YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e79cb1be08c
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 0
Bugün : 45619
Dün : 58085
Bu ay : 1204464
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53349522
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Graham Fuller Siyonisti şunları söylemişti:

  • Türkiye'de Mustafa Kemal modeli bitti!

"Mustafa Kemal çok hürmet ettiğim bir şahıstır. Besbelli ki Türkiye'yi emperyalizmden o kurtardı. Hem de bazı çok hayati reformları yerine getirdi. Ama bu zorunlu Batılılaşma Türk toplumunda bazı yaralar da bıraktı. Kendi Osmanlı tarihini, İslam geleneklerini sevenler vardı. Batılılaşma İslamiyet'i aşağılayan bir hale dönüşünce bu bir memnuniyetsizlik yarattı. Şimdilerde ise sarkaç daha merkeze geldi. Anadolu Kaplanları da yeni bir Türkiye içinde yeni bir rol oynamaya başladılar. Yani bir bağdaşma var. Bu çok sağlıklı bir gelişmedir" diyor.

 

  • Bir makalenizde "Mustafa Kemal'in işlevi bitmiştir" dediğinizde bu ülkede pek çok insanı ne kadar kızdırdığınızı biliyor musunuz?

"Zorlu bir süreç olarak sonuna geldiğini ve belki de sonuna gelmesinin iyi olduğunu söyledim. Türkiye'ye artık yeni bir harmoni getirmek lazım!" şeklinde cevap veriyor.

Komplo: Türkiye komplo teorisi üretmede Arap dünyasından daha zayıf. Türkler yaşadıkları bölgelerde hep emir verendi. Asıl komplo teorileri ise başka bir ülkenin hükümranlığında yaşayan halklar tarafından üretilir. Bu konuda kimse İranlıları geçemez. Dünya seviyesinde bir numaralar.

ODTÜ: Haziran 2003'teki o protesto olayı büyük bir mesele değildi, hiç korkmadım. Ama içimi acıtan tek bir şey oldu. Söyleyeceklerim onların hoşuna gidebilirdi. Oysa duymak bile istemediler. Önyargıyla beni reddettiler. Bu beni acıttı.

  • Peki bu cihatçılar ve radikal İslamcılar sorununu başımıza ABD açmadı mı? Hatta CIA'nın Ortadoğu Masası Şefi olarak sorumlusu bizzat siz değil misiniz? Sorusuna, hiç gocunmadan:

"Efendim, zannederim radikal İslam'ı, siyasal İslam'ı ilk olarak biz yaratmadık ve sadece biz kullanmadık!. Ayrıca bütün dünya radikal İslam'ı Sovyetlere karşı kullanmak istedi. Sadece ABD değil. Bütün Arap dünyası, Avrupalılar, herkes: "Sovyetler bir hezimete uğrasın diye radikal İslamcılara yardım ettiler. Parayla, silahla… Her şekilde ve farklı yollarla…" karşılığını yapıştırıyor.

  • Yeşil Kuşak ilk kimin fikriydi peki? ABD'nin değil mi? Sorusuna da:

"Soğuk Savaş zamanında Sovyetler'in güneye doğru yayılmasını önlemek içindi. Fikir herhalde bizimdi. Ama o zamanlar bütün İslam devletleri de komünizme karşı Müslümanlığın çok güçlü bir duvar olduğunu benimsemişti!" diyerek Radikal İslam'ı da, Layt İslam'ı da Siyonist, Amerika'nın kurup kullandığını itiraf ediyor!..

  • Türkiye'de bu fikrin en ateşli savunucusu olarak siz biliniyorsunuz?.. Sorusuna karşılık:

"Benim için şeref sayılabilir ama ben kabul etmiyorum. Tek bir kişi olarak bunu sahiplenemem. Suudi Arabistan'ın da büyük katkısı vardı. Herhalde fikir babası ben olsam da, bu organizede yalnız değilim." Diye övünüyor!

  • CIA'nin Ortadoğu Masası Şefi sizdiniz. En azından büyük katkı size ait değil mi?
    Oldu tabii, belki bu kavram hakkında en çok konuşan bendim. Çok da haklı bir tezdi. Çok çok doğruydu. Komünizme karşı gerçek bir duvar oluyordu İslam!
  • Bu yüzden siz de bölgede sürekli radikal İslam'ı pompaladınız?..

