YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e84ecfaf8c2
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 2
Bugün : 10869
Dün : 56818
Bu ay : 1226532
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53371590
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

HER DAİM ALLAH!.. (CC)

       

Ahed ma’budum

Samed maksudum

Rahmet matlubum

Hünkârım1 Allah

Efkârım Allah…

      

Evde seferde

Gece seherde

Her an her yerde

Ezkârım2 Allah

Efkârım3 Allah…

      

Aşkım esrarım

Arzum ısrarım

Oldum ensarın4

Hep kârım Allah

Efkârım Allah…

      

Tüm kâinatta

Hem tabiatta

Türlü san’atta

Ezhârım5 Allah

Efkârım Allah…

      

Kutlu davamdır

Mutlu sevdamdır

Daim duamdır

Ezkârım Allah

Efkârım Allah…

      

En Hak nizamım

Hesap mizanım

Salat ezanım

Envârım6 Allah

Efkârım Allah…

        

Yer gökte “BİR”im

Muhammed “PİR”im

Şahım ve “MİR”im7

Ezkârım Allah

Efkârım Allah…

      

Nefsle harb eder

Etme derbeder8

Ahmet Akgül der

Kesme rüzgârım

Hünkârım Allah

Efkârım Allah…

      


1- Hünkâr: Tek ve gerçek Sultan.

2- Ezkâr: Zikirler, övgüler.

3- Efkâr: Fikirler, dertler ve düşünceler.

4- Ensar: Yardımcılar- “Ey iman edenler, Allah’ın yardımcıları olun!..” (Saff Suresi: 14)

5- Ezhâr: Zuhur eden tecelliler, güller ve çiçekler.

6- Envâr: Nurlar, manevi zuhurlar.

7- Mir: En büyük BEY, en yetkin ve gerçek devlet reisi.

8- Derbeder: Perişan edilmiş, yenilmiş.

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

Subscribe
Bildir
11 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Huu !
Heran yanımda !
Hep huzurunda…
Daim yolunda …
Kul eyle Allah !
Elhamdülillah…

Hep zikreyle…
Heran heryerde…
Durma seher de…
Sübhanallah:

Ma’budum, Maksudum ve Matlubum ALLAH (CC)
Ahed ma’budum
Samed maksudum
Rahmet matlubum
Hünkârım Allah
Efkârım Allah…

Hak Davayı Temsil Eden Milli Çözüm Zihniyetine Gönülden Bağlı Olarak ve Tâbisi Takipçisi ve Tatbikçisi Olursak Bu Şiirdeki HER DAİM ALLAH ile Olabilme Kazanımını Elde Etmemiz Mümkün Olacaktır!..
Her daim Allah ile olabilmenin, yolunun ilk aşaması her yüz yılda bir insanlığın saadeti için gönderilen elçiye ve hak davasına tâbi olmakla mümkün olabilecektir. Bu yüzyılımızın Hakk Davasının temsilciliğini MİLLİ GÖRÜŞ -MİLLİ ÇÖZÜM ZİHNİYETİ VE ŞAHS-I MANEVİSİ ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZ ÜSTLENMEKTEDİR.

HUCURAT SURESİ 7. AYET
Ve bilin ki Allah’ın Resulü (Sünneti, hayat sistemi ve Nebevi prensipleriyle her zaman) içinizdedir. Eğer O, birçok işlerde sizin (keyfinize ve nefsi beklentilerinize) uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kılıverdi ve size inkârı, fıskı ve isyanı (Hakk davadan kopmayı) çirkin gösterdi. İşte onlar, (imanı ve İslam’ı seven, inkârı ve isyanı çirkin gören Müslümanlar) Hakk yolu bulmuş (irşad olmuş) kimselerdir. [[u][b]Not: “Hakk dava”: İslami hükümler ve insani hedeflerle kurulan, Kur’an’a ve Sünnet’e dayalı bilimsel ve evrensel bir Adil Düzeni amaçlayan sistem ve siyaset hangisi ise; inkârcılardan münafık din istismarcılarına, sağcılardan solculara, dış odaklardan işbirlikçi iktidarlara (kendi aralarında çıkar çekişmesi ve taassup hasetleşmesi yaşansa da) hepsince ortaklaşa “en ciddi tehdit ve tehlike” sayılan ve aleyhinde resmiyete dökülmemiş fiili bir ittifak kurulan ve şeytan şürekasınca asla sahip çıkılmayan ve destek olunmayan, hatta dağıtılmaya-kapatılmaya çalışılan hareket ve şahsiyet hangisi ise, işte her asırda Hakk Davayı O temsil etmektedir.][/b][/u]

NİSA SURESİ 59. AYET
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin (Kur’an’a uyun), Peygambere (sünnetine tâbi olun), ve sizden olan “Ulu’l-Emr’e” (yani, inandığınız gibi hak ve hayır üzere sizi yönetenlere, adil devlete ve hükümete, gerçek ilim ve içtihat ehline) de itaat edin. Eğer herhangi bir hususta anlaşamayıp çekişirseniz, onu hemen Allah’a (Kur’an’a) ve Resulüne (Sünnete) arz edip (bunlara göre hüküm verin). Şayet Allah’a ve ahirete inanıyorsanız, bu sizin için daha hayırlıdır ve dönüp erişilecek netice olarak daha güzeldir.

