EKREM ŞAMA’YA, ŞAMAR GİBİ BİR UYARI!
Ekrem Şama Facebook’ta şunları paylaşmıştı:
DAMARLARI KURUYASICALAR
Tayyip Erdoğan bizim kardeşimizdi. Reisimizdi.
Karınca ezmeyecek kadar merhametliydi. Bosna’da veya Afganistan’da hunharca öldürülen Müslümanlara gözyaşı döküp, işgalcilerin bombardımanlarda yıktığı camilerin ve eski eserlerin haberlerini izlerken ayağa fırlardık o ve hepimiz. “Erbakan Hocamızın kara tırnağı olamam!” diyecek kadar da itaatliydi. Etrafında 17 yıl bizler vardık, bizlerle istişare eder ve Milli Görüş davasına hizmet ederdi. Biz onu Erbakan Hocamızın veliahdı olarak görürdük.
Boynu kopasıca, Siyonist ajanı, Amerikan severler, rezil müptezeller, onun zaaflarından ve ihtiraslarından istifade ederek, etrafını çevirip, onu Amerikan ve İsrail’in emellerine hizmet ettirmek için yönlendirdiler. Kandırdılar!
Amerika’ya götürüp şu sözleri söylettiler:
“Türkiye ABD’nin Irak’ta başarılı olmasını samimiyetle arzu etmektedir, çok yönlü destek de olmaktadır. İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır.”
Kim mi bunlar?
Yakında isim isim de açıklanır sanırız!
Bu damarları kuruyasıcalar, o eski Karıncaezmez Reisimize; Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de, Libya’da milyonlarca Müslümanın kanını dökmek, iffetlere tecavüz etmek, soyup sömürmek, (Suriye’de olduğu gibi) ülkelerini boşaltıp gelmek için kendilerine destek sözü verdirdiler. Bugüne kadar milyonlarca Müslüman öldürüldü, binlerce cami, mescit, türbe ve eski eserin yerle bir olmasını, ahır olarak değil, (ondan daha beteri) iffetli kadınlarımıza tecavüz mekânı olarak kullanılması için iş birliği, güç birliği, suç birliği yapmasını sağladılar. Böylece Reis’in iki dünyasını da mahvu perişan ettiler!
Reisimizi bu duruma düşürenler!
Damarlarınız kurusun emi!
Allah sizin de iki dünyanızı tahrip etsin!
Sn. Ekrem Şama… Demek ki yanılmışsın, aldanmışsın. Çünkü o dönemlerde bile bunların ayarını ve amacını sezen ve söyleyen feraset ehli vardı, ama sizin gibiler onlara çamur attı… Yıllar önce bu döneklerin bozuk niyetini ve tıynetini yazıp uyardığı için sataşıp saldırdığınız zatların son dedikleri de çıktı. Oğuzhan ağabeyiniz tüm SP Teşkilatlarını ve yan kuruluşlarımızı bu Siyonist zalimlere aldanan, katliam ve tahribatlarına ortak olan Recep Tayyip Erdoğan’a katmak üzere çabalarken Allah fırsat vermedi ve canını aldı. Şimdi Temel Karamollaoğlu, Tayyip’ten daha beter olan ve Erbakan Hocamızın tespitiyle: “İsrail baltasına, İslamcı sap!” yapılan, Abdullah Gül’ü, Cumhurbaşkanı adayı yapmak ve Milli Görüş hainlerini parlatıp pazarlamak için çırpınmaktaydı!?. Hâlâ anlamak ve mü’mince tavır almak istemiyorsunuz. Şu ayetlerin aynasında kendinize bir bakın, belki gerçeği görüp pişman olursunuz. Yoksa “Reisinizin” rezaletlerine böyle kılıflar uydurup durursunuz!..
“Öyle ise size ne oluyor ki (Hakk davaya sızan gizli gâvurlar ve şeytani odaklara uşaklık yapan dindar görünümlü) münafıklar konusunda ne diye ikiye ayrılıyor (ve birçoğunuz hâlâ onları sahiplenip savunuyorsunuz?) Allah, kazandıkları (günahları ve sadık mü’minlere kazdıkları tuzakları) yüzünden onları tersine çevirip tepetaklak ettiği halde, siz Allah’ın saptırdığını hâlâ hidayete erdirmek (ve bu marazlı münafıkları masum ve mazur göstermek mi) istiyorsunuz?! (Bu bir nifak hastalığıdır!) Allah kimi saptırırsa, artık Sen kesin olarak (hidayet bulması ve kurtulması için) ona bir yol bulamazsın.”
