GİZLİ SIRLARIMIZ AÇIĞA ÇIKSA!?
Yüzümüze bakan, kalır mı dostlar
Rabbim sırlarımız, açığa vursa…
Kimse selamımız, alır mı dostlar
Gizli günahımız, meydana korsa…
O Settar ismiyle, örtüp saklıyor
Tevbe istiğfarla, silip paklıyor
Kara yüzlerimiz, nurla aklıyor
Kul cehdü gayretle, özünü yorsa…
Nefis Şeytan gibi, belâmız vardır
Amma Kur’an gibi, kal’amız vardır
Şükür Rahim Rahman, Mevlâ’mız vardır
Hainler sürekli, tuzaklar kursa…
Şeytan tezgâh kurar, sakın kanmayın
Şehvet fırınına, düşüp yanmayın
Cenab-ı Hak ahdin, bozar sanmayın
İnsanlar sıdk ile, sözünde dursa…
Bâtıla kayanın, olmaz penahı
Siyonist safıdır, küfür cenahı
Sen nasıl işledin, bunca günahı
Ne cevap veririz, Mevlâ’mız sorsa…
Siyonist güçlere, din gayretiyle
İşbirlikçilere, kin hayret ile
Karşı koysan, Nebi-nin siyretiyle
Allah kolay eder, eğer ki zorsa…
Hak aşkına zulme, baş kaldırırsan
Neme lazım demez, hep aldırırsan
Münafık düşmana, mert saldırırsan
“Hafız” himayesi, boynunda korsa1…
Zalimler Allah’ın, denge kılıcı
Hainler mü’mine, ihtar kamçısı
Hep hayra yöneltir, hayat acısı
Sonsuz yatırıma, bu dünya borsa2…
Ey rüya dünyaya, kapılan cahil
Şehvete şöhrete, tapınan gafil
Bekle kalk borusun, çalar İsrafil
Ne yarar tapusu, Elâzığ Bursa…
1- Korse: Koruyucu ve enli sağlam kemer, kask.
2- Borsa: Altın, para, tahvil ve diğer ürünlerin alışverişinin yapıldığı yer.

HAK SAFINDA OLALIM!
Yarabbi! Sonsuz hamd olsun ki bizlere Hakkı hak batıl batıl olarak gösterdin. Bu davada ayaklarımızı sabit kıldın. Bizlere hakkıyla görevler yapmayı da nasip eyle
Günahlarımızı affeyle…
AMİN
Günahlarımızı Görüp Tövbe Etmemize, Kirli Fikirlerden Arınıp Özgürleşmemize Vesile Şiirler
Devamlı, etrafımızdaki bireysel kusurları, hataları bulmaya çalışan ve kullara karşı kibirlenmemizi telkin eden nefse karşı panzehir niteliğinde bir şiir. Şiirimizde de vurgulandığı gibi; kimseye söyleyemediğimiz hallerimiz, günahlarımız, hatalarımız aklımıza gelince; etrafımızın gizli yönlerine, şahsi kusurlarına bakacak mecalimiz kalmıyor.
Kendi kusurlarımızı, günahlarımızı görmemizi, affedilmesi için çaba ve tövbeyi istiğfar gayreti içerisinde olmamız gerektiği de öğütlenmektedir.
Zalime ve işbirlikçisine karşı(Müslüman) olmak ve insanca yaşamaya gayret etmek affı mağfirete; haktan (Milli Görüş’ten) taraf olmak kurtuluşa; hakkın yeryüzünde hakim olması için milim sapmadan cehd ü gayrette (Milli Çözüm şuurunda) olmakta dünya ve ahirette en ali makama vesiledir inşallah.
Rehberin Kur’an olup, Mürşidin yorsa…
Tevbe ya Rabbi, Tevbe estağfurullah
Dünya alev yeri, adem ahlaken infisah
Yeni bir bismillah ile, gönüllere inşirah
Rehberin Kur’an olup, Mürşidin yorsa…
İnfisah: Kokuşma
İnsan önce kendini sonra düşmanını tanınmalıdır.
