HER ŞEYDE HALIK’IN TUĞRASI VARDIR!
Yüzleri gülse de, özü fokurdar
Aşıkın gönlünde, yarası vardır…
Tek başa zulmata, meydan okurlar
Sadıkın feraset, çırası vardır…
Hak nizam uğrunda, hayır yolunda
Melekler destekler, sağı solunda
Erbakan safında, Çözüm kolunda
Sabret ki her şeyin, sırası vardır…
Varlık-darlık sınav, fırsat seriyor
Kimler sarp yokuşa, göğüs geriyor…
Allah ihmal etmez, mühlet veriyor
İlahi gazabın, vurası vardır…
Gafiller avunur, mal kesretiyle
Bak ruhum kavrulur, Hak hasretiyle
Zafer umuyorum, Dost nusretiyle
Sanırlar delidir, sarası vardır…
Demokratur tuzak, halka bir oyun
Şehvetle azdırın, faizle soyun
Aç kurdun peşine, takılmış koyun
Çün yüksek makamı, parası vardır…
Vicdanı yozlaşan, hayâsı çıkar
Altın kaplı bakır, boyası çıkar
Mahşer meydanında, foyası çıkar
Fasıkın yüzünde, karası vardır…
Hak rızası yoksa, şerre kapılır
Riya gösterişle, şirke sapılır
Baştan savma amel, yüze çarpılır
Bil ibadetin de, darası vardır…
Boyları uzun ya, aklı yayvandır
Namus pazarlanır, sanki Tayvan’dır
Görünüşü insan, özü hayvandır
Şeytanın binlerce, harası vardır…
Dest-i Kudret1 mu’ciz2; yontar keseri
Tabiat muhteşem, sergi bezeri
Her varlık harika, sanat eseri
Hepsinde Halık’ın, tuğrası3 vardır…
Din istismarcısı, şeyhi rahibi
Riyakâr sahtekâr, ahret haibi4
Has mü’min cennetin, kutlu sahibi
Hem kıtalar kadar, merası vardır…
Melekler selamlar, müjde onurla
Tüm dünya tarihin, izler şuurla
Onsekizbin âlem, gözler huzurla
Cennet köşklerinde, terası vardır…
1- Dest-i Kudret: Allah’ın Kudret eli.
2- Mu’ciz: Mucizevi, Allah’tan başkasının yapması imkânsız.
3- Tuğra: Padişah nişânesi, saltanat simgesi.
4- Haib: Korkacak ve utanacak olan, mahrum bırakılan ve hüsrana uğrayan.

İbadetin sınırları…
Her mısrası, her kıtası manidar amma şu kıta ibadetin sınırlarını göstermek adına çok vurucu geldi…
Hak rızası yoksa, şerre kapılır
Riya gösterişle, şirke sapılır
Baştan savma amel, yüze çarpılır
Bil ibadetin de, darası vardır…
Çok şükür
Firavun ezer, cahil halkı
Gafiller sürüsü, köle olmaya razı
Bıldırcın dururken, ister sarımsak soğanı
Cahileye, bu düzenden razı
Zulüm artar, dert etmez
Cebine dokunmadan, ses etmez
Kur’an nizamına, meyletmez
Ezilir ama, ahlaksızlıktan vazgeçmez
Adil Düzen geliyor, müjdeler var
Yıkılacak saltanat, İlahi adalet var
Hocamızın izinde, Milli Çözüm var
Çok şükür, Rabbimin vaadi var
Tek başa zulmata, meydan okurlar
Hak nizam uğrunda, hayır yolunda
Melekler destekler, sağı solunda
Erbakan safında, Çözüm kolunda
Sabret ki her şeyin, sırası vardır…
Emir ve yasaklar çizgisinde hareket etmek..
Emir ve yasaklar çizgisinde hareket etmek.. onun dinine ve davasına hizmet etmek, inancımızın ve insanlığımızın gereğidir. nankörlük ise hıyanettir. ve sonunda herkes, ektiğini biçecek ve müstahak olduğuna erişecektir. ve son pişmanlık para etmeyecektir..
Cennet Talimi
Yüz kara çıkaran sahte ameller,
Yıkar makamları, alır giderler
Riyadan, kibirden kaçan bireyler
Dünyada cenneti talim ederler…
Allah, Her Şeye Güç Yetirendir
Kesinlikle göklerin ve yerin mülkü (ve her türlü başarı ve zaferin mührü) Allah’ındır. Allah, her şeye güç yetiren (Kâdir olandır). ( Âl-i İmran Suresi 189 )
Allah ihmal etmez, mühlet veriyor. İlahi gazabın, vurası vardır…
Ya Rabbi Sen iyi bilirsin ki, kâfirlere karşı mü’min, müstakim ve mücahit kullarına yardım, ancak ezici bir zafer ve Feth-i Mübin ile olur! (Bizleri Siyonist zalim güçlerle ve işbirlikçi hainlerle mücadelemizde başarılı kıl!..) Âmin!”
