YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
697f6d4eb4a93
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 8 9
Bugün : 35496
Dün : 56785
Bu ay : 35496
Geçen ay : 1625042
Toplam : 48738809
IP'niz : 216.73.216.146

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

TÜRKİYE HER YÖNDEN KUŞATILMAKTAYDI
VE
MİLLİ DUYARLILIK AYAĞA KALKMALIYDI!

  1. İstiklal – 03 Aralık 2025 – A. Değirmenci
  2. Namık Kemal Zeybek
 
5 20 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
15 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Burada bir hizmetin hakkını verme adına, Rahmetli Erbakan Hocamızın, geçmiş yıllarda Türkiye’ye gelmesi konuşulan o dönemki Papa’nın gelişini engellemek için söylediği şu sözleri önemine binaen aktarmak istiyorum:

“Papa’ya, Türkiye’ye gelme diyoruz. Çünkü Papa, Türkiye’ye Bizans’ı hortlatmaya geliyor. Papa, BOP’un dinî temsilcisi olarak geliyor. Papa, Türkiye’ye insani hislere sahip olarak Türk halkına saygı göstermek için gelmiyor. Tam tersine Türk halkını hiçe sayarak Bizans’ı hortlatmaya geliyor.”

Aslında makalenin sonunda özetlenen maddeler, tüm makalenin özetidir; Büyük Orta Doğu Projesi’nin bir ütopya olmadığının, aksine küresel ve bölgesel reel politikalar ile hızlandırıldığının ispatıdır. Ülkemizin dört bir tarafının kuşatıldığının, Büyük Orta Doğu Projesi için cepheler açıldığının ve son aşama için iç siyasetin dizayn edildiğinin uyarısıdır.
Doğuda bir kürt devletinin, Kıbrıs adasında bir federe devletin, İstanbul’da ise ekümenik özerk bölgenin zeminlerinin hazırlanması ve hızlandırılmasının, ütopik bir iddia olmadığının göstergesidir.
Bütün bunlara imkan sağlayan iktidarın, Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanlığını yaptığının göstergesidir.
Ve artık sabırlar tükenmekte ve vicdanlar bu kadar ihaneti kaldıramamaktadır. Kırmızı Trump okyanus ötesinden Madurro üzerinden iran ve Türkiye’yi hedef göstermekte, İslama en büyük zarar ılımlı islamla verilmekte ve dün papa-Fetö eliyle yapılan bu ihanet bugün papa-iktidar eliyle yapılmaktadır. Nasıl ki ezan siyasi bir simgeyse, Anadolu da İslamın kalesi ve siyasi simgesidir.
Bir sonraki aşamada, ikinci bir Kurtuluş mücadelesini verilmesi ve Kuvayı Milliye ruhuyla milli bir mutabakat hükümeti kurularak adil düzene geçilmesi kaçınılmazdır.

Makalede vurgulanan bağımsızlığımızı tehdit eden çok önemli hadiseler yaşanırken; iktidarın ve yandaşların Yeni Osmanlıcılık safsatası tarihteki meşhur ”Titanik” gemisinin batışı süresince gemideki müzisyenlerin caz yapmasını aklımıza getirdi. Cennet Vatanımız dört bir yandan ekonomik, sosyolojik ahlaki ve askeri yönden çembere alınmışken yetki sahipleri bir nevi sazla cazla (boş vaatler ve günü kurtarmaya yönelik palavralarla) Milletimizi oyalamaktaydı.

Türkiye her yönden kuşatılmaktayken Milli duyarlılık ayağa kalkmalıydı!
Milli Çözüm’ün bu tarihi çağrısına uyulmalıydı!
Evet, Milli duyarlılık hemen ayağa kalkmalıydı!

İngiliz gavuru Churchill kadar bile milli duyarlılık taşımayanlara, yine İngiliz gavurunun sözleriyle uyarı:

“Eğer kan dökmeden kolayca kazanabileceğiniz bir şey için haklı olduğunuz halde savaşmazsanız; zaferinizin kesin ve çok maliyetli olmayacağı bir durumda savaşmazsanız; tüm olasılıklar aleyhinize olduğunda ve hayatta kalma şansınız çok az olduğunda savaşmak zorunda kalacağınız bir an gelebilir.
Daha da kötü bir durum olabilir.
Zafer umudu olmasa bile savaşmak zorunda kalabilirsiniz, çünkü köle olarak yaşamaktansa ölmek daha iyidir.” (Churchill)

Güneş Doğmadan, Karanlık Kaybolmazdı! HAKK GELMEDEN, BÂTIL YIKILMAZDI!

