YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
697f80d0483f7
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 8 9
Bugün : 40444
Dün : 56785
Bu ay : 40444
Geçen ay : 1625042
Toplam : 48743757
IP'niz : 216.73.216.146

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Düşürülen Libya Uçağının Enkazı Altında
CUMHUR İTTİFAKI KALMIŞTI!

  1. Yılmaz Özdil’in 26 Aralık 2025 yazısından bazı düzeltme, ekleme ve özetle
5 18 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
14 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Bir devletin, uluslararası sahada bağımsız, esnek(kısa, orta ve uzun vadeli siyasi ve politik tavır !),şahsiyetli, tutarlı ve geniş çaplı dış politika üretebilmesinin, etki oluşturabilme, yön verme kabiliyetini sergilemesinin, özellikle İslam ülkeleri ve duyarlı ülkelere öncülük etme iradesinin en temel şartı, dış etkiden-Siyonist cereyandan bağımsız bir İktidara sahip olmasıdır.

Batının ve ehli salip denilen sapkın uçların, şantajlarına ve telkinlerine mahkum edilmiş sözde yönetimler ve iktidarlar, sorumlu oldukları devleti ve milletlerini bağımsız, hür, şahsiyetli ve izzetli bir seviyeye ulaştıramayacaklar ve nükseden siyasi, ekonomik, hukuki, ahlâki ve ilmi problemlere, Millî Çözümler üretemeyeceklerdir.

Bu trajik ve elim hadiseyi bu seviyede bir tek Milli Çözüm yazıp, oynanan oyuna dikkat çekti. Libya’nın yeni döneminin önemli ve ülkemiz adına değerli bir adamı bu kaza ile hayatını kaybettikten sonra ülkemizin güvenlik birimlerinin de olay üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. T24 yazarı Tolga Şardan tarafından kaleme alınan yazıda, uçağı ülkemize getiren ekipteki hostes gözaltına alınmıştı. Elbette Milli Çözüm bir şeye dikkat çekiyorsa, olayın arka yüzünde detayları soruşturan birilerinin olması da gayet doğaldır ve ülkemiz adına umut vericidir.

https://t24.com.tr/yazarlar/tolga-sardan-buyutec/libya-heyetinin-oldugu-ucak-kazasi-sorusturmasinda-gelisme-hostes-gozaltina-alinip-sorgulandi,53296

Evet makale son derece aydınlatıcı ve olayları doğru anlamamızı ve sorumluluklarımızı kuşandırıcı bir niyetle yazıldığı ortadadır. Yazarımıza şükranlarımı arzediyorum.

“Zalim hilekarların şeytani planlarını ve tuzaklarını kendi başlarına yıkıp Mücahit Mü’minlere zafer kapısını açan Yüce Allah; gaflet ve hıyanet ehlinin eştiği kuyulara, kendilerini düşürüp boyunlarını kıracaktır. Birleşik Kürdistan oluşumuna ve Türkiye’nin parçalanmasına “barış kılıfı” geçirmek üzere PKK’nın yurt dışına çekilmesi bile İsrail’e ve NATO birlikleriyle yaşanacak bir kapışmada, Allah’ın izniyle TSK’nın işini kolaylaştıracaktır. ENFAL SURESİ 158. AYETİN SONUNDA BUYRULMUŞTUR Kİ: “… De ki: “(Ey zalimler ve işbirlikçi hainler!) Siz (tedirginlikle) gözleyip bekleyin; çünkü Biz de kesinlikle (acı ve alçaltıcı akıbetinizi) bekleyip gözetlemekteyiz!” ayeti, ümit ve teselli kaynağımızdır. (Ayet için Kaynak: http://www.mealikerim.com )

