YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a137b6b210a6
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 8 9 1
Bugün : 1387
Dün : 51629
Bu ay : 1438362
Geçen ay : 1737715
Toplam : 55321135
IP'niz : 216.73.216.203

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

KURTARAMAZ PUTLARIN

Bugün, dünün meyvesi, yarının çekirdeği
Son menzile dönüyor, ömrünün tekerleği
Can çırpınır; istemez, bedenden çekilmeyi
Kalp sıkışır, ruh çıkar, tükenir umutların
Azrail’den alamaz, seni bütün putların!

Hepsi geride kaldı, yalılar ve villalar
Teneşire konunca, başlıyor vaveylalar
Başka sevgili bulur, Ajdalar ve Leylalar
Faydası yok ampulün, katırların kurtların
Yalnız bırakır bâtıl, partilerin putların!

O kirli paraların, saklı gizli kasada
Ve viski şişelerin, yarım kaldı masada
Elbisen kefen bezi, modaya uymasa da
Çürüyecek; cilalı, cevizden tabutların
Haydi kurtarsın seni, kurtarıcı putların!

Bâtıla hayran iken, sen İslam’a düşmandın
Okulunu kapattın, Kur’an’dan hoşlanmazdın
Faydası olmaz amma, can verirken pişmandın
Sen kölesi olmuştun, hep barbar tağutların
Şimdi sahip çıkmıyor, pek sevdiğin putların!

Bil ki karanlık kabrin; bulunmaz kapıları
Ne banka şubeleri, ne kredi kartları
Mirasçılar paylaşır, yatları ve katları
Dağılacak elbette; yuvaların yurtların
Hiç boşuna bekleme, gelmeyecek putların!

Bu daracık mezarda, şimdi hesap başlıyor
Günahkâr zalimleri, çetin azap haşlıyor
Bak hâlâ şu zavallı, başörtüsü taşlıyor
Toprak atıp dağılır, tüm yalancı dostların
Seni hep terk ederler, tapındığın putların!

Put ki: arzularındır; yücelttiğin taptığın
Çıkarların uğrunda, her haksızlık yaptığın
Ön yargın saplantındır, inat edip saptığın
Silkin artık dökülsün, içindeki kurtların
Seni mahvedecekler, o mukaddes putların!

Ahireti unuttun, Allah’tan korkmuyordun
Kur’an’ın kapağını, açıp da bakmıyordun
Adil Düzen diyeni, meclise sokmuyordun
Piyonu olup çıktın, Siyonist haydutların
Şimdi kurtarsın seni, güvendiğin putların!

Kaçamak yaptığınız; o karılar, kocalar
Şimdi bak; herkes kendi, pisliğinde bocalar
Ne masonik localar, ne münafık hocalar
Bak faydası olmuyor, o sahte mabutların
Çağır seni kurtarsın, bu zavallı putların!

Şehvete ve şöhrete, böyle kul oldun gittin
Makam servet peşinde; niye pul oldun gittin
Sonunda cehenneme; yazık kül oldun gittin
Gördün ya kuruntuymuş; bütün bu tabuların
Seni yalnız bıraktı, güvendiğin putların!

Kimilerin partisi, kimin locası puttur
Birilerinin şeyhi; veya hocası puttur
Çoklarının karısı; bazı kocası puttur
Kimi kölesi olmuş; çulların çaputların
Gel Allah’a yönel ki, faydası yok putların!

Ahmet Hoca Hak Nebi, hakikat temsilidir
Fikir aklın, zikr kalbin; cilası, tespihidir
Hazırlan, kabir suali; bir kimlik tespitidir
Gayesiz ve gayretsiz; boş hayal tutkuların
Gel Hakk’a gönül ver ki, faydası yok putların!

4.8 19 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

Abonelik
Bildir
11 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Şehvete ve şöhrete, böyle kul oldun gittin
Makam servet peşinde; niye pul oldun gittin
Sonunda cehenneme; yazık kül oldun gittin
Gördün ya kuruntuymuş; bütün bu tabuların
Seni yalnız bıraktı, güvendiğin putların!

Nuh Suresi 23. ayetinde:

“Ve (bu arada kâfirler birbirlerine) dediler ki: ‘Sakın kendi ilahlarınızı bırakmayın; ne Vedd’i, ne Suva’ı, ne Yeğus’u, ne Ye’uk’u ve ne de Nesr’i bırakmayın (ve Nuh’a aldanmayın)!’ (Yani bu tapındıklarınıza ve tâbi olduğunuz hayat tarzına sahip çıkın, Nuh’un peşine takılmayın, diye birbirlerini kışkırttılar.) [Not: Bunlar soylu aileleri ve kabileperestliği, altın ve serveti, güç ve kuvveti, kadın ve şehveti, rızık ve emniyeti temsil eden putlardı. Bu isimler aslında Hz. Adem’in evlatları olup inançlı insanlardı. Ama bunlara yönelik hürmet ve muhabbetin anısı hatırına yapılan heykellerine zamanla tapınılmaya başlanmıştı.]”

