YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69740c995a759
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 3 8
Bugün : 6772
Dün : 52402
Bu ay : 1168051
Geçen ay : 1389457
Toplam : 48246322
IP'niz : 18.97.14.83

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

AKŞENER’İN (BİZCE) BEKLENEN ÇIKIŞI

VE

ÇIRPINAN İKTİDARIN SEVİNÇ ÇIĞLIĞI

          

Yakın dostlarımız biliyor, iki yıldır Meral Akşener’in Sn. Erdoğan’a çalıştığını söylediğim için, birçoğu “Yok canım, bu kadar da olmaz!” diye karşı çıkmışlardı. Üstelik Meral Akşener’in, patavatsız lafları ve tavırlarıyla, Sn. Erdoğan’ın işini kolaylaştırdığını ve Millet İttifakı kalesine gol atmak için ona pas uzattığını konu alan onlarca yazımız vardır. Peki bu kanaate nasıl varmıştık? Sn. Meral Akşener’in, gereksiz yere verdiği birçok mesajların ve Millet İttifakı içindeki dengesiz siyaset tarzının, öyle gafletle ve rastgele değil, bilinçli ve kasıtlı niyetle yapıldığı zaten sırıtmaktaydı.

Hatırlayınız; Erdoğan yandaşı Hakan Bayrakçı bir yıl öncesinden, Sn. Meral Akşener’e:

“(Kılıçdaroğlu’na) Vefa borcu hatırına, %10’luk (HDP) partinin dolaylı ittifak ortaklığına razı olmak, aslında %20’den fazla kararsız seçmen grubunun İYİ Parti’ye yanaşmasına kapıları kapatmak anlamı taşır!” anlamında Twitter mesajları atmıştı. Bu gibi kanca takmaların, malum odakların ve iktidar kanadının haberi ve desteği dışında yapıldığını düşünmek saflıktır!

Hem, 11 ilimizi yıkan ve ciğerlerimizi yakan büyük deprem felaketinin ardından, karşılaştığında bile -Rahmetli Deniz Baykal’ın Meclis’teki cenaze töreninde olduğu şekilde- Kemal Kılıçdaroğlu’na taziye selamı dahi vermeyen Erdoğan’ın, Meral Akşener’le sıcak iletişimi ve telefon görüşmeleri de işte bu talihsiz sonuçları hazırlayan adımlardı.

Evet Meral Akşener’in asıl hesabının, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını engelleyip, dolaylı biçimde Sn. Erdoğan’ın kazanmasını kolaylaştırmak olduğu artık anlaşılmıştır. Elbette karşı tarafa yarayacak bu fırsatçı ve fesatçı politikalar aynı zamanda kendisine ve partisine de bazı avantajlar sağlayacak şekilde kurgulanmıştır.

Ama göreceksiniz, ne vefaya ve vicdana… Ne de Milli çıkarlara ve insani duyarlılıklara asla sığmayan bu çelme çalımları, bu pişmiş aşa su katma çabaları hem toplum genelinde hem de kendi partisi özelinde, tam tersi tepkilere yol açacak, nefsi ve basit siyaset manevraları kendi başlarına bela olacaktır. Umarız, henüz çok geç olmadan bu kararlarından vazgeçip geri adım atacaklardır.

Ve tabi, kim bilir, Yüceler Yücesi Allah’ın ne hikmetli ve ibretli planları vardır!..

Bu arada, Sn. Kılıçdaroğlu da adaylık konusunu bu kadar uzatmamalı ve hele siyasette “dengelerin” kadar, “değerlerin” de önemli olduğunu unutmamalıydı. Ancak bizim kanaatimiz Millet İttifak’ı bu ayrılışla zayıflamayacak, aksine daha da güçlenmiş olacaktı.

Evet evet, Sn. Akşener’in, pişmiş aşa soğuk su katmaktan öte, hazır yemek çanağını devirmiş olması, bazılarının zannettiği gibi bir “Siyasi ilkbahar!” değil, tam anlamıyla bir “Siyasi intihardır!”

Ne demek istediğimiz önümüzdeki süreçte daha iyi anlaşılacaktır.

Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!..

İşte Milli Çözüm Dergimizde aylar öncesinden yazıp uyardığımız Meral Akşener’le ilgili öngörülerimiz ve uyarılarımız!

Meral Akşener’in, patavatsız lafları ve tavırlarıyla, Sn. Erdoğan’ın işini nasıl kolaylaştırdığını; 29 Mayıs 2022’de “Yaklaşan seçimlerle ilgili: MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ BASIN BİLDİRİSİ” yazımızda şunları belirtmiştik;

Meral Akşener’in Sultan Abdülhamit Çıkışı Yanlıştı ve Yakışıksızdı!

Meral Akşener Mayıs (2022) ortalarında yaptığı bir konuşmada:

“O günün şartlarında oluşan demokrasi rüzgârlarına karşı, kendi zulüm ve istibdat rejimini korumak isteyen Abdülhamit’in yerinde bugün, Recep Tayyip Erdoğan bulunmaktadır” anlamındaki sözleri yanlıştı, yararsızdı ve yakışıksızdı… Siyonist güdümlü masonik İttihatçıların ve onların devamı olan Enver, Talat ve Cemal takımının, Sultan Abdülhamit’i yıktıktan sonra, Osmanlı’nın başına hangi belaları açtıklarını ve hıyanetlerinin hesabından kurtulmak için nasıl yurt dışına kaçtıklarını, Meral Hanım bilmiyor olamazdı… Üstelik Meral Akşener, bu talihsiz ve ilgisiz benzetmelerinin, Sn. Erdoğan’a yarayacağını ve ona meşruiyet ve oy kazandıracağını düşünemeyecek kadar gereksiz çıkışlar yapmıştı. Çünkü bu sözleri, Sultan Abdülhamit’e hakaret, ama Recep T. Erdoğan’a ise kıymet ve rağbet anlamı taşırdı. Ve bu arada, SP’nin ve AKP’den kopan partilerin suskunluğu ise, ayrı bir şaşkınlıktı! Elbette, gerektiğinde seçim ittifakları oluşturmalı ve siyasi dayanışma kültürü sağlanmalıydı… Ama bütün bunlar, kendimiz kalarak, aslımıza ve esaslarımıza bağlı olarak yapılmalıydı… Ve zaten kendi özümüzden ve çizgimizden tavizkâr davranmaya başladığımızda, artık başkaları nazarında saygınlığımız da aşınacaktı.

Ve yine 16 Aralık 2022’de yayınladığımız “KILIÇDAROĞLU’NUN ADAYLIĞINA KARŞI ÇIKANLARI İYİ TANIYIN!” yazımızda;

Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığına:

A- Sn. Recep T. Erdoğan, kurmayları, yandaşları ve kiralık yazar ve yorumcuları şiddetle karşıydı… Hatta Kılıçdaroğlu’nun açık farkla seçimi kazanacağı kuşkularını gizlemeye çalışsalar da korkuları yüzlerine yansımaktaydı ve niyetleri sırıtmaktaydı!..