Çünkü ABD, AB ülkelerinin ve Nato birliklerinin desteklediği İsrail ile Türkiye arasında tarihi bir hesaplaşma kaçınılmazdır ve Batılıların Armegeddon dediği, İslam kaynaklarının Hatay Amik Ovasında yaşanacağı haber verdiği savaş oldukça yakındır. Ancak paniğe kapılmamalı, Allah’ın va’dine ve Hz. Resulüllah’ın müjdesine iman ve itimat duyulmalı ve sadece düşmanı ve tezgahını iyi tanımalıdır. ” ( İSRAİL’İN ŞIMARMASI VE ARMEGEDDON SAVAŞI adlı eserden Üstad Ahmet AKGÜL’ün kaleme aldığı ADİL DÜNYA YAYINEVİNDEN ÇIKMIŞ ESERİN ARKA KAPAK YAZISINDAN ALINTIDIR).

Evet , düşmanı ve tezgahını iyi tanıyan günümüzde MİLLİ ÇÖZÜM’dür. İspatı bu web sitesindeki 23 yıllık Milli Çözüm’ün yazılı – görsel – işitsel yayınlarıdır.

“Düşmanın stratejisini, Siyonizm’in hilesini ve hedefini savaştan önce öğrenen bilge ve cesur bir Lider için zafer, bulutlarla kararan gökyüzünden beklenen yağmur kadar yakındır.”

ARTIKUNUTMAYINIZ Kİ; tarihi her zaman kötüler ve kafirler değil, bu sefer kahraman askeriyle beraber Türkiye’nin mü’minleri yazacaktır. İnşaallah.

Vefa duygusu bir insanda olması gereken en önemli özelliklerden birisiydi. Kaddafi vefasını göstermiş ve 1974’de zor durumda olan Türkiye’ye dostluğunu ispat etmişti. Arap baharında yöneticilerimiz ne yapmıştı Libya’ya en büyük vefasızlığı göstermiş ve NATO ile beraber Libya’yı bombalanmasına vesile olmuştuk. Tarih bunu yazacaktı vefayı ve vefasızlığın notlarını alıyordu ve zamanı gelince hepsinin gerekeni yapılacaktı.
Bir ülkenin İzzet ve onuru ancak bu kadar ayaklar altına aldırılabilirdi. Gürcistan’da uçağımızın düşmesi, hava sahamızın yol geçen hanına dönmesi, canı bize emanet olan bir misafiri koruyamayışımız, yeter mi yetmez Ege denizin ve doğu Akdeniz’de verdikleri tavizler daha saymakla bitirilemeyecek şekilde yapılan gafletler bunun sonunda ülke elden gitmeden yetkili ve etkili kişilerimiz artık buna el atma zamanı gelmişti. Bu kuşatılmışlıktan ancak vatan sever insanların kuracağı Milli Çözüm öncülüğündeki Milli Mutabakat hükümetiyle aşılabilirdi.
Bu yapılan gaflet ve hıyanetlerin bedelide tek tek sorulmalıydı. Ve sorulacaktı devlet imhal eder ama ihmal etmezdi. Büyük stratejik bir sabırla, kaderi ilahideki zamanın dolmasını beklemekte idi.

TÜRKİYE VE BÜTÜN İNSANLIĞIN SAADETİNE ANCAK AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ GİBİ BİR ANLAYIŞLA VE BİR LİDERLE ERİŞEBİLİRİZ. BUGÜN AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN EN SADIK TALEBESİ VE TAKİPÇİSİ MİLLİ ÇÖZÜM ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZDIR. BU GÜNLERİ 1980 YILINDAN GÖRÜP ŞU SÖZLERİ TRT DE SARFETMİŞLERDİ;

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve Yeni Bir Devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980

