DAVAM VE DUAM
Günahkâr bir kulum, aciz insanım
Nolur afv eyleyip, ğufran eylesen…
Bağışlasan suçum, türlü isyanım
Hak dostların yoldaş, yâran eylesen…
Rızanı arasam, huzura kansam
Kur’an’ı anlasam, İsmini ansam
Sevdanla tutuşsam, aşkınla yansam
Kavurup ciğerim, büryan eylesen…
Yaptırma sözümün, tam tezatını
Kabul et kulunun, maruzatını
“Hak Zatına mir’at, ettin Zatını!”
Cemalin gösterip, seyran eylesen…
Maddeden manaya, manadan nura
Ulaştır kulunu, kutlu huzura
Dünya zindanından, sema burcuna
İlahi; ruhumu, tayran eylesen…
Daim zevkim mevkim, ibadet olsun
İnayetin bize, metanet olsun
Lütfet şefaatçim, şehadet olsun
Canımı yolunda, kurban eylesen…
Ey can hasretin ki, ahu zarımdır
Şefkat kucağına, alıp barındır
Her türlü günahtan, kirden arındır
Küfür kötülükten, üryan eylesen…
İzzet azametin, izhar buyurup
Bizi rahmetine, mazhar buyurup
Zehirli dikeni, ezhar buyurup
Zakkumu şifalı, safran eylesen…
Şeytanı zindana, tıksan Allah’ım
Deccal düzenini, yıksan Allah’ım
Va’dinle ortaya, çıksan Allah’ım
Bu ahir ömrümü, bayram eylesen…
Uzat ya Rab şarka, garba kolumu
Zafere ulaştır, sefer yolumu
Melekler kuşatsın, sağı solumu
Dünyayı İslam’la, ümran eylesen…
Haini kâfire, tabak açtıran
Ey susuz çöllerde, kabak açtıran
Dilerse çirkefte, zambak açtıran
Kudret sanatınla, hayran eylesen…
Hüküm asıl; hikmet, gerçeğe astar
Kur’an istikamet, hak yola mastar
Bitsin zulmet çağı, ey ulu Settar
Hak Adil Düzeni, devran eylesen…
Sığındım kahrından, yüce rızana
Afvına muhtacım, atma cezana
Teslim oldum ey Dost, kadrü kazana
Kurtuluş beratım, Kur’an eylesen…
Gerçi çok kalmadı, mü’min evsafı
Yitirmiş takvayı, hayâ insafı
Münafık takımın, bâtıldır safı
Müstehak sütünü, katran eylesen…
Milli Çözümcü bir, avuçtur Mevla’m
Süper Şeytanları, savuştur Mevla’m
Artık muradıma, kavuştur Mevla’m
Gayrı zalimleri, giryan eylesen…
Geceler bitip de, nehar olunca
Kış geçip de mevsim, bahar olunca
Hak gelince bâtıl, buhar olunca
Duam heyecanım, şükran eylesen…

Zafere ulaştır Ya Rabbi
Şeytanı zindana, tıksan Allah’ım
Deccal düzenini, yıksan Allah’ım
Va’dinle ortaya, çıksan Allah’ım
Bu ahir ömrümü, bayram eylesen…
Aminn aminn amin.
Ümidimiz Var
Ümit bizden Allah’ım, kapılar Senin,
Açan Sen açtıran Sen, güç kuvvet Senin,
Gönülden duaya icabet lütfuna,
Dua ve temennimiz kabul eylesen..
KITMÎR EYLESEN…
Ey Rabbi Rahim’im,Sensiz bırakma
Ganiy-yü Settar’ım,yüzüm kızartma
Şah Sultan-Naib yo-lundan caydırma
HAK Davana sadık,kıtmir eylesen
Dünya ahret bir be-raber eylesen…
“(Ey Resulüm!) De ki: “Eğer sizin duanız (davanız, “takvanız) olmasaydı, Rabbim size ne diye değer versindi? Fakat siz gerçekten yalanladınız (Kur’an’ın her hükmünün gerekli ve geçerli olmadığını söylediniz); artık (bunun cezası da mutlaka lazımdır ve azabı da) kaçınılmaz olacaktır (ve çekilecektir).”Fukan 77
Amiinn Amiinn Amiinn
Hüküm asıl; hikmet, gerçeğe astar
Kur’an istikamet, hak yola mastar
Bitsin zulmet çağı, ey ulu Settar
Hak Adil Düzeni, devran eylesen…
Milli Çözümün davasını ve duasını tarif eden bir şiir
Hz Adem (as)’den günümüze Hak dava neyi savunmuşsa, Milli Çözüm onun savunmayı şiiar edinmiş ve başarmıştır. Batılın zail olması Hakkın hakim olması için “ben” den vaz geçmiştir. Kutsal hakikatler etrafında perçinlenmiş, yüksek dereceli ateşlerde(en çetin düşmanların taaruzundan geçerek) çelikleşmiş, nice zehirler(katitalizm düzen) içerisinde panzeri (Adil Düzeni) Sultanlar Sulatanı Aziz Erbakan Hocasından öğrenmiş ve asrımızın idrakına en iyi sunan olmuştur.
