KAPICIDA ARABA VAR, TABLACIDA TELEFON!
Geçinemiyoruz diyen, nankördür demiş Başkan
Her evde televizyon var, her tuvalette sifon…
Biz parayla oynuyoruz, buyurmuş cümle Bakan
Kara lastik giyiniyor; Tatvan, Şuhut, Merzifon
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
Acından ölen kalmadı, ekmek ile su boldur
Tuz gölünde taze tuz çok, doldur Allah’ım doldur
Asgari ücret yetmiyor, diyen bölücü soldur
Bizim hanım kullanıyor, metre yüz dolar şifon1
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
Çöpçüler köşeyi döndü, dükkân aldı hurdacı
Gözü açık saray yaptı, ahmak kısmı kiracı
Kandırmaca san’atımız, Din istismar aracı
Gümüş diye yutturulur, bakır çinkolu fakfon2
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
Bak her evde buzdolabı, her mutfakta ocak var
Doğalgaz pek pahalıysa, karton çöp yakacak var
Çocuklar çok üşürseniz, annenizde kucak var
Halka ilahi çalınır, localarda saksafon3
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
Diplomalı işsizlere, aylık mı bağlayalım
Emekli işçi çiftçinin, derdinem ağlayalım
Beş maaş verdik yandaşa, daha ne sağlayalım
Hep yandaşı konuşturun, halka tutman mikrofon
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
Şu yoksulluk şikâyeti, can sıkıyor kessinler
Ekmek yoksa pasta alsın, et yok havyar yesinler
Marketlerde her şey vardır, bal kaymak hoş besinler
Sucuk salam ve pastırma, Kayseri Konya Afyon
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
Faiz kumar zina azdı, sanmayın ki gâvurduk
Fabrika liman kalmadı, hepsin sattık savurduk
Yüz otuz milyar doları, Merkez Bankta kavurduk
Yandaş yoldaş arakladı, bütçede kalmadı fon
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
“Afrika’dan ileriyiz, Avrupa’dan çok ucuz…”
Diye hava atıyorlar, insan oluyor uyuz
Dış borca esir edildik, doğmadan olduk mahcuz4
Şükür herkes zenginleşti, tencereleri teflon
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
Her Kafkas kökenli kişi, bir Şeyh Şamil olur mu
Haram günahsa her işi, âlim amil olur mu
Yalan plan palavrayla, insan kâmil olur mu
İz’an vicdan çürümüşse, ona hayat fan fin fon
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
1- Şifon: Pahalı ipek kumaş.
2- Fakfon: Gümüş görünümlü bakır-çinko karışımı bir alaşım.
3- Saksafon: Üflemeli bir çalgı.
4- Mahcuz: Borca karşı haciz edilen.

AKP’nin 19 Yılının En Bariz Tefsiri
Geçinemiyoruz diyen, nankördür demiş Başkan
Her evde televizyon var, her tuvalette sifon…
Biz parayla oynuyoruz, buyurmuş cümle Bakan
Kara lastik giyiniyor; Tatvan, Şuhut, Merzifon
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
Kleptokrasi
Hanımefendi buyurmuş, az tüketin enerjiyi
Yandaş medya sihirbaz, verir bayat ekmek tarifi
Hamanlar bel’amlar, terkederler gemiyi
“Kapıcıda bile araba var”, kleptokrasi olmuş rejimi…
Kleptokrasi: Hırsızlar rejimi.
Bakar körler
Olgunlaşmanın ve onurlu yaşamanın ilk şartı; “Bakar kör” olmaktan kurtulmak ve Beynini (Aklını, Vicdanını) kullanmaktır.
