ALDANMA GÖNÜL
Tevekkül et Rabbe, teslimiyetle
Bu da gelir geçer, aldırma gönül…
Razı ol kadere, samimiyetle
Sakın takdire baş, kaldırma gönül…
İman ispatlanmaz, bir kuru sözle
Davasına sarıl, rızasın özle
Tedbirin al sonra, takdiri gözle
İtiraz isyanla, çıldırma gönül…
Nimet fazileti, Mevla’dan iste
Dua ibadettir, uzasın liste
Vücut zindanında, ruhun hapiste
Umut çiçeklerin, soldurma gönül…
Şirkten şekavetten, kurtulalım gel
Kirden kasavetten, nur bulalım gel
Zikrullah şifadır, ter atalım gel
Pişmanlıkla saçın, yoldurma gönül
Aldanma dünyaya, şana şöhrete
Kölelik yakışmaz, makam servete
Sakın ha kapılma, nefse şehvete
İmanın Şeytana, çaldırma gönül…
Sevseler şımarır, yan yaslanırsın
Sövseler kırılır, tez usanırsın
Övdüren dövdüren, kimdir sanırsın
Kalbini kin nefret, doldurma gönül…
Vefasız şefkatsiz, yürekler taştır
Gurur kibir ehli, nifaka baştır
Bil en büyük lütuf, sadık yoldaştır
Kıymet bil dostunu, yıldırma gönül…
Dünyaya zahit ol, ölüme hazır
Her şey tecellisi, Rabbine nazır
Zalime Musa ol, mazluma Hızır
Uzun emellere, daldırma gönül…
İmtihandasın sen, unutma sakın
Kulluğunu bilen, Mevla’ya yakın
Her an huzurdasın, edebin takın
Resulsüz bir namaz, kıldırma gönül…

Muhteşem Ötesi Bir Tefekkür Şiiri
Öncelikle kaleme alınan bu şiir için tebrik ediyor teşekkürlerimi arzediyorum.
İnsanı tefekküre sevketmesi bakımından harika bir çalışma. Hadiste buyrulduğu üzere ” bir saatlik tefekkür bin yıllık nafile ibadetten daha hayırlıdır” sözünü uygulatacak bir şiir bir çalışma olmuş. İstifade etmemiz temennisiyle.
Hakk’ın Hatırı Âlidir
Hakk’ın Hatırı Âlidir
Evet herkes bilir ki Hakk’ın hatırı Âlidir, hiçbir hatıra feda edilmez
Bu söz hakikaten muhteşem ve bir o kadar da vurucu tırmalayıcı bir söz.
Bu sözü kendime hayat prensibim haline getirebilirsem kendimi kurtaracakmışım gibi hissediyorum. Gerçekten rabbimizin hatırını diğer tüm hatırlardan daha yüksek tutmak ve bunu yaşantımızın her anına yayabilmek becerisini gösterebilirsek bu dünya hayatının sınavını başarabilme konusunda zannediyorum çok fazla bir zorluk çekmeyiz diye düşünüyorum.
Şöyle düşünelim; bir arkadaşımız bir yakınımız bir eşimiz bir dostumuz bizi bir harama yanlışa davet etti diyelim. Bu yanlışa davet edenin hatırını kıramayıp o yanlışı o haramı işleyecekken , HAKK’IN HATIRI ÂLİDİR sözünü tefekkür edip o yanlışa veya harama davet eden kişinin hatırını kırabilirsek, yani ‘’bak arkadaşım senin hatırını kırmayayım diye Allah’ın hatırını kırıyorum’’, kusura bakma diyebilirsek , rabbimizin rızası yolunda hareket etmiş olmaz mıyız?!! Örnekleri çoğaltmak elbette mümkündür.
2 tane ses vardır içimizde. Birisi her zaman iyiye doğruya güzele faydalıya adalete çağıran veya emreden bir ses ki O ses Allah’ın sesi veya vicdanın sesidir, diğeri de her zaman yanlışa çirkine zararlıya zulme çağıran ses ki o ses te şeytanın sesi veya nefsin sesidir. İçimizdeki o seslerden birisi olan şeytanın veya nefsin sesi bizi bir günaha davet ettiğinde ey şeytan senin hatırın için Allah’ın hatırını kıramam deyip o yanlıştan günahtan kendimizi sıyırıp Allah’a sığınmamızı sağlayan sorular sorabilmiş olsak bu iradeyi gösterebilmiş olsak acaba bize şeytan veya nefs vesvese verirken ne kadar etkili olabilir?!!
Rabbim cümlemize vicdanının sesini dinleyen şeytanın ve nefsin sesine vesvesesine aldanmayan bir gönle sahip olanlardan eylesin. Amin.
Ders
Hepsi nefsime, hepsi gönlüme doğrudan temas eden ifadeler. Her satırı nasihat ile dolu, fitne ateşine düşüp de kül olmadan nasıl çıkılır sorusuna cevaplar barındıran bir eser. Her an hatırlayıp ve her an unuttuğumuz onca gerçeği, tekrar tekrar hatırlayabilmemizi sağlayacak, unutmakta ve terk etmekte değil hatırlamakta ve tevbe etmekte fayda olduğunu açık ifadeler ile anlamış olduk. Ders alıp faydalanmayı Mevlam nasip etsin.