YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a611d3218146
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 1 0 6
Bugün : 58715
Dün : 57979
Son 30 gün : 1756505
Toplam : 58616652
IP Adresiniz : 216.73.216.25

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

AKP İKTİDARININ TAHRİBAT POLİTİKALARI!..

  1. TRT- HABER – 10.03.2026
  2. arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr – 01 Nisan 2026
5 18 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Yakup GÖZÜBÜYÜK

Yakup GÖZÜBÜYÜK

Abone Ol
Bildir
8 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

Teknoloji, insanlığa hizmet ettiği sürece değerlidir; insan ve tabiatı riske attığında, yeniden sorgulanmalıdır.

5G ve gelecekteki iletişim teknolojileri konusunda daha fazla şeffaflık, bağımsız araştırma ve kamuoyu bilgilendirmesi gerektiğine inanıyorum.

5G ve benzeri teknolojilere ilişkin sağlık, çevre ve güvenlik tartışmalarında, iktidarın kamuoyunu yeterince bilgilendirmediğini düşünüyorum.

Hızlı internet uğruna, insan sağlığı ve çevre güvenliği ikinci plana atılmamalıdır.

Bilimsel tartışmalar sansürle değil, açık veri ve özgür araştırma ortamıyla yürütülmelidir.

Teknolojik gelişmelerin uzun vadeli etkileri tam olarak anlaşılmadan, toplumun geniş kesimlerine yaygınlaştırılması doğru değildir.

Çocuklarımızın geleceği, dijital konforun ve ekonomik çıkarların üzerinde tutulmalıdır.

TBMM’de daha önce hazırlanan raporlar ve komisyon çalışmaları dikkate alınmadan atılan adımlar, Meclis’in kurumsal hafızasını zayıflatmaktadır.

AKP iktidarı, dijital bağımlılık, çocukların korunması ve internet güvenliği konularında maalesef gerekli tedbirleri almaktan yoksun bir politika sürdürmüştür.

Toplumu doğrudan etkileyen düzenlemeler, yalnızca çoğunluk oyuyla değil; bilim insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve muhalefetin katkılarıyla şekillendirilmelidir.

Eleştirel sorular sormak, teknolojik gelişmelere karşı olmak değil; insan sağlığını, çevreyi ve geleceğimizi koruma sorumluluğudur.

Demokratik yönetim anlayışı, farklı görüşleri dışlamakla değil, onları dinleyip ortak akıl oluşturmakla güçlenir.

Sormayan toplumlar yönlendirilir; araştıran toplumlar ise geleceği şekillendirir.

24 Yıllık Akp Zihniyeti, Bakara Suresinin 205. ve 206. Ayetlerini Bizlere Hatırlatmaktadır…

  • (Çünkü bu tipler, Hakk davadan döneklik ederek) Sırtını çevirip gittiği ve işbaşına (iktidara) geçtiği zaman; (ülkesinde ve) yeryüzünde (barış kılıflı) bozgunculuğa girişmeye, ekini ve nesli (bozup) helak etmeye çaba gösterir. (Genleri bozulmuş İsrail tohumları ile bitki ve hayvan türlerini ve bebeklerin-gençlerin geleceğini tahribe yönelir.) Allah ise, (fitne ve fesadı) bozgunculuğu sevmemektedir. [Not: 8 Kasım 2006’da çıkarılan 5553 sayılı Hibrit Tohum Kanunu’yla, yerli tohumlarımıza yasak getirilmiş ve uzmanlara göre bu uygulamadan sonra hastalık ve ölüm oranlarında tam üç kat artış gözlenmiştir.]

 

  • Bu gibilere: “Allah’tan kork!” (Bu hıyanet ve tahribatlarından vazgeç) denildiğinde ise, büyüklük gururu (ve sapkınlık durumu) onu (daha da kuşatıp isyana ve) günaha sürüklemektedir. Böylelerine cehennem yeterlidir; ne kötü bir yataktır o, (girince göreceklerdir.)

