YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6973f9205638e
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 3 7
Bugün : 2602
Dün : 52402
Bu ay : 1163881
Geçen ay : 1389457
Toplam : 48242152
IP'niz : 18.97.14.83

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

AKGÜL ÜSTADIM

      

Hakikat âşığı, tam mücahitti

Sermayesi emek, terdi Üstadım…

Gündüz mücadele, gece zahitti1

Halis mü’minlerin, merdi Üstadım…

      

Takva tevekküldü, Onun silahı

Tebliğ etti, kurtuluşu felahı

Hedefiydi, insanlığın salahı

Ümmetin haliydi, derdi Üstadım…

      

İlm-ü ledün ile, hikmeti buldu

Lütfu İlahidir, irfanla doldu

Onun övündüğü, sade bir kuldu

Çağımızda Eba, Zer’di Üstadım…

        

Allah rızasına, rahattan geçti

O dünyayı değil, ukbayı2 seçti

İstismarcı kesim, hücuma geçti

Tek başına göğüs, gerdi Üstadım…

      

Münafık marazlı, boş tam takırdı

Altın suya batmış, paslı bakırdı

Allah’a sığındı, Kur’an haykırdı

Şeytanları yere, serdi Üstadım…

      

Canı kurban idi, Dosta adaklı

Elde Kur’an kılıç, omuz sadaklı3

Siyonizmi devir-meye odaklı

Mesih müjdesini, verdi Üstadım…

      

Dava çin dünya-sını yıkardı

Ne yorulup kaçar, ne de bıkardı

Daim mazlumlara, sahip çıkardı

Zalimi haini, yerdi4 Üstadım…

      

Onu anlamadı, dinsiz duygusuz

Allah’tan korkardı, gayrı korkusuz

Cihat yollarında, yorgun uykusuz

Kırklar ve kutuplar, ferdi Üstadım…

      

Halka şefkat; küfre, şiddet vururdu

Hak yolunda zahmet, Ona sürurdu5

Vuslat hasretiyle, yanıp dururdu

İnşallah murada, erdi Üstadım…

      

      

1- Zahit: İbadet, istikamet ve kanaat ehli.

2- Ukba: Ebedi olan ahiret yurdu.

3- Sadak: Yay ile cihat edenlerin ok çantası.

4- Yermek: İkaz etmek, uyarıvermek.

5- Sürur: Sevinç ve huzur hali.

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Subscribe
Bildir
17 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Ey Kıymetli Üstadım..
Sırrına erdim sizle, hayat imtihanım
Rabbim bu iman ve şuurla, yaşat her anım
Hayat; İman ve cihad en büyük sloganım
Yaşayarak öğrettin, Ey kıymetli Üstadım

Nice çile ve sıkıntılar, çektiniz bu uğurda
Melekler şahittir buna, ediyoruz hep dua
Adil Düzen gelecek, bekliyoruz umutla
Bereket gelecek sizinle, Akgül Üstadım

Nazım ve niyazımdır, bu uğurda yaşamak
Herşey boşa gider, olursa davadan caymak
Herkesin harcı değil, Ebu Zer gibi olmak
Mücadelen ispatındır, Akgül Üstadım

Zalimlerin Korkusu Mazlumların Umudu Üstadım
Üstadım ; Akgül
Peygamber Efendimizin hayatını, siyaset ve stratejisini, metodunu ilke edinip, tüm kararlarını ona göre ölçü alır.

Hz. Ebu Bekir gibi davasına ve liderine sadık sıddık…
Hz. Ömer gibi, adaletli davranır karar alır.
Hz. Osman gibi, Kur’an-ı Kerim’i okur ve anlatır.
Hz. Ali gibi, kılıcının iki tarafı da keser Üstadımın

Erbakan Hocamızı örnek alır, O’nun gibi yaşar, O’nun gibi olaylara Er ce bakar…
Dünyada tek derdi, Adil Düzen kurulsun, mazlumlar sevinsin, Siyonist şeytan zulmü yıkılsın ister…
Ne yaptıysa , Allah rızası için yapar…

Üstad Ahmet Akgül hocamız
Üstad Ahmet Akgül hocamız Hz İsa Mesih (a.s.)’a tabi olacak nasiplilerin ilk durağıdir İnşaallah

Üstadım
Nefse köle
Şeytana teslim
Geçiyormuş ömrüm
Batıyormuşum battıkça…
Diyar-ı gaflete!

