitabullahtır
İki yüz seksen bir6, sayfanı göster!..
AMİN. AMİN. AMİN. Yüce Allah vaadine inancı tam olan kullarından eylesin. Allah üstadımızdan razı olsun. Sadık Milli Çözümcülerden olabilmeyi, Adil Düzen’e sapasağlam bir imanla bağlı kalabilmeyi, Ömrümüz yeterse Mesih ile Deccal savaşında Mesih’in askeri olabilmeyi, ömrümüz yetmezse imanımızı sağlam tutabilmeyi bizlere nasip etsin..
İsra Suresi 4-7. ayet ;
17:4 Biz Kitapta (Levh-i Mahfuz’da -kader programında-, olacakları önceden bildiğimizden) İsrailoğullarına şu hükmü verip (kararlaştırdık): “Muhakkak siz yer(yüzün)de iki defa (çok yaygın ve azgın bir fesatlıkla) bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle böbürlenip şımaracaksınız. (Ekonomik, askeri ve siyasi gücü ele geçirecek ve bölgeye hükümran olacaksınız. Ne var ki bununla şımaracak; haksızlığa ve ahlâksızlığa başlayacaksınız.)”
17:5 Nitekim (bunlardan) ilk vaid (birinci azgınlığınızı cezalandırma vakti) geldiği zaman güç ve şiddet sahibi kullarımızı (İslam kaynaklarında Buhtunnasr, Batılılarca Nabukadnezar denen komutanı ve ordularını) üzerinize gönderdik de sizi evlerin aralarına kadar girip araştırıp (buldular, yurtlarınızı ve zulüm saltanatlarınızı yıktılar). Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü (ve tarihte aynen gerçekleşmiş bulunmaktaydı.)
17:6 Sonra size tekrar “güç ve kuvvet sağlayıp onların (insanların) üzerine geri döndürmüş olacağız”, size mallar ve çocuklarla destek çıkacağız, (karşılıksız dolarla ve masonik organizasyonlarla Siyonist sömürü saltanatını kuracaksınız) ve sizin cemaat ve teşkilatınızı da (etkinleştirip)çoğaltacağız. (Örneğin, BM ve NATO gibi kuruluşları güdümünüze alıp söz sahibi olacak ve kötü amaçlarınız için kullanmaya kalkışacaksınız!..)
17:7 İşte (böyle bir durumda) şayet iyilik (ve adalet) ederseniz, kendi nefsinize (ve menfaatinize) iyilik olacaktır. Yok, eğer kötülük (ve zulüm)ederseniz, o da kendi aleyhinize (sonuçlar doğuracaktır. Ama siz maalesef yine zulüm ve kötülük yoluna sapacak, elinizdeki ve emrinizdeki imkân ve iktidarları Siyonist hayallerinizi ve şeytani niyetinizi gerçekleştirmek için korkunç bir haksızlık ve ahlâksızlık yolunda kullanacaksınız. Dünya’yı savaş ve soygun alanına çevirecek ve insanları birbirine kırdıracaksınız.) Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, (size öyle Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki) yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezleri)ni mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)
Kadın erkek, genci yaşlısı eder olup gidiyor, bu siyonist düzen bir hızar gibi param parça ediyor. Ahlak maneviyat elden gitmiş daha gidiyor kurtar Ya Rabbi, göster kudreti kurtar bu insanlığı içerisinde bulunduğu illet ve zilletten…
İnsanlık belki yaratıldığından bu tarafa bu kadar büyük bir yara almadı, takdirine razıyız göster kahhar sıfatını zalimlerde, yak yık bunların şer yuvasını bizi de hizmetkar eyle bu yolda, sabit kıl ayağımız daha ne isteriz Senden…
Adil Düzen kurulup siyonist düzen yıkılacak, mason, münafık, münkiri, haini, en gaddar zalimi Milli Çözüm eliyle rezil rüsvay olacak bizlerinde en büyük şerefi bu yolda O’na en olmamak ayağına takılan çakıl taşı veya pıtırak olmamaktır. Haşa O’na bir şey katmak haddimize değil yolunda diken olmamak en büyük nimetmiş. Ya Rabbi Hak davan yolunda engel olmaktan sakındır bizi, gözümüzün, gönlümüzün sil pasını kirini…
Âl-i İmran 194
Rabbimiz, elçilerin (vesilesiyle) va’ad ettiklerini bize de ver, (nimet ve nusretinden mahrum bırakma,) kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen, asla va’adine muhalefet etmeyensin (Hakk sözünde duransın).
https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/194
Üstadım Ahmet’tir, şanı Akgül’dür
Dünyadan usandık, ukbada güldür
İslam’ca yaşatıp, imanla öldür
Cennetlerde zevku, sefanı göster!..
bu şahane şiirin. Müellifi olan. Muhterem üstadımız Ahmet hocamız olayları vakaları öyle güzel ve veciz bir şekilde. Şiirsel olarak bize takdim ediyor ki. İnsan okurken hem haz alıyor. Hem de. Derin derin tefekkürlere dalıyor. O kadar güzel ve ahenkli kelimeler nasıl bir araya getiriyorsa hocamız. Allah ondan razı olsun. Çok çok istifade ediyoruz. Böyle kıymetli. Bilgili, donanımlı. Bir. Kaleme. Sadece milli çözümün değil. Bütün bir Türkiye nin ve hatta. Alemi İslâm’ın bile büyük bir ihtiyacı var. Bu şiirlerle hem. Siyonizmi deşifre ediyor. Hem mevcut yönetimin. Işbirlikçilerin. İç yüzlerini deşifre ediyor. Maskelerini düşürüyor.hem de büyük bir cesaretle ve metanetle. Bize düşen. Bu güzel. Yazıları takip edip. Pek çok kimsenin istifadesine sunabilmek. İnşallah bu hususta. Rabbimiz azze ve celle den. Istimdat. Ve inayet. Istirham ediyoruz. Rabbimiz gücümüze güç katsın. Ve bu muhterem müellifin. Yazmış olduklarını anlayıp anlatabilmek. Istidadıyla bizi. Şerefli kılsın İnşallah.amin
BAŞTA GAZZE OLMAK ÜZERE DOĞU TÜRKİSTAN’DA, MYMAR’DA, HİNDİSTAN’DA, SUDAN’DA VE YERYÜZÜNDE ZULÜM GÖREN TÜM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZ “ALLAHIN YARDIMI NE ZAMAN GELECEK” DİYE BİR BEKLEYİŞ İÇERİSİNDELER. ZALİMLER ZALİMLİKLERİNDE SINIR TANIMIYORLAR. YA RABBİ GÖNDER İSA’YI GEBERTSİN DECCALİ, YERLE BİR EDİP HARİTADAN SİLSİN İSRAİL’İ, AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN GELİŞTİRDİĞİ TEKNOLOJİ HARİKASI SİLAHLARLA SİYONİZMİN TÜM SİSTEMLERİNİ ETKİSİZ HALE GETİRİP, SÜPER GÜÇ SANILAN DEVLETLERİ DİZE GETİRİP, ADİL DÜZEN’E DAYALI YENİ BİR DÜNYAYI KURSUN BİR AN ÖNCE. YA RABBİ SEN VA’ADİNDEN DÖNMEZSİN. YALNIZ SANA İBADET EDER YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ. YA RABBİ BİZLERİ DE BU UĞURDA CANLA BAŞLA ÇALIŞAN CİHAD EDEN MÜCAHİD MUTTAKİLERDEN EYLE AMİN..
SAFFAT SURESİ 171-172-173 AYETİ KERİMELERİNDE RABBİMİZ ŞÖYLE BUYURUR ;
171-Andolsun, (peygamber ve Hakka rehber olarak) gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir (ve tarafımızdan şu garantiyi vermişizdir):
172-Elbette onlar; mutlaka kendilerine yardım edilecek (nusret verilecek ve zafere eriştirilecekler)dir.
173-Ve hiç şüphesiz; Bizim askerlerimiz (ve desteklediklerimiz) elbette galip gelecek (zalimlerin ve kâfirlerin düzenlerini devirecek)lerdir.
https://www.mealikerim.com/37/saffat/173