Ülkemizin bölünüp parçalanması için Siyonist ve emperyalistlerin yürüttükleri sinsi ve Siyonist projeye;
Terörle kuramadıkları Özerk Kürdistan’ı şimdi siyaset yoluyla kurma çabalarına…
Özerk bir Kürdistan’a hukuki bir resmiyet kazandıracak altyapıyı hazırlama çabalarına…
İşbirlikçi zihniyetler taşeronluk yapmaktaydı.
 
Ülkemizin haline bakar mısınız?
APO; “Barış Koordinatörü” yapılacakmış!
Ülke birliğimizin bölünmesi ve milli dirliğimizin tehlikeye girmesi için Siyonist ve emperyalistlerin emrindeki PKK terör örgütünün başı bebek katili APO işbirlikçiler tarafından; “Kurucu Önder” yapılmış, yetmemiş olacak ki şimdi de “Barış Koordinatörü” yapılmaya çalışılıyordu!

İşbirlikçi zihniyetlerle hürriyet ve adalet korunamaz!
İşbirlikçi zihniyeti desteklemek; kendi elleriyle kendini tehlikeye atmaktır!
İşbirlikçi zihniyeti desteklemek; Dinimize, devletimize, ülkemize ve hürriyetimize kastedip düşmanlık yapanları, birlik ve dirliğimizi bozmak için saldırıya ve isyana kalkışanları desteklemek demektir.
İşbirlikçilerin peşine düşüp kendi elleriyle kendini tehlikeye atanların akıbeti ise; bütün servet, hürriyet ve haysiyetini düşmanlara kaptırmaktır!

İşte Milli Çözüm; herkese temel insan haklarını sağlayan bir dünya düzeni kuruluncaya; adalet ve hürriyet ortamını bozmaya kalkışan fesat odakları etkisiz bırakılıncaya kadar, Siyonist ve emperyalistlerle ve onların zulüm düzenleriyle mücadelenin adıdır!

Son düzenleme 1 ay önce Necati Akgül

SABRIN MEYVESİ AŞIRI HAZ VERİCİ, ANCAK KENDİSİ ÇOK ACI OLUR MALUM!..

Ülkemiz insanlığı her açıdan manevi ve maddi, ahlaksızlıklar – ekonomik yıkımlar – siyasi olarak iç ve dış siyasetteki onursuz tablolar – yargıda adalet boyutunda, aklınıza ne geliyorsa kirli güçlerin kuşatılmışlığı altında ölüm kalım savaşı vermekte insanlık… Sadece ülkemizin insanlığı mı?! Hayır, başta müslüman ülke insanlığı olmak üzere, yeryüzündeki yaşayan yaklaşık 8 milyar insanlık aynı durumda, her türlü manevi ve maddi sömürülmekte ezilmekte modern köle olarak çürütülmekte … Her ülke bölge insanlığının imtihanı farklı farklı ama çektiği acı da ona göre elbette…

Biz insanları yaratan Allah’ımız, bizleri dünyaya göndermiş ve nasıl saadet içinde olacağımızı hem dünyada hem ahirette bu saadeti nasıl yakalayacağımızı 600 sayfalık ve 6236 tane ayetle ve birde yanında o ayetleri başta olmak üzere daha rahat anlayabilmek için peygamberler, elçiler, Rehber şahsiyetleri bizlere bildirmiş ve göndermiş. Tarih boyunca gelmiş geçmiş insan topluluklarına baktığımızda ne zaman Allah’ın gönderdiği elçiye ve Allah’ın emirlerine tâbi ve taraf olunmuşsa huzurun en zirvesini yakalamışlar, ne zaman tam tersi hareket edilmişse insanlık yangında kavrulmuş…

Artık şu barbar kalleş alçak olan tüm insanlığın düşmanı olan şu Siyonizm denen Kirli Zihniyetten kurtulup, Milli Çözümlü Milli Bir Mutabakat kurulup Türkiye merkezli YENİ BİR DÜNYA kurmamız mecburidir.

KAMER SURESİ 41-45. AYETLER

  • Andolsun, Firavun âline-ailesine (ve zalim yöneticilerine) de uyarıcılar gelmişti.