Bu dünyaya imtihan amacıyla geldiğimiz aşikârdır. İnsan yaratılış amacının farkına varmalı ve halife olarak seçildiğinin şuurunda olmalı kısaca önce kendini tanımalı ve bilmeli sonra bu sınavda ayağını kaydırabilecek en büyük düşmanları olan nefis ve şeytanı tanımalıdır. Çünkü düşmanını tanımayan dostunu da tanıyamaz.
Aziz Erbakan Hocamızın da rüyada belirttiği gibi şeytanın gücü bizim onun güçlü olmasına fırsat verdiğimiz kadardır. Bu sebeple Allah’ı çokça zikretmeli sürekli meali kerim okumalı vesveselere karşı nas suresini okumayı alışkanlık haline getirmeli, Allah’a sığınmalıyız. Aynı zamanda sürekli Tevbe istiğfar etmeliyiz.
Eğer biz bu şuurda yaşar ayrıca münafık ve kâfir gürühuna mert ve net bir şekilde karşı koyup mücadele edersek Rabbimiz de bizleri Hafız isminin hürmetine nefis ve şeytanın tuzaklarından koruyacaktır inşaallah.
Bizleri en büyük düşmanımıza karşı teyakkuzda tutmaya çalışan ve bunu bize rüyalarla öğreten Aziz Erbakan hocamızdan bu konuda bize mürşidlik yapan Ahmed Hocamızdan Allah razı olsun.
Senden Sana Sığındık Rabbim!
Rabbi kulun yaratti ,kendin bildirdi!
Kul günah işledi , nankörlük etti !
Sonra birşeyler ters gidince !
Hayıflandı hep şikayet etti !
Bu günah bana hata ettirdi !
Demeliyim ,demeliyiz yoksa olmaz ki!
Nasıl düzelir ,düzeliriz ,refah buluruz!
Bu günahlarla biz ancak boğuluruz….
Riya ve kibirden Rabbim hoşlanmaz…
Nefsimiz hep yapar , hiç akıllanmaz !
Rabbim sen bizi bize bırakma !
Senden Sana sıgındık ne olur kovma !
Amiin
Ya Settar
Rabbim günahlarımızı örtsün. Bizi affetsin. Şiir insanın içini titretip, günahlarını hatırlatıp, estağfirullah dedirtiyor. Rabbimin afaffediciliği, merhameti olmasa halimiz perişan.
GIZLI SIRLARIMIZ
Kötü bakışla başlar, bazen gizli sırların
Farkına bile varmadan, Şeytan tutar yuların
Sağa sola savurur, kibir, şehvet, hırsların
Yoldan ayağın kayar, bakan gözün bozuksa
İnsan kendisi yaşar, onurlu yada onursuz
Bile isteye gider, sanmayın ki şuursuz
Ne Cennet ucuzdur, ne Cehennem lüzumsuz
Kabir suali yoktur, doğuştan akıl bozuksa
Kimseye kalmadı Dünya, sana kalır sanma
Amerika, Nato, Siyonu, süper güç sayma
Nemrut’a sivri sinek, bak şimdikine korona,
Odun ateşin sönmez, İbrahim mayan yoksa
TEVBE
Bir ömür aldanıp, gaflete daldım
Gönlümü boş heva, sevdaya saldım
Rahmandan kaçınca, Şeytana kaldım
Lütfuyla Mevlanın, bu Kapı’ya vardım
Tevbe; günahlardan, caymaya geldim!
El hak doğru
Rabbimizin nimeti olarak verdiği bu yol hürmetine, nice gizli ve kirli sıkıntılarımızı Mevlamız ifşa edip bizleri rüsva etmiyor. İnşallah halis niyete erişmek nasip olur da hem dünya da hem ahirette Rabbimizin Settar ismi celilinin hürmetine bağışlananlardan oluruz. Rabbimizin Şuara Suresi 87. ayetinde Hz. İbrahim’in (AS) dilinden bizlere öğrettiği duayı hatırlıyor ve gönülden tekrar tekrar amin diyoruz.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
“Ve beni (insanların) diriltilecekleri gün (hatalarımı açığa vurup) küçük düşürme (Allah’ım).”
ANCAK O’NUN RAHMETİYLE KURTULUNUR!..