YENİ BİR DEVRİN BAŞLAMASI İLE İNŞALLAH TÜM MAZLUM MÜSLÜMANLARIN KURTULUŞA ERCEĞİ, ZALİMLERİN DİZ ÇOKTÜRÜLÜP HESAPLARININ GÖRÜLECEĞİ, DECCAL NETANYAHUNUN GEBERTİLİP İSRAİLİN HARİTADAN SİLİNECEĞİ, SÜPER GÜÇ ZANNEDİLEN DEVLETLERİN DİZE GETİRİLİP ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN KURULMASI BAŞLAYACAKTIR İNŞALLAH. YUKARIDAKİ HAKİKATLERİ MİLLİ ÇÖZÜMDEN BAŞKA GÜNDEME ALABİLEN YOK NE YAZIK Kİ. HALKIMIZIN UYANIŞA GEÇMESİNİ YUKARIDAKİ HAKİKATLERİN FARKINA FARMASINI BEKLİYORUZ AMA NE ÇARE. MEDYA NARKOZU İLE HALK YUKARIDAKİ GERÇEKLERİ DÜŞÜNMEKTEN BİLE UZAKLAŞTIRILMAKTA. RABBİMİZİN YARDIM VE İNAYETİYLE İNŞALLAH BU BÖYLE GİTMEYECEK MİLLİ ÇÖZÜM MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ TEK ÇARE OLARAK ORTAYA ÇIKACAKTIR.

Mazlum ülkelerin, Amerika ve İsrail tarafından Düşerken ve Düşürülürken,

yanlarında olmadıktan sonra, Arkalararın dan, hamaset ve boş laflarla kuru sıkı çıkış yapmak,!?

ancak; Cumhur ittifakına ait olan bir davranış biçimidir..

“Siyonizme Hizmet Eden Herkes Soykırım suçuna ortaktır.

Hangi inanç, hangi ırk, hangi kimlik olursa olsun…
Zulme omuz veren herkes aynı karanlığın ortağıdır.

Yıllarca beyazperde üzerinden dünyaya servis edilen “mağdur halk” imajı, bugün Filistin sokaklarında silahla gezen sivil görünümlü militanların, bombalanan hastanelerin, yakılan çocukların gerçeğiyle çatışıyor. Hollywood’un gözyaşlarıyla kurduğu sahte mazlumiyet, artık kanla, enkazla, cesetle örtülemez hâle geldi. Gerçek çıplaktır ve bu gerçek, Siyonizmin yüz yıldır süren işgal ve katliam sistemidir.

Bugün Türkiye’de de ekranlardan seslenen bazı isimler “Her Yahudi Netanyahu değildir” cümlesiyle algıyı yumuşatmaya çalışıyor. Oysa mesele kişiler değil, temsil ettikleri ideolojidir. Siyonizm bir kişide değil, bir zihniyette vücut bulur. Ve bu zihniyetin etki alanı yalnızca Tel Aviv ile sınırlı değildir. Sermayesiyle, medyasıyla, siyasetiyle küresel bir ağdır bu. Yahudi Siyonistler kadar, Hristiyan Siyonistler ve ne yazık ki Müslüman görünümlü işbirlikçiler de bu karanlık yapının parçasıdır. Siyonizmin dini yoktur, ama çokça hizmetkârı vardır.

1917’de Filistin’de Yahudi nüfus %5 bile değilken, İngiliz mandasıyla başlatılan işgal süreci 1948’te bir devlet ilanıyla taçlandırıldı. O günden bugüne Filistin halkının yaşadığı; sürgün, hapis, infaz, işgal, etnik temizlik ve sistematik katliamdır. Direnenler öldürüldü, kalanlar toprağından koparıldı. Bugün Gazze’de yaşananlar, yüz yıllık bir emperyal projenin en kanlı safhasıdır.

Siyonist ideoloji, uyguladığı bütün zulmü menkıbeler, kehanetler ve sözde kutsal gerekçelerle meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Din kisvesi altında ırkçı, yayılmacı ve terörist bir yapı inşa edilmiştir. İşin trajik yanı, bu yapıyı aklamaya çalışan bazı kalemlerin ve ekran yüzlerinin yıllarca kendi toplumunun inanç değerleriyle mücadele etmiş, dini değerlerle barışamamış kimseler olmasıdır. Dün kendi halkının inançlarına hakaret edenlerin, bugün Siyonist işgali kutsaması tesadüf değildir. Bu bağlılık gönülden değil, görevdendir.