SİYONİZM BİR TAKIM PLANLAR YAPMIŞ VE PLANLARINI TIKIR TIKIR İŞLETMEKTE NE YAZIK Kİ. MAKALEYİ OKUDUĞUM ZAMAN AŞAĞIDAKİ AYETİ KERİMELER AKLIMA GELDİ.

İbrahim 42
(Ey insan!) Sakın sanma ki; Allah zalimlerin yaptıklarından gafil (habersiz ve ilgisiz)dir. Sadece onları, gözlerin dehşetle döneceği (korku ve şaşkınlıktan bakışlarına baygınlık geleceği) bir güne kadar ertelemektedir.

https://www.mealikerim.com/14/ibrahim/42

İbrahim 46
Gerçek şu ki, onlar (zalimler ve hainler, mü’minlere ve İslami girişimlere karşı) hileli planlar kurdular (ve kuracaklardır). Oysa eğer onların (şeytani) hile ve hazırlıkları, dağları yerinden oynatıp kaydıracak (zelzeleler oluşturacak derecede bugün nükleer silahlara ve teknolojik imkânlara dayanmış) olsa bile, Allah katında da (kesinlikle onları boşa çıkaracak ve etkisiz kılacak kudret) planları ve programları vardır! (Allah zalim güçlerin mekir ve tuzaklarını kendi başlarına saracaktır.)

https://www.mealikerim.com/14/ibrahim/46

İbrahim 47
Sakın ha, Allah’ı; elçilerine (ve Hakk davetçilerine) verdiği sözden (ve zafer va’adinden) dönecek sanma(yın). Gerçekten Allah Azîz’dir, İntikam sahibidir. (Ey zalimler ve hainler, sizin de zulüm ve hıyanetlerinizin hesabını soracak, saltanatınızı yıkacaktır.)

https://www.mealikerim.com/14/ibrahim/47

ALLAHIN İZZET VE İNAYETİYLE İNŞALLAH AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN 1980 YILINDA BUYURDUKLARI SÖZÜN GERÇEKLEŞMESİ İLE TÜRKİYE’NİN VE BÜTÜN İNSANLIĞIN KURTULUŞUNUN TEK ÇARESİ ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULACAKTIR.

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

Türkiye’miz içeriden ve dışarıdan tamamen uzak kuşatılmıştır. Birinci dünya savaşı sonraki dönemden daha vahim bir hal üzerindeyiz. Atatürk’ün gençliğe hitabesindeki hatırlattığı durumları şuanda fazlası ile yaşamaktayız. Gençliğe hitabenin son cümlesinden yine bu durumdan kendi imkanlarımızla kurtulacağız, nasıl ki kurtuluş savaşında Kuva-i Milliye ruhuyla yeniden Milli Şuura sahip vatan evlatlarının ayağa kalkıp Milli Mutabakat hükümetine geçişiyle ve devamında ise Rahmetli Erbakan Hocamızın Nisan 1980 TRT yaptığı “Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki; Türkiye’nin kurtuluşu Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, Milli Çözüm’e inan bir hükümetin kurulması ve yeni bir devrin başlaması mümkündür.” diyerek ülkemin kurtuluş çaresini yıllar öncesinden Aziz Erbakan Hıcamız haberdar ediyordu. 