Nefsinin esiri olan idareciler…
Nefsinin esiri olmuş yöneticilerden toplumsal huzur için kendi zevklerini ötelemelerini beklemek ancak hayaldir. Bu tür yöneticiler için kendi çıkarlarını koruma ve istikballerini garanti altına alma her şeyin önüne geçeceği için, bunlar ülkeleri adına tam bir talihsizlik ve felâkettir. Ancak nefislerinin bayağı arzularından sıyrılabilmiş, Hakkın emrinde, halkın menfaatlerini önceleyen yüce himmet sahibi yöneticilerdir ki başında bulundukları ülkeye huzur, güvenlik ve refah getirebilirler.
Müslim’de geçen şu hadis ise yönetim işini üzerine alan liyakatsiz yöneticileri, ahirette nasıl bir ceza beklediğini haber vermektedir: “Bu yöneticilik bir emanettir. Gerçekten de kıyamet gününde o bir utanç ve pişmanlık vesilesidir. Yalnız onu hakkı ile alan ve onun sorumluluklarını yerine getirenler müstesna.” (Müslim, İmaret 16
Sömürenlerle sömürenlerin söz birliği!
Basit Dünyevî çıkarları ve nefsanî zaafları yüzünden insanları sömüren işbirlikçi hainler ile sömürenlerin baskı ve zulümlere karşı koyma gücü bulunduğu halde sömürüye karşı direnemeyen, sömürülüp ezilmeye rıza gösteren, hatta sömürenlerle işbirliği içine giren gafillerin halini anlatan muhteşem bir şiir.
[b]Sömürenlerin Sömürme, Sömürülenlerin Sömürülme gerekçeleri: “Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”[/b]
Ne söylersen söyle, hangi zulmü dile getirirsen getir, hangi ahlaksızlığı anlatırsan anlat artık fark etmez, sömürenlerin ve sömürülenlerin ortak cevapları “Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”
Milli Çözümcü olduğumuz için Yüce Rabbimize sonsuz şükürler olsun!
Necmettin
Şiirlerle hakikatler,nede güzel anlatılmış
Siyon-süfyan maskeleri,nasıl da düşürülmüş
Batılın kaleleri temelden,söktürülmüş
Hakikat konuşuyor,tüm mısra vurgularda!..
TUR SURESİ
52:29
Şu halde Sen (ey Nebim!) öğüt verip-hatırlat; çünkü Sen, Rabbinin nimetiyle ne kâhinsin, ne mecnun. (Sana iftira edenler, asıl kendileri delidir ve nasipsizdir.)
52:30
(Ey Nebim!) Yoksa onlar Sana: “(Bizi hayra davet eden kişi sadece) sıradan bir şairdir, ‘biz Ona zamanın (getireceği) felaketleri gözlüyoruz’ (ve Onu susturup pusturacak tuzaklar hazırlıyoruz)” mu diyorlar? (Sabret ve söyle:)
52:31
De ki: “(Öyle ise) Siz gözetleyedurun; çünkü Ben de sizinle birlikte (Allah’ın; inkârcıları ve münafıkları rezil ve zelil duruma sokacağını, sadıkları da aziz ve muzaffer kılacağını) gözetleyip bekleyenlerdenim.”
Ey lüks, servet, makam ve iltidar düşkünleri!.. Vatandaşa çok gördüklerinizle, bir saat yaşayabilir misiniz?
Bu iktidarın senelerdir beceremediğini -ki zaten becerememek üzere o iktidara taşındılar- Erbakan Hocamız 11 aylık Hükümet sürecinde başarmış;
[b]-Memura yüzde 200 zam yapılmış…
-Bağ-Kur’lunun maaşı, öğrenci bursları 3 katına çıkarılmış…
-Asgari ücret yüzde 100 artırılmış…
-Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu’ndan, tüm fakir ve sahipsiz ailelere yardımlar yapılmış…
-Vergisiz ve zamsız ilk paket açıklanmıştır…[/b]
Tabii bunlar Erbakan’ı hayırlı hizmetlerinde ve Adil Düzen projeleriyle değil; ancak istismarını sömürüsünü yapmak ve milli görüş çevresini yemlemek için anarlar.
