YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e7a60a8624f
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 0
Bugün : 48509
Dün : 58085
Bu ay : 1207354
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53352412
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

DOSTLARA SELAM!

      

Selam olsun mü’min, metin canlara

Umut aşılayın, hep vicdanlara

Değişmem taşınız, tüm mercanlara

Sevincim övüncüm, göz nurum dostlar!

    

Allah’ın lütfudur, sadık yaranım

Akrabadan evla, tutar Kur’an’ım

Darlıkta koşanım, yaram saranım

Gönül ferahımdır, huzurum dostlar!

    

Umut gıdamızdır, kutlu sevdamız

Yolumuz dostadır, Hak’tır davamız

Derdimiz Mevla’dır, ortak duamız

Vakta ki açıktır, şuurum dostlar!

    

Müslüman doğrudur, dobradır merttir

O hıyanet bilmez, açıktır nettir

Hocanız şefkatli, velâkin serttir

Gayrı bağışlayın, kusurum dostlar!

      

Hidayet olmazsa, değil haddimiz

Çalışın nur ile, dolsun kabrimiz

İnşallah bahşeder, Yüce Rabbimiz

Benden ön cennete, buyurun dostlar!

    

Hak’kın tecellisi, sizde örülür

Aynam gibisiniz, aynım görülür

Bir gün ömür biter, defter dürülür

Durmayın gerçeği, duyurun dostlar!

    

Hakkız helal edin, duaya muhtaç

Bu kardeşinize, sevginiz ilaç

Karnımız doyar da, kalplerimiz aç

Kalması en büyük, sorunum dostlar!

    

Ey Resul yolumuz, Senin izindir

Erbakan Hocamız, ki varisindir

Hak hâkim olunca, şeref sizindir

Aziz kardeşlerim, onurum dostlar!

    

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Kâzım GÜLFİDAN

Kâzım GÜLFİDAN

Subscribe
Bildir
14 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Büyük Şeref
Büyük Şeref

Bu davada olmak
Büyük Şereftir
Güzel Hocalarımız
Yollarımızı ışık oldular
Umudumuz bitince
Umut oldular
Hüzünle bakınca
Sevinç oldular
Bir çiçekle bahar gelmez
Lakin her bahar bir çiçekle başlar diyerek
Bize azmi kararlılığı öğrettiler
Sadık rüyalarla,Hocamın tevilleriyle
Zifiri karanlıklarda yolunuzu aydınlatılan
Kelimeler yetmez Aziz Hocam
Ansiklopediler yetmez
Bu dava garip geldi
Fakat biliyoruz ki
Garip gitmeyecek !

Bize en büyük şeref
Siz bize ,bu dünyanın heva ve heveslerin gelip geçici olduğunu, burda ,Allah ve Resulü nun yolundan Erbakan hocamız in izinden,
Gerçek hayatın ,ebedi olan Ahiret (Cennet) hayatını yollarına,
Hazırlamaktasıniz.

Bize en büyük şeref,
Başımızda olmanız.
bizi dost olarak gormeniz.

Yarı Hak Olan Didar
Ey yarı Hak olan didar
Bir dem yüzün görsem bana kar
Mehdi ordusudur emrine hizmetkar
Ahir zamanda beklenen en şerefli yar
Himmet buyur ki sevinsin şu garip size minnettar
Senin bizden, bizimse Senden başka kimimiz var

Hürmetle ellerinizden öperiz muhterem Hocam

Gönlümüzün derininde, pür-i pak yerin var…
Yüzlerce kilitli kapıyı, tek anahtarla açan,
Tonlarca yükü, saç telinden ince olanla kaldıran,
Enin eni, hiçin yoku, kesrette vahdeti bulan,
Muhterem Üstadım, Aziz Hocam…

Siz Ey;
Aziz Erbakan’ın Mukaddimesi,
Adil Düzen müteahhitti,
Devletin direği, Ordunun Rehberi,
Benim Sultanım Kırkların Piri …

Hangi kalem yazsın, nice cümle tasvir etsin,
Ciltlerce kitap, tek kelimeyi te’vil mi etsin?
Okyanus oldun, ama kendini setrettin,
İlm-ü Ledün ile, hakikate ummanlığın var…

Rehberin varisi, izzet şeref timsali,
Geç artık dümene, Adil Düzen gemisi,
Ey; Reyhan kokulu yârin, kokusuyla şerefli,
Ümid kapında, ölümü öldürenlerin var…

Ömrün davaya, feda eyledin,
Hakkın rızasın, mirad edindin,
Sultan’a kıtmirliği, yüce şeref bildin,
Aleme meydan, okuman var…