İyi ki varsın Milli Çözüm!…
Ülkemizi, Bölgemizi ve tüm insanlığı içine alan Siyonist ve Emperyalist zulüm ve sömürü şebekesinin plan ve projelerini yıllar öncesinden görüp uyararak ve bu lanetli kavmin şerrinden korunma yollarını göstererek ve siyonizmin tüm sistemlerini çökertip etkisiz bırakarak tüm insanlığı huzur ve saadete götürecek Erbakan imzalı Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya programını bizlere ve tüm insanlığa deklere eden Millî Çözüm e müteşekkiriz…

Evet makalemizin manşetinde de ifade edildiği üzere ülkemiz dört bir yandan kuşatılmış vaziyette… Çünkü Türkiye merkezli Yeni Bir Dünyanın kurulacağını, bizler ve zalim güçler yani Siyonistlerde farkında bu yüzden 8 milyarlık insanlık aleminin saadetine vesile olacak her türlü hazırlığı ama her türlü hazırlığı başta Bilge ve Yiğit ve aynı zamanda Süper bir beyne sahip Şahsiyet olmak üzere, teknoloji harikalarımız olmak üzere ve yeni bir dünyanın temelleri olan komple zihniyet değişimi yaşandığı andan itibaren ne zalim güçler etkili bir güze sahip olarak kalabilecek ne de insanlığı madden ve manen inim inim inleten sistem ve düzenleri hüküm sürebileceğinden, başta ülkemizde sonra İslam Ülkelerinde ve tüm dünyada hüküm sürecek olan Adil Düzen Projeleri hazır bir şekilde beklemekte… Milli Çözümlü Milli Bir Mutabakatla gerçekleştirilecek olan YENİ BİR DÜNYA kurulumu; Milli demokratik aslına sadık kalıp bir restorasyonla sahte seçim oyunlarını, particiliğe dayalı basit ve çağdaş topluluk kavgalarını, medya denilen manipülasyon tezgahlarını ve işbirlikçi rantiyeci sermaye sınıfını da terbiye edecek şekilde milli iradenin tecellisi olacaktır.
Türkiyemiz yaşadığı bu toz duman ortamını ancak ve önce Adil , asil ve asri yeni bir düzen kurucu ruha sahip, milli ve cesaretli bir hamle yaparak aşabilecektir ve aşmalıdır.

İnşaallah Milli Çözüm’ün yine ifadesiyle ; TARİHİ HER ZAMAN KÖTÜLER DEĞİL, BU SEFER DE İYİLER VE MİLLİLER YAZACAĞINA EMİNİZ VE TAHMİNİMİZ TEMENNİMİZ ODUR Kİ; BU KUTLU VE MUTLU DEĞİŞİM DE OLDUKÇA YAKINDIR!.. İNŞAALLAH.

Sorulara ekleyelim:

Ülkemize davet ettiğimiz Libya Genel Kurmay başkanının uçağı düşürülüp topraklarımızda suikaste uğramışken…

Deccal ve Katil Netenyahu-İsrail Yunanistan Güney Kıbrıs birlikte bölgede başka bir aktöre (Türkiye) imparatorluk kurdurmayacağı tehditini yaparken…

Yabancı ülkelerin dronları hava sahamızı bir bir işgal ederken ve göz göre göre üstümüzde keşif yapılırken…

Barzani Türkiye çıkartması yaparken…

Papa Emine Hanım tarafından İznik’e davet edilirken…

ABD AKP’ye ihtiyacı olan meşruiyeti vermişken… Ankara büyükelçisi her konuda müstemleke valisi gibi Türkiyemize duracağımız yeri belirlerken…

AKP ve neredeyse tüm muhalefet abd’den aldığı meşruiyetle yeniden olmayan azınlık sorununu azdırıp ülkeyi iç savaşa sürüklerken…

Trump Netanyahu’ya; Tayyip’le aram iyi, tanıyorum, İsrail’e saldırmaz , korkma diye teyid verirken…

MAKALENİN SON CÜMLESİ: BÜTÜN BUNLAR RASTLANTI OLABİLİR MİYDİ?