AHZAP SURESİ 3. AYET
(Her girişiminde ve her süreçte sadece) Allah’a tevekkül et; (çünkü) Vekîl olarak Allah yeterlidir. (O Kendine sığınan sadıkları koruyup kollayacaktır.)
( http://www.mealikerim.com)

AL-İ İMRAN SURESİ 125. AYET
Evet, eğer (siz Hakk ve hayır yolundaki sıkıntılara) sabrederseniz, (günahlardan da) sakınırsanız ve onlar (düşmanlarınız) da aniden üstünüze (saldırırsa yine) Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım eriştirecek ve imdadınıza yetişecektir.

Şiirin Hatırlattığı Hadis-i Şerif
Ebû Hüreyre”den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah şöyle buyurdu: “Kim benim bir velî kuluma (dostuma) düşmanlık ederse, ben de ona harp ilân ederim. Kulum, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevimli bir şeyle bana yaklaşamaz. Kulum nafile ibadetlerle de bana yaklaşmaya devam eder, ta ki ben onu severim. (Sevince de) artık onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden isterse muhakkak ona (istediğini) veririm. Bana sığınırsa muhakkak onu korur ve kollarım…””
(B6502 Buhârî, Rikâk, 38)

Rabb Olan Allah
Heran heryerde
Tecellisi evrende
Esmasıyla bilinmekte
Rabb olan Allah

Mevcudat zikirde
Nimeti şükürde
Herdaim bizimle
Rabb olan Allah

Vaadettiği devrime
Mehdi Resul, mesihle
Kavuştur Fetih’e
Rabb olan Allah

Dilimden ALLAH kalbimden imanımı alma Allahim
Tüm kâinatta

Hem tabiatta

Türlü san’atta

Ezhârım Allah

Efkârım Allah…

Kutlu davamdır

Mutlu sevdamdır

Daim duamdır

Ezkârım Allah

Efkârım Allah
Yolumuz hep RABBİM ‘e çıksın .

FETHE İNŞALLAH…
Hak söz duyunca
Hemen koşunca
Sadık olunca
Mahbubum Allah
Matlubum Allah…

Özden seversen
Şerden geçersen
Hakkı seçersen
Yar olur Allah
Şan olur billah…

Hayrı engeller
Şerri teşvikler
Haramlı işler
Bıktık illallah
İmdat ey Allah…

Siyona hizmet
Piyona kısmet
Batılı terket
Yetişir Allah
Felah inşallah…

Erbakan Rehber
Üstad takipler
Deccal def eder
Pek yakın billah
Haydi inşallah…

Tek çare burda
Çözüm kolunda
Bilge Hak yolda
Koşturur Vallah
Fethe inşallah…

Ya Hak
İşimde Âllah
Dilimde Âllah
Zikrimde Âllah
Fikrimde Âllah
Aklımda Âllah
Aşkımda Âllah
Aslımda Âllah
Kanımda Âllah

İman Nimeti
Rabbimizin emrimize vermiş olduğu sayısız nimeti, bu nimetlerin her birinin bize sağladığı türlü menfaati ve nihayet en sonunda yine Rabbimize dönüş olduğunu hatırladık. O’nun mübarek ve mukaddes yolunda bulundukça kulluk şerefinden hissedar olacağımızı, O’nun davasına sarıldıkça insanlık onuruna erişeceğimizi anlamış olduk.

Amentübillah ve estağfirullah
İman nimetini, kesme Allahım
Ne mutlu bizlere, Sensin tek penah
Sadıklara yoldaş eyle Allahım..

HER DAİM ALLAH!.. (CC)
Aklı olan insan, Seni arar!
Aramayanın, aklı neye yarar?
Sana kavuşunca, aklı kim arar?
Can, Canım Cananım Allah
Derdim, dermanım Allah…

Serdin aleme, çeşit çeşit nimeti
Binbir İsmin, farklı farklı tecelli
Zikrediyor Seni, gölgesi gerçeği
Her daim aşk ile derler, Allah
Feryad flgan virt’im, Allah

Her daim Allah
Öncelikle bizlere böyle hikmetli, uyumlu, hem kulağa hem kalbe hem akla dokunan ve insanı kendi içinde muhasebeye iten yazıları hazırlayan Milli Çözüm ekibi yazarlarımızdan ve bize hakk yolda öncülük, öğretmenlik, kavvamlık eden Ahmet Akgül hocamıza teşekkür ediyorum ve sonsuz şükranlarımı sevgilerimi sunuyorum.

