DÜZENİN DERVİŞLERİ!..
Takva diye riyakârlık yaparız
Tanrı diye tapulara taparız
Dava zordur, biz duaya bakarız
Keşke bir hakiki derviş olaydık!..
Bazı şeyh, masonla, hep hemfikirdir
Kalıbımız temiz, kalbimiz kirdir
Elimizde tesbih, dilde zikirdir
Nolaydı, hakkını vermiş olaydık!..
Gönül kâbesine putlar dikeriz
Irak için sahte yaşlar dökeriz
AKP zulmüne kılıf dikeriz
Oy emanet, doğru vermiş olaydık!..
Yalan bize caiz, haram mubahtır
Bize helal, başkasına günahtır
Bize has un, el âleme yulaftır
Bari nefsimizi yermiş olaydık!..
Kul köleyim gerçek ehli Kur’an’a
Ben hazırım Hak dostuna kurbana
Rabbim, rahmet tuzağını kur bana
Takılıp katına ermiş olaydık!..
Hizmet sanatımız, zekât ganimet
Hep bize layıktır, bal kaymak nimet
Aklımla kazandım, canıma minnet!?
Yayı nefse doğru germiş olaydık!..
Çıbanına bastım, çıldırdı babam;
“- Seni gidi muzır, muarız adam
Senden hayırlıdır, Hüseyin Saddam”
Bir vuruşta yere sermiş olaydık!..

Er olalım yeter
Riya, kibir gibi bütün nefsi hastalıklardan Rabbimize sığınırım ve Hak davasında Erbakan’a er olmaya çalışmayı bize nasip ersin bu bize fazlası ile yeter bile…
Yaratılı gayemizin biri İBADET, diğeri HİLAFET… Milli Çözüm bu iki kavramı Kur’an’ca şöyle tarif etmekte ve gereğini yerine getirmekte..!
[u][b]ARAF SURESİ 175. AYET[/b][/u]
(Ey Resulüm!) Onlara, kendisine ayetlerimizi (dini bilgi ve hikmetleri öğrettiğimiz şu) kişinin haberini anlat (ki, bugünkü bel’am benzeri bilgiçleri tanısınlar ve sakınsınlar). O (kişi) bundan (ilim ve ibadet huzurundan ve zulüm düzeniyle cihad şuurundan) sıyrılıp uzaklaşmış; derken şeytan (ve tağutlar da) onu kendi peşine takıp (sapkınlığa) sürüklemişti. O da sonunda “Ğaviy” (tuğyana kapılıp azgınlaşan ve tağuta tapanlardan) olup çıkıvermişti. [Not: Demek ki, ilim ve iman; insanın içine sinmez ve onun ahlâkı, amacı ve hayat tarzı haline gelmez de, sadece zahiri bilgi birikimi olarak kalırsa; sonunda nefsi çıkarlar, korkular ve şeytani dolduruşlar yüzünden dalâlete sapması ve bu bilgi kisvesini eğreti bir elbise gibi çıkarıp atması kaçınılmaz hale gelebilir.]
[u][b]ARAF SURESİ 176. AYET[/b][/u]
Eğer dileseydik (bel’am gibileri, lütfettiğimiz nimet ve faziletlerin kıymetini bilselerdi) onu bununla (kendisine verilen ilim ve hikmetler dolayısıyla) yükseltir (ve şereflendirirdik). Fakat o (bunları dünya rahatı ve menfaati için kötüye kullandı.) Arz’a (aşağılığa ve bayağılığa) saplandı ve nefsi hevâsına kapıldı. İşte onun misali o (kuduz) köpeğin haline benzer ki; eğer üzerine varırsan dilini sarkıtıp (ürkekçe) soluyuverir, veya kendi haline bırakırsan yine dilini uzatıp (tedirgin ve bitkin şekilde) soluyuverir… (Bu tiplerin ne mü’minler yanında kıymeti bilinir, ne zalimler katında rağbet edilir…) İşte ayetlerimizi (Hakk Dinimizi ve Adil Düzenimizi) yalanlayan ve yanlış sayan toplulukların hali de böyledir. Sen bu kıssayı (örnek ve ibret alsınlar diye) onlara anlat. Olur ki gereği gibi düşünür (ve gerçeği görür)lerdi.