Aziz Erbakan Hocamızın Haim Nahum planını anlatırken bahsettiği 7 maddeden biri neydi??? “Yumuşak lokma yapacaksın”. İşte milletimizi yumuşak lokma haline getirmenin bir yolu da olayları milletimize hiç bir şey olmuyormuş gibi, normal olaylarmış gibi aktarmaktır. Bu açıdan baktığımızda Papa’nın ziyaretini turistik gezi gibi anlatanlar aynı Firavunun sihirbazları gibi halkın gözünü başka yöne çevirmeyi amaçlıyorlar. Millet olan biteni gerçek manasıyla görmesin diye. Adamlar son darbeyi vuracakları zaman millet zaten sersemlemiş olacak ve direnci kalmayacak. Adamlar bir yönden değil her yönden hazırlıklarını yapmaktalar Büyük Ortadoğu Projesini gerçekleştirmek için. Aziz Erbakan Hocamız “bir konu Suriye olursa bilin ki hedef Türkiye’dir” dememiş miydi…. Şimdi Suriye’nin her tarafı kontrollerini altına alacak dizaynı yapıyorlar. Komşularımızda üslerini, denizlerdeki savaş filolarını düşündüğümüz zaman bu adamlar herhalde keyf olsun diye bu kadar yatırım yapmıyorlar.
Ayrıca terörsüz Türkiye süreci deyip yapılanlara meşruiyet kazandırmak için Erbakan Hocamızı günahlarına ortak etmeye çalışmaları da milletimizi yapılanların iyi bir şey olduğuna inandırma gayretinden başka bir şey değildir. Oysa Erbakan Hocamızın terör konusunda ne söylediği ve ne yaptığı açık açık ortadır. Hocamız; bir kere Kürt Meselesi diye bir meselemiz yok demiştir. Önce buradan başlamak lazım.

  • Gürcistan sınırımız İsrail destekli Spider sistemleri ile kuşatılırken,
  • Azerbaycan’ın İsrail dostluğu kuşkulandırırken,
  • Suriye PKK ‘sı güçlendirilirken,
  • Barzani ülkemizde silahlı şovlar yaparken (vekiller barzaniye methiyeler düzerken),
  • Siyonist İsrail güney ve doğu sınırlarımızı vekil güçleri ile neredeyse tamamen kuşatmışken,
  • ABD Centcom’un bizimkilere göre çok daha ucuz dronlarını sınırımıza yığmışken,

(Erbakan hocamızın 2009 yılında söylediği “sen 41 uçak gemisi yaparsın o 80 tane yapar, biz uçak gemisi yapacağımıza onun yaptığı füzeyi havada kontrol altına alacağız, geri Amerikan gemisinin üstüne düşüreceğiz” cümleleri akıllara kazınmıştır. Allah’ın rahmeti ve bereketi ile üretilen nitelikli teknolojiler bir şeyleri sayıca fazla yapmaktan çok daha üstündür.)

  • Rusya dahil ülkelerin İHA-SİHA ları ülkemiz semalarında fink atarken,
  • Lübnan – GKRY anlaşması ile mavi vatanımıza tecavüz edilirken,
  • Batı sınırımızda Siyonizm destekli Yunan çakalları beklerken,
  • Papa Siyonist İsrail hedeflerinin arkasında olduğunu tüm dünyaya göstermişken,

yöneticiler taht kavgaları ve iç hesaplaşmalar vasıtasıyla ile milletimizi oyalamakta bürokratlarımız koltuk sevdaları ile kafa sulandırmaktadır. Milletimiz bir an önce uyanmalı, işbirlikçi hainler hususunda gerekli tavrı göstermeli, Milli vicdan ve duyarlılık ayağa kalkmalıdır.

AKP’yi iş başında tutmak, Siyonizmin, 20Haçlı Seferi‘ni başarıya ulaştırmak için ana vazifesidir! (Necmettin ERBAKAN) Bu bağlamda papanın ziyaretide bu hizmetin daha doğrusu ihanetin açık delilidir. Ekümenlik hedeflerini bir bir gerçekleştiren papalık Arkasında siyonist akıl hocalarının BOP planlarına hizmet etmektedir. Bunları ise AKP gibi işbirlikçi hükümetler eliyle yapmaktadır.
Erbakan Hocamız;
* “Sadece İslam’ın değil, tüm insanlığın gerçek düşmanı Siyonizm’dir. Siyonizm hayal değil, bir gerçektir. İlk önce şu gerçeği unutma. Ortada bir timsah var. Siyonizm timsahı. Bunun üst çenesi ABD, alt çenesi AB, kuyruğu da İsrail’dir.”
* “1990’da 20. Haçlı Seferi başlarken bu kararı aldılar. Çeneleri ayarlardılar. ABD ile AB arasında uyum sağladılar. Sonra NATO’yu, İslam’a taarruz gücü haline çevirdiler.”
Ülkemizin etrafı işgal öncesi yeni cepheler açılarak zayıf düşürecek zafiyetler gösterilmekteydi.