“(O münafıklar) Onlar, kendilerinin (hıyanet ve nankörlük edip) inkâra saptıkları gibi, sizin de (Hakk’tan) inkâra kaymanızı arzulamaktadırlar. (Eğer onlara uysaydınız) Böylelikle (ahlâk ve anlayış bakımından) onlarla bir olacaktınız. Öyleyse Allah yolunda hicret edinceye (küfür ve zulüm düzeninden vazgeçip Hakka dönünceye) kadar onlardan veliler (dostlar) tutmayın (onlara aldanmayın). Şayet (imandan sonra) yine yüz çevirirlerse (tekrar Hakk’tan döner ve halkı fesada yönelirlerse), artık onları yakalayın ve her nerede ele geçirirseniz öldürüp (etkisiz bırakın! Artık) onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı (çünkü onlar güvenilmez insanlardır).” (Nisa Suresi: 88-89)
“Her kim kendisine ‘dosdoğru yol’ apaçık belli olduktan (hidayet ve hakikati bilip tanıdıktan, Hakk ile Bâtıl’ın farkına ve şuuruna vardıktan) sonra, (dünyalık makam ve menfaat hırsıyla) Elçiye (Peygambere ve Hakk dava rehberine) muhalefet edip (haklı ve hayırlı hareketten ayrılırsa) ve mü’minlerin yolundan başka bir yola (Siyonist ve Haçlı İttifakına ve şeytani kurallarına) uyarsa, onu dönüp gittiği yanda (şerli ortam ve ortaklıkta) bırakırız (bu hıyanet ve hakaretinden dolayı tekrar Hakka ve hidayet yoluna dönmesine fırsat tanımayız ve hidayetini karartırız) ve (ahirette de) cehenneme sokarız. O ne kötü ve sürekli bir (zindan) karargâhıdır! [Not: İmamı Şafii: Bu ayet, “icma”ya ve Hakk hâkim olsun diye ortaya çıkan oluşuma bağlı kalmayı gerekli sayan en önemli ayetlerin başındadır” buyurmaktadır. Bak: Razi. Cilt: 11 Sh: 43]” (Nisa Suresi: 115)
Konya’dan Ali Kılınç Bey’in 02.01.2007 Tarihli Anısı
02.01.2007 tarihinde İstanbul Bağcılar Sancaktepe Kültür Merkezi’nde (SİMGO) Sinoplu Milli Görüşçüler Oluşumu Derneği tarafından organize edilen Kurban Bayramı bayramlaşma merasimine şeref konuğu olarak Aziz Liderimiz Erbakan Hocamız da teşrif buyuracaklardı. Biz de bu toplantıya İstanbul Ekibi olarak katılacaktık.
Ben, programın yapılacağı salona gitmek için evden çıktım. Sayın Üstadımız Ahmet Akgül Hocamızın yazdığı “DÜNYANIN DEĞİŞİMİ ve ERBAKAN DEVRİMİ” adlı kitabı Erbakan Hocama; şahsım adına imzalamasını arz edecektim. Ben mükemmel bir anı olması heyecanıyla Ahmet Akgül Hocamızı telefonla arayıp kendisiyle hislerimi paylaşmak istedim. Görüşmenin ardından hemen Erbakan Hocamızın huzurlarına varıp, mübarek ellerinden öperek hayır dualarını aldıktan sonra: “Muhterem Efendim, Sizlere Sn. Ahmet Akgül Hocamızın selamları var. Hürmet ve muhabbetle ellerinizden öpüyor, hayır dualarınızı bekliyorlar” dedim. Ardından “DÜNYANIN DEĞİŞİMİ ve ERBAKAN DEVRİMİ” isimli kitabı imzalamaları için arz ettim. Aziz Hocamız gayet memnun ve mütebessim bir şekilde kitabı alarak “Maşaallah! Ve Aleyküm Selam… Kendilerine Bizim de selamımızı iletin. Allah kalemine ve kalbine kuvvet versin, imanını ve heyecanını yükseltsin!..” şeklinde dua ettiler. Sonrasında kitabın sayfalarını açarak yine; “Tebrik ederim!” buyurdular ve kitabı imzaladılar. Mübarek ellerinden tekrar öperek huzurlarından ayrıldım. Benim için unutulmaz ve onurlu bir hatıradır. Saygılarımla…

Boynu kopasıcalar
Boynu kopasıca, Siyonist ajanı, Amerikan severler, rezil müptezeller, onun zaaflarından ve ihtiraslarından istifade ederek, etrafını çevirip, onu Amerikan ve İsrail’in emellerine hizmet ettirmek için yönlendirdiler. Kandırdılar!