Ben kimim?
Neyim?
Ne için yaşarım?
Bilmezmişim ki!..
Benlik, kibir, gaflet
Şirk, şekavet, riya!..
Hepsi birleşmiş
Olmuş bir ben
ben zannederim
kendimi Kral’ım
Hâlen…

Sonsuz şükürler
Hamd-u senalar olsun!
Rahman Rahim Mevlam
Lütfu İnayetiyle
Merhamet eyledi
İkram buyurdu;
Herşeyin Merkezi’nde
Hz. Mehdinin
Makam-ı Huzurunda
Zat-ı Âlinize
Kavuşturdu beni..

Bizlere
Merhametle dua edin,
Himmet eyleyin,
Sahip çıkın Üstadım!..

Rabbim inşallah “Kurtuluş Geminizden” bizleri mahrum eylemesin! Üstadım…

Erbakan Kıtmiriyiz!
Şükür Ya Rabbim şükür,
Hocamıza talebe eyledin,
Biz gerçekleri onunla gördük,
Onunla sevinip,O nunla güldük,
Zalime O nunla haykırdık!
Akgül gibi pırıl pırıl bizi aydınlattınız,
Her zaman sabırla hep anlattınız!
Zalimlere haddini bildirip!
Hep planlı ve programlıydınız!
Hak davamızda yeri geldi!
Yusuf peygamber gibi zindanlara girdiniz!
Yeri geldi Rasulullah gibi hep taşlandınız!
Biz şahidiz Ya Rabbim! Erbakan kıtmiriyiz !
Hayranız yolundayız !layık eyle bizleri !

İmanımızı koruduk Üstadımızın vesilesiyle bu bize YETMEZ Mİ?
Batıla taraf olmadık sayende,
Siyon eniklere hiç kanmadık ferasetinle
Kutlu lider aşka değer Erbakan’ı tanıdık, aşkınla
Meal, Adil Düzen, heran cihat-zafer dedik dersinle
Ey nefsim başka ne istersin, Yetmez mi?

Elçi melek olsada bir kusur bulacak gafil
Bu şuur üzre ölüm kurtuluş değil mi be gafil?
Ey nefsim başka ne istersin, Yetmez mi?

Ahed
Ahmed in mim i düşse Ahed kalır sırrının sahibi, üstadımıza saygı ve hürmet ile selam ederek sağlık afiyet diler, tüm Milli Çözüm Ekibine muhabbetlerimizi sunarız…

Üstadım
Erbakan Hocamı bize tanıttı
Milli Görüş nedir hem tam belletti
Üşenmedi, muhabbetle sabretti
Kardeşlerim dedi sevdi Üstadım

NASİBİMİZİ KESME NE OLUR YA RABBİ!..
İnşallah;
Sonsuz rahmetinden
İkram buyurdu Sübhan…
Alemlere Rahmet
Hz Peygamberin,
Hak Davası
Kutlu izi
Üstün medeniyeti
Kurtarıcı Sünnet’inin…
Bu asırda
Hem en doğru bir tarzda,
En geniş sahalarda
Evrensel çapta,
Yeniden ihyasının
Zirve Teorisyeni
En güzel Örneği
Şanlı Önder’i
Kutlu Bani’si
Serdar-ı Sultan olan!..

Ve O Zat-ı Şahane’nin;
Sadıkane Bende’si
Salihane Öznesi
En samimi neferi!..
Adam gibi adanmış
En sağlam inanmışı
Olan,
Üstad-ı Azam!..

İnandığı Kutsalı’ını
Önce,
Milletine
Ümmete
Sonra,
Tüm beşeriyete
Bütün netlik ve açıklığıyla
Huzur ve saadet getirecek
Sadelik ve
Berraklığıyla,
Sürekli açıklayıp
Şerh edip, davet eden…
Mutlak üstün olan gerçeklerin üstünlüğünü,
Apaçık izhar eden
Delillerle ispat eden!..