Ülkeyi bu puslu karanlık ortamdan aydınlığa çıkaracak yeni Kuvayı Milliye ruhunu dirilten Milli Çözüm önderliğinde kurulacak Milli Mutabakat hükümetine acil olarak ihtiyaç duyulmaktaydı. Ve İnşaAllah çok yakın gelecekte beklenen ve özlenen gelişmeler olacak tarihe şanlı zafer şarkılarının söyleneceği aydınlık yarınlara kavuşacağız.
Ve Aziz Erbakan Hocamızın söylediği şu sözü tekrar hatırlatıyoruz:
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki; Türkiye’nin kurtuluşu; Milli Çözüm’e inanmış bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, Milli Çözüm’e inanmış bir hükümetin kurulması ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür.( Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Basın Toplantısı Yazarlar Soruyor – Nisan 1980)

Evet, Türkiye her yönden kuşatılmış durumdadır. PKK tehdidi, ABD’nin Orta Doğu’ya saldırı filoları konuşlandırması, Vatikan merkezli hamleler gibi tehlikeli ve birçok köklü sorunlardan kurtulmanın yolu, Erbakan’ca bir duruş sergilemekten geçmektedir. 

Bu gerçeği birçok kesim dile getirir; ancak samimiyet, Erbakan Hocamız hakkındaki çarpıtmalara karşı durup onun projelerini savunma ve gündeme taşıma aşamasında ortaya çıkar. Makaleden de anlaşılacağı üzere, bunu gerçekten dert edinenler yalnızca Erbakan sadığı ve gerçek Takipçisidir!.. 

TÜRKİYE KUŞATILIYOR!

Ülkemiz her yönden kuşatılırken Apo katilinin Cumhur İttifakına yaptığı uyarı dikkat çekmektedi.

Görüşme sonrası açıklama yapan DEM Partili Koçyiğit, Öcalan’ın; süreci “tarihi” olarak niteleyip, 27 Şubat çağrısının devlet katında da bir mutabakata dayandığını söylemişti. DEM’li Koçyiğit, Öcalan’ın  Bu sefer mutlaka başarmak gerektiğini, aksi halde darbe mekaniğinin devreye girebileceğini” dile getirdiğini belirtmişti.

Siyonist uşağı Apo katilinin;
BOP Projesi Eş Başkanlığı ve Küresel – Emperyalist takımın yoldaşlığını yaptıklarını itiraf eden Cumhur İttifakına uyarılarını nasıl anlamak lazımdı!?
Siyonizm tarafından dayatılan “Terörsüz Türkiye” kılıflı “Yeni Çözüm Süreci” ve “Anayasa Değişikliği” ülkemizin yarısının bölünmesini amaçlayan BOP’un
(Büyük İsrail Projesinin) son ayağıydı.
Milli Çözüm defalarca ilgili yerlere hatırlatmıştı.
Öcalan bütün Türkiye’nin gözü önünde iktidar ve ortağına “Darbe Sopasını” göstermekteydi. İktidar yandaşlarının ise konuyla alakalı sadece çarptırma yapması, “gereken mesaj, yerine ulaştı” olarak mı okumalıyım?
Peki bu tehlikeli sürece karşı çıkmayan başta CHP olmak üzere diğer muhalefet partileri hangi odaklardan, niçin korkup pusmaktaydı?
Bu hıyanet projelerine Erbakan Hocamızı alet etmeye çalışanların sonu bakalım nasıl olacaktı..
Vatan toprakları ayağımızın altından kaymıştı. Bu siyasi kadrolar, yozlaşmış kurumlar ve her noktası çürümüş sistem ile ülkemizi kurtarmak imkansızdı.
Milli duyarlık sahipleri, bulunduğumuz şartların 19 Mayıstan çok daha kritik bir hal aldığını anlamıştı!?
Tek çare ise;
Bütün Millicilerin, Milli Duyarlılığının ayağa kalkması..
Milli Çözüm – Milli Mütabakat Hükümetinin iş başına geçmesidir.

“Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!”
Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN

Devleti ve milleti her yönden bir sarmal içine alan, ancak birbiriyle bir bağıntısı bulunmayan(!) olaylar ve gelişmeler zincirinin, nereye ulanmak istendiğini anlamak için;
Hem milletin hem devletin varoluş kodlarını anlayan BİLGİ, en temel şartlardandır..
Bu bilgi, TECRÜBE ile mutlaka tekamüle ulaşmalıdır. Tecrübesi ve başarıya dayalı bir deneyimi bulunmayan bilginin sonu hüsrandır yıkımdır.!
Doğru ile yanlışı, hak ile batılı birbirinden ayıran en temel Allah vergilerinden birisi HİDAYET nurudur.. Bu nurdan hakkıyla istifade edemeyen bir zihniyetin insanlığa ve İslama yapacağı hiç bir hayır olamaz..
Neyin doğruya neyin yanlışa götüreceğini, milletin ve Devletin hayrına hangi adımların atılıp nasıl sonuçlar alınacağını sezip görebilme yetisi ise FERASETTİR..
Bütün bu iradeyi kullanabilme, doğru kararlar alabilme ve alınan kararları uygulama kararlılığını ortaya koyma iradesi ise DİRAYET olarak tanımlanmıştır…

Ve şüphesiz tarihin, coğrafyanın ve bölgenin en önemli devletini ve milletini her türlü dış güdümden koruyup kollamak, bölgesel ve küresel huzuru, güveni sağlayacak köklü çözümler, planlar, proğramlar ve uluslararası alternatifler ortaya koymak ise, ŞUUR ve VİZYON gibi muazzam bir devlet donanımını şart koşmaktadır..

Bir devleti ve milleti hakkıyla idare edip yürütecek bir zihniyetin, bu özelliklerden bir tanesinden bile mahrum olması, o milleti Allah korusun ne büyük yıkımlara maruz bırakacaktır..

Milli Çözüm takipçileri olarak ne istediğimizi, ne yapmamız gerektiğini, ne olduğumuzu, ne olmamız gerektiğini, mevcut halimizi ve geleceğimizi ciddiyetle anlayıp, görüp, şuurla ve imanla kendimizi yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz.!
Aksi takdirde gelecek nesillerin lanetinden hiç kimse kurtulamayacaktır.

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

AHMET AKGÜL KİMDİR?

INTRODUCTION OF USTADH AHMET AKGÜL

رسالة تعريفية لمعلمنا أحمد أكجول

قبل مؤتمر النظام العادل في جامعة قيرغيزستان أراباييف، والذي حضرناه، قدم أحد المحاضرين أستاذنا أحمد أكجول على النحو التالي: أحمد أكجول موجود في تركيا؛ إنه عالم ومثقف نادر جدًا يجمع بين المبادئ الإسلامية والمتطلبات الإنسانية، وفكر أتاتورك في التغيير والقومية الإيجابية والتوازن الاجتماعي. ألف حوالي 100 كتاب، بعضها في 3 مجلدات، وجميعها أعمال فريدة وأصيلة. 10 من الكتب؛ تمت ترجمته إلى الإنجليزية والروسية واليابانية والفارسية والفرنسية والعربية. البروفيسور الراحل، أحد رؤساء وزراء تركيا الأسطوريين. دكتور. ويعتبر من أكثر الطلاب المميزين وأتباع نجم الدين أربكان.
لقد حضر المؤتمرات العلمية في جميع أنحاء تركيا وأوروبا والجغرافيا الإسلامية منذ ما يقرب من 40 عامًا. إنه رجل حكيم تنبأ وشرح التطورات المهمة في تركيا ومنطقته والعالم قبل عقود، وتعرض للعديد من المشاكل والهجمات لهذا السبب، لكنه كان دائما على حق في النهاية. وهو رئيس تحرير مجلة الحل الوطني، التي يتابعها عن كثب كبار البيروقراطيين العسكريين والمدنيين، وأساتذة الجامعات، والكتاب والمعلقين المهمين، ومسؤولي الدولة في تركيا. ضد الأنظمة الرأسمالية والاشتراكية والليبرالية في العالم؛ فهو يحتوي على الجوانب الجيدة والمفيدة لجميعها، لكنه يترك الجوانب السيئة والضارة؛ سيدنا، الذي أعد ودافع عن برامج النظام العادل الأصلية القائمة على العقل والعلم والتاريخ والضمير والقرآن، يبلغ من العمر 74 عامًا وأب لخمسة أطفال. لا يتقاضى إتاوات أبدًا عن أي من كتبه أو مجلاته أو مقالاته أو مؤتمراته، ويعيش حياة متواضعة بعيدًا عن الترف والراحة، ويغطي نفقات كل ذلك بحوالي 40 من الرفاق المتطوعين والمخلصين في سبيل الله. المعلم الذي يدافع عن "حرمة التبشير بالعلم" وبالتالي لا يدين بالشكر لأي مركز أو حكومة. باستثناء ما يقرب من 105 من أعمال أستاذنا، حتى الأحزاب والحكومات تظل غير مبالية؛ الدين والأخلاق في المرحلة الابتدائية: 4-5، المرحلة المتوسطة: 1-2-3، المرحلة الثانوية: 1-2-3-4 والجامعة: 1-2-3، وفقاً للحقائق العلمية وجوهر الإسلام. ولكن بغض النظر عن أي طائفة، فقد أعد كتب العلم. خلال أحاديثهم المميزة جداً، كتلاميذه ومتابعيه المخلصين: "كيف أعددتم هذه (100) كتاباً يزيد عن مائة، كيف رتبتم وقتكم؟" أجاب أستاذنا أحمد أكجول على أسئلتنا كالتالي، ليكون قدوة وتشجيعًا لنا:



1- منذ ما يقرب من 60 عامًا، باستثناء الأمراض الخطيرة والصعوبات الكبيرة؛ ولم أؤجل عمل اليوم إلى الغد، كما أنني لم أحاول تأجيل عمل الصباح إلى الظهر أو عمل الظهر إلى المساء. لأنه لا ينبغي لي أن أضيع رأس مال حياتي المحدود في مساعي فارغة ومجانية يسميها القرآن الإلغاء ويحرمها

 

2- حتى لو كان شخصًا لديه معرفة وخبرة في موضوع ما، حتى لو كان أصغر منا كثيرًا... حتى لو كان شخصًا عاديًا وبسيطًا، فأنا لا أشعر بالإهانة أبدًا عند الاستماع إليه أو تعلم شيء ما، لأن أكبر عائق أمام التعلم والحصول على العلم هو الكبرياء والكبر

-3ما حصلنا عليه؛ حاولت أن أقرأ وأفهم كتابات وكتب الجميع، محليًا أو أجنبيًا، يساريًا أو يمينيًا، أعرفه أو لا أعرفه، أحبه أو أكرهه.
4- كنت أسجل المعلومات التي تعلمتها وأجد أهميتها منها أو مما سمعته في البرامج والمؤتمرات التليفزيونية، ولم أتردد قط في كتابتها ونقلها بذكر أصحابها
5- من خلال الوقوع في الرغبات والاعتراضات التعسفية من أقرب أقاربي ورفاقي وأعضاء الحزب وذوي المناصب ذات النفوذ والكفاءة... أو من منطلق حرصي على راحتي ومصالحي الشخصية، لم أخفي أبدًا الحقيقة التي قالها لي يجدها العقل والضمير نافعة ومفيدة، ولم أصعب فهمها بتغليفها بأغلفة مختلفة
6- كل الأشخاص الذين التقينا بهم في أي مناسبة وأصبحنا قريبين بما يكفي لتناول كوب من الشاي أو السفر لمدة ساعة على متن الطائرة؛ حاولت مساعدتهم على اكتساب وزيادة وعيهم الأخلاقي والضميري وكرامتهم، وخاصة سلامهم الروحي والعالمي. بمعنى آخر، كنت أهدف إلى أن أكون مفيداً له، وليس أن أستفيد من منصبه وفرصه ومجاملاته.
7- ولعل ذلك يعتبر ثمرة ومعجزة للأهداف والجهود المخلصة... وطبعا بفضل الله تعالى وفضله لا بد من قراءة كتاب ما يقارب 700 صفحة بسرعة في ساعة أو ساعتين. وتهنئة هذا الكتاب وانتقاده عمدا، والحمد لله أن إنتاج ملاحظات من 10 صفحات أصبح أسهل بالنسبة لنا.
أطيب التحيات…

YORUMLAR

Son Yorumlar
15
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...