Bu ayette geçen putlardan:

Vedd: Erkek heykeliydi ve serveti temsil ediyordu.
Suva’: Kadın biçimindeydi ve şehveti temsil ediyordu.
Yeğus: Görkemli bina üzerindeki yırtıcı aslan şekliydi. Saldırı ve kuvveti temsil ediyordu.
Yeauk: At ve araba heykeliydi, binekleri ve farklılık fantezisini temsil ediyordu.
Nesr ise: Kartal resmiydi, kahramanlık alâmetini, şan ve şöhreti temsil ediyordu.

Put, “Bize zarar vermesinden ve alâkasını kesmesinden en çok korktuğumuz; ve yine, bize yarar vereceğini ve mutlu edeceğini en faz­la umduğumuz kimse veya nesne, ne ise, “TANRIMIZ” da, “TAPINDIĞIMIZ” da işte odur” diye tarif ve açıklama buyururlar Üstadımız.

NESR denilen putun; şan ve şöhretin insan üzerindeki etkilerinin sonucu olarak ego ve kibir oluşturduğu, sürekli övgü alan kişilerde kendini üstün görmeye, eleştiri kabul etmemeye, başkalarını küçümsemeye başladıklarını sıkça görmekteyiz. Çok dikkatli olmalıyız. Çünkü bu durum insanın karakterini bozma ihtimali çok yüksek bir ihtimaldir.Şan ve şöhretin etkisinin bir diğer sonucu olarak, insan gerçek kişiliğini kaybetme ihtimalide vardır. Şöhret sahibi kişi bazen, olduğu gibi değil, insanların görmek istediği gibi davranmaya başladığı, yani kendisi olmak yerine farklı kılıklara rollere bürünebilme olasılıkları da çok yüksektir.Şan ve şöhret geçici olduğundan, insanların ve toplumların fikirlerine bağlı olduğundan, bugün belki vardır ama yarın olmadığında, bir çok insan depresyona – bir kısım madde bağımlılıklarına – kimlik krizlerine düşebilmekte. Yani şan ve şöhret manevi boşluk oluşturabilmektedir. Bu çok kıymetli şiirde de ifade edildiği üzere rabbim cümlemizi şu hakikatte kalmamızı ve gereğini yapmaya gayret etmemizi lütfeylesin:
Fikir aklın, zikr kalbin; cilası, tespihidir
Hazırlan, kabir suali; bir kimlik tespitidir
Gayesiz ve gayretsiz; boş hayal tutkuların
Gel Hakk’a gönül ver ki, faydası yok putların!

Hakkın Kur’an’ın ve Asrın Tercümanı olan Milli Çözüm Yayınlarıyla zamanımızı kıymetlendirmeyi rabbim cümlemize lütfeylesin. Amin.

ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA MUTLAKA KURULACAKTIR. VE İNŞALLAH HAKKA TERCÜMANLIK YAPAN MİLLİ ÇÖZÜM ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZ ÖNCÜLÜĞÜNDE KURULACAKTIR. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN FİNALE GETİRDİĞİ ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA HEDEFİ İNŞALLAH ONUN EN SADIK TALEBESİ VE TAKİPÇİSİ ÖNCÜLÜĞÜNDE GERÇEKLEŞECEKTİR İNŞALLAH. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ BUNUN MÜJDESİNİ TA 1980 YILINDA TRT DE YAZARLAR SORUYOR PROGRAMINDA ŞU CÜMELELERLE İFADE ETMİŞTİ;

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980) YENİ BİR DEVRİN BAŞLAMASI İLE İNŞALLAHADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULACAKTIR.

Saf 8
Onlar, Allah’ın nurunu (ve İslam’ın zuhurunu) ağızlarıyla (kuru laf kalabalığıyla) söndürmek istemektedirler. Oysa Allah, Kendi nurunu tamama (başarıya) eriştirecektir; kâfirler hoş görmese (ve engellese) bile (Kur’an’ın Adil Düzenini yerleştirip yürütecektir).

https://www.mealikerim.com/61/saf/8
Saf 9
(Allah) ki, (elbette) Elçisini hidayet ve Hakk Din üzere gönderendir; öyle ki onu (Hakk Din olan İslam’ı) bütün dinlere (ve bâtıl düzenlere) karşı üstün ve galip getirecektir; (hatta) müşrikler hoş görmeseler (ve karşı gelip istemeseler) bile (Allah bunu gerçekleştirecektir).