Vatandaşın yüzüne yüzüne alay eder, kafasına çay atar, ekmek fırlatır, pişkin pişkin de kalkıp vicdan sorgularlar. Ve bugün her hakarete rağmen hâlâ bunların peşinden gidenler, azarlandıkça, hor görüldükçe bağlılığı artan firavunun destekçileri gibiledirler ve derin bir aşağılık kompleksi, haysiyet ve onur felci içindedirler.
[b]Eşleri on binlerce dolarlık, çantalar takar
Suları sarayın altın, musluklarından akar
Vatandaş işsiz, evsiz, ve aç karınla yatar
Sünnetullah böyledir; zalimlere acı son
“Kapıcıda araba var, tablacıda telefon!..”[/b]
AHİR ZAMAN
ZENGİN ZENGİN OLURKEN,
FAKİRSE FAKİR OLUYOR..
ZALİM ZULME DOYMUYOR
ÇALDIĞIN KÂR GÖRÜYOR…
BU ZULME DUR DİYEN YOK
AHİR ZAMANDAYIZ !
HERKES İMTİHANIN VERİR
ÇÜNKÜ HEP SINAVDAYIZ…
VİCDAN KALİBRASYONLARI BOZULMUŞ BUNLARIN
Nasıl düzen veya düzensizlik arkadaş gariban açlıktan kıvranırken hala gözleri doymamış fakir fukaranın çektiği sıkıntıyı görmeyen veya görmek istemeyen bugünkü Karunlara, firavun yaşasa sapka çıkarırdı.Ben sizin kadar zulm etmedim derdi.Uyusturulmuş beyinlerin bu kokuşmuş düzene sessiz kalması,çaresiz lik pskolojisiyle derdine çare aramamasıda sanırım toplumun vicdan kalibrasyonlarının bozulmuş olması kaynaklıdir. 2500 tl aylık geliri olan insanların aylık geliri 50 bin 100 bin geliri insanları deli gibi savunması arkasından gitmesi belamların ezilen topluma sabrı tavsiye etmesi siyonist kesimlerin emrindeki kukla yöneticilerin halkı kandirma ve oyalama planlarının bir parçası olsa gerek.Açlık sınırının altında ki asgari ücretle yani toplumun çoğunluğu aç gezmekte temel ihtiyaclarını gideremediği için intahar etmektedir. Namuslar pazara düşmektedir. Allah tez zamanda milletimi bu zilletten kurtaracak Milli Çözüm hükemeti nasip etsin. Vicdanımızın sesine tercüman olan Üstadımızdan Allah razı olsun.
Kapıcıda 2.el hurda araba, Peki sende neler var Sayın Başkan
Merak etmeyiniz Sayın Başkan, bizlerde sizin parmağınızdaki yüzükten gayrı, neleriniz var az çok bilmekte ve şimdilik uzaktan seyretmekteyiz.
Diye cevap verir kapıcı….!!!
Ehli gaflet ne bilsin, insanlık ne haldedir
[b]Ehli gaflet ne bilsin, insanlık ne haldedir[/b]
Izdırap çekene sor, bir gece kaç asırdır!
Merkebin tüm gayreti, yeminde ve beldedir
Onu ahıra koysan, zanneder ki kasırdır!1
[b]Kukladan lider olmaz, ve kahpeden kahraman
Uyuz huysuz fırsatçı, ucuz gider her zaman
Kendin sanır Osmanlı, Selçuklu ve Karahan
Siyonizm’e kiralık, sanki Abdün-Nasır’dır!2[/b]
1- Kasır: Saray.
2- Abdun-Nasır: Görünüşte İsrail’e kafa tutan, ama gerçekte Siyonizm’e hizmetkâr bir hain olan Mısır’ın eski sosyalist lideri.
Diktatörler kendi halkına despot-hükümran, küresel odaklara ise kiralık figürandır!