Amerika’ya götürüp şu sözleri söylettiler:
“Türkiye ABD’nin Irak’ta başarılı olmasını samimiyetle arzu etmektedir, çok yönlü destek de olmaktadır. İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır.”
Ekrem Şama Siz Neyin Peşindesiniz?
“Tayyip Erdoğan bizim kardeşimizdi. Reisimizdi.”
Ey şama bu sözün altında ne yatıyor sen söylemesende bizbiliyoruz kalan bir avuç samimi Milli Görüşcüleride AKP’nin kalburuna koyup Erbakan hatırasına beton dökmeye çalışıyorsunuz. Siz bu fikirleri kendinizmi düşüğnüyorsunuz yoksa biryerlerden size hazır paket halindemi gönderiliyor. Sizin neyin derdindesiniz ve Siz kimin peşindesiniz ?
Ekrem şama eksen kayması !
Ekrem şama ve onun gibi düşünenler,
Erbakan hocamız’a ve Milli görüş’e “davaya” en çok zarar verenlerdir..!
Sıradan hiçler camiayı kurda kuşa(Siyonizm’e) yem etmek isterler Üstad Ahmet Akgül Hocamız gibi zirve feraset ehli ise Aziz Erbakan davasına nefer ederler
Allah (CC)nün her asırda gönderdiği kutlu/önder şahsiyetler “inananlar için en büyük rahmet”ten biridir.
Çünkü, Şeytan ve şeytana papuçu ters giydiren ins’lerin; oyunlarını, hileli girişimlerini ve karma karışık dönemlerde bile en istikametli yolları “inananlar” O kutlu şahsiyetlere bakarak “Kur’an’a akla vicdana ilme” uygun yolu hemen görebilmekteler.
Bu nimet vicdan ehli için ne büyük rahmet ve kolaylık.
Bu bağlamda tarihten sayısız örnek vermek mümkün en yakın tarihimizden Aziz Erbakan Hocamız özellikle bu konuda ne güzel bir örnekti (Kendisine itimat edip tabi olanları hiç bir zaman Siyonist/Batıl oyunun bir parçası yaptırmamıştır.)
Aziz Erbakan Hocamızın en bilgesi Mücahit Üstad Ahmet Akgül Hocamız’a baktığımızda da bahsettiğimiz bu özelliği görmekteyiz. Üstadımız yıllarca yenilikçi hareketin (akp) girişimlerini ve ihanetlerini dile getirmişti. Döneklikleri aşikar olunca Üstadın ne kadar haklı olduğu camia tarafından ayan oldu.
Oğuzhan Asıltürk tehlikesini de açıkça yıllarca anlattı. Asıltürk’ün, teşkilatı top yekün Akp’leştirme girişimi ile tekrar Üstadın bu konuda ki haklılığı bir kez daha aşikar oldu.
Üstad Ahmet Akgül Hocamızın hayatından bu şekilde sayısız örnek verilebilir.
Aziz Hocası Erbakan gibi Kendileri de hiç bir zaman Milli Görüş davasına-insanlığa ihanet içerisinde olanları ve oyunlarını asla yutmamış, sesine kulak verenleri asla “kirli, şerli” girişimlere bulaştırmamıştır. Fetö gibi şeytanın oyuncağı olmuş kişilerin eniği yaptırmamıştır.
Üstadımız şuanda Temel bey tarafından; Tayip’den bin beter olan Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığı girişimlerine karşı da tarihi uyarılarını yapmaktadır. Tercih bizlerin; ya yine hakkı söyleyene sırt dönüp Şama gibi şerre keramet uygurup-hak söyleyene taş atma sonucu “şer planın parçası/adamı/eniği olacağız” yada hak/vicdani/akli/mili görüş ruhuna uygun/Üstad Ahmet Akgül’ün istikamet üzre sözüne uyup yine doğrudan yana olma şerefine/izzetine/ecrine nail olacağız.
Rezalete kılıf uydurmak
“Rezalate kılıf uydurmak” tam yerinde bir tespit olmuş. Çok şükür ki Allah (c.c) sinelerin özünü bilendir.