Özünü-ruhunu Kur’an,Sünnet ve hikmetten alan; Milli Çözüm’ün insanı sarsan diğer şiirleri gibi bu şiiri de yürekten titretiyor!..Rabbimiz samimiyetle ibret alıp gerekenleri yapma konusunda bizleri de gayretli kullarının arasına katsın…Sadık rehber ve dostlarından ayırmasın inşallah!..
Muhterem Ahmet Hocamızdan duymuştum, tam böyle olmayabilir fakat hatırladığım kadarıyla anlam olarak:Kul mahşerde hesabını verir ve cennete gitmesine karar verilir.Büyük bir sevinç ve heyecanla ve cehennemden kurtulmanın verdiği ümit-korku dolu bir haşyet haliyle cennete yönelmişken,özel bir bölüme alınır!..
Ve hayatı kendisine izlettirilir!..Tabi kendi hayatını izleyen kul tarifsiz bir korku,panik ve şaşkınlığa düşer ve inlemeye başlar!..Bilir ki aslında yaptığı hiç bir amel,yaptığı yanlışlar ve kötülüklerden dolayı onu kurtarmaya yetmeyecektir!…Böyle perişan bir haldeyken ona;Cennete gönderilmesinin asıl sebebinin, Allah’ın sonsuz şefkat ve merhametinin olduğu bir kez daha hatırlatılmış olur.Öyle yaptığı ve bin yerine nefis bulaştırdığı kıytırık amellerine güvenmemesi veya bunlar karşılığı bu sonuca ulaştığına dair bir şaşkınlığa sürüklenmemesi gerektiği, tekraren öğretilmiş olur!..
Bu kul her ne kadar beşeri nefsi zaafiyet,hata ve yanlış işleri çok olsa dahi;
zalimleri-kafirleri öven onların kötülüklerine çanak tutup bilerek destek çıkan birisi değildir!..
Ne Olur Halim
Nefsim seytanim dünyalık hesabım
Kıymeti olurmu ettiğim ecrin sevabın
Ardımda bıraktığım bunca günahım
Affeder mi Rabbim gayretim yoksa
Hadsizlik ettim tevbemi bozdum
Kapında el açıp, huzura durdum
Va’ad’in haktir kulağım duydum
Ne olur halim Milli Çözüm yoksa
Düşmanın azmini, davana fitil kıl!
[u][i]Zalimler Allah’ın, denge kılıcı
Hainler mü’mine, ihtar kamçısı[/i][/u]
Şiirde geçen şu dizeleri okuyunca aklıma herkesçe bilinen efsane dizi Kurtlar Vadisi’nden bir diyalog geldi.
İşlerin sarpa sardığı ve Polat Alemdar’ın eşinin ve yakın adamının kaçırıldığı sırada onları kurtarmaya giderken bir diğer adamıyla arasında geçen konuşmayı yazıyorum;
Memati;
-Ya usta hiç mi umutsuzluğa düşmüyorsun, valla beni şişiriyosun.
Polat;
-Düşüyorum tabiki düşüyorum. [u]Ama düşmanlarımızın çokluğunu görünce, adamların davalarına olan azmini sadakatni görünce düştüğüm umutsuzluktan utanıyorum.[/u] Elin oğlu bizi 700 bin metrekareye sıkıştırmış orada bile bırakmıyor, biz mi elin oğlunu rahat bırakıcaz ki bildiği gibi at koştursun! Ya cezaevine sığdırıcam onları 11 metrekare ya da mezara 2 metrekare. Bir santim fazlasını bile çok görürüm çok. 8)
Gerçekten de hainleri, davalarına sadık siyonistleri gece gündüz İslam’ın nurunu söndürmek için çalışırken, yüz yıllık planlar yaparken, yediğimize içtiğimize giydiğimize içimize kadar girdiklerine, işbirlikçileriyle ümmetin ahlâkını, itikadını, imanını bozduklarına şahit olurken, onların batıl ve mağlup olmaya mahkum davalarına olan bağlılıklarını görürken umutsuzluktan, acabalardan, korkulardan utanıyorum. En az onlar kadar sadık, heyecanlı, adapte, tavizsiz, emin olamamaktan utanıyorum. Onların bağlılığı bizleri kamçılamalı, çalışmaya itmeli, hatta bizi gaza getirmeli.
[b]Allah’ın vaadi haktır ve yükselen en gür seda İslam’ın olacaktır! [/b]