Unutmayalım: Düşman sadece sınırın ötesinde değildir. Onun dilini konuşan, onun söylemini tekrarlayan, onun çıkarlarına hizmet eden herkes onunla aynı saftadır. Düşmanla aynı dili konuşan, onun askeridir. Bugün Gazze’deki soykırımı “ama”larla, “iki taraf da acı çekiyor” türü ucuz denge oyunlarıyla perdelemeye çalışanlar, bu kanlı rejimin örtülü ortaklarıdır.

Avrupa’da sokaklar Filistin için ayağa kalkarken, devletlerin kör ve sağır kesilmesi, Batı yönetimlerinin küresel Siyonist sermayeye nasıl esir düştüğünün kanıtıdır. ABD başta olmak üzere emperyal düzenin bu yapıya verdiği sınırsız destek, sadece Ortadoğu’yu değil, insanlığın vicdanını da bombalamaktadır.

Bugün Gazze’de yaşanan ve iki yıla yakındır süren katliam, modern tarihin gördüğü en büyük ve en organize soykırımlardan biridir. Bu vahşetin kanı, sadece Siyonist katillerin değil, onlara destek veren herkesin; siyasetçinin, medya mensubunun, akademisyenin, piyonluk yapanların ellerine, yüzlerine, tarihlerine bulaşmıştır. İşgalci İsrail’de, en çok toprak gasp edenin, en çok Filistinli öldürenin seçim kazandığı bir sistemde masumiyetin adı dahi anılamaz.

Ve bilinsin ki bu barbarlık, sadece bir katliam değil; yeni dünyanın hikâyesi de Gazze’nin yıkıntıları üzerine yazılacaktır.
Bugün bu soykırımı normalleştirmeye, öfkeyi bastırmaya ve toplumsal vicdanı susturmaya çalışanlar sahaya sürülmüş planlı bir senaryonun piyonlarıdır. Bunları tanıyoruz, biliyoruz. Yaptıkları açıklamalarla, sergiledikleri tutumlarla bu utancı örtemez, bu suçu görünmez kılamazlar.

Çünkü kimliğini, inancını, kökenini değil; hangi zulmün yanında saf tuttuğunu önemseyen bir çağda yaşıyoruz. Bugün insanlığın ölçüsü, Filistin’e bakışla sınanıyor. Kimi ekranlardan zalime can simidi uzatıyor, kimi sokakta mazlumun yanında saf tutuyor. İşte gerçek ayrım burada başlıyor.

Çünkü bu süreçte herkes kendi yerini, kendi karakterini ve vicdani pozisyonunu insanlık tarihine not düşmektedir. Attığı mesaj, yaptığı açıklama, sergilediği duruş ya da sessizlik… Hepsi bir vicdan kaydıdır.

Amerika’da “Bu utançla yaşayamam” diyerek kendini yakan Yahudi asıllı asker de, Senato’da Siyonist katilleri alkışlayanlar da tarihe geçti. Türkiye’de yapılan eylemleri itibarsızlaştırmaya çalışanlar da bu not defterine eklendi.
Hiç kimse kimseyi aptal yerine koymasın. Herkesin safı belli, herkesin alnındaki mühür ortadadır.

Bugün, bu coğrafyada çocuklar yakılırken susanlar; yarın kendi şehirlerinde adalet aradıklarında, o sessizliklerinin yankısını duyacaklardır.
Bugün saf tutmayan, yarın sığınacak bir vicdan da bulamaz. Zira bu çağın suskunları, gelecek çağların mahkûmları olacaktır.