Aziz Erbakan Hocamızın Ahmet Hocamıza duaları da bizleri derinden duygulandırdı.
“Allah kalemine ve kalbine kuvvet versin, imanını ve heyecanını yükseltsin!..”
Elhamdülillah Milli Çözüm kalemi öyle kuvvetliki tüm gerçekleri hakkıyla, Allah’ın rızasını esas alarak yazmakta ve konuşmaktadır. Teşekkürler Milli Çözüm.
EKREM BEYE BİR ÖNERİ
Sayın Ekrem bey, yukarıda yazar çok edebi, ölçülü, belgeli, ayet ve örneklemeler ışığında ve güzel bir yorumlama yaparak gerçekleri ifade etmiş. Şimdi sizde bu yazılanlara cevap verebiliyorsanız buyurun belgelerle karşılık verin. Ama gerçekleri perdeleyemez ve bu duruma kılıf uydurarak hakikatten kaçamazsınız. Cesur insan, değerli yazar gibi mertçe gerçeği ortaya koyan insandır. Gerisi teferruattır..
Uyarı
İktidara ve Erdoğana uyarı yapıyor. Aman ayarlı git yoksa millet uyanacak diyor.
(Ne olur) Bizi Sırât-ı Mustakîme (dosdoğru Din çerçevesine ve istikamet çizgisine) hidayet buyurup (Hakka ve hayra ulaştır). 1-6
“Her kim kendisine ‘dosdoğru yol’ apaçık belli olduktan (hidayet ve hakikati bilip tanıdıktan, Hakk ile Bâtıl’ın farkına ve şuuruna vardıktan) sonra, (dünyalık makam ve menfaat hırsıyla) Elçiye (Peygambere ve Hakk dava rehberine) muhalefet edip (haklı ve hayırlı hareketten ayrılırsa) ve mü’minlerin yolundan başka bir yola (Siyonist ve Haçlı İttifakına ve şeytani kurallarına) uyarsa, onu dönüp gittiği yanda (şerli ortam ve ortaklıkta) bırakırız (bu hıyanet ve hakaretinden dolayı tekrar Hakka ve hidayet yoluna dönmesine fırsat tanımayız ve hidayetini karartırız) ve (ahirette de) cehenneme sokarız. O ne kötü ve sürekli bir (zindan) karargâhıdır! (Nisa Suresi: 115)
SADECE SÖZÜ İSİTMEK YETMEZ!..
Hak Dava döneğini,masum gibi gösterir
Feraset fukarası,adam -saman bilmezmiş
Milli Çözüm gerçeğe,çağırır ha dişlenir
Hak ustun tutmak için, söz işitmek yetmezmiş!..
Ekrem beye
Sonradan gelişecek olayları önceden görmek için Mili Çözümü takip etmek gerekirmiş.
MİLLİ GÖRÜŞ HAİNLERİNİ PARLATIP PAZARLAYANLAR!
[b]Sn. Ekrem Şama… Yanılmışsın, aldanmışsın! [/b]
Oğuzhan ağabeyiniz, tüm SP Teşkilatlarını ve yan kuruluşlarımızı bu Siyonist zalimlere aldanan, katliam ve tahribatlarına ortak olan Recep Tayyip Erdoğan’a katmak üzere çabalarken Allah fırsat vermedi ve canını aldı.
Şimdi Temel Karamollaoğlu, Tayyip’ten daha beter olan ve Erbakan Hocamızın tespitiyle: “İsrail baltasına, İslamcı sap!” yapılan, Abdullah Gül’ü, Cumhurbaşkanı adayı yapmak ve Milli Görüş hainlerini parlatıp pazarlamak için çırpınmaktaydı!?.
[b]Eğer bütün bunlar sadakat ise, acaba hıyanet neydi?[/b]
Yıllar önce bu döneklerin bozuk niyetini ve tıynetini yazıp uyaran zatlara sataşıp saldırdığınız için kendinize yazık ettiniz?
O dönemlerde bile bunların ayarını ve amacını sezen ve söyleyen feraset ehline çamur attığınız için kendinize yazık ettiniz!
Mahvolanlar, perişan duruma ve acınacak hale düşenler Milli Görüş hainlerini parlatıp pazarlayanlardır!
[b]Hâlâ anlamak ve mü’mince tavır almak istemiyorsunuz.[/b]
Hakk davaya sızan gizli gâvurlar ve şeytani odaklara uşaklık yapan dindar görünümlü münafıkları ne diye hâlâ sahiplenip savunuyorsunuz?
