YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e8a06e23747
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 3
Bugün : 15856
Dün : 56818
Bu ay : 1231519
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53376577
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

BEDAVADAN BAY OLUNMAZ!

          

Arayan Mevlâ’yı, elbette bulur

Sen Hak yola düşüp, yaşlanmadın ki…

Kalpler zikrullahla, mutmain olur

Bir meal hatmedip, haşlanmadın ki…

      

Nice gafil cahil, dolaştım diye

Çok şükür huzura, ulaştım diye

İlim hikmet nura, bulaştım diye

Hamdü heyecanla, coşamadın ki…

      

Kof sıfat geçersiz, hoca hacıdır

Hiç adam kayrılmaz, kardeş bacıdır

Amelyat sancılı, ilaç acıdır

Sen bu tedaviden, hoşlanmadın ki…

      

Şifa bulman için, katlanman lazım

“Belki de son şansım…”, şartlanman lazım

Boş heves hesabı, atlaman lazım

Kuruntu gururun, boşamadın ki…

      

En sonunda çıkar, insan ayarı

Kimi anlar; kimin, yoktur duyarı

Olgunlaşmak için, gerek uyarı

İnsaf et horlanıp, dışlanmadın ki…

      

Mü’min itiraza, etmez tevessül

İmtihan sırrıyla, eyler tevekkül

Kur’an’la ferahlar, ehli tefekkür

Sen aşkla kaynayıp, taşamadın ki…

      

Gerçeği haykırmaz, Hakkı gizlersin

Dini hizmetinle, dünya gözlersin

Hoş benlik güderken, Rabbin özlersin

Sen hâlâ nefsini, aşamadın ki…

      

İmtihan yolunda, dünya bir durak

Gönül tarlan susuz, gözlerin kurak

Takvayı cihadı, sevdana burak

Eyleyip vuslata, koşamadın ki…

    

Ne tevbekâr oldun, ne de uslandın

Hidayet saadet, ucuz mu sandın

Menzilin uzak ya, çabuk usandın

Sabru sebat ile, yaşamadın ki…

      

Ne çekti Nebiler, mü’min yâranlar

Etleri tarandı, hem yakıldılar

Dostlar bir siteme, çok takıldılar

Davan çin dövülüp, taşlanmadın ki…

      

Üç beş kelimeyle, bilgiçlik gütme

Üstada dostuna, nankörlük etme

Pişmeyen çiğ kalır, harcanıp gitme

Sen emanet yükün, taşımadın ki…

        

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Nezahat ÇELİK

Nezahat ÇELİK

Subscribe
Bildir
13 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

nefsi dürtüler
Olgunlaşma yolunda bize engel olan nefsi dürtülerimiz, tedbirlerimizi almamız amacıyla bir ayna gibi önümüze konulmuştur.

Nefsini tutmanın, nefesini tutmaktan zor olduğu şu devirde, Milli Çözüm’e tabi ve taraf olmak bu zorluğu kolaylayacaktır!..
[u][b]NECM SURESİ 40. Ve 41. Ayetler[/b][/u]
Şüphesiz (herkesin) kendi emeği (veya çabası) görülecek (ve değerlendirilecek)tir.
Sonra ona en eksiksiz (biçimde) karşılığı ödenecektir.

Dünya ve Ahiret saadetinin temel esaslarının bulunduğu Kur’an-ı Kerim’i anlayarak okuyup yaşamak için gayret ve çaba sarf etmek gerektiği, okuyup anlayanın ayarını görmesi , şeytana mı Allah’a mı teslim olduğunu fark edip doğruya teslim olması yolunda terlemesi ve o huzuru yakalaması için ön şarttır.. O huzuru o heyecanı ilmi hikmeti gerçeği yakaladıktan sonra şükrünü eda etmesi , çünkü her şükür kendi cinsinden eda edilir…