Bu hikmetli sözlerin üzerine söz söylemeye insan hâyâ ediyor, yorum yapmak ne haddime diyor hatta. En fazla yapabileceğim anladığımı, bu sözlerin bana hissettirdiklerini yazmak olur dilim döndükçe. Burada yazabilmenin de yorum yapabilmenin de nimet olduğunu düşünüyorum ve böyle bir imkân sunulduğu için ayrıca teşekkür ediyorum.

Çünkü yazarken kendimi dinliyorum, halimden ancak böyle haberdar oluyorum. Yazdıkça sevincimin de hüznümün de faili ortaya çıkıyor. Ruhuma ameliyat yapıyorum sanki. Konuşmak ve kendini ifade etmek insanın zehrini akıtır derlermiş. Bir de ben bunun Allah’ın huzurunda olduğunu ve bir yandan bu arzu halimi ona anlatıyormuş gibi niyetleniyorum. Bir yandan da hocamla konuşuyormuş gibi hissediyorum. Böylece bu yazma hali hem dua hem dertleşme hem tedavi oluyor ruhuma. Adem’e kelimeleri veren, öğreten Rabbe hamd olsun.

“Ezkârım Allah

Efkârım Allah…”

Duygusallıktan ve hüzünden bahsetmek geldi içimden. Bu öyle bir hal ki… İnsanı hem insan yapan hem de içini dağlayan yakan bir meziyet. Hüzünlü insanın kalbi, ruhu konuşuyor, adeta eline batan iğneyi hisseder gibi ruhun varlığını hissettiriyor. Yakıyor, acıtıyor, ağlatıyor ama “yaşıyorum, hissediyorum, canlıyım…” diyor insan. Oysa hüzünsüz, pürüzsüz, her şeyin yolunda gittiği zamanlarda insan kendinde değilmiş de bir rüyanın içindeymiş gibi hissediyor. Zaman çok hızlı geçiyor, gafletle nefesler tüketiliyor ve derin bir uykudaymış da uyanmayı erteliyormuş hissine kapılıyor. Hüznü özlüyor dersem abartmış olmam… Hüzün gelse de “gerçek” hissetsem. Efkârlanmayı seviyoruz birçoğumuz.

Çoğu insan bu histen, öylesine kaçıyor ki susturuyor, gafletten uyanmayı, hüzünlenmeyi erteliyor. Kalbinin en ücra köşelerine sıkıştırıp akışa kendini bırakıyor. Bir de bakıyor ki koca bir ömür geçmiş gafletle…

Oysa o hüznün tadına varan kişi aslını bulmuşcasına sarılıyor hüzne. Hani Allah “Ben hüzünlü kalplerdeyim” diyor ya… Ve hani kalpler de ancak Allah’ı anınca huzur buluyor ya… Ben hüznümde seni, sende huzuru buluyorum Allah’ım. Dünyaya gelmediğimi, dünyadan yalnızca geçtiğimi hissediyorum. Hüzünlendikçe asıl memleketimi, asıl sahibimi, asıl maşuğumu idrak ediyor ve çok özlüyorum. O hüznü itip sakladığımız ücra köşeden çıkarmak canı çok yakıyor ama ardından gelen huzuru tadınca hamd edip rahatlıyorum. Ne güzel hüzünlendim be diyorum hatta…
Dünyanın süsüne kanmadım, kalbimi yokladım, gafletten sıyrıldım diyorum.

Ve biliyorum ki bu hüzün hali aynı zamanda kalbin kabz diye bahsettiğimiz arınma, güçlenme, yeni imtihan ve derecelere hazırlık hali. Kalbin o içi içine sığmayan ve sevinçten kıpır kıpır olduğu rast haline bir hazırlık.

Velhasıl, kalp halden hale giriyor, evriliyor çevriliyor ama en son sende, hüzünde takılı kalıyor Allah’ım. Ve bu hal ebediyette tecellini görene kadar, sana her manada ulaşana kadar da durmadan devam edip duracak. Senden geldim, sana dönene kadar da kalp tam bir mutmaini yaşamayacak.

Sen “Ey mutmain (tatmin bulmuş ve huzura kavuşmuş) nefis! (Mutlu ve kutlu kişi), (Haydi, Allah’ı) Razı etmiş, (sen de) hoşnut ve memnun edilmiş olarak, Rabbine dön!” (Fecr 27-28) diyene kadar hüzün yoldaşım olacak… Kalbim halden hale girecek…

Çok sevinecek, çok ağlayacağım… Gafletle ölüp imtihanla dirileceğim, hata yapacak düşecek ve tekrar kalkacağım, sana asi gelip yine sana sığınacağım… Öğrendikçe başımı yere eğecek, meyve verdikçe dallarımı aşağı eğecek, hakkı bildikçe cahilliğimi ve acziyetimi görüp sana daha çok bağlanacağım.
Dostunla, tecelli ettiğin kullarınla… Hocamla avunup kalbimi bir nebze teskin edeceğim… Dünya ve fani damgaları kalbimi yorarken ben davana hadim olarak bedenimi yormakla, kalbimi dinlendireceğim… Son nefese kadar… Her ân… Her halde… Her daim… Allah!

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
11
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...