Milli Görüş’e hıyanet eden marazlı münafıkları masum ve mazur göstermekten utanmıyor musunuz?
İşte Milli Çözüm, Kur’an-ı Kerim ayetlerinin ışığında yüzlerinize ayna tutmakta ve gerçek yüzlerinizi sizlere göstermektedir.
[b]Sn. Ekrem Şama… [/b]
Kendi yüzünüze bakmayacak mısınız?
Gerçeği görüp pişman olmayacak mısınız?
Yoksa “Reisinizin” rezaletlerine böyle kılıflar uydurup duracak mısınız?
Haddinizi Aştınız
Her kim kendisine ‘dosdoğru yol’ apaçık belli olduktan (hidayet ve hakikati bilip tanıdıktan, Hakk ile Bâtıl’ın farkına ve şuuruna vardıktan) sonra, (dünyalık makam ve menfaat hırsıyla) Elçiye (Peygambere ve Hakk dava rehberine) muhalefet edip (haklı ve hayırlı hareketten ayrılırsa) ve mü’minlerin yolundan başka bir yola (Siyonist ve Haçlı İttifakına ve şeytani kurallarına) uyarsa, onu dönüp gittiği yanda (şerli ortam ve ortaklıkta) bırakırız (bu hıyanet ve hakaretinden dolayı tekrar Hakka ve hidayet yoluna dönmesine fırsat tanımayız ve hidayetini karartırız) ve (ahirette de) cehenneme sokarız. O ne kötü ve sürekli bir (zindan) karargâhıdır! [Not: İmamı Şafii: Bu ayet, “icma”ya ve Hakk hâkim olsun diye ortaya çıkan oluşuma bağlı kalmayı gerekli sayan en önemli ayetlerin başındadır” buyurmaktadır. Bak: Razi. Cilt: 11 Sh: 43]” (Nisa Suresi: 115)
Şu agarmış saçlarınız aynaya her bakışınızda ölümü hatırlatıyorken neyinize güveniyorsunuz ya Hu!Hiç mi insafınız yok!Adalet teraziniz bozuk ne beklenebilir ki !
RTE’nin ihanetine ve hainliğine kılıf uyduran zavallı
Herkes ayarını ve amacını ortaya koyuyor Dervişin fikri ne ise zikri de odur .bedeni SP de olupta, aklı Akp de olan EKREM ŞAMA gibi çok abileri var RTE nin , Elhamdulillah milli çözüm tek tek deşifre ediyor
Ekrem Şama gibiler RTE nin İşlemiş olduğunu ihanetlere,rezaletlere kılıf ve mazeret uydurup saf samimi milli görüşleri uyutmakla görevlidir. Nede olsa RTE nin Saygı duyduğu abilerindendır
Size ne oluyor?
“Öyle ise size ne oluyor ki (Hakk davaya sızan gizli gâvurlar ve şeytani odaklara uşaklık yapan dindar görünümlü) münafıklar konusunda ne diye ikiye ayrılıyor (ve birçoğunuz hâlâ onları sahiplenip savunuyorsunuz?) Allah, kazandıkları (günahları ve sadık mü’minlere kazdıkları tuzakları) yüzünden onları tersine çevirip tepetaklak ettiği halde, siz Allah’ın saptırdığını hâlâ hidayete erdirmek (ve bu marazlı münafıkları masum ve mazur göstermek mi) istiyorsunuz?! (Bu bir nifak hastalığıdır!) Allah kimi saptırırsa, artık Sen kesin olarak (hidayet bulması ve kurtulması için) ona bir yol bulamazsın.”
Allahtan
Canı çıkmayan herkesin Şama olma tehlikesi vardır.. Hiç bir bilgi insanı Allahın azabından kurtarmaya yetmeyecektir.. İman ve Salih ameli olmayanın yüzüne dahi bakılmayacak insanlık vasfını ve makamını topyekün kaybedecektir..
Allah imtihana tabi tutuğu kulunda, ölçü olarak Kamil bir İman ve İstikamet.. Salih olan bir amel ve Ahlak ister.. Ahlakı olmayanın, Allahtan “utanma” mayası bulunmayanın ne sözüne ne yorumuna ne makalesine asla bakılmayacaktır..