[b]FATIR SURESİ 5. AYET[/b]
Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır (her dediği olacaktır); öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve (şeytan gibi birtakım) aldatıcı(lar) da, (Kur’an’ın ayetlerini, Peygamberin hadislerini istismar edip eğrilterek ve kendisine Hakk dostu havası vererek) sizi Allah ile aldatmasın. (Bundan sakının ki, en yaygın ve maalesef saygın bir sahtekârlıktır.)
Muhterem Ahmet AKGÜL Hocamızdan dinlemiştim:
İbadet imanımızın esasıdır, kulluğumuzun ispatıdır,ruhi kalbi duygularımızın reçetesi ibadettir, rabbimiz ayetlerde de buyuruyor :Ey kulum sizin duanız yoksa davanız yoksa ibadetiniz yoksa Allah ne yapsın, Allah katında bizlerin ne kıymeti olacak…İnsanın sayü gayretinden başka alacağı yoktur, Allah katındaki derecelerimizde, amellerimiz ibadetlerimiz hizmetimiz kadardır… İbadetimiz için NEFSİ CİHAT gerekir, nefsini terbiye etmeyen ona söz geçiremeyen onu secdeye getiremiyor, ona oruc tutturamıyor, ona zekat verdiremiyor, onu içkiden kumardan kötülükten çekip çeviremiyor , onu İslam davasına hizmet ettiremiyor…. Yaratılış gayemizin biri İBADET, [u][b]ibadetin temeli nefsi cihat.[/b][/u].. Yaratılış gayemizin ikincisi HİLAFETTİR.. Hilafet demek, ayette deniliyor ki: Hani rabbin meleklere ben yeryüzünde bir halife yaratacağım buyurmuştu… İbni Mesut hazretleri bu ayetteki HİLAFETİ tefsir ederken ; yeryüzünde Allah’ın vekili ve mümessili makamında, her dinden her kavimden her görüşten ama bütün insanların din ve düşünce hürriyetini koruyacak bir güç ve medeniyet merkezini kurmaya , yeryüzünde Allah’ın mümessili olmaya çalışmaya [u][b]HİLAFET derler, bunun içinde SİYASİ CİHAT lazım..[/b][/u]. İbadet için nefsi cihat lazım, Hilafet için yani yeryüzünde bir adalet nizamını kurmak ve bütün insanları korumak için ise Türkiye’nin şartlarında Siyasi Cihat lazımdır… Kur’an’ı okuduğumuzda karşımıza 2 türlü cihat çıkacak: Birincisi , ülkemize devletimize dışardan saldıracak açık ve belirgin düşman ordularına karşı elbette bizimde ordularımız olacak silahlarımız hazırlanacak, eğitimlerimiz yapılacak, buna Kur’an mukatele diyor silahlı çarpışma – askeri harekat… Ama bir toplum kendi içinden batıl ve bozuk bir sistemle yozlaşmışsa o toplum içindeki cihat kanlı kavgalı sopalı cihat olmaz…Yeniden kalpleri ve kafaları fethetmeye yönelik , arkasından şuurlu yetişmiş topluluğu devlet imkanlarıyla hakkın ve halkın yararında değerlendiremeye hizmet ettirmeye siyasi cihat gündeme gelir…
Namaz Kılan Siyon Kölesi
Riyada bir numara, gözler okur velfecri
Rüyada İmam ola, sözler olur dil-zehri
Kabirde azabı âlâ, közler onun zimmeti
Onlar namaz kıla, Siyonların Kölesi
Sonsuz kere azaba, girer işte böylesi.
Allah bizlere basiret, feraset nasip etsin. Doğrudan, Millî Çözüm’den ayırmasın. Cehennem ateşinden muhafaza etsin korusun. Amin ya Muin.
İnsanlığın En Şerlileri,Firavun Düzeni’nin Bel’amları’dır!
Zulme ve hayasızlığa dayalı Firavun düzeninin, en şerli sacayaklarından bir tanesi de, din adına, yerleşik haksızlık ve hayasızlık düzenine fetva çıkaran, mevcut düzenden azami düzeyde nemalanan, dine ilgi duyan saf kalabalıkların hissiyatlarını, istismarına basamak yapan din bezirganları, insanlığın en şerlileridir…Ne gariptir ki Milli Görüşün mücadele ve mücahede serüveninde, Prof Erbakan Hocamıza yeterli düzeyde, gerçek bir iman sorumluluğu ile asla destek olmamışlar, aksine aleyhte tavır takınmaktan bile utanmamışlardı…
Bugün ise Ülkede maddi yıkımla manevi tahribat arasında büyük bir facia ile karşı karşıya kalan insanımızın, her alanda kurtuluşuna namzet olacak Adil Düzen proğramlarını sahiplenip, şartların idrakine matuf olacak yapıda olgunlaştırıp- genişleten, Milli Çözümün Şahsı Manevisi olan Ahmet Akgül hocamıza karşı bu bel’am vasıflılar, aynı küstahlığı ve duyarsızlığı sergilemektedirler…
Oysa, kişi Hakka bağlı kaldıkça, o yolda gayret ettikçe izzet ve şeref kazanacaktır…
Konuyu Aziz Erbakan Hocamızın özel bir sohbetinde buyurdukları bir cümle ile bağlayalım:
“Ey sakallı Hüsnü!