Elhamdülillah …. Muhterem hocam kaleminize kuvvet… Muhteşem 9 kıta ile 20 yılın neticesini ortaya koyulmuş bir şiir… Listemizdeki çevremize bu şiiri gönderdiğimizde Akp’ye yıllardır oy verenler dahil her türlü farklı siyasi görüşteki çevremizden ” DOĞRUYA DOĞRU” şiirde yazılanları onaylar şekilde geri dönüşler aldık.
Geçmişte ki yaşamış kavimlerin özelliğine baktığımızda şunu görmekteyiz; o dönemde Firavunlar halkına diyorlardı; siz benim kölemsinizi… Ama günümüze baktığımızda ise tam tersi yaşanmakta yani halk idareye diyor bu sefer… “Biz senin köleniziz” diye… Hani bir kadın çıkmıştı da demişti ya; ben onun kıçının bilmem nesiyim diye. Böyle dersen oda çıkar der ki ” KAPICISINDA BİLE ARABA VAR” hem aşağılıyor hakaret ediyor belli meslek ve kişileri aşağılıyor küçük görüyor hor görüyor…. İşte gelinen noktayı özetleyen güzel bir şiir..
Buckminster Fuller, “Diktatörlere diktatörlük imkânı veren, kendileri değildir, etrafındaki dalkavuklar şuursuz kalabalıklardır”
[u][b]ZUHRUF SURESİ 54. AYET[/b][/u]
(Firavun) Böylece kendi kavmini küçümseyip hafife aldı (onları basit ve haysiyetsiz ayak takımı kimseler saydı). Buna rağmen, yine onlar kendisine (hürmet ve) itaatini (artırdı). Gerçekten onlar fasık (duyarsız, davasız ve bayağı insanlardan oluşan) bir kavim olmuşlardı. (Çünkü Firavun kendilerini hakir gördükçe, ona daha çok yanaşmışlardı.)
Ayeti, diktatörlerin kendi halkını küçümsediklerini, onları hakarete müstahak gördüklerini ve güdülmesi gereken hayvan sürüleri olarak muamele ettiklerini ve maalesef kalabalık ve kılıbıklık psikolojisiyle bu zillet ve zahmete boyun eğen toplumların da diktatörlerine destek verdiklerini ve itaat ettiklerini” vurgulamaktadır. [u][b]Ama unutulmasın ki Firavun ve Nemrutvari diktatörlerin hepsinin sonu ibretlik bir şekilde yıkılıp yok olmalarıdır.[/b][/u] .
Çok şükür ki Milli Çözüm var. Hakka ve Hayra; ancak Kur’an’ın ve Resulüllah’ın emrettiği ve Erbakan Hocamızın öğrettiği yol ve yöntemle ulaşılabilineceği gerçeğiyle insanlığı ikaz ediyor hatırlatıyor hakkı haykırıyor, ruhlarımızı arıtıyor, Hak ile Bâtılı, mü’minle münafıkı en net ve mert şekilde ortaya koyan Milli Çözüm, hikmet ve hakikat aynalığı yapıyor. Elhamdülillah…!!!
Mazlumun ahı indirir şahı…
AKP’nin ondokuz yılını özetleyen mükemmel bir şiir olmuş.
Bu dünyada adam oğluyum dersin…
Helalı haramı durmayıp yersin
Yeme haramı er geç verirsin
İğneden ipliğe sorulur birgün.
Ne demiş Yunus Emre;
Olsun be aldırma Yaradan yardır…
Sanmaki zalimin ettiği kârdır…
Mazlumun ahı indirir şahı..
HER ŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR…
“Mesele çok basit, getireceksiniz anahtarları teslim edeceksiniz, hiç çaresi yok, yapamazsınız…” Prof. Dr. Necmettin Erbakan
https://youtu.be/hooEBS-nuic
Ne Fayda…
Hocam Allah razı olsun, Allah kaleminizi keskin, ferasetinizi daim kılsın.