Siyonizme hizmet eden herkes suçlarının ortağıdır. Ve bu çağın en büyük ahlaki sınavı, bu yalana ortak olmamaktır.
İnsanlık düşmanı başta Siyonizm olmak üzere her türlü zihniyetle mücadelemiz, küresel iyilik kazanana kadar devam edecektir.”

https://x.com/hasanturantr/status/1928170944482185462

Hasan Turan
(TBMM İdare Amiri | AK Parti İstanbul Milletvekili | Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı)

YUKARIDAKİ SÖZLERİN SAHİBİDİR.

Siyonistlerle ve Amerikanın istihbarat ayak oyunları ile, süikast te uğrayan
Düşen ve Düşürülen derdest edilen, devlet ve hükümet yetkililerin dostu olmaz Akp ve cumhur ittifakından..!?

2015 de,Libya’nın yanında olmadık,!
Kaddafi ye sahip çıkamadık..

2011 Suriye’nin yanında olmadık!
İç savaş başladı,
Sınırdaki mayınları temizledik
Olaylara Amerika’ gözüyle bakıldı..
suriye halkı ile Mültecilerin yanında olduk..!?
2002-2003 de Irak’ da olamadık, ama Amerika’ya lojistik destek sağlandı..

2002- 2026 ya, Filistin ve Gazze nin
Yanında olamadık.. Son ıkı yılda İsrail ile ticaret son gaz devam etti.!!

2020 de Azerbaycan – Ermenistan savaşın da, Azerbaycan a iha siha verdik, birde TSK Mensubu Tabur düzeyinde Askerimizi yürüttük Azerbaycan caddelerinde Ermenistan a karşı,

Fakat Geçen yıl Ermenistan güdümlü, 55 bin kişinin katili Öcalan Apo,
Polis Asker öğretmen Koruyucu çoluk çocuk bebek katiline “Kurucu Önder” Diye hitap da bulunan Cumhur ittifakı yöneticileri yeni açılım süreci ile masaya oturanlar.. Yine Amerika’n varı dış politika uygulamaktaydı..
Böylelikle
Ermenistan a zeytin! dalı! uzatmış oldular..
Meğer Akp nin Azerbaycan çıkarması, Azerbaycan halkı değil,
İsrail dostu İlham Aliyev’i koruma ve kollamakmiş..!?

BOP(BİP) Hizmetçisi Akp ve Bileşenleri; Cumhur ittifakı…
Irak, Suriye, Libya,Mısır, Filistin ve İran. Etrafımızdaki ülkelerin hepsi BOP (BİP) hedefleri uğruna birer birer karıştırılıp , boşaltılıp en sonunda da Türkiye miz açık hedef haline getirişmiştir. Bu plan AKP ve Cumhur ittifakı eliyle, toplum da uyutulup uyuşturularak yapılmaktadır. Aziz Erbakan Hocamızın uyarılarını dikkat almayan toplum ve idareciler eliyle ülkemiz ve bölgemiz bugünkü duruma getirilmiştir. Bugün için de Milli Çözüm ün tavsiyeleri ve uyarıları dikkate alınmayıp (Milli bir Mutabakat sağlanmazsa) büyük yıkım an meselesidir…

Birileri Karadeniz’de Rusya’ya karşı cephe açmak istiyorlardı ve bizi oraya angaje etmeye çabalıyorlardı. Her ne kadar perde önünde olmasa da Kuduz İsrail bu cepheyi en çok isteyen güç odağıydı. Dikkatleri Akdeniz’den başka alana çevirmek yegâne amaçtı. Şayet bu tuzağa düşersek Akdeniz’i kaybetme riskimiz vardı. Libya uçağının Ankara’da düşmesi özel bir mesaj niteliği de taşımaktaydı. Türk topraklarını güvensiz göstermek gibi şeytani bir maksattı.