Kattın hizmete, en büyük cihada,
İlm-ü irfana, hakikat deryasına,
Hakkını veremeyiz, bunların amma,
Engin dağları, aşırtan himmetin var…

Furkan ile yattın, onunla kalktın,
Her sabah Adil Düzen, muştusuyla uyandın,
Sadık talabelerine, hep merhametle yaklaştın,
Dünyadan uzak mağarada, sensiz uyuyanların var…

Erbakan’dan sonra, en büyük nimet,
Taleben olmak, ne büyük şeref,
Hep hakiki iman, ve lideri öğret,
Gönlümüzün derininde, pür-i pak yerin var…

Resul (as) buyurdu, giderse bu azınlık,
Hakk davanı savunacak, kalmaz asırlık,
Milli Çözüm işte bu, duaya mutabık,
Başımızda bir Talut, kaçınılmaz gerek var…

Damlanı gördük, döküldü bunlar,
Deryana gark olsak alemler bize dar.
Gafil görmez, Mürid radar,
Dostun dosta, nazarı var…

—–
Ya Rabbi,
Mümkün,münasip gördün, aciz kuluna,
Secdelerce şükretsek, kalırız borca,
Ahmed’ini kıldın imam, bu aziz cihada,
Kudret, İzzet, azamet, Zafer senindir….

Teşekkür
Sinemizde yanan ateşe tercüman olan Milli Çözüm ve Onun şahsi manevisi Üstadımız yıllardır sabırla kömürden Elmas yapmak için uğraşan bir usta misali hamurumuzu yoğurup bizlere bu yolda sadakatle devam etmenin yolunu bizlere bizzat kendisi yaşayarak gösteriyor. Mevlam ömürlerine bereket versin. Üstadımızı başımızdan eksik etmesin.

AFFET YA RABBİ ESTAĞFİRULLAH
Ey Muhterem Hocam Sen görevini hakkıyla yaptın
Lakin biz uyarılarını bile anlamaktan aciziz. Sen bizim aşırılıklarımızı affedip idare ettin yine de affet ve himmet et. Çünki senin affın Allahın affının önünü açacağı ümidindeyiz.
Canım Hocam.

Kılavuzumuza layık olamayız ancak raabimiz kendilerine hain etmesin!..
Kılavuzumuza layık olamayız ancak raabimiz kendilerine hain etmesin!..

İnsanlığın madden ve manen saadete ulaşması yolunda yılmadan yorulmadan hiçbir zalime ve onun işbirlikçilerine aldırmadan sadece rabbini ilah edinen ve ondan gayrı sahte güçleri rab ilah edinmeyen peygamberlere ve her yüz yılda bir gelen elçilerin yolunu takip eden o günün ELÇİSİDİR. Elçiye sadık olan resulullaha ve Allah’a da sadık olurmuş.Kendinden önce ki peygamberlere elçilere sadık olan onların yolunda cihat ve içtihat edebilen insanlığın yegane dostu herşeyimiz olan zamanımızın kılavuzuna önderimize asıl dosta Muhterem Ahmet Hocamıza layık olmak bir yana rabbim hain etmesin .

Affet!…
Büyük velilerden biri keşif âleminde gördüğü bir zuhûratı şöyle anlatmıştır:

Hallâc-ı Mansûr’un ruhunu yüceler yücesinde gördüm, Firavun’u ise aşağılar aşağısında. Firavun diyordu ki:

[i][b]”Ben de ‘Ene’l-Hakk’ dedim sen de. Ben niye bu hale düştüm? Sen neden vuslat yurduna göçtün?”[/b][/i]
Hallâc dedi ki:

[i][b]”Ben Ene’l-Hakk dedim, ama kendimi sildim, Hakk’ı ispat ettim, hakikatim olan nur tecelli etti, hitap oradandı. Sen ise ‘Ene’l-Hakk’ dedin ve kendini ispat ettin, Hakk’ı gizledin, kerameti nefsinden bildin, fark bu…”[/b][/i]

[b]Yine naklederler ki: Onu darağacında astıkları vakit iblis yanına geldi ve:[/b]

“Bir [b]Ene[/b] sen dedin, bir [b]Ene[/b] de ben. Sen ‘Ene’l-Hakk’ dedin, ben ‘Ene hayrun minhü/ Ben ondan/Âdem’den hayırlıyım.’ dedim. Nasıl oluyor da bu yüzden senin üzerine rahmet, benim üzerime lânet yağıyor?” diye sordu.
Hallâc-ı Mansûr şu cevabı verdi:

[i][b]“Sebep şudur: Sen ‘Ene’ dedin, ama kendini ortaya koydun. Ben ‘Ene’ dedim ancak, kendimi ortadan kovdum. Benliği ortaya atmanın şirk ve gaflet, ama benliği ortadan kaldırmanın ise vahdet ve saadet olduğunu bilesin, diye Allah-ü Teâlâ bana rahmet, sana ise lânet etti.”[/b][/i]

——-
Garibler içinde en garibiz ya! Ondandır sanırım.
Topukkıran dikeni gibi, ne yana düşsek batıyoruz…
Nasibimize yazılan bu diye, ne yapalım… Susup oturalım mı?…
Biraz daha batalım bakalım…

Öncelikle riyakârlıktan Allah’a sığınıyorum.
Tüm samimiyetimle -ve en önce nefsim adına- söylüyorum.
Biz bir avuç yaramaz veled misali…
Sizi üzüyoruz…
Ve yukarıdaki iltifatları kesinlikle hak etmiyoruz.
Siz pâk ruhunuzun aynasında Kendinizi izliyorsunuz…
Bize rehberlik etmek zahmetine katlandığınız için, asıl bizler Size müteşekir olmalı iken…
Sizi üzüyoruz…

Aşağıdaki Ayet-i Kerimeleri de önce nefsime okuyorum.

Bismillahirrahmanirrahim…

– (Ey Resulûm, bazıları) Müslüman oldular (ve bir takım hizmet ve fedakârlıkta bulundular) diye (gelip başına kakmak niyetiyle) Sana minnet etmektedirler. (Başlarına gelen sıkıntıların sorumluluğunu Sana yüklemektedirler.) De ki: “Müslümanlığınızı bana karşı minnet (konusu) etmeyin. (Hizmet ve ibadetlerinize karşılık dünyalık makam ve menfaat beklemeyin, kendinizi ayrıcalıklı zannetmeyin!) Tam tersine, sizi imana yönelttiği (küfür ve kötülükten çekip çevirdiği) için Allah size minnet edip (verdiği nimet ve faziletlerin şükrünü isteyebilir). Eğer doğru sözlüler (ve temiz özlüler) iseniz (bunu böyle kabullenmeniz gerekir.)”

– Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını (görünmeyen tüm sırlarını) bilir. (Sizlerin her türlü niyet ve gayretinizden de habersiz değildir; hak ettiğiniz karşılığı elbette verecektir. Ancak Rabbinizi kendinize borçlu zannetmek büyük bir gaflet ve edepsizliktir) Allah, yaptıklarınızı Görendir. (Hucurat: 17-18)

Bismillahirrahmanirrahim….

– Bilmedin mi ki, göklerin ve yerin de mülk ve saltanatı yalnız Allah’ındır. Sizin için Allah’tan başka ne bir veli, ne de bir yardımcı bulmak mümkün değildir.

– Yoksa (Ey mü’minler) daha önce Musa’nın (Yahudilerce) sorguya çekildiği gibi, siz de Resulûnüzü sorguya çekmek (suçlayıp sorumlu göstermek) mi istiyorsunuz? Kim imanı inkâr ile değişirse, artık o, dümdüz yoldan kesinlikle sapmış demektir.

– Kitap Ehlinden çoğu, kendilerine gerçek (Hakk) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini (kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi inkâra döndürmeyi arzu etmektedirler. Fakat, Allah’ın emri gelinceye kadar onları bırakın ve (onlara ne sözle, ne de eylemle) ilişmeyin. (Bir müddet kırıcı tavırlarını bağışlayın ve müsamahalı davranıp idare edin.) Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir. (Bakara: 107-109)

Dün, Lübnanlı bir Hristiyan şarkıcının, şarkı ile Lübnan mücahitlerine seslenişi tüylerimi diken diken etti… Diyordu ki:

[i][b]“Sizin onurunuz ve dik duruşunuz; aşağılanma ve yenilgiyi alçalttı…
Siz Ricalullah’sını z (Allah’ın Erleri’siniz)
Siz kutlu bir ‘Vaad’ ve yaklaşan gerçeksiniz
Sizler Şems Dağı’ndansınız, rüzgârdan daha güçlüsünüz
Gazabınız avuçlarınızın içinde, evimiz ve namusumuz sizinle korunur
Medeniyet kuran sizsiniz ve sizler zirvelerdeki dirilişsiniz
Siz ebedilik yolcularısınız; tıpkı Cennetteki sedir ağaçlarının ölümsüzlüğü gibi
Siz milletimizin şanısınız, öncülerimizsiniz
Siz başımızın tacısınız, prenslerimizsiniz
Ayaklarınızın altını öperim… Ki onurumuz bununla onurlanır, biliriz!..”[/b][/i]