Üstlendiği misyon gereği
Tıpkı Nuh Nebi gibi,
Kurtuluşun Gemisini
İnşa eden!..
Kınayana aldırmadan
Aza çoğa takılmadan…
Nanköre,nasipsiz’e
Edepsiz,erdemsiz’e
Had bildirir,
Hiçte alttan almadan!..
En büyük bir azimle,
Kırılmaz Elmas Kılıç
Kur’anla,
Sürekli Cihat eden,
Mübelliğ-i Zaman
Müfessir-i Kur’an
Muallim-i Kemal olan!..

İnandığı uğrunda
Malı-şanı-canı…
Ortaya koyan!..
Sevdası uğrunda,
Sevadalısı olduğu
Resul’ün Yolu’nda,
Hayatın hiçe sayan
Varını yağma kılan!..
İnsanların adını
Anmaktan bile ürktüğü,
Süper zalimlere
Şeytan siyonistlere
Ve yerli işbirlikçilerine…
Katıksız imanıyla,
Tarifsiz bir azimle
Zır deli cesaretle!..
Çelikten sert
Erce bir mertlikle!..
Tam bir kararlılıkla
İnandığı-adandığı hatırına…
Küfür ve kötülüğün
Ta beynini hedefleyen!..
Aleme meydan,
Zalime ferman okuyan!..
Ve bu parmak ısırtan
Kahramanlığı:
“İmanın zirvesi değil
Gereği ve Esasıdır”
Tarzında açıklayan
Can özümüz Canan!..

Biliyoruz Ya Rabbi;
Layık değiliz
Bu en büyük,
Lutuflara-ikramlara!..
SONSUZ ŞÜKÜR RAHMETİNE!..
Bu en büyük imtihanda
Kararlılık,dirayet
Yüz aklığı ver bize!..
Elçine;
Sadakatle, sımsıkı bağla!..
Günahlarımıza bakıpta,
Bizi bize bırakma!..
Nasibimize kesme!..
Nankörlerden
Etme bizi…
Ne olur!..

Üstadım
Ne etiket, ne makam, nede servet hedefin
Dosta aşık gönlün, faniyi görmez gözlerin
Hak, Hakikat yolcusu, vuslattır tek özlemin
Hele bir Deccalin beynine bir vur, Üstadım

Çöküp gitsin Batının kapital sermayesi
Yıkılsın doğuda kızıl Kominist hanesi
Kahrolsun Siyonist, Şeytan ve avanesi
Mazlum mağdur insanlık muhtaç, Üstadım.

Üstadım….
Nur’u Muhammed her devirde can bulur
Ayaklarınız, cümle aşıkların omzundadır
Sizi bulan Hakkı bulur, ağapi aşık olur
Size muhalif olan, sapkın olur, Üstadım.

Ağapi: Ölümsüz Allah aşkı ve insanlık sevdası

Ey Can!!
Kurumuş dillerimize bir damla su olan, zihinlerimizi yeşerten, manen aç gönüllerimizi sulayan, Kınayıcının kınamasına aldırış etmeden Hakkı batılın beynini patlatırcasına haykıran,
Hakikat mesajına son tercüman,
Aşk, azim, iman, sadakat sözcükleri isminde mana bulan muhterem üstadım, varlığınız mazluma umut, zalime derttir. Size talebe olmak ne büyük şereftir.

Şerh düştü çağa zulüm var, batıldan sakın
Öğrettiniz bize nefsi terbiye ve zalime akın
Siz bize hediyesisiniz Cenab-ı Hakkın
Fettah ismiyle inşallah zafer çok yakın

Zafer; Allah yolunda geçen her an, her ay, her yıldır diye
Aşkı, huzuru ve katıksız imanı öğrettiniz bize
Şeref, onur ve nasibimizdir talebelik size
Kahhar isminle inşallah zafer çok yakın

Muhterem zatına..