Ebû Hüreyre”den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “… Kulum, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevimli bir şeyle bana yaklaşamaz. Kulum nafile ibadetlerle de bana yaklaşmaya devam eder, ta ki ben onu severim. (Sevince de) artık onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum…””
(B6502 Buhârî, Rikâk, 38)
Hadis-i Şerif tecellisi ve bereketi ile; Şiirde vurgulanan Hakikatleri “Davası ve Duası” endinilmesi sonucu da, Milli Çözümü ve Üstadı Üstad Ahmet Akgül Allah’ın izniyle hep haklı çkarak, bugün insanlığı buhrandan çıkartacak projelerin adresi olmuştur.
Milli Çözümün ülkemize, davamıza sunududuğu hizmetlerinin şükrünü yerine getirmek mümkün değil. Bizlerinde duası, bu kutlu davaya burun kıvıranlarandan, görmezden gelenlerden, hainlik ve nankörlük edenlerden olmayalım. AMİN AMİN AMİN
Adil Düzeni Devran Eylesen…
Hüküm asıl; hikmet, gerçeğe astar
Kur’an istikamet, hak yola mastar
Bitsin zulmet çağı, ey ulu Settar
Hak Adil Düzeni, devran eylesen…
AMİN…
Ders dolu bir şiir…
Gönüllerdeki bu sevgi, Yüce Allah’ın sevdiği kullarına bir ikramıdır. Kısaca, Allah aşkını biricik hedef edinen Allah dostları, tarih boyunca insanlığın yolunu ve gönlünü aydınlatan güneş olmuşlardır. Onlarsız bir tarihin sayfaları, karanlık, nursuz ve soğuktur. Dün öyleydi, bugün ve yarın da öyle olacak.
Kulluk şuur ve bilincini, yaratılış hakikati, imtihan gerçeğini ve sürecini ve dahi lezzetini özetleyen ders dolu bir şiir. Allah razı olsun.
Maddeden manaya geçebilmenin sırrı..
Mana ile madde arasında uyumlu bir etkileşim vardır. Bu etkileşim ancak hikmet nazarıyla bakıldığında anlaşılabilir. Rabbimiz bizi bir nefisle yaratmıştır. Nefsimizi terbiye etmeye çalıştıkça, bize uygulamaya çalıştığı maddi manevi prangalardan kurtulmaya çalıştıkça “hikmet kapısı” açılır. Nefis terbiye edilmeye muhtaçtır. Nefsin istek ve arzuları ruhumuzun istek ve arzularıyla uyuşmaz.
O yüzden nefsin istek ve arzularını ruhun istek ve arzularıyla uyuşabileceği frekans ayarına getirmemiz gerekir ki bu da Rabbimizin bize Kur’an- ı Kerim’de yol gösterdiği üzere zikrullah ile olur:
Ra’d 28
(Hidayeti ve istikameti bulan) Şunlardır ki, onlar (tam ve sağlam) iman etmişlerdir ve kalpleri Allah’ın zikriyle itminana (huzur ve sükûnete) erişmiştir. Şunu kesinlikle biliniz ki kalpler ancak Allah’ı zikretmekle (O’nu devamlı hatırlayıverip, emir ve yasak çizgisinde hareket etmekle ve sürekli Kur’an meali okuyup düşünmekle) mutmain olup (huzur iklimine ve Hakke’l-yakin -kesin iman- derecesine yetişir.)
https://www.mealikerim.com/13/rad/28
Dilimizin ve kalbimizin zikrullah ile meşgul olması kalbi rahatlatıyor. Rahatladıkça enerji doluyoruz. Bu enerjinin kaynağı Allah’tır. Hz Adem as bu ruhtan yaratılmıştır. Yani kalbin ve ruhun tatmin olması için Kur’an’ı anlamak gerekir ki bu O’nu devamlı hatırlayıp emir ve yasak çizgisine riayet etmekle ve sürekli meali kerimle meşgul olmakla olur.
Maddi olarak perdelerimizi yırtmadığımız sürece manevi kapının perdeleri bize açılmayacaktır. Nefsimizin her dediğini yaparak onun esareti altına giriyor ve ona bağımlılıktan kurtulamıyoruz. Bu esaret zincirlerini kırıp nefsimizi dizginlemeyi başarmadıkça imtihanımızı kazanamayız.
Ya Rabbi.. Bizler aciz bir kuluz, günahkarız. Bizleri affet, Gaffar isminin hürmetine bizi bağışla ve dostlarına yoldaş ve yaran eyle. Bir an önce Adil Düzen medeniyetinin kurulmasını nasip et ve siyonist dünya düzenini bertaraf eyle.. Bizlere Hakkı Hak batılı batıl olarak göster ve her daim Hakkı üstün tutanlardan eyle ve son nefesimize kadar ayağımızı sabit kıl. Amin.
Muhteşem
Günahkâr bir kulum, aciz insanım
Nolur afv eyleyip, ğufran eylesen…
Bağışlasan suçum, türlü isyanım
Hak dostların yoldaş, yâran eylesen…
Yaptırma sözümün, tam tezatını
Kabul et kulunun, maruzatını
“Hak Zatına mir’at, ettin Zatını!”
Cemalin gösterip, seyran eylesen…
heyecanla
Bu Şiir insanın Ruhen olgunlaştırıyor ve insana heyecan veriyor
BAYRAM VA’DİN HAKTIR ELBET
Şeytanı zindana, tıksan Allah’ım
Deccal düzenini, yıksan Allah’ım
Va’dinle ortaya, çıksan Allah’ım
Bu ahir ömrümü, bayram eylesen…