Hristiyan bir insan bile;
[i][b]“Ricalullah’ın ayağının altını öperim, ki bu beni izzetlendirir ancak!”[/b][/i] dediği bir dünyada;
bizlere ne oluyor ki, haddi aşıyoruz. Bu azgınlığımız belayı celbeder diye korkuyorum. Ve dua ediyorum, üzerimize bela yağdırma Ya Rab diye…

Sözüm çok da, lakin gereği yok…

Muhterem Hocam…

Affet!…

Sana taş attılar, sen gülümsedin
Dervişin bir çiçek attı, inledin…
[i][b]“Bağrımı delmeye taş yetmez”[/b][/i], dedin
Halden anla(ma)yanın bir gülü yeter…

Hocam dostluğu biz sizden öğrendik.
Hocam dostluğu biz sizden öğrendik.
Dostun dosta umut aşılaması gerektiğini, dost hatırına dostlara sadakati,[i][b]“gerçek dosta sadık olmayanların, hiç kimseye sadık olmayacakları”[/b][/i] gerçeğini, sizden öğrendik.
Dostu; menfaat, makam, mal, zorluk karşısında, şeytani vesveselere ve nefsi dürtülere uyarak yarı yolda bırakmamak faziletini sizden gördük.
Dost; doğru, dobra, mert, hesapsız, net ve açık kimsedir…
En yüce makamlardayken bile dosttan dua istenirmiş, sizden öğrendik,
En ağır yükü yüklendiniz, gerekli yükü yüklenemeyen dosta sabır gösterip değer verdiniz,
Dostu istikamette tutmak için gayret en değerli gayretmiş, sizden öğrendik. Dostların şeytanlardan zehirlenmemesi için, geceyi gündüze katıp Kuran’dan panzehir ilaçlarını üretip dosta sunmayı sizden öğrendik.
Hak Dost hatırına nasıl da her şeyden geçilirmiş, sizden gördük;
Hak Dost için kor ateşe de girilirmiş, şahit olduk…
Dostu düşmandan milim sapmadan ayırmayı sizden gördük
Milli Çözüm sayesinde, sabırla saadet ördük…
Gaflet hallerimiz nefsimizden, güzel hasletlerimiz varsa sizin öğretilerinizden olduğunu öğrendik Hocam.
Hak elçisini en güzel temsil etmek için, canla başla çalışma gayretine sahip olmayı sizden öğrendik Muhterem Ahmet Hocam.

Hiç haddimiz değilken
Böylesine hüsnüzan,
Böylesine insaf ve iz’an sahibi
Kardeşlerim olduğu için bahtiyarım.
Okuyunca Allah’a şükür secdesine kapandım.

Bu samimi kanaat ve iltifatlara
Layık kılması için Rabbime yalvardım.
Ve çokta utandım!..
[i][b]“Hak elçisini temsil etmek”[/b][/i]
Haşa… Bizden fersah fersah uzaktır.
O’nun sadık takipçisi ve talebesi olmak
Şerefine ulaşmak için çabaladım.
Kendimizde keramet vehmetmek Şeytani tuzaktır!

Ya Rabb [i][b]“Müslüman (kardeşler) bir vücut gibidir”[/b][/i]
Hadisinin hakikatine, bizleri de ulaştır! Amin!

Ey Sırrın Sahibi!..
Hakikat mektebinin, baş mürebbisi
Tevhit akidesinin,sırrın sahibi
Cihat ve içtihadın,canlı örneği
Felah,fetih olsun,sonumuz Hocam!..

Dua
Dost. Sofrasında bizleri beraber. Eyleyen mevlamıza şükür. Soframızı kuran daim bizleri besleyen hocamızdan mevlamız razı olsun yüregine. Bilegine kuvvet versin inş inş

Dostça
DOSTÇAf

MÜ’ MİN FERASET SAHİBİ,
İNSANLARA FAYDA SAĞLAR
MÜNAFIK CİKARCİDİR,
İŞİ GÜCÜ HIYANETTİR,
RABBiM NASİP EYLESİN,
BİZ ACİZ KULLARINA,
ALLAH İÇİN BUĞZEDİP,
ALLAH İCİN SEVELİM!…

İnanalı çok oldu
Bizi bizden çok sevip düşündüğünüze, kalben inanalı çok olduk muhterem Hocam. Rabbim bizleri sana ve inandıklarına sadık, layık, yakışan, övgülerine mashar olanlardan eylesin İnşaAllah. Rabbim yar ve yardımcın olsun. Yardımcımız oldun. Sağlık ve selamette kalın İnşaAllah. Amin. Amin. Amin

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
14
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...