EY CAN!
Gel ey, asırlardır
Hasretle gözlenen
Gel ey,
Mahzun gönüllerde özlenen…
Hâkim kılmak için Hak davayı
Ve kurmak için
Adaletli nizamı, asaletli dünyayı
Gözümüz yollardadır
Aşikâr ol
Ey, yıllardır gizlenen!..
Sen ey, mutlu devrimlerin meleği
Sen ey, kutlu dertlilerin dileği
İslamiyet’in, insaniyetin
Mehdiyetin,
Medeniyetin kapusu,
Bilincin, bereketin, bilgeliğin kutbusun…
Sen ey,
Asla bükülmeyen bileği!..
Ey zalimlerin hasmı
Gariplerin sahibi…
Ey Deccal’in düşmanı
Müminlerin Habibi!..
Ey, hadislerdeki haberimiz
Ümidimiz, imanımız…
Hidayet rehberimiz,
Din yıldızımız!..
Tecelli eden, Bir tek
Teselli eden gerçek
Sen, kesrette vahdet
Tüm âlemlere rahmet
Ey, en mükemmel zuhurat,
Ey en güzel örnek!..
Felekler durağın
Melekler Burağın
Kur’an programın
Hilal-yıldız bayrağın.
İlan et İlayı Kelimetullahı
Ki, mest olsun cümle cihan
Ey, Kevneyn’in padişahı
Sadıklarında heyecan
Bayram edelim, Ey Can!..

Sırr-u Tecelli…
[b]Efendimiz (Aleyhissalatu Vesselam), Hz. Ali (Keremallahu Veche) Efendimiz için: “Ben ilmin / hikmetin şehriyim, Ali de kapısıdır. İlim isteyen kimse bu kapıdan gelsin” buyurdular. (Tirmizi)

Ve yine Efendimiz (SAV): “Ali Bendendir Ben Ali’denim ve O Benden sonra bütün mü’minlerin velisidir.” buyurdular.

Teşbihte hata olmaz derler…

Bir kardeşimizin gördüğü bir rüya âleminde; Aziz Erbakan Hocamız, Üstadımız hakkında: “Ahmet bende, Ben Ahmet’teyim” buyurmuşlardı.

İşte misal o misal…

Günümüzde “Nebevi İlmin ve Nurun Temsili ve Tecellisi” elbette tartışmasız Aziz Erbakan Hocamızdır. Aziz Erbakan Hocamız, bu nurun ve ilmin şehri ise, Muhterem Üstadımız da o nurun ve ilmin kapısı ve anahtarıdırlar. Ahmet Hoca’nın rahle-i tedrisinden geçmeyen, Erbakan nurunu ve ilmini anlayamaz!… Ha, anladığını söyleyen çıkar mı? Elbette çıkabilir, ama bu boş ve kof bir iddiadan öteye geçemez!…

Geçenlerde Milli Görüşçü bir dava kardeşimizle sohbetimiz esnasında: “Erbakan ölmedi, ete kemiğe büründü, Akgül diye göründü” deyince biraz tepki almıştık.

“Neden Ahmet Hoca?! Erbakan’ın partisi var, kurmayları var, 40 yıllık dava arkadaşları var” dediğinde ise şunu anlatmıştık:

2011 yılında Aziz Erbakan Hocamız vefat ettikleri günlerdeydi…

Dehşete ve şaşkınlığa düşmüş derin üzüntüye boğulmuştuk. Elbette her insan fani ve ölümlüydü fakat O’nun henüz vazifesi bitmemişti. O; yeryüzünde bir Adil Düzen kuracak ve tüm insanlık saadete ulaşacaktı. Üzüntümüz tarifsiz, gözlerimiz yaşlıydı. Tek tesellimiz ise; O’nun fikirleri ve projeleri sevenleri eliyle yaşatılacaktı çünkü O’nun davası Allah Davası idi ve ölümsüzdü… Fakat kafamızda büyük bir soru işareti vardı…

“O’nun mukaddes davasını kim devam ettirecekti? Ve O’nun mukaddes davasının Temsili ve Tecellisi kim idi?”

Çünkü O’nun 40 yıllık dava arkadaşları denilen Parti kurmaylarından kimisi, Fetullah Gülen’e övgü dizip, “heykeli dikilmeli” demeye bile başlamışlardı.