Sakalını uzatıp, cübbesini giyerek camiye koşan şuursuz Hüsnü!!
Bana bak.!
Sen, Milli Görüşe oy versen de vermesen de hiç bir önemi yoktur…
Mutlaka Hak Hakim olacaktır..”
(Temmuz 2007/Altınoluk Sohbetinden)
Ben hazırım Hak dostuna kurbana
Kul köleyim gerçek ehli Kur’an’a
Ben hazırım Hak dostuna kurbana
Rabbim, rahmet tuzağını kur bana
Takılıp katına ermiş olaydık!..
Keşke bir hakiki derviş olaydık!..
Kul köleyim gerçek ehli Kur’an’a
Ben hazırım Hak dostuna kurbana
Rabbim, rahmet tuzağını kur bana
Takılıp katına ermiş olaydık!..
YALVARIŞ!
İlahi garip ruhumda, fırtınalar dinmiyor
Hiçbir gün yok ki içimde, ihtilalim olmasın!
Bak soysuz:”İslam’a karşı, bitmeyecek kin” diyor
Bu dehşet, vahşete nasıl, infialim olmasın!..
Müslüman münafıklaşmış, Kemalist masonlaşmış
Bilginler Bel’amdan beter, beyinler fasonlaşmış
Rahat ve menfaat: Tanrı; vicdanlar yosunlaşmış
İman ve ihlas yok ise; ilmihalim olmasın!..
Sadıklara yoldaş eyle, sahtekâra kaptırma
Milli gömlek çıkarıp ta, kirli yola saptırma
Makam için maneviyat, rüşvet verip çarptırma
Şeytanlaşmış şarlatanlar, imtisalim olmasın!.
Münafıklıkta marifet, arıyor ruh hastası
Kur’an, mizan bırakmışlar; ”yorum”lar tek kıstası
İftira, istismar, ifsat; O’nun küçük hatası
Ya Rab, irfandan nifaka; irtihalim olmasın!..
Murdara mecbur eyleme; domuzdan, ha tosundan
Gavurdan medet bekletme, BM’den, NATO’sundan
Siyonist Haçlı tuzağı, AB şer şatosundan
Uzak tut ki ahmaklığım; izmihlalim olmasın!
Ahlak, asalet hep lafta; açıldı göbek, etek
Baharsız, arısız koyma; balsız kalmasın petek
Küfre ve zulme kaydırma; kör et, kötürüm et, tek
Şımarıp ta şirke düşme, ihtimalim olmasın!..
ÜSTAT AHMET AKGÜL
Ahir zamanda iman, kor bir ateş
Ahir zamanda iman, kor bir ateş
Erbakan’a sadakat, zor iş kardeş
Ne hoca bilinenler, çıktılar kalleş
Büyük-körük ile, harlanır kızgın ateş
Etinden-sütünden, fayda görse’de halk
İneğe benzersin, olmazsan temiz-pak
Mezarına ziyaret, çok olsa n’olacak
Ahirette vah-vah, edersin ancak…
Faize fetva veren, alçak bel’am
İmanı zindana, kadarmış ancak
SP’ye havlar, durmadan çar-çakal
Züppe olmak, kolay iş vesselam…
HAKKA TABİ OL!
ARTIK TÜKENDİ , KALMADI SABIR ;
SAHTEKARLAR YAŞIYOR , TÜKENDİ FAKİR…
NE OLACAK BU ZALİM DÜZENDE KİM BİLİR?
HAKKI HER DAİM HAYKIRAN OLAYDIM!
BU KADAR ZULÜM VARKEN ,ALKIŞLIYORSAN…
VERİLEN EMENETİ HEP TÜKETİYORSAN !
HEP KENDİNİ DÜŞÜNÜYOR,ÇOK DA BENCİLSEN..
CENNET HAYALİYLE SEN KALAN OLURDUN !