Akıbet Ne Ola
Boz bulanık bir zamandır, üç kağıt marifet olmuş
İnkâr, istismar maharet, samimiyet yalan olmuş
Dökülmüş tüm sahte boya, paslı surat ayan olmuş
Utanmaz sataşır halka, koltuk aşkına kavrulmuş
Ortaya çıktı dümeni, gör bak akıbet ne olmuş
Karnımız (Haşa) Sizin Sayenizde Doyuyor Yüce Lider Yüce İktidar!.
Siz Yokken Yoktu ayağımızda çorap!
Olmasaydınız halimiz olurdu harap!.
Sizinle milletçe çokça yiyoruz kebap
Akp’yi desteklemek ne büyük sevap!.
Millet uyanamıyor gösteriliyor serap!.
Akp göz boyuyor her soruya var cevap
Narkozluyor sanki çekilmiyor ızdırap!.
Din ile avutuyorlar desteklemek sevap!..
* Ülkesinde asgari ücret alan elin Hansı ülkemizde 10 yıldızlı tatil yaparken ülkemizde asgari ücretle çalışan birisi çocuğunu servise veremiyor kışın ayazında yazın sıcağında yürümek zorunda kalıyor..
* Evet işbirlikçi idarelerde ülkemiz zor günler yaşadı. Ancak 20 yıllık tek başına ülkeyi yöneten Akp iktidarında aynı şeyler yaşanıyor.. Ama eski dönemlere göre devletin fabrikası kalmadı hane halkı borcu arttı.. Devlet borcu arttı.. Yani Akp berbat ötesi bir ekonomi politikası izledi. Dış Sermaye Sıcak para kredi vb ile millet devlet borca faize dövize esir edildi.. Ve Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olur açısından olay analiz yapılırsa Akp eli ile bizi daha iyi günler beklemiyor..
Dış Güçlerin Türkiye ile düşmanca bir savaşın içinde oldukları doğrudur. Yalnız Akp yetkilileri bu gerçeği görmezden gelerek ülkemizi hem askeri hem ekonomik bir kuşatmanın altına sokmuşlardır.. Şimdi sızlanmanın kimseye faydası yoktur.. Düşülecek bu vahi duruma yönelik Erbakan Hoca:
“Adam 20.haçlı seferini ilan etmiş seni parçalacağım yok edeceğim diyor sen hala bunlar benim müttefikim stratejik ortağım diyorsun. Delimi sin sen deli misin” şeklinde ifadeler kullanmışlardı.
Daha kötü durumlara düşmeden Rahmetli Erbakan Hocamızın ekonomi dış politika iç kardeşlik politikalarına dönülmek zorundadır ülkemiz.
Ülkemizin problemleri Milli Palavralarla Değil Milli Politikalarla çözülür..
KİMİ SARAYDA, KİMİ ÇADIRDA!
Ne garip bir dünya
Kimi sarayda, kimi çadırda
Birinin eli balda, diğerinin çamurda
Altta kalanın canı değersiz, bu zamanda..
Gariban, ekmek ve su ile
Uyumaya çalışır yarı aç haliyle
Onbeşbin maaş yetmiyor diye
Bakın hele, itiraf eden eski vekile..
Pazarlarda ezik sebze ve meyve toplayan
Artık bir çözüm bekliyor, binlerce insan
Sarayda gerçeklere gözünü kapatıp oturan
Bir bak ne diyor, senin gibiler için Kur’an..
Dövecek diz kalmayacak, böyle giderse
Tek çare ve kurtuluş, geçilecek Adil Düzene
Karanlıktan aydınlığa doğru, Milli Çözümle
Adım adım yaklaşıyor inananlar, büyük zafere..
Spot Mısralar
Üstadın kalemine ve “vicdanına” sağlık!..
Kur’an’ı okuduğumuzda; sömürü ve ahlaksızlığı tatbik eden insanlık tarihindeki kötü liderlerin ortak özelliğinin “halkı kıvrandırıp” şehirleri ise görkemli binalarla donatmak olduğunu görmekteyiz.
Vesselam…