Bu talihsiz açıklamaları işittiğimizde büyük bir üzüntüyle uyuyup kaldığımız zaman şöyle bir rüya görmüştük:

Topkapı Sarayı’nı andıran ve Padişahların halkı kabul ettikleri bir avluya benzeyen tarihi bir yerde; Aziz Erbakan Hocamız ve Muhterem Ahmet Hocamız yan yana duruyorlar ve halkı kabul ediyorlardı. Gelenler, önce Aziz Erbakan Hocamızın, sonra da Muhterem Ahmet Hocamızın ellerini öpüp saygı ile geri çekiliyorlardı. Biz de sırada idik ve sıra bize gelince, Erbakan Hocamızın mübarek ellerini öpüp biatımızı ettik. Aziz Erbakan Hocamız, bizi kucaklayıp bağrına bastı ve sırtımızı sıvazladı. Ardından Muhterem Ahmet Hocamızın elini öptük -ki henüz o dönemde Ahmet Hocamızı sadece kitaplarından tanıyorduk, yüz yüze hiç görüşmemiştik- aynı şekilde, Ahmet Hocamız bizi bağrına basıp sırtımızı sıvazladı. Bu tören esnasında, kimisi de Erbakan Hocamızın mübarek elini öpüyor fakat Ahmet Hocamızın elini öpmeden, üstelik de burun kıvırarak geçip gidiyorlardı.

Biat töreninin ardından, Aziz Erbakan Hocamız, ellerine bir mikrofon aldılar ve biat eden halka hitaba başladılar. O’nun hitabeti bitince, mikrofonu yanı başında duran Muhterem Ahmet Hocamıza uzattılar. Üstadımız konuşmalarına başladılar. KONUŞMAYI YAPAN ÜSTADIMIZ AHMET HOCAMIZ İDİ, AMA SES ERBAKAN HOCAMIZIN SESİ İDİ ve dinleyenlere muhteşem bir huzur veriyordu. O huzur ve mutluluk ile uyandım…

Artık üzüntümüz hafiflemişti, çünkü Aziz Hocamız bize rüya ile yol göstermiş ve yüreğimizi ferahlatmışlardı.

Başta da belirtmiştik… Erbakan bir sırdır ve bu sırra ermek isteyenin geleceği kapı: Üstad Ahmet Akgül’ün kapısıdır.

Muhterem Üstadımız, biz talebelerinin kendilerine yönelik birtakım övgülerinden rahatsız oluyorlar ve bunu zaman zaman dile getiriyorlar. Kendilerinin hoşgörüsünü umarak yazdım bu satırları… Zaten kendilerinin hâşâ insanların övgülerine ihtiyaçları yoktur. 70 yıllık ömürleri boyunca; O’nun cesur, onurlu, saygın ve destansı mücadeleleri ve muhteşem eserleri ortadadır.

Sözü daha fazla uzatmadan ve yine teşbihte hata olmaz diyerek şu menkıbe ile bitirelim…
Hz. Mevlana ile Yunus Emre dergâhta karşılaşırlar. Bir süre sohbet ederler, Yunus Emre hazretleri kalkıp gideceği zaman Mevlana hazretleri: “Keşke biraz daha kalsaydınız da size yazdığımız altı ciltlik Mesneviyi okusaydık.” der.
Yunus Emre kalkıp kapıya doğru yönelirken şöyle söyler: “Ne kadar uzun yazmışsınız! Çok emek ve gayret sarf etmişsiniz. Bize kalsaydı aynen şunu söylerdik;
”Ete Kemiğe Büründüm, Yunus Diye Göründüm”
Evet; “Erbakan ölmedi, ete kemiğe büründü… Akgül diye göründü…
Ne mutlu bu sırra erenlere; ve ne mutlu Hakka ve hakikate tâbi olanlara…[/b]

Üstadım Benim
Nuh’un gemisini yaptırdı, Erbakan
Ustası ilim irfan ehliydi, zanaatkar
Her zorluğu sabırla aşan sebatkar
Asrı saadet müjdesidir Üstadım benim

Yolcuları ona inanmış sadıklardı
Sayısı belki bedirdekiler kadardı
Yılmadan usanmadan gemisin yaptı
Şahidiz gecesin gündüze kattı Üstadım benim

Ve yukellimun nâse fîl mehdi ve kehlen ve mines sâlihîn
Yıkılacak deccalin küfür düzeni
Ahir zaman lideri, en sadık talebesi
İnşaAllah Adil Düzen kuracak Üstadım benim