  • (Ancak onlar) Bizim ayetlerimizin tümünü yalanlayıvermiş (zulüm ve küfürde diretmiş)lerdi. Biz de onları Azîz ve Muktedir olan (Allah)ın yakalayışıyla yakalayıp (düzenlerini devirmiştik).

  • (Şimdi, ey bu çağın gafil ve cahilleri!) Sizin kâfir (yöneticileriniz ve süper güç)leriniz onlardan daha mı hayırlıdır? Yoksa sizin için kutsal kaynaklarda (kurtulacağınıza ve başıboş bırakılacağınıza dair) bir beraat mı vardır ki? (Aynen Firavunlar gibi, bugünkü sömürücü ve saldırgan zalimleri de devirmeyelim ve yerin dibine geçirmeyelim?)

  • Yoksa onlar: “Biz, ‘birbiriyle yardımlaşıp nusret bulan’ (ve karşısında kimseler duramayan) ‘Güçlendirilmiş bir Cemiyetiz’ (sanki, Birleşmiş Milletleriz” diyerek) mi (şımarıp böbürlenmektedirler)?

  • (Oysa) Yakında o “Birleşik Cemiyet” her halde bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacak (delik arayacak vaziyete ve hezimete düşeceklerdir).

  • Daha doğrusu onlara va’ad edilen (asıl azap) saati yaklaşarak (gelmektedir). O saat ki, ‘kurtuluşu mümkün olmayan çok korkunç bir intikam’ vaktidir ve çok acı bir (akıbettir).

Asla unutmayalım ki; AL-İ İMRAN SURESİ 194. AYET’TE RABBİMİZ BUYURUR Kİ:

“Rabbimiz, elçilerin (vesilesiyle) va’ad ettiklerini bize de ver, (nimet ve nusretinden mahrum bırakma,) kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen, asla va’adine muhalefet etmeyensin (Hakk sözünde duransın).

(AYET MEALLERİ İÇİN BAKINIZ: http://www.mealikerim.com )

YA RABBİ, BİR AN ÖNCE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİNİN KURULMASINI VE AKABİNDE ADİL DÜZEN’E DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN KURULMASINI NASİP EYLE. ZULUM ALTINDAKİ MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZ ALLAH’IN YARDIMI NE ZAMAN GELECEK DİYE BEKLEYİŞ İÇERİSİNDELER. TÜM İNSANLIK SİYONİZMİN SÖMÜRÜSÜ ALTINDA İNİM İNİM İNLEMEKTE. ONLAR PLANLARINI İSLAM ÜLKELERİNİN BAŞINDAKİ İŞBİRLİKÇİ YÖNETİCİLER SEBEBİYLE ADIM ADIM GERÇEKLEŞTİRMEKTELER. YA RABBİ BİR AN ÖNCE SİYONİZMİN TÜM SİSTEMLERİ ETKİSİZ HALE GETİRECEK, KARDEŞLERİMİZE ZULMEDEN ZALİMLERİ YERLEBİR EDECEK VE BÜTÜN İNSANLIĞIN SAADETİNİN TEK ÇARESİ ADİL DÜZEN’E DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN KURULMASINI NASİP EYLE.

Güncel olarak terör örgütü PKK ile yürütülen sürecin Barzani Kürdistanı benzeri bir modelle sonuçlanacağı benzetmesi gerçekten harika bir tespittir. BOP’un en başından beri amacı zaten ülkemizi bölmek ve İsrail’in vilayeti yapmaktır. Bu adımlarda ne yazık ki bunların habercisidir. Hamdolsun Milli Çözüm milletimizi uyarmaktadır.

İktidar yaltakçıları sermaye sahiplerine verilen ve tutarı 200 milyar USD yi bulan vergi avantajı korkunç bir düzeydir. Türk savunma sanayi toplam değeri yaklaşık olarak 150-200 milyar USD olarak hesaplanmaktadır. En iyi ifade ile bu paraya yeni bir savunma sanayi sektörü kurulabilmektedir. Milletimizden çalınarak sermaye sahiplerine sağlanan bu dolaylı fayda işte böyle bir rakamdır.