Yok edemeyeceksiniz
Herkes amacını ve ayarını ortaya koymakta, hala Milli Görüş camiasına en büyük ihaneti etmiş olanları temize çıkartmak, ne yazıktır ki yine davanın içinde ki kriptolara ve ne olduğu belirsiz ağzı açık dangalaklara kalmıştı. İşin daha da vahim tarafı genel merkezin yaptıklarına tabandaki bir çok kimseninde keramet uydurmaya kalkması düşündürücü kimse de demiyor ki arkadaş burada bir yanlışlık yapılmış insanız hata edilebilir hatanızdan dönün denmiyordu işin daha acı ve vahim tarafida burada idi.
İroni Mi İtiraf Mı?
Edebiyat ve söz sanatı ile uğraşanların çok kez başvurduğu ve bir işi tersiyle anlatarak daha çok dikkat çekme yöntemi olarak bilinen ironi, bir nevi alay etme olarak da anlaşılır. Ancak eskilerimizin çok veciz sözleri de vardır. Misal “her şakanın yarısı gerçektir” diyerek, şaka ile karışık bazen kişilerin İtirafta bulunduğu ifade edilmek istenir. İşte Ekrem Şama da söz sanatı icra ederken, yanlış sahadan yanlış beyanlarla sanki itiraf gibi yazı yazmış. Gençlikten beri, hele ki Bosna savaşı sırasında ve sonrasında cereyan eden hadiseler bizzat Abdullah Gül ve Recep T. Erdoğan tarafından organize edilmişti. Yetmez, Aziz Erbakan Hocamıza kimsenin cesaret edip itham edemediği hususlarda bir fetö bir de RTE geri kalmamıştı. Yetmez, menfaat gruplarınca ilk günden kışkırtılıp, Aziz Erbakan Hocamıza muhalefet etme ve Onu devirme planlarının içine girmiş kişiden söz ediliyor. En acısı ise çok uzun zamandır Üstad Ahmet Akgül Hocamız tarafından, Erdoğan ve onun gibilerinin ayarları ortaya koyulurken hücum eden ekipler, iddialar doğru çıkınca ayakları sırtlarına vura vura kaçıyorlar. Evet ne yandan bakılırsa bakılsın gömleği çıkartmış, Aziz Erbakan Hocamıza dil uzatmış bir adamın rahmet getirmesini beklemek ahmaklığına girmeye gerek yoktur. Girecek olanı tutan yok ama girenin yerini biz rahatça ifade ederiz.
Aldanmak mı? Aldatmak mı?
Ekrem Şama gibiler “Reis”lerine gizliden gizliye selam yollama derdindeydiler. Hakkı söyleyecekse Hak davaya ve Lideri Erbakan Hocamıza hıyanetleri sebebiyle siyonistlerden övgü almış Abdullah Gül’ü ikinci defadır utanmadan ve sıkılmadan cumhurbaşkanı adayı olarak kamuoyuna pazarlayan Karamollaoğlu gibilere veya bunca günahlarına rağmen hala ölmeden camiayı Akp’ye eklemletmek isteyen Oğuzhan abisine bir tepki vermeyişi niyetini ve tiyniyetini ortaya koymaktaydı. Bu adamların gerçek niyetlerini yıllardır yazıp söyleyen Ahmet Akgül Hocamızın uyarılarından sonra kim ki aldandım diyorsa yalan söylüyordur. Öyle anlaşılıyor ki nefsine ve zaaflarına yenik düşüp aldanan! ve aldatan sadece Tayyib abisi/reisi değildi… Peki aldanma yoksa ne için ve kim adına aldatıyordu?
ALLAH’I UNUTANLAR, HAYATINDAN UTANACAKTIR!
Akıllı ve hayırlı insan; düşüncesinde, hedeflerinde ve heveslerinde, nelere önem ve öncelik vermesi gerektiğini bilen ve hayatına ona göre yön veren insandır. Böyle olmak için de Kur’an’ın öğütlerine ve Resulüllah’ın öğretilerine kesin ihtiyaç vardır; yani olumlu ve onurlu insan olmak, şuurlu ve sorumlu Müslüman olmaya bağlıdır. Bütün gayesi ve gayreti şu kısacık dünya hayatıyla sınırlı olan; Yüce Yaratıcı’ya, dünyaya gönderiliş amacını ve ahiret hayatını ve hazırlığını inkâra kalkışan insanlardan, vicdani hassasiyet ve adalet beklemek boşunadır, onların şahsi çıkarları ve ideolojik saplantıları her şeyin başındadır. Bu nedenle tekrar belirtelim ki, akıllı ve yararlı insan Allah’ını ve ahiret hayatını unutmayan insandır.
Şecaat arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler
[i][b]“Meyan-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun
Şecaat arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler”[/b][/i]
Koca Mehmet Ragıp Paşa gazelinde söylenmesi gerekeni söylemiş , biz sadece bu beytin Türkçesini yazalım sözün fazlasından tasarruf edelim…
[b][i]“Mayası bozuk olanlar, söz esnasında kabahatini farkında olmadan sezdirir/ima eder.
Kıbtî Beyi/Erkek Çingene de yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler/örnek verir.”[/i][/b]
Evet, edebiyattan değil ama birazcık matematikten bahsedelim.
Asıl eğtiminiz ve mesleğinizin [b][i]Mali Müşavirlik [/i][/b]üzerine olduğunu bildiğimiz için 4 işlem, toplama-çıkarma bildiğinizi farz ediyorum…
[b][i]
“Etrafında 17 yıl bizler vardık, bizlerle istişare eder ve Milli Görüş davasına hizmet ederdi.” [/i][/b] şeklinde şecaat arzetmişsiniz… Ve bizat beyan ve yazılarınızdan da biliyoruz ki resisinize hizmetiniz 1984 yılında başlamış, ve hem bu yazınızda hem de başka yazılarınızda 17 yıl boyunca sizlerle istişare ettiğini, resisinizin etrafından hiç(!?) ayrılmadığınızı arz etmişsiniz ……
Ama 1984 senesinin üzerine 17 sene eklenince 1984 + 17 = 2001 tarihi çıkıyor!?
Tarih 2001!
Ve yine biliyoruz ki tarihten de anlıyor ve ilgileniyorsunuz, zira tarihle ilgili de yazdığınız kitaplar ve programlar var, ve siz de iyi bilirsiniz ki 2001 senesinin başta Milli Görüşçüler olmak üzere hepimizi için bir anlamı var!? AKP’nin resmi olarak kuruluş yılı….
Yani Sn. Ekrem Şama; Abdullah Gül ile beraber, Fazilt Partisinde, ilk Sn. Erdoğan ayrılıkçı hareketin içindeyken de, yenilikçi hareket esnasında da ve AKP’nin kuruluş tohumları atılırken de reisiniz demek ki bütün bunları size de danışarak ve istişare ederek yaptı, öyle mi ? Sİz o yıllarda da hep yanıbaşındaydınız, he ? Öyle mi?
Eğer matematik yalan söylemiyor ise, demek ki Milli Görüş’e ve Erbakan Hocamıza bu komplolar kurulurken, dolaplar çevrilirken, yeni parti kurma hazırlıkları yapılırken……
Yoksa bu hıyanetler işlenirken, Siyonist planlar, Amerikan komploları kurulurken, siz de mi o beddua ettiğiniz [b][i]“Boynu kopasıca, Siyonist ajanı, Amerikan severler, rezil müptezeller… Bu damarları kuruyasıcalar…” [/i][/b] kısmındanmıydınız???
Peki 1984-2001 tarihleri arasında 17 yıl süren süren danışmanlığınız neden 2001’de son buldu da reisiniz birden sizi etrafından sildi!?
İki ihtimal var; ya ben hele bir gideyim, seni de yanıma aldıracam diyerek makas alıp ayrıldı, ya da hizmetleriniz için teşekkür ederiz diyerek tekmeyi bastı MI?
Her iki halde de bir hasretinizin ve umudunuzun bitmediği, kuyruk acınızın, bir hazımsızlığınızın olduğu belli…
Son zamanlarda, danışmanlarınızda sorun var beni al , beni al ben daha iyi danışılırım diye çırpındığınızı biliyor ve okuyoruz….
Ama yazarın da dediği gibi [b][i]“Demek ki yanılmışsın, aldanmışsın…” [/i][/b]17 sene boyunca bizzat etrafında, yanında olacaksın ve bir adamı tanıyamayacaksın,
ve hala kalkıp
[b][i]Bu damarları kuruyasıcalar, o eski Karıncaezmez Reisimize; Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de, Libya’da milyonlarca Müslümanın kanını dökmek, iffetlere tecavüz etmek, soyup sömürmek, (Suriye’de olduğu gibi) ülkelerini boşaltıp gelmek için kendilerine destek sözü verdirdiler. Bugüne kadar milyonlarca Müslüman öldürüldü, binlerce cami, mescit, türbe ve eski eserin yerle bir olmasını, ahır olarak değil, (ondan daha beteri) iffetli kadınlarımıza tecavüz mekânı olarak kullanılması için iş birliği, güç birliği, suç birliği yapmasını sağladılar. Böylece Reis’in iki dünyasını da mahvu perişan ettiler![/b][/i]
diyebileceksiniz…..
Boşuna çırpınıp durmayın Ekrem bey, bu haram hazineler yüklenmiş binlerce deve yükü kervanın gideceği yol yol değil, varacağı hedef de hedef değildir, bu kervana sırtlanlar öncülük ederlerken, önlerinde yeni bir eşeğe de hiç ihtiyaçları yoktur… [b]Çiğ çiğ yerler sizi![/b]
Evet sözü sizin (bed)duanızla bitirelim…
Milli Görüş davasına hıyanet ederken, ayrılıkçı yenilikçi hareketler içindeyken de, ayrılıp yeni parti de kurarken de, [b][i]…onu Amerikan ve İsrail’in emellerine hizmet ettirmek için yönlendirirken de [/i][/b]etrafında olup da:
[b][i]“Erbakan Hocamızın kara tırnağı olamam!” [/b][/i] durumundan kalkıp da …
[b][i]Reisimizi bu duruma düşürenler! Damarlarınız kurusun emi! Allah sizin de iki dünyanızı tahrip etsin![/b][/i]
Bu duaya da AMİN der misiniz?
SÖZÜN ÖZÜ MİLLİ ÇÖZÜM
Yukarıdaki yazılanlara ve yorumlara Eyvallah sonuna kadar doğru ve yüreğinize ve kaleminize sağlık demekten başka söz bulamıyorum.. Allah razı olsun Milli Çözüm. İyiki varsın ve gerçi birtek sen kaldın..
Ey Fitil Sen Ne Zaman Aydınlanacaksın?
Ey Fitil Sen Ne Zaman Aydınlanacaksın?
Şama demek; bal mumuna yada parafin batırılmış fitil demekti. Epeydir Milli Görüş davasının mazisini ve bu yolda yürürken terkedip AKP ye gidenleri haklı olarak eleştirip dururken, malesef kendileri fitili olduğu ışıktan faydalanamamışlardı. Evet Şama’ya bu tarz hatırlatmalar facebook hesabından yapılmış, dönemin YİK Başkanının ve Saadet Partisi içinde Erbakan’a rağmen yapılan siyaseti neden eleştirmediği de aynı hesaptan tenkit edilmişti.
Şimdi;
A-Demek ki, Saadet içinde bu açık ihaneti görmek istemeyenler vardı!
B-Yoksa AKP oy kaybına uğradı ve girilen seçim sürecinde *Erdoğan’ın yanlışları var fakat bunların sorumlusu etrafıdır* demeye getirilerek tekrar Erdoğan’a şans verin anlamı mı çıkmaktaydı?
C-Temel Karamollaoğlu’nun Abdullah Gül çıkışlarına susmak, partide yeni ihanetleri örtme amacı değil de neydi?
D-Ayet-i Kerimeye göre Hakkı anlayıp kavradıktan sonra gidenlerin, geri gelemeyeceği kesinken, yeni gideceklere halı sermek anlamı taşımaz mıydı?
E-Ey fitil sen ne zaman aydınlıktan faydalanacaktın?
Makam mevki verilseydi…
Erdoğan, Milli Görüş gömleğini çıkararak bir çok dünyalık makam elde etti.
Oğuzhan Asiltürk ve Temel Karamollaoğlu’nun bütün yanlışlarına bir keramet uyduranlara bu makam mevkiler verilse onlarda aynısını yaparlardı.
SP teşkilatında yaptıkları bu münafıklık ve yalakalık karşılığında alabilecekleri makam çok daha kısıtlı olmasına rağmen ayarlarını böyle ortaya koyuyorlar.
Üzülün çünkü Adil Düzen kurulduğunda iş ehline verildiğinde sizin gibi münafıkların hiç bir değeri olmayacak. Ahirette ise Erbakan Hocam yerine ona ihanet edenlerin arkasından kaldırıldığınız zaman asıl pişmanlığı yaşayacaksınız çünkü ne bu dünyada Erdoğan’ın sahip olduğu geçici dünya malına sahip olamadınız. Ayrıca kafirlerden bile daha aşağı derecede yanacaksınız.