Dünya hayatındaki etiket rütbe ünvanımız ne olursa olsun, ahirette makam ve etiketimizle unvanımızla değil, insan olarak yaptıklarımızdan ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan hesaba çekileceğimizi, bu dünya imtihanından geçerli ve yeterli puan almak için bir kısım çilelere sıkıntılara karakollara mahkemelere cezalara gark olacağımız ve Allah için Kur’an için dini mübinin hakim olması için çekeceğimiz zahmetler ve eziyetlere katlanmayı imtihan bilip Allah için yaşayacağımız bu zahmetlerden tadını almaya ve imanımızın olgunlaşmasına katkı sağlamak gerektiği…. Çünkü Allah yolunda çekilen zahmetlerin eziyetlerin hem rabbimizin rızasını kazanmaya hem de manevi huzura erişmemiz için zahmetlere eziyetlere katlanmamız gerektiği… Kaldı ki Allah yolunda oldu mu zahmet ve eziyet diye ifade ettiğimiz şeyler, rabbimi onu tatlı manevi huzura dönüştürmekte lezzet almamızı sağlamakta…İmtihanı kazanmamız için bu tür şeylerin , imani olgunluğa ve dünya imtihanını kazanmamız için son şansımız ve son fırsatımız olduğunu tefekkür ederek, lüksten konfordan ve rahatımızdan ödün vermemiz gerektiği…

Hadisi Şerifte ve ayetlerden anlıyoruz ki, Hakk Elçiye teslim olan, Hakkın yolunda ömür tüketenlere deli denmedikçe , horlanmadıkça, dışlanmadıkça ve uyarılara ikazlara hazır olmadıkça ne imanımız olgunlaşır ne de bu manevi yolda mesafe katedebiliriz…

Nefsimize zor gelen şeylerin ibadet olduğu, nefsimize kolay gelen şeylerin alışkanlıktan öteye gitmediğini anlamak kavramak ve gereğini yerine getirmek gerekir…Öyle mesafelere manevi derecelere ulaştıktan sonra zaten Kur’an bize öyle ferahlık ve lezzet alacağımız halleri yaşatacak ki çünkü artık rabbimize hem inanır hem de güvenir olduğumuz için ayetler bize maddi ve manevi saadetin kapğısını aralayacak… Eğer ki iyi güzel doğru faydalı adil olan hakim olsun diye çabalarken hakkı haykırır ve bir teşekkür bile beklemez isek , sadece rabbimizin rızasını gözlersek, sabır sebat ile hayat iman ve cihat diye yaşarsak, şu ana kadar gelmiş geçmiş kavimlerdeki sadık ve mert müminlerin elçilerin başlarına gelenleri tefekkür ederek ömür sürersek eşimiz dostumuz hocamız üstadımız adam olmamız için bir kısım nefsimize ağır sözlerle bizi manen olgunlaştırma gayreti güderken ne alınırız ne de haktan vaz cayar şeytana teslim oluruz … Amaç kesretten vahdete ermek olursa….

Başkalarının bilmediği bir iki kıssa okuduk diye , bir iki müspet ilimden bir şey öğrendik diye , eşimizden dostumuzdan çevremizden maddi ve manevi birkaç üstünlüğümüz var diye bilgiçlik taslar ve büyüklerimize hocamıza üstadımıza hainlik ve nankörlük edersek (rabbim muhafaza buyursun söylemesi bile çok acı), ne çiğlikten kurtulabiliriz ne de olgunlaşma yolunda mesafe katedebiliriz. Bir hiç uğruna kaybolur harcanır gideriz…Doğrudan iyiden faydalıdan güzelden ve adil olandan yana olmamız ve çevremize de bunları öğütlemek için gayret ve çaba göstermemiz yeterli olacak… İşte bu hususta Milli Çözüm en güzel örnekliği göstermekte … Rabbim nankörlerden ve hakkın hakimiyeti ADİL DÜZEN’in taraftarı olmaktan ayaklarımızı kaydırmasın… Amin.

Arayan Mevlâ’yı, Elbette Bulur
Allah’ın rızasını hayatımızın merkezine koymalı ve hayatımızı ona göre şekillendirmeliyiz. Vicdanî muhasebemizi yapmamızı sağlayan kıymetli bir şiir. Rabbim öğrendiklerimizle amel edebilmemiz nasip etsin.