B- Altılı Masa’daki ittifak ortakları ve hele İYİ Parti ve kurmayları, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıydı… “Kazanacak bir aday lazım!..” bahanesine sığınsalar da, bunun altında çok daha derin hesapların yattığı açıktı. Oysa İYİ Parti’ye, emanet 15 (on beş) Milletvekili katarak ayakta kalmasını ve siyasette söz sahibi olmasını Sn. Kılıçdaroğlu sağlamıştı. Bu vefasızlığın ve insafsızlığın altında neler yattığını anlamadan gerçek niyetlerin ve Siyonist projelere hizmet eden işbirlikçilerin anlaşılması imkânsızdı…

C- Temel Karamollaoğlu’nun, hem geçen seçimlerde hem bu süreçte, Kılıçdaroğlu’na karşı Abdullah Gül’ü ortaya atması da manidardı. Bu Abdullah Gül ki; Tayyip Erdoğan’dan önce, resmen ve alenen Erbakan Hoca’ya başkaldırmış ve Recai Kutan’a karşı SP Genel Başkanlığı’na aday olmuş insandı. Onun için Erbakan Hoca’nın: Siyonist İsrail baltasına, İslamcı sap olmuş kişi…” dediği unutulmamıştı. Yani Temel Bey’in hâlâ bu Abdullah Gül sevdasını hayra yormak ahmaklıktı!..

Ç- Güya solcu, sosyalist ve CHP’li tavır takınan, ama Siyonist ve emperyalist odakların adamı oldukları, onların ağzıyla konuşmalarından anlaşılan yazar ve yorumcu takımı da, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıydı!?

D- Bunlardan daha enteresanı, CHP teşkilatlarında ve Kemal Bey’in etrafında bulunup da, Siyonist saplantılı ve Masonik bağlantılı insanlar da Sn. Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıydı, daha doğrusu “çomak sokmak ve karıştırmak” için fırsat kollamaları dikkatlerden kaçmamaktaydı!..

Peki bütün bunları nasıl yorumlamak lazımdı?

1- Sn. Kılıçdaroğlu Altılı Masa’yı kuran ve Millet İttifakı’nı ayakta tutan insandı…

2- Kılıçdaroğlu İYİ Parti’yi canlandıran ve barajı aştırıp siyaset imkânı sağlayan insandı… Hatırlanacağı üzere 15 Milletvekili CHP’den ayrılıp İYİ Parti’ye katılmışlardı ve Meral Akşener bu jestinden dolayı Sn. Kılıçdaroğlu’na teşekkür ve takdirlerini sunmuşlardı.

3- Devletin işleyişini tanıyan bir insandı…

4- Erdoğan’ın ve iktidarlarının talan ve tahribatlarına dirayet ve cesaretle karşı duran bir insandı…

5- Adaylığı konuşulanlar arasında; toplumun çok önemli kesimine ve hele kararsız kimselere umut ve heyecan aşılayan bir insandı.

Öyle ise, onun adaylığına karşı çıkan, ciddi ve gerçekçi bir aday da ortaya koyamayan ittifak ortakları, acaba neyi amaçlamaktalardı ve kime çalışmaktalardı?

6- Ve hele Sn. Kılıçdaroğlu’nun birçok konuşmasında, bir Kur’an ayetine dayanarak ve Rahmetli Erbakan’ın sloganına sahip çıkarak “Hak gelince, Bâtıl zail olup gidecek!” çıkışı acaba kimlerin canını sıkmıştı?

Bazı İYİ Partililer, Kılıçdaroğlu’nun Adaylığına Neden Karşıydı?

2021’den beri Meral Akşener’in yardımcılarından, Kılıçdaroğlu’na yönelik açıklamalar soru işaretlerine yol açmaktaydı.

Seçim tarihi yaklaştıkça en merak edilen soruların başında, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının kim olacağıydı. Son dönemlerdeki performansına bakanlar, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adı öne çıkıyor” değerlendirmesini yapmaktaydı.

Ama birileri ve özellikle İYİ Parti yetkilileri, sürekli İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ismini öne çıkarmaktaydı.

26 Kasım 2021 Cuma günü İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in İstanbul’da katıldığı bir açılışta, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik “Bu çalışma performansınızın devamını dilerim, çünkü Cumhurbaşkanlığı seçiminde lazım” çıkışı kafa karıştırıcıydı. Akşener’in bu sözleri sosyal medyada, İmamoğlu’nun adaylığına göz kırptığı şeklinde yorumlanmıştı.

Ancak İYİ Parti’den asıl dikkat çeken açıklamaların, bunun ardından peş peşe genel başkan yardımcılarından gelmesi enteresandı.

İlk olarak İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, Habertürk muhabiri Mahir Kılıç’a yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili “Kendisinden talip olduğunu duymadım. Herkes idealist davranmalı. Nefis zamanı değil” demiş ve kazanamama ihtimali olan bir isme “evet” demeyeceklerini açıklamıştı.

Bu açıklamadan sonra İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı yine Habertürk’e yaptığı açıklamada, “Kemal Bey, Cumhurbaşkanı adayı olabilir. Ancak adayların tespiti sırasında en fazla seçilme ihtimali olan ve birinci turda seçilmeyi sağlayacak, bunu riske sokmayacak adayın tercihi doğru olur” demekten sakınmamıştı. Anlaşılan bunları bu şekilde birileri doldurmaktaydı. Eski bir CHP’li olan, şimdilerde İYİ Parti Genel Başkan Danışmanı olarak görev yapan Aytun Çıray da benzer ifadeler kullanmıştı. Ancak Kemal Özkiraz: “Kemal Kılıçdaroğlu Alevi ve Solcu olduğu için İYİ Partililer onun Cumhurbaşkanı adaylığına sıcak bakmıyor!” şeklinde iddialar ortaya atmışlardı.

“Meral Akşener’den, Kılıçdaroğlu’na “Aday Olma!” mesajı mıydı?

Gazeteci-yazar Murat Yetkin, Altılı Masa liderlerinin Saraçhane’de Ekrem İmamoğlu’na destek mitinginin, fiilen seçim kampanyalarının başlangıcı olduğunu belirterek, “Akşener bu hareketle Kılıçdaroğlu’na ‘Ağabey, kendi adaylığını ilan etme’ mi demek istiyordu?” diye soran Yetkin, Akşener’in vücut dilini şu sıralar iyi izlemek gerektiğini vurgulamıştı.

DEVA lideri Ali Babacan’ın İmamoğlu’nun uğradığı yargı haksızlığıyla beraber HDP’nin önceki eş başkanlarından Selahattin Demirtaş ve CHP İstanbul İl Başkanlığı’ndan alınan Canan Kaftancıoğlu’nu anması dikkatlerden kaçmamıştı.

Ama günün en enteresan hareketini mitingin sonlarına doğru Akşener yapmıştı. Akşener adeta İttihat ve Terakki’nin İkinci Abdülhamid’e yüklenmesi gibi -söylemesi zor da olsa- “kahrolsun istibdat (baskı), yaşasın hürriyet” sloganını tekrarlamıştı.

Akşener’e dek İmamoğlu, liderleri anons edip kürsüye kadar eşlik ederek sonra geri çekiliyordu. Ama Akşener İmamoğlu’nun çekilmesine izin vermedi, “sen kal” dedi; elini tutup bir süre öyle konuşmuşlardı. Bu tutum diğer partileri dalgalandırmıştı. Acaba Akşener bu hareketle Kılıçdaroğlu’na “Ağabey, kendi adaylığını ilan etme” mi demeye çalışmıştı?

28 Aralık 2022 tarihindeki “TÜRKİYE’NİN MANZARASI VE 2023 SEÇİMLERİNİN MANASI” yazımızda da;

Hayret, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu; ABD, FETÖ ve Batı’dan sonra İsrail’den de destek almıştı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, YSK üyelerine hakaret gerekçesiyle verilen ve kesinleşmemiş yargı kararı üzerinden, Altılı Masa’nın ortak adaylığı için sahneye çıkmıştı. “2023’te her şey çok güzel olacak” diyerek öne atılan Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in desteğini de arkasına alarak ‘siyasi mağduriyet şovu’na kalkışmıştı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına konumlandırılan Ekrem İmamoğlu’nun ortak adaylığı köpürtülürken; ABD’nin karanlık isimleri, Avrupa’nın şaibeli siyasetçileri ve diplomatları, manşetlerinden operasyon gerçekleştiren Batı ve İsrail medyası, FETÖ’nün kanlı kalemleri topyekûn “İmamoğlu korosu” oluşturmaya başlamışlardı.

İsrail’in desteklemesi kafa karıştırmaktaydı!

İsrail’in en önemli yayın organlarından Haaretz gazetesi, henüz kesinleşmemiş hapis cezası sonrası Ekrem İmamoğlu’na açıkça destek verenler kervanına katılmıştı. İmamoğlu’na güzellemeler yapan Haaretz, İETT’deki yolsuzluk iddialarına rağmen İmamoğlu’nun yolsuzluklarla mücadele eden biri olduğunu, Yenikapı’da hizmet araçlarını sergileyen İmamoğlu’nun ‘İhtiyaç fazlası araçları sergilediğini’ ve dindar bir geçmişe sahip muhafazakâr bir siyasetçi olduğunu yazmıştı. Haaretz haberinde şu ifadeler yer almıştı. “52 yaşındaki İmamoğlu solcu veya liberal değildir. Dindar bir geçmişe sahip muhafazakâr, sağcı bir Kemalist’tir. Ancak aynı zamanda yolsuzlukla kararlı bir şekilde mücadele eden birisidir. Belediyenin, halkın parasıyla satın aldığı ve kiraladığı onlarca arabayı sergilemiştir. Doğaya zarar vereceği gerekçesiyle Erdoğan’ın İstanbul ve çevresi için planladığı görkemli projelere karşı çıkan bir kişiliktir!..”

Meral Akşener Kimlerin Adamıydı?!

Meral Akşener’in, son ikili görüşmelerinde Sn. Kılıçdaroğlu’na:

“Sizin aday olmanız halinde bu seçimi kaybetme riskinin bulunduğunu ve bu konuyu bir daha düşünmesi lüzumunu” hatırlattığını, Mustafa Destici aldığı duyumlarla paylaşmıştı. Eğer bu doğruysa Sn. Akşener; AKP’nin hatta ABD ve İsrail’in bile Kılıçdaroğlu’nu engelleme amaçlarına hizmet etmiş olmaktaydı.

24 Ocak 2023 tarihli “Küreselciler, Yani Dış Güçler KILIÇDAROĞLU’NU İSTEMİYORMUŞ!?” yazımızda ise;

Yandaş gazetecilerden Mahmut Övür, defalarca şu iddiaları ortaya atmışlardı. Yanlış hatırlamıyorsam, 19 Aralık 2022 akşamı CNN Türk’teki “Ne Oluyor?” programında da bunları tekrar gündeme taşımışlardı…

“Küreselciler, Kemal Kılıçdaroğlu’nun üzerini çizdiler… Küresel güçler, Muhalefetin kazanabilecek bir adayla seçime gitmesini istemekteler… Bu nedenle Kemal Kılıçdaroğlu’nu değil, Ekrem İmamoğlu’nu desteklemekteler…” ifadelerini kullanmışlardı.

Şimdi Mahmut Övür’e ve ona hak veren yandaş kesimlere sormak lazımdı:

1- Küreselcilerin, kazanamayacağı gerekçesiyle Kemal Kılıçdaroğlu’nun üzerini çizdiklerini ve Ekrem İmamoğlu’nu desteklediklerini, Sn. Mahmut Övür nereden biliyorlardı? Küreselci odaklarla hangi irtibatları vardı veya hangi aracılar bu bilgiyi kendisine ulaştırmışlardı?..

2- Bu dedikleriniz doğruysa; Kemal Kılıçdaroğlu’nun önünü kesmek için, ikide bir Mansur Yavaş’ı ve Ekrem İmamoğlu’nu öne süren Meral Akşener’e ve ekibine de; bu aklı Küreselciler mi sunmaktalardı?

3- Bu mantıkla; Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu Küreselcilerin, yani Dış Güçlerin mi adamlarıydı?

4- Öyle ise; tam yirmi yıldır, Sn. Erdoğan’ı iktidara taşıyanlar ve orada tutanlar Küreselciler mi olmaktaydı?

Sizin “Küreselciler” dedikleriniz, aslında dış güçler ve Siyonist odaklardı… Bunlar ABD ve AB’ye yön veren malum ve mel’un mihraklardı. Dünya ekonomisine ve bu zulüm ve sömürü sistemine hâkim olan faizci ve tekelci sermaye baronlarıydı… Eh, bu şeytan şebekesinin, yani Küreselci Çete’nin istemediği adam da, ülkemiz ve Milletimiz için hayırlı olmalıydı!..

Akşener’in hırsı Altılı Masa’yı yıkacak mıydı?

Altılı Masa’daki adaylık savaşında tarafını iyiden iyiye belli eden İYİ Parti Lideri Meral Akşener ise Saraçhane’deki konuşmasında adeta Kılıçdaroğlu’na cevap niteliğinde ifadeler kullanmıştı. Akşener, Ekrem İmamoğlu için, “Artık 16 milyon İstanbullunun dışında 85 milyon Türkiye’nin de senin yanında olduğunu buradan, Saraçhane’den görüyoruz” diyerek Kılıçdaroğlu’na adaylık savaşları için göndermede bulunmuşlardı.

Ve yine Sn. Meral Akşener, özellikle kurmayları aracılığıyla Mansur Yavaş’ı öne çıkarıp, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını sabote etmeye uğraşarak, yoksa bilinçli ve stratejik bir tavırla, Sn. Erdoğan’ın kazanmasına dolaylı destek mi sağlamaktaydı?!..

Yazımızın başında belirttiğimiz gibi; Evet evet, Sn. Akşener’in, pişmiş aşa soğuk su katmaktan öte, hazır yemek çanağını devirmiş olması, bazılarının zannettiği gibi bir “Siyasi ilkbahar!” değil, tam anlamıyla bir “Siyasi intihardır!”

Yeri gelmişken, bazı genel tespit ve tahliller yapalım:

Maalesef fıtrat ayarı, yani yaratılış kodları, kasıtlı olarak bozulup laçkalaşınca, insan fırsatçı ve fesatçı bir tip olup çıkıyordu. Hatta en çirkin sıfatlardan olan ve vasıfsızlık sayılan; vefasızlık ve vicdansızlık, bu gibilerin karakterine dönüşüyordu. Artık iyilik gördüklerine kötülük etmeyi, elinden tutup kaldıranları ilk fırsatta uçurumdan itelemeyi, kendisini besleyip büyütenleri tekmelemeyi, bu gibiler gözü açıklık ve büyük başarı olarak görmeye başlıyordu. Böylece hem değerler, hem dengeler altüst oluyordu. Ve tabi bazı cüz’i ve geçici çıkarlar kazanılmış sanılsa da, böylesi basit ve fasit yaklaşımlar genellikle hüsranla sonuçlanıyor, nankörlüğün acı ve alçaltıcı cezası bir ömür boyu kara leke gibi kişinin alnında sırıtıp duruyordu. Kendi nefsaniyet gururu için, tüm nezaket ve fazilet duygusunu dumura uğratanların, onurlu ve huzurlu bir geleceği olmuyordu.

Yaşı ve siyasi hafızası müsait olanlar hatırlayacaklar; Tansu Çiller, Meral Akşener’i hem Milletvekili hem İçişleri Bakanı yaptı. Ama o, ilk fırsatta Mehmet Ağar’ın safına katıldı.

Ardından, Recep T. Erdoğan’ların başlattıkları ve Erbakan’a hıyanet karşılığında başarılı olma yollarına ulaştırıldıkları YENİLİKÇİ HAREKET’e katılan Meral Akşener, oradan da kaytarıp MHP’ye yanaştı. Devlet Bahçeli kendisini hem Milletvekili, hem Meclis Başkan Vekili yaptı… Ama o, Sn. Bahçeli’yi devirip MHP’ye Genel Başkan olmaya kalkıştı…

Sonrasında 2017 yılında MHP’den ayrılıp İYİ Parti’yi kurmuşlardı. Ama yaklaşan 2018 seçimlerine katılamıyorlardı. Sn. Kemal Kılıçdaroğlu, büyük bir jest yaparak 15 milletvekilini ödünç yolladı ve İYİ Parti’nin Meclis’te grup kurmasını sağladı… Böylece Meral Akşener’in Türkiye siyasetinde aktör olmasının yolunu Kılıçdaroğlu açmıştı. Ama işte gördünüz, yine bizi şaşırtmadı. Daha önce “Kim 6’lı Masa’yı yıkarsa altında kalır!” buyurdukları ve asıl kurucuları arasında bulundukları Millet İttifakı’ndan ayrıldı!? Hem de diğer beş ortağına asıl dayatmayı kendisi yaparak masadan kaçtı. Üstelik “Beş parti bize zorla Kılıçdaroğlu’nu dayatmaya kalkıştı!..” bahanesine sığınmaları da tam bir tutarsızlıktı. Çünkü aslında kendisi diğer parti başkanlarına “Kılıçdaroğlu aday olmasın!” dayatmasını yaptığının herhalde farkındaydı. Üstelik Kılıçdaroğlu’nun yerine, güya seçilme şanslarının yüksek olduğu varsayımını tekrarlayıp durdukları, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları da çıkıp Kılıçdaroğlu’nun yanında olduklarını açıklamışlardı… Yani Akşener’in bir kof iddiası daha dayanaksız kalmıştı. Şimdi soruyoruz; bütün bunlardan sonra kendisine kimler ve nasıl güven duyacaklardı? Bu tavrıyla nasıl toplumu peşine takıp ülkeyi bu tahribat iktidarından kurtaracaktı?

Bizim kanaatimiz; göreceksiniz, bu tamamen nefsi ve fevri kaçış, sanılanın tam aksine Millet İttifakı’na duyulan itimat ve itibarı arttıracaktı ve kaçanlardan daha fazla oy kazandıracaktı.

Yetmez, hissediyorum, ama ifade edemiyorum; öyle şeyler yaşanacak, ülkemiz ve milletimiz için öyle hayırlı sonuçlara yol açacaktı ki; sadece iktidar değil, Sn. Meral Akşener de şaşırıp kalacaklardı!?

 Ne demek istediğimiz önümüzdeki süreçte daha iyi anlaşılacaktır.

Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!..

 

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Subscribe
Bildir
34 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Makaleden sonraki gelişmeler Sn. Yazarı haklı çıkarmaktadır.
Sadece aylar öncesinden değil, Makaleden sonra yaşanan gelişmeler de Sn. Yazarı haklı çıkarmaktadır;

“Bizim kanaatimiz; göreceksiniz, bu tamamen nefsi ve fevri kaçış, sanılanın tam aksine Millet İttifakı’na duyulan itimat ve itibarı arttıracaktı ve kaçanlardan daha fazla oy kazandıracaktı.

Yetmez, hissediyorum, ama ifade edemiyorum; öyle şeyler yaşanacak, ülkemiz ve milletimiz için öyle hayırlı sonuçlara yol açacaktı ki; sadece iktidar değil, Sn. Meral Akşener de şaşırıp kalacaklardı!?

Ne demek istediğimiz önümüzdeki süreçte daha iyi anlaşılacaktır.

Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!..”

an itibariyle İmamoğlu ve Yavaş’ın Başkan Yardımcılığı konuşmaları hem Millet İttifakının adayı Sn. Kılıçdaroğlu’nu güçlendirmiş, hem de muhalefet kanadının çatlağını gidermiştir.

Diğer taraftan, Kılıçdaoğlu seçimi kazanırsa RTE’ye de bir ders olacak sanırım, “nasıl geldiysen öyle gidersin” mesajı. Çünkü bunlar Erbakan Hocayı CB yapacağız diye başa gelmişlerdi. Şimdi önce İBB ve ABB’yi CHP aldı, sonra o Belediye Başkanları özellikle İmamoğlu RTE’nin bile göstermediği duruşu sergileyip CB olacaksa Genel Başkanım olur mesajı vererek ardında durdu. Yani bunların yaptıklarını gayri İslami gösterdikleri CHP yapmamıştı.

Menfaat ve çıkarlar söz konusu olduğunda…
İnsanı bile bile, size en fazla güven duyduğu ve ihtiyaç hissettiği bir anda yarıyolda bırakmak zulümdür. İnsana yakışan bir davranış değildir. Dostlukla, arkadaşlıkla, hatta öz be öz kardeş olmakla bağdaşmaz! İnsan tabiatı gereği güvenmek ister! İnanmak ister! Bağlanmak ister! İkna edicinin mahareti güçlüyse, ikna edilmesi, inandırılması en zor bilinen insanlara dahi nüfus etme kaabiliyeti varsa, bir şekilde muhatabını ikna eder. İkna edilen için, güven duyduğundan şüphe etmek çoğu kez sıralamanın sonlarında yer alan bir maddedir. Büyüklerimiz, insanoğlu çiğ süt emmiştir. Dünyada tam anlamıyla güvenebilecek insan sayısı her insan için bir elin parmaklarını geçmez diye uyarılarda bulunsalarda, bir çok insan bu uyarıları dikkate almaz!
Menfaatler, çıkarlar, yeni oluşumlar, olayların ortaya çıkardığı yeni durumlar, bazılarına göre altın tepsi içerisinde sunulan imkan ve teklifler, zihin çelicidir denmiştir. Halk arasında adam satma denen olayın bir başka adıdır, insanları yarı yolda bırakmak! İnsanları yarı yolda satanlar, yani yarı yolda bırakanlar için, söylenecek söz bulamıyorum.
İşin en garip ve tuhaf olan yanı ise, adam satanların vasıfları ve sıfatları bilindiği halde, toplum içerisinde izzeti ikram görmeye devam etmeleri ve kapılarda karşılanmalarıdır.

İnşallah
Yetmez, hissediyorum, ama ifade edemiyorum; öyle şeyler yaşanacak, ülkemiz ve milletimiz için öyle hayırlı sonuçlara yol açacaktı ki; sadece iktidar değil, Sn. Meral Akşener de şaşırıp kalacaklardı!?
Ne demek istediğimiz önümüzdeki süreçte daha iyi anlaşılacaktır.
Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!..

Sonuç Ne Şimdi?!
Meral masayı devirmeye yeltendi ve ne olduysa sürüne sürüne geri döndü. Dönmek içinde Belediye başkanları inın başkan yardımcısı olmalarını öne attı. Ama başkan yardımcılarını Cumhurbaşkanı duruma ve zamanı gelince yardımcı olarak belirleyecek ifadesi Akşener’in yine başarısız olduğunu gösteriyor. Yani Akşener siyaseten kendi kazdığı kuyuya düşmüştür.

SAKIN ÜZÜLMEYİNİZ VE KURDUKLARI HİLELİ TUZAK VE PLANLARDAN DOLAYI TELAŞLANIP SIKINTIYA DÜŞMEYİNIZ!
Tüm bu yaşananlar ülkemiz ve milletimiz için öyle hayırlı sonuçlara yol açacaktı ki;
“(Ey Nebim, Sen Hakk ve hayır üzerinde) Sabret! Senin sabrın da yine ancak Allah(ın desteği) iledir. (Senden yüz çeviren ve hakarete yönelenler için) Sakın üzülme ve kurdukları hileli tuzak ve planlardan dolayı telaşlanıp sıkıntıya düşme (ki bu tevekkül ve teslimiyete uygun değildir).” (Nahl Süresi 127. Ayet)
“(O) Allah (ki), mücrim olanlar (utanmaz günahkârlar) istemese de, Hakkı (Hakk olarak) Kendi kelimeleriyle (adalet düzenini zuhur ettirip) gerçekleştirecektir.” (Yunus Süresi 82.Ayet)

“Allah’tan ve Resulünden kesin uyarıdır”
De ki: “Herkes kendi şâkilesine (fıtrat halini almış karakter ve tıynetine göre bir düşünce ve) davranış ortaya koyacak (kendi mizaç ve meşrebine göre bir iş yapacak)tır. Bu durumda, kimin haklı ve hayırlı bir yol tuttuğunu en iyi bilen Rabbiniz Teâlâ’dır.”
İsra: 84

Ey iman edenler! Sizden olmayanları (Yahudi ve Hristiyanların hain takımını ve işbirlikçi münafıkları) sırdaş (müttefik) edinmeyin. (Çünkü) Onlar size (her fırsatta) kötülüğe ve zarar vermeye uğraşırlar, size zorlu bir sıkıntı verecek şeylerden de hoşlanırlar. Onların buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, göğüslerinde (gönüllerinde) gizli tuttukları (nefret ve hıyanetleri) ise, daha büyüktür. Size ayetlerimizi (imanın ve inkârın alâmetlerini) açıkladık; belki akıl erdirip (Haçlı Siyonistlerden ve işbirlikçi hainlerden uzak kalırsınız diye, size bu gerçekler tebliğ ve tavsiye edilmektedir).
Âl-i İmran: 118

(Bu ültimatom) Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınıza, Allah’tan ve Resulü’nden kesin bir uyarıdır.

Bundan böyle yeryüzünde (size tanınmış bir süre olarak) dört ay (daha) dolaşın. Ve bilin ki Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. Gerçekten Allah, inkâr edenleri hor ve aşağılık hale getirecektir.

(Hacc-ı Ekber) En büyük Hacc gününde (ve Kurban Bayramı sürecinde bu gerçek) Allah ve Resulü’nden (bütün) insanlara ilan edilip duyurulacaktır ki: Allah ve Resulü kesinlikle müşriklerden ve (bâtıl sistemlerinden) uzaktır ve (zulüm düzenleri yıkılacaktır). Eğer tevbe ederseniz (ve İslam’a dönerseniz) bu sizin için daha hayırlıdır; yok eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Allah’ı elbette aciz bırakacak değilsiniz. İnkâr edenleri acı bir azapla müjdele.
Tevbe: 1-2-3

Hala mı Şüpedesiniz? Ne Zaman Anlayacaksınız ?
Taktığı Kur’an gözlüğü ile herkezin aslını ve ayarını ortaya koyan Milli Çözüm Feraseti yine haklı çıktı demekten biz yorulduk. Ancak hala Milli Çözüme şüpe ile bakanlara diyeceğim tek şey el insaf yahu el innsaf..Dövecek diz kalmadı. Uyanın bu Nuh’un gemisine binin.Çok yakında şeytanı bile hayrete düşürecek neticeleri göreceksiniz.

C. ittifakınin son sevinmeleri. Millet not ediyor.!
Meral Akşener in bu beklenen tavrı, masayı 2 yıldır oyalayip terk etmesi,
Kemal Kılıçdaroğlu nun seçimlerde kuvvetle kazanmasını yükseltti.
halk vatandaş, m.aksenerin çıkışını ve iktidarin sevinç çığlığı nida ,seçimlerde sandıkta cevabını verecektir..

Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!..
“O günün şartlarında oluşan demokrasi rüzgârlarına karşı, kendi zulüm ve istibdat rejimini korumak isteyen Abdülhamit’in yerinde bugün, Recep Tayyip Erdoğan bulunmaktadır” anlamındaki sözleri yanlıştı, yararsızdı ve yakışıksızdı… Siyonist güdümlü masonik İttihatçıların ve onların devamı olan Enver, Talat ve Cemal takımının, Sultan Abdülhamit’i yıktıktan sonra, Osmanlı’nın başına hangi belaları açtıklarını ve hıyanetlerinin hesabından kurtulmak için nasıl yurt dışına kaçtıklarını, Meral Hanım bilmiyor olamazdı… Üstelik Meral Akşener, bu talihsiz ve ilgisiz benzetmelerinin, Sn. Erdoğan’a yarayacağını ve ona meşruiyet ve oy kazandıracağını düşünemeyecek kadar gereksiz çıkışlar yapmıştı. Çünkü bu sözleri, Sultan Abdülhamit’e hakaret, ama Recep T. Erdoğan’a ise kıymet ve rağbet anlamı taşırdı. Ve bu arada, SP’nin ve AKP’den kopan partilerin suskunluğu ise, ayrı bir şaşkınlıktı! Elbette, gerektiğinde seçim ittifakları oluşturmalı ve siyasi dayanışma kültürü sağlanmalıydı… Ama bütün bunlar, kendimiz kalarak, aslımıza ve esaslarımıza bağlı olarak yapılmalıydı… Ve zaten kendi özümüzden ve çizgimizden tavizkâr davranmaya başladığımızda, artık başkaları nazarında saygınlığımız da aşınacaktı.

Neylerse güzel eyler..
“Ne demek istediğimiz önümüzdeki süreçte daha iyi anlaşılacaktır.”
Yüksek sesle düşünecek olursam;”malesefki tüm ülke olarak; Muhterem Ahmet Akgül Hocamızın ortada fiilen hiç bir şey yok göründüğü andan itibaren sezip üzerine düşünüp kaleme almaya başladığı hakikatleri,olaylar ortaya çıkıpta aşikar olunca dâhi doğru anlayamıyoruz!.
Neyse ki bu makaleler,olayların iç yüzünü tüm doğrulukları ile anlamamıza ve ona göre hareket etmemize vesile oluyor.
Muhterem Ahmet Hocamıza bir kez daha teşekkür etmek isterim,Rabbimiz bu nimetlere nankörlük etmekten bizleri korusun..
Makalenin son cümlesi büyük bir teslimiyet ve heyecan öğretiyor hepimize;
“Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!..”

Sayılıdır dakikalar…
Önümüzdeki günler, haftalar, aylar(!) ne getirir inşallah birlikte izleyeceğiz…
Seçim gününü 14 mayısa yani İsrailin kuruluş yıl dönümüne ayarlamak şer güçlerin göstere göstere final maçına çıktığını göstermekte ve bu cüretkar tavırları yiyecekleri tokadın okkasını artırmakta inşallah…

Bilge Şahsiyet lafda değil ÖZ DE olduğunun en tescilli örneği Milli Çözüm ve AHMET AKGÜL ‘dür.
Milli Çözüm ve Ahmet Akgül Hocamız, kime ne demişse aynıyla çıktığını Milli Çözüm Dergisinin Ocak 2004 yılından beri gördük dinledik… Yani MİLLİ ÇÖZÜM – AHMET AKGÜL HOCA kime ; nankör – marazlı – vs… şöyle – böyle- dedi de tersi çıktığı GÖRÜLMEMİŞTİR… Bunu yüksek bir Hidayet – yüksek bir Feraset – yüksek bir DİRAYET ve BİLGE İNSAN denir…!!!

Tek Hakka tercüman, Erbakan oldu Ona hain olan, Başbakan oldu Herkesin taptığı, mal makam oldu Mevlâ’ya maksuda, varan kalmadı…
Yakın dostlarımız biliyor, iki yıldır Meral Akşener’in Sn. Erdoğan’a çalıştığını söylediğim için, birçoğu “Yok canım, bu kadar da olmaz!” diye karşı çıkmışlardı. Üstelik Meral Akşener’in, patavatsız lafları ve tavırlarıyla, Sn. Erdoğan’ın işini kolaylaştırdığını ve Millet İttifakı kalesine gol atmak için ona pas uzattığını konu alan onlarca yazımız vardır. Peki bu kanaate nasıl varmıştık? Sn. Meral Akşener’in, gereksiz yere verdiği birçok mesajların ve Millet İttifakı içindeki dengesiz siyaset tarzının, öyle gafletle ve rast gele değil, bilinçli ve kasıtlı niyetle yapıldığı zaten sırıtmaktaydı.
Yine yeniden hakta olanın hep haklı olduğunu gözünüze sokuldu ..

Hayırlı Sonuclar Halkee Ya Rabbi!
”Yüceler Yücesi Allah’ın ne hikmetli ve ibretli planları vardır!..”

Meral Akşener’in fetodan emir aldığını parti kurulurken de kanallara izlemiştik..Akrep kendini zehirleyerek sonunu getirirmiş…Kalitesi gereği bunu yaptı,yaptırdılar…

Allah CC sonsuz ilim sahibidir amenna!Hayırlı sonuçlar halkeylesin inşaAllah!

Üstad Ahmet Akgül Hocamız, Meral Akşener’le ilgili öngörü ve uyarılarında haklı çıktı!.
[b]Milli Çözüm’ü[/b] takip edenler biliyor; İki yıldır Meral Akşener’in Sn. Erdoğan’a çalıştığını Üstad Ahmet Akgül Hocamız söylediği için, birçoğu “Yok canım, bu kadar da olmaz!” diye karşı çıkmışlardı.
Üstadımızın “Meral Akşener’in patavatsız lafları ve tavırlarıyla, Sn. Erdoğan’ın işini kolaylaştırdığını ve Millet İttifakı kalesine gol atmak için ona pas uzattığını” konu alan ve aylar öncesinde yayınlanan onlarca yazısı Milli Çözüm sitesinde yayındadır. (Yukarıdaki makalede bir kısmına da yer verilmiştir.)

Evet Meral Akşener’in asıl hesabının, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını engelleyip, dolaylı biçimde Sn. Erdoğan’ın kazanmasını kolaylaştırmak olduğu artık anlaşılmıştır.

[b][b]Ahmet Akgül Hocamızdan[/b] tarihi hatırlatma ve uyarı:[/b]
Ama göreceksiniz, ne vefaya ve vicdana… Ne de Milli çıkarlara ve insani duyarlılıklara asla sığmayan bu çelme çalımları, bu pişmiş aşa su katma çabaları hem toplum genelinde hem de kendi partisi özelinde, tam tersi tepkilere yol açacak, nefsi ve basit siyaset manevraları kendi başlarına bela olacaktır. Umarız, henüz çok geç olmadan bu kararlarından vazgeçip geri adım atacaklardır.

Evet evet, Sn. Akşener’in, pişmiş aşa soğuk su katmaktan öte, hazır yemek çanağını devirmiş olması, bazılarının zannettiği gibi bir “Siyasi ilkbahar!” değil, tam anlamıyla bir “Siyasi intihardır!”

Sevinin bakalım…
Adil Düzen öncesi herkes kendi ayarını ortaya koyuyor
Hükümet ve işbirlikçileri sevinç naraları atarken, siyonist baronlar hesaplarının işleyişlerini kutlarken, kendilerini en güçlü zannettikleri anda..
20 yıldır oynanan bu kirli ve aşağılık oyun bu seçimde bozulacak İnşallah. Allah büyük!

KILIÇDAROĞLU’NUN ADAYLIĞINA KARŞI ÇIKANLARI İYİ TANIYIN!
Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığına:

A- Sn. Recep T. Erdoğan, kurmayları, yandaşları ve kiralık yazar ve yorumcuları şiddetle karşıydı… Hatta Kılıçdaroğlu’nun açık farkla seçimi kazanacağı kuşkularını gizlemeye çalışsalar da korkuları yüzlerine yansımaktaydı ve niyetleri sırıtmaktaydı!..

B- Altılı Masa’daki ittifak ortakları ve hele İYİ Parti ve kurmayları, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıydı… “Kazanacak bir aday lazım!..” bahanesine sığınsalar da, bunun altında çok daha derin hesapların yattığı açıktı. Oysa İYİ Parti’ye, emanet 15 (on beş) Milletvekili katarak ayakta kalmasını ve siyasette söz sahibi olmasını Sn. Kılıçdaroğlu sağlamıştı. Bu vefasızlığın ve insafsızlığın altında neler yattığını anlamadan gerçek niyetlerin ve Siyonist projelere hizmet eden işbirlikçilerin anlaşılması imkânsızdı
27 Aralık 2022Tarihli makalede Milli Çözüm Alanen uyarı yapmış

Rabbimin pilanları varken ,kulunun pilanı işlemez.
Âl-i İmran 11
Tıpkı Firavun ailesinin (zulüm ve küfür yönetiminin) ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi (olanların akıbeti de aynıdır). Onlar da ayetlerimizi yalanlamışlardı, böylece Allah, günahları nedeniyle onları (kahrıyla) yakalamıştı. Allah, (cezayla) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
[quote name=”Hasan”][b]“Küreselciler” dedikleriniz, aslında dış güçler ve Siyonist odaklardı… Bunlar ABD ve AB’ye yön veren malum ve mel’un mihraklardı. Dünya ekonomisine ve bu zulüm ve sömürü sistemine hâkim olan faizci ve tekelci sermaye baronlarıydı… Eh, bu şeytan şebekesinin, yani Küreselci Çete’nin istemediği adam da, ülkemiz ve Milletimiz için hayırlı olmalıydı!..

Bakara 104
Ey iman edenler! (Yöneticilerinize:) “Raina-Bizi güt (şuursuz koyun sürüsü gibi bizi yönet)” demeyin; “Ünzurna-Bizi gözet (organize ve koordine edip istişare ile idare et)” deyin ve (Hakk ve adalet ettikçe onları) dinleyin. (Unutmayın ki) Kâfirler ve nankörler için acı bir azap vardır. [Not: Müslüman topluma koyun gibi güdülmek ve despot bir idareye boyun eğmek değil, etkin bir şekilde siyasete girmek, yönetimi takip ve tenkit etmek, ama şuurlu bir sorumluluk yüklenip Hakk’ta ve hayırda itaat etmek düşmektedir.]

Çok şükür ki ayetlerle aydınlatılıyoruz

Ve tabi, kim bilir, Yüceler Yücesi Allah’ın ne hikmetli ve ibretli planları vardır!..
Tek ve mutlak güçlü, Cenab-ı Hak’tır

Hak’ta sebat eden, kazanacaktır

“Bâtıl ya, ballıdır!”, diyen kaypaktır

Kabre mal taşıyan, hararın5 yoktur…

İhtiyaç var…ÇARE VAR!..
Siyonizmin; şeytani hedeflerine ulaşmak için bu seçimde de, Erdoğan’ı iş başında tutmayı en büyük en hayati hamle bildiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.20 yıllık felakat tablosu ile ülkeyi uçuruma sürükleyen AKP iktidarına can suyu olacak bir hamleye acilen ihtiyaç vardı,buda Akşener’den geldi…

Artık manzara bir kez daha net olarak göstermektedir ki;Türkiyenin ACİLEN Milli Çözümler öneren gerçek anlamda MİLLİ BİR İKTİDAR’a ihtiyacı vardır!..Rabbimize sonsuz şükürler olsun ki bu ihtiyaca KAMİLEN cevap verecek MİLLİ ÇÖZÜM, de vardır!..

En iyisini Allah bilir
İnşallah Milletimiz aklını başına alır ve bu karanlık günleri biran önce atlatırız

Kuyu
“Ortak adayda uzlaştık” de, imza at, ertesi gün vazgeç.

Meral’in İP iyle kuyuya inilmez.

!!
Sizin “Küreselciler” dedikleriniz, aslında dış güçler ve Siyonist odaklardı… Bunlar ABD ve AB’ye yön veren malum ve mel’un mihraklardı. Dünya ekonomisine ve bu zulüm ve sömürü sistemine hâkim olan faizci ve tekelci sermaye baronlarıydı… Eh, bu şeytan şebekesinin, yani Küreselci Çete’nin istemediği adam da, ülkemiz ve Milletimiz için hayırlı olmalıydı!..

RAHMAN VE RAHİM ALLAHIN ADIYLA
(Derken) Talut (yanında kalan az sayıdaki) orduyla birlikte (savaşmak üzere bulundukları yerden) ayrılıp (yola çıktığında:) “Doğrusu, Allah sizi (önümüze çıkacak) bir ırmakla imtihan edecektir. (Susamanıza rağmen, karşıya geçinceye ve ben size izin verinceye kadar) Kim bu (su)dan içerse, (artık) o benden değildir. Kim de -eliyle bir avuç hariç- doyasıya tadıp içmezse o bendendir. (Anlarım ki sadık ve sağlam birisidir)” dedi. (Ama) Küçük bir kısmı hariç, hepsi o sudan içmişlerdi. Nihayet (Talut ve) iman edenler beraberce (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): “Bugün bizim Calut’a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yoktur” diyerek (fesada yönelmişlerdi). Allah’(ın va’adine, nusretine ve rahmetine) kavuşacaklarına iman ve itimatları (ve Rablerine hüsnü zanları tam ve sağlam) olanlar ise dediler ki: “Allah’ın izniyle, nice az (ama itaatkâr ve sebatkâr) topluluk, çok daha kalabalık (ve güçlü sanılan) topluluklara galip gelmiştir. (Çünkü) Allah sabreden (mü’minlerle) beraberdir.”

Onlar(dan iman erleri) Calut ve askerlerine karşı çıkarken de şunları söylemişlerdi: “Rabbimiz, (cihaddan kaçmamak, ordudan ve itaatten ayrılmamak için) üzerimize sabır ve metanet yağdır; ayaklarımızı (hizmet ve istikamet üzerinde sabit ve) sağlam tut ve (Senin Hakk Dinini ve adalet düzenini) inkâr eden topluluklara karşı bize yardım et…” (diye dua etmişlerdi.)

Böylece, Allah’ın izniyle onları (çok az sayıdaki sadıklar, kalabalık ve donanımlı düşmanları) yenilgiye uğrattılar. (Daha peygamber olmamış bulunan ve genç bir subay olarak orduya katılan Hz. Davud, düşman tarafın henüz bilmedikleri ve şaşkınlıkla izleyip panikledikleri, yeni bir teknolojik silah hükmündeki attığı sapan taşıyla, zırhlar içinde ve fil üzerinde gururla meydan okuyan kâfir komutanı Calut’un gözlerini kör edip, beynini akıtarak devirince; başsız kalan düşman birlikleri dağıldılar ve bozulup kaçtılar; böylece) Davud Calut’u öldürdü. Allah da ona mülk ve hikmet (hükümdarlık ve bilgelik) verdi; ona dilediği şeylerden (yöneticilik, adalet, sanat ve teknoloji bilgilerinden) öğretti. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmı ile bir kısmını defedip (engellemesi) olmasaydı, yeryüzü mutlaka fesada uğrardı. Ancak Allah, âlemlere karşı büyük fazıl (ve ihsan) sahibidir.

Bakara Suresi :249-251

Herkesin ayarı bir bir ortaya dökülüyor
Temel Karamollaoğlu’nun, hem geçen seçimlerde hem bu süreçte, Kılıçdaroğlu’na karşı Abdullah Gül’ü ortaya atması da manidardı. Bu Abdullah Gül ki; Tayyip Erdoğan’dan önce, resmen ve alenen Erbakan Hoca’ya başkaldırmış ve Recai Kutan’a karşı SP Genel Başkanlığı’na aday olmuş insandı. Onun için Erbakan Hoca’nın: “Siyonist İsrail baltasına, İslamcı sap olmuş kişi…” dediği unutulmamıştı. Yani Temel Bey’in hâlâ bu Abdullah Gül sevdasını hayra yormak ahmaklıktı.

Herkesin ayarı bir bir ortaya dökülüyor. Heyecanla beklediğimiz kutlu günler çok yakın Allah’ın izniyle. Bizler de bir yandan Hakk ın hâkimiyeti için tüm gücümüzle çalışıp, diğer yandan da milyonların önünde yapılan bu horoz dövüşünü izliyoruz.
Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler.

Görelim Mevla neyler..
Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler…

Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!..
Evet Meral Akşener’in asıl hesabının, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını engelleyip, dolaylı biçimde Sn. Erdoğan’ın kazanmasını kolaylaştırmak olduğu artık anlaşılmıştır. Elbette karşı tarafa yarayacak bu fırsatçı ve fesatçı politikalar aynı zamanda kendisine ve partisine de bazı avantajlar sağlayacak şekilde kurgulanmıştır.

Ama göreceksiniz, ne vefaya ve vicdana… Ne de Milli çıkarlara ve insani duyarlılıklara asla sığmayan bu çelme çalımları, bu pişmiş aşa su katma çabaları hem toplum genelinde hem de kendi partisi özelinde, tam tersi tepkilere yol açacak, nefsi ve basit siyaset manevraları kendi başlarına bela olacaktır. Umarız, henüz çok geç olmadan bu kararlarından vazgeçip geri adım atacaklardır.

Ve tabi, kim bilir, Yüceler Yücesi Allah’ın ne hikmetli ve ibretli planları vardır!..
[b]“Küreselciler” dedikleriniz, aslında dış güçler ve Siyonist odaklardı… Bunlar ABD ve AB’ye yön veren malum ve mel’un mihraklardı. Dünya ekonomisine ve bu zulüm ve sömürü sistemine hâkim olan faizci ve tekelci sermaye baronlarıydı… Eh, bu şeytan şebekesinin, yani Küreselci Çete’nin istemediği adam da, ülkemiz ve Milletimiz için hayırlı olmalıydı!..[/b]

Pis pazarlıklarla Bu Millete ihanet ediliyor..
ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

   Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

   Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

   Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

  Mustafa Kemal Atatürk

Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!..
Evet evet, Sn. Akşener’in, pişmiş aşa soğuk su katmaktan öte, hazır yemek çanağını devirmiş olması, bazılarının zannettiği gibi bir “Siyasi ilkbahar!” değil, tam anlamıyla bir “Siyasi intihardır!

Ne demek istediğimiz önümüzdeki süreçte daha iyi anlaşılacaktır.

ALLAH TUZAK KURANLARIN EN HAYIRLISIDIR!
Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!..

NOKTA ATIŞI
Boşuna demiyorum; dünya ve Türkiye gerçeklerini doğru anlamak için, Üstadımız Muhterem Ahmet AKGÜL Hocamızı ve dolayısı ile Milli Çözüm Dergimizi takip etmek yeterli diye.

ŞAŞIRDIK MI?! TABİKİ HAYIR
Daldan dala atlayan kukla
Son anda yeltendi, gol atmaya
Oyları kanalize etmeye, Erdoğan’a
İlan etti ihaneti, tüm dünyaya

Evet, Meral hanım bugünkü U dönüşüyle, hem Erdoğan’a yamanmaya çalışmış, hem de Siyonist güçlere en sadık adamınız benim mesajını yenilemiştir.

Yeni Dönem
Yeni bir dönem ihtiyacı net bir şekilde hissediliyor. Hiçbir temel esasın dikkate alınmadığı, milletimize ait tüm üstün özelliklerin ayaklar altına alındığı bu dönemin bitişini bu siyasi intihar haber ediyordur inşallah. Bu kaypak, kahırlı insanlardan kurtulup yeryüzünde Adil Düzen’i kuracağımız günler yakındır inşallah.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
34
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...