Ezilen halkların çığlıklarına tercüman olan Fransız Aydinlanmacilari; akıl, bilim, özgürlük, adalet, eşitlik, kardeslik fikirleriyle başta ezilen halkların sonra tüm dünyada muhaliflerin dikkatini çekmiş, hatta muhalif isimlerin ortaya çıkmasını sağlamıştı.

Halkların kaderini ilahi kanunlar, krallar belirleyemez fikri; din adamları ve krallar tarafından sömürülen halkların çok çabuk kabulünden gecmisti.

Hemen ardından bu sihirli sözcükler ısınmış fitili atesledi. Fransız İhtilali gerçekleşti.

Paris tüm dünyadan olduğu gibi Osmanlı da kötüye giden durumlara muhalif isimlerin buluşma noktası olmuştu.

Tüm dünyadan gelen atesli muhaliflere yardımcı olan; iyi niyetli güzel kelimelerin savunucuları her nasilsa paris mason localari olmuştu. 

Sloganlar çok insancıl ve kabul görür cinsdendi. Kurtuluş arayanların aklına hemen yativeriyordu.

Jonturkler / ittihat ve terakki derken 1.dunya savaşı. 

Ardindan Osmanli Devleti de yıkılmış ulus devletler donemi başlamıştı.

Hayret şimdilerde Öcalan la Tom Barack,
İktidarla muhalefet ayni sözcüklerde bulusmaktaydi.

Adalet, demokratik toplum, kardeşlik, özgürlük, ekonomik refah, akıl, bilim, falan filan

Ama bir farkla;  ulus devlet olmadi
Osmanliya dönme vakti.

Dizilerle hazirlanmis, düşmanların agzindan dillendirilmis, kulağa hoş gelen bu senaryoya kılıç kalkan kusanmis bekleyen halkımıza dünya kupasında başarılar dilerim

Huzurun sağlanması güce dayanır!
Güvenliğin sağlanması güce dayanır!
Adaletin sağlanması güce dayanır!
Nesillerin geleceğinin güvencesi güce dayanır..
Siyasi, Hukuki, Askeri ve Ekonomik güç Hakkın emrinde olması gereken en hayati güç mekanizmalarındandır.
Hakkın emrine amade olan bir gücünüz ve bağımsızlığınız yoksa, iktidarlarınız kötülüğü örgütleyen merkezlerin elinde adeta tutaksa;
Can, Mal, Namus emniyetiniz yoktur!
Aklınızın ve nesebinizin güvencesi de yoktur..

“Faizin olduğu yerde bereket yoktur” diyen Cumhurbaşkanı, senede 300 milyar faiz ödediğini, faize dayalı finansal sistemin yeryüzünde belki de en ateşli koruyucusu olduğunu bilmiyor olamazdı!

Sınır hattımızın ve bölgemizin etnik tehditlerle, barış jelatinli Nato kumpasları ile kuşaltıldığı bir süreçte, hâlâ, bölgesel ve küresel güç motivasyonu olacak, bir güvenlik ve barış iklimine öncülük edecek kurum ve kuruluşlardan başta D-8 ler olmak üzere ;
İslam Birleşmiş Milletlerini
İslam Barış Gücünü (Pakt)
İslam Ortak Parasını,Pazarını, Pasaportunu.
İslam Ortak proğramlarını, bırakın etkin hale getirmeyi, akıllarına dahi almayanların akıbeti acaba nasıl olacaktır..?

İnsanlığın bütün boyutlarıyla bir avuç şer şebekesinin elinde adeta bir tutsak olarak açık hava hapsi yaşadığı bir zaman diliminde, Millî Çözüm çaresi olan Adil Düzen’e her zamankinden çok daha muhtaç olduğumuzu ifade ediyor, Rabbimizden bu kutlu Vaad gününe biran evvel kavuşmayı tüm mazlum milletler adına niyaz ediyoruz..

Son düzenleme 1 ay önce Mehmet Sıtmapınar

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
8
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazınız.x
Paylaş...