Sadece biz pompalamadık. Bizden evvel Suudi Arabistan yaptı bunu. ABD'nin Afganistan üzerindeki rolü daha büyüktü.

  • Peki Türkiye'yi niye kattınız bu kuşağın içine? Tam da Türkiye'de laik bir reform oturtulmaya çalışılırken?..

Çünkü Türkiye'de çok kuvvetli bir sol vardı. Aynı şekilde İran'da da… Hem 1950,1960'larda hem 70'lerde… Komünizm hareketi çok kuvvetliydi. Ve Türkiye'de İslam komünizme karşı çok efektif değildi. İslam zayıf ama solculuk güçlüydü. Kominizme karşı İslam'dan yararlandık!..

  • Ve ABD bunu tersine çevirmeye karar verdi, değil mi?

Hayır, biz hiçbir değişim getirmedik Türkiye'de.

  • Nasıl getirmediniz? Mendereslerden bu yana sağ hükümetleri desteklemediniz mi?

Evet, doğru. Ama aynı zamanda Türkiye'de çok güçlü bir sol hareket de vardı. Ve Türkler için de komünizm İslam'dan daha büyük tehlike görüldü.

  • Kimse durup dururken "Aa, solculuk çok kötü bir şeymiş, vazgeçiyorum" demedi ki… Bu ülkede bir sürü solcu ne işkencelerden geçti, kaç darbe yapıldı? Ve bunlar hep ABD desteğiyle olmadı mı?

Evet, zannederim her zaman ABD biraz iki şekilliydi. Bir yandan Türkiye'de demokrasinin güçlenmesini istiyorduk. Bir yandan da komünizmi zayıflatmaya çalışıyorduk. Sanırım çelişkili davrandık o zamanlar!

Ama şimdi AKP islam dünyası için iyi bir örnek

  • Sonuçtan memnun musunuz peki?

Tabii, bence şu anda Türkiye çok iyi bir noktada! Diyerek sinsi ve Siyonist şeytanlıklarını açığa vuruyor![1]

Peki G. Fuller, niye Mustafa Kemal'i bitirmek istiyor: Çünkü Atatürk her yönden kalkınmış, bağımsız ve bölünmez bir Türkiye öngörüyor: Çünkü Atatürkçülük, egemenliğimizin AB'ye devredilmesine ve Türkşye'nin ABD'nin uydusu haline getirilmesine izin vermiyor.

Amerika'yı İsrail Yönlendiriyor!

İstanbul'da bir konferans veren Musevi entellektüel İsrael Shamir, Irak'tan sonra operasyonun İran, Suudi Arabistan ve Pakistan'la devam edeceğini belirterek, ABD'yi İsrail'in yönlendirdiğini söyledi

 Yahudi entellektüel İsrael Shamir, ABD'nin Irak'a yapmayı planladığı saldırının sebebinin Avrasya'ya yeni bir şekil kazandırmak olduğunu ileri sürdü. Shamir, Irak'tan sonra operasyonun İran, Suudi Arabistan ve Pakistan'la devam edeceğini belirtti. Shamir, İsrail için 'güvenlikli bir alan' oluşturulacağını savundu.

İsrael Shamir, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı ve Yarın Dergisi işbirliğiyle düzenlenen Avrasya konferansları çerçevesinde dün CRR konser salonunda "Avrasyada barış ve istikrar" konulu bir konferans verdi.

ABD'nin arkasındaki güç

Yarın Dergisi yazarları Dr. Altay Ünaltay ve Burhan Metin'in müzakereci olarak katıldığı konferansta Shamir, Afganistan ve Irak operasyonlarının uzun yıllardır hazırlanan bir planın parçası olduğunu vurguladı. Shamir şöyle devam etti:

"Irak'tan sonra sıra İran ve Suudi Arabistan'a gelecek. Amerika'daki güçlü Yahudi lobisi Pakistan'dan Arabistan'a kadar uzanan bölgede güvenli bir alan yaratmak istiyor. Bu bölgenin hakimiyeti de İsrail'e verilecek. İsrail'in bütün dünyaya ABD'nin politikalarını yönlendirme gücüne sahip. Ancak, 'Yapılanları biz yapmıyoruz' havasına giriyor. ABD devlet mekanizmasındaki etkili Yahudiler bu savaşı destekliyor."