Cenneti Vardır!
Yolladı bizleri imtihan için!
Hak davayı herdaim savunmak için
Zalime dik duruş sergiledinse,
İmanın sağlamsa , cenneti vardır…
Bu dünya kısadır ,sanma çok uzun!
Durmadan şuurla hep O’na sığın!
Ömür biter bir gün ,gafletten sakın…
Elbette ki sonsuz Rahmeti vardır!
HEP YANIMDASIN!…
HEP YANIMDASIN!…
Özümde sözümde, Sen varsın ey Yâr
Acımda nazımda, bayramımdasın…
Gözümden gönlümden, çıkardın ağyar
Hayalde rü’yamda, hayranımdasın…
Şirkten şekavetten, gaflet havamdan
Tevbe ya Rabb tevbe, benlik davamdan
Ne havastan oldum, ne de avamdan
Feryadü figanda, giryanımdasın…
Tesbih eder cümle, mahlûk şevk ile
Âlemler zikire, dalmış zevk ile
Hasretten Hazrete, beni sevk ile
Arzumda aşkımda, meramımdasın…
Takdir Senin gayrı, kızmam darılmam
Hükmüne razıyım, Hak’tan ayrılmam
Halık’ı bırakıp, halka sarılmam
Duamda davamda, beyanımdasın…
Saymakla biter mi, lütfu ihsanın
Kâr zararı bize, taat isyanın
Nazargâhı Hak’mış, gönlü insanın
Duyduğum gördüğüm, seyranımdasın…
Övdüren de Sensin, sövdüren de Sen
Dövdüren de Sensin, sevdiren de Sen
Dik tutan da Sensin, deviren de Sen
Dostumda yoldaşta, yaranımdasın…
Ey dost aşkın beni, benden alırmış
N’ola bulsam Sen’i, ben mi kalırmış
Aşkın kemend olmuş, bana sarılmış
Fikrimde zikrimde, her anımdasın…
Huzur hazzım olsun, Hızır yoldaşım
Vuslat hazır olsun, hicri yılbaşım
Lütfen çatlamasın, bu sabır taşım
Şükür benimlesin, hep yanımdasın…
Ahmet Hoca yeter, candan usandım
Bu fani fenadan, handan usandım
Riyadan yalandan, zandan usandım
Cihatta namazda, Kur’an’ımdasın…
ALINTI (MİLLİ ÇÖZÜM)
Lezzeti Vardır
ilahi Kelimetullah aşkına, Cihat uğrunda
Kur’an tercüman-ı Kalemi, Hakkın yolunda
Satır satır yazdıklarına andolsun ki 1 Vaadi yakında 2
Zafer müjdesine teslimiyetin, huzuru vardır..
Kalem 3
Gerçekten Senin için (asla tükenmeyen ve hiç) kesintisi olmayan (temenni ve memnuniyetin çok ötesinde şerefli ve izzetli) bir ecir verilecektir. [Not: “Bugün onların ağızlarını mühürleriz; -iman ve iyilikten, küfür ve kötülükten yana- bütün yapıp kazandıklarını, elleri bize söylemekte, ayakları (işlediklerine) şahitlik etmektedir” (Yasin: 65) ayetinin haber verdiği gibi, “Hayat; iman ve cihaddır” şuuru ve imtihan-kulluk sorumluluğuyla, Hakkı tebliğ ve tavsiye yolunda, bugün bile hâlâ kalemle ve satır satır gerçekleri yazan, her türlü sıkıntı ve saldırıya rağmen davasından ve Rabbinin rızasından caymayan mü’minler için, tuttuğu kalemlerin, yazdığı sahifelerin, harflerin, kelimelerin ve cümlelerin bir gün dile gelip şahitlik ve şefaatçilik edeceklerine dair İlahi mesaj ve müjdeler içermektedir.]
Saf 13
Ve (cihad ehli için; dünyada iken de beklediğiniz ve) seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah’tan ‘yardım ve zafer (nusret erişecek)’ ve yakın bir fetih (mutlaka gelecektir. Gerçek mücahit) mü’minleri müjdele (ki sadece onlar tarafından, va’ad edilen bu mutlu ve kutlu netice beklenmektedir).
http://www.mealikerim.com