PAYIMA DÜŞENİ ALDIM
…………
“Ne çekti Nebiler, mü’min yâranlar

Etleri tarandı, hem yakıldılar

Dostlar bir siteme, çok takıldılar

Davan çin dövülüp, taşlanmadın ki…

Üç beş kelimeyle, bilgiçlik gütme

Üstada dostuna, nankörlük etme

Pişmeyen çiğ kalır, harcanıp gitme

Sen emanet yükün, taşımadın ki…”

Dua …
Yarabbi verdiğin nimetlerin şükrünü eda edemiyoruz bizleri bu nimetlerin nankörü eyleme. Lutfettigin nimetlerin önem ve önceliğini kavramayı, hidayet feraset istikamet feraset, sıhhat, afiyet, gibi faziletler, nasip eyle, servet, şöhret, ve siyasi etiket, gibi geçiçi nimet sahiplerini kıskanmak ve onlara yerinip, yaranmaktan muhafaza eyle..
Üzerimizdeki nimetlerin asıl sahibi olan Allah’ı unutup, gecici dunyalik nimetlere daldirma .

Hakiki Kul Olabilmek
Nisâ 142
Gerçek şu ki; münafıklar Allah’ı aldatmaya (çalışmaktadırlar). Oysa asıl O (Allah) onları aldatıp (oyalamaktadır). Onlar ki namaza kalktıklarında, tembel ve isteksizce davranmaktadırlar, (her konuda) insanlara (yaranmaya çalışmakta ve) riyakârlık yapmaktadırlar ve Allah’ı çok az hatırlamakta (Kur’an’ı okuyup anlamaya ve zikirle uğraşmaya yanaşmamakta)dırlar.

Rabbimiz her daim riyakarlıktan ve haddimizi aşmaktan bizleri korusun..Bizleri son nefesimize kadar hakkıyla kul olabilmeyi nasip eylesin..Amin

Kıymeti Paha Biçilmez Bir Ders…
Her mısrası, her kıtası okudukça yüzümüzü kızartan, nefsi hastalıklarımıza ayna tutan ama bir umut daha var diye müjde veren kıymeti paha biçilmez bir şiir.

Rabbimiz ders alanlardan ve gereğini yapanlardan olma yolunda şevkimizi, heyecanımızı ve gayretimiz arttırsın.

Allah razı olsun.

Sen bu tedaviden, hoşlanmadın ki…
Mevla’sını arayanların, rızasını düşünenlerin; Kur’an-ı Kerimin mana ve mesajını okuyarak ve gerekli dersleri çıkarıp gereken sorumlulukların kuşanılması da vurgulanmaktadır.
Milli Görüş Milli Çözüm vesilesi ile vardığımız; şuur, kurtulduğumuz gereksiz bağlar, muhatap olduğumuz manevi ikramlar, öğrendiğimiz kurtuluş reçeteleri, asrımıza ve her insana ışık tutan Aziz Erbakan Hocamızı ve bugün Üstad Ahmet Akgül Hocamızın her olaya İslam gözüyle bakıp Hakikati ortaya koyması ile muhatap olduğumuz için canu gönülden Hamd edip, coşkun nehirler gibi olmamız da vurgulanmakta.

