YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e799390b9f3
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 0
Bugün : 44715
Dün : 58085
Bu ay : 1203560
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53348618
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

BAKMAK VE GÖRMEK FARKLIDIR

5 14 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Subscribe
Bildir
9 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

“‘Ey iman edenler! (Sürü gibi) bizi güt, bizi seyret’ demeyin. (Bunun yerine) ‘Bizi gözet’ deyin” (Bakara: 104)

Akp’lilerin bir kısmının Erbakan Hocamızın hükümetleri döneminde “Bakan” olduklarını hatırlatan bir gazeteciye, Aziz Erbakan Hocamız; “Onlar bakardı ama görmezdi” demişlerdi. Hakk’a ve hayra kör olan, tüm işi aldatmak ve aldanmak olanların manevi kör olması sır değildir.

Hocaefendilerin ve hükümetlerin; samimisiyle, sahtesini… Hayırlı hizmet vereniyle, istismar edenini fark edip ayırabilme yeteneğini ve sadıklardan taraf olma gayretini yitiren bir toplum: Gerçekleri görünceye ve Hakka dönünceye kadar da, başları beladan asla kurtulamayacaktı! Bu konuyu Ramuz El-Ehadis kitabından: Münafıkları işaret, bizleri de ikaz ve irşat eden bazı hadislerle aydınlatalım:

“Ümmetim için; mü’minden de, müşrikten de korkmam. Ancak, dili bilgili (zahiren muttaki ve muhterem zannedilen ve âlim geçinen) münafıktan korkarım. (Çünkü onlar) Ma’rufu (hep hayırlı ve yararlı şeyleri) konuşurlar, ama sürekli münkeri (Müslümanlara ve İslam davasına zarar verici işleri) yaparlar.”

“Ben sizin için hikmetli (etkili ve ibretli) söz söyleyen, ama hıyanetle amel eden (ve zalimleri destekleyen) münafıktan korkarım.”

AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ ŞÖYLE BUYURMUŞLARDI;

Milli Görüş’ün Kimyası 3 maddeden meydana gelir:

1- Maneviyatçı olacaksın

 Maneviyatçılık demek: ahirete inanmak ve ahireti üstün tutmak demektir. Yani dünyan için ahiretini satmayacaksın, makam ve menfaat için Hak davadan sapmayacaksın!.
Bunu yapabilmek için nefis terbiyesi lazımdır.
2- Nefis Terbiyesiyle uğraşacaksın
Nefse esir olmayı değil, nefsi terbiye edip olgunlaştırmayı esas alacaksın.
Firavunların yolu nefse esarete, Peygamberlerin yolu nefis terbiyesine dayanır.
Milli Görüşün temeli: Maneviyatçı olmak, ahirete inanıp dünyadan üstün tutmak, bunun için nefis terbiyesiyle uğraşmaktır. 

Nefis Terbiyesiyle uğraşacaksın ki, Şeytan ve şeytanlaşmış insanlar seni aldatmasın. Dünyalık fani ve fena hevesler için Haktan ve hayırdan ayrılmayasın.
3- Hakkı üstün tutacaksın
Hakkın gereğini ve emrettiğini yapacaksın. Adaletli davranacaksın. Hakkın hâkimiyeti için çalışacaksın.

 Bu üç tane temel esasa sahip olursan, o zaman Allah sana rahmet eder ve böylece Milli Görüşün üç tane fiziğini sana verir.

 Mili Görüş’ün Fiziği
1- Hidayet: Hakkı Batılı seçmek, doğruyu yanlışı görmek, Hakka ve hayra erişmek demektir.

 Avrupa birliğine gireceğim, onların medeniyetinden istifade edeceğim zannetmek, bir hidayet kararmasıdır.

 2- Feraset: Ne hayra hizmet ediyor, kim şerre alet oluyor? Bunları ayırmak demektir.

Sen bu AKP’ye hizmet ediyorsun, AKP de dünya Siyonizmine alet oluyor ve sonunda Siyonizmin bütün insanlığa yaptığı zararlardan bir misli senin defterine pay olarak yazılıyor. Bu zararın altından kalkamasın, kendine gel arkadaş!

 Hesap günü bir mizan kurulacak, bu ilahi adalet terazisinde hasenat ve seyyiat tartılacak, herkes yaptıklarının ve sebep olduklarının karşılığını alacaktır.

 Şu AKP’nin hasenatı:

 Bunların hanımları mesture dinin emrine riayet ediyor

 Vakit buldukça namaz kılıyor, oruç tutuyor

 Şunları, şunları yapıyor… diye alt alta hepsini koyun..

 İşte AKP’nin seyyiatı:
Ama Irak’ta (şimdi Libya’da) başarıları için dua ettikleri Amerikan Conilerinin katlettiği yüz binlerce insanın vebaline bunlar ortak oluyor. Namusu kirletilen on binlerce Müslüman kadının feryadı arşı titretiyor!

Her yıl 50 milyon çocuk bunlar yüzünden ölüyor, bu günahın altından nasıl kalkacaksın? Niye, bunların 50 milyon çocukla ne alakası var? Deyip kurtulamazsın! Çünkü, sen, görünüşte atıp tutsan da, gerçekte Siyonizme arka çıkarsan, İsrail de bu zulümleri yaparsa sen bundan mesul olmaz mısın? Bu kadar basit şeye aklın ermiyor mu? Seyyiat terazisine bütün bunlar kondu mu, bunca günahı bu hasenatla karşılayamazsın, maazallah. Kendine acımalısın. Dünyan için ahiretini yıkmamalısın. Dünya ahiretin yanında hayaldir, şeytanın aldatmasıdır. Bunları boşu boşuna laf olsun diye konuştuğumuzu sanmayasın!

 Yani başka çaresi yok, Saadet partili olacaksın! Bunu idrak etmek zorundasın.

“Ben de AKP’de hakka hizmet ediyorum” diye kendini aldatmayasın. Sen orada sadece şerre alet olmaktasın.

3- Dirayet: Doğruları inançla ve heyecanla uygulayabilme kabiliyetidir. Haklı ve hayırlı olanı kararlılıkla yürütebilme azmi ve cesaretidir.

Adım adım insanlar şuurlandılar, bugün şuurlu bir dönemdeyiz çok şükür.

Saadet partisi son imtihanı da kazananların partisidir. Yani şeytanın iğvasına aldanmadı, dünyası için ahiretini satmadı, Hak bildiği yoldan sapmadı, doğru bildiğine sımsıkı sarıldı, böylece yaratılış amacına ulaştı ve imtihanı kazandı demektir.

Şimdi aldanmayacağız, dünya menfaatine ve nefsin heveslerine kapılmayacağız. İnsani duyarlılıklarımızı, milli ve manevi sorumluluklarımızı kuşanacağız.

Bu merhaleyi de aştık mı, inşallah hedefe varacağız. Unutmayalım ki cenabı Allah, nurunu mutlaka tamamlayacaktır!

Last edited 2 yıl önce by HASAN Ç.

Dünyanın en etkili 100 kişisi arasında göstermesine”  böbürlenen… Baş piyon olmakla Başbakan olmanın farkını göremeyen siyasilerle… 
Unutmayalım ki, ahiret pazarında Karunun hazineleri, ve firavunun rütbeleri bir kuruşa bile müşteri bulamayacaktır. Bu nedenle Ahiret alemi, Hayret alemidir, demiştir. Çünkü Görünürde evliya, gerçekte eşkıya olan nice insanların, içi dışa dökülecek, herkes Hayret ve Nefret edecektir. yani sureti insan ama sireti şeytan olanları herkes tanıyıp bilecektin. Ama ma burada rağbet edilmeyen ve kıymet verilmeyen, Oysa Allah katında değeri ve derecesi yüksek olan yiğitlere ise, herkes imrenecektir. Zahiren Muhterem ve muttaki, ama ruhen cılık ve cılız kimselerin ise yüzüne tükürülecektir.

Görenedir, görene!.. Köre nedir, köre ne?”

Unutmayalım Yerde ve gökte bulunan canlı ve cansız Her şey bir aynadır. Ve bu aynalarda her an tecelli eden ve bütün olayların arkasında görülen, Cenab-ı Hakk’ın Celal ve Cemal sıfatlarıdır.
Yaratılanları Yaratandan ötürü sevmek bunun için lazımdır

Ne hainler ve zalimler; “kahraman ve kurtarıcı” kılıfı altında, toplumlara pazarlanmaktadır. Sömürü sermayesinin uşakları; solcu ve sosyal adaletçi…
İstismarcı münafıklar; ılımlı İslamiyetçi…
Atatürk’ün yedi düvelle savaşıp kurtardığı aziz vatanı, şahsi makam ve menfaat hatırına satılığa çıkaranlar; Kemalist ve ilerici…
Mandacı bir kafayla Avrupa himayesine girmeye can atan şaşkınlar; gerçek demokrat ve cumhuriyetçi olarak sunulmaktadır.
Hocaefendilerin ve hükümetlerin;
Samimisiyle, sahtesini…
Hayırlı hizmet vereniyle, istismar edenini fark edip ayırabilme yeteneğini ve sadıklardan taraf olma gayretini yitiren bir toplum:
Gerçekleri görünceye ve Hakka dönünceye kadar da, başları beladan asla kurtulamayacaktı!
Bundan dolayıdır ki günümüz münafıklarını ve bu münafıkların sinsi-zehirli fikrilerini tanımak gereklidir. Asrımızda bunun tek yolu var oda; Üstad Ahmet Akgül’ü Milli Çözümü okumaktır. Çağın münafıklarını (tamamını) tanımada “Milli Çözümden” başka yol/formül yoktur. İşte (münafıkla mümini, sahte ile gerçeği, hain ile vatan perveri, kurtuluş ile esarete giden yolları…) gösterdiği için “Üstad Ahmet Akgül Hocamız” zamanımızın en kıymetli hazinesidir.   

Bakmakla görmek farklı şeylerdir.
Bakmak; düşünmek, değerlendirmek, incelemek ve irdelemek için bir araçtır.
Bakmaktaki Amaç; hikmet ve hakikatleri görmek ve gereğini yerine getirmektir.
Görmek için bakmak yani olayların aslını, özünü araştırmak gerekmektedir; bu nedenle her bakmak görmek değil, fakat her görmek aynı zamanda bakmaktır.
Olayların iç yüzlerine, perde arkası heves ve hedeflerine ve asıl niyet ve neticelerine dikkat etmeden sadece dış görünüşlerine bakanlar gerçeği göremezler.
Görmek için bakmanın yanında akıl ve vicdan gereklidir.
Akıllarını ve vicdanlarını kullanmadan bakanlar; Milli Çözüm’ün haysiyetli ve cesaretli tespitlerini göremiyorlar.
Akıllarını ve vicdanlarını kullanmadan bakanlar; AKP iktidarının, artık hiçbir kılıfa sığmayacak kadar, açık ve net olan bütün kutsallarını inkârcılığını göremiyorlar.
Siyonist Şeytanlar, aklını ve vicdanını kullanmadan bakanlara “hain ve zalimleri “kahraman ve kurtarıcı” kılıfı altında pazarlayabilmektedirler!
Aklını ve vicdanını kullanmadan bakanlar;
Sömürü sermayesinin uşaklarını; solcu ve sosyal adaletçi…
İstismarcı münafıkları; ılımlı İslamiyetçi…
Atatürk’ün yedi düvelle savaşıp kurtardığı aziz vatanı, şahsi makam ve menfaat hatırına satılığa çıkaranları; Kemalist ve ilerici…
Mandacı bir kafayla Avrupa himayesine girmeye can atan şaşkınları ise gerçek demokrat ve cumhuriyetçi zannediyorlar.
Evet, aklını ve vicdanını kullanmayanlar bakıyorlar, fakat göremiyorlar!

Last edited 2 yıl önce by Necati Akgül

Milli Çözüm vicdan ehli tüm insanlığın gözünü açmakta.. yaşadığımız siyonizm zindanında önümüzü aydınlatmakta.. inşaAllah Filistin’den Doğutürkistan’a tüm maslum ve mazlum insanlığın kurtuluşu için önümüzü aydınlatmaktaydı.. Artık siyonist yahudi hapisanesinde yaşamaya alışmış işbirlikçilerin ve ağababaları siyonizmin sonu gelmekteydi.. karanlığın en koyu olduğu nokta aydınlığa en yakın noktadır diyen cennetmekan Erbakan Hocamız ne kadar haklıydı..

Yüce Kitabımızın ilk ayeti:

Alak 1
(Her şeyi ve sürekli yoktan) Yaratan (ve her an varlıkta tutan) Rabbinin adıyla oku! (Tüm helâl ve hayırlı işlere besmele ile başlanmalıdır ki, tüm kâinat harikaları ve Kur’an hakikatleri anlaşılıp anlatılsın.)
https://www.mealikerim.com/96/alak/1

Dünyaya Kur’an’ı Kerim’i okumak, düşünmek, anlamak, yaşamak ve anlatmak için gelen biz Müslümanlar… ayrıca en güzel örnek olan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) in hayatını inceleyip güzel ahlakından örnek almamız ve hayatımızı buna göre şekillendirmemiz gerekirken…
Tarihin en şerefli milleti olan bizler; maalesef Kur’an’ı Kerim’in mealini hiç okumadan yani yaratılış gayemizin farkına bile varmadan dünya imtihanını tamamlıyoruz.
(Türkiye’de meali kerim okuma oranı %1 civarında)

Halkımızın büyük çoğunluğu; cehalet ve gafletinden, Siyonistlerin ve işbirlikçilerinin hile ve tuzaklarına aldanarak hakka hizmet ettiğini zannederek batıla destek vererek, dünya ve ahiret saadetlerini kaybetmektedir!

Ancak; Bu kirli düzende şu iktidara destek çıkan halkımızın büyük bir çoğunluğunu aldatılmaktadır ve vatanını milletini seven insanlardır!
Elbette cehalet ve gafletlerinin hesaplarını ahirette vereceklerdir.

Âl-i İmran 110
Siz (sadece Müslümanlar için değil, bütün) insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz. (Çünkü siz, ülkenizde ve yeryüzünde) Ma’rufu (Hakkı ve hayrı) emredip yürütecek, münkeri (zulmü ve kötülükleri) nehyedip önleyecek (bir Adil Düzen kurmaya) çalışırsınız. Ve Allah’a (tam) iman edip (bağlanırsınız). Şayet Kitap Ehli de (böyle) inanmış olsaydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onların içinden de (bazı) iman edenler vardır, fakat çoğunluğu fıska sapanlardır.

https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/110

Yukarıda ki ayete göre ise; biz inananlar sadece ülkemizde ki ezilmiş, kandırılmış halkların değil bütün Müslümanların değil, zalimler hariç yeryüzünde ki bütün insanlığın saadeti için çalışıp çabalamalıyız.

Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi;
”Bu milletin külüne üflesen, altından iman çıkar.”

Bizler inanıyoruz ki, bizlere düşmanlık yapan din ve kan kardeşlerimiz;
Allah’ın yardımı ve inananların gayreti ile gerçekleri görecek ve yeniden özüne dönecekler!

Atatürk’e ayyaş diyenler, Erbakan Hocaya iftira atanlar ve bilerek Milli Çözüm’e sataşan işbirlikçi hainler ahiretten önce bu dünyada hesap verecekler!

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
9
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...