ERBAKAN’CA MİMAR SİNAN TAVRINDA
Tedbirli temkinli, dikkatli yaşa
Cümle şeytaniler, insan avında…
Takvasız Üstadsız, çıkılmaz başa
Şehvet işret1 nefret, nisvan2 ağında…
Allah’la aldatır, münafık seni
Eyler hainlere, muvafık3 seni
Faiz kumar fuhşa, mutabık4 seni
Gaflet girdabında, nisyan5 halında…
Kur’an’sız düzene, razı olanlar
Kâfir zalimlere, tazı olanlar
Bu fısku fücurdan, hazzı olanlar
Meyve devşiremez, hüsran6 bağında…
Haksızlığa susan, dilsiz şeytandır
Harama fetva sunan, tam şarlatandır
Mel’un; şeriata, şu taş atandır
Biz Hak’kı söyleriz, ihsan tavında…
İmanın en zayıfı, kalben buğuzdur
Şer seven; ne mü’min, ne de Oğuz’dur
Şirkten memnun isek, artık yoğuzdur
Cihatsız can kalmaz, isyan çağında…
Ey kiralık yandaş, riyakâr nursuz
Siz övdükçe şişip, putlaştı huysuz
Vicdanı kararmış, iz’anı ruhsuz
Bak havalı başı, Sübhan Dağı’nda…
“Şeriat gereksiz”, diyen kâfirdir
Dinsiz düzen seven, gizli münkirdir
Zahir dindar ama, kalbi hep kirdir
Kavrulması lazım, İslam yağında…
Din istismarıyla, dünya peşinde
Ahiretin satar, altmış beşinde
Alttan ne çıkacak, hele eşin de
Şubat Mart geçince, Nisan ayında…
‘’Boş ver doğruları, sen olguya bak
Dış Bank’ta milyon mark, sen dolguya bak…’’
Diyen şu onursuz, pis bulguya bak
Yarın görüşürüz, mizan sağında…
Azgın aygırlara, eyer vurulur
Bozbulanık akan, seller durulur
Bekle; elbet Adil, Düzen kurulur
Erbakan’ca Mimar, Sinan tavrında…
1- İşret: İçki alemleri, haram yaşam şekilleri.
2- Nisvan: (“Nisa”nın çoğulu) Kadınlar.
3- Muvafık: Uygun, uyarlanmış.
4- Mutabık: Uyuşup anlaşmış.
5- Nisyan: Unutmak, hatırdan çıkarmak.
6- Hüsran: Ziyan, iflas, zarar.

Adil Düzen, hemen!
Özledik hasreti yaktı sineyi
Günler aşar oldu artık seneyi
Gecikme olmadan hemen gelmeyi
Nasip eyle Adil Düzen’e Ya Rab
Üstadımız başımızdan ayırma,
Bereketin, Rahmetin ve Lütfün’la
Zafer sancağını şaha kaldır da
Milli Çözüm hizmetkarın ya Ya Rab.
Takvasız Üstad Ahmet Akgül Hocasız; Şeytan ve Enikleriyle Başa Çıkamaz Adil Düzen’i Hiç Kuramazsın
Tedbirli temkinli, dikkatli yaşa
Cümle şeytaniler, insan avında…
Takvasız Üstadsız, çıkılmaz başa
Şehvet işret nefret, nisvan ağında…
******************************************************************
Gün Akşama Döndü Gülüm (Bir Selam Sal)
Gün Akşama Döndü Gülüm
Bir Selam Sal Sabah Olsun
Gökte Bulut Yandı Gülüm
Bir Selam Sal Sabah Olsun
Bir Selam Güneş Doğsun
Bir Selam Sal Yüzüm Gülsün
İnce İnce Eğir Beni
Sev Yeniden Doğur Beni
Ta Yürekten Çağır Beni
Bir Selam Sal Sabah Olsun
Bir Selam Sal Güneş Doğsun
Bir Selam Sal Yüzüm Gülsün
Benim Türküm Başka Türkü
Söylüyorum Aşka Türkü
Yitirmişim Evi Barkı
Bir Selam Sal Sabah Olsun
Bir Selam Sal Güneş Doğsun
Bir Selam Sal Yüzüm Gülsün
Söz Lütfü Gültekin
ADIYLA!..
Batıla kayarsan,külün savrulur
Her daim Kuran’a,uyan korunur
Deccalin düzeni,altüst olunur
Erbakan ve sadık,bendi adıyla!
Anlamazsınız
Zalim sistemlerin ve hıyanet ehlinin saldırıları karşısındaki cesaretlerine
gafil insanlar bir anlam verememektedir
bunları ya ucuz kahramanlık ve ahmaklıkla itham etmekte
veya bunların arkasında mutlaka bir art niyet menfaat bulunduğunu söylemektedir
çünkü Allah’a tevekkül ve teslimiyetin kazandırdığı cömertlik ve cesaretle akılları yetmemektedir
herkesin de hatta dava adamı ve hizmet erbabı geçinenlerin dahi makam vemenfaat için hilekarlık ve haksızlığa bulaştıkları bir ortamda bile asla harama ve haksız kazanca tenezzül etmeyen
elle gelen düğün bayram cahiliye mantığıyla kalabalıkların değil Kur’an’ın izinde giden ve kendilerine Allah’tan güzellikler sirayet eden olgun ve onurlu müminler Allah’ın yeryüzündekihalifeleridir
Görelim mevla neyler neylerse güzel eyler
Şubat Mart geçince, Nisan ayında
Din istismarıyla, dünya peşinde
Ahiretin satar, altmış beşinde
Alttan ne çıkacak, hele eşin de
[b]Şubat Mart geçince, Nisan ayında…[/b]