Emeksiz Zahmetsiz Hedefe Ulaşılamaz
Hak yolda olmak , Her yüzyılda bir gelen O’nun temsilcisi zata talebe olmak ve gerçek manada biat etmekle olur. Bu yolda çekilecek hertürlü çile, eziyet, horlanma, dışlanma maddi manevi mücadelede sabır göstermeli dik durulmalıdır. Allah sabredenlerle ve iyilik üzere bulunanların yanındadır. İnsanız aciziz beşeriz elbette hatalarımız, günahlarımız veya eksiklerimiz olacaktır. Kendi eksikliğimizi bilip hatalarımız için hemen tövbe etmeli Rabbimizin merhametine sığınılmalıdır. Yani mümin hep korku ile ümit arasında yaşamalıdır. Bize verilen nimetlere ve hikmetlere şükretmeli asla nankörlük etmemeliyiz. Çünkü verilen nimetin şükrü bilinmez ise Allah korusun nankörlük etmiş oluruz. Aldığımız her nefesden sual olunacağımızı ve hayrında ve şerrinde Allah’ın bilgisi izni dahilinde olduğu bilinmelidir. Başımıza gelen sıkıntıları nefsimizden bilmeli ve eksikliklerimizi gidermek için mücadele etmeliyiz. Ne ekersek bu dünyada ahirette onu biçeceğimizin şuurunda olmalıyız. Bizden öncekilerin Hak dava için çok daha zorlu imtihan şartlarının olduğu bilincinde olmalıyız. Allah sabredenlerle beraberdir.
Bunlar: (Hatalarından ve haksızlıklarından) Tevbeye yönelen (ve samimiyetle özür dileyenler, ardından bütün hayatlarını ve icraatlarını İlahi emir ve yasaklar çerçevesinde dizayn ve disipline ederek) ibadet (şuuru ve huzuru içinde hareket) edenler, (her an kendisine lütfedilen sayısız nimet ve faziletlerin sahibi olan Allah’a teşekkürle) hamd edenler, (İlmi, İslami ve insani gaye ve gayretler için) seyahat edenler, (İlahi emirlere ve adil devlet yönetimine itaatle boyun eğerek) rükû ve secde edenler, iyilikleri emredecek ve kötülükleri nehyedip engelleyecek (bir adalet düzeni kurulsun diye) hizmet verenler ve Hududullahı (Allah’ın sınırlarını, Kur’an’ın kurallarını) muhafaza edenler; (çevresinde, ülkesinde ve yeryüzünde; her türlü haksızlık ve ahlâksızlığa, İlahi değer ve dengelerin bozulmasına karşı mücadele verenler, işte bunlar gerçek ve örnek mü’minlerdir.) Sen, (bu özellikleri taşıyan ve Allah’ın sınırlarını koruyan) mü’minleri müjdele (onlar kurtuluşa ve sonsuz mutluluğa erişenlerdir).
Tevbe 112

Kalıcı zaferler için ömürlük çabalar gerekir…
İnsan kendini her yönden olgunlaştırmalıdır. Her cihetten kanatlanıp uçmalıdır. Hem ahlâkını düzeltmeli, hem takvalı olmalı, hem cihad etmeli, hem dünyaya ve ailesine ait işleri görmeli, hem nefsini dizginlemeli…

Yani insan [b]İHTİMAL[/b] üzere değil [b]İNANÇ[/b] üzere yaşamalıdır. Bu mantığa iki örnek vermek gerekirse;

1) Olur ya bir gün kim güç elde ederse ona yamanırım diye batılın sağı solunda dolanmamalıdır ve dışlanmak, sivrilmek pahasına da olsa Hakkın safında olmalıdır. Hakka bağlandıktan sonra ise bu saftan başka yollara tenezzül etmemeli tutunduğu ipe sadakatle bağlanmalıdır.

2) Ve insan olur ya bir gün ahiret gerçek çıkar da diriltilirsek iyi amelimiz de olsun mantığıyla uzun, zorlu fakat ahireti kazanmanın şartlarından olan cihad ibadetinden kaytarıp yalnızca sadaka verip kişisel ibadetlerle yetinirse yine inanç değil ihtimal üzeredir.

Bunları bilinçli olarak yapanlar zaten münafık diye adlandırılırken, inanç eksikliklerinin ve ihtimal üzre yaşadıklarının farkında dahi olmayan gafil insanlar da vardır. Fakat bunca Peygamber, Evliya, Müceddit, ve Mehdi (as)… Bunca Kitap, Cihad ve inanç ayetleri, bu hakikatleri neşreden yüzlerce dergiler yayınlar… Varken… Bâtıla tarafgir olmak veya bu büyük Hakk Batıl savaşından bîhaber yaşamak [b]BİLİNÇLİ BİR TERCİHTİR.
[/b]
Bu tercihi yapanlar dünyada geçici makamlara, rahata ulaşsa da akıbet hiç de öyle olmayacaktır.
[i][b]Yani bedavadan “Bay” olunmayacaktır…[/b][/i]