https://www.mealikerim.com/61/saf/9

Saf 14
Ey iman edenler, Allah’ın (Dininin) yardımcıları olun (Hakk davanın ve mazlum halkların gayretini çekin). Şunun gibi ki; Meryem oğlu İsa Havarilere: “Allah’a (giden yolda ve Hakk Dini uğrunda) benim yardımcılarım kimlerdir?” demişti de, Havariler Ona; “Allah’ın yardımcıları bizleriz” (diye yanıt vermişlerdi.) Böylece İsrailoğullarından (az) bir topluluk iman etmiş, (geri kalan) bir topluluk da inkâr etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekleyince, onlar da üstün gelmişlerdi.

https://www.mealikerim.com/61/saf/14

Hadîd 28
Ey iman edenler! Allah’tan korkun (küfür ve kötülükten çekinin) ve O’nun Elçisine iman (ve Peygamberin sünnetine ittiba) edin ki, size Kendi rahmetinden (dünyada zafer ve izzet, ahirette ise cennet ve rü’yet olarak) iki pay (güzel karşılık) versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz (böylece Hakka ve hayra erişeceğiniz) bir nur (akıl, feraset ve dirayet) versin ve sizi mağfiret etsin. Allah çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir.

https://www.mealikerim.com/57/hadid/28

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
İyi bilin ki, halis (ve hakiki) din yalnız Allah’ındır. (Kur’an’ın hükmüne ve Resulüllah’ın sünnetine aykırı düşünce ve davranışlar bâtıldır. Bu ölçülere uymayanları ve açıkça zulüm ve zillet düzenini savunanları,) Allah’tan başka evliyalar edinerek; “Biz bunlara sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tâbi oluyoruz (ve tapıyoruz” diyenlere gelince); şüphesiz ki Allah, onlar arasında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verecektir. Ve Allah (CC hiçbir) yalancı ve inkârcı nankör kimseyi asla hidayete ulaştırmayacaktır.
(Zümer Suresi 3)

“Bu hengâme ve bu telaş, bir gün bitecek

Ardında koştuğun işler, seni boş verecek

İzinde gitmediğim yollar, bir gün bitecek

Yollarımı sana döndür, Ya Resulullah…

Yıllarımı sana döndür, Ya Resulullah…”

Bir sohbette Ahmet Akgül Hocamız “İnsan arzuladığını vazgeçtiğinde özgürleşir ve işte o zaman imtihanından kurtulur.” buyurmuşlardı.

Hz. İbrahim Hz. İsmail’e “rüyasında” emredildiği gibi bıçağı boynuna vurduğu anda…

Hz. Yakup Hz.Yusuf’ta gördüğü ilahi tecellinin yansımasından kendisine gönlünü kaydırdığında ve sonrasında bundan sıyrıldığında…

Rabbim dünyalık arzularımızdan, hırslarımızdan, önyargılarımızdan, fazlalıklarımızdan sıyrılma olgunluğuna eriştirsin inşallah.

Put ki: arzularındır; yücelttiğin taptığın
Çıkarların uğrunda, her haksızlık yaptığın
Ön yargın saplantındır, inat edip saptığın
Silkin artık dökülsün, içindeki kurtların
Seni mahvedecekler, o mukaddes putların!

‘Faydası yok putların’ diyerek Hakka yönelmek, sadece bir tercih değil varoluşun tek çıkış yoludur…

Rabbimiz bize birçok dua öğretiyor. Bize düşen bu dualardaki anlamları kavramaktır. Mümtehine suresi 5. Ayette:
“Rabbimiz, bizi inkârcılar (kâfirler ve münafıklar) için bir fitne (aleti) kılma! (Onların bizi kandırıp kullanmasına fırsat tanıma.) Ve (dinsizlere ve münafık kimselere yaranma amaçlı davranışlarımızdan dolayı) bizi bağışla (Rabbimiz.) Şüphesiz Sen her halde Üstün ve Kuvvetli olan Galipsin, yegâne Hüküm ve Hikmet sahibi olan Sensin” diyerek dua etmemizi istiyor. Şiirde; nefsimize ve şeytanın oyunlarına aldandığımızda ahiretteki durumumuz bir film şeridi gibi önümüze konuyor.
Peygamberimizin (sav) “sizin en zekiniz ölümü en çok düşünenizdir” buyuruyor. Erbakan hocamız da “akıl işin sonunu düşünmektir” buyurmuştur. Ölüm ve sonrasını düşünen insan herhangi bir çıkar karşılığı (makam, para, şöhret vs) ahiretini tehlikeye atamaz. Hatta Hz. Ebubekir (ra) efendimiz “bir iş karşısında bakarım; ahiret tarafı ağır basanı tercih ederim” buyuruyor. Şiirde; nefsimizin, şeytanın ve şeytanın askerlerinin üzerimize oynayacakları oyunlar ve bu oyunlara uymanın neticeleri çok veciz, açık ve akılda kalıcı bir şekilde anlatılmış. Bu kıymetli uyarılar için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Hac Suresi 73:

Ey insanlar, (size şöyle) bir misal-örnek verilmektedir; şimdi onu (can kulağıyla) dinleyin. Sizin, Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi- kesinlikle bir sinek bile yaratamazlar. (Hatta) Eğer sinek onlardan bir şey kapıp kaçacak olsa; (bir sinek ilahlaştırdığınız şahıslardan bir damlacık kan ısırıp uçsa,) bunu bile ondan geri alamazlar. (Yani, Allah’ın gayrısından nimet ve inayet) İsteyen de güçsüz ve çaresizdir, kendisinden (nimet ve destek) istenen (canlı-cansız her şey) de (acizdir).

Furkan Suresi 3:

(Ancak müşrikler Allah’ı bırakıp) O’ndan başka; (aslında) hiçbir şeyi yaratamayan, üstelik kendileri yaratılmış (ve başkalarınca yapılmış) olan, kendi nefislerine bile ne zarar ne yarar sağlayamayan; öldürmeye, yaşatmaya ve yeniden diriltip-yaymaya güçleri bulunmayan birtakım (suni ve sahte) ilahlar edinmişlerdir.

Yüce Allah bizleri hiçbir fayda sağlamayacak olan hepsi bir araya gelse bir sinek dahi yaratamayacak olan suni ve sahte putlar edinenlerden eylemesin. İçimizdeki puta dönüşme potansiyeli olan her türlü şeyden bizleri Milli Çözüm nimeti ve fazileti ile korusun.

Ömür sermayesi sona yaklaşırken insan anlar ki, ölüm karşısında ne servet ne de sahte sığınaklar fayda verir.

Dünya malı mezara kadar gelir, mezardan içeri girmez. Sevgililer, dostlar, makamlar ve dünyevi tüm bağlılıklar insanı yalnız bırakır.

Biriktirilen para da, gösterişli hayat da yarım kalır. Sonunda insanın payına, kefen ve tabut düşer; dünyevi gösteriş anlamını yitirir.

Hakikate sırt çeviren kişi son nefeste pişman olur. Dinle mücadeleye girişenler, can verirken bâtılın kendilerini kurtaramadığını görürler.

Kabirde ne banka vardır ne kredi kartı. Dünyada sahip olunan mülkler mirasçılara kalır, insan ise ameliyle baş başa kalır.

Mezar sessizdir ama hesap orada başlar. Zulmedenler cezasını görür, yalancı dostlar toprağı atıp gider.

Put yalnızca taş değildir. Arzu, çıkar, önyargı ve saplantı da, insanın içindeki görünmez putlardır.

Ahireti unutan ve Kur’an’dan uzak duran kişi, dünyada başkalarına hizmet eder. Sonunda güvendiği güçlerin hiçbir faydası olmaz.

Gizli günah ortaklıkları ölümle dağılır. Ne çıkar çevreleri ne sahte rehberler insanı kurtarabilir.

Şehvetin ve şöhretin peşinde koşan, sonunda boşluğa düşer. Dünya tutkuları geçici, son pişmanlık ise faydasızdır.

Kimi ideolojisini, kimi şeyhini, kimi eşini putlaştırır. Allah’tan başka mutlak bağlanılan her şey insana zarar verir.

Akıl fikirle, kalp zikirle aydınlanır. Kabir suali yaklaşırken insanı kurtaracak olan boş tutkular değil, Hakk’a yönelmiş samimi bir gönüldür.

Üstat Ahmet Akgül’ün yıllar önce yazdığı klasik şiirlerden. Hep beğenmişimdir bu şiiri.

“…Bugün, dünün meyvesi, yarının çekirdeği
Son menzile dönüyor, ömrünün tekerleği
Can çırpınır; istemez, bedenden çekilmeyi
Kalp sıkışır, ruh çıkar, tükenir umutların
Azrail’den alamaz, seni bütün putların

Put ki: arzularındır; yücelttiğin taptığın
Çıkarların uğrunda, her haksızlık yaptığın
Ön yargın saplantındır, inat edip saptığın
Silkin artık dökülsün, içindeki kurtların
Seni mahvedecekler, o mukaddes putların!..”

NEDEN?

Dünya sahnesinde aldığımız roller bitecek, nimetlerin hesabı sorulacak, edinilen putlar yıkılmaya mahkumken bu ihtiras neden?

Neden helale sarılmak varken harama meylin?

Neden sorulacağını bile bile sorumsuzca harcadığın zamanın?

Neden kendini bu kadar kandırman?

Rabbimiz yolunda daim eylesin…

Şeytan ın tuzaklatından emin eylesin…
Amiinn…

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
11
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...