Türkiye dünyanın merkezi

"Türkiye dünyanın merkezidir, kültürler arasında bir köprüdür. Irak meselesine Amerika'nın vekili gibi ya da Amerika'daki Yahudi lobisi'nin perspektifiyle yaklaşmamalıdır" diyen Shamir, Afganistan'da yakalanarak Guantamo'ya götürülen esirler arasından 11 Eylül saldırılarıyla ilgili olarak bilgisi olan tek bir kişinin bile çıkmadığını söyledi.

 Avrasya'nın ruhani değerlerinin değiştirilmek istendiğine dikkat çeken Shamir, "Müslümanlık ve Hırıstiyanlık temel olarak aynıdır. Bu inançlar ABD tarafından saldırı altında tutulmaktadır. Amerikan medyasında İslam çok ağır bir şekilde eleştirilmektedir. İki dini de çökertmek istiyorlar. Osmanlı döneminde Hıristiyanlık daha iyi yönetiliyordu. Bu durumda bir insanın inançlı olarak varlığını sürdürmesi bir savaşa dönüşüyor" diye konuştu.

ABD'nin Irak'a yapacağı saldırının petrol lobileriyle direkt ilgili olmadığını da vurgulayan Shamir, ABD'nin Irak petrol sanayiine ihtiyacı olmadığını ifade etti.

Türkiye'ye Osmanlı rolü

İsrael Shamir, Amerika'yı yönlendiren gücün İsrail olduğunu belirterek, "ABD'nin medyasında görev yapan üst düzey yöneticilerin yüzde 60'ı yöneticidir. Sıradan bir Amerikan vatandaşı bir gün boyunca çalıştıktan sonra evine gider ve televizyon seyreder. İnsanların kafasına hakim olan fikir yapıcı denen bu Yahudiler ABD'yi savaşa sürüklüyor" şeklinde konuştu. 1900'lü yılların başında Arap yarımadasına ve Filistin'e çıkarak Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasında etkili olan İngilizler'in bu savaştan bir çıkarlarının olmadığını vurgulayan Shamir, şunları kaydetti:

"Tıpkı bugünkü Amerikan askerleri gibi o zaman da İngilizler bir maşa idi. Osmanlı bölgede istikrarı sağlayan olumlu bir güçtü. Osmanlı yok olduktan sonra bu sorumluluk Türkiye'nin üzerine düşüyor. Türkiye Doğu'nun savunucusu olmak veya Yahudiler tarafından yönlendirilen Batılı bir güce köprü vazifesi görmek arasında tarihi bir tercih yapacak."

Shamir Kimdir?

Tanınmış İsrailli aydın, yazar, çevirmen gazeteci. Filistinli ünlü bir hahamın soyundan gelmektedir. Rus Bilimler Akademisi'nde matematik ve hukuk okudu. 1969'da İsrail'e göç etti. 1973 Arap-İsrail savaşında paraşütçü ve komando olarak bulundu. Askerliğinden sonra Kudüs İbrani Üniversitesi'nde hukuk öğrenimini bitirdi ancak mesleğe girmedi. Kariyerine gazeteci yazar olarak devam etti. Dünyanın çeşitli ülkelerini dolaştı. Filistin ve İsrailler için "Tek halk, tek oy, tek devlet" siyasetinin öncülüğünü yapmaktadır.

ŞİİR

Batıya hayranlık duygusu, ütopik bir aşıklıktır.

Kökünden kopuşun doğurduğu soysuz aşağılıktır.

Milli değer ve sorunlarına, duyarsız kalanlar da

Batılılaşma aşkıyla oluşan bir bağışıklıktır.


[1] Vatan Gazetesi / 01 11 2004 /

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of İsmet SEZGİN

İsmet SEZGİN

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...