Bizleri günümüzde En Büyük ve Yaygın şekilde zuhur eden GAFLET – CEHALET – DALALET (Sapkınlık) – HIYANET hastalığına düşmemizi engellediniz!.. Rabbim bizleri bunca emeğinize gayretinize karşı NANKÖR – HAİN olanlar zümresine katılanlardan muhafaza buyursun
AKGÜL ÜSTADIMIZ!.. Bizleri günümüzde En Büyük ve Yaygın şekilde zuhur eden GAFLET – CEHALET – DALALET (Sapkınlık) – HIYANET hastalığına düşmemizi engellediniz!.. Rabbim bizleri bunca emeğinize gayretinize karşı NANKÖR – HAİN olanlar zümresine katılanlardan muhafaza buyursun.

[u][b]Günümüzde En Büyük GAFLET:[/b][/u]

Kur’an ahkâmının ve İslam ahlakının uygulanmadığı, Allah’ın ve Resulullah’ın haram kıldığı faizin fuhuşun kumarın her türlü haksızlık ve hayasızlığın kanunen serbest bırakıldığı bir düzen içinde ve batıl bir gidişi yürüten hükümetler döneminde huzur ve refah bulunacağının sanılması en büyük gaflettir.

[u][b]Günümüzde En Büyük CEHALET İse:[/b][/u]

Sadece namaz kılıp oruç tutarak ve bazı günahlardan şahsen uzak durarak iyi bir müslüman olunacağını ve Allah’ın rahmetine ve Cennetine ulaşacağını sanmak, ülkedeki küfür ve kötülüklerin ortadan kaldırılması için dinen ve vicdanen sorumlu olduğumuz görev ve gayretleri yapmamaktır. Ve hele haksızlık ve ahlaksızlık düzeninden bile rahatsız olmamak gaflet ve cehaletlerin en büyüklerindendir.

[[u]b]Günümüzde En Büyük DALALET (Sapkınlık) İse:[/b[/u]]

Kur’an’ın hükümlerine , Hz. Resulullah’ın öğütlerine uygun anayasa ve devlet nizamı yapılırsa toplumun geri kalacağını ve temel insan haklarından mahrum bırakılacağını iddia edip aklı, vicdanı, evrensel kuralları ve Kur’an’ı esas alarak yapılacak bir Adil Düzen’e şiddetle karşı çıkmak ise çağımızdaki en yaygın dalalet ve sapkınlıktır.

[[u]b]Günümüzde En Büyük ve En Yaygın HIYANET İse:[/b][/u]

Elinde imkân ve iktidar olduğu halde ve İslam’ın esaslarını, toplumun huzur ve refahını sağlayacak, Kur’an nizamını , Adil Düzen proğramlarını bilip durduğu halde Kur’an’a aykırı gidişatı düzeltmeye çalışmamak, tam aksine haçlı batının haksızlık ve ahlaksızlık temelli kanun ve kurallarını ülkeye sokmak ve yaygınlaştırmak ise en büyük ve en yaygın hıyanettir.

[b](Üstad Ahmet AKGÜL
http://www.millicozum.com)

[/b]

Bir Kaç Mısra Anlatamaz Canımı
Vallahi öyledir üstadımız..
Gönderene şükür!
Ömrüne bereket.
Bedenine kuvvet.
Ceddine rahmet.
Müjde ve duamız odur ki;
mazlumu tutacak
zalimi boğacak
Siyonu yıkacak,
Adil Düzeni kurup,
mehdiyet mührünü,
dünyanın şah damarına vuracak..
Gökler ve yerler,
murada erecek..

Şiirin her satırına imza atmakla şeref buluruz!..
Hakikati satırlara döken yazarımıza teşekkür ediyorum. Aynen her satırına her kıtasına imza atmakla şeref buluruz. Kimsenin imzasına onayına ihtiyaç hissedilmeyen ALLAH C.C. ‘ın zaten şahit olduğu , Arkasında Allah c.c. ‘ın olduğu asrımızın tercümanı BİLGE İNSAN!… Akgül Üstadımıza sonsuz saygı ve hürmetlerimizi arzederim. Rabbim başımızdan eksik etmesin. Ömrüne ömrümüz feda olsun inşaallah….

Saygılarımla.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
17
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...