Ver Dünyayı Al Ukbayı, Ver Rahatın Al Rızayı
Milli Çözüm Şiirlerinden- 2015

SIRR-I TECELLİ

.
Tezahürün en mükemmel, ve en güzel tecellisi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
Ey ruhumun tek sahibi, ey gönlümün tesellisi
Seninle çözülür ancak, Kâinatın bilmecesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
.
Şems-i Ezeliye ayna, ki sensin Necm-i hidayet
Aşkınla var oldu cihan, hem ahir ü hem bidayet
Şefaatin yeter ey can, bize medet-ü inayet
Binlerce cilt kitap olur, kelamının bir hecesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
.
La mekân yurdundan gelip, ahir zaman diliminde
Şükür arzı cemal ettin, hem saadet ikliminde
Hakkı hikmetle öğrettin, “İlmi Ledün” mektebinde
Özün Rahman sevgilisi, sözün Kur’an tercümesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
.
“Sırrı Sultan” Sende gizli, hikmet-i Hüda sergisi
Çalışmakla erişilmez, hepsi Mevla’nın vergisi
Dost kokusu almışım ben, neylerim lale nergisi
Ne kutlu muavenettir, Milli Çözüm imecesi
Bab-ı Hakta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!
.
Zat-ı Bari münezzehtir, cümle mekândan mahlûktan
“Kün” emriyle var eyledi, tüm mevcudatı yokluktan
Gel kesretten vahdete er, “Bir”liğe ulaş çokluktan
“Mim”siz Ahmed’i bilenin, gündüz olur her gecesi
Kapısında Kıtmir olmak, saadetin en yücesi!
.
“Ver dünyayı, al ukbayı, ver rahatın al rızasın”
Başkasında suç arama, kendi nefsine kızasın..
“Dindar kahraman” sanırlar, şeytan ile bir hizasın
Öz yalama sözü yalan, yüzü olmuş kir keçesi
Bab-ı Hakta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!
.
Ya dünyanın hizmetçisi, ya davanın divanesi
Ya Mehdinin has askeri, ya Deccalin avanesi
Ya nar alevi olursun, ya da nurun pervanesi
Haklı yoldan sapıtanlar, hayırsızdır gör nicesi
Bab-ı Hakta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!
.
En büyük korkum budur ki, yıkılmasın iman kalem
Ahiret hayret âlemi, şaşkınlaşır cümle âlem
Ne kitaplara sığar bu, ne dil söyler ne de kalem
Ayan olur rü’yet-i Hak, açılırsa nur peçesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!
.
İnayetin yetişmezse, gafil gönül uyanır mı
“Sıbğatullah” sırra eren, başka renge boyanır mı
Sabrın yağmazsa üstüme, Ahmet kulun dayanır mı
Kur’an’dır Hak terazisi, zikrullahtır eğlencesi
Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!

Ümit kapıları
İmtihanımızın unsurlarından biri olan nefsimizi hizaya getirme ve terbiye edebilme yolları işaret ediliyor. Öğütler tutulduğu takdirde, inşallah Rabbimizin Fecr suresi 27-30. ayetlerde vermiş olduğu müjdelere erişmek şerefine nail olunacaktır. Rabbimiz ilgili ayetlerde: “(Haydi, Allah’ı) Razı etmiş, (sen de) hoşnut ve memnun edilmiş olarak, Rabbine dön! (ve artık),
(Sadık ve makbul) Kullarımın arasına katil. Ve (sonsuz, kusursuz saadete ulaşmak üzere) cennetime gir! (bakalım, buyrulacaktır.)” buyurmakta ve o huzur diyarından bizlere ümit kapılarını açmaktadır. İnşallah Nail oluruz.

Milli Çözüm: ER MEYDANIDIR
Firavunların yolu nefse esarete, Peygamberlerin yolu nefis terbiyesine dayanır. Nefis terbiyesinde son aşama ise: Ölmeden önce ölmektir.

“Mü’minlerden öyle (mert ve metin) er kişiler vardır ki, Allah üzerine yaptıkları ahde (iman, itaat ve cihad sözlerine) sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirip (Hakk uğrunda canını vermiştir), kimi de (gönülden cenneti ve şahadeti umup) beklemektedirler. Onlar hiçbir vazgeçme ve yan çizme (bedel ve bahane) ile (Allah adına verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir.” (Ahzab: 23)

O halde:

Eğer sadık isen Yâr’e, sakın aldanma ağyâre
Düş İbrâhîm gibi nâre, bu gülşende yanâr olmaz

Kıyamazsan bâş-u câna, uzak dur girme meydâna
Bu meydânda nice başlar, kesilir hiç sorar olmaz

Hakk ile Hakk olanlara, kendi özün bilenlere
Dost yolunda ölenlere, kan bahâsı dinâr olmaz

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
13
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...