Şimdi hâlâ zerre iz’anı ve vicdanı olanlar şu soruları yanıtlasındı:
Kaddafi kimin sayesinde öldürüldü?
Yunanistan doğalgaz denizine kimin sayesinde oturdu?
Rumlar kimin sayesinde AB’ye girdi, kimin sayesinde doğalgaz denizine ortak oldu?
Donanmamız kimin sayesinde imha edildi, bizim donanma denklemden çıkarılınca, İsrail kimin sayesinde Doğu Akdeniz’e bu kadar kolay el koymuştu?
Ege’de kimin sayesinde neredeyse ayağımızı denize sokamayacak hale geldik, Akdeniz’de, Antalya körfezine kimin yüzünden sıkışıp kalınıyordu?

Bütün bunlar yaşanırken SP ise maalesef;
Bilderberg elemanı Ali Babacan’ın mimarları oldu YENİ YOL’un kuyruğuna yapışmış…
Başbakan iken Siyonist CFR’nin onur konuğu yapılan Ahmet Davutoğlu’un kuyruğuna takılmıştı…

Türkiye’nin biran evvel bütün bu işbirlikçilerden kurtulup,
Atatürk’ün Milli Mücadelesine…
Erbakan Hocamızın Milli Görüşüne…
Ve elbette Milli Mücadeleyi ve Milli Görüşü içerisinde barındıran Ahmet Akgül Üstadımızın MİLLİ ÇÖZÜM iktidarına acilen ihtiyaç bulunmaktaydı.

CIA – MOSSAD Venezuela’da, İran’da çok uzun süredir uyguladığı ajandasını (bölme projelerinin savaş öncesi safhalarını) Türkiye’de de uygulamaya başlamıştır. Bu ülkelerin hava (ve deniz) sahalarını itibarsızlaştırırken bir yandan da yoğun ekonomik kıskaç altına almış halkı eş zamanlı olarak sokağa dökmüştür. Yabancı servislerin senaryolarını yazan memurlar, senaryoları coğrafi dinamikleri göre revize etmekte akabinde farklı oyunculara oynatmaktadır. Erbakan hocamızın defalarca söylediği “İsrail, İranla savaşacak ardından hedef Türkiye’dir” öngörüsü, Irak, suriye ve diğer komşu bölgelerimize ilişkin yaptığı tespitler bir bir çıkmaktadır. Bugün itibarıyla İran halkı sokağa dökülmüş rejimi devirmeye çalışmakta, ABD-CIA-MOSSAD ise İran Hükümetine ” Eğer protestoculara dokunursan seni vururum” demektedir. Zaten bu siyonist köpeklerin ve işbirlikçilerinin Erbakan kini de onların gizli projelerini sadece hocamızın anlamasından, halkına ve dünyaya anlatmasından ve bunlara karşın proje üretmesinden kaynaklıdır.

Artık sular kaynamıştır, Savaş ülkemize çoktan gelmiştir. Gelinen bu noktada Erbakan hocamızın uyarılarının, Milli Çözüm dergimizin ve Ahmet Hocamızın öngörü, uyarı ve tespitlerinin acilen dikkate alınması ve ülkemizde milli mutabakatın sağlanması lazımdır.

“Libya Genelkurmay Başkanı gibi “Yüksek Değerli Hedef” statüsündeki bir adamı, Malta tescilli sivil bir Charter Uçağına (9H-DFJ) bindirirseniz, namlunun ucuna sürmüş olursunuz.” 
“Uçuş Veri Kayıtçısı” kutusunda pilotun vermediği ama uçağın uyguladığı o son komut bulunmalıydı.” 
“Evet, birileri Karadeniz’de Rusya’ya karşı cephe açmak istiyorlardı ve Kuduz İsrail bu cepheyi en çok isteyen güç odağıydı.” 

Konuyla ilgili doğruya ulaşmak adına birçok haberle karşılaştık. Ancak konuyu bütünlük içinde tam anlamıyla kavrayabilmek için tek bir doğru değil, tüm doğruların ortaya konması gerekir. Bu bağlamda yukarıdaki makale, konuyu eksiksiz biçimde anlamaya imkân tanıyan eşsiz bir bakış açısı sunmaktadır. 
Ne yazık ki böylesine tarihî olaylar yaşanırken, Erbakan Hocamızın adını dahi anmaya cesaret edemeyen SP’nin; YENİ YOL mimarlarıdan, Bilderberg elemanlarının ve Siyonist CFR tarafından onur konuğu yapılmış isimlerin peşine takılması ibret vericidir. 

TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU, CUMHUR İTTİFAKI’DIR! ve ACİLEN MİLLİ MÜTABAKAT HÜKÜMETİ KURULMALIDIR!.

Bu gelişmeler ancak harp ortamında görebileceğimiz türden olaylardı.

İstiklal mücadelemizi başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ülkemizin güvenlik sigortası olan yavru vatanımızı kurtaran
Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın ve binlerce şehidimizin hakkı vardır bu kutsal topraklarda! Vatanımız, makalede önemle vurgulandığı üzere tarihte hiç olmadığı kadar tehlike altındadır. Ülkemiz dört yandan kuşatılmış, hıyanet içerisinde bulunan işbirlikçiler ise tamamiyle Siyonizm’in güdümünündedir.

Bütün bu olumsuz şartlara rağmen Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi;
“Kahraman ordumuz, Milli Görüş’ü en iyi muhafaza etmiş kurumumuzdur!”
Siyonizm’i bertaraf etmek, Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya’yı kurmak için Erbakan Hocanızın bulundukları gibi “Siyonizm güçten anlar!” gerçeğini unutmamak lazımdır. Peki bu güç yine Erbakan Hocanızın ifadesiyle nasıl elde edilecektir?

“Milli Çözüm’e inanan bir iktidarın iş başına gelmesi ve Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanın makamına oturmasıyla!”
Kurulacak olan Milli Mütabakat hükümeti ile Siyonizm’in güdümünden kurtulan ülkemiz;
Millici irade ile Kahraman Ordumuz kenetlenecek, seçkin şahsiyet etrafında birleşecek! Erbakan’ın üstün elektronik harp teknolojisi devreye girecek ve İsrail kökünden söküp atılacak, Emperyalistler ise teslime mecbur kalacaktır.

Peki, yaklaşık yarım asır öncesinden neden Milli Çözüm diyor Erbakan Hocamız?
Yeni Bir Dünya kurmak için Erbakan çizgisinden bir milim dahi sapmamak gerekiyor!
Bütün insanlığı sömüren Kapitalizm’in yerine gelecek olan Adil Düzen’i savunmak gerekiyor! Bu ateşten kor’u, Milli Çözüm’den başkası taşıyamıyor!
Siyonizm neden Adil Düzen’i ve Erbakan’ı unutturmaya, beton dökmeye çalışıyor?
çünkü yeryüzüne adaleti getirecek başka bir alternatif bulunmuyor!..
“Zalimler ve hainler istemeselerde, Allah nur’unu tamamlayacak!”
“Zafer ise elbette inananların ve bu uğurda çalışanların olacaktır!”

Kuduz İsrail’in mazlum Filistin soykırımına rağmen, aylar boyunca gemiler dolusu malzeme gönderdikleri ortaya çıkan… En sonunda, güya Gazze Barışına GARANTÖR oldukları halde, Siyonist mel’unların her türlü tahribat ve katliamını sadece kınayan… Ama 1 Ocak 2026’da İstanbul’da miting düzenleyip halkımızın havasını almaktan ve oyalamaktan utanmayan bu riyakâr zihniyeti artık tanımak ve ondan kurtulmak lazımdı!.. Ve KADDAFİ bunlar gibi göstermelik değil, gerçekten Filistinli kardeşlerimize el uzattığı ve destek çıktığı için, Siyonist-Emperyalistlerin hışmına uğramıştı!..”

Picture of Ufuk EFE

Ufuk EFE

YORUMLAR

Son Yorumlar
14
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...