YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e1a23db37fa
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 7 9
Bugün : 7729
Dün : 52103
Bu ay : 922334
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53067392
IP'niz : 216.73.216.192

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

BATI: FAİZ VE FUHUŞ AHLÂKI!

Biri yer, bini bakar; bu ne zulümdür
Perperişan dünyanın, hep dört bucağı!
Sefalet ve esaret; her gün ölümdür
Doğrar Siyonist çarkın; o kör bıçağı!

Faizci bankacılık, “Samiry buzağı”
Kapitalizm, sosyalizm; şeytan tuzağı
Sağcılık ve solculuk; Hak’tan uzağı
İslam değiştirecek, bu zalim çağı!

Ülkeler yönetenler, New York’tan tayin
Demokrasi despotizme, kılıf jelatin
Halklar hipnoz edilmiş, hocalar hayin
Bak hukuka baş olmuş; kanun kaçağı!

Haksızlık, ahlâksızlık; almış yürümüş
Mü’min kâfir, herkesi; şehvet bürümüş
Artık pansuman yetmez, sistem çürümüş
Taşımaz bu gövdeyi, felçli bacağı!

Biz Kur’ani kültürden, kökten kazındık
Bazı münafıklaştı, bazısı zındık
Sabatayist denilen, mutlu azınlık
Hasret etti bizlere, huzur kucağı!

Kimi, din istismarcı; dışa kiralık
Kimisi din düşmanı; soyu karanlık
Dönüşüm kaçınılmaz, yakın bir anlık
Saadete kalkıyor, devrim uçağı!

Hem, Atatürk’ten sonra; inkılap saptı
Hayim Nahum planı, tahribat yaptı
Erbakan Hoca, köklü; tamirat yaptı
Aslına döndü yurdumun, her bir ocağı!

Kimse doğal düzene; karşı duramaz
Hele ki, yeni bir din; hiç uyduramaz
Kader filmi dönüyor, kul durduramaz
Demir sanır, hamurdur; balta nacağı!

5 16 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

Subscribe
Bildir
14 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Şiirin ismi dahi başlı başına insana çok şey anlatıyor. Bugün batı düzeni yani siyonist düzen kurulmasında faizin yeri bambaşkadır, çünkü bu sömürü düzenini faiz sayesinde kurmuş. Fuhuş ve ahlâksızlığı da yaygınlaştırmak suretiyle toplumların sadece amacını dünyalık zevklerini tatmin etmek rahat konfor içinde yaşam mücadelesine getirmektir. Tek amacı zevkleri ve konforu olan insanlara bu amaçlarına ulaşmak için herşey mübahtır anlayışını yerleştirdiğiniz anda alın size siyonizmin istediği dünya düzeni işte batı dediğimiz de faiz ve fuhuş temelinde kurulmuş bir medeniyettir.

SÖZÜM ANLAYANA!..

Haram kazançla, dolmuş kasalar
Namus kalmadı, çarpıyor boynuzlar
Çoğaldı çağdaş, belam ve şarlatanlar
Akp ile; bitti, edep ve hayalar

Zina serbest, faiz yaygın
Her yeri sardı, ateşle yangın
Ahiret inancı yok, Cehennem yakın
Akp ile; günah kervanına katıldın

Yolsuzlukta zirve, yoksullukta artış
Baharın habercisidir, bu karakış
Zulüm bitmeden, tutmaz nakış
Zulümler bitsin diye, mazlumdan yakarış

Çuvaldızı batırdık, gelelim iğneye
Biz Haktayız, kurtulduk diyenlere
Çalışmadan bekleyenler, sözüm size
Çiğnemeden yutulan lokma, faydamı mideye

Filistin yanıyor, Müslümanlar sessiz
Zulme alkış tutan, özünde dinsiz
Tuvalete dahi gidemiyor, Siyondan izinsiz
Gaflette olan şu toplum, şuursuz ve bilinçsiz

Hem, Atatürk’ten sonra; inkılap saptı
Hayim Nahum planı, tahribat yaptı
Erbakan Hoca, köklü; tamirat yaptı
Aslına döndü yurdumun, her bir ocağı!

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün icraatlarına baktığımızda Milli Kahramanlara yakışan hizmetlere devrimlere icraatlara imza atmış olduğunu görmekteyiz… Zaten o yüzdendir ki İsmet İnönü gibi dış kirli güçlerin Siyonizm’in işbirlikçisi kişi Atatürk ile hiç geçinememişlerdir. Atatürk Hakka yürüdükten sonra paraların üzerinden Atatürk resmi yerine kendi resmini bastırmıştır, İsrail’in tanınmasına katkı sunmuştur, Atatürk’ün naaşını haftalarca Etnoğrafya Müzelerinde bekletmiştir, kendisine danışman yapmıştır Haim Nahum denen Mısır Hahamını… Haim Nahum doktrininde : İnsanları aç bırakmak- borca esir etmek-işsiz bırakmak-dininden etmek-Müslümanları parçalamak-Birbirleriyle çarpıştırmak ve kolay yutulur lokma olduğu yutulması da mümkün hale gelecektir diye bir prensibi bu ülkede uygulamaya koymuşlardır bu konuda da malesef bir çok maddenin gerçekleşmesinde başarı elde etmişlerdir ve bu Haim Nahum İsmet İnönü’nünde baş danışmanıdır…Atatürk hakka yürümeden önce : Masonluk tarikatlarını kapatmıştı – Atatürk Filistine ayrı bir özlem ve duyarlılık taşımamaktaydı – İsrail kurulmasından diye gayret göstermiştir ve Atatürk hayatta iken İsrail’i kuramamışlardır – İslam Birliği hususunda Atatürk’ün büyük bir gayretleri özverileri vardır. Hatta Sadabat Paktı bunun bir göstergesiydi… Kur’an’ı Kerim’in mealini Elmalılı Hamdi Yazır’a hemde idam fermanını isteyen Elmalılı’ya kendi parasıyla yazdırtacak kadar bilge ve yiğit bir şahsiyettir Atatürk…
Ahmet AKGÜL Hocamızın BİZİM ATATÜRK isimli eserini şiddetle tavsiye ediyoruz. Muhakkak okumalısınız..

Atatürk’ten sonra Aziz Erbakan Hocamıza gelinceye kadar ki geçen süre içinde malesef Milli diyebileceğimiz bir Hareket kişi yoktur.. Ne zaman ki Erbakan Hocamız dönemi başladı Atatürk’ten sonra hedefinden sapan inkılapların takipçisi ve geliştiricisi ve daha ilerici konuma gelmesi için Türkiye merkezli yeni bir dünyanın adımları çalışmaları hız kazandı… Hamdolsun Rahmanilerle Şeytanilerin çarpışma serüvenini yaşadığımız şu dünyada , Şeytanilerin etkisiz yetkisiz çaresiz bırakılması konusunda bir kısım Teknoloji Harikalarıyla ve ADİL DÜZEN projelerinin hazırlanmasıyla geldiğimiz noktaya baktığımızda MÜSLÜMANLARI YUTUP YOKETMEK FİKRİNDE TAKILDIKLARINI GÖRÜYORUZ MÜSLÜMANLARIN HIZLA SAYISININ ARTTIĞINI GÖRMEKTEYİZ VE DÜNYA’NIN SÜPER GÜCÜ ŞUAN TÜRKİYE olduğunu görmekteyiz… Ve bu gücü FİKRİ MAHİYETTE DE MİLLİ ÇÖZÜM DEVAM ETTİRMEKTE OLGUNLAŞTIRMAKTA PEKİŞTİRMEKTE VE İNSANLIĞI FİKREN HAZIR HALE gelmesini sağlamada başarısını hep birlikte görmekteyiz…FİİLİ MÜCADELEYİDE HAMASLI FİLİSTİNLİ KAHRAMANLARIMIZIDA UNUTMAMAK GEREK İLK FİİLİ HAREKETİ BAŞLATMAKLA DA DÜNYANIN İSRAİLİ TANIMASINI SAĞLADILAR VE DESTANLAR YAZMAKTALAR TABİ BU DESTANLARI HAMAS’I 1987 DE ERBAKAN’IN ÖNCÜLÜĞÜNDE KURULDUĞUNU VE ERBAKAN TEKNOLOJİLERİNİ KULLANDIKLARINI DA UNUTMAYALIM… İnşallah tüm mazlumların mağdurların bütün insanlığın hakka ve adalete dayanan yeni bir dünyanın kurulacağı günlerin arefesin de olduğumuzu hep beraber hissetmekteyiz inşallah 1980 de Erbakan Hocamızın da ifade ettikleri MİLLİ ÇÖZÜM’E İNANMIŞ BİR CUMHURBAŞKANI’NIN İŞBAŞINA GELMESİYLE TÜRKİYE’NİN KURTULUŞ REÇETESİNE RAMAK KALDI … İNŞAALLAH…
Gözün aydın Türkiyem, gözün aydın Filistinim, gözünüz aydın ey müslümanlar, gözünüz aydın ey mazlumlar…

Last edited 2 yıl önce by Osman Nuri

Bunlar: (Hatalarından ve haksızlıklarından) Tevbeye yönelen (ve samimiyetle özür dileyenler, ardından bütün hayatlarını ve icraatlarını İlahi emir ve yasaklar çerçevesinde dizayn ve disipline ederek) ibadet (şuuru ve huzuru içinde hareket) edenler, (her an kendisine lütfedilen sayısız nimet ve faziletlerin sahibi olan Allah’a teşekkürle) hamd edenler, (İlmi, İslami ve insani gaye ve gayretler için) seyahat edenler, (İlahi emirlere ve adil devlet yönetimine itaatle boyun eğerek) rükû ve secde edenler, iyilikleri emredecek ve kötülükleri nehyedip engelleyecek (bir adalet düzeni kurulsun diye) hizmet verenler ve Hududullahı (Allah’ın sınırlarını, Kur’an’ın kurallarını) muhafaza edenler; (çevresinde, ülkesinde ve yeryüzünde; her türlü haksızlık ve ahlâksızlığa, İlahi değer ve dengelerin bozulmasına karşı mücadele verenler, işte bunlar gerçek ve örnek mü’minlerdir.) Sen, (bu özellikleri taşıyan ve Allah’ın sınırlarını koruyan)mü’minleri müjdele! (Ki onlar kurtuluşa ve sonsuz mutluluğa erişenlerdir.)” (Tevbe: 112)

Erbakan Hoca, köklü; tamirat yaptı
Aslına döndü yurdumun, her bir ocağı!

Sen öğrettin bize, birlik barışı

Hayırda ittifak, Hak’ta yarışı

Vatan toprağının, her bir karışı

Eserinle canlı, ziynettir Hocam!

Kimse doğal düzene; karşı duramaz
Hele ki, yeni bir din; hiç uyduramaz
Kader filmi dönüyor, kul durduramaz
Demir sanır, hamurdur; balta nacağı!

Siyonizm’in mezarı kazıldı Erbakan Hocamız tarafından.
Şuan Kassam gömüyor,
hakkıdır Hamas’ın.
Adil Düzen projeleri hazırlandı Aziz Erbakan Hocamız tarafından.
Şuan Milli Çözüm kuruyor Yeni Bir Dünyayı.
Hakkıdır,
Çünkü inandırdı zafere Üstad Ahmet Akgül Hocamız
Ve öğretti cennetin zaferi için en çok gayret etmeyi.

İstismarcı kafası ,dönük şarlatan
Hakkı bırakıp ta ba-tıla koşuyor
Hiç umrunda mı toprak,altında yatan
Siyonist Şeytana sev-kiyat yapıyor!..

Ne kadın aile ne , çocuk bırakan
Bütün ulvî değeri,çürütüp bozan
İnsanı insan olmak-tan utandıran
Şu batıl düzenin,çarkın yağlıyor!..

Faizcilikle namaz,uyuşuyor mu
Fuhuş toplum yapımız, dağıtmıyor mu
Felaketin sesleri ,duyulmuyor mu
Şerrin kıyameti da-kika sayıyor!..

Dönüşüm kaçınılmaz, yakın bir anlık
Saadete kalkıyor, devrim uçağı!

Tevbe 23
Ey iman edenler! Eğer imana (ve İslam davasına) karşı inkârı (ve din düşmanlarını) sevip tercih ediyorlarsa; babalarınız ve kardeşleriniz bile olsa, onları dostlar (veli-idareci-yönetici) edinip (başınızda) tutmayın! Sizden kim onları (hâlâ) dostlar edinirse, işte asıl zalim onlardır.

https://www.mealikerim.com/9/tevbe/23

Tevbe 32
(Zavallılar) Allah’ın nurunu, ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, (ama Allah buna asla fırsat vermeyecektir. Ahmaklar, üfürmekle Güneş’i karartmaya çalışıyorlar;) halbuki kâfirler hoşlanmasa da, Allah mutlaka nurunu tamamlayıverecektir. (Çünkü Allah, dinini ve düzenini hâkim kılmayı murad etmiştir ve takdiri kesinleşmiştir. Bundan asla vazgeçmeyecek, Kur’an’ın hidayeti ve İslam’ın hakikatleri kıyamete kadar devam edecektir.)

https://www.mealikerim.com/9/tevbe/32

(Bu İlahi ikazlarımıza rağmen) Kalbinde maraz bulunan (şuursuz Müslüman)ları görürsün ki, hâlâ (Yahudi ve Hristiyanlarla ve onlara ait bâtıl kural ve kurumlarla dostluk hususunda) onların arasına koşuşturup yarışırlar (kâfirlere yaranmaya çalışırlar ve bu münafıklıklarına bahane olarak da); “Aleyhimize gelişen ve değişen zaman içinde, başımıza bir felaket gelmesinden (ve Müslümanların mağlup olmasından) korkuyoruz. (Bari hiç değilse, Yahudi ve Hristiyanların yardımını kaçırmayalım, diye düşünüyoruz)” diyerek (sahte mazeretlere sığınırlar). Fakat pek yakında Allah (Müslümanlara) umulmadık bir zaferi veya Kendi katından mutlu bir emri (ve haberi) gönderecek de (o münafıklar) kendi içlerinde gizledikleri (şeytani heves ve hesaplarına) bin pişman (ve perişan) olacaklardır.

https://www.mealikerim.com/5/maide/52

İbrahim 47
Sakın ha, Allah’ı; elçilerine (ve Hakk davetçilerine) verdiği sözden (ve zafer va’adinden) dönecek sanma(yın). Gerçekten Allah Azîz’dir, İntikam sahibidir. (Ey zalimler ve hainler, sizin de zulüm ve hıyanetlerinizin hesabını soracak, saltanatınızı yıkacaktır.)

Kimi, din istismarcı; dışa kiralık
Kimisi din düşmanı; soyu karanlık
Dönüşüm kaçınılmaz, yakın bir anlık
Saadete kalkıyor, devrim uçağı!
………..
“Din istismarcısı” veya diğer bir tanımla “din ile aldatmak”, sadece günümüzün sorunu değil.Dinler tarihiyle başlayan binlerce yıllık bir geçmişi var.
Peygamberler ve onların yolunda gidenler din ile toplumların ahlaklı yaşamalarına gayret ederken;şeytan ve onun ardından giden çıkarcılar, aldatıcılar, zalim ve dışa kiralanmakla kalmayıp resmen satılmış olan yöneticiler ve sahtekar din adamları da toplumu din ile nasıl aldatacaklarının yol ve yöntemini din içinde bulmaya çalışmış.
Müslümanlarda planlanmış din istismarı; örgütlü ve organize biçimiyle ilk defa Sıffın Savaşı’nda ortaya çıktı diye hatırımda kalmış.
Muaviye, meşru halife Hz. Ali’ye karşı başlattığı isyan hareketinde savaşı kaybetmek üzere iken mızrakların ucuna Kur’an-ı Kerim sayfalarını geçirerek savaşın seyrini değiştirmişti!.
Şu andada Kur’an; çıkar ve ikbal peşinde koşanların mızraklarının ucundan hiç inmeden biçim değiştirerek devam etmekte!. 
…….
İslam düşmanlığı;
İslam, insanın kendisiyle, Rabbiyle, toplumla, çevreyle ve bütün varlık alemiyle ilişkisini en ideal düzeyde belirleyen ilahi bir nizamdır!. Bireysel, toplumsal ve çevresel ilişkilerin zeminine adaleti ve merhameti yerleştiren İslam, insanın anlam arayışına en kapsamlı cevabı veren ve varoluşsal bunalımlarını sükûnete dönüştürebilmesinin yolunu gösteren inanç, düşünce ve değerler bütünüdür.” 
Bazı odaklar; sömürge düzenlerini devam ettirebilme yolunda engel gördükleri İslam’ı her fırsatta itibarsızlaştırmak için uğraşır.
İslam düşmanlığı arkasında; kapkaranlık bir soy,kirli çıkar ilişkileri ve ırkçılık barındıran ciddi bir insan hakları sorunu vardır .”
İslam’ı, şiddet ve terörü besleyen bir ideolojiden ibaret gösterenlerin gerçek amacı, dinler ve medeniyetler arasında çatışma ortamı oluşturarak bundan politik, ideolojik ve ekonomik çıkar sağlamak ve tabi şeytana kulluklarını bağlılıklarını ortaya koymaktır.
……….
Ama ne yaparlarsa yapsınlar,bütün hükümlerini ayak altına aldıkları Kuranı Kerimi,istismar amaçlı bağırlarına basıp yaşasalar da;kutlu dönüşüm ve değişim kaçınılmazdır ve Rabbimizin vaadettiği apaçık Fetih bir nefes uzağımızdadır!.
Şükrederek, sabrederek, bu amaç için gayret ortaya koyanlardanız Elhdulillah..
………
Tüm yeryüzüne bir tohum serper gibi Saadet medeniyetini ekip yayacak olan devrim uçağında olabilmek ne büyük umut ve bahtiyarlıktır…

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet’i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

K. ATATÜRK (20 Ekim 1927)

AB sürecinde kendi kültür medeniyetimizin temel değerlerine taban tabana zıt birçok olgu maalesef, işbirlikçi ve din taciri iktidar eliyle yasallaştırılmaktadır .toplum ve sözde İslamcı taraftarlar, bu noktada duyarsız davranmaktadır , bu ciddi bir tehlike olup zalimlerle kötülüğü icra edenlerle aynı safta bulunmak ve aynı cezayı hak etmek anlamına taşımaktadır . aksini düşünenler cumartesi yasağını çiğneyen sahil kasabasının başına gelenleri kur’an-ı kerim’den Araf 163 169 ayetini okumalarında fayda vardır.
Zalimlikte, zulumde sınır tanımayan, dindar kahraman yöneticilerin her yaptığı icraata fetva uyduran ,din adamı deyil düzenin adamı olan hocalar , keyif ve duzeninize göre fetva vererek yozlastırıp … Her türlü ahlaksızlığı değer ve yaşam tarzı olarak kabul etmiş olan tüm düşünce sistemleri ve onların bozuk kültür medeniyetleri, ömrünü tamamlamış olarak helak olmaları kaçınılmazdır…
Kimse doğal düzene; karşı duramaz
Hele ki, yeni bir din; hiç uyduramaz
Kader filmi dönüyor, kul durduramaz
Demir sanır, hamurdur; balta nacağı!…
Ey mazlumlar zalimlerin hezimeti cooook yakın Adil düzen geliyor tüm gümbürtüsüyle…..

İslam değiştirecek, bu zalim çağı!

Değişmez kaderin, hükmü yürüyor
İstersen karşı çık, ister tavandan asıl!
“Vâkıa”1 müjdesi, Hak’tır yakındır
Karar halkın değil, Cenab-ı Hakkındır
Şüphe şeytandandır, kalbin sakındır
Devran değişiyor, bayram velhâsıl!

1– Vâkıa   Suresi ilk üç ayet:  VÂKIA (büyük olay) vuku bulduğu zaman!.. (Va’ad edilen büyük devrim ve değişimle, dünya ve insanlık tarihinin en önemli olayı ve daha sonra kıyamet sabahı koptuğu an; kâfirlerin, zalimlerin ve işbirlikçi hainlerin durumu nasıl olacaktır? Artık) O’nun vukuunu (zulüm ve küfür saltanatının çöküş olayını ve kâfirlerin dünyasının yıkılışını) hiç kimse yalanlayamayacaktır. O (olay ve onun takdir edicisi Allah (CC) zalimleri, kâfirleri ve hainleri) aşağılatıcı, (mü’minleri, mücahitleri ve mazlumları ise) yüceltici ve onurlandırıcıdır. (O gün, münafıklar ve azgınlar yenilgiye uğramış, mücahit ve muttaki kullar ise zafere ulaşmış olacaklardır.)”

Bu düzen yıkılacak, az daha sabır gerek
Yıkılacak binası gören der, eski terek
Ne güzel devrimdir, heyecanlanır yürek
İster inan inanma, vaat yerin bulacak
Siyonist şeytanlara